AÖF Soru Bankası

Eğitici İçerik TasarımıÜnite 2 Özeti

İçerik Seçme ve Düzenleme İlkeleri

GİT308U-EĞİTİCİ İÇERİK TASARIMI

Ünite 2: İçerik Seçme ve Düzenleme İlkeleri

Giriş

Hedef kitleye görsel iletişim tasarımından yararlanarak içeriği sunarken içeriğin seçiminde ve düzenlenmesinde bazı ilkeleri, ölçütleri, yaklaşımları bilmek ve uygulamak eğitici içerikten beklenen yararı artıracaktır. Var olan bilginin tümüne görsel iletişim kapsamında yer verilemeyeceği dikkate alındığında içeriğin seçiminde ve düzenlenmesinde tercihler yapılması gereği ortaya çıkmaktadır. Dünyada ve toplumda meydana gelen olgu ve olayları algılayıp yorumlayan, eleştirel düşünen, yaratıcı olan, problem çözen, empati kuran, bilgi üreten, işbirliği yapan bireylere etkili bir biçimde içeriğin ve mesajların sunulması için en uygun içeriğin seçilmesi ve düzenlenmesi gerekmektedir.

Eğitim Programının Ögeleri: İçerik

Program; bir çalışmanın amacını, içeriğini, uygulama biçimini ve uygulamalar sonrasında amaçlara ulaşma durumunu belirlemek için değerlendirme biçimlerini ayrıntılı olarak ortaya koymayı sağlar. Bir program hazırlanırken amaçlara ulaştırıcı olma, bireyi merkeze alma, uygulanabilir olma, belli bir süreyi kapsama, kimi ilke ve kuralları dikkate alma gibi noktalara dikkat edilmelidir.

Bir eğitim programının amaç, içerik, öğretme öğrenme süreci ve değerlendirme olmak üzere dört ögesi vardır. Amaç belirlenip, amaca ulaşmak için gerekli içerik ortaya konulduktan sonra, nasıl bir süreçle içeriği kazanıp amaca ulaşacağımız söz konusu olur. Programın süreç ögesi “nasıl?” sorusuna yanıt arar. Bu öge kim, ne zaman, nerede, ne gibi sorulara yanıt veren uygulamalarla içeriği hedef kitleye kazandırarak amaçlara ulaşılacağını belirler. Programın son ögesi ise değerlendirmedir. Değerlendirmede hedef kitlenin içeriği edinerek amaçları kazanma durumu ortaya konur.

İçerik Nedir?

Programın içerik ögesinde belirlenen amaçlara ulaşmak için “ne öğretelim?” sorusuna yanıt aranır. İçerik amaçlara ulaşmada bir araç olarak kabul edilir. Programın bu ögesi, öğretilecek olan konuların seçimini ve düzenlenmesini içermektedir. İçerik ele aldığı konular ve konuları ele alış biçimi olarak betimsel ve normatif olarak ikiye ayrılabilir.

Betimsel içerik olgu ve ilkelerden oluşmaktadır. Gözlemi yapılabilen ya da sayılabilen olgu ve olayların dile getirilmesi olan betimsel içerikte kanunlara ve ilkelere yer verilmektedir. Betimsel içerik insanların ne yapması gerektiğini göstermez, yalnızca olgulara yer verir. Betimsel içerikte nerede, ne zaman, ne oldu, kim yaptı gibi yanıtları net olan sorular araştırılır. Örneğin, Atatürk 1881 yılında Selanik’te doğmuştur, Türkiye yedi coğrafi bölgeye ayrılmıştır, Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920’de toplanmıştır, toplumun en küçük yapı taşı ailedir gibi.

Normatif içerik ise değer yargılarından, normlardan ve standartlardan oluşur. Bu içerik türü, insanların nasıl

hareket etmesi, ne gibi tercihler yapması gerektiğini açıklar. Normatif içerikte nasıl, neden oldu, iyi mi oldu, kötü mü oldu, nasıl olsa daha iyi olurdu gibi yorumlamaya açık sorulara yanıt aranır. Örneğin; çevre sorunları giderek artmaktadır, deprem sırasında yapılması gerekenleri iyi bilmek gerekir, Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğunun aleyhine olmuştur, trafik kazalarının çok büyük bir kısmı insan kaynaklıdır, iyi bir tüketici, aldığı malın son kullanma tarihine dikkat etmelidir gibi.

İçeriğin Yapısı

İçerik geniş anlamıyla öğrenilecek olan bilgi, beceri, tutum ve değerler olarak düşünülebilir. Bu nedenle içerik denilince yalnızca bilgi akla gelmemeli; bilgiyle birlikte beceri, tutum ve değerler de dikkate alınmalıdır.

Bilginin yapısında üç önemli içerik türünden söz edilebilir. Bunlar en sınırlı olandan en geniş olana doğru olgular, kavramlar ve genellemeler biçiminde sıralanmaktadır.

Olgular; bilginin en somut ve izole edilmiş en küçük parçacıklarıdır. Özel olayları/durumları açıklar, ancak açıklama gücü sınırlıdır. Diğer zaman yer ya da olaylara geçişi sınırlı düzeyde olur. “Atatürk 1881 yılında doğdu”, “İstanbul Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildi”, “Ankara’nın nüfusu İzmir’den daha fazladır” gibi. Olgular önemlidir; çünkü, kavramlar ve genellemelerin oluşturulmasında temel yapı taşı görevi görürler.

Kavramlar; bilginin çok fazla olan özelliklerini algılayabilmede bireylere yardım eden etiketlerdir. Kavramlar yaşamımızı kolaylaştırmaya, düşünmeye ve problem çözmeye yarayan entellektüel araçlardır. Örneğin “otomobil” kavramı, büyüklük, renk, biçim ve özel özelliklerle ilgili geniş bir görünümü düzenlemeye yardımcı olur. Özel durumlarla sınırlı olan olguların tersine kavramlar, geniş uygulanabilirliğe sahiptir. Günlük yaşam içinde “iklim”, “kültür”, “tüketim”, “vatandaşlık”, “ahlak”, “deprem”, “aile”, “toplum”, “demokrasi” gibi pek çok kavram üzerinde durulur.

Genellemeler; geniş bir anlatım ile bilginin en özet bir biçimde ifade edilişi olup kavramlar arasındaki ilişkileri açıklar. Genellemenin doğruluğu referans kabul edilen kanıtlarla belirlenir. Bu nedenle genellemelerin sınanabilir olması önemlidir. Genellemeler, “yeryüzü şekilleri o bölgenin iklimini etkiler” denildiğinde yeryüzü şekilleri ile iklim arasında; “bitki örtüsünden yoksun yerlerde erozyon görülür” denildiğinde de bitki örtüsü ile erozyon arasındaki ilişki vurgulanmaktadır. Kuşkusuz genellemelerin anlaşılabilmesi için öncelikle kavramların anlaşılması gerekir.

Bilginin yapısını oluşturan genelleme, kavram ve olgular arasında yakın bir ilişki ve etkileşim bulunmaktadır. Bir içerikte, genellemeler, kavramlar ve olguların birbirinden bağımsız bir biçimde öğretilmesi olanaklı değildir. Çünkü olgular kavramların, kavramlar da genellemelerin geliştirilmesine temel oluşturmaktadır.


İçerik Seçimi

Bir eğitim programında insanoğlunun tarihsel süreç içinde oluşturduğu içeriğin tümünü bireylere kazandırma olanağı yoktur. Bu nedenle içeriğin seçiminde kimi ölçütlerin belirlenmesi gerekmektedir. Eğitici içeriğin seçiminde çeşitli kaynaklarda çeşitli ölçütlerden söz edilmekte olup aşağıda bu ölçütler içerik seçiminde yanıt aranan sorular bakımından özetlenmektedir.

İçerik doğrudan amaçla ilişkili mi? İçerik, programda yer alan amaçlarla tutarlı olmalıdır. İçerik amaçların gerçekleştirilmesinde bir araçtır. Bu nedenle içeriğin seçiminde öncelikli olarak amaçlar dikkate alınmalıdır. İçerik, hedef kitleye amaçları kazandırmak üzere hazırlanarak, uygun bir tasarım ve süreçle sunulur.

İçerikte sunulan bilgi bilimsel açıdan doğru mu? İçerikte yer alan bilginin doğru ve güncel, bir başka deyişle geçerli ve güvenilir olması gereklidir. Bir içeriğin geçerli olması demek, içeriğin amaçlara hizmet etme derecesidir.

Sunulan içerik iyi düzenlenmiş ve sistematik mi? Eğitici bir içerik, kavramsal olarak bir bütün ve mantıklı bir yapı oluşturacak biçimde düzenlenmelidir. İçerikte yer alan kavram, olgu ve olaylar iç içe yer alacak biçimde bir örüntü oluşturulmalıdır. Bu örüntüyü sağlamak için içerik bilinenden bilinmeyene, basitten karmaşığa, somuttan soyuta, yakından uzağa, genelden özele gibi öğrenme ilkelerine uygun olarak sıralanmalıdır.

Sunulan içerik öğrencilerin önceki öğrenmeleriyle ilişki kuruyor mu? Piaget’in vurguladığı gibi öğrenmenin başlangıç noktası, kişinin o ana kadar sahip olduğu bilgiler ve bu bilgilerin oluşturduğu bilişsel yapılardır. Bu nedenle, içeriği okuyucunun anlayıp, öğrenebilmesi ve zihninde anlamlandırabilmesi için sunulan mesajların, bilgilerin tanıdık, önceki bilgiler ile ilişkili olması yarar sağlayabilir.

Öğrenciler sunulan bilgiyi uygulayabilir ya da kullanabilir mi? Sunulan bilgi işe yarar mı? İçerikte yer alan bilgilerin kuru ve ezber gerektiren bir yapıda olması hedef kitlenin ilgisini çekmez. Bu nedenle eğitici bir içeriğin bireyin günlük yaşamında kullanabileceği, işe yarar olması bilginin ilgi çekiciliğini artıracaktır.

İçerikte temel ayrıntılar etkili bir şekilde gösteriliyor mu? İçerik gerektiği kadar ayrıntılı olmalıdır. İçerik amaçlara ulaşmak için ne kadar ayrıntı gerektiriyorsa, içerikte o kadar ayrıntı yer almalıdır. İçerikte gereğinden fazla yer verilen ayrıntılar hedef kitle için sıkıcı olabilir, algılamayı düşürebilir.

İçerikte önemli görülen konuların tekrarı yapılıyor mu? Öğrenmede tekrar önemlidir. Araştırma sonuçlarına göre tekrar edilen bilgilerin tekrar edilmeyen bilgilere göre hatırlanması ve kalıcı olma olasılığı daha yüksektir.

İçerik, olgu ve olaylara geniş bir görüş açısıyla bakmaya olanak sağlıyor mu? İçerik olgu ve olaylara dar bir bakış açısı sunmak yerine, kişinin bakış açısını geliştirecek

biçimde geniş bir görüş açısı ile sunulmalıdır. Kişi içerikten yola çıkarak konuya dair bir bakış açısı geliştirebilmelidir.

İçerikte öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyi göz önünde tutulmuş mu? Bilişsel, duyuşsal ve devinimsel alanlarla ilgili çeşitli özelliklerin çocuğa kazandırılması sürecinde öncelikle, onun zihinsel ve bedensel gelişimi ile olgunluk düzeyinin mutlaka göz önüne alınması gerekir.

İçeriğin Düzenlenmesi

İçerik programın amaçları doğrultusunda belirlenip seçildikten sonra bu içeriğin bireyin öğrenmelerini kolaylaştıracak biçimde düzenlenmesi gerekmektedir. Aşağıda içerik düzenlerken dikkat edilmesi gereken ilkelere yer verilmektedir;

Soyutlama ilkesi: İçeriği sunarken tasarımın başında ya da sonunda hedef kitleye ana fikrin sunulması ya da ana fikrin ne olabileceğinin hissettirilmesidir. Bir yazıyı okuduktan ya da bir filmi izledikten sonra, “Yazar bu metni hangi amaçla yazmıştır, okuyucuya hangi mesajı vermek ister?” sorularına verilen yanıt ana fikri vermektedir.

Şema ilkesi: İçerik düzenlenirken farklı öğrenme özellikleri gösteren bireylerin anlamasına, öğrenmesine izin verecek esneklikte bir içerik olması sağlanmalıdır.

Vardama ilkesi: Var olan bir bilgiden yararlanarak geçmişin ve geleceğin tahmin edilmesidir. İçerik sunulurken sadece bireyin o bilgiyi anlaması yerine var olan içeriği algıladığında geçmişi ve geleceği düşünmesini sağlamak gereklidir.

Düzey ilkesi: İçeriğin aşamalı ve birbirinin ön koşulu olacak biçimde düzenlenmesidir. İçerikte yer alan bilgiler “küçük adımlar” ilkesine göre düzenlenmelidir. Buna göre öncelikle bir bilgi sunulmalı, hedef kitle bilgiyi anlamlandırıp öğrendikten sonra bir başka adım atılmalıdır.

Görsel düzen ilkesi ile bireylerin bilgi ve anlayışları görsel bir formatta sunularak, görüş açıları ve kendini ifade etme yetenekleri geliştirilir.

Alıştırma ilkesi: İçeriğin başında, hedef kitlenin dikkatini çekmek ve o içerik ile ulaşılmak istenen amaca dikkat çekmek üzere uyarıcıların sunulması, soruların sorulması ve mesajların verilmesidir.

İçerik Yaklaşımları

İçeriğin nasıl düzenlenmesi gerektiğini belirleyen ilkelerin yanında çeşitli içerik yaklaşımları da vardır.

Doğrusal içerik yaklaşımı: Birbiri ile ardışık sıralı, yakın ilişkili ve zorunlu ya da ön koşul öğrenmelerin ağırlıklı olduğu konuların düzenlenmesinde kullanılan yaklaşımdır.

Sarmal içerik yaklaşımı: Bu yaklaşımda içerik işlenirken yeri ve zamanı geldiğinde yer yer tekrar edilir. Tekrarlar yapılırken sadece konuyu tekrar etmekten çok kapsamı da genişletilir.


Modüler içerik: Bu içerik yaklaşımında konular anlamlı bütünlerden oluşan birbirinden bağımsız öbekler biçiminde düzenlenir, bu öbekler modül olarak adlandırılır.

Piramitsel ve çekirdek içerik yaklaşımı: İlk yıllarda ortak konuların yer aldığı daha sonraki yıllarda giderek uzmanlaşmanın olduğu bir yaklaşımdır. Esnek olmayıp, içerik ayrıntılı ve kesin biçimde belirlenmiş konular bütününden oluşur.

Konu ağı merkezli içerik: Konular bir harita gibi çıkarılıp hedef kitleye verilir. Belirli zamanlarda hangi konuda olmaları gerektiği söylenir.

Sorgulama merkezli içerik: İçerik hedef kitlenin sorularına göre oluşturulur. Bireyi en fazla merkeze alan yaklaşımdır.

İçerik Düzenlemede Öğrenme Stratejilerinden Yararlanma

Bireyin duyularına gelen uyarımları kısa ve uzun süreli belleğine transfer etmesini ve uzun süreli belleğine işlemesini sağlayan teknikler öğrenme stratejisi olarak açıklanır. Öğrenme stratejileri beş başlık altında incelemektedir. Bunlar:

Yineleme stratejileri: Yineleme stratejileri, kişilerin bilgiyi seçmelerini ve edinmelerini sağlayan stratejilerdir. Kendi içinde sesli okuma, sesli anlatma, altını çizme, not alma olarak sınıflanabilir.

Anlamlandırma stratejileri: Anlamlandırma stratejileri, bilgi birimleri arasında ilişki kurarak anlamlı öğrenmeyi sağlayan stratejilerdir. Bireyler bu stratejilerle, öğrenmeyi amaçladıkları yeni bilgiyi, daha önce öğrendikleri ve uzun süreli belleklerinde var olan bilgilerle bütünleştirerek, ona anlam yükleyerek öğrenirler. Yeni gelen bilgiler ile ilgili olarak görsel imaj oluşturma, içeriğin geçmiş yaşantılarla ilişkilendirilmesi, cümlede kullanma, özetleme, benzetim yapma, üretici not alma ve soru yanıtlama bu stratejilerdendir.

Örgütleme stratejileri: Öğrenilecek bilgilerin yeniden düzenlenip yapılandırılarak öğrenilmesini sağlayan stratejilerdir. Örgütleme stratejisi yeni gelen bilgilerin gruplandırılması, bilgiler arasında ilişki kurulması yoluyla bilgilerin örgütlenerek uzun süreli belleğe kayıt olmasını sağlar. Örgütleme stratejisinin bilgileri kümelendirme ve bilgi birimleri arasında ilişki kurma olmak üzere iki temel ilkesi vardır. Bilgiler arasında ilişki kurulurken kronolojik sıralama, bilgilerden hikaye oluşturma, ilk harflerle anlamlı sözcük üretme gibi çeşitli tekniklerden yararlanılabilir. Ayrıca karmaşık bilgilerin öğrenilmesinde kullanılan ana çizgileri çıkarma, bilgi şeması oluşturma, çizelgeleştirme gibi başka teknikler de bulunmaktadır.

Anlamayı izleme stratejileri: Bireylerin kendi öğrenmelerini düzenlemelerine, yürütmelerine ve denetlemelerine yön veren stratejilerdir. Öğrencilerin öğrenmede anlamayı izleme yeterliğine sahip olabilmeleri için; sorunları belirleme ve tanımlama, dikkatini toplama ve tepkilerini yönlendirme, kendini pekiştirme ve

değerlendirme ve hatalarını düzeltme ve çözüm üretme stratejileri geliştirmeleri gerekmektedir.

Duyuşsal stratejiler: Öğrenmede güdüsel ve duygusal engelleri kaldırmaya yardım eden stratejilerdir. Bireyler bazen kendilerine uygun bilişsel stratejileri kullansalar bile öğretimin amaçlarına ulaşmada duygusal ya da güdüsel etmenlerden kaynaklanan güçlüklerle karşılaşabilirler. Dikkat toplaşımı, tutum, güdülenme, kaygı en önemli duyuşsal stratejiler arasındadır.

İçerik Düzenlemede Kullanılabilecek Etkinlik Örnekleri

İçerik yukarıda açıklanan ilkelere göre seçilip, düzenlendikten sonra hedef kitlenin anlayacağı bir biçime getirilmelidir. İçeriğin somutlaştırılıp, kalıcı hale getirilmesi için çeşitli etkinliklerden yararlanılabilir. Bir içeriğin etkililiğini artıran en önemli etmenlerden biri süreçte hedef kitle katılımının sağlanmasıdır. Hedef kitlenin katılımının sağlanması için içerik sunumunda öğretimin amaçları doğrultusunda etkin katılım gerektiren yöntem ve tekniklerin kullanılması, etkinliklerin düzenlenmesi büyük bir önem taşır. Öğrenme sırasında bireyin katılımını sağlayan etkili bir öğretimin gerçekleşmesine olanak veren yöntem teknik ve etkinlikler aktif öğrenme olarak adlandırılmaktadır.

Aktif öğrenme, bireyin öğrenme sürecinin sorumluluğunu taşıdığı, öğrenene öğrenme süreci ile ilgili karar alma ve öz düzenleme yapma olanağının verildiği ve öğrenenin öğrenme sırasında zihinsel yeteneklerini kullanmaya zorlandığı bir öğrenme sürecidir. Aktif öğrenmenin tanımı incelendiğinde aşağıdaki noktaların aktif öğrenmenin çerçevesini çizdiği görülmektedir. Bu noktalar aşağıdaki gibidir:

• Bireyin kendi öğrenme sürecinin sorumluluğunu taşıması • Karmaşık öğretimsel işlerle düşünme becerilerinin geliştirilmesi • Öğrenme sürecinin çeşitli yönleri ile ilgili düzenleme yapma olanağının öğrenciye verilmesi.

Aşağıda içeriğin daha kolay anlaşılırlığını sağlayabilecek aktif öğrenme sağlayan etkinlik örneklerine ilişkin örnekler sunulmaktadır:

Bilgi haritası: Bilgi haritaları iki boyutlu grafik gösterimleridir. Bilgi haritaları, metinlerde örgütleyici olarak, bilgiler arasındaki ilişkileri göstermek için kullanılabilir.

Fark ya da benzerlikleri bulma: İçeriği sunduğumuz hedef kitleye düşünme becerileri kazandırmak üzere çeşitli sorular ve yönlendirmeler ile birbirine benzer olan kavramlar arasındaki farklar ya da birbiriyle ilgili olmayan kavramlar arasındaki benzerlikler bulundurulabilir

Kavram haritası: Bilginin sistematik bir yapıda ifade edilmesini sağlayan harita türüdür. Öğrenmeyi ve hatırlamayı kolaylaştırmak için kavramlar arasındaki ilişkilerin görsel olarak ortaya konmasını sağlar. Sunulan


içeriğin şematik olarak özetlenmesi sağlar ki, bu görsel özet içeriğin bireyin aklında kalmasını sağlar.

İçeriğin geçmiş yaşantılarla ilişkilendirilmesi: Yeni gelen bilginin uzun süreli belleğindeki bilgilerle karşılaştırılarak anlamlı duruma getirilmesi için bilgiler bireyin kendi yaşantısıyla ilişkilendirilebilir. Bireyin yaşamı ile ilişkilenen bilgiler birey için anlamlı hale gelir, daha kolay öğrenilir.

Özet yazma: İçerik sunulduktan sonra son bölümünde içerikte işlenen bilgilerin özeti yazılır ya da bireyin özet yapmasını sağlamak için yönlendirmeler yapılır. Özet yazma hem öğrenilenlerin tekrarını hem de değerlendirilmesini sağlar.

Hikaye yazma: Bu etkinlikte işlenen konuya ilişkin olarak konuyla ilgili kavramlar belirlenir ve bu kavramların kullanıldığı bir hikaye oluşturulur. Daha sonra bu hikaye düşünülerek öğrenilen kavramlar hatırlanır.

Balık kılçığı haritası: Bu etkinlik bir problemin nedenlerini ve alt nedenleri ya da nedenlerini ve sonuçlarını tanımlamayı sağlar. Kişilerin nesnel bir görüş kazanmaları ve problemin çeşitli bölümleri arasındaki önemli ilişkileri görmesi, derin biçimde problem üzerinde yoğunlaşması üzerinde etkili bir ortam oluşturur.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında