GİT302U-DİJİTAL VİDEO KURGU VE EFEKT
Ünite 3: Kurgu Kuralları ve Teknikleri
Giriş
Kurgu, sinema ya da televizyon için üretilen bir yapıtın üretiminin son aşamasıdır. Bu süreç tıpkı yapım/çekim öncesi (pre-production) ve yapım/çekim (production) süreçlerinde olduğu gibi birçok teknik ve kuralla doludur. Bu teknikler ve kurallar ise yaratıcılığı tetikleyen önemli kaynaklardır. Bu sürecin önemli aktörlerinden biri olan kurgucu, bu sınırsız olanaklar dahilinde çekimleri birer birer bir araya getirerek bir anlam inşa eder. Ancak bu süreçte yaratıcı olabilmenin ön koşulu, bu tekniklerin ve kuralların çok iyi şekilde öğrenilmiş olmasıdır. Kurgu sürecindeki bu teknikleri ve kuralları yalnızca kurgucunun bilmesi yeterli değil. İyi bir yönetmen, görüntü yönetmeni hatta kameraman olabilmek için en azından temel kurgu bilgisine sahip olmak gerekir. Bu donanımdan yoksun olan bir yönetmen, görüntü yönetmeni ya da kameraman, kurguda bile telafisi mümkün olmayan hatalara imza atabilirler. Bu nedenden dolayı kurgu bilgisinin yalnızca kurgu süreci ve kurgucu ile sınırlı olmadığı unutulmamalıdır.
Kurgu Teknikleri
Bir anlatıya dayalı (yani bir öykü anlatan) yapımlar üç aşamada kurgulanır: Birincisi senaryo yazım sürecinde gerçekleştirilen kurgu (öykünün nasıl senaryolaştırıldığı), ikincisi yapım/çekim sürecinde (production) gerçekleştirilen kurgu, üçüncüsü de yapım/çekim sonrası (post-production) süreçte gerçekleştirilen kurgudur. yi bir kurgucunun bahsedilen bu üç aşamadaki kurgu türüne hâkim olması, onu bir kurgu teknisyeninden, bir kurgu sanatçısına dönüştürebilir. Çünkü kurgu, teknik bir süreç olmanın ötesinde yaratıcılığa da olanak sağlayan bir alandır. Dahası yönetmen ve kurgucu arasında sağlıklı bir iletişimin kurulması ve yapılan işin başarıya ulaşması, kurgucunun bu tekniklere ve kavramlara olan aşinalığı ile mümkündür.
Plan (Çekim)
Bir kameranın kayda girip kayıttan çıkması süresince kaydettiği görüntüye plan ya da çekim adı verilir. Türkçeye Fransızcadan geçen plan kelimesinin İngilizcesi shot’tır. Filmin amacına bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte bir çekimin uzunluğu yaklaşık birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar değişebilir. Çekim (plan), bitmiş bir filmin en küçük birimidir. Bu nedenle kurgu sürecinde tek tek çekimler üzerinden işlem yapılır. Çekimler bir araya getirilerek sahneler oluşturulur.
Sahne
Bir filmin aynı zaman ve aynı mekânda geçen çekimler dizisine sahne adı verilir. Sahne, farklı açılardan tek bir yerde ve süreklilik halindeki bir zaman diliminde çekilmiş planlar (sahneler) bütünüdür. Örneğin, yemek sahnesi, ders çalışma sahnesi gibi. Bir filmin bir sahnesi çekilirken bu sahnedeki zaman değişirse sahne de değişmiş olur. Benzer şekilde mekân değişirse yine sahne değişmiş demektir. Kısaca bir sahnede zaman ve/veya mekân (birlikte ya da ayrı ayrı) değişirse bu artık farklı bir
sahnedir. Zaman ve mekân birliğine dayalı olan sahneler bir araya getirilerek bu kez sekanslar oluşturulur.
Sekans
Sekans, genellikle birçok farklı mekânda ve farklı zamanda çekilmiş olan sahneler bütünüdür. Sekansın temel özelliği bir anlam birliğine ve bütünlüğüne sahip olmasıdır. Olaylar ya da gelişmeler farklı zaman ve mekânlarda (yani farklı sahnelerde) meydana gelirler. Buna karşın, bu olaylar ya da gelişmeler kendi içinde bir konu inşa ettikleri için birbiriyle ilişkilidirler. Bir film genellikle birçok sekanstan oluşur. Örneğin bir arkadaş grubunun bir banka soygununu konu alan bir film düşünelim. Filmin ilk çeyreğinde soygunun nasıl planlandığını görürüz. İkinci çeyrekte banka soygunun gerçekleşmesini, üçüncü çeyrekte polisle yaşanan kovalamacayı ve son çeyrekte bu soyguncuların teker teker polis tarafından yakalanmaları gösterilir. Filmi meydana getiren bu dört ayrı bölümün her biri kabaca birer sekanstır (bir filmde çok daha fazla sekans olabilir); planlama sekansı, soygun sekansı, kovalamaca sekansı ve yakalanma sekansı. Her bir sekans filmde ayrı bir anlam birliğine sahiptir. Bu sekanslar, birçok sahneden ve bu sahnelerden çok daha fazla sayıda plandan meydana gelir. Sekanslar bir romandaki bölümlere benzer niteliktedir.
Sıçramalı Kesme Tekniği (Jump Cut)
Atlamalı kesme olarak da bilinen bu teknik, zaman ve mekân bütünlüğüne sahip olan bir planın (çekim) içinden bir bölümün kesilerek aradan çıkarılmasıyla oluşturulur. Bu durum hareket, zaman ve uzamdaki sürekliliği bozar ve ileri doğru sıçramayı beraberinde getirir. Sıçramalı kesmenin bu kullanımlarına sinema filmlerindeki en iyi örnek Jean-Luc Godard’ın Serseri Aşıklar (À Bout De Souffle, 1959) filminde karşımıza çıkar. Bu teknik, sinema ve televizyon yapımları dışında günümüzde özellikle YouTube gibi dijital platformlardaki içerik sağlayıcılar tarafından yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.
Ani Pan Tekniği (Whip Pan/Flash Pan/Swish Pan)
Kameranın çok hızlı bir şekilde sağa ya da sola doğru pan (çevrinme) yaparak farklı sahnelerdeki iki konuyu (canlı ya da nesne) birbirine bağlamasına ani pan adı verilir. Bir çekimden diğerine geçiş için çok kullanışlı ve görsel olarak ilgi çekici bir tekniktir. Bu teknikte kamera, çekimin sonunda hızlı bir şekilde örneğin sağa pan yapar. Pan hareketi hızlı yapıldığı için çekimin sonunda görüntü bulanıklaşır. Bir sonraki sahnede sağa pan hareketi bu kez çekimin başında yapılır ve o sahnedeki ilgili konuda sabitlenir. Bu sahnedeki bulanıklık ise çekimin başında oluşur. Ardından bu iki çekimdeki bulanık görüntüler kurgu sürecinde birleştirilerek etkili bir geçiş elde edilir. Bu teknikte önemli olan nokta, her iki çekimde pan hareketlerinin mümkün olduğunca eşit hızlarda yapılması gerektiğidir.
Montaj-Sekans Tekniği
Kendi içinde anlam bakımından bir bütünlüğü bulunan bir sürecin ya da sekansın, farklı zaman ve mekânlarda geçen
kısımlarının kurgulanarak özet halinde gösterilmesine montaj-sekans adı verilir. Montaj-sekans, zamanın geçişini ve/veya belli bir olayın aşamalarını anlatmak için kullanılan bir tekniktir. Bir filmde detaylı bir şekilde gösterilmesi gerekmeyen ama olmaması da eksikliğe yol açacak olan sahneler hızlı kesmelerle arka arkaya gösterilir. Montaj-sekanslar, filmin olaylar dizisinin bozulmadan ilerlemesi sağlar, aynı zamanda akışı hızlandırır: Bir gün 30 saniyeye sığdırılabilirken; bir dakika içinde birçok farklı mekân gösterilebilir. Montaj- sekans sahnelerine genellikle bir müzik, bir anlatıcı ses ya da sesli bir efekt eşlik eder. Örneğin Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü (The Lord of the Rings: The Return of the King, 2003) filminin başında, henüz Gollum’a dönüşmemiş olan Smeagol adlı karakterin yüzüğü bulduktan sonra geçirdiği dönüşüm montaj-sekans tekniği ile gösterilir.
Kısa Kesme Tekniği (Fast Cutting/Short Cutting/Flashes/Quick Cutting)
Hızlı kesme olarak da adlandırılan bu kurgu tekniği, kısa süreli çekimlerin arka arkaya sıralanmasını ifade eder. Benzerlik veya karşıtlık içeren çekimlerin birbiri ardına kısa kesme tekniği ile sıralanması, yükselen heyecanı ya da yaklaşan kaosu imâ eder. İzleyicinin dikkatini çeken ve izleyiciyi duygusal olarak yönlendirmeyi mümkün kılan bu teknik, aynı zamanda kısa bir süre içinde çok fazla bilgi de aktarır. Sovyet sinema yönetmeni ve kuramcısı Sergei Mihailoviç Eisenstein, çarpıcı kurgu olarak kavramsallaştırdığı bu tekniği, “kısa-yakın” çekimlerin izleyicilerde şok etkisi yaratacak biçimde kurgulanması olarak tanımlar. Kısa kesme tekniği için verilebilecek en iyi örnek, Alfred Hitchcock’un Psycho (1960) adlı filmindeki banyo sahnesidir.
Parça (Subliminal Cut)
Parça, bir planın (çekimin) arasına bir ya da birkaç karelik görüntünün yerleştirilmesiyle oluşturulan bir tekniktir. Bu tekniğin sinemadaki en etkili kullanımı 1999 yılında gösterime giren David Fincher’ın Dövüş Kulübü (Fight Club) adlı filmde kendini gösterir. İzleyicilerin bu parçayı fark etmeleri bazen kolay değildir. Bu da o parçanın uzunluğuna bağlıdır. Kimi filmlerdeki bu parçalar, tam olarak algılanamasa da bilinçaltı tarafından işleme konabilmekte veya meraklısı tarafından yavaşlatılarak izlendiğinde fark edilmektedir.
Geriye Oynatım (Backward Motion/Reverse Motion)
Geriye oynatım tekniği, çekilen görüntünün geriye doğru oynatılarak (yani zamanı tersine çevirerek) gösterilmesidir. “Geriye gidiş” tekniği ile karıştırılmamalıdır. Çünkü “geriye gidiş” senaryo kurgusu ile ilgili iken; “geriye oynatım” post-prodüksiyon sürecinde yaratılan efektler ilgili teknik bir işlemdir. Bu teknik ilk kez sinematografın mucitleri olan Lumiére Kardeşler tarafından kullanılmıştır. Bu kısa filmde işçiler bir duvarı yıkar, ardından film geriye sarılarak yıkılan duvar aksiyonu tersinden hareket ettirilerek duvar yeniden ayağa kaldırılır.
Ağır Çekim (Slow Motion)
Ağır çekim, zamanın (ve buna bağlı olarak hareketlerin de) yavaşlamış gibi göründüğü bir tekniktir. Bu teknik, görüntünün çekilmesi sürecinde yaratılabileceği gibi, post- prodüksiyon sürecindeki kurguda da yapılabilir. Film kameraları saniyede 24 film karesi pozlar/çeker. Daha fazla sayıda (örneğin saniyede 48) kare pozlayan kameraların ortaya çıkması, bu efektin çekim sürecinde de yaratılmasını mümkün kılmıştır. Saniyede 48 kare çekilen görüntüler, normal gösterim hızında oynatılınca görüntüdeki hareketler gerçekte olduğundan iki kat daha yavaş gerçekleşir. Günümüzde kullanmış olduğumuz akıllı telefonların neredeyse hepsinde bu özellik bulunmaktadır.
Hızlı Çekim (Fast Motion/Accelerated Motion)
Hızlı çekim, zamanın hızlanmış gibi göründüğü bir tekniktir. Hızlı çekim, ekranda gösterilen eylemin normal hızdan daha hızlı hareket ediyor gibi göründüğü ağır çekim tekniğinin tersidir. Hızlı çekim, izleyicinin genellikle gerçekleşmesi uzun zaman alacak eylemleri veya olayları görmesine olanak tanır veya izleyicilerin, normal hızda oynatıldığında genellikle izleyiciyi sıkacak şekilde eylem veya olayları görmesini sağlar.
Akan Çekim (Bullet Time/Frozen Moment/Flow Motion/Dead Time/Time Slice)
Ağır çekimde görüntüdeki tüm unsurlar yavaş hareket eder, hızlı çekimde de tüm unsurlar olduğundan daha hızlı hareket eder. Birinde zaman olduğundan daha yavaş, diğerinde ise daha hızlıdır. Ancak akan çekim; kişi, nesne ya da kamera üçlüsünden biri ya da ikisi yavaşken, diğerinin daha hızlı olduğu çekim ve kurgu tekniğidir.
Eşlemeli Kesme Tekniği (Match Cut)
Uyum kesmesi olarak da adlandırılan bu teknik, bir sahneden ardından gelen sahneye akıcı bir şekilde geçmek için her iki sahnede yer alan ortak ya da benzer her türlü görsel ya da işitsel unsurun kullanılmasıdır. Başka bir ifade ile eşlemeli kurgu; bir aksiyonun, bir biçimin ya da bir mizansen ögesinin tekrarlanmasıyla oluşturulur.
Çapraz Kesme Tekniği (Cross Cut)
Bu teknik almaşık kurgu olarak da adlandırılır. İki farklı mekânda meydana gelen ve birbirleriyle bağlantılı olan iki olay arasında kesmelerle gidip gelme tekniğidir. Bu da iki eylemin aynı anda gerçekleştiğini düşündürebilir fakat bu mutlaka öyle olmak zorunda değildir. Yani iki olaydan biri geçmişte yaşanmış olabileceği gibi filmin öyküsüne göre gelecekte de yaşanabilir veyahut sadece izleyici yanıltmak için bu tekniğe başvurulmuş olabilir.
Plan-Sekans Tekniği (Long Take)
Sekans çekimi olarak da adlandırılan bu teknik, bir sahnenin tek plandan (çekimden) oluşmasını ifade eder. Bir sahne, başından sonuna kadar kesintisiz bir şekilde çekilir ve kurgu sürecinde de bu sahnenin akışını, sürekliliğini bozacak herhangi bir işlem yapılmaz. Bu teknik, yalnızca çekim sürecinde meydana getirilebilir. Bu
teknik sayesinde çekimi yapılan sahne, gerçek zamanlı ve doğal bir akış içinde gösterilir.
Kesme Geciktirmesi (Suspense Time)
Bu teknik, bir sahnede seyirci üzerinde gerginlik yaratan bir olayın sonuçlanmasını ya da sonucun seyirciye gösterilmesini geciktirerek seyircinin merak, ilgi ve endişesinin üst seviyede tutulmasını sağlayan stratejik bir yöntemdir (Öngören, 1976: 191). Seyircinin ilgisini ve beklentisini sürdürmek için beklenen olayın gerçekleşmesinin geciktirilmesi veya gerçekleşmiş olayın seyirciye gösterilmesinin geciktirilmesi iyi bir yöntemdir.
Yinelemeli Kurgu (Overlapping Editing)
Bir filmdeki önemli bir aksiyonun farklı açılardan çekilerek arka arkaya gösterilmesidir. Aksiyon bir kez meydana gelmesine rağmen, bu aksiyon farklı açılardan yapılan çekimlerle tekrar tekrar gösterilir. Böylece bu aksiyonun önemli olduğu görsel olarak da vurgulanmış olur. Bu durum, sinematik zamanı uzatarak dramatik etkiyi arttırır.
Geriye Dönüş (Flashback)
Filmin doğal anlatım zamanından daha önce yaşanmış olayları göstermeye geriye dönüş (flashback) adı verilir. Örneğin, bir karakterin şu an neden birtakım saplantıları olduğunu küçüklüğündeki bir olayla açıklamaya çalışmak için geriye dönüşten yararlanmak uygun bir yol olabilir. Geriye dönüş uygulamaları genellikle bir olayın geçmişten gelen nedenini göstermek, kronolojik olarak ileri giden kurgunun arasında nedensellik açısından boşlukta kalan bir yeri doldurmak ya da filmin karakteri hakkında geçmişe dayanan detaylı bilgiler vermek amacıyla kullanılırlar.
Geriye Gidiş/Ters Kronoloji (Reverse Chronology)
Bu teknik, bir anlatıda olayların sondan başa doğru anlatılmasıdır. Yani öykü, kronolojik olarak ileriden gösterilmeye başlar ve geçmişe doğru akar. Bu tekniğin kullanıldığı bir öyküde gösterilen ilk sahne aslında olay örgüsünün sonudur. Bu sahne bittiğinde, sondan bir önceki sahne gösterilir ve bu şekilde devam eder, böylece izleyicinin gördüğü son sahne kronolojik olarak ilk sahne olur. Kronolojik olarak geleceğe doğru ilerleyen bir filmin sahneleri genellikle A-B-C ….-Z şeklinde iken; geriye gidiş tekniği ile anlatılan bir filmin sahneleri Z-Y-V …. - A şeklindedir. Ters kronoloji kullanan bir anlatı, sonuçları nedenlerden önce sunarak izleyiciden karakter motivasyonları ve olay örgüsü hakkındaki bilgileri bir araya getirmesini ister ve onları kendilerine “bunun için mi böyle davrandı?” gibi sorular sormaya teşvik eder.
Devamlılık Kurgusu
Devamlılık, klasik kurgu anlayışının temelidir. Buradaki devamlılık kavramı ile kastedilen; hareket, uzam ve zaman ile ilgili unsurların bir plandan diğerine geçerken bütünlük ve tutarlılık arz etmesidir. Klasik kurgu anlayışına göre seyirci izlediği filmde kurguyu hissetmemelidir. Bunun için de kurgu görünmez olmalıdır. Görünmezlik
devamlılığın ve kronolojik kurgunun en önemli unsurudur ve kurgunun ön plana çıkmadığı Hollywood film biçimine işaret etmektedir. İzleyicilere duraklamayan ve zaman ve mekân açısından açıklanamayan, şaşırtıcı geçişlerden arındırılmış bir kurguya sahip bir anlam sunulmaktadır. Bu kurgu anlayışı bundan dolayı görünmezdir. Genelde muhalif, ana akım olmayan, karşı sinemada görülen ve ilgiyi kendisine çeken (örneğin, sıçramalı kesmeler ve eşleştirilemeyen çekimler kullanarak) kurgu anlayışı ile karşıttır (Hayward, 2012: 270).
Devamlılık Türleri
Blain Brown, devamlılığın dikkat edilmesi gereken büyük bir sorun olduğunu ve devamlılık hatalarının saatler süren çekimlerin çöpe atılmasına ya da kurguda büyük sorunlar çıkmasına yol açabileceğini söyler. Devamlılık, gerçekmiş görünümü sağlayabilmeleri için öyküde, konuşmalarda ve görüntüde tutarlılık demektir. Brown, bazı devamlılık türleri olarak şunları sıralar; içerik devamlılığı, hareket devamlılığı, konum devamlılığı ve zaman devamlılığı (Brown, 2014).
Kurguda Geçiş Türleri
Yapım sonrası (post-production) sürecinde yapılan geçişler, çekimleri, sahneleri ve sekansları birbirine bağlar. Bir geçiş, izleyiciyi bir çekimden diğerine yönlendirebilir ya da bir duyguyu ve bakış açısını aktarmak için biçimsel olarak da kullanılabilir. Her sahne için doğru geçişleri seçmek, filmin sürekliliği ve bütünlük duygusu açısından çok önemlidir. Bu nedenle geçiş türlerinin nerede ve nasıl kullanıldığını bilmek gerekir. Birçok geçiş türü vardır ama kesme bunlar arasında en çok kullanılanıdır. Bir filmin neredeyse tamamı kesmelerden (cut) oluşur. Ancak sadece teknik nedenlerle olabileceği gibi anlatım ve estetik kaygıyla, iki planı birbirini bağlamada farklı geçişler sinemanın ilk yıllarından itibaren kullanılmıştır. Günümüzde kurgu yazılımları bize çok sayıda geçiş imkânı sunmaktadır. Zincirleme (dissolve) ve silme (wipe) bir filmin kurgusu sırasında kesmeden sonra genel kabul görmüş en çok kullanılan geçiş türleridir ve kurgu yazılımlarında kullanılan alternatif geçiş türlerinin hepsi sinemanın ilk yıllarından itibaren kullanılan bu geçişlerin mantığı ve biçimi üzerinden geliştirilmiştir (Nişancı, 2018: 210).