AÖF Soru Bankası

Görsel Tasarımda Yaratıcı Düşünme TeknikleriÜnite 1 Soru-Cevap

Görsel Tasarımda Yaratıcı Düşünme Teknikleri (GIT205U) soru-cevapları.

Yaratıcılığın bireysel ve toplumsal olarak “değerli” bir kaynak olarak algılanmasının nedeni nedir?

Toplumsal gelişimin, değişimin ve büyümenin temeli olarak yaratıcılık, dünyada 21. yüzyılın en önemli sürdürülebilir temel becerileri ve ekonominin temel kaynağı olarak kabul edilmiştir. Bu durum; yenilik ve gelişim ile birebir örtüşen yaratıcılığın bireysel ve toplumsal gelişim için değerli bir kaynak olarak algılanmasına ve kabul görmesine neden olmuştur.

Yaratıcılıkta sorun çözme yetisine odaklanan John Dewey’in mantıksal basamakları nelerdir?

Yaratıcılık kavramının büyük ölçüde sorun çözme yetisi üzerinde odaklandığı görülür. John Dewey’e göre sorun çözmeye ilişkin aşağıda belirlenen mantıksal beş basamak vardır.

  • Fark edilmiş bir sorun
  • Sorunun oluştuğu, bulunduğu yer ve tanımı
  • Olası çözüm ve alternatiflerin ortaya konulması
  • Farklı öneriler geliştirilerek nedenleri ve içeriklerinin araştırılması
  • Kabul gören veya sonuca götüren ileri derecedeki gözlemlerdir.

Torrance yaratıcılığı nasıl tanımlamaktadır?

Yaratıcılık (creativity), sorunlara; bozukluklara, bilgi eksikliğine, kayıp ögelere, uyumsuzluğa karşı duyarlı olma; güçlüğü tanımlama, çözüm arama, tahminlerde bulunma ya da eksikliklere ilişkin denenceler geliştirme, bu denenceleri değiştirme ya da yeniden sınama, daha sonra da sonucu başkalarına iletmektir.

Yaratıcı düşünme nedir?

İnsanların problemlere ve çözümlere nasıl yaklaştıklarını, mevcut fikirleri yeni birleşimlerle bir araya getirme kapasitelerini ifade eder. Yaratıcı düşünme aynı zamanda sorunlara yeni çözümler bulmak için yeteneklerin, becerilerin kullanılması ve yeni, sıra dışı bir şeyin yaratıldığı bir fenomen anlamına gelir.

Yaratıcı düşünme becerileri nelerdir?

Yaratıcı düşünme becerileri, konuyu değerlendirmek ve bir plan geliştirmek için doğru araçları kullanarak konuya farklı ve özgün açılardan bakmak için kullanılan tekniklerdir.

Yaratıcılıkta cinsiyet farklılıklarını değerlendirmek için yapılan araştırmaların sonuçları nelere bağlı olarak değişmekte ve sonuç ne olmaktadır?

Araştırma sonuçları, kadın ve erkek arasındaki önemli farklılıkların, ilgili örnekleme, değerlendirilen yaratıcılığın türüne, farklı metodolojilerin/araçların ve yöntemlerin kullanımına ve çalışmanın yapıldığı kültüre bağlı olarak değişebileceğini göstermiştir. Cinsiyet farklılığına dayalı bu araştırmalarda henüz bir fikir birliğine varılmış değildir. Bazı araştırmalar kadınların erkeklerden daha yüksek puanlara sahip olduğunu bildirirken daha çok sayıda ve bunun tersini belgeleyen çalışmalar da bulunmaktadır.

Bireyin yeteneğinin gelişmesindeki belirleyici etken nedir ve nasıl bir etki sağlamaktadır?

Yeteneklerin gelişmesinde birey ile çevresi arasındaki iletişim ve etkileşim belirleyici olabilmektedir. Bireyin doğal-içgüdüsel gereksiniminin yanı sıra çevreye verebileceği, katkıda bulunabileceği herhangi bir etkinliği söz konusu ise ve çevre de bunu kabul edip talep ediyorsa bu durum süreklilik arz eder ve bireyin çabaları sonuç verebilir. Böylelikle, bu yeni ve ardıllık durumlar bireyin yeteneğinin gelişimine olanak sağlayabilir.

Kişiliğin yaratıcılık bağlamında ölçülebilmesi için John M. Digman’ın ortaya koyduğu kişilik özellikleri nelerdir?

Kişiliğin yaratıcılık bağlamında ölçülmesinin ana yollarından biri, John M. Digman’ın ortaya koyduğu özelliklerdir. Bunlar da Açıklık, Öz denetim, Dışa dönüklük, Uyumluluk ve Nevrotizmdir

Digman’ın kişilik özelliklerinden açıklık nedir?

Açıklık, Entelektüel cesaret, yaratıcılık ve sanat alanlarına ilgi duyma, yeniliklere yaklaşım düzeyidir.

Yaratıcılığın bileşenlerine ilişkin teoriyi geliştiren bilim insanı kimdir ve ortaya koyduğu yaratıcılık bileşenleri nelerdir?

Yaratıcılığın bileşenlerine ilişkin teori Teresa Amabile tarafından geliştirilen bir modeldir. Amabile’ye göre yaratıcılığın üç bileşeni vardır. Bunlar: Yaratıcı düşünme becerileri, alan becerileri ve motivasyondur.

Amabile’in ortaya koyduğu yaratıcılık bileşenlerinden motivasyon nedir?

Amabile motivasyonu içsel ve dışsal motivasyon olmak üzere iki kısımda incelemiştir. İçsel motivasyon’da yaratıcılığı kolaylaştırmaya yönelik problemleri bürokratik yönetimin motivasyon üzerindeki etkisinin eleştirisiyle ilişkilendirerek yaratıcılık ve yönetim arasındaki çatışmayı ele alır. Konvansiyonel yönetim uygulamalarının yaratıcılığı öldürdüğünü, çalışanların içsel motivasyonunu engellediğini savunur. Amabile, aynı zamanda içsel motivasyonların yaratıcılık için daha etkili olduğunu, dışsal ödüllerden çok daha yaratıcı çözümlere olanak sağlayabileceğini ifade ediyor. İçsel motivasyon ilkesi ise içsel motivasyonun sosyal çevre tarafından desteklendiğinde, insanların daha yaratıcı olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu belirtir. Eğer baskı altındalarsa, kısıtlanıyorlarsa veya dışsal motive ediciler tarafından yönlendiriliyorlarsa yaratıcı olmaları daha az olasıdır. Dışsal motivasyon, büyük ölçüde sosyal ve çevresel faktörlere dayanmaktadır. Bu durumlar, bireyin dışındaki, çevresel faktörlerden kaynaklanan durumlardır. Örneğin para kazanma yolları, ikramiye veya promosyonlarda olduğu gibi paradır. Ancak, dışsal motive ediciler yaratıcı çabaları sabote edebilir çünkü genellikle işi, sadece arzu edilen bir şeyi elde etmek, bazı rahatsız edici etkenlerden uzak durmak, kaçınmak için yapmayı teşvik ederler. Dışsal ödüller veya pekiştireçler bireyin işine odaklanmasına müdahale edebilir. Ancak dışsal motivasyonun içsel motivasyonu baltaladığına dair hakim psikolojik görüşle aynı olduğu da ifade edilmektedir.

Merak, yaratıcılığı nasıl etkilemektedir?

Yapılan araştırmalarda meraklı olmanın yaratıcılığı körükleyebileceğini, yaratıcı süreç sırasında fikirlerin keşfedilmesini ve ilişkilendirilmesini teşvik ettiği söylenebilir.

  • Merak, yaratıcı süreci kolaylaştır.
  • Merak, güçlü bir motivasyon duygusudur.
  • Merak, ihtiyaç duyulanın ötesinde bilgi arayışıdır.
  • Merak, yaratıcı etkinliklere katılma arzusunu kolaylaştırabilir.

 

Sezgisel düşünce nedir?

Sezgisel düşünme, temel olarak, mantık veya analiz olmaksızın o andaki gerçekliği anlamaya yardımcı olan, anında gerçekleşen bir düşünme türüdür. İçinde dil de bulunmamaktadır. Tamamen işaretler ve duyumlarla ilgilidir. Çoğu zaman, “mantıklı” olarak düşündüğümüz her şeye aykırıdır. Sezgi gücü, yaratıcı düşünmenin önemli bir bileşenidir. Tüm sezgilerde olduğu gibi, zihnin fikri nasıl yarattığına dair herhangi bir bilinçli anlayış olmaksızın anlıktır. Yaratıcı kişi strateji ve sezgiyi eşit ölçüde kullanarak becerileri kadar sezgilerine de güvenir. Kendilerine artık “doğru gelmiyorsa” bir işi, bir projeyi bırakmalarını ya da işe yarayacağını bildikleri için sayısız zorluk ya da zorluk sunan bir projeye devam etmelerini söyleyen önsezilerine ve içgüdülerine güvenir ve onları takip ederler. Yaratıcı süreçte sezgi ve duyarlılık kendi içinde ayrıca yaratıcı bir süreçtir. Dolayısıyla sezinleyici kişi, kendi sezgisel işaret ve sembollerinin oluştuğu ortamı yaratır. Sezgisel düşünce, Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramında, ikinci aşama olan İşlem Öncesi Düşünce olarak adlandırılır. Piaget’e göre sezgisel düşünce çocukluktan itibaren başlar. 4 ile 7 yaşları arasında bir çocuk çok soru sorarak muhakeme geliştirmeye başlar. Bu, dünyalarında olup biten her şeyi anlamak istedikleri zamandır.

Yeni bir şey çıkaran yaratıcılık sürecinin aşamaları nelerdir?

 

“Yaratıcılık ortaya yeni bir şey çıkaran herhangi bir süreçtir. Bu bir fikir, bir nesne, yeni bir biçim, yapıt ya da eski ögelerin değişik bir düzenlemesi olabilir. Gerekli olan yeni yaratılanın, ne olursa olsun bir sorunun çözümlenmesine yardım etmesi, katkıda bulunmasıdır. Yaratıcı süreçte bir amaç güdülür.

  1. Gereksinmeyi gerçekleştirme
  2. Bilgi toplama
  3. Bir konu üzerinde etraflıca düşünme
  4. Çözümler hayal etme
  5. Gerçekliğini saptama
  6. Düşünceleri işleme çevirme

Bu konuda üstün zekalıların parlak düşünceleri ile herhangi bir kişi arasındaki ayrımın bir süreçten diğerine geçiş hızına bağlı olduğuna değinir.

Bell'e göre empati kavramının bileşenleri nelerdir?

Empati kavramının Bell'e göre dört bileşeni vardır. Bunlar;

  • Algısal Empati: Karşıdaki kişinin fiziki durumu, tutum ve davranışı üzerindeki ilk izlenimler ve bunların algılanabilmesi durumudur.
  • Bilişsel Empati: Bir başkasının duygularını yaşamadan, kendi yerine koyarak anlayabilme becerisidir.
  • Duygusal Empati: Doğrudan başkalarının durumlarına/duygularına karşı hissedilen tepkilerdir.
  • Bildirişim Bileşeni: Karşıdaki kişinin duygularını anlama paylaşımıdır.

Bireyin yeteneğini ve kişiliğini değerlendiren ve ölçen psikoloji testleri nelerdir?

Psikolojide bireyin yetenekleri ve kişiliğinin değerlendirilmesi ve ölçülmesi amacıyla geliştirilmiş birçok teknik araç bulunmaktadır. Bunlar içinde en çok kullanılanlar arasında; görüşme teknikleri, projektif testler, envanterler ve ilgi testleri yer almaktadır.

Bireyin yeteneğini ve kişiliğini değerlendiren ve ölçen testler arasında yer alan projektif test örnekleri nelerdir?  

Projektif testlere verilebilecek en uygun örnekler Murray ve Morgan tarafından geliştirilen ‘Tematik Algı Testi’ ve İsviçreli Psikiyatrist Hermann Rorschach tarafından geliştirilen ‘Rorscharch Testi’dir.

 Tematik Algı Testi; içinde öykü anlatmaya elverişli resimler bulunan yirmi karttan oluşmaktadır. Kişiye, üzerinde resimler bulunan bu kartlar gösterilerek onları yorumlaması ve bir hikâye anlatması istenir. Kişi, bu resimlerdeki kişilerden biriyle kendisi arasında özdeşleşme yapar. Kendi duygu ve düşüncelerini resimlere yansıtarak anlatır.

Rorscharch Testi; üzerinde mürekkep lekeleri basılı siyah-beyaz renklerden oluşan 10 karttan meydana gelir. Bu kartlar kişiye gösterilerek, bunların neye benzediği ve kendisinde ne gibi bir hayal kırıklığı uyandırdığı öğrenilmek istenir. Gerçekte bu lekelerin özel ve belirgin bir şekilleri yoktur. Burada temel varsayım, algılama ile kişilik yapısı arasında kesin bir ilişki bulunduğudur.

 

Guilford’a göre düşünmenin incelenme boyutları nelerdir?

Guilford’a göre en önemli zihinsel yetenek bellek ve düşünmedir. Düşünme, bilişsel (cognitive), üretimsel (productive) ve değerlendirici (evaluative) olarak 3 boyutta incelenir. Bilişsel düşünme bir şeyin farkına varılması, kavranması ve bilgi edinmedir. Üretimsel düşünme bilinen şeylerden çözümleme yapma, yani bilgiyi kullanma; değerlendirici düşünme ise düşünce ürünlerini eleştirmedir

Elde edilen bilgileri içeren düşünme biçimleri nelerdir?

Zekâ, kazanılmış, öğrenilmiş bilgileri değişik durumlara uyum sağlama yetisidir. Iraksak ve yakınsak olmak üzere elde edilen bu bilgileri içeren iki düşünme biçimi vardır. Yakınsak düşünce becerisine sahip bireylerin geleneksel, alışılmış, tekdüze yolları izleyen bir özellikleri vardır. Hazır buluşları değerlendirerek doğru yanıt ve sonuçlara ulaşabilirler. Iraksak düşünceye sahip olanlar belirli önermeleri ve alışılmış yöntemleri tercih etmezler. Değişiklik ve seçenekler peşindedir, olaylar ve nesneler arasında niteliksel estetiksel ilişkiler kurabilir, yanıt ve sonuca alternatifler arama eğilimindedirler.

Yaratıcı zeka testlerinden “Bir İnsan Çiz Testi” ni geliştiren ve revize eden hangi bilim insanlarıdır?

İlk olarak 1926’da Florence Goodenough tarafından geliştirilen bu test, “Bir Adam Çiz Testi / Draw-A-Man Test” olarak bilinen ve 1963 yılında Dale B. Harris tarafından revize edilerek geliştirilen projektif bir testtir.

“Bir Ağaç Çiz Testi” uygulanırken “Bir ağaç resmi çiz ama bu bir çam ağacı olmasın!” denilme nedeni nedir?

Çam ağacı simetrik kenarlarla temsil edildiği için psikanalitik yoruma olanak tanımaması nedeniyle bu testte kullanılmamaktadır.

“Bir İnsan Çiz Testi” nasıl değerlendirilmektedir?

İnsan figürü çizimlerinin yorumlanması büyük ölçüde psikanalitik teoriye dayanmaktadır. Bu teoriye dayanarak, çizimlerin özelliklerinin katılımcının psikolojik (özellikle bilişsel/zihinsel) yapısını temsil ettiği düşünülmektedir. İnsan figüründe uzuvların betimlemelerindeki dikkat çekici ögelerin puanlandırılmasıyla gerçekleştirilen bir test biçimidir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında