GİT311U-ENGELLİLİK VE ERİŞİLEBİLİR TASARIM
Ünite 3: Engelliler İçin Görsel İletişim Tasarımı
Giriş
En yaygın tanımıyla iletişim “duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon” olarak tanımlanabilir (Türk Dil Kurumu [TDK]). Görsel tasarımcı iletişim için görsel materyali tasarlarken estetik kaygıların yanı sıra topluma karşı sorumluluklarını ve tasarım önceliklerini de aklında bulundurmalıdır.
Genel olarak engellilik “zihin engeli, öğrenme güçlüğü, duygu ve davranış bozukluğu, otizm spektrum bozukluğu, dil ve konuşma bozukluğu, işitme engeli, görme engeli, fiziksel engel, çoklu engel, ortopedik engellilik” başlıkları altında gruplandırılmaktadır. Gelişen teknoloji bireylerin topluma katılmak üzere engellerini aşmalarına yardım ederken, artan sosyal bilinçle kamu ve özel kuruluşlar da engelli bireyleri gündelik yaşama katacak çalışmalarına hız vermektedir. Sonuçta engelli bireyin toplum içinde sağlıklı ve hızlı iletişim kurabilmesi için görsel iletişim etkin bir biçimde kullanılmaya başlanmıştır.
İletişimin hızı ve anlaşılırlığı görsel iletişim araçlarının ve görsel dilin etkin kullanımına bağlıdır. Tasarımcı toplumun geneli için üretilen her tasarımının aynı zamanda engelli bireylere de ulaştığının bilincinde olmalıdır. Görsel iletişim tasarım sürecinde etkili iletişimi yaratmak için tipografi, renk ve imaj unsurlarını bir araya getirirken tasarım öğelerinin uyumu ve çeşitliliğine dikkat etmenin yanı sıra engelli bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda tasarıma yön verilmelidir.
Görsel İletişim Tasarım Süreci
Görsel iletişimin bilinen ilk izleri, Fransa’nın güney batısındaki Dordogne ilindeki Montignac köyünün yakınlarında yer alan paleolitik Lascaux Mağarasında 600’e yakın çizim -çoğunluğu hayvan çizimleri- piktogram ve semboller biçiminde mağaranın iç duvarlarında karşımıza çıkar. Mağarada yaşayan ilk insan hikayesini çizerek anlatmayı denediğinden beri grafik tasarım artan bir ivmeyle gelişmiştir. Günümüzde teknolojik ve sosyal gelişmelere bağlı olarak çeşitli medyaları içine almış ve görsel iletişim tasarımına temel oluşturmuştur.
İletişim Nedir?
İletişim gönderici ve alıcı olarak adlandırılan iki insan ya da insan grubu/kitlesi arasında gerçekleşen bir duygu, düşünce, davranış ve bilgi alışverişi olarak tanımlanabilir. İletişim kurma nedenleri:
• Yaşamak • Diğer insanlarla iş birliğine girmek • Kişisel ihtiyaçlarını karşılamak • Toplumla ve insanlarla ilişki içine girmek • İnsanlar, başkalarını kendileri gibi düşünmeye ve davranmaya ikna etmek • İnsanlar üzerinde güç elde etmek ve kullanmak • Toplumu ve örgütleri bir arada tutmak • Ekonomik ihtiyaçları karşılamak
• Bilgi alışverişinde bulunmak • Dünyayı anlamak ve edinilen deneyimlerden bir anlam çıkarmak • Düşünülenler ve yapılanlarla ilgili kararlar verebilmek • İnsanlar kendi benliklerini ve hayal dünyalarını dışa vurmak için iletişim kurarlar; sözcük, görüntü ve seslerle kurduktan iletişim içinde yaratıcı olmaya çalışırlar (Becer, 1997).
İletişim, insanın işitsel ya da görsel olarak çevresinden aldığı tüm bilgilerin akılda yorumlanmasıyla oluşur. Bu iletişim süreci “gönderici”, “mesaj”, “iletişim aracı”, “alıcı” ve “geri bildirim” unsurlarından oluşan bir sırayla gerçekleşir.
Tasarım Nedir?
Tasarım kavramı, Arapça “suret” kökünden gelen “tasavvur” sözcüğüyle eş anlamlı olup “göz önünde canlandırmak, zihinde canlandırmak -tasavvur etmek, düşünmek-” karşılığıdır. Günümüzde tasarım, “zihinde canlandırılan biçim, duyuların ya da belleğin sunduğu görüntü” olarak tanımlanmaktadır (Bayazıt, 2008).
Uygulamalı tasarım dallarını üç ana başlıkta toplamak mümkündür: “Endüstri tasarımı”, “çevre tasarımı” ve “grafik tasarımı”.
Görsel İletişim Tasarım Sürecinin Aşamaları
Görsel iletişim tasarım süreci, görsel iletişimin oluşturulması için gereken faaliyetler ve akışı tanımlar. Tasarım sürecinin temelini oluşturan analiz etme ve geliştirme, tasarım sürecinin belirli bir aşamasında tamamlanmaz; daha ziyade süreklidirler ve yaratıcı, eleştirel ve yansıtıcı düşünmeyi gerektirir. Aşağıda verilen tasarım sürecinin tüm aşamalarında engelli bireylerin ihtiyaçları göz önünde tutulmalıdır.
• Özetin geliştirilmesi (problemin tanımı) • Araştırma (bilgi toplama) • Fikir üretimi (yaratıcılık ve buluş süreci) • Kavramların geliştirilmesi (çözüm oluşturma) • Tasarım uygulamasının ortaya konması (uygulama)
Herkes için tasarım fikrinden uzak bir tasarım, iletişim ve ulaşılabilirlik anlamında başarısız bir tasarım olacaktır. Bu nedenle empati, insan merkezli bir tasarım yaratmak için gereklidir (Brown, 2008). İnsan merkezli olma, karmaşık ve stratejik sorunları çözmenin bir yolu olan insan davranışlarını, ihtiyaçlarını ve değerlerini anlamaya odaklanmak anlamına gelmektedir (Howard ve Davis, 2011).
Tasarım ve Tasarım Düşüncesi
Tasarım düşüncesi tasarım odaklı düşünme, tasarımcıların kullanıcıları anlamak, varsayımlara meydan okumak, sorunları yeniden tanımlamak ve ilk örnek prototip (ilk örnek) ve test için yenilikçi çözümler oluşturmak için kullandığı doğrusal olmayan, tekrarlanan bir süreçtir.
Tüm tasarım süreçleri arasında “kalıplar dışında düşünmek” için neredeyse en iyisi tasarım odaklı düşünmedir. Böylece tasarımcılar, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamanın yeni yollarını ortaya çıkarmak için daha iyi kullanıcı deneyimi araştırması, prototip oluşturma ve kullanılabilirlik testi yapabilir. Kullanıcı deneyimi (UX: User Experience) tasarımında kullanıcıların çevrelerinde ve davranışlarındaki hızlı değişiklikleri anlamak ve ele almak için beceriler geliştirmek ve iyileştirmek çok önemlidir.
Tasarım odaklı düşüncenin beş aşaması izleyen şekilde sıralanabilir:
• Empati yapın: Kullanıcılarınızın ihtiyaçlarını araştırın. • Tanımlayın: Kullanıcılarınızın ihtiyaçlarını ve sorunlarını belirtin. • Fikir üretin: Varsayımlara meydan okuyun ve fikirler yaratın. • Prototip oluşturun: Çözüm üretmeye başlayın. • Test edin: Çözümlerinizi deneyin.
Tasarımın Görselleştirilmesi
Geçen yüzyılda baskı tekniklerinin gelişmesi ile görsel tasarım alanında grafik tasarımcı kavramı doğdu ve önemli bir yere sahip oldu. Bu yüzyıl ise webin hepimizin hayatına katılarak başrolü almasıyla görsel tasarımı daha da geniş bir alana taşıdı. Görsel tasarım dijital medya, web, afiş, billboard, animasyon, film, reklam, kitap, dergi, ambalaj gibi çok çeşitli alanlarda görsel bir mesaj iletmeye yarar. Görsel mesajlar, kompozisyon oluşturacak şekilde düzenlenmiş görsel ögelerin topluluklar tarafından görsel kodlar aracılığıyla algılanıp yorumlanmasıyla oluşur.
Görsel ögeler fiziksel işaret ve sembollerdir (ör., imge, imaj, yazı, kelime, renk, oran, orantı, şekil gibi grafik ögeler vb.). Bir görsel ögenin anlamı kendi görsel karakteristiği ve çevresel bağlamla oluşur. Tasarımcılar görsel öğeleri kompozisyon oluşturmak için düzenler. Mesajı sadece seçilen görsel ögeler değil onların düzlemde nasıl yerleştirildiği de belirler. Kompozisyon hangi görsel ögenin önce algılanacağını hangi görsel ögelerin birbiriyle ilişkilendirileceğini belirler.
Engelliler İçin Görsel İletişim Tasarımında Tipografi Kullanımı
Tipografi Nedir?
Tipografi, tasarlanmış yazı görsel iletişim aracı olarak grafik tasarımda fotoğraf ve illüstrasyon ile birlikte kullanılır. 1800’lü yılların başlarında İngiliz baskı ve tipografi ustası Thomas Codben-Sanderson tipografi konusunda şunları yazar: “Tipografinin görevi, yazar tarafından iletilmek istenilen düşünce ve imgeyi gözden kaçırmadan okurun hayal gücüne seslenmektedir” (Becer, 1997). Kısaca tipografi, bir metnin yazı formunun tasarlanmasıdır. Aynı zamanda tipografi kavramı yazı karakterleri ve onların sistematik sınıflandırılmasıdır. Bir
yazı karakteri, alfabedeki her bir harfe karşılık gelen harf sembolleri, rakamlar ve noktalama işaretlerinden oluşur.
Görsel iletişimin en önemli araçlarından bir olan tipografi, yazı tipi, punto büyüklüğü, satır uzunluğu, satır arası boşluk ve benzer etkenlerin kombinasyonları ile yapılır. Harf yapısı anlamına gelen yunanca typos sözcüğünden gelir. Harf tipografi düzenlemenin en temel ögesidir. Bir alfabedeki harfler, sayılar ve noktalama işaretleri ise karakter olarak adlandırılır (Sarıkavak, 1997).
Font aynı dizide, ölçüde ve hizada, sayıları ve noktalama işaretlerini de içeren bütündür.
Yazı ailesi farklı kalınlık, incelik, genişlik, italik gibi çeşitleri dahil olmak üzere oluşturulan ve aynı karakteristik özellikleri taşıyan yazı ailesi grubuna denir.
Yazı karakteri aynı karakteristik özelliklere sahip harflerin, rakamların, sembollerin, noktalama işaretlerinin vb. bir araya gelmesinden oluşan tasarımdır.
Tasarımda Tipografinin Kullanımı
Engelli bireylere de ulaşmayı hedefleyen bir tipografi düzenlemede yazının okunurluğu ve sadelik özellikle önem taşır. Tipografinin temel amacının kullanıcıya iletilmek istenen mesajı daha verimli ve hızlı bir şekilde iletmek olduğu düşünülürse okunabilirliğin tipografi için en önemli ölçütlerden biri olduğu söylenebilir.
Erişilebilir tasarım için doğru planlanması gereken birtakım önemli araç ve ilkeler söz konusudur. Bunlardan bazıları baskı teknolojisi, bilgisayar donanımı, görsel hiyerarşi, renk, imaj, tipografi, boyut vb. olarak sıralanabilir. Bunlarla birlikte tüm ilkelerin ortak amacı, estetik kaygılar doğrultusunda dengeli bir kompozisyon oluşturmak, verilmek istenen mesajın doğru, anlaşılır ve etkili bir biçimde izleyiciye ulaşmasını sağlamaktır.
Yazı veya tipografi, kullanıldığı alana ve hedef kitleye göre özel bir tasarım diline ihtiyaç duyar. Özellikle hedef kitle yani okur için yazı karakteri seçiminde estetik, uygunluk, okunurluk ve okuturluk üzerinde düşünülmesi gerekir. Bununla birlikte özel gereksinimi olan bireyler için ortaya konulacak bir tipografi düzenlemesinde en uygun “erişilebilir tasarım” anlayışı ve kullanıcı odaklı bir bakış açısıyla erişilebilir tasarım fikri, çözümleri için aşağıdaki unsurlara dikkat edilebilir:
• Estetik • Uygunluk • Okunurluk • Okuturluk
Okumayı kolaylaştırdığı düşünülen serifsiz (“serif” tırnak demektir) yazı karakterleri okunurluk açısından tercih edilebilir. Sade ve çok kullanılan bazı sans serif gibi yazı karakterleri tasarımınızı çok daha hızlı algılanabilir ve okunaklı hâle getirebilir. Çünkü bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki insanlar gözlerinin alıştıkları fontları çok daha rahat ve hızlı okuyabiliyor.
Engelliler için görsel iletişim tasarımında tipografi kullanımıyla ilgili izleyen noktalara dikkat edilebilir:
• Hedef kitlenin iyi araştırılması gerekir (ör. gelişimsel yetersizliğe sahip bireylerin sosyal, işitme engellilerin dil gelişimine bağlı kavramsal yetersizliğinin bilinmesi gibi). • Kolay okunabilir ve okutur font seçimi önemlidir (ör. disleksi veya dikkat eksikliği olan bireylerin dikkat sürelerinin kısa olması nedeniyle yaşayabilecekleri sorunlar göz önünde bulundurulmalı ve uzun metinlerde süslü yazı karakteri kullanımından kaçınılmalıdır. • Küçük yazı tipi ve harf gövdesindeki ince ayrıntılar (serifli) algılanmayı azaltır (ör., net görünmesini engeller, engel türlerine göre işletişimi engelleyebilir. • Engel gruplarının özelliklerine göre büyük (majiskül) ve küçük (miniskül) harf kullanımına dikkat edilmelidir. Uzun metinlerde büyük harf kullanımı okumayı zorlaştırır. Dikkatli olunmalıdır. Küçük harf kullanımı ise aynı uzunluktaki metinin okunurluğunu sağlayacaktır. • Metinleri okumayı zorlaştıran arka plan imaj ve renk kullanımından kaçınılmalıdır. • Bir tasarımda çok farklı yazı tipi kullanılması okunurluğu azaltır. • Font rengi seçilirken özel efektli renkler konusunda dikkatli olmak önemlidir (ör. Sara gibi hastalıkları olan grupların düşünülmesi ve metalik/yansıtıcı, ışıldayan, floresan veya parlak, sarılar, portakal, pembeler vb. renklerden kaçınılması). • Başlıklar ve metinlerin boyutları hiyerarşiye göre ayarlanmalıdır. • Yazı ve imaj kullanımının bir bütün olduğu unutulmamalıdır.
Engelliler İçin Görsel İletişim Tasarımında Renk Kullanımı
Renk
Çok genel anlamıyla renk cisimlerden yansıyan ışığın gözde oluşturduğu duyum olarak tanımlanır. Renkler ana ve ara renkler olmak üzere ikiye ayrılır. Renk çemberinde üç ana rengin tam karşına gelen renklere “bütünleyici (complementary) renkler” denir.
Renk ve Duygular: Renklerin duygular üzerindeki etkisi söz konusu olduğunda her bireyin algısı doğrultusun da farklılıklar olabilir. Bunun nedeni farklı kültürel deneyimler, kişisel tercihler veya diğer deneyimler olabilir. Bununla birlikte belirli renkler insanların çoğunda benzer duygular üretir. Tasarımcıların renk psikolojisini anlamaları çok önemlidir;
• Kırmızı, hız cesaret heyecan tutku duygularını çağrıştırır.
• Turuncu, neşe ve dostluk duygusu yaratır. Sosyallik enerji ve kendine güven yansıtır. • Sarı, güneşin rengidir. Aynı zamanda neşe canlılık iyi hissetmeyi çağrıştırır. İyimserlik içtenlik ve sıcaklık duygusu yaratır. • Yeşil, doğanın rengidir. Sağlık, doğallık, organiklik, büyüme ile ilişkilendirilir. • Mavi, deniz ve gökyüzünün rengidir. Koyu mavi güç ve kararlılık yansıtır. Güven uyandırır. Özellikle açık mavi sonsuzluk ve huzur duygusu uyandırabilir. • Pembe, masumiyet ve şefkatin rengidir. Sakinlik sevecenlik uyandırır. • Mor, düş rengidir. Bilgelik, yaratıcılık lüks çağrışımları uyandırır. Ayrıca inanç ve ruhaniliğin rengidir. • Kahverengi, toprağın rengidir. Basitlik, yalınlık, sağduyu ve güvenilirlik duygusu uyandırır. • Siyah, resmiyet ciddiyet gücü temsil eder. Gizeminde rengidir. Karanlık ve yası da çağrıştırabilir. • Beyaz, renk olarak kullanıldığında saflık, temizlik ve dürüstlük duygusu uyandırırken soğukluk ve boşluğu da çağrıştırabilir. • Gri, nötr bir renktir. Denge ve sakinlik uyandırır.
Rengin Kullanımı
Renk, bir tasarımda duyguları, hisleri ve fikirleri çağrıştıran önemli bir rol oynar. Renkler ayrıca bir mesajı ve algıyı güçlendirmeye yardımcı olabilir.
Renk, okurun görsel algısıyla doğrudan ilişkiye sahip bir unsurdur. Biyolojik veya mental yaş ve zedelenme gibi durumlar, görsel algının farklılık göstermesine sebep olabilir. Basılı materyal için yapılan tasarımlarda da, dijital ekranlarda da olduğu gibi yüzey üzerindeki unsur (yazı, resim vs.) ve arka plan rengi arasındaki ilişki görme duyusu açısından önem taşır.
CMYK (Cyan, Magenta, Yellow, Key) kağıda basılacak tasarımlarda kullanılan çıkarmalı renk modeldir. CMYK modeli, beyaz bir yüzeyi maskeleme prensibi ile çalışır. Işık mürekkep tarafından emilir bu nedenle model çıkarmalı olarak adlandırılır, çünkü mürekkepler beyaz ışıktan kırmızı, yeşil ve mavi renkleri “çıkarır.” Cyan: camgöbeğinin, Magenta: macentanın, Yellow: sarının ve Key: anahtar(siyah)ın kısaltmasıdır.
RGB (Red, Green, Blue) renk modeli dijital ortamlarda kullanılır. İnternette bulunan grafikler ve imajlarda ve bilgisayar veya LCD ekran teknolojisinde Red: kırmızı, Green: yeşil, Blue: mavi renklerin kısaltmasıdır. Bu sistemde renkler mürekkepten değil ışıktan oluşur. Toplamalı modeldir. Renklerin toplamı beyaz ışığı oluşturur. RGB pixel dediğimiz kavramlarla çalışır. Her piksel belli oranda kırmızı, mavi ve yeşil renkteki alt piksellerden (sub-pixel) meydana gelir. İnsan gözü her bir pikselde bulunan renkleri birleştirir ve bütünde görülmesi istenen renkleri oluşturur.
Engelliler için görsel iletişim tasarımında renk kullanımıyla ilgili izleyen başlıklara dikkat edilebilir:
• Engel gruplarına göre renk algıda seçicilik yaratabilir (ör. görme yetersizliğine ya da renk körlüğüne sahip bireyler için renk seçilmesi ve belki de yazıyla desteklenmesi gibi). • Engelli bireyler için algılamayı destekleyici teknolojilerin kullanılması konusunda çok yönlü, yaratıcı ve problem çözücü olunmalıdır (ör. engelliler için web sayfası tasarlarken ya da işitme engelliler için renk kullanımıyla izleyicinin sıkılmadan erişebilirliğin sağlanması gibi). • Bir tasarımda veri görselleştirmesi yaparken algılamayı güçleştirecek parlak ve çok renkten kaçınılmalıdır Veri görselleştirmesi birçok engel grubundaki bireyler için karmaşık gibi görünen bilgilerin açık ve ulaşılabilir olmasını sağlar
Engelliler İçin Görsel İletişim Tasarımında İmge Kullanımı
İmge
TDK’ya göre “imge”;
1. isim Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal, hülya. 2. isim Genel görünüş, izlenim, imaj. 3. isim, ruh bilimi Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj. 4. isim, ruh bilimi Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj
olarak tanımlanır.
İmge görsel iletişime geniş imkanlar sunan evrensel bir dil olma özelliği nedeniyle tasarımın önemli bir parçasıdır.
Beynin yüzeyi olan korteksin %50’sinden fazlası görsel bilgiyi işlemeye ayrılmıştır. Görselleştirme, doğrudan duyusal deneyim ile verilerin anlaşılmasını kolaylaştırır. Görmek inanmaktır. İnsanlar duyduklarından çok gördüklerine inanırlar. Ayrıca bir görsel bir metinden çok daha hızla bizim ile iletişime girer. Bu nedenle görmek çok daha hızlı ve doğrudan anlamaya yol açar. Psikolog Albert Mehrabian iletişimin %93’ünün sözsüz olduğunu söyler. Bu yüzden imge kullanımı tasarımda büyük önem taşır. Engelliler için görsel iletişim tasarımında imge kullanımı özellikle önemlidir. Çünkü engelin türüne göre yazı ile iletişim kurmakta zorluklar yaşanabilir.
Göstergebilim: Göstergebilim, anlam içeren herhangi bir insan ürününü (birbirleriyle anlaşmak için kullandıkları doğal diller, davranışlar, görüntüler, trafik işaretleri, bir müzik eseri, bir resim, bir tiyatro gösterisi, bir film, reklam afişleri, moda, işaret dili alfabesi, edebi eserler vb. gibi) nasıl okuduğumuzu açıklayan interdisipliner bir sistem olduğu için tasarımda en yaygın olarak kullanılan kuramsal perspektiflerden biridir.
Göstergebilim üzerine ilk çalışma, kelimelerin gelişimini ve kelimelerin nesnelerle veya kavramlarla nasıl ilişkilendirildiklerini inceleyen dil bilimci Ferdinandde Saussure tarafından yapılmıştır. Görsel ve mesaj arasındaki ilişkiyi tanımlamak için tasarımcılar tarafından yaygın olarak kullanılan şu terimleri türetmiştir (Leonard ve Ambrose, 2015):
• Göstergeler: Her gösterge, bir gösteren (bir ses, yazılı kelime veya görsel) ve bir gösterilenden (kavram veya anlam) oluşur. • Gösterenler: Rastlantısal olarak görülebilecek ancak ortak bir kültürdeki insanlara anlam ifade eden kelimeler veya kelime öbekleridir. Gösteren ve anlamı arasında belirgin bir bağlantı yoktur. Örneğin her dilde “ayı” için farklı bir kelime vardır ama her bir dilin kullanıcıları kelimeyi nesneyle ilişkilendirmeyi öğrenirler.
Charles Sanders Peirce (1839-1914) üç tür göstergenin kuramını geliştirmiş, aynı zamanda göstergebilimde kullanmıştır:
• İkon • İndeks (Belirti) • Sembol (Simge)
Roland Barthes (1915-1980) göstergebilimde daha yeni, etkili bir figür olmuştur. Şu terimleri tanımlamıştır:
• Uylaşım • Düz anlam • Yan anlam
İmge Kullanımı
Anlatım dili seçimi bir tasarımcı için çok önemlidir. Kavram aynı olsa bile anlatım dilindeki değişiklik alıcılarda farklı algılar uyandırır. Bir fotoğraf bize bir elmanın gerçekte nasıl göründüğünü; bir elma illüstrasyonu başka çağrışımlar ve anlamlar yaratabilirliğini; elma imgesinin kullanıldığı görsel ise Newton’un yer çekimini nasıl keşfettiği bilgisini çağrıştırabilir. Tipografi ile de zihnimizde bir elma imgesi canlanır. Bazen bir tasarımda, tasarımcının seçtiği imajın farklı insan gurupları için yan anlamlarını tam olarak değerlendirememesi nedeni ile iletişimde başarısızlıklar yaşanabilir. Bunun nedeni imgenin sosyal ve kültürel bağlamınında farklılıkların olmasıdır. Bu nedenle hedef kitlenin tüm özelliklerinin bilinmesi çok önemlidir.
İllüstrasyon, bir metin ya da konunun içinde yer alan görsellerdir. Latincede “lustrare” kökünden gelen kelimenin anlamı “anlaşılır yapmak” tır. İllüstrasyon grafik tasarımında kullanılma amacı bir düşünceyi bir mesajı vurgusunu arttırmak ya da konuyu daha etkili açıklamaktır.
Tüm bu bilgilerin ışığında görsel iletişim tasarımında tasarımcıların özel gereksinimli bireylerin yetersizliklerini tanıması ve bu özellikleri dikkate alarak tasarım süreçlerine günümüzün teknolojik avantajlarını da ekleyerek ulaşılabilir tasarımlar yaratması mümkün olacaktır.