GİT310U-BİLGİ GÖRSELLEŞTİRME
Ünite 2: Bilgi Görselleştirmenin Tarihi
Giriş
Farklı pek çok alan ve sektörde sıklıkla kullanılan bilgigrafiler, bilginin daha etkili bir şekilde iletilmesi amacıyla üretilmiş ve bugün hayatımızın vazgeçilemez birer parçası hâline gelmiştir.
Günümüzde dijital pazarlamanın da etkisiyle patlama noktasına gelen bilgigrafilerin geçmişteki öncü örnekleri, özellikle gök cisimlerinin pozisyonları ve hareketleri, yol bulma gereksinimi, henüz keşfedilmemiş coğrafyaların kartografik temsili, tıp ve botaniğe ilişkin görselleştirmeler gibi amaçlar doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra, zamanın izlenmesi ve dini ritüellerin kaydedilmesi gibi hususlar da bu erken dönem görselleştirmelerin hedefleri arasında yer almıştır.
Bu ünitede tarih boyunca öne çıkan bilgigrafi örneklerinden bir seçme yapılarak incelenecek, hangi amaçla üretildikleri, tarihteki öncü bilgigrafi tasarımcılarının kimler olduğu ve hangi mesajları iletmeyi amaçladıkları irdelenecektir.
Bilgigrafinin Kökenleri
İngilizce “infographic” terimi, “information (bilgi)”ın kısaltması olan “info” ve “graphic (grafik)” kelimelerinin birleşiminden oluşturularak üretilmiştir. “Bilgigrafi” ise bu teriminin Türkçeleştirilmiş hâlidir. Pek çok yerde bu terimin dilimizdeki hâli “bilgigrafiği” olarak kullanılsa da bu kitapta bir alanın adı olarak terimin iyeliksiz yani “isim hâli” olan “bilgigrafi” kullanılmıştır. “Infographic” teriminin İngilizcedeki kullanımıyla Google Books Ngram Viewer verilerine göre, ilk olarak 1970’lerde karşılaşılmaktadır (http2), her ne kadar o güne kadar bilgigrafi bir alan olarak isimlendirilmemiş olsa da aslında bilgigrafiler çeşitli amaçlar için antik çağlardan bu yana kullanılmıştır.
İlk bilgigrafi örnekleri, temelde görsel semboller ve ifadeler kullanılarak o güne ışık tutan erken dönem görsel temsillerdir. Örneğin, mağara resimleri tarih öncesi dönemlerdeki av sahnelerini, günlük yaşamı ritüelleri ve çeşitli doğa olaylarını göstermektedir ve bugünkü bilgigrafi örneklerine benzer nedenlerle kullanıldıkları düşünülmektedir. Antik Mısır’daki hiyeroglifler ve papirüsler de benzer biçimde, tarihi olayları belgelemek, günlük yaşamı aktarmak, coğrafi konumları göstermek mitolojik hikayeleri tasvir etmek, dini ve ona ilişkin ritüelleri daha tanımlı hâle getirmek gibi amaçlarla faydalanılmıştır. Antik Yunan vazolarındaki görselleştirmelerden de aynı nedenlerle yararlanılmıştır.
Antik Dönem İlk Görselleştirme Denemeleri
Mağara resimleri bilgigrafilerin ilk ataları sayılabilir. Tüm tarih öncesi mağaraların arasında da Chauvet Mağarası hem en eski hem de en korunmuş olması nedeniyle öne çıkmaktadır. Bu mağaranın varlığı, ilk olarak Aralık 1994 tarihinde, Güney Fransa’da üç mağaracı, Jean-Marie Chauvet, Eliette Brunel ve Christian Hillaire tarafından, bir rastlantı sonucu fark edilmiştir (http3). Tam adıyla “Grotte Chauvet-Pont d’Arc” mağarası, yaklaşık 30.000 yıl önceye
ait fakat yaklaşık 20.000 yıl önce girişine düşen bir kaya nedeniyle dış dünyayla bağlantısı kesilmesi sonucu iyi görselde korunmuş binden fazla tarihi buz çağına dayanan mağara resmini içermektedir.
Konya ovasında yer alan ve MÖ 6600’lere tarihlenen Çatalhöyük neolitik yerleşim merkezi, 1958 yılında İngiliz arkeolog James Mellaart tarafından gerçekleştirilen kazılarda bulunmuştur (http5). Bu kazılarda antik döneme ait pek çok buluntu ve duvar resmi ortaya çıkarılmıştır ancak duvar resimlerinden yaklaşık üç metre boyutlarında olanı, Hasan Dağı’nın patlayan yanardağ görüntüsü ve seksen adet kare biçimindeki kuşbakışı bina tasvirleriyle diğerlerinden ayrılmakta ve Çatalhöyük’ün yanı sıra tarihin de ilk haritası olma özelliğini taşımaktadır.
1930-31 yıllarında Nuzi’deki harap Ga-Sur kenti kazıları sırasında Babil’in kuzeyindeki Kerkük ve Harran şehirleri civarında, tarihi MÖ 2300’lere uzanan 122x82 cm boyutlarında hasarlı bir kil tablet ortaya çıkarılmıştır (Clark, 2015, s. 38). Bugün British Museum’da sergilenmekte olan tabletin bilgigrafi tarihi açısından önemi hayatta kalan en eski uluslararası harita olarak kabul edilmesidir. Mezopotamya dünyasının eşsiz bir haritasını yansıtan tablet, çivi yazısıyla yazılmış bir yazıt da içermektedir (http6). Çivi yazısı metin tamamlanamamış olsa da yaşanılan bölgeleri tanımlamakta ve ayrıca efsanevi yaratıklarla birlikte bölgedeki büyük kahramanların da varlığına ifade etmektedir.
Hawaii ve Papua Yeni Gine yakınlarında konumlanan Marshall Adaları bölgesi, kuzeybatıdan güneydoğuya yaklaşık 500 mil uzunluğunda iki paralel hat üzerinde yirmi dokuz atol ve yaklaşık bin iki yüz bağımsız mercan adasından oluşmaktadır (http8) (http9). Yaklaşık 4000 yıl önce, Asya’dan kanolarla ayrılmış bir grup insan Pasifik Okyanusu’nu geçmiş ve Orta ve Güney Pasifik Okyanusu boyunca uzanan bu adalara dağılarak yaşamışlardır (Cristianson, 2014, s. 19). Bu insanlar okyanusun büyük bir kısmında, yalnızca, mütevazi görünümüne rağmen aslında içeriğinde son derece karmaşık kartografik bilgiyi barındıran (Görsel 2.3’teki) geleneksel haritayı kullanılarak yollarını bulmuşlardır (http10). Bu haritalar, bambu çubuklar ve deniz kabukları kullanılarak bir çerçeve içinde oluşturulmuştur.
“Ölüler Kitabı” (Book of the Dead), MÖ 2670-2613 yıllarında, Mısır’ın Üçüncü Hanedanlığı dönemi ve ardından üretilen mezar resimleri ve yazıtlarda kullanılan kavramlardan türetilmiş bir eserdir. Daha sonraları 12. Hanedanlıkta (MÖ 1991-1802), papirüs üzerine üretilerek ölülerin mezarlarına konulmuştur. Bu kitaplar, dinî inanca göre, metin ve görsellerle öneriler ve bilgiler sunarak ölüm sonrası ruhların Krallık yolculuğuna yardım etmektedir.
Aztek Takvimi veya Aztek Güneş Taşı Takvimi, 120 cm kalınlığında ve 24 ton ağırlığında yaklaşık olarak 360 cm çapında bazalt taştan oyulmuş, ay ve kozmik döngülerin ölçümünü tasvir eden görselleri içeren antik bir takvimdir (http13). Aslında canlı renklerle boyanmış taş, Aztek İmparatorluğu’nun başkenti Tenochtitlan’daki ana
tapınağın üzerine güneye dikey konumda yerleştirilmiştir (http14). Üzerindeki görsel, ortadaki Güneş tanrısı Tonatiuh’nın yüzünü betimleyen güneş figürü ve onu çevreleyen, değişen boyutlardaki yedi halkadan oluşmaktadır.
Orta Çağ’dan Erken Modern Çağ Öncü Bilgigrafi Örnekleri
MS 4. Yüzyıla ait, Peutinger Tablosu olarak da bilinen, Tabula Peutingeriana, Roma İmparatorluğu’nun güzergahı olan “cursus publicus”un kuşbakışı şemasını gösteren resimli bir “itinerarium”dur (http18). Görsel 2.7’deki, 34 cm yüksekliği ve yaklaşık 7 metre uzunluğundaki, renklendirilmiş rulo biçimindeki dar parşömen üzerine tüm Roma dünyası çizilmiştir (http19). “Peutinger Haritası”, Romalıların kartografik çalışmalarının büyüklüğünü ortaya koymaktadır.
Antik Roma yol haritalarına “itinerarium” denilmektedir. Nirengi, mesafe, açı ve yükseklik ölçümleri gibi coğrafi özelliklerin doğru ölçümlerini almak için kullanılan bir ölçüm aleti ve yöntemdir.
Matematik, astronomi, astroloji, biyoloji, kimya, coğrafya, tarih ve jeodezi konularında önemli çalışmalar yapmış Türk asıllı İranlı bilgin Biruni, tam adıyla Ebu-r-Reyhan Muhammed İbni Ahmed el-Biruni el-Harezmi, 973-1048 yılları arasında yaşamıştır.
İspanyol asıllı şair, mistik ve vaiz Raymond Lully, 13. yüzyılın sonları 14. yüzyılın başlarında yaşamıştır. Lully’nin öğretisinin temeli, varoluşun birliğine inanması ve bunun bilgiyle güçlendirmesidir. Herhangi bir nesneyi veya bir olguyu bütünün bir bileşeni olarak tanımlama yeteneğine sahiptir. Bilgigrafi tarihinde de ağaç metaforundan sıklıkla yararlanıldığı görüldüğü üzere, Lully da öğretilerinin yapısını bir ağaç şeklinde tasvir etmektedir.
Leonardo Da Vinci çalışmaları detaylıca incelendiğinde sanatçı olmasının ötesinde yaratıcı mirasının çok çeşitli ve geniş kapsamlı olduğu görülmektedir. Leonardo, çizim defterleri onun ne denli meraklı, yaratıcı ve derinlikli bir zekaya sahip olduğunu belgelemektedir. İnsan anatomisinin kapsamlı birer kılavuzunu oluşturmak için yazılı açıklamalarını illüstrasyonlarıyla harmanlamış, cenin üzerinde yaptığı incelemeler oldukça ses getirmiştir.
Tam adı “Hacı Ahmed Muhiddin Piri” olan Piri Reis (1465/1470-1554), meşhur haritasını miladi 1513 yılında tamamlamış ve Mısır seferinde Yavuz Sultan Selim’e sunmuştur. Maalesef bugün sadece Yenidünya’ya ait olan kısmı, 87 cm boyunda, üst kısmı 63 cm ve alt kısmı ise 41 cm genişliğindeki bölümü, elimize ulaşabilmiştir.
Yaşadığı dönemin en ilginç karakterlerden biri olan Matrakçı Nasuh adıyla bilinen Nasuh-el Silahi al Şehribi Matraki, Piri Reis ile aynı dönemde yaşamış tarihçi, silahşor, matematikçi, hattat ve ressamdır (Kılıç, 2020, s. 98). Katıldığı seferlerde konaklama yerlerini haritalandırmış ve bazılarını konaklama alanlarını minyatürlerle görselleştirmiştir. Eserlerinden biri “Beyân-ı
Menâzil-i Sefer-i Irakayn-ı Sultan Süleyman Han”dır ve Kanûni’nin ilk İran seferi (1533-1536) sırasında İstanbul’dan Tebriz’e, oradan da Bağdad’a kadarki güzergâhını krokilerle göstermiş ve şehirler, kaleler, nehirler, geçitler, otlaklar ve tepeleri itinayla çizilmiş minyatürlerle desteklekleyerek önemli bilgiler vermiştir.
Diyagram, karmaşık verileri daha anlaşılır ve hızlı bir şekilde iletmek amacıyla verileri görsel olarak temsil etmek için kullanılan grafik araçların genel isimdir. Selenografi ay haritası ve ay yüzeyini inceleyen bilim dalına verilen isimdir.
18. Yüzyıl: Bilgigrafi Evrimi
18. Yüzyıl felsefi ve düşünsel aydınlanmanın gerçekleştiği, eşitlik, özgürlük ve insan hakları gibi konuların öneminin arttığı, Amerikan devrimi, Fransız Devrimi ve Sanayi Devrimi gibi büyük olayların yaşandığı bir periyod olarak tarihe geçmiştir.
Aydınlanma dönemi düşünürlerinin savunduğu akılcılık ve eşitlik gibi konular görselleştirmeler sayesinde daha basit ve anlaşılır olarak ifade edilmiştir. Fransız devrimi sırasında halkı devrimle ilgili bilgilendirme işi görselleştirmelerle sağlanmıştır.
Renk Üzerine Düşünenler Isaac Newton ve Moses Harris
Renkler ve renk görme teorisi üzerine yaptığı çalışmalarla anılan Isaac Newton, bu konudaki çalışmalarını 1704 yılında “Optikler” (Optics) isimli kitabında yayımlamıştır. Newton, kitabında ışığın kırılmasıyla spektral (tayf) rengin ortaya çıktığından bahsetmekte ve kırılan ışığın ortaya çıkardığı renkleri gösteren renk tayfı diyagramına yer vermektedir.
Isaac Newton’un biliminden etkilenen İngiliz entomolog (böcek bilimci) ve oymacı Moses Harris, ışık renkleri üzerine çalışan Newton’un aksine sadece somut dünyadaki renklerin ilişkileri üzerine çalışmıştır. 1769 ve 1776 yılları arasında yayımladığı “Prizmatik Renk Çemberi” (Prismatic color wheel) isimli çalışmasında, renklerin ve birbirleriyle olan ilişkilerinin farklılıklarının ortaya çıkarmaya çalışmıştır ve görsel kültür üzerinde derin bir etki bırakmıştır.
Joseph Priestley ve Zaman Serileri
İngiliz teolog, din adamı ve doğal filozofluğunun yanında şema tasarımında da önemli bir isim olan Joseph Priestley (1733-1804), 1765 yılında MÖ 1200 ile 1800 yılları arasında yaşamış tarihin önemli figürlerini gösteren bir “Biyografi Tablosu” yayımlamıştır. Yaklaşık olarak 60x90 cm boyutundaki bir diyagram içeren ve iki bin isimden oluşan kitapçıkla, öğrencileri için tarih ve genel politikadaki derslerini somutlaştırmıştır. 1769 yılına gelindiğinde ise daha yeni versiyonu olarak “Yeni Bir Tarih Grafiği”ni tekrar yayımlanmıştır (Görsel 2.18). Priestley’e göre diyagramlarla öğretim farklı insanlar ve farklı tarihsel olaylar arasındaki ilişki görülerek daha etkin biçimde gerçekleşecektir.
William Playfair ve İstatistik Grafiği
İskoç yazar ve bilim adamı William Playfair (1759-1823) kartezyen koordinatları ve analitik geometriyi istatistiksel verileri sembolik grafiklere dönüştürmek için ustalıkla kullanmıştır. Ticaret ve ekonomi hakkında güçlü görüşlere sahip tutkulu bir adam olan Playfair, inançlarını savunmak ve yaymak için çok çalışmıştır (Meggs ve Purvis, Meggs, 2012, s. 130). Görselleştirmelerin, kavram ve fikirleri aktarmada kelimelerden daha güçlü bir yöntem olduğuna inanan Playfair, bu görüşünü çalışmalarıyla desteklemiştir.
Epidemik Hastalık Gözlemcisi ve Görselleştireni Valentine Seaman
Valentine Seaman, şehir nüfusu çalışarak derinlikli salgın hastalık incelemesi yapan öncü araştırmacılardandır. Daha önce epidemi araştırmacıları iklim ve topografyaya odaklanan çalışmalar gerçekleştirmiştir, bu durum Seaman’a New York bölgesi ve yaşayan yerleşimi için yeni ve daha önce belgelenmemiş kıyaslamalar yapmasına izin vermiştir. Araştırmalarının sonucunda ortaya çıkan ve bireysel vakaları için noktalar ve daireler kullanılarak görselleştirilen ilk etki alanı (incidence) haritası olan “An Inquiry into the Cause of the Prevalence of the Yellow Fever in New York” (New York’ta Sarı Humma Yaygınlığı Sebepleri Üzerine Araştırma) başlıklı çalışmasını 1797 yılında yayımlamıştır.
19. Yüzyıl: Bilgigrafi Evrimi
Sanayi devriminin etkilerinin nihai hâle gelmesi ve demir yolu ağları gibi teknolojik gelişmeler, kolonileşme ve emperyalizm faaliyetleri, Napolyon Savaşları ve Avrupa’daki yeniden denge arayışları, köleliğin kaldırılması, eşitlik ve özgürleşme ve bunların yanında ulusallaşma hareketleri 19. Yüzyıla damgasını vurmuştur. Bilgigrafi bu dönemde de yaşanan olaylar etrafında büyümeğe devam etmiştir.
John Snow ve Epidemiyoloji Haritaları
Tarihteki, kaotik kriz durumlarından kurtulmaya yardımca olan bir diğer örnek John Snow’un 1854’te Londra’daki kolera salgını haritasıdır. Snow, Londra’nın Soho bölgesindeki ölümlerin önemli bir bölümünün Broad (Broadwick) Caddesi’ndeki kamuya açık bir pompaya dayalı olduğunu haritalayarak açıkça kanıtlamış ve bu sayede şehirde kanalizasyon ve su teminiyle ilgili önlemler alınmak zorunda kalınmıştır.
Florence Nightingale ve Sağlık İstatistikleri
Bilgigrafiler sayesinde yaşanılan önemli bir başka farkındalık İngiliz hemşire Florence Nightingale’in, 1858’de yayımladığı döngüsel bir zaman modeli kullanarak ürettiği tıbbi verilerin temsilidir. Nightingale, “Doğu Ordusunda Ölüm Nedenleri Diyagramı (Diagram of the Causes of Mortality in the Army in the East)” isimli çalışmada savaştaki ölümlerin çoğunun hijyen eksikliği ve bulaşıcı hastalıklar gibi önlenebilir sebeplerden olduğunu net bir biçimde ortaya koymuştur. Ölüm verileri “gül
grafikleri” ya da “kutup grafiği” olarak bilinen yöntem kullanılarak gösterilmiştir.
Charles Joseph Minard ve Napoleon’un Yürüyüşü Grafiği
Charles Joseph Minard, tematik haritacılıkta ve istatistiksel grafiklerin yaratıcı çözümlemelerinde başat isimlerden biridir. Verileri betimlemekte, her zaman verinin “gözlerle konuşmasına” izin vermek amacıyla, birçok yeni grafik form üretmiştir (Friendly, 2002, s. 31). En bilinen çalışması 1869 yılında tasarladığı, Napolyon’un 1812 Rusya seferindeki Büyük Ordusu’nun kaderini gösteren seferin akış haritasıdır ve bu tasarım geniş çeşitliliğe sahip verileriyle zaman içinde yer değiştirerek basit bir sayısal gösterimden çok daha öğretici, derinlikli ve istikrarlı bir hikâye anlatmaktadır.
Rus Kimyacı Dmitri Mendeleev ve Periyodik Tablo
Herkesin ortaokul kimya derslerinden hatırlayacağı periodik tablonun yaklaşık bir buçuk yüzyıl önce ilk taslağını yayımlayan Rus kimyacı Dmitri Mendeleev bu konu üzerinde çalışan öncü isimlerden biridir. Mendeleev 1867’de kimya profesörü olarak inorganik kimya konusunda ders vermektedir ancak doyurucu nitelikte bir Rusça ders kitabı bulamaması onu kimyasal elementleri düzenlemeye mecbur bırakmıştır. Çabalarının sonucunda 1905 yılında “Kimya Prensipleri” (Principles of Chemistry) isimli kitabını yayımlamıştır. O güne kadarki çalışmalardan farklı olarak bilinen elementleri atom ağırlığını arttırma sırasına göre sıralamış, dikey sütunlar ve benzer niteliklere sahip elemanları aynı sıraya dizmesini sağlayan yatay sıralar olarak tablolaştırmıştır.
Ekonomi ve İstatistik Grafiklerinde Bir Dahi Michael George Mulhall
İrlanda asıllı editör, coğrafyacı, gazeteci, istatistikçi ve yazar Michael George Mulhall (1836-1900) çeşitli renk ve boyutlarda kullanılabilecek piktogramlar tasarlamış ve bu basitleştirilmiş görsellerle verinin temsilinde etkin bir görselleştirme elde etmiştir.
Sosyal Dokunun Bilgigrafi Tasarımcısı Charles Booth
İngiliz sosyal araştırmacı Charles Booth (18401916), hayırsever bir iş adamı olarak da anılmaktadır. Yoksulluğun azaltılmasına yönelik hükümet politikalarını etkilemede öncülük etmiş, 1900’lerin başlarında getirilen yaşlılık aylığı ve ücretsiz okul yemekleri gibi bir dizi sosyal reforma sebep olmuştur.
20. Yüzyıl Bilgigrafinin Dönüşümü
Savaşlar ve teknolojik ilerlemelerin gölgesinde geçen 20. Yüzyıl ve içinde bulunduğumuz 21. yüzyılın ilk çeyreğindeki internet ve teknolojinin hızı görselleştirme ve bilgigrafiler için patlama çağıdır. Dijital teknolojilerdeki ilerleme bilgisayar, tasarım ve veri araçlarının gelişimi ve televizyon, sinema, internetle hayatımıza giren sosyal medya platformları görsel medya alanları ve araçlarındaki ilerleme daha çok bilgigrafi tasarlanmasını ve daha hızlı yayılmasını sağlamıştır.
Fritz Kahn ve Analojik Bilgigrafileri
Alman asıllı tıp doktoru ve yazar Fritz Kahn (1888-1968), insan anatomisi ve makine işleyişi arasında zarif bir grafik analoji tasarlayarak “Endüstriyel Saray olarak İnsan” (Der Mensch als Industriepalast)ı tasarlamıştır. 1943’ten sonraki bir çalışmasında insan ve makine arasındaki ilişkiyi, “Onlar geniş kapsamlı benzerlikler sergiliyorlar.
Otto Neurath’ın Görsel Dil Mirası: ISOTYPE
Avusturyalı ekonomist, ekonomi tarihçisi, filozof ve politikacı Otto Neurath (1882-1945), bu alanlardaki çalışmalarının yanında bilgi görselleştirmede de oldukça önemli çalışmalar gerçekleştirmiş ve bilgigrafi tarihine öncü isimlerden biri olarak geçmiştir.
Bir Öncü, Henry Beck
İngiliz asıllı Henry Beck (1902-1974), aslında bir devre mühendisidir ve teknik ressam olarak çalışmaktadır. Tarihe damga vuran Londra Metrosu’nun yeni ve çarpıcı haritasının ilk taslağını 1930’ların başlarında çizmiştir.
İkea ve Bilgigrafiyle Pazarlama
Gillis Lundgren, İsveç asıllı bir marangozdur ve 1956’da kendi ürettiği kahve sehpasının teslimatı için arabasına sığmadığını fark etmesi üzerine sehpanın demonte bir versiyonunu yapması, Onu yassı paket mobilya endüstrisinin kurucusu hâline getirmiştir.
Carl Sagan “Merhaba Uzaylı”
Amerikalı gök bilimci ve astrobiyolog Carl (Edward) Sagan (1934-1996), NASA tarafından Dünya dışı ilk bağlantı için bir görsel mesaj oluşturma konusunda görevlendirilmiştir. Birkaç güçlü simgeye sıkıştırılmış elzem bilgilerle dolu tasarımı, 15,25x22,8 cm boyutlarındaki altın kaplama bir alüminyum plakaya kazınmış, Pioneer 10 isimli uzay aracına korumalı bir biçimde monte edilmiş ve 1972 yılında uzaya doğru fırlatılmıştır (Christianson, 2014, s. 203). Plakada, uzay aracıyla rastlaşabilecek akıllı yaşam formlarına kendimizi tanıtabilmek için tasarlanmış evrendeki konumumuza dair çeşitli simgeler, kimyasal elementlerin sembolleri, matematiksel semboller ve çizgisel olarak betimlenmiş çıplak bir erkek ve kadın figürü bulunmaktadır.
21. Yüzyıl Çağdaş Bilgigrafi Tasarımı
İçinde bulunduğumuz yüzyıl bilgi ve veriyle ilişkin bakışımızı ve alışkanlıklarımızı tamamen değiştiren, karşılaştığımız verinin hacmi, çeşitliliği ve hızı karşısında sahip olduğumuz teknolojilerin ve becerilerin yetersiz kaldığı bir dönemdir. Son teknoloji alet kullanımının yaygınlaşması ve kullanılan internet hızı, veriyi her yönden erişilir ve oluşturulur kılarken, kitleleri verinin üreticisi ve aynı zamanda tüketicisi hâline getirmiştir.
Veri gazeteciliğinin öncü isimlerinden İsveçli doktor, istatistikçi, profesör ve iletişim bilimcisi Hans Rosling (1948-2017), Gapminder isimli kâr amacı gütmeyen projesiyle dünya yoksulluğunu görselleştirmek için
tasarladığı muazzam videolarıyla, dünya genelinde milyonlarca fikri değiştirmiştir.
İngiliz grafik tasarımcısı, yazar, teorisyen ve çizer Nigel Holmes, günümüz bilgigrafi tasarımcıları arasında kendine has üslubu, tecrübesi ve yaratıcılığıyla öne çıkan isimlerden biridir. Holmes’un bilgigrafi tasarımındaki temel prensibi bilginin eğlenceli anlatımıyla aktarımının daha etkili olacağıdır ve bilgigrafiği tasarımlarının her birinde bu çaba görülmektedir.
Günümüzün önde gelen bilgi tasarımcılarından bir diğer isim, benzersiz tekniği, zekâsı ve mizah algısıyla taçlandırdığı bilgigrafileriyle Peter Grundi’dir. Grundi, 1980 yılında o güne dek görülmemiş üslupta ve oldukça yaratıcı bir şekilde bilgi tasarımı yapan Grundy & Northedge isimli stüdyonun kurucu ortaklığını üstlenmiştir.
Amerikalı tasarımcı Nicholas Felton, Facebook, Instagram ve Apple gibi teknoloji devleri için tasarım ve kullanıcı deneyimi çalışmaları yapmış, özellikle facebook için geliştirdiği “paper” uygulamasıyla ses getirmiştir.
Giorgia Lupi, Fernando G. Baptista, David McCandless, Jaime Serra, Simon Rogers, Alberto Cairo, John Grimwade, Megan Jaegerman, Jan Schwochow, Monica Serrano, Carlos Monteiro, Alberto Luca López, Jan Willem Tulp, Eleanor Lutz, Alan Jügens, Amanda Cox gibi isimler günümüz bilgigrafi tasarımcılarından yalnızca bir kaçıdır.