AÖF Soru Bankası

Sürdürülebilir Grafik TasarımÜnite 4 Özeti

Eko Tasarım

GİT306U-SÜRDÜRÜLEBİLİR GRAFİK TASARIM

Ünite 4: Eko Tasarım

Giriş

Ekoloji bilimi temelde canlı çeşitliliği, dağılımı ve canlı türlerine etki eden faktörleri inceler. Aynı zamanda birçok bilim dalı, ekoloji kavramı ile yakından ilişkili olan “ekolojik çevre”, “insanın, ekolojik çevreye etkileri ve verdiği zararlar” gibi konular üzerinde çalışmalar yapar.

Dünya nüfusu 8 milyara yaklaşırken günümüz ekonomisi, “satın al, kullan, at” sloganı ile bizi, öngörülemez ve karanlık bir geleceğe doğru sürüklemektedir. Bu belirsiz ve kötü gidişle yüzleşilmesi çevre koruma kriterlerinin geliştirilmesi, üretim ve tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi konusundaki çabalar eko tasarım kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (United Nations Environment Programme/UNEP) ve Delft Teknoloji Üniversitesi 1997‘de yayınladıkları “Eko-tasarım: Sürdürülebilir üretim ve tüketime ümit vadeden bir yaklaşım (Eco-design: A promising approach to sustainable production and consumption)” güncelleyerek 2009’da yine UNEP’in desteği ile Delft Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan “Sürdürülebilirlik için Tasarım: Adım Adım bir Yaklaşım (Design for Sustainability: A Step by Step Approach)” adıyla bir yayın çıkartmışlardır. 1997’deki dokümandan farklı olarak eko tasarım kavramına sosyal bir boyut eklemişlerdir. Böylece evrimleştirdikleri eko tasarım kavramını artık “Sürdürülebilirlik için Tasarım” (Design for Sustainability) olarak adlandırmışlardır. Böylece önceleri tarif ettikleri “eko tasarım” kavramı, “sürdürülebilirlik için tasarım” kavramının bir parçası hâline gelmiştir (Özçuhadar ve Öncel, 2017)”.

Eko Tasarım Kavramı

Eko tasarım, planlanan ürünün üretilmesi için gerekli olan hammaddenin elde edilmesinden, fonksiyonel bir ürüne dönüşmesine ve kullanım ömrü sonrasına kadar tüm yaşam döngüsünün tasarlanması olarak tanımlanabilir (Şekil 4.1). Bu kavram sosyal ve kültürel yönden kabul görebilecek yeni önerileri, teknik olarak olanaklarla çevreyi koruma için gerekli faktörleri birleştirerek oluşturan bir tasarım dilidir. Daha iyi bir ürün tasarımı için ürünün tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel etkilerin azaltılmasını öngörür.

Kavram, ortak noktaları çevre olan yeşil tasarımdan, eko tasarıma ve oradan da sürdürülebilirlik için tasarıma evrilmiştir. Bu çevresel tasarım felsefesi olarak yeşil tasarım; malzeme veya enerji kullanımını en aza indirme, yeniden kullanımı teşvik etme ve geri dönüştürme gibi yöntemlerle çevresel etkileri azaltmaya yöneliktir. Süreç içinde yeşil tasarım, pratik sorunları göz önünde bulundurarak genel tasarım süreciyle daha yakından bütünleşen eko tasarıma evrilmiştir. Daha sonra da eko tasarım, maliyet ve kalite gibi diğer rekabet unsurlarının yanı sıra çevresel boyutları da dikkate alarak çevresel ve ekonomik açıdan mükemmel ürünler tasarlamayı, üretmeyi ve satmayı amaçlayan bir ürün geliştirme stratejisi olan sürdürülebilirlik için tasarıma dönüşmüştür.

Sonuç olarak eko tasarımın ve birbirleri yerine kullanılan diğer kavramların ortak amacının çevreyi korumak olmasına karşın, kapsam olarak birbirlerinden farklılıkları vardır. Bu nedenle aşağıda eko tasarım kavramını ayırt edebilmemizde yol gösterici olacak belirleyici bazı özellikler yer almaktadır:

• Daha iyi tasarım ile ürünün tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel etkilerin azaltılmasıdır. • Ürüne ait kalite, fiyat, güvenlik gibi faktörlerle birlikte çevresel etkisinin de hesaplanmasıdır. • Üretilecek olan ürünün henüz hammadde aşamasındayken çevreye etkisinin araştırılması ve üretim sürecinin bu şekilde planlanmasıdır. • Sosyal ve kültürel yönden kabul görebilecek yeni önerilerin, teknik olarak mümkün, çevre için mecburi olanlarını birleştiren bir tasarım faaliyetidir.

Yeşil Kavramı

İnsanlar doğada kendi başına yaşamıyor, diğer canlılar ile dünyayı paylaşıyoruz. Ekosistem içinde diğer canlılar doğayla uyum içinde yaşarken insanlar kullandıkları teknoloji, ürün ve enerji atıklarıyla doğaya pek çok noktada zarar veriyor. Diğer canlılara verdiği zarar bir kenara bırakılsa bile ekolojik sistem hassas bir denge üzerine kuruludur ve aldığı tüm hasarlar uzun vadede doğayı insan içinde yaşanmaz kılmaya yol açacaktır. Bu yüzden eko tasarım ürünlerinin doğa ile uyumlu olma, diğer canlılara ve sisteme zarar vermeme özelliği taşıması önemlidir. Eko tasarım için bir diğer özellik ise doğanın bir parçası, doğanın doğal döngüsünü gölgelemeden birlikte algılanabilmesi özelliğine sahip olmasıdır. Bu sayede ürün görsel kimliğiyle doğanın önüne geçmez ve birlikte algılanabilir. Bu algı; doğanın özünü oluşturan yeşil olma hâli ve doğal olanın korunmasına yönelik oluşturulmuş “yeşil imajı”dır. “Yeşil tasarım” terimi, 1990’ların başında çevresel hususların farkına varıldığında tasarım topluluğu tarafından kullanılan ilk terimdi.

Bir ürünün yeşil tasarım olduğu yeşil imajı ile anlaşılmaktadır. İmaj, işletmelerin karşı tarafta yani müşteriler ya da tüketiciler üzerinde oluşturmak istedikleri algıların bütünüdür. Örneğin tüketici satın alacağı ürünün eko tasarım olup olmadığına dair bilgiyi ambalaj üzerindeki imajlardan okumaktadır. Grafik tasarımcılar işletmelerin talepleri doğrultusunda yeşil imajı oluşturup hedef kitleye sunma anlamında aracıdırlar.

Sürdürülebilirlik için Tasarım

Kısaca tanımlamak gerekirse “Sürdürülebilirlik, temelde ekoloji ve ekolojik sistemlerin fonksiyonlarını, süreçlerini ve üretkenliğini gelecekte de devam ettirebilme yeteneği olarak algılanmaktadır.” (Chapin III. Torn, ve Tateno, 1996). Durum böyle olunca sürdürülebilirlik kavramı insan-ekosistem dengesinin sağlandığı son hedef olarak görülmelidir. Sürdürülebilirlik, yaptığımız tasarımın sadece bir eklentisi olmamalıdır; tasarımın ayrılmaz bir parçası ve tasarım amaçları ve temelleri açısından tanımlanmalıdır.


Tasarladığımız her şey sürdürülebilir dünya düşüncesine katkıda bulunmalıdır.

Eko Tasarım Yaklaşımları

Tüm bu bilgilerin ışığı altında yol alan eko tasarım, aşağıdaki kavramların ortaya çıkmasını ve önem kazanmasını sağlamıştır;

• EkoTekrarTasarım (EcoReDesign): Var olan bir firmada, var olan üretim metodu ve ürünün tekrar gözden geçirilmesi üzerine odaklanılmasıdır. • Eko-Kıyaslama (Eco-Benchmarking): Piyasada var olan ürünlere bakarak çoğu firma rakiplerinin çevresel etkisi yüksek ürünlerini iyileştirmelerle daha makul ürünlere dönüştürerek üretmek isterken, pratiği kolay olan eko kıyaslama yaklaşımı benimsemektedirler. • Eko Yenileşim (Eco Inovasyon): Çevresel ve ekonomik faydaları yüksek olan kökten yenilikçi ürünler üretmek için tüm bunların ötesinde yöntemlere ihtiyaç duyulmuştur. Bu sebeple ortaya çıkan eko yenileşim yaklaşımının yenilikçi ürünler ve servisler için bazı alt yaklaşımları vardır: Sürdürülebilir enerji teknolojileri veya yeni sürdürülebilir malzemeler gibi konuların tasarıma dâhil edilmesidir (Özçuhadar ve Öncel, 2017).

Eko Tasarım Nasıl Olmalı?

Eko tasarım başlığı altında değindiğimiz ve gelecek bölümlerde de sık sık karşımıza çıkacak olan kavramın temelinde aslında iyi tasarım yatmaktadır. Dieter Rams’ın ürün temelli tasarım için on ilkesi, eko tasarımcı tarafından kabul edilecek birçok fikri içermektedir.

1980’lerin başında, ünlü ürün ve mobilya tasarımcısı Dieter Rams kendine “Tasarım iyi bir tasarım mı?” sorusunu sordu.

1. İyi tasarım yenilikçidir. 2. İyi tasarım bir ürünü kullanışlı kılar. 3. İyi tasarım estetiktir. 4. İyi tasarım bir ürünü anlaşılır kılar. 5. İyi tasarım göze batmaz. 6. İyi tasarım dürüsttür. 7. İyi tasarım uzun ömürlüdür. 8. İyi tasarım en ince ayrıntısına kadar eksiksizdir. 9. İyi tasarım çevre dostudur. 10. İyi tasarım mümkün olduğunca az tasarımdır.

Eko Tasarım Çözüm Önerileri

Eko tasarımın belki de en önemli amacı, tüm ürün yaşam döngüsünü dikkate almak ve bunun için ürünün ekolojik etkisinin tek bir yönüne odaklanmanın ötesine geçmektir. Örneğin ürün; bir giysi, bir elektrikli cihaz, bir mobilya veya basılı bir materyal olabilir. Bu amaç doğrultusunda ta- sarımcının ürünün üretim ve tüketiminde çevresel etkilerini azaltmak için nereye odaklanması gerektiğine dair bütünsel bir bakış açısı ile tasarım yapmasıdır.

Eko Tasarım ve Eko Etiket

Eko tasarımın öncelikli hedefi, olumsuz çevresel etkileri en aza indirmektir. Bu nedenle eko tasarım uygulamalarında çevresel etkileri ve hedefleri özel olarak tanımlayabilmek, çözüm odaklı ve uygun yaklaşımları seçmek önem taşır. Böylece bir eko tasarımında, fikir kadar malzeme seçimi de önemlidir. Birçok tasarımcı, ürün tasarlarken geri dönüştürülmüş malzeme kullanmayı tercih eder. Çünkü bir tasarımda geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı açıkça çevre bilinci ile ilgili mesaj iletmede güçlü bir araç olabilir. Bu nedenle çevresel etkileri azaltmak isteyen bir tasarımcı için geri dönüşmüş malzeme seçimi, kullanımı ve malze- menin dönüştürülebiliyor olması çok önemlidir. Yine de bir tasarım stratejisi olarak, geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanılması, eğer ürün geri dönüşüm için veya kullanım sonu düşünülerek tasarlanmadıysa, her zaman çevreci olmayabilir. Örneğin “Starbucks’ın 2007’de çıkardığı kağıt bardakları hatırlıyor musunuz? %10 geri dönüştürülmüş kağıttan üretildiği söylenen yeni kağıt bardaklar, “Help us help the planet-Gezegene yardım etmemiz için bize yardım et” sloganıyla piyasaya sürülmüştü. Çevreci bir yaklaşım olarak muhteşem bir söylemdi. Starbucks bardakları sür- dürülebilir olarak sunulmuşsa da sızdırmayı engellemek için kullanılan plastik astar nedeniyle asla geri dönüştürülemiyordu. Sonuç olarak yeterince araştırılmamış, doğru uygulanmamıştı.

Eko Etiket (EcoLable)

Eko etiket kavram olarak; “yeşil etiket” ve “çevresel etiket” olarak tanımlanabilir. Aynı zamanda eko etiketler günlük yaşamda kullanılan ürünlerin çevreye etkilerini ve sürdürülebilirliğini gösteren işaretlerdir. Eko etiketler, ürünün üretiminden veya kullanımından doğan çevresel faktörler hakkında bizi bilgilendirmek için tasarlanır.

Eko etiket, günlük yaşamda kullandığımız giyim eşyalarından, gıda ürünlerine, temizlik ürünlerinden, sağlık malzemelerine kadar pek çok ürünün üretim ve tüketim sürecinde çevreye en az seviyede zarar vermesine hizmet eder.

Günümüzde gelişmiş birçok ülkede aşırı ve kontrolsüz tüketim, dünyanın enerji kaynaklarını ve hammadde kaynaklarını hızla tüketir. Bu tüketimin sebep olduğu çevresel zararlar acil önlemler alınma ihtiyacını da beraberinde getirir. Bu önlemlerden bir tanesi tüketicinin bilinçlendirilmesidir. Tüketicinin bilinçlenmesi amacıyla yürütülen çalışmalardan biri eko etikettir. Eko etiket sayesinde tüketici, kendine sunulan ürünün çevresel faktörlerin göz önünde tutularak üretildiğini öğrenir.

Çevre sorunlarının çözümünde, üretici ve tüketicide bilinç oluşturmada eko etiketlemenin rolü büyüktür. Eko etiket sayesinde, üreticiler üretim sürecinde, tüketiciler ise satın alma sırasında çevre korumaya katkıda bulunabilirler. Bu etiketler ürünün yaşam döngüsü içindeki çevreye olan etkilerine göre Tip I, Tip II ve Tip III olmak üzere sınıflandırılmıştır. “Bu sınıflama 1993 yılında SAGE tarafından yapılmıştır.” (Yem, 2011).


Tip I Eko Etiket (Type I Ecolabel)

Tip I eko etiket, üçüncü şahıs onaylı çevresel etiketleme olarak tanımlanabilir. Tip I eko etiketler çoklu ölçütleri temel alır. Üçüncü şahıslar tarafından belgelenmiş çevresel etiketleme programları ISO 1424’te uyumlu olarak sürdürülür. Şirketler uyumluluklarını kendileri ilan ederler ve ideal olarak yeterli üçüncü şahıslar tarafından onaylanmalıdır (Ecospecifier Global, 2013).

Tip I eko etiketleme çevresel açıdan tercih edilen ürünler için pazar avantajı yaratmayı amaçlar. Burada elde edilmek istenen sonuç ise çevresel açıdan iyi olan ürünlerin tercih edilebilmesine ortam sağlamaktır. Bu etikete sahip olmayan ürünlerin ya tamamen pazardan kalkması ya da üretim süreçlerinde çevreye duyarlı iyileştirmeler yapılarak tekrar pazar payı kazanmaya çalışmaları beklenir.

Tip I eko etiket kapsamında olan, Blue Angel (Almanya), EU Ecolabel (Avrupa Birliği), Eco-Mark (Japonya) ve Çevre Etiketi (Türkiye) bazı etiket örnekleri aşağıda verilmiştir;

Blue Angel (Almanya): Almanya merkezli Blue Angel, dünyada ürün ve hizmetleri çevre konusunda değerlendiren ilk çevre etiketidir. 1978 yılından beri çevre bilincini geliştirmekte ve tüketicileri ekoloji duyarlılığı yüksek ürünlere yönlendirmektedir.

EU Ecolabel (Avrupa Birliği): İşletmeleri, doğaya duyarlı ürünler ve hizmetler üretmeleri konusunda cesaretlendirmek için tasarlanmış gönüllü bir programdır.

Eco-Mark (Japonya): Eco-Mark programı tüketiciler için daha bilinçli seçimler yaparak doğaya daha dost bir yaşam tarzı oluşturmaya hizmet eder. Akademisyenler, devlet görevlileri, tüketici grupları ve farklı endüstrilerden uzmanlar tarafından oluşturulmuş bir komite standartları belirler ve sertifikasyonu yapar.

Çevre Etiketi (Türkiye): Hammadde temin sürecinden bertaraf sürecine kadar geçen süreçte çevresel etkileri azaltılmış ürünleri/hizmetleri teşvik etmek ve tüketicilere doğru, yanıltıcı olmayan, bilimsel temelli bilgi sağlamak için oluşturulmuş gönüllü bir ödüllendirme sistemini temsil eden işarettir.

Tip II Eko Etiket (Type II Ecolabel)

Tip II eko etiketi, üreticiler ve ürün sağlayıcılar tarafından bildirimde bulunup, çevresel yeterlilikleriyle ilgili söylemleri belgelendiren programlardır. Etikette, bağımsız olarak değerlendirilip doğrulanmış, kaynak olarak tanımlanmış ve belirlenmiş kriterler kullanmazlar. Üç etiket türü içinde en az bilgi veren etiket oldukları söylenebilir.

Tip II eko etiket kapsamında olan, Energy Star (ABD), WaterSense (ABD), SCS Recycled Content (ABD) gibi etiketlerin tanımları aşağıda verilmiştir;

Energy Star (ABD): Devlet tarafından desteklenen gönüllü bir programdır bireylerin enerjiyi etkin kullanarak çevreyi korumalarına yardımcı olur. Energy Star enerji etkinliği

için ulusal bir semboldür. Tüketiciler ve iş yerleri için yüksek kaliteli etkin enerji kullanan ürünleri, evleri, ticari ve endüstriyel binaları tanımaya yardımcı olur. Energy Star, özellikler ve performansı koruyarak çevre için daha iyi olanı ayırt etmektedir.

WaterSense (ABD): Suyu etkin olarak kullandığı bağımsız olarak test edilmiş, etkinlik ve performans açısından EPA (USA Environmental Protection Agency/ABD Çevre koruma kuruluşu) WaterSense ölçütlerini karşıladığı belgelendirilmiş ürünleri belirtir. WaterSense etiketli ürünler tüketiciler tarafından tercih edilmektedir. Çünkü WaterSense, etiketini alan ürünler genellikle pazardaki benzer ürünlerden %20 daha su tasarrufludur (WaterSense, 2022).

SCS Recycled Content (ABD): Sertifikası, tamamı ya da bir kısmı işlenmemiş materyal yerine kısmen ya da tamamen geri dönüştürülmüş atıktan yapılan ürünleri tanımlar. Tüketici öncesi veya tüketici sonrası geri dönüştürülmüş içeriğin oranı, Federal Trade Commision (Ticaret Komisyonu) kılavuzuna ve ISO standartlarına göre belirtilir. Belgelendirme süreci şirketin denetlenmesi ve kaynak zincirinin doğrulanmasını içerir.

Tip III Eko Etiket (Type III Ecolabel)

Tip III eko etiketlerin çevresel söylemleri, aynı işlevi yerine getiren ürünler arasında karşılaştırmalar yapmak ve ürünün yaşam döngüsü sürecinde sayısal, çevresel bilgileri sunmak olarak tanımlanabilir.

Eko Tip III kapsamında olan, Global GreenTag Certified (Avustralya), Climatop (İsviçre) gibi etiketlerin tanımları aşağıda verilmiştir;

Global GreenTag Certified (Avustralya): Global GreenTag Certified® bilimsel ve yaşam döngüsü değerlendirmesi süreciyle desteklenen bir üçüncü taraf yeşil ürün değerlendirme ve belgelendirme sistemidir (Global GreenTag Certified, 2022).

Climatop (İsviçre): Climatop’ın amacı kendi sınıflarında iklime en dost ürün ve hizmetleri seçmektir. Bir fonksiyonel ürün ailesindeki ürünler çevresel gaz yayılımları yönünden karşılaştırılır.

Çevreye Duyarlı Tasarımlar

Tasarım alanları içinde tüketicinin günlük yaşamına en hızlı şekilde ulaşabilen, bilinç ve farkındalık yaratan alanlarından biri grafik tasarımdır. Eko tasarım, çevreye duyarlı tasarım veya sürdürülebilir tasarım gibi konularda üretim yapan tasarımcılar, etkili görseller ve üretici iş birliği ile ürünün hedef kitleye etkin bir biçimde ulaşmasını sağlar.

Ekolojik Kartvizit (Ecological Business Card)

Çevreye duyarlı üretim konusunda pek çok çağdaş tasarımcı eko tasarım ile ilgili çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalardan biri olan “Ekolojik kartvizit” (Ecological Business Card) tasarımı, doğa dostu danışmanlarından Andrea Romani için Fischer reklam ajansı tarafından


tasarlanmış olup geri dönüşüme vurgu yapmaktadır. Tasarım, herhangi bir geri dönüşüm materyalin (karton, kağıt, sigara paketleri, peçeteler ve diğer atık malzemenin) üzerine baskı yapılabilecek bir mühürdür. Bu yaratıcı fikir, sadece ekonomik olarak üretim maliyetini azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji kullanımını ortadan kaldırıyor.

Büyüyen Kartvizit (Growing Business Card)

Yaratıcı olduğu kadar yeşil bir iletişim dili kullanan diğer bir kartvizit tasarımı, Jamie Wieck tarafından “Büyüyen Kartvizit” (Growing Business Card) ile klasik kartvizitlere yeni bir soluk getiriyor. “Kartvizitinizi nasıl öne çıkarırsınız?” ve “Bunu masasında kim istemez ki?” Sorularının cevabı olarak da müşterinin, cebinde değil masasında bulundurmak isteyeceği bir kartvizit olarak tasarlanıyor. Kartvizit sulandığında minyatür bir ev bitkisine dönüşüyor ve sürdürülebilir bir çevre için mesaj iletmeye devam ediyor.

Çevre-Dostu Sebze Etiketi (Eco-Friendly Vegetable Label)

Sıfır-Atık (Zero-Waste) konusunda görsel iletişim öğrencisi olan Ben Huttly tarafından tasarlanan “çevre dostu sebze etiketi” (eco-friendly vegetable label); insanlara gereksiz atıkları azaltmaları %100 geri dönüştürülebilir ve biyolojik olarak parçalanabilir malzeme kullanımı konusunda farkındalık yaratabilecek fikri sayesinde yine çevreci mesajı üzerinde taşıyan mükemmel bir örnektir. Projede; havuç, fasulye ve kuşkonmaz demetlerini, tamamen biyolojik olarak parçalanabilen pamuk ip ile bağlanırken, etiketlerin üzerindeki tipografi kullanımı ise çevre için zararlı olduğu ortaya çıkan mürekkebi kullanmak yerine lazer kesim makinelerinde yapılmıştır.

Unilever

Unilever Türkiye, attığı her adımda ticari faaliyetleri için ihtiyaç duyduğu kaynakların gelecek nesillere azalmadan, tam tersine geliştirilerek aktarılmasına özen gösterme çabasında olup, bilinçli üretim-bilinçli tüketim döngüsü ile daha yaşanır bir gelecek için çalışmalarını sürdürmektedir. Bu anlayış doğrultusunda orijinali mavi olan logosunu Dünya Çevre Günü’ne özel olarak yeşil renge dönüştürerek kullanmıştır. Unilever’in “5 Haziran 2009 Çevre Günü” nedeniyle maviden yeşile dönüştürdüğü logosu, canlılığını simgeleyen ikonlardan oluşmaktadır.

Ben Bir Plastik Poşetim ve Ben %100 Geri Dönüştürülebilirim (I AM a Plastic Bag AND I’m 100% recyclable)

Ben bir plastik poşetim ve ben %100 geri dönüştürülebilirim (I AM a Plastic Bag AND I’m 100% recyclable) sloganıyla yola çıkan tasarım. Plastik taşıma poşetlerinin tek kullanımlık olması, tasarımlarından çok bizim tüketim davranışlarımızın bir sonucudur. Bilinenin aksine bir plastik taşıma poşeti bir kumaş çantadan çok daha uzun bir yaşam döngüsüne sahiptir, yeniden kullanılabilir ve geri dönüştürülebilir. Bu nedenle plastik

taşıma çantasını eğer uygun şekilde kullanır ve değerlendi- rilirse, aslında çevre dostu bir seçim olabilir.

Plastik Poşet Değilim (I’m NOT A Plastic Bag)

Anya Hindmarch tarafından 2007 yılında, sürdürülebilir sloganlı “Ben plastik poşet değilim” (I’m NOT A Plastic Bag) kanvas çantalar, Antidote ve “We Are What We Do” küresel sosyal değişim hareketi (artık Shift olarak biliniyor) ile ortak bir projenin parçası olarak tasarlandı. Binlerce kişinin Sainsbury’s (süpermarket zinciri)’den çantayı satın almak için sıraya girmesinin ardından (lansman gününde 80.000 kişi), proje dünya çapında basında büyük yer buldu, plastik poşetlerin kullanımıyla ilgili tartışmayı ateşledi ve nihai olarak İngiltere’de plastik poşetler için ücret alınması kararına katkıda bulundu.

Hindmarch, 2020’de yeni eseri “Ben Bir Plastik Poşetim” (I AM A Plastic bag) ile geri döndü. Bu çanta, geri dönüştürülmüş plastik şişelerden oluşturulan yenilikçi yeni bir kumaştan üretildi ve her büyük çantada 32 yarım litrelik şişe kullanıldı.

Tasarımcılar, eko tasarım sürecinde bir ürünün yaşam döngüsünü, eko tasarım stratejileri ve yaratıcı çözümler ile birlikte sürdürülebilirliği de göz önünde bulundurarak önemli derecede etkilerler.

Brita

Çevresel duyarlılık ve sorumluluk yaratma adına incelenebilecek kampanyalardan biri de ilgili şirketin “Brita” marka su filtresini satmak için yaratmış olduğu reklamdır (Görsel 4.18). Brita ağzından kirli atık yağ akan bir erkek ve bir kadın görseli ile su şişelerinin üretiminde milyonlarca galon yağ kullanıldığına ve bu nedenle kendi ürünlerinin çok daha çevreci olduğuna insanların dikkatini çekmeye çalışmaktadır.

Doğayı Yok Etmek, Yaşamı Yok Etmektir (Destroying Nature is Destroying Life)

Çevre savunuculuğu yapan aktivist grup Robin Wood, başlangıçta Alman ormanlarının, özellikle Kara Orman’ın, korunmasıyla ilgiliydi. Daha sonra grup yağmur ormanlarının korunmasına, kağıt geri dönüşümüne, asit yağmurlarının azaltılmasına, kontrolsüz sanayileşmenin hayvanların doğal yaşam alanlarını yok etmesine ilişkin kamuoyu bilincini artırmayı hedefledi. Bunun için reklam ajansı Grabarz & Partner ve Surachai Puthikulangkura tarafından tasarlanan, insanın dünya üzerindeki tahrip edici etkisini son derece güçlü ve dikkat çekici bir şekilde gösteren ve farkındalığı artıran afiş tasarımları oluşturdular. Afişlerde; çevreye zarar veren etmenlerle, zarar verdikleri ekolojik sistemde zarar gören hayvanların silinen imgeleri şu sloganlarla paylaşılmış: Buzulların erimesini durdurun/Orman yangınlarını durdurun/Ormansızlaşmayı durdurun.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında