GİT305U-GÖRSEL SİSTEM TASARIMLARI
Ünite 4: Haritalandırma ve Yönlendirme Sistemleri
Giriş
Tasarım başlı başına bir sistem üzerine inşa edilir. Haritalandırma, bilgilendirme ve yönlendirme ürünlerini barındıran sistemler de diğer tasarım ürünlerinde olduğu gibi görünür ve görünmez ögeler içerirler. Harita ve yönlendirme bilgisini içeren bilgi panoları sistemin görünür tarafını oluştururken içeriğin hazırlanması ve planlanması görünmeyen tarafını oluşturur.
Haritalar ve Tasarım Özellikleri
Haritalar, dünyaya ait bilginin bizzat dünyanın kendisinden alınan referanslarla kayıt altına alındığı yararlı ve işlevsel araçlardır.
Harita ve Haritalama Kavramı
Harita, belirli bir kullanım amacı için, yeryüzünün ya da bir parçasının kuş bakışı görünümünün belirli bir oranda küçültülerek bir düzlem üzerinde gösterilmesidir. Haritaların yaygınlaşmasıyla dünyanın insanlar için daha tanınan ve anlaşılan bir yer olduğunu söylemek mümkündür. Kâğıdın kullanıma geçmesiyle birlikte yaygınlaşan haritalar taşınabilir ve kolay çoğaltılabilir hâle gelmiştir.
Haritanın hazırlanabilmesi ve kullanılabilmesi için konum bilgisine gereksinim vardır. Uluslararası Kartografya Birliği tarafından yapılan güncel tanımda şöyle denilmiştir: Harita coğrafi bir gerçekliğin, seçilen özelliklerini ve karakteristik özelliklerini temsil eden, oluşturanın seçimlerini gerçekleştirme amacından beslenen, mekânsal ilişkilerin birincil öneme sahip olduğu durumlarda kullanılmak üzere tasarlanmış, sembolize edilmiş bir temsilidir (ICA 2033, s. 17). Haritanın bir hazırlanma amacı vardır: İlgili içeriği aktarmak. Dolayısıyla haritaların aktarmak istedikleri içerikleri vardır ve haritalar da kullanıcılarıyla bu yönde iletişim kurarlar. Haritanın hazırlık aşaması anlamında da kullanılabilecek “haritalama eylemi” kısaca, içerik ve konum bilgisinin aynı düzlemde bir araya getirilmesi olarak açıklanabilir. MacEachren, haritanın temsil eyleminin haritalama için de geçerli olduğundan bahsetmektedir. Haritalama kapsamlı bir tarama eylemidir. Haritalama yaparken konuyla ilgili bütün veriler toplanır ve araştırma sahasının tamamıyla çakıştırılır.
Dijital Dünyada Haritanın Kullanımı
Haritalar ilk yapıldığı yıllardan bu yana büyük bir özveri, beceri ve bilimsellik ile üretilmiştir. Haritaların dijital devrim öncesinde sahip olduğu birikim dijital gelişmelerle birlikte daha ileri seviyeye taşınmış ve çeşitlendirilebilir hâle gelmiştir. Matbaa gibi araçların yaygınlaşması ve haritaya gereksinim duyan insanların sayısının hızla artması sonucu haritaların sahipleri onları çoğaltılarak geniş halk kitlelerine ulaşmalarına öncü olmuşlardır.
Dijital devrim, haritaya fiziksel olarak sahip olmanın zorunluluğunu tamamen ortadan kaldırmıştır. Bir akıllı telefon ya da bilgisayar ekranında haritalara ulaşılmakta ve
geçmiş zamanlara göre çok büyük miktarda bilgiye bir tıkla ulaşılabilmektedir.
Bir Sistem Olarak Harita
Haritaların renk, desen, doku, yazı, sembol, ölçek gibi pek çok bileşeni bulunmaktadır. Bunların şüphesiz en belirleyicisi ölçektir. Bir haritanın gerçeklikle bağlantısını kuran unsurların başında ölçek gelir.
Haritada Boyut ve Ölçek İlişkisi
Ölçek genel olarak büyütme ve küçültme oranı olarak adlandırılır. Burada konu harita olduğu için ölçek bilgisi, haritanın gerçek ölçüleri küçültme bilgisi anlamında kullanılmaktadır. Ölçek büyüdükçe kâğıda daha çok alan sığar. Buna karşılık haritanın sunduğu detaylar küçülür. Yakın planda detaylı inceleme yapılmak isteniyorsa ölçeğin küçük olması gerekir. Bununla birlikte birim alanda daha çok bilgi almak istenirse büyük ölçekli harita kullanılmalıdır. Büyük ölçekli haritalar bütünü tek parça halinde gösterdikleri için çok işe yararlar.
Haritada İçerik Kullanımı
Haritalar pek çok farklı amaç için hazırlanabilir ve kullanılabilir. Haritanın doğası gereği üzerinde farklı kategoride bilgiler bulunmaktadır. Coğrafi formlar, kent- kasaba-köy farklılıkları ve yön bilgisi gibi önemli bilgiler en yaygın kullanılan orta öğretim kurumu atlaslarında dahi yer almaktadır. Aynı harita üzerinde, yukarıdaki bilgilere ek olarak bitki örtüsü, mevsimsel sıcaklıklar ve yağış, nüfus yoğunluğu gibi pek çok ilave bilgi de verilebilmektedir. Dolayısıyla haritalar, salt yeryüzü gösteren çizimler değil bir araştırmanın sonuçlarının toplandığı ve analiz edilerek yorumlandığı bilimsel belgelerdir.
Haritanın başlangıç noktası tıpkı bilgi görselleştirmede olduğu gibi problemin tanımıdır. Karışık görünmekle birlikte buradaki problem, yüzlerce kez karşılaşıldığı için hemen herkesin aşina olduğu Fiziki Türkiye Haritası’nda da bulunmaktadır. Fiziki Türkiye Haritası’nın araştırdığı problem, Türkiye sınırları içerisinde kalan kara parçasının ne tür coğrafi özelliklere sahip olduğu sorusudur. Fiziki Türkiye Haritası, diğer haritalar gibi dünya genelinde ortak kullanılan renk kodlarından ve önceden üzerinde uzlaşılmış sembollerden yararlanarak görselleştirilmektedir. Kitabın 85. Sayfasında Görsel 4.7’de görselleştirildiği gibi yeşil renk ova gibi düzlükleri, açık kahve plato gibi düzlükleri, kahverengi tonları coğrafi şekillerin yerden yüksekliğini (koyulaşma burada yükseklikle eşdeğer kullanılmıştır) ve mavi tonları da su alanlarını göstermektedir. İlk kez görecekler için haritada hangi rengin hangi anlama geldiğini toplu olarak gösteren bir açıklama kısmı (Lejant) bulunmaktadır. Bununla birlikte bu renkler, o bölgenin gerçek dünyadaki renkleri olmayabilir.
Haritaların Görsel Tasarımı
Haritalar tasarlanırken süreç öncelikle bilginin oluşturulması ile başlamaktadır. Daha sonra bu oluşturulan bilgi tasarım yoluyla görselleştirilmektedir.
Form, haritanın başlıca görsel unsurudur denilebilir. Verilen içeriğin nasıl sunulacağını belirler. Eğer coğrafi bir harita yapılıyorsa form coğrafi unsurların görselleştirilmesiyle oluşturulur. Renk, haritalarda ayırt edici olması amacıyla kullanılan çok önemli bir unsurdur. Renksiz bir harita olmaz. Bu konuya ilişkin sayfa 87’deki Görsel 4.9’da verilen Türkiye’deki toprak tiplerinin dağılımının renk kodlarıyla gösterilmesi örnek incelenebilir. Yazı ve daha detaylı kullanımında tipografi de haritanın önemli bir diğer unsurudur. Haritanın vereceği sayısal ya da nitelikli bilgi yazı ve harita amacına uygun hazırlanmış tipografi ile veriler kullanıcıya aktarılabilir. Sembol ve işaretler haritanın önemli bir diğer unsurudur. Özellikli çizgiler de bu kategoriye dahil edilebilir. Sembol ve işaretler ile birbirinin aynısı bilgiler yazıyla ifade edilmeye gerek kalmadan yansıtılabilir. Haritanın içerik yoğunluğuna göre anılan sembol ve işaretlerin anlamları da harita üzerinde bir yerde ayrıca aktarılır.
Bilgi Panoları ve Özellikleri
Bilgi panoları, çerçevesi çizilen ve konumlandırıldığı yere özel olarak hazırlanan tasarım ürünleridir. Taşıdıkları içeriğin sınırları bellidir ve bu içeriğe göre görselleştirilir.
Bilgi panoları fiziksel olarak bir yüzey üzerinde ya da dijital ortamlarda kullanılabilmektedir. Normal şartlarda basılı ortamlarda kullanılan tasarımlar ile internet ortamında kullanılan tasarımlar birbirinden farklı olurlar. Basılı ortamlarda ölçü ve malzeme gibi kararlar kullanım yerine ve işlevine göre verilir. Bir broşür kâğıda çok sayfalı olarak basılırken, internet ortamında yer alacağı zaman aynı yapıda olması gerekmez. Her ne kadar basılı ortam ve internet ortamı konusunda işlev temelli farklılıklar olsa da bilgi panolarında her iki ortamdaki kullanım arasında büyük benzerlikler vardır. Bilgi panoları ya da bilgilendirme içeren tasarımlar ister bir içeriği isterse bir süreci aktarsınlar genel olarak bir akış bağlamında kurgulanırlar. Bu da tasarımın soldan sağa ya da yukardan aşağıya olarak geliştirilmesi sonucunu doğurur. Bu yaklaşım, kompozisyonu oluştururken tasarımcının aşama geliştirebileceği bir yaklaşımdır.
Bilgi Panoları ve İçerik İlişkisi
Bilgi panolarının oluşturulmasında belirleyici unsur taşıyacağı içeriktir. İçerik derken bilgi, görseller ve tablo çizim vb. gibi diğer öğeler de kastedilmektedir. Daha da detaya inmek gerekirse içerik başlık, gövde metin, fotoğraf, illüstrasyon, tablo, şema gibi öğelerden oluşmaktadır.
İçerik sürecin önemli bir parçasıdır. İçerik aşaması tamamlanmadan görselleştirme aşamasına geçilemez. İçeriğin yoğunluğu ve sunum akışı tasarım sürecinde belirleyici olur. İçeriğe bağlı başlıkların öne çıkarılması ve ilk bakışta anlaşılması gerekmektedir. Aynı şekilde içerikte yer alan metinlerin uzun ya da kısa olması da tasarımda dikkat edilmesi gereken bir diğer unsurdur. Uzun metinlerin rahat takip edilmesi için paragraflara bölünmesi, uygun bir yazı karakterinin seçilmesi ve yazı büyüklüklerinin ayarlanması gerekir.
İçeriğin hazırlanması tasarımın genel yaklaşımını belirleyecek önemli bir adımdır. Yazılı ve görsel malzemelerin çokluğu ya da azlığı, anlaşılırlığı gibi pek çok bileşeni bulunmaktadır. Bilgi panolarında içerik, hedeflenen kullanıcının gereksinim duyacağı ve bununla birlikte hazmedebileceği bilgidir.
Bilgi panoları aynı zamanda karmaşık bilginin sadeleştirilerek düzenlendiği ve uygun görsel materyal ile bir araya getirilerek tasarlandığı çalışmalardır. Bilgi panoları kapsamlı bilgi veren bir tür bilgilendirme afişleridir. Bilgi panoları kamu için çalışan iletişim tasarımı çalışmalarıdır. Bulunduğu ortama ilişkin bilgileri herkesin anlayabileceği yalınlıkta izleyiciye sunar. Bireylerin haber alma özgürlüğüne destek olmak gibi önemli bir misyonu vardır.
Bir Sistem Olarak Bilgi Panolar
Bilgi panoları belirli bir sistem dâhilinde tasarlanır. İçerik doğru oluşturulduktan sonra diğer bileşenler yoluyla görsel tasarıma geçilir. Formata yönelik alınacak karar bilgi panolarının tasarımında başlangıç noktası olacaktır. Tasarımın yatay ya da dikey olup olmayacağına, en/boy arasındaki orana, basılı olacaksa ölçülere bu aşamada karar verilecektir. Örneğin dikey format az yer kaplar ama bilgiyi yukarıdan aşağıya doğru verir. Kullanıcıların bu şekilde takip etmeye alışkın olmamaları bilgi panosunu takip edememe ya da yarısından sonra takibi bırakma gibi sonuçlar doğurabilir. Bununla birlikte yatay format okuma yönünü kullandığı için takibi daha kolay olabilmektedir. İnternet ortamında kullanılan bilgi panoları dikey formatı tercih ederler. İnternet tarayıcılarını kullanma alışkanlığı olarak “aşağı doğru kaydırma” davranışıyla son derece uyumludurlar.
Bilgi panoları yalnızca metinden oluşabilir. Uyarı panolarında içerik yalnızca kısa bir metin yer alır, ancak yoğun içerik de yer alabilir. Başlık, bilgi panolarında ana mesajı özetleyen kısa ve öz bir ifadedir. İzleyicilerin bilgi panosunu ilk gördüğünde konudan haberdar olmasını amaçlar. Bu nedenle başlıkların okunabilirliği yüksek olmalı, yazı karakteri doğru seçilmeli ve böylece arzulanan mesajın doğru bir şekilde aktarılması sağlanmalıdır. Başlık yerleştikten sonra alt başlıklar ve gerekiyorsa bir derece daha alt başlıklar kullanılabilir. Bilgi panolarında tasarımın rahat takip edilmesi için yapılması gereken en önemli işlerden bir diğeri de içerik aşamasında toplanan ham metinlerin kısa ve öz metinlere dönüştürülmesidir.
Bilgi panoları içerikle oluşmaya başlar, seçilen formatla çerçevelenir, başlıklarla şekillenir ve en son görseller ile ilgi çekici bir çalışma halini alır. Bilgi panolarında kullanılan görseller metinlerin tamamlayıcısı ve açıklayıcısı olarak görev yaparak verilerin daha etkili bir şekilde anlaşılmasına yardımcı olur. Görsellerin doğru seçimi okuyucunun dikkatini doğru yere odaklamasını sağlar. Bilgi panolarında kullanılan renkler, mesajın vurgulanmasına ve okuyucuların dikkatini çekmesine yardımcı olur. Renklerin doğru bir şekilde kullanılması hem estetik hem de hiyerarşik açıdan konunun daha
anlaşılır olmasını sağlar. Bilgi panolarında yazı ve tipografi, doğru kullanıldığında mesajın etkisini artıracaktır. Yazı kullanımı her zaman kısa ve öz olmalıdır. Başlık, alt başlık ve altı çizili sözcükler gibi hiyerarşik yapılar kullanmak, mesajın anlaşılmasını kolaylaştırır.
Bilgi panolarının ölçüleri değişken olabilmektedir. Dijital ortamda kullanması gerektiğinde yazı boyutunun kullanılacak mecranın piksel temelli yapısına uygun olarak tanımlanması gerekmektedir. Basılı bir ortamda da benzer şekilde çalışmanın duracağı yerdeki mesafelere göre yazının boyutu belirlenmelidir.
Yönlendirme ve İşaretleme Sistemleri ve Özellikleri
Yönlendirme ve işaretleme sistemleri ülkemizde pek çok farklı isimle anılmaktadır. Bu alanda ilk projeleri mimarların üretmiş olmasından dolayıdır ki “mimari yönlendirme” olarak da bilinir. Her ne kadar yönlendirme ve işaretleme tasarımı projeleri ve proje dosyaları mimari proje gibi dursa bile aslında bir iletişim tasarımı projesidir.
Çalışma alanının bir diğer tanımı “sinyalizasyon tasarımı” şeklindedir. Burada da demir yollarında yoğun tren trafiğini denetleyen ve kontrol eden otonom sistemler ile kentlerde kurulu trafik ışıklarının senkronizasyonunu yöneten sistemlerin tarif edilmek istendiği anlaşılmaktadır.
Bu çalışma alanının yapmak istediği, kapalı ya da açık kamusal alanların (binalar, bahçeler, kampüs alanları vb.) insanlar tarafından kolaylıkla kullanılabilmesini sağlamaktır. Bu alan da bağımsız bir tasarım disiplinidir ancak diğer pek çok tasarım disiplinden farklı olarak “varlığı” anlaşılmamakta, “yokluğu” hemen fark edilmektedir.
Yönlendirme ve İşaretleme Tasarımının Tanımı
Dünya üzerinde pek çok tasarımcı açık ve kapalı alanlarda kullanıcıların gidecekleri noktayı bulabilmeleri için yapılan tasarıma yönlendirme ve işaretleme tasarımı demektedir. Yol bulma tasarımı, mekânsal ve grafik iletişimin çok önemli bir yönüdür. Bir ortamın mekânsal organizasyonunu, insan sirkülasyonunu tabelalar ve işaretler aracılığıyla yönlendirmeye yardımcı olacak bir sistem oluşturmayı içerir. Bu alanda tarihin ilk profesyonel yönlendirme ve işaretleme tasarımcısının Henry Beck olduğuna dair ortak bir görüş vardır. Kitabın 98. sayfasında bulunan Görsel 4.18’de Beck’in Londra Metrosu için 1931 yılında hazırladığı metro haritası kalabalıklaşan kentsel yaşama yönelik ciddi anlamda bir yeniliktir. Günümüzde bu haritanın geliştirilerek pek çok ülkedeki metro sistemleri için kullanılıyor olması Beck’in metro yolculuğunun ve insan algısı arasındaki ilişkiyi başarıyla analiz etmiş olmasından ileri gelmektedir.
Bu alandaki bir diğer önemli çalışma Massimo Vignelli’nin New York metrosu için geliştirdiği yönlendirme ve işaretleme sistemidir. Kitabın 98. Sayfasındaki Görsel 4.19’da Orijinali M. Vignelli tarafından hazırlanan New
York metrosundaki bilgi ve yönlendirme panoları da 70’lerden bu yana kullanılmaktadır.
Basite indirgenirse yönlendirme tasarımı, kullanıcıyı varmak istediği hedefe doğru yönlendirmek amaçlı görsel tasarımlar yapar. Yönlendirme çalışmalarında genellikle yön tayin edici oklar kullanılır. İşaretleme ise, okun bittiği yerde duran isimliktir ve işaretleme olarak adlandırılır. Üzerinde ok olan tabelalar dışında giriş yazıları, kapı yazıları, ara haritalar ve listeler vb. tamamı işaretleme tasarımının ilgi alanına girer. Bu nedenle yönlendirme ile işaretleme tasarımı birlikte tasarlanmalı ve uygulanmalıdır.
Bir Sistem Olarak Yönlendirme ve İşaretleme Tasarımı
Yön bulma problemleri, insanların mimari ve grafik iletişimin sağladığı bilgilerle çözmesi gereken bir mekanın yerleşimi ve dolaşım yolları ile tanımlanır.
Yönlendirme tasarımında (wayfinding) ortaya konan görsel tasarım, mekan içerisinde kullanıcıların A noktasından B noktasına ulaşabilmelerini sağlar. Ayrıca kullanıcının çapraz hareket ederek B’den C’ye geçmesini ya da A’dan C’ye devam edebilmesi için gereken tasarım çalışmalarını hazırlar. Tüm bunlar insanların gidecekleri noktayı bulabilmeleri için birer zorunluluktur.
Etkili bir yönlendirme sistemi, yayaları ve araç trafiğini iç ve dış mekânlarda yönlendirir, bilgilendirir ve düzene sokar. Hazırlanan stratejik plana göre tasarım unsurları hazırlanır. Ölçü, renk, tipografi gibi bileşenlerde görsel ve bilişsel ortaklıklar belirlenir ve uygulanır. Yönlendirme tasarımına ait tabela ya da benzeri tasarım ürünlerinin sayıları projelerin büyüklüğüne bağlı olarak binlerce olabilir. Bu nedenle hem planlama hem tasarım hem de uygulama aşamalarının sağlıklı ilerlemesi için bu tasarımlar sistematik olarak hazırlanırlar.
İşaretleme tasarımı (Signage), varılan noktayı gösteren isimlik, bir başka deyişle görsel işarettir. Yönlendirme ve işaretleme tasarımının bir parçası olarak değerlendirilebilecek piktogramlar ve diğer sembol çalışmaları yol bulma stratejisinde kullanılabilir.
İyi Bir Yönlendirme ve İşaretleme Sisteminin Temel Özellikleri
Sistem öncelikle kullanıcılara yön buldurmak için birkaç temel özelliğe sahip olmalıdır. Sistem tasarımına başlangıç noktası konum adları olmalıdır. Yönlendirme panolarında kullanılan isimler ile gidilecek yerlerdeki isimler aynı olmalı, aynı anlayışla yazılmalıdır. Böylece içerik tutarlı bir hâle getirilmelidir.
İyi bir yönlendirme ve işaretleme sisteminin sürdürülebilir olması en önemli özelliklerinden biridir. Zaman içerisinde olacak her türlü gelişmenin projeye adapte edilebilmesi şarttır. Bu gelişmeler hedef noktaların isim değişikliği, yeni hedef noktalarının eklenmesi, zaman içerisinde kullanım ömrünü tamamlayan pano ya da diğer tasarım ürünlerinin aynı standartlarda yenilenebilmesi, sistem dahilinde kullanılan bütün tasarım ürünlerinin yönetilebilmesi gibi pek çok şekilde olabilir. Bu nedenle yapılan tasarımda
tipografi yeni gelecek isimlere uyarlanabilir şekilde tasarlanmalı, malzeme dayanıklı seçilmesi, renk kodları evrensel kataloglardan seçilmeli, pano ya da diğer tasarım ürünlerinin mekân üzerindeki yerleri kodlarıyla birlikte belirtilmelidir.
Sistemin bir diğer temel özelliği de verimli olması gerektiğidir. Tasarımdan üretime giden yolda optimum harcama kararları alınmalıdır.
İyi bir sistem ISO, ADA, TÜV, TSE gibi evrensel kılavuzlara ve kurallara göre hazırlanmalı, daha önce tamamlanmış projelerin deneyiminden beslenmeli, akıllı teknolojilere, gelecekteki sistemlere uyum sağlama potansiyeline sahip olmalıdır.
Yönlendirme ve İşaretleme Tasarımında Tasarımdan Sonraki Süreç
Üretim aşaması bütün tasarım sürecinde dikkate alınması gereken bir unsurdur. Grafik tasarım ürününün aksine yönlendirme ve işaretleme sistemi tasarımında üretim aşaması, tasarımın hayata geçirilmesinde kritik bir adımdır. Bu aşamada tasarım, kâğıt üzerindeki bir konseptten çevreye yerleştirilen somut bir ürüne dönüşmektedir. İmalat aşamasındaki ilk adım uygun malzemeleri seçmektir. Bu, tabelanın kurulacağı ortama, tabelanın beklenen kullanım ömrüne ve tasarımın estetik gerekliliklerine bağlı olacaktır. Seçilen malzeme, kurulacağı ortama göre dayanıklı, kolay çalışılabilir, çevreye zararlı olmamalıdır. Süreç bilgisayar ekranında başlayıp açık ya da kapalı bir alanda sonlanacağı için seçilen malzeme, renk ve boyut tercihlerinden üretime başlanmadan önce emin olmak gerekmektedir. Tasarımcı prototip ile tasarım kararlarını test edebilir ve üretime geçmeden önce gerekli ayarlamaları yapabilir. Prototip onayından sonra üretime geçilebilir. Üretim süreci ürün sayısına, üründeki detaylara ve üreticinin kapasitesine bağlı olarak kısa ya da çok uzun sürebilir. Üretimde geçen sürenin projenin toplam uygulama süresine etkisi önceden hesaplanmalıdır. Bir sonraki aşama üretim aşamasında kritik bir adım kalite kontrol aşamasıdır. Tasarımcı, gerekli kalite standartlarının karşılandığından emin olmak için üretici ile yakın çalışmalıdır. Bu, görsel incelemeler yapmayı, tabelaları çevrede test etmeyi veya diğer kalite kontrol tekniklerini kullanmayı içerebilir. En son aşamada kurulum ya da montaj aşamasına geçilir ve bu aşamada üretim kadar önemlidir. Genellikle montajı üreticilere yaptırmak sonradan kalite sorunları çıkmaması adına avantajlı olur.
Yönlendirme ve İşaretleme Sistemlerinin Kullanıldığı Alanlar
Yönlendirme ve işaretleme tasarımı, bulunduğu mekanlara göre ayrıştırılarak daha iyi incelenebilir:
Kamusal Binalarda Kullanım
Gerek toplam alan genişliği gerek mekân ve amaç çeşitliliği, gerekse kullanıcı özellikleri bakımından hastane gibi kamusal binalar yönlendirme ve işaretleme tasarımı uygulamaları için eşsiz alanlardır.
Ulaştırma Alanında Kullanımı
Günümüz dünyasında insanlar, turizm, iş, taşınma, eğitim, görev ya da ziyaret gibi pek çok gerekçeyle sık sık bir yerden bir başka yere hızla hareket etmektedir. Farklı uluslardan farklı dilleri konuşan insanların hızla hedefledikleri noktalara ulaşmaları ve gerekli prosedürleri yerine getirebilmeleri bu alanda çalışan tasarımcıların çözümlemesi gereken problemlerden biri olmuştur.
Sosyal ve Kültürel Alanlarda Kullanımı
Müzelerden, hayvanat bahçelerine ve kültür sanat merkezlerine kadar geniş bir yelpazeye sahip mekanlar, artan ziyaretçi kitlesi karşısında kapalı ya da açık tüm mekanlarındaki yay trafiğini düzenlemek için yönlendirme ve işaretleme tasarımından yararlanmaktadırlar
Kent Merkezlerinde Kullanımı
Kent içinde yapılan yönlendirme ve işaretleme tasarımı, belirli bir plan dahilinde kullanıcıyı bir noktadan diğer bir noktaya ya da merkeze yönlendirme amacı taşımaktadır.
Kurumsal Kimlik Tasarımı ile Yönlendirme ve İşaretleme Tasarımı
Kurumsal kimlik projelerinin güvenilirlik, inandırıcılık ve duruş bakımından kurum algısına katkısı, günümüzde yönlendirme ve işaretleme tasarımıyla pekiştirilmektedir.
Yönlendirme ve İşaretleme Tasarımında Stratejik Planlama
Stratejik planlama, herhangi bir tasarım sürecinin temel bir bileşenidir ve özellikle yönlendirme ve işaretleme tasarımında kritiktir. İyi tasarlanmış bir sistem ile insanların ve nesnelerin belirli bir ortamda güvenli ve verimli bir şekilde hareket etmesi sağlanabilir. Bununla birlikte kötü tasarlanmış bir sistem karışıklığa, gecikmelere ve hatta kazalara neden olabilir. Bu nedenle stratejik planlama bu alanda çok önemlidir.
Stratejik planlama, bu tasarım sisteminin uygulanacağı ortamın kapsamlı bir analizini içerir. Buna potansiyel tehlikelerin belirlenmesi, trafik akışının anlaşılması ve son kullanıcıların ihtiyaçlarının değerlendirilmesi dahildir. Senaryolar bazında yapılan analiz ve devamında gelen adımlar düşünüldükten tamamlandıktan sonra, stratejik planlayıcı rehberlik ve sinyalizasyon sistemi için bir plan geliştirmeye başlayabilir. Bu plan, sistemin kendisinin fiziksel olarak parçalarını içerdiği gibi gerekli eğitim ve hatta sürdürülebilir eğitim materyallerini de içermelidir (4.30 planlama). Ayrıca sistemin son kullanıcıların ihtiyaçlarını karşıladığından ve kullanımının kolay olduğuna dair geri bildirimler de toplanabilir. Bu nedenle yönlendirme ve işaretleme tasarımında stratejik planlama esastır. Tasarımcıların, son kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayan etkili, verimli ve güvenli sistemler oluşturmasına olanak tanır. Tasarıma stratejik bir yaklaşım benimseyen tasarımcılar, projelerinin başarısını ve onları kullananların güvenliğini sağlamaya yardımcı olabilir.