AÖF Soru Bankası

Görsel Tasarımda Yaratıcı Düşünme TeknikleriÜnite 5 Özeti

Görsel Tasarımda Yaratıcılık ve Yaratıcı Teknikler

GİT205U-GÖRSEL TASARIMDA YARATICI DÜŞÜNME TEKNİKLERİ

Ünite 5: Görsel Tasarımda Yaratıcılık ve Yaratıcı Teknikler

Giriş

Yaşamın her anında karşı karşıya olduğumuz yaratıcılık; sezgilerin, duyguların, deneyimlerin ve bilginin doğru zamanda birleşmesi sonucu ortaya çıkan bir düşünme biçimi, bir beyin aktivitesidir. Yaratıcılık ile ilgili yapılan bilimsel araştırmalar bize kişiliğin yaratıcılıkta oldukça önemli bir yeri olduğunu gösteriyor. Güdüleme ve sosyal çevre ve yaşam kültürü kişinin yaratıcılığını etkileyen iki önemli faktördür. Kişi bir şeyi yapmayı ne kadar çok isterse ona dair üreteceği çözüm sayısı ve şekli de o kadar artıyor. Aynı zamanda etkileşime girdiği çevre ve olay sayısı arttıkça kişi bu deneyimleri doğrultusunda daha yaratıcı çözümler üretebiliyor.

İletişim Tasarımı ve Yaratıcılık

Yaratıcılık dendiğinde akla ilk gelen tanım yoktan var etmek, olmayanı ortaya çıkarmak olsa da burada bahsi geçen yaratıcılık kavramı yeni bir fikir bulmak, önceki deneyimlerden kazanılan birikimi farklı şekillerde değerlendirerek farklı bakış açıları sunmak, yeni yaklaşımlar ortaya koymak ve daha önce kimsenin bakmadığı bir perspektiften durumu değerlendirmek olarak yorumlanmalıdır. Çünkü yaratıcılık bir çeşit beyin egzersizi, düşünme ve yorumlama biçimidir. Yaratıcılık, bilgi ve hayal gücünün harmanlanarak yeni çözüm yolları üretebilme becerisidir. Bu beceri her insanda doğuştan var olan ancak çalışılarak geliştirilmesi gereken bir özelliktir. Feridun Hürel yaratıcılığı üç temel parametre ile açıklamaktadır: “Yeni olma, yararlı olma ve uygulanabilir olma”. Bu üç temel unsur, görsel iletişim tasarımı alanında iş üretirken mutlaka göz önünde bulundurulması gereken unsurlardır.

Dikey ve Yanal Düşünme (Vertical and Lateral Thinking)

Dikey düşünme mantıksal, doğrusal ve seçici bir düşünme yöntemidir. Bu yöntemde her adım gerekli, doğru ve kesindir. Duruma objektif yaklaşılır, kesin ve gerçek sonuçlara ulaşmak için adım adım izlenmesi gereken belirli bir yol vardır. Matematik ve fen bilimleri gibi sıralı bir yol izlenmesi gereken, kesin ve tek bir sonucun olduğu konularda kullanılır. Kişi, dikey düşünme ile bir çözüme doğru ilerlemek amacıyla bilgiyi kendi iyiliği için kullanır, yanal düşünme ile bilgiyi kendi iyiliği için değil, yeniden modellemeyi sağlamak için kışkırtıcı bir şekilde kullanır. Aralarındaki farklılıklardan dolayı yaratıcı işlerle uğraşan insanlar yeni fikirler bulurken ve tasarım problemlerini çözerken yeni bakış açıları geliştirebilmek, belirli kalıplardan sıyrılarak farklı düşünebilmek için yanal düşünme biçimini tercih etmektedir.

Görsel Tasarımda Yaratıcılık ve Yaratıcı Düşünme

Görsel tasarımda yaratıcı fikirler bulabilmek ve problem çözebilmek için yaratıcı düşünme yöntemlerini bilmek ve bu yöntemler ile ilgili bol bol egzersiz yapmak gerekir. Yaratıcılık sürecinin farklı yöntemler ve aşamalarla

gerçekleştirilebileceğini söyleyen birçok araştırma ve bu araştırmalar sonucunda ortaya konan birçok yöntem mevcuttur.

Yaratıcı fikir bulunurken önce bir hazırlık sürecinden geçmek gerekir. Bu süreç, daha önce yapılmış işlerin incelenmesi, konu ile ilgili araştırmaların yapılması, bilgi toplanması olarak açıklanabilir. Sonraki aşama olan kuluçka sürecinde ise akla gelen fikirler, notlar ve eskizler hâlinde kaydedilir. İlham aşamasında ise bulunan fikirler gözden geçirilir, bir eleme yapılır ve aydınlanma denen süreç yaşanır. Yani eylemi sonuca götürecek olan çözüm tasarımcının zihninde belirir. Son aşama olan doğrulamada ise bulunan fikirlerin ne kadar uygulanabilir, gerçekçi ve sonuçlarının kontrol edilebilir olduğu sorgulanır. 1959 yılında Harris bu aşamaları biraz daha detaylandırarak bir ayrıma gitmiştir. Bu ayrıma göre önce ihtiyacın tanınması, ardından bilgi toplanması, sonra bu bilgiyi işleyen bir düşünce etkinliğinin gerçekleşmesi, çözümlerin tasarlanması, sonucun doğrulanması ve uygulamaya geçilmesi gerekmektedir.

Yaratıcı Düşünme Teknikleri

Yaratıcı düşünme tekniklerini detaylı bir şekilde incelemeden önce düşünmenin ne olduğunu anlamaya çalışmak ve düşünme türlerini incelemek doğru olacaktır. Türk Dil Kurumuna göre düşünme; duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir tanımla; karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi olarak ele alınmaktadır.

Düşünme sürecinde yürütülen zihinsel işlemler birbirinden farklı olmakta ve çeşitli bilgiler gerektirmektedir. Bu işlemlere akıl yürütme denilmektedir. Akıl yürütmenin belirli bir mantığa göre yapılması ise düşünme türlerini oluşturmaktadır. Düşünme türleri genellikle zihnimizde uygulanan süreçlerine göre adlandırılmaktadır. Bütünden parçaya doğru, genelden özele ya da yasalardan olaylara doğru giden düşünme biçimine tümdengelim düşünme denir. Tümevarım düşünme biçiminde ise tam tersi olarak parçadan bütüne doğru, özelden genele ya da olaylardan yasalara doğru giden bir akıl yürütme söz konusudur. Bu akıl yürütmeler zorunlu olarak geçerli değildirler. Tümevarım ile söz edilen alanın tümünü tüketmek olanaklı değildir. Analojik düşünmede iki alan arasındaki benzerliklerden hareket edilir. Benzerliklere bakarak bilinmeyen bir olgu bilinen bir olgu ile açıklanır. Özelden özele doğru bir akıl yürütme biçimi söz konusudur. Bütünün parçalara ayrıldığı ve her parçanın analiz edilerek yeniden tanımlandığı, sınıflandırıldığı, bütünle ilişkilerinin incelendiği düşünme biçimine ise analitik düşünme denilmektedir. Çözümlemeye yönelik bir düşünme biçimidir. Sistemli düşünme, çeşitli elemanlar ve aralarındaki ilişkileri içeren karmaşık bir bakış açısı ile bilinçli düşünme biçimidir. Sistemli düşünmede bir amaç ve bu amaç doğrultusunda bir hedef belirlenir, bilinenden yola çıkarak bilinmeyene ulaşmak için mantıklı işlemler


gerçekleştirilir. Bir düşünceyi geliştirebilmek için akıl yürütme ve mantıksal sorgulama yöntemlerine başvurarak olguları nesnel kanıtlar ışığında sorgulama, inceleme ve değerlendirme şeklinde gerçekleşen düşünme biçimi ise eleştirel düşünme biçimidir. Yaratıcı düşünme; buluşçu, yenilikçi, sorunlara yeni ve farklı çözümler üreten, özgün düşüncelerin ortaya çıkmasını sağlayan bir düşünme biçimidir. Yani esnek, akıcı, özgün, alışılmışın dışında düşünmedir. Yeni fikirler ve olasılıklar üretmeye, birden fazla doğru yanıta ulaşmaya olanak tanır.

Beyin Fırtınası (Brainstorming)

Beyin fırtınası yöntemi, en yaygın olan ve en çok kullanılan fikir üretme yöntemlerinden birisidir. Sosyal psikoloji, motivasyon ve kurumsal kültür bilgisi gerektiren karmaşık bir sosyal süreçtir. Beyin fırtınası, fikir üretmek, yaratıcı etkinliği arttırmak veya sorunlara çözüm bulmak için bireysel veya gruplar hâlinde uygulanan bir yöntemdir. Katılımcıların temel kurallara uyarak yargılayıcı olmayan bir ortamda belirli bir konu veya sorun hakkında fikir ürettiği bir seanstır.

Beyin Yazısı (Brainwriting)

Beyin yazımı, gruptaki her kişinin kâğıda fikir yazdığı ve ardından kâğıdı, ilk fikri okuyan ve yenilerini ekleyen bir başkasına verdiği beyin fırtınasının bir çeşididir. Katılımcıların fikirlerini haykırdıkları bir grup olmadığı için, bir beyin yazısı oturumunun lideri için güçlü kolaylaştırma becerileri gerekli değildir. Beyin yazısından elde edilen fikirlerin çıktısı, genellikle daha kısa bir süre içinde beyin fırtınasının çıktısını aşabilir, bu nedenle yatırım getirisi geleneksel grup beyin fırtınasına kıyasla nispeten yüksektir. Beyin yazısı, bazı gerginliklerin olduğu veya katılımcıların daha kıdemli meslektaşlarının fikirlerine karşı aykırıfikirleri ifade etme konusunda isteksiz olabileceği durumlarda uygundur. Bir grupla sınırlı zamanınız olduğunda da yararlıdır.

Beyin Çizimi (Braindrawing)

Beyin çizimi yöntemi; tasarım, simgeler, ürün markalama için grafikler, kullanıcı arabirimi düzenleri veya web sayfası tasarımları yaparken fikirler oluşturmak için kullanabileceğiniz bir görsel beyin fırtınası yöntemidir. Beyin çizimi yönteminde, gruba “ana sayfa butonu” işlevini temsil edecek bir ikon tasarlamaları için fikirler üretmelerini ve ardından her bir kişiden fikirleri taslak hâline getirmesini ve yeni bir fikir ekleyebilecek veya süsleyebilecek bir başkasına iletmesini istersiniz. Ortaya çıkan iyi fikirler beyin çizimlerinden çıkarılır ve ürüne uygulanır.

Charette Prosedürü (Charette Procedure)

Bu prosedür, beyin fırtınasının bir çeşididir ve etkili fikir üretme yöntemlerinden birisi olarak kullanılmaktadır. Önce 5-7 kişilik küçük gruplar oluşturulur ve her grup için ortaya çıkan tüm fikirleri yazacak bir kişi belirlenir. Her grup için bir konu belirlenir. Her grupla 10 dakikayı geçmeyecek şekilde beyin fırtınası yapılır. Süre sonunda tüm fikirler kaydedilir ve bir sonraki gruba geçilir. Sonraki grupla farklı

bir konu üzerinde beyin fırtınası yapılır. Bu önemlidir çünkü kaydedici, konuyu bir sonraki gruba “taşır” ve o ana kadar toplanan fikirler hakkında onları bilgilendirir. Bu şekilde, bütün bir grup insan, şimdiye kadar ortaya konan fikirleri beyin fırtınası yapma ve gözden geçirme şansına sahip olur. Tüm gruplar tüm konuları tartışana kadar bu süreç tekrarlanır. Seans sonunda tüm gruplar bir araya gelir ve listelenen tüm fikirler tartışılır.

SCAMPER Tekniği

SCAMPER tekniği, genellikle okul öncesi eğitimde kullanılan bir beyin fırtınası yöntemidir. Farklı düşünme, hayal kurma ve sezgileri kullanarak özgün ürünler ortaya koyma açısından faydalıdır. Özgün bir fikre ulaşmak için mevcut bir fikri farklı türde sorular sorarak değiştirme ve çeşitlendirme mantığı üzerine kuruludur. SCAMPER’ın felsefesi “Her fikir, var olan başka bir fikirden doğar.” cümlesi ile özetlenebilir. Teknik adını, uygulamayı yaparken hatırlanması gereken İngilizce yedi kelimenin baş harfinden alır. Uygulama yapılırken bir nesne, olay, kişi seçilir ve sorular sorularak değiştirilir ve geliştirilir.

6-3-5 Metodu

Bu yöntem 6 kişilik bir grupla uygulanmaktadır. Yuvarlak bir masanın etrafında toplanan 6 kişilik bu gruba çözüm üretilecek problem durumu verilir ve her kişiden kâğıda 3 fikir yazması istenir. 5 dakika sonra herkes kâğıdını solunda oturanla değiştirir. Bu süreç, herkesin ilk yazdığı kâğıt kendisine dönene kadar her 5 dakikada bir tekrarlanır. Kâğıtlar toplanır ve ortaya çıkan fikirler tartışılarak sonuca ulaşılmaya çalışılır.

Bunun dışında “round robin”, “wildest idea”, “double reversal”, “starbursting”, “crawford slip”, “pin cards”, “gallery”, “cause and effect matrix”, “checklist” gibi onlarca farklı yöntem mevcuttur. Problem durumuna göre bu yöntemlerden hangisinin kullanılacağına karar vermek doğru olacaktır.

İş Sürecinin Yeniden Tasarlanması (Business Process Re- Engineering)

Bu yöntemde, beyin fırtınası oturumlarında elde edilen fikirler kullanılabilir. Bu fikirlerden hareketle bu yöntem bir tasarım aracı olarak kullanıldığında iyi sonuçlar vermektedir. 20 sorudan oluşan bu listede her soru grubunun sonunda yer alan seçenek “...yapılmalı?” daha geniş tasarım seçeneklerini düşünmenizi sağlamaktadır. 5 numaralı son soru grubu “Nasıl?” sizi yönteme odaklanmaya teşvik etmektedir.

Gündüz Düşü (Daydreaming)

Beyin fırtınası yönteminde akla ilk gelen fikirlerin hızlıca söylenmesi ve fikir akışının sağlanmasına alternatif olarak, gündüz düşü yönteminde yaratıcı fikri bulabilmek için “akıl yürütme” ve “hayal etme” tasarımcılar için en önemli unsurlar olarak karşımıza çıkar. Akıl yürütme, amaçlı olarak kabul edilir ve belirli bir sonuca yöneliktir.


Altı Şapkalı Düşünme (Six Thinking Hats)

İnsanları alıştıkları düşünce biçiminden uzaklaştırarak konuya farklı açılardan bakabilmeyi hedefler. Oturum öncesinde altı farklı renkte şapka hazırlanır ve seansa katılan altı kişi bu şapkaları takar. Seans sırasında şapkanın rengine göre davranmak esastır. Her bir şapka farklı bir bakış açısını temsil eder. Şapkaların sırası önemlidir ve seans sırasında bu sıra takip edilmelidir.

Doğrulama (Validation)

Yaratıcı fikir üretme sürecinde hangi yaratıcı teknik ya da teknikler kullanılırsa kullanılsın süreç tamamlandıktan sonra çıktıların değerlendirilmesi ve sonuçların doğrulanması gerekmektedir. Doğrulama yaparken bir kontrol listesi oluşturmak faydalı olacaktır.

Zihin Haritalama (Mind Map)

Zihin haritası yöntemi, fikirlerin grafik bir temsilidir. Sayfanın ortasında bir ana konu gösterilir. Ana konular oradan bir tekerleğin parmaklıkları gibi yayılır ve ilgili fikirler bunlardan dallanır. Grafik, resimler ve semboller, çizgiler ve oklar, çeşitli metin yazı tipleri ve boyutları, renkli ve mizahi şekilde kullanılır. Bu yöntem geleneksel doğrusal bir taslak yerine çok boyutlu bir taslak olarak düşünülebilir. Bu yöntemle, beyin fırtınası metodunda olduğu gibi rastgele fikirlerden oluşan bir sayfa yerine sistemli ve formlu bir beyin fırtınası grafiği oluşturulabilir.

Tasarim İçin Görsel Düşünme

Tasarım probleminin görsel çözümünü düşünürken duygu aktarımını doğru yapabilmek, güçlü ve etkili bir anlatım dili oluşturabilmek için bilinmesi gereken temel noktalar mevcuttur. tasarım fikrinin nasıl görsel bir anlatım biçimine dönüşeceği düşünülürken kullanılabilecek en etkili yöntem eskiz çizmek olacaktır. Eskiz, tasarımcının kafasından geçen fikirlerin görsel olarak mikro ve makro düzeyde bir bakış açısına oturabilmesi için çizilen, orijinal işe yakın olarak düzenlenen, yapı, şekil, renk, denge, hiyerarşi gibi kararların net bir şekilde gösterildiği taslak çizimlerdir. Zihinde kurgulanan üç dört farklı fikrin eskiz olarak hazırlanması, fikirlerin somut görsellere dönüşmesinden dolayı yol gösterici ve süreci hızlandırıcı etkiye sahiptir.

Tasarımda Göstergelerle Düşünme

Gösterge bilimin üç temel kategorisi vardır. Bunlar; gösterge, dizge ve bağlamdır. Gösterge bilim, göstergelerin üretilmesi, anlamlandırılması, yorumlanması ve incelenmesi gibi konularla ilgilenen bilim dalıdır. Gösterge ise en basit tanımı ile gösteren ve gösterilen arasındaki ilişkidir. Göstergelerin nesneleri ifade etme biçimlerine göre üç kademesi vardır. Bunlar; ikon, işaret ve semboldür.

Metafor

Metafor bir durumu başka bir durum ile ifade etmektir. Bir benzetme sonucu gerçek anlamının dışında başka anlamda kullanan kavramlara metafor denilmektedir.

Sinekdok ve Metonimi (Synecdoche and Metonymy)

Sinekdok ve metonimi kavramları anlam ve işleyiş olarak birbirlerine çok benzedikleri için sıklıkla karıştırılırlar. Aralarındaki farkı anlayabilmek için tanımları basitleştirmek gerekmektedir. Tasarımda kullanılan tasarım elemanlarından birisi bütünü temsil eden bir parça şeklinde ise buna sinekdok denir. Sinekdokta parça, bütünü temsil eder. Metafordan farklı olarak sinekdokta gösteren ile gösterilen arasında bir bağ, bir ilişki söz konusudur. Gösteren ile gösterilen arasında parça bütün ilişkisi vardır. Gösteren, gösterilen bütünün bir parçasıdır.

Metonimi ise bir fikrin veya şeyin adının, orijinal adın yakından ilişkili olduğu başka bir adla değiştirildiği bir konuşma şeklidir. Metonimi, orijinal kavramla anlamca ilişkili yeni bir isim kullanır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında