Antik Mısır’daki hiyeroglifler ve papirüsler de benzer biçimde, tarihi olayları belgelemek, günlük yaşamı aktarmak, coğrafi konumları göstermek mitolojik hikayeleri tasvir etmek, dini ve ona ilişkin ritüelleri daha tanımlı hâle getirmek gibi amaçlarla faydalanılmıştır.
Bilgi Görselleştirme — Ünite 2 Soru-Cevap
Bilgi Görselleştirme (GIT310U) soru-cevapları.
Antik Mısır’daki ilk bilgigrafi örnekleri olan hiyeroglifler ve papirüslerden hangi amaçlarla faydalanılmıştır?
Bilgigrafilerin erken dönem kullanım amaçları nelerdir?
Erken dönem bilgigrafiler
- tarihi olayları belgelemek,
- günlük yaşamı aktarmak,
- coğrafi konumları göstermek
- mitolojik hikayeleri tasvir etmek,
- dini ve ona ilişkin ritüelleri daha tanımlı hâle getirmek
- gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların konumlarını ve hareketlerini kaydetmek ve
- astrolojiye dayalı tahminleri ve analizleri ifade etmek
için kullanılmıştır.
Bilgigrafi açısından Chauvet Mağarası’nın önemi nedir?
Mağara resimleri bilgigrafilerin ilk ataları sayılabilir. Tüm tarih öncesi mağaraların arasında da Chauvet Mağarası hem en eski hem de en korunmuş olması nedeniyle öne çıkmaktadır. Yaklaşık 30.000 yıl önceye ait fakat yaklaşık 20.000 yıl önce girişine düşen bir kaya nedeniyle dış dünyayla bağlantısı kesilmesi sonucu iyi görselde korunmuş binden fazla tarihi buz çağına dayanan mağara resmini içermektedir. Bu çizimler, çeşitli hayvan figürleri, insanlar ve soyut semboller gibi farklı içerikleri yansıtmakta ve sanatsal önemlerinin yanı sıra prehistorik dönemin günlük yaşamı, avcılık faaliyetleri ve bu faaliyetlere ilişkin ritüelleri ve o günde yaşamış olan insanların etraflarını nasıl algıladıklarını ortaya koyan önemli belgelerdir.
“Seyahat Rehberi” olarak kabul gören ilk eser nedir?
“Ölüler Kitabı” Antik Mısır’da mezar resimleri ve yazıtlarda kullanılan kavramlardan türetilmiş bir eserdir. Bu kitaplar, dinî inanca göre, metin ve görsellerle öneriler ve bilgiler sunarak ölüm sonrası ruhların Krallık yolculuğuna yardım etmektedir. Tarihçi Margaret Bunson’a bu yazıtların amacı, ölen kişinin öteki dünyanın efsanevi yaratıkları ve tehlikeleriyle mücadele etmesini sağlamak ve yeraltı dünyasının özel aşamalarının erişim şifrelerini öğretmesi olarak değerlendirmektedir.
Bilgi tasarımı profesörü Rune Pettersson’un ifadesiyle, bu papirüsler ilk “seyahat rehberleri” olarak tasarlanmış ve ölüm ve sonrasının daha kontrol edilebilir bir deneyim hâline getirilmesi amaçlanmıştır.
Lully bilgi öğretisinin yapısını nasıl temsil etmiştir?
Lully’nin öğretisinin temeli, varoluşun birliğine inanması ve bunun bilgiyle güçlendirmesidir. Herhangi bir nesneyi veya bir olguyu bütünün bir bileşeni olarak tanımlama yeteneğine sahiptir. Bilgigrafi tarihinde de ağaç metaforundan sıklıkla yararlanıldığı görüldüğü üzere, Lully da öğretilerinin yapısını bir ağaç şeklinde tasvir etmektedir.
Bilgi ağacı, Lully’nin “Bilimler Ağacı (L’Arbre des sciences)” isimli kitabında, birbirinin parçası olan farklı bilim ve sanat dallarının oluşturduğu on altı küçük tekil ağacın birleşimi olarak tasvir edilmiştir. Lully dini, tasavvufi ve rasyonel düşüncenin bir karışımı olarak ağaç sembolünden faydalanarak öğretisini sınıflandırmaktadır. Bu bilim ağacı tasviri, bilginin görsel olarak iletimi ve değerlendirilmesinde oldukça anlamlıdır.
İlk selenografi çalışmalarıyla yeni bir bilim dalının ortaya çıkmasını kim sağlamıştır?
Optik gözlemlerine dayanarak Ay’ın ilk haritasını çizen Galileo Galilei’dir. Gelişmiş haritalarınki kadar kesin olmamasına rağmen o gün için yeni bir bilim dalı olan selenografiyi ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Galilei’nin ilk kullandığı araç görüntüyü yalnızca üç kez büyütebilirken optik gücü büyüklük sırasına göre arttırarak, görüntüyü otuz iki kat daha büyüterek daha ciddi bir analog oluşturmayı başarmıştır. Kalem ve mürekkep kullanılarak üretilmiş ay tasviri 1610 yılının mart ayında Venedik’te yayımlanan “Sidereus Nuncius (Yıldız Habercisi)” isimli astronomik broşürde sunulan bir dizi çizimin bir bölümünü oluşturmaktadır. Çizimler, Dünya’nın doğal uydusunun yüzeyinde çok sayıda krater ve dağ olduğunu ortaya koymuş ve o güne kadar yer etmiş fikirlerle çelişmiş ve ilk kez ayın teleskopik gözlemleri bilimsel bir çalışmada belgelenmiştir.
18. Yüzyılda gerçekleşen devrimler, keşifler ve düşünsel akımlardaki gelişmelerin bilginin görselleştirilmesine katkıları neler olmuştur?
Fransız devrimi sırasında halkı devrimle ilgili bilgilendirme işi görselleştirmelerle sağlanmıştır.
Sanayi Devrimiyle daha da karmaşık hâle gelen iş akışı ve işgücü yönetimine ilişkin teknik konular diyagramlar ve görselleştirmeler sayesinde kontrol edilebilir hâle getirilmiştir.
Genişleyen sömürgecilik faaliyetleri harita çalışmalarını gerektirmiş, bilimsel keşifler yine görsel sunumlarla paylaşılmış ve bilgi çok daha anlaşılır olarak paylaşılmıştır.
Tüm bu büyük devrimler, keşifler ve düşünsel akımlar çerçevesinde bilgigrafi gelişim göstermiş ve bilgi görselleştirmenin yeni formları ve yaklaşımları bu yüzyılda denenmiş önceki örneklerine kıyaslandığında bilginin görselleştirilmesi evrim geçirmiştir.
İngiliz teolog, din adamı ve filozof Joseph Priestley’in hazırladığı “Biyografi Tablosu”nun özelliği nedir?
İngiliz teolog, din adamı ve filozof Joseph Priestley, 1765 yılında MÖ 1200 ile 1800 yılları arasında yaşamış tarihin önemli figürlerini gösteren bir “Biyografi Tablosu” yayımlamıştır. Yaklaşık olarak 60x90 cm boyutundaki bir diyagram içeren ve iki bin isimden oluşan kitapçıkla, öğrencileri için tarih ve genel politikadaki derslerini somutlaştırmıştır. 1769 yılına gelindiğinde ise daha yeni versiyonu olarak “Yeni Bir Tarih Grafiği”ni tekrar yayımlanmıştır. Priestley’e göre diyagramlarla öğretim farklı insanlar ve farklı tarihsel olaylar arasındaki ilişki görülerek daha etkin biçimde gerçekleşecektir. Bu bilgigrafilerin önemi, bugün tanıdığımız bilgigrafilere benzer biçimde çalışılmış eğitim amacıyla üretilen ilk örneklerden olmasıdır.
- Yüzyılda bilgigrafilerin kullanım alanları neler olmuştur?
- Sanayi devrimine bağlı gelişen ekonomilerin istatistiki görselleştirmeleri,
- Yeryüzünün yeni keşfedilen toprakları ve güzergahları sayesinde haritacılıktaki ilerlemeler,
- Küresel nüfusun artışı buna bağlı gelişen doğum, ölüm oranları ve epidemik hastalıkların görselleştirilmeleri,
- İşçi sınıfı ve kadın haklarına yönelik hareketlerin anlatılmasında görselleştirilmeler
- Darwin’in evrim teorisi gibi bilimsel ilerlemelerin dergi ve kitaplardaki gösterimler
için diyagram ve görselleştirmelerden yararlanılması bilgigrafilerin kullanımını bir zorunluluk hâline getirmiş ve bilgigrafiler bu günkülere benzer nitelikler kazanarak meşruiyetini kazanmıştır.
John Snow’un çizdiği Londra’daki kolera salgını gösteren haritanın önemi nedir?
Tarihteki, kaotik kriz durumlarından kurtulmaya yardımca olan örneklerden biri John Snow’un 1854’te Londra’daki kolera salgını haritasıdır. Snow, Londra’nın Soho bölgesindeki ölümlerin önemli bir bölümünün Broad Caddesi’ndeki kamuya açık bir pompaya dayalı olduğunu haritalayarak açıkça kanıtlamış ve bu sayede şehirde kanalizasyon ve su teminiyle ilgili önlemler alınmak zorunda kalınmıştır. Büyük protestolara rağmen pompanın kullanımın sonlandırılmasıyla mahalledeki kolera ölümleri azalmıştır. Gelecekteki coğrafi bilgi teknolojilerinin de habercisi olarak görülen harita, aynı zamanda coğrafi yöntemlerin salgınları analiz etmek amacıyla kullanıldığı önemli haritalardan biridir.
Florence Nightingale’in, 1858’de yayımladığı tıbbi verilerin gül grafikleri yöntemiyle temsili hangi açıdan önemlidir?
Bilgigrafiler sayesinde yaşanılan önemli farkındalıklardan biri İngiliz hemşire Florence Nightingale’in, 1858’de yayımladığı döngüsel bir zaman modeli kullanarak ürettiği tıbbi verilerin temsilidir. Nightingale, “Doğu Ordusunda Ölüm Nedenleri Diyagramı” isimli çalışmada savaştaki ölümlerin çoğunun hijyen eksikliği ve bulaşıcı hastalıklar gibi önlenebilir sebeplerden olduğunu net bir biçimde ortaya koymuştur. Ölüm verileri “gül grafikleri” ya da “kutup grafiği” olarak bilinen yöntem kullanılarak gösterilmiştir. Nightingale İngiliz Hükümeti’ni daha iyi sağlık sistemlerine olan ihtiyaca ikna eden grafiği tıpta bir dönüm noktası olarak kabul görmektedir.
Edward Tufte’ye göre bugüne kadar çizilmiş en iyi istatistik grafiği hangisidir?
Charles Joseph Minard, tematik haritacılıkta ve istatistiksel grafiklerin yaratıcı çözümlemelerinde başat isimlerden biridir. En bilinen çalışması 1869 yılında tasarladığı, Napolyon’un 1812 Rusya seferindeki Büyük Ordusu’nun kaderini gösteren seferin akış haritasıdır ve bu tasarım geniş çeşitliliğe sahip verileriyle zaman içinde yer değiştirerek basit bir sayısal gösterimden çok daha öğretici, derinlikli ve istikrarlı bir hikâye anlatmaktadır. Askeri gücün büyüklüğü, konumu, ileri ve geri hareket yönü ve aynı tarihlerdeki sıcaklık verileri gibi pek çok değişkene aynı çalışma içinde açıklıkla yer verilmiştir. Bilgigrafi dünyası için önemli bir yazar olan Edward Tufte, bu haritanın şimdiye kadar çizilmiş en iyi istatistik grafik olabileceğini belirtmektedir.
Mendeleev’in tasarlamış olduğu periyodik tablo hangi açıdan önemlidir?
Mendeleev “Kimya Prensipleri” isimli kitabında elementleri atom ağırlığını arttırma sırasına göre sıralamış, dikey sütunlar ve benzer niteliklere sahip elemanları aynı sıraya dizmesini sağlayan yatay sıralar olarak tablolaştırmıştır. Bu çalışmanın benzersiz noktalarından biri atomik ağırlıklarını ve özelliklerini de tahmin etmiş olsa da henüz keşfedilmeyen elementler için tabloda boşluklar bırakmıştır. 1870’lerde tahminlerinin birçoğunu yerine getiren yeni unsurların keşfi, Mendeleev’in periyodik sistemine artan ilgiyi de beraberinde getirmiş ve sadece bir çalışma nesnesi değil, bir araştırma aracı hâline gelmiştir. Mendeleev’in tablosu verinin doğru değerlendirilmesi ve bilgi mimarisinin sağlamlığı açısından oldukça önemli bir tasarımdır.
İlk piktogram örneğini kim kullanmıştır?
İrlanda asıllı editör, coğrafyacı, gazeteci, istatistikçi ve yazar Michael George Mulhall (1836-1900) çeşitli renk ve boyutlarda kullanılabilecek piktogramlar tasarlamış ve bu basitleştirilmiş görsellerle verinin temsilinde etkin bir görselleştirme elde etmiştir. Örneğin, bir ineğin farklı büyüklükteki siluet görüntülerini, farklı ülkelerdeki et üretimini temsil edebilir ve okuyucu bu farklı alanların boyutlarını karşılaştırmalı olarak aynı anda görebilmektedir.
20 Yüzyılda ve 21. Yüzyılın ilk çeyreğinde bilgigrafinin tasarımı ve hızlı yayılımını etkileyen temel unsurlar nelerdir?
- Yüzyıl ve içinde bulunduğumuz 21. yüzyılın ilk çeyreğindeki internet ve teknolojinin hızı görselleştirme ve bilgigrafiler için patlama çağıdır. Dijital teknolojilerdeki ilerleme bilgisayar, tasarım ve veri araçlarının gelişimi ve televizyon, sinema, internetle hayatımıza giren sosyal medya platformları görsel medya alanları ve araçlarındaki ilerleme daha çok bilgigrafi tasarlanmasını ve daha hızlı yayılmasını sağlamıştır.
İngiliz Henry Beck’in bilgigrafiye getirdiği katkı nedir?
İngiliz asıllı Henry Beck tarihe damga vuran Londra Metrosu’nun yeni ve çarpıcı haritasının ilk taslağını 1930’ların başlarında çizmiştir. Beck tasarımında, o güne kadarki haritalarda uygulanan ölçek ve coğrafi doğruluktan vazgeçerek, her tren hattını renklendirildiği ve yalnızca düz ve 45 derecelik açılı çizgiler kullanıldığı devrim niteliğindeki haritasının temelini atmıştır. Beck’in zeki, temiz ve renkli tasarımı günümüzün ikonik tasarımlarından biridir. Beck’in haritası dünyanın en tanınmış ve etkili transit haritasıdır, öyle ki dünyanın birçok büyük şehirlerinde benzerleri üretilmiştir.
ISOTYPE nasıl doğmuştur?
Avusturyalı ekonomist, ekonomi tarihçisi, filozof ve politikacı Neurath, Viyana merkezli konut, şehircilik, toplum ve ekonomi başlıklarıyla ilgili iki müzenin kurulmasını sağlamış ve bu müzeleri yönetmiştir. Müzelerin sergilerini oluşturmak için çalışırken, aralarında grafik tasarımcı Gerd Arntz’ın da bulunduğu ekibiyle birlikte önceleri “Viyana Yöntemi” olarak isimlendirdikleri görsel bir dil yaratmışlardır. Daha sonra ismine “Uluslararası Tipografik Resim Eğitimi Sistemi ISOTYPE” dedikleri bu ikonik görsel dil, “bazı değerli bilgileri sunmak, çarpıcı bir şekilde bir ilişki veya gelişme göstermek, ilgiyi uyandırmak, dikkati yönlendirmek ve seyirciyi aktif katılıma teşvik eden görsel bir argüman sunmak” için kullanılan yalınlaştırılmış görseller ve kendine has kompozisyon sınırlılıklarından oluşmaktadır. Uluslararası bir dil yaratma arzusuyla ortaya çıkan ISOTYPE hareketi, özellikle katmanlı ve istatistiki bilgiyi vermek için görsel temsiller kullanılmasını öngörmektedir. ISOTYPE, metin, sayı ve karmaşık diagramlardan oluşan uzunca satırları okumakta zorlanan pek çok kişi için, bir dil veya teknik detayları bilme ihtiyacının ortadan kaldırılarak, resimlerin çekiciliğinden faydalanılıp mesajın aktarılması sağlamaktadır ve özellikle eğitim alanındaki her faaliyet için kullanım değerine sahiptir.
İKEA’nın bilgigrafiye getirdiği katkı nedir?
İKEA, yassı ambalaj ve kolay montaj konseptini yaratarak mobilya endüstrisini değiştirdi. Bilgi görselleştirmeyi kullanarak, ürünlerinin nasıl monte edileceğini müşterilere açıklamış ve pazarlamada yeni bir akımın başlamasına sebep olmuştur.
Sagan tarafından tasarlanan Pioner Plakasının amacı nedir?
Amerikalı gök bilimci ve astrobiyolog Carl Edward Sagan, NASA tarafından Dünya dışı ilk bağlantı için bir görsel mesaj oluşturma konusunda görevlendirilmiştir.
Birkaç güçlü simgeye sıkıştırılmış elzem bilgilerle dolu tasarımı, 15,25x22,8 cm boyutlarındaki altın kaplama bir alüminyum plakaya kazınmış, Pioneer 10 isimli uzay aracına korumalı bir biçimde monte edilmiş ve 1972 yılında uzaya doğru fırlatılmıştır.
Plakada, uzay aracıyla rastlaşabilecek akıllı yaşam formlarına kendimizi tanıtabilmek için tasarlanmış evrendeki konumumuza dair çeşitli simgeler, kimyasal elementlerin sembolleri, matematiksel semboller ve çizgisel olarak betimlenmiş çıplak bir erkek ve kadın figürü bulunmaktadır.
Pioneer Plakası, zamanın bir yerinde uzayda karşılaşabilecek dünya dışı varlıklara Dünya ve insanoğluna ait bilgileri aktarma ya çalışan bir tür görsel iletişim denemesi olarak tarihe geçmiştir ve uzayda insanlığın izlerine dair kalıcı bir belge bırakmayı amaçlamıştır.
Nigel Holmes’un bilgigrafi tasarımında temel prensibi nedir?
İngiliz grafik tasarımcısı, yazar, teorisyen ve çizer Nigel Holmes, günümüz bilgigrafi tasarımcıları arasında kendine has üslubu, tecrübesi ve yaratıcılığıyla öne çıkan isimlerden biridir.
Holmes’un bilgigrafi tasarımındaki temel prensibi bilginin eğlenceli anlatımıyla aktarımının daha etkili olacağıdır ve bilgigrafiği tasarımlarının her birinde bu çaba görülmektedir. Holmes, “Bir insanı gülümsetebilir ve bilgilendirebilirseniz, ilgisini kazanmış olursunuz ve okuyucunun hafızasında kalırsınız. Mizah esastır.” diyerek tasarımlarının odağını neden gülümsetme ye bağladığını açıklamıştır.