AÖF Soru Bankası

Görsel Sistem TasarımlarıÜnite 3 Özeti

Grid Sistemi ve Sayfa Tasarımı

GİT305U-GÖRSEL SİSTEM TASARIMLARI

Ünite 3: Grid Sistemi ve Sayfa Tasarımı

Giriş

İnsanlık tarihinde yazılı ve görsel medya arasındaki bağlantı inanılmaz derecede yenidir. Kültürlerin değişmez yapı taşları olan kitaplar bu gelişim sürecinde önemli rol oynamıştır. Kitapların çoğaltımında mihenk taşı olarak kabul edilen matbaa, 1450’lerde Alman Johannes Gutenberg tarafından icat edilmiştir. Bu yeni baskı sisteminde kullanılan metal harf kalıplarının dayanıklılığı kitap baskılarının hem miktarını hem de kalitesini çok daha iyi bir hâle gelmiştir. Bu gelişme sayfa tasarımının önemi daha da arttırmıştır. Grafik tasarımcı her zaman mesajı kavramsallaştıran ve bu kavramları yazılı ve görsel bileşenlerle birleştirerek ona yeni bir bakış açısı kazandıran kişi olmuştur. Grafik tasarımcılar, matbaa teknolojisinin gelişimi ve 1980’lerde Adobe Şirketi tarafından icat edilen ve bir görüntü işlem biçimi olan Postscript dili sayesinde artık tipografik elemanları ve piksel tabanlı grafikleri çeşitli masaüstü yayıncılık yazılımları kullanarak bir araya getirip çok hızlı bir biçimde sonuç alabilmektedir. Ancak sıklıkla yanlış anlaşıldığı üzere sayfa tasarımı, bir sayfadaki tipografi ve görüntüleri birleştirmek için yazılım kullanmaktan daha fazlasını içermektedir. Sayfa tasarımına düzen getirmek ve okuyucunun zihninde bir devamlılık hissi yaratmak için kullanılan grid, bu aşamada tasarımcılara sayfa üzerinde kullanacakları temel tasarım elemanlarını nasıl organize etmeleri gerektiği konusunda yol gösterici bir tasarım sistemi olarak kullanılmaktadır.

Grid Sisteminin Temelleri

Altın Oran

Tarih boyunca birçok medeniyet özellikle mimari yapılarını oluştururken, bu oranlanmaya dayanarak matematik ve form arasında ilişki kurmaya çalışmışlardır. Yunan ve diğer Ege medeniyetlerinin ortaya çıkmasıyla bu form anlayışından daha çok bahsedilmeye başlanmıştır. İsa’dan önce 5. yüzyılda Yunanlı mimarlar, bu form anlayışını dayandırdıkları oran ve orantının temel kuralları üzerine çalışmışlardır. Sonradan bu kurallar Atina’da bulunan ünlü Parthenon Tapınağı’nın ölçülerinin dayandırıldığı “Altın Oran” olarak adlandırılmıştır.

Altın oran, o zamandan günümüze mimari, sanat ve tasarım dalında ve özellikle de grafik tasarımda önemli bir rol oynamıştır. Altın oranın grafik tasarım alanında kullanımı özellikle sayfa tasarımında grid sistemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Paul Klee’nin resimlerinde, grid sistemi izleyicide bir dama tahtası hissi yaratan, açık ve koyu lekelerin ritmik yapılarından oluşan, dengeli, renkli kompozisyonlar şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Paul Klee, grid sistemini renk ilişkilerinin karmaşıklığına bir düzen getirmek amacıyla kullanmış ve bu sayede renkler arasında ince geçişleri olan canlı kompozisyonlar elde etmiştir.

Grid sistemini çalışmalarında temel unsur olarak kullanan bir başka ressam da Piet Mondrian’dır. Mondrian’a göre yatay ve dikey çizgilerden oluşan grid desenli bir kompozisyon, dünyanın evrensel uyumunu temsil edebilir.

Modüler Sistem

Mimari alanına gelindiğinde ise grid sistemini en etkili biçimde kullanan isimlerin başında hiç kuşkusuz İsviçreli mimar Le Corbusier gelmektedir. Le Corbusier, altın oranı 1946 senesinde kendi tanımladığı “Modüler (Modulor)” tasarım sistemine uyarlamıştır. Bu tasarım sisteminin en büyük özelliği altın oran ile insan figürünün oranı ve boyutları arasında bir ilişki kurmasıdır. Kitabın 53. Sayfasında bulunan Görsel 3.8’de gösterildiği üzere, Le Corbusier’in “Modüler (Modulor)” sistemi kısaca 1.83 mt uzunluğundaki bir insan figürünün dört ana noktasına dayanmaktadır. Kasıklarla göbek deliği arası, başın tepesi ile yukarıya kaldırılmış elin en uç noktası. Ayak tabanından sağ el bileğine kadar olan nokta. Bütün bu noktaların birbirlerine oranlarının ölçülebilir olduğunu ortaya çıkaran Le Corbusier, mimari ve endüstriyel tasarımlarını işte bu oranlara dayandırmaktadır. Le Corbusier “modüler” sistemini patentlemiştir. Le Corbusier, aynı zamanda tasarımın boşlukta başladığını ve dışarıya doğru gelişerek devam ettiğinin farkına varmıştır.

Grid sistemi, ilk kez kullanan tasarımcılar tarafından genellikle kısıtlayıcı bir sistem olarak yanlış algılansa da aslında tasarımcıya çoklu, değişken ve aynı zamanda birbirlerini takip eden kompozisyonlar tasarlama imkânı sunar. Özellikle birden fazla parçadan oluşan tasarım ürünlerinde tasarıma düzen getirmede yardımcı olur. Grid sayesinde birbiriyle görsel açıdan ilişkili görünen, aynı tasarım diline sahip ancak farklı kompozisyonlarda birden fazla tasarım yaratmak mümkündür. Diğer bir deyişle grid, her bir tasarımın aynı serinin parçası gibi algılanmasını sağlar. Bu devamlılık sağlayıcı avantajı sayesinde tasarımcıya ardışık tasarımlar yaratma olanağı sunar. Bu yüzden grid oldukça işlevsel bir kompozisyon sistemidir.

Grid’in Anatomisi

Altın oran ve modüler gibi gridin temelini oluşturan sistemler grafik tasarımcılara uyumlu ve orantılı kompozisyon olanakları oluşturmaları için ilham verebilir. Şöyle ki: sayfa tasarımında birden fazla tasarım elemanı bir araya getirildiği zaman, bir orantı sorunu ile karşılaşılır. Tasarım yüzeyinin eni ile boyu, görsel unsurların büyüklükleri ve tüm bunlar bir araya getirildiklerinde görsel olarak orantıya dayalı ilişkiler söz konusudur. Bu orantı sayfa tasarımında önemlidir çünkü bu ilişki algıyı ve görsel iletişimi doğrudan etkiler. Grid sistemi bu orantıya dayalı ilişkileri organize etmede yardımcı olur.

Grid, bir tasarımdaki ögelerin yerleştirilmesi için rehber görevi görür. Ne kadar basit veya karmaşık olursa olsun grid, her biri belirli bir işlevi yerine getiren bazı temel parçalardan oluşur.

Kenar Boşlukları

Sayfanın iç çevresinde bulunan ve gridin dışında kalan negatif boşluklardır. Yazı alanı her zaman bir negatif alan ile çevrilidir. Her şeyden önce, bunun teknik sebepleri vardır: Sayfaların kenarlarında kesilmesi için 1 ile 3 mm arasında ve genellikle 5 mm’ye varan kesim payı bırakmak


gerekir. İyi orantılı bir kenar boşluğu, okuyucunun gözünü rahatlatır ve estetik kalitesini arttırarak okuma zevkini büyük ölçüde artırabilir.

Sütunlar

Gridin iç alanında dikey rehber çizgileri arasında genellikle ana metin yazısının yerleştirildiği alanlardır. Sütun genişliği yalnızca bir tasarım ya da biçim sorunu değildir, okunabilirlik de aynı derecede önemlidir. Okuyucu, bir metni kolay ve rahat bir şekilde okuyabilmelidir. Bu, yazının büyüklüğüne, satırın uzunluğuna ve sütun genişliğine ve sütun arası boşluğa önemli ölçüde bağlıdır.

Genelgeçer bir grafik tasarım kuralına göre, optimum bir satır uzunluğu 7-10 kelime olmalıdır. Bu kurala göre satırın uzunluğu kolayca hesaplanabilir. Sütun arasındaki boşluk arttıkça satırdaki karakter sayısı buna ters orantılı olarak azalmakta, yine bu boşluk azaldıkça bir satırdaki karakter sayısı artmaktadır.

Sütun Arası Boşluklar

Kitabın 58. Sayfasında Görsel 3.14’de gösterdiği gibi, Sütunları birbirinden ayıran boş alanlardır. Dikey grid çizgileri arasında bulunan sütunları birbirinden ayırt etmek için kullanılmaktadırlar.

Modüller

Kitabın 58. Sayfasında Görsel 3.15’te gösterdiği gibi, grid içerisinde dikey ve yatay çizgiler arasında oluşan birbirlerinden ayrı alan birimleridir. Bu modül birimleri tekrarlandığında, sütunları ve satırları oluştururlar.

Yatay Çizgiler

Kitabın 59. Sayfasında Görsel 3.16’da gösterdiği gibi, Gridin modüllerini paralel olarak ayıran yatay çizgilerdir. Okuyucunun sayfa tasarımının içeriğini takip etmesine yardımcı olurlar. Sütunların nerede başlamaları gerektiğini, resim alanlarının nerede bitmesi gerektiği gibi konularda tasarımcıya yol gösterici rehber çizgilerdir.

Grid Türleri

Çoklu sayfa tasarımının tarihi, Orta Çağ el yazmalarına kadar uzanır. O zamanlarda sayfa düzenlemelerinde kullanılan grid sistemleri çoğunlukla aynı ve simetriktir. 20. yüzyıla gelindiğinde ise grafik tasarım alanının popülaritesinin artmasıyla çoklu sayfa tasarımında kullanılan grid sistemlerinin de esnekliği ve çeşitliliği çoğaldı. Asimetri kavramı, yenilikçi tasarımcılar tarafından tercih edildi ve bu da sayfa tasarımının çekiciliğini önemli ölçüde arttırdı.

Çok sayfalı bir ürün tasarlamak, uzun bir geçmişi olan her şey gibi, çeşitli temellere dayanır. Bu bağlamda çok sayfalı tasarımlarda kullanılan üç temel grid sisteminden söz edilebilir. Ancak grid sistemleri kullanım ihtiyacına göre değişken olduğu için bu türleri çoğaltmak ya da farklı şekilde sınıflandırmak da mümkündür.

Simetrik Grid

Çoklu sayfa tasarımlarında, kitabın 61. sayfasında Görsel 3.18’de gösterildiği gibi, grid çizgi yerleşimlerinin dikey alanlarda sütunlar oluşturacak bir biçimde ve karşılıklı sayfalarda birbirinin ayna yansımaları şeklinde düzenlendiği bir grid sistemidir. Çoklu sayfa tasarımında genellikle karşılıklı sayfalarda simetrik grid sistemi kullanılmaktadır. Bunun sebebi, yazı alanını okutur alanlara bölmektir. Sayfa tasarım elemanlarını simetrik gridi üzerinde farklı pozisyonlarda, büyüklüklerde, renklerde ve öncelik sırasında yerleştirerek asimetrik sayfa düzenleri elde edilebilir.

Başlıklar, alt başlıklar, sayfa numaraları, ana metin, kesit yazılar, resimler, resim altı yazıları gibi tasarım elemanı içeren çoklu sayfa tasarımları, simetrik bir grid için iyi bir adaydır. Bunlar genellikle tek ya da çift sütunlu en basit grid yapılarıdır.

Asimetrik Grid

Kitabın 61. sayfasında Görsel 3.20’de gösterildiği gibi, Çoklu sayfa tasarımlarında, karşılıklı sayfalardaki grid çizgi yerleşimlerinin birbirinden farklı kullanıldığı sayfa düzenleme biçimidir. Asimetrik grid sisteminde, simetrik gridden farklı olarak sayfalar birbirini yansıması değil, kopyası olabilir. Diyagramlar, resimler, kenar çubukları vb. gibi daha karmaşık bilgiler içeren çoklu sayfa tasarımlarında tercih edilmektedir. Bu sistemde ana metin, resimler, başlıklar, alt başlıklar vb. sayfadan sayfaya aynı yere yerleştirilir. Bu da okuyucunun içeriği daha kolay takip etmesine yardımcı olur.

Modüler Grid

Kitabın 63. sayfasında Görsel 3.21’de gösterildiği gibi, modüler grid, sayfa tasarımında kullanılan elemanları, sayfa üzerinde tutarlı bir şekilde düzenlemek için kullanılan ve sayfa tasarım alanında ayrı ayrı kullanılabilen alanlardan oluşan bir çerçevedir. Sayfa tasarımını dikey ve yatay olarak farklı alanlara bölen ve birden çok sütundan oluşan bir grid sistemidir. Modül sayısının az ya da çok olması bir tasarım tercihi olmakla beraber, modül sayısının artması tasarımcıya daha fazla esneklik ve kontrol sağlamaktadır.

Sayfa Tasarımında Kullanılan Temel Tasarım Elemanları

Grid sistemi, aşağıdaki temel sayfa tasarım elemanları başta olmak üzere tasarımcının sayfa üzerinde kullandığı bütün görsel unsurları düzenlemek için kullanılır. Tasarımcının ve sayfa editörünün tercihine göre bu elemanlar artıp azalabilir.

• Başlık (2. düzey başlık): Başlık, ana metin yazısının ismidir. Yazının başlığından konusu hakkında bilgi sahibi olunabilir. • Alt Başlık (3. düzey başlık): Ana metnin okuturluğunu arttırmak, onu daha özenli ve anlaşılır olmasını sağlamak için kullanılan ara başlıklardır.


• Ana Metin (4. düzey başlık): Biçim, anlatım ve noktalama özelliklerini taşıyan bir mesaj ve anlam içeren yazılardır. Ana metin, düzeylerde iletişim kurmak için bir cümle akışı kullanan bir anlatım ve anlaşma aracıdır. İçerik, cümlelerden paragraflara uzanan bileşenler kullanılarak oluşturulur. • Sayfa Numarası (5. düzey başlık): Çoklu sayfa tasarımlarında okuyucunun hangi sayfada olduğunu anlaması için kullanılan numaralardır. • Resim Altı Yazısı (6. düzey başlık): Sayfa tasarımında kullanılan resim, fotoğraf, illüstrasyon gibi görseller hakkında açıklayıcı bilgi içeren bir iki cümlelik kısa açıklayıcı yazılardır. • Resim, Fotoğraf, İllüstrasyon vb. (7. düzey başlık): Ana metnin içeriğinin okuyucu tarafından daha iyi anlaşılması ve yazının içeriğini destekleyen görsellerdir.

Bu ve bunun gibi tasarım elemanlarını içeren çoklu sayfa tasarımları iki ya da daha çok sütunlu grid sistemleri ile etkili bir biçimde düzenlenebilir.

Temel Sayfa Tasarım İlkeleri ve Grid

Sayfa tasarımı, temel sayfa tasarım elemanlarının birbirleriyle uyumlu bir kompozisyon içinde organize edilmesini ifade eder. Bu unsurlar arasındaki uyum sayfa tasarımının bir bütün olarak algılanmasını sağlar. Kitap, katalog, dergi, broşür ve benzeri çoklu sayfa tasarımlarında bu uyum ve bütünlük algısı önemlidir. Bunun sebebi ardışık sayfaların birbiriyle ilişkili görünmeleri ve izleyicide devamlılık hissi yaratma gerekliliğidir. Devamlılığın amacı, sayfa tasarım elemanlarının belli bir öncelik sırası ile grid üzerinde düzenlenerek her bir sayfanın bir bütünün parçası gibi görünmesini sağlamaktır. Devamlılık, grid sisteminin en önemli amaçlarından birisidir.

Grid sistemini etkili kullanmak için aynı zamanda sayfa tasarım ilkelerinin de farkında olmak gereklidir. Grid sistemi, sayfa tasarımı üzerindeki tasarım elemanlarının uyumlu bir kompozisyon içinde düzenlenerek bir bütün olarak algılanmasını ve izleyicide devamlılık hissi yaratması için kullanılır. Bütünlük, uyum ve devamlılık gibi tasarım kaygıları, zıtlık, tekrar, hizalama ve yakınlık ilkeleri ile elde edilebilir. Sayfa tasarımının temel kaygılarından ve amaçlarından olan bütünlük, uyum ve devamlılığın sağlanmasında aşağıdaki ilkelere dikkat edilmesi yardımcı olacaktır.

Zıtlık (Kontrast)

Zıtlığın arkasındaki temel fikir, sayfa üzerinde kullanılan tasarım elemanlarının benzer görünmelerinden kaçınmaktır. Zıtlık; renk, tipografik elemanlar, büyüklük, çizgi kalınlığı, şekil, negatif alan gibi unsurların tasarım yoluyla birbirlerinden oldukça farklı görünmelerini sağlamaktır. Zıtlık, sayfa tasarımında görsel ilgi yaratmanın en etkili yollarından biridir. Okuyucunun ilgisini sayfa üzerinde belli bir noktaya yöneltir.

Hatırlanması gereken önemli bir kural, zıtlığın etkili olması için cesurca kullanılması gerektiğidir. Zıtlık ilkesinden, iki ögenin birbirinden az değil çok farklı olduğunda bahsetmek mümkündür.

Tekrar

Sayfa üzerinde ya da ardışık sayfalarda görsel elemanların tekrar edilerek okuyucunun algısında bir devamlılık hissi yaratmak için kullanılır. Renkler, şekiller, dokular, boşluk ilişkileri, çizgi kalınlıkları, tipografik elemanlar, büyüklükler vb. tekrar edilerek sayfa tasarımına düzen getirilebilir ve bütünlük kuvvetlendirilebilir. Tekrar ilkesi, sayfa tasarımında kullanılan bazı elemanların bir sayfa ya da ardışık sayfalar boyunca tekrarlanmasını ifade etmektedir. Tekrar ilkesi bilgiyi organize etmede ve okuyucuda devamlılık hissi uyandırmada önemlidir. Tekrar ilkesi göze çarpmayan bilgi gruplarını sayfa üzerinde birbirine bağlayan ve sayfa tasarımında “tutarlılık” yaratan görsel bir anahtardır.

Çoklu sayfa tasarım süreci boyunca çeşitli görsel ögelerin tekrar edilmesi, bilgi gruplarını birbirine bağlayarak onları birleştirir ve tasarıma bir düzen getirir. Tekrar, tek sayfalık tasarımlarda bilgiyi organize etmede oldukça kullanışlıdır ve çoklu sayfa tasarımlarında da tutarlılık sağlaması açısından kritik bir öneme sahiptir.

Hizalama

Sayfa üzerinde kullanılan tasarım elemanları birbirleri ile görsel olarak ilişki içinde olmalıdır. Bunu sağlamanın en kolay yolu da bu elemanları grid çizgilerini kullanarak birbirlerine hizalamaktır. Hizalama; sayfa tasarımının temiz, derli toplu, organize edilmiş görünmesini sağlar. Hizalama ilkesi, sayfa tasarımı üzerindeki hiçbir elemanın keyfi olarak yerleştirilmemesi gerektiğini ifade eder. Her bir tasarım elemanının sayfa üzerindeki başka bir eleman ile görsel bir bağlantısı olmalıdır ki okuyucu bunları bir bütünün parçaları olarak algılayabilsin. Tasarım elemanları sayfa üzerinde grid yardımıyla birbirlerine hizalandığında, birbirleriyle ilişkili ve tutarlı bir sayfa tasarımı oluşturulabilir. Hizalanmış bu tasarım elemanları, aralarındaki boşluğa rağmen okuyucu tarafından birbirlerine görünmez bir grid çizgisi ile bağlanır ve bir bütünün parçaları olarak algılanmaları kolaylaşır.

Yakınlık

Birbirleri ile ilgili tasarım elemanları birbirlerine yakın olarak gruplanmalıdır. Bu gruplama, sayfa üzerinde kullanılan tasarım elemanlarının ayrı ayrı parçalar yerine bir bütün olarak algılanmalarını sağlar. Yakınlık ilişkisi bilgiyi organize etmeye, okuyucunun bu elemanlar arasında mantıksal bir ilişki kurmasına yarar. Yakınlık ilkesi, birbirleri ile alakalı tasarım elemanlarını bir arada gruplandırılmasını ve bunların fiziksel olarak birbirine yakınlaştırılmasını ifade eder. Diğer bir deyişle, birbiriyle ilgisi olmayan tasarım elemanları veya bilgi grupları birbirlerine yakın kullanılmamalıdır.

Yakınlık prensibinin temel amacı bilgiyi organize ederek tasarıma düzen getirmektir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında