Teknolojideki yükseliş, insan yaşamının her alanında gelişme ve etkiye neden olmuştur. Teknolojik gelişmeler, birçok alanda olduğu gibi baskı sistemlerinde de mekanikten dijitale geçişi tetiklemiştir. Ofset, litografi gibi geleneksel baskı yöntemleri günümüz baskı endüstrisinde hâlâ yerini korurken, son 25 yılda dijital baskının ortaya çıkması baskı dünyası üzerinde büyük bir etki yaratmıştır.
Grafik Üretim ve Dijital Çoğaltım Teknikleri — Ünite 1 Soru-Cevap
Grafik Üretim ve Dijital Çoğaltım Teknikleri (GIT204U) soru-cevapları.
Teknolojideki gelişmelerin baskı sistemleri üzerindeki etkileri neler olmuştur?
Matbaacılığın Avrupa’da hızla yaygınlaştırılmasına neden olan tarihte bilinen ilk gelişme nedir?
Matbaanın Avrupa’da ilk kez kullanılmasının Gutenberg’den önce olduğunu iddia eden görüşler de vardır. Karabacalı, Gutenberg öncesi basımevleriyle ilgili başka bir görüşleri de dile getirmiştir. Bu görüşe göre Hollanda Haarlem’de, 1430’lu yıllarda, Laurens Coster bir basımevi kurmuş ve Gutenberg, basımcılığı Coster’in çırağından öğrenmiştir. Ancak kesin olan Gutenberg’in bu buluşu geliştirmiş ve yaygınlaştırmış olmasıdır. Gutenberg’den sonra matbaacılık Avrupa’da hızla yayıldı. Matbaacılığın Almanya’da yayılması daha hızlı oldu; 1461’de Bamberg’de, 1470’te önce Köln, Augsburg ve Nuremberg’de ardından Ulm, Zübeck, Leipzig’de basımevleri açıldı. Kitaba kapak geçirme ve buna kitap adı, yazar adı, basımevi adı, baskı tarihi koyma uygulaması da Köln’de başladı.
15. yüzyılda Avrupa’da matbaaların kurulması, bilginin her zamankinden daha hızlı yayılmasını sağlamıştır. Matbaanın insanlığın ilerlemesine sunduğu temel katkılar nelerdir?
15. yüzyılda Avrupa’da yaşanan bu büyük yenilik, bilginin her zamankinden daha hızlı yayılmasını sağladı. Matbaa, insanlığın ilerlemesinde büyük katkıların merkezindeydi. Bu katkılardan bazılarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
Küresel bir haber ağı oluştu: Gutenberg, icadının büyük etkisini görecek kadar uzun yaşamadı. En büyük başarısı, İncil’in ilk kez Latince basılmasıydı. İlk kopyanın 200 adet basılması üç yıl sürdü. Bu, el yazmaları çağında mucizevi bir hızdı. Ancak İncil’i Latince okuyabilecek kişi sayısı oldukça azdı ve kitaplar satış noktası bulmakta zorlanıyordu. Diğer Alman matbaacılar ise Venedik’te gemilere broşür dağıtma işine giriştiler. Böylece matbaacılar, denizcilere dört sayfalık haber broşürleri sattı ve gemiler diğer limanlara vardığında bunları oradaki yerel matbaacılarla paylaştı. Böylece yerel halk dünyanın farklı yerlerinden bilgi sahibi olabildi ve haber tüketimi kökten değişti.
Yeni bir Rönesans dönemi yarattı: Rönesans’ın başlaması Gutenberg’in matbaasını icat etmesinden yaklaşık yüzyıl önce başladı. Erken Rönesans’ın başlıca projeleri Platon ve Aristoteles gibi isimlerin kayıp metinlerini bularak yeniden yayımlamaktı. Ancak bu eserleri yayımlamak son derece yavaş ve oldukça pahalı bir süreçti. Hatta 14. yüzyılda bir kitabı elle kopyalamak neredeyse ufak bir servet değerindeydi. Matbaa Rönesans’ı başlatmadı ancak bilginin yeniden keşfedilmesinde ve toplumun her kesimine ulaşarak paylaşılmasında son derece etkiliydi.
Bilimsel devrimler hız kazandı: Bilimsel yöntemin geliştiricilerinden olan İngiliz filozof Francis Bacon, 1620’de dünyayı sonsuza dek değiştiren üç icattan bahseder: Barut, deniz pusulası ve matbaa. Matbaadan önce bilimsel verilerin elle yazılması pahalı ve elde edilmesi zor bir süreçti. Bunun yanı sıra insan hatasına da yatkındı. Bilimsel bulguları daha geniş kitlelere yayabilen matbaa sayesinde bilim, 16. ve 17. yüzyıllarda büyük atılımlar yaşadı. Örneğin, gökbilimci Copernicus, 1500’lerin başında güneş merkezli galaksi modelini sunarken yalnızca kendi gözlemlerinden değil basılı olan astronomik gezegen hareketleri tablolarından da yararlandı. Kitapların yayılma hızının yanı sıra doğru bir şekilde kopyalanabilmeleri etkili oldu. Formüllerin ve matematiksel tabloların basılı bir şekilde var olabilmesi bilim adamlarının mevcut verilere güvenebilmesini sağladı.
Her görüş, ifade olanağı kazandı: Matbaadan önce eleştirel ya da istenmeyen görüşleri sansürlemek çok daha kolaydı. Matbaadan sonra ise bir fikrin tüm kopyalarını yok etmek neredeyse imkânsız hâle geldi. Böylece, bir konu hakkında kendi görüşünü beyan etmek isteyen herkes sesini duyurabiliyordu. Eleştirel akıl yürütme, gelenek ve göreneklerin üzerine çıktı. Bilgi demokratikleşti.
Yeni bir endüstri yaratıldı: Gutenberg’in matbaasından önce kâtiplere büyük bir talep vardı. Kâtipler, hattatlar bir kitabı özenle kopyalar ve zanaatkârlar yetiştirirdi. Ancak matbaa bu iş kolunu geride bıraktı. Diğer yandan artık içinde matbaacılar, kitapçılar ve seyyar sokak satıcılarından oluşan yeni bir endüstri yaratıldı (http-1).
Kısaca matbaa ile birlikte kitap üretmek için gereken zaman azaldı ve kitap basımı çok daha kolay bir hâl aldı. Bu beraberinde daha fazla okuyan bir toplum yarattı. Artık her kesimden insan kitaba ulaşabiliyordu. Her kesimden insan kitaba ulaşabildiği gibi aynı zamanda birçok farklı kültürden, fikirden kitaba da ulaşılabiliyordu. Böylece farklı düşünceler farklı şehirlere, kıtalara ilerledi ve herkes fikrini yayabilme şansına erişti.
Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk Türk matbaasının kuruluşunun niçin geciktiği konusunda çeşitli görüşler vardır. İsmet Binark'ın bu konuya yönelik sunduğu gerekçeler nelerdir?
Osmanlı döneminde ilk matbaalar azınlıklar tarafından kurulmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk Türk matbaasının kuruluşunun niçin geciktiği konusunda ise çeşitli görüşler vardır. İsmet Binark, Batılı yazarların bu gecikmeyi “İslami dini taassupla” açıklamalarına karşı çıkar ve şu gerekçeleri öne sürer:
1. Batıdaki üstünlüklerimizin sona erişi nedeniyle, Batılılaşmaya karşı başlangıçta duyulan sosyopsikolojik direniş.
2. Güçlü esnaf ve lonca geleneğinin bir sonucu olarak bu loncalara bağlı olan “hattat ve müzehhipler”in meslek ve geçimlerini kaybetme korkusuyla gösterdikleri direniş.
3. Osmanlı geleneğinde bir güzel sanatlar dalı olarak görülen “yazma kitap” olgusuna duyulan hayranlık ve bağlılık.
Osman Ersoy'un matbaanın geç gelişinde rol oynayan başlıca sorunlara yönelik görüşleri nelerdir?
Osman Ersoy, matbaanın geç gelişinin en önemli nedeninin kâğıt olduğunu belirterek kâğıt ve diğer etkenleri de aşağıdaki şekilde dile getirir:
1. Matbaanın kâğıt gereksiniminin hemen yarısını dışarıdan getirtiyoruz. Halbuki ne ilk matbaamızın kurulduğu 1729 yıllarında, ne de ondan önceki yüzyıllarda ülke gereksinimini karşılayan bir kağıt fabrikamızın olmadığını biliyoruz. Elle kitap yazma ve çoğaltma tekniği büyük ölçüde kâğıt stokuna gerek gereksinme göstermez. Halbuki matbaada kitap basılmasında bu gereksinme büyüktür. Osmanlı Devleti’nde Avrupa’dan kağıt getirme azınlıkların tekelinde idi. Başka bir deyişle, Devlet ilk matbaayı kurduğu sırada dökme su ile değirmen çevirmek zorunda idi. Nitekim, ilk Türk matbaasında basılan eserlerin kağıtları incelenecek olursa bunların çok değişik kaynaklı Batı kâğıtları
olduğu görülür. Kâğıt sorununun matbaa için önemini gören ve anlayan İbrahim Müteferrika, Yalova’da bir fabrika kurma girişiminde bulunur ve bunun için 1744 yılında Lehistan’dan kâğıtçı ustaları getirir. Kanımızca kâğıt, matbaanın ülkemize geç gelmesine neden olan en önemli sorundur.
2. Matbaanın geç gelişinde etken olan ikinci önemli nedenin teknik görevlilerin olmayışı ve arandığında bulunmayışıdır. Matbaanın geç gelişinde nitelikli teknik görevlilerin de küçümsenemeyecek bir neden olduğunu sanıyorum.
3. Matbaanın resmen ülkemize geç girişi konusunda söylenebilecek bir başka neden de elverişli bir ortamın bulunmamasıdır. Lale Devri bu ortamı yaratan girişimlerin olduğu bir dönemdir. Batıya kapılarını açan bir yönetici kadrosu ve özellikle yenilik yanlısı Damat İbrahim Paşa’nın matbaa konusundaki hizmeti küçümsenemez. İbrahim Müteferrika’yı ve Sait Çelebi’yi arkalayan devlet adamı Mehmet Çelebi kuşkusuz anılmaya değer. Bu arada, matbaa açılması için fetvayı veren Şeyhülislâm Abdullah Efendi ve bunda sakınca görmeyen çağın en ünlü din ve devlet adamlarının anlayışları övmeye değer.
"Risâletü’l-müsemmâti bi vesiletü’t-tıbaa" adlı muhtırada basımevlerinin sağlayacağı hangi yararlar ele alınmıştır?
"Risâletü’l-müsemmâti bi vesiletü’t-tıbaa" adlı muhtırada basımevlerinin katkılarına dair en önemli noktalar (sadeleştirilmiş bir dille) şöyle sıralanmıştır:
1. El yazmaları azdır, savaşlarda olaylarda kaybolmaktadır, bunu önler.
2. Yazmacılıkta kalite düşmüş, hatalar artmıştır. Bu, yozlaşmayı önler.
3. Basma kitap ucuza mal olduğu için daha çok insan tarafından alınabilir.
4. Böylece kitapların sayısı da artabilecektir.
5. Yanlışlarla dolu ve çirkin harflerle basma yapan Avrupalıların İslam eserlerini daha iyi basmalarından önce basımevi bunu İslam dünyasında gerçekleştirebilir.
İlk Osmanlı matbaası tarihte ne tür görüş ve izlenimlerle yer alır?
İlk Osmanlı matbaası, her zaman kaotik ya da düzenli bir şekilde bir araya getirilen modern kişiliğinin parçalarının mozaiğinde geç gelmesi ve kötü başlangıcı kompleksiyle yer alır. Matbaanın Osmanlı’ya geç gelişi ve zor başlangıcı kısmen de olsa hattatlara da bağlıydı. Matbaanın birçok muasırları bu konuda onları sorumlu tutar. Ancak Osmanlı devlet adamlarının uyguladığı diplomatik yaklaşımı sayesinde iki muhalif görünen tarafın çıkarları korunmuş ve bir yandan matbaa faaliyete girer öte yandan hattatlar da el yazmalarını icra ederek geçimini 19. yüzyılın sonuna kadar korur. Matbaa hat sanatını birden bire yok etmezken geleneksel yazı kültürüne paralel olarak yeni baskı kültürü gelişmeye başlar. Osmanlı toplumu giderek matbaanın avantajlarını tanımaya başlar. Çünkü matbu kitaplarda olan fikirler okura daha çabuk ve aynı anda birçok okura ulaşır. Basılı kitapların sayesinde bilgi aktüellik kazanır, habere dönüşür. Bu şekilde kitap kamuoyu üzerinde etkili olur.
Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadar olan dönemde matbaacılığın gelişim süreci ve yarattığı etkiler nelerdir?
Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadar olan dönemde ise matbaalar yaygınlaşmış, gazete ve dergi sayılarında artış yaşanmıştır. Bu dönemlerde niteliksel değil niceliksel gelişme sağlanmıştır. Örneğin, İbrahim Müteferrika’nın bastığı bir kitapla, dönemin sonunda Ahmed İhsan Matbaası’nın bastığı bir kitap yan yana konulduğunda, ikincisinin matbaacılıktaki çok belirgin bir aşamanın ürünü olduğu söylenemez. Elbette birtakım ilerlemeler sağlanmıştır. En önemlisi, matbaa sayısı ve buna bağlı olarak gazete, dergi, kitap, “basılı kağıt” artmış; günlük yaşamın bir parçası hâline gelmiştir.
1980’lerin ikinci yarısında öteki gazetelerin de benimseyeceği bilgisayar sisteminin temel hedefleri nelerdi?
1970’lerde tipodan ofsete geçişle birlikte basında teknolojik değişim başlamıştı. 1980’lerde ikinci bir aşamaya geçildi. Bunun öncüsü de “Yeni Asır” gazetesi oldu. Yeni Asır artık bilgisayar sistemine geçmişti. 1980’lerin ikinci yarısında öteki gazetelerin de benimseyeceği bilgisayar sisteminin temel hedefleri şunlardı:
1. Dizgi, düzeltme, pikaj, kamera ve montaj işlemlerinin yok edilmesi,
2. Kalitenin yükseltilmesi, gazete grafiğinin disiplin altına alınması,
3. Hazırlık zaman limitlerinin geriye itilmesi,
4. Esnekliğin artırılması.
Cumhuriyet döneminde matbaacılık ve basım ile ilgili gelişmeler nelerdir?
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış bir ülkenin basım alanında önemli bir aşama gösterememesi doğal bir sonuç olmuştur. Dövizin kıt oluşu Avrupa’dan yeni makineler getirilmesini engelliyor; eldeki basım araçlarıyla yetinme zorunluluğu doğuyordu. Eğitime büyük önem veren yeni yönetimle birlikte okuma yazma oranının artması, yeni kuşaklara ve halka Cumhuriyet devriminin ve ilkelerinin öğretilmesi amaçlanıyordu; bu da okul kitaplarının tekrar basılmasını gerektiriyordu. Maarif Vekâleti (Eğitim Bakanlığı), gerekli eserlerin basılmasını sağlamak için “Telif ve Tercüme Heyeti”ni kurdu. Büyük hacimli kitaplar arasında Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nin 7. ve 8. Ciltleri gibi eserler vardı. Özellikle, başta Hüseyin Rahmi ve Reşat Nuri olmak üzere, yerli yazarların kitapları ilgi görüyordu. Bu süreç içerisinde Arap harflerinin okuma ve yazılmasındaki, dizilmesindeki güçlükler Cumhuriyet’in ilanından sonra yeniden gündeme geldi. Mustafa Kemal de Latin harflerinin kabul edilmesi gerektiği kanısına ulaşmıştı. Mayıs 1928’de yeni harfler belirlendi ve 26 Haziran’da da harflerin kesin biçimleri şekillendi. Bir yandan da Devlet Matbaası’nda yeni harfler döktürülüyor ve çok sayıda yeni alfabe bastırılıyordu.
Hazırlanan 11 maddelik yasa tasarısı kabul edilerek 3 Kasım 1928’de yürürlüğe girdi. Yasaya göre gazete, dergi ve kitaplar artık eski harflerle yayımlanmayacaktı ve okullarda eski harflerle basılmış ders kitapları okutulmayacaktı. Yazı devrimiyle birlikte alfabe kolaylığı getirilmiş ve nüfusun okur yazar oranının artması sağlanmak istenmişti. Yeni harflere uyum hemen sağlanamadığından dolayı gazete tirajlarında düşüş yaşandı ve kapanmak zorunda kalanlar oldu. Matbaalar da dizgi harfi sağlama ve yeni harfi iyi bilen eleman yetiştirme sorunuyla karşılaştı. Ancak yeni harfler giderek yaygınlaşmış ve okuma yazma oranı da giderek artmaya başlamıştı.
Geleneksel baskı teknikleri denilince akla gelen dört adet uygulama vardır. Bunlar nelerdir?
Görsel sanatlar alanında üretilen eserlerin farklı yüzeylere uygulanabilmesi için pek çok teknik geliştirilmiştir. Geleneksel baskı teknikleri denilince akla gelen dört adet uygulama vardır. Bunlar: yüksek baskı, çukur baskı, düz baskı ve şablon baskı yöntemleridir.
Yüksek baskı nedir ve ilk yüksek baskı örnekleri nelerdir?
Yüksek baskı, en basit ve en eski baskı resim biçimlerinden biridir. Tarih öncesi mağaralarda bulunan kırmızı toprak el baskıları ilk yüksek baskı örnekleridir. Yüksek baskı, bir biçimin ayrıntılarını göstermek için istenmeyen yerlerin oyulmasıdır. Yüksek baskı tekniği ister sanayide kullanılan şekli ile olsun ister ise baskı resim sanatçılarının kullandığı linol, ağaç baskı çalışmalarında olsun boya alacak kısımların yukarıda kalması yani çalışılacak konunun yüksek olması, boya almayacak kısımların alçak olması şekli ile yapılan baskı türüdür.
Yüksek baskı tekniğini daha çok kimler hangi amaçla kullanmaktadır?
Yüksek baskı, ağaç, linolyum, poliüretan gibisert ve oymaya uygun malzemelerin oyulup kalıp olarak kullanılmasıyla hazırlanır. Bu tekniği daha çok baskı resim sanatçıları özgün eserler üretmek için kullanırlar.
Yüksek baskı tekniğinin sanayide kullanılan yöntemine ne ad verilir ve bu teknik sanayide hangi amaçlarla kullanılmaktadır?
Yüksek baskı tekniğinin sanayide kullanılan yöntemine tipo baskı denilmektedir. Sanayide kullanılan yüksek baskı tekniğinde kalıp malzemesi olarak daha çok çinko kullanılmakta ve davetiye, kartvizit, ambalaj ürünleri gibi sert malzemelerin basımında kullanılmaktadır.
Yüksek baskı tekniğinin öncüsü kimdir ve bu teknikle ne tür bir çalışma yapmıştır?
Yüksek baskı tekniğinin öncüsü matbaayı keşfeden Johannes Gutenberg kabul edilmektedir. Gutenberg, ağaçtan yapmış olduğu harfleri yan yana getirerek harflerin yüksek kısımlarına tamponla boya vermek suretiyle kitap baskısı yapmıştır.
Yüksek baskı tekniğinde en çok kullanılan teknik nedir?
Yüksek baskı tekniğinde en çok kullanılan teknik ağaç baskıdır. Genellikle oymaya elverişli kavak ve ıhlamur ağacı kullanılır. Ihlamur ağacı yumuşak olduğu için kolaylıkla oyulabilir. Dayanıklı, iyi boya tutan bir ağaç cinsi olduğu için kalıp hazırlamaya çok uygundur.
Yüksek baskı tekniği nasıl gerçekleştirilir?
Yüksek baskı tekniği rölyef baskı özelliğinde olup kalıbın yüksekte kalan bölümlerine boya verilir ve bu boya başka bir yüzeye aktarılır. Bu işlemle birlikte beyaz kalmasını istediğimiz yerler kesilir veya oyularak çıkarılır. Yüksek bırakılan yerlere merdane veya fırça ile boya verildikten sonra kaşık, baren veya presle baskı yapılır. Yüksek baskıdaki resim, yüzeye ters çıkan bir görüntüdür. Bu nedenle görüntüyü kalıba aktarırken ters aktarmak gerekir ya da ayna kullanarak aktarmak mümkündür. Yüksek baskıda tahtanın özelliği ağaç damarlarının dikey veya yatay olacak şekilde kesilmesidir. Günümüzde en çok tercih edilen ve kolay işleneni, ağacın damarlarının dikey şekilde kesilmiş olanıdır. Yüksek baskı en eski teknik olup günümüzde hâlâ en çok kullanılan tekniktir. Yüksek baskı olarak ağaç ile linol baskının yanı sıra ilkokullarda yapılan patates baskı da bir tür baskıdır. Hatta günlük yaşamda kullandığımız mühürler de yüksek baskı sınıfına girer.
Tipo baskıyı diğer baskı türlerinden ayıran en temel özellik nedir?
Tipo baskıyı diğer baskı türlerinden ayıran en temel özellik, baskıda varak yaldız ve gofre işlemlerinin daha rahat uygulanabiliyor olmasıdır.
Çukur baskı ilk kez hangi amaçla kullanılmıştır?
Intaglio veya kazı resim olarak da bilinen çukur baskı, ilk olarak mülkiyet belirtmek amacıyla mühür yapımında ya da nesneleri işaretlemek için kullanılmıştır. Silah, mücevher ve değerli eşyaları kaybetmemek için eşyalar üzerine kazıma yöntemi ile işaretler yapılmıştır. Demirciler, tasarımlarını kaybetmemek amacıyla kendilerine portföy hazırlamışlardır. Kâğıdın M.S. 105 yılında Çin’de Tsei Lun tarafından bulunmasıyla kâğıt baskı kullanılmaya başlanmıştır.
Çukur baskı nedir ve nasıl uygulanır?
Çukur baskı, bir çeşit gravür baskı tekniğidir. Gravür, en kısa tanımı ile çinko, bakır, tahta gibi yumuşak malzeme üzerine çizilen resmin kağıda aktarılmasıdır. Bu aktarım, baskı yöntemi ile yapılır. Sonuç bakımından diğer resim tekniklerinden tamamen farklıdır. Diğer tekniklerle resim, bir sefere özgü olarak yapılır. Resmin aynısını tekrar yapmak hemen hemen imkansızdır. Gravür, istenilen sayıda çoğaltılabilir. Çukur baskı kısaca şu şekilde yapılır: Basılacak resim levha üzerine çukurlaştırılarak çizilir. Konu levhanın üstüne ya elle oyularak ya da aside yedirilerek çukurlaştırılarak oluşturulur (bu yöntem yüksek baskının tam tersidir). Daha sonra levha mürekkeple sıvanır ve asitle dolu kaba konulur. Çukurlar oluşturulduktan sonra mürekkep temizlenir. Böylece sadece çukur kısımlarda mürekkep kalır. Levhanın üstüne kağıt basılarak görüntünün kağıda aktarılması sağlanır.
Her ne kadar kalıp hazırlama tekniği benzerlik gösterse de birçok yüksek baskı çeşidi bulunmaktadır. Temel yüksek baskı çeşitleri nelerdir, bu teknikler nasıl geliştirilmiştir ve uygulanmaktadır?
Her ne kadar kalıp hazırlama tekniği benzerlik gösterse de birçok yüksek baskı çeşidi bulunmaktadır. Yüksek baskı çeşitlerinden bazıları aşağıda kısaca açıklanmıştır:
Ağaç baskı: Bir desen düz bir tahta üzerine çizildikten sonra basılacak yüzeyler yüksek bırakılır, diğer yüzeyler oyma aletleri ile oyularak çıkarılır. Oyma işleminden sonra kalan yüksek yüzeylere boya veya mürekkep verilerek kağıt ve kumaş türü düz zeminlere basılma işlemine ağaç baskı denir. Ağaç baskı en çok kullanılan baskı yöntemidir. Yazı ve kağıdın bulunması sonrasında gelişen matbaanın ilk örnekleri ağaç baskıdan yararlanmıştır. Eserleri daha hızlı çoğaltmak için bazı yollar denenmeye başlanmıştır. Bunlardan biri klişe baskıdır (mühür baskı). Oyulmuş kalıpların bir bütün olarak basılması şeklinde uygulanmaktadır. Diğer yöntem ise ağaç oymacılığı yönteminin geliştirilmesi olmuştur. Bu yöntemde ağaçtan elde edilen kalıbın içindeki damarların yönünde oyma işleminden sonra kalıp hazırlanır ve üzerine mürekkep sürülerek baskısı alınır. Boya almayan, yani oyulan alana negatif alan, boya alan, yani oyulmamış alana pozitif alan adı verilir. Pozitif alan siyah, negatif alan ise beyaz olarak da nitelendirilmektedir. Ağaç baskı kalıplarda yumuşak dokulu, orta yumuşak dokulu ve sert yumuşak dokulu ağaçlar bulunmaktadır.
Linol baskı: Bu baskı çeşidi, linolyum adı verilen ve 1860 yılında İngiltere’de lastik üreticisi Fredrick Walton tarafından daha ucuz bir malzeme arayışı sırasında icat edilmiş bir yer muşambasıdır. 20. yüzyıldan sonra sanatsal bir malzeme olarak Erich Heckel ve Gabriele Munter tarafından kullanılmaya başlandığı kabul edilmektedir. Ağaç baskıdan farklı olarak baskı işlemi sonrasında yüzeyde çok az doku bırakarak ya da hiç doku bırakmadan düz bir etki oluşturmaktadır. Rahatça oyulabildiği için tasarımcılar tarafından tercih edilmektedir. Linol baskı; yüksek baskıya yeni başlayanlara ve öğrencilere hem ucuz bir malzeme olduğu hem de kolay oyulabildiği için önerilmektedir.
Tipo baskı: 1440 yılında Alman asıllı Johannes Gutenberg tarafından geliştirilmiştir. Hazırladığı metal harfleri yan yana getirerek dizgisini oluşturmakta ve basmaktadır. İlk bastığı kitap Latince kutsal kitap olup, bu kitabı 1455 yılında basmıştır. Bu kitap Gutenberg kutsal kitabı ya da Mazarin kutsal kitabı olarak da bilinmektedir. Gutenberg’in icadını takip eden yıllarda, kuzeyin önemli Rönesans ressamı Albrecht Dürer tarafından 1460 yılında ‘Böhmenli Çiftçi’ adında ilk resimli kitap basılmıştır. Bu kitapta da tipo grafik baskı tekniği ile ağaç baskı tekniği bir arada kullanılmıştır. Tipo baskıda yağ bazlı mürekkep kullanılmaktadır. Bu mürekkepler pigment, vernik, yağ, katkı maddeleri karışımlarından oluşmaktadır. Tipo baskıyı diğer baskı türlerinden ayıran en temel özellik, baskıda varak yaldız ve gofre işlemlerinin daha rahat uygulanabiliyor olmasıdır.
Çukur baskıda kullanılan kazıma teknikleri ve bu tekniklerin özellikleri nelerdir?
Çukur baskıda iki tür kazıma tekniği kullanılır: Bunlar; asitsiz teknikler ve asitli tekniklerdir. Asitsiz tekniklerde herhangi bir kimyasal işleme başvurulmaz. Yüzey üzerine basılacak olan eser, elle kazınarak oluşturulan çukurluklar aracılığı ile oluşturulur. Kullanılan aletin niteliğine göre asitsiz teknikler şunlardır: soğuk kazı (drypoint)-kuru kazıma, iğne kazı (pointe-seche) tekniği, çelik kalem (burin) tekniği, siyah tarz (mezzotint) tekniği ve elektrikli motor oyma tekniği. Asitli tekniklerde ise desen, iki yüzeyinde zift gibi bir vernikle kaplanmasından sonra sivri uçlu bir alet ile oluşturulur. Bu süreçte önemli olan çizilen bölgelerdeki verniğin kazınmasıdır. Kalıp asit dolu tekneye yatırılarak bekletilmektedir. Üzerinde vernik olmayan alanlar çukurlaşarak kalıp hazırlanır. Kullanılan verniklere veya uygulanan işleme göre çeşitli uygulama yöntemleri bulunmaktadır.
Planografi olarak da bilinen tekniğin adı nedir ve bu teknik nasıl uygulanmaktadır?
Planografi olarak da bilinen düz baskı tekniğinde, baskı yapılacak yüzeyde herhangi bir yükseklik (rölyef baskı tekniği gibi) ya da çukur (gravür baskı tekniği gibi) oluşturmaya gerek kalmadan, sadece düz yüzeylere baskı yapılır. Bir diğer ifade ile düz baskı yöntemi, yüzeyin fiziksel özelliklerini değiştirmez. Düz baskıda sanatçı, doğrudan pürüzsüz yüzeye sahip bir taş veya metal plaka üzerine boyadığı ve ardından yazdırılabilir bir görüntü oluşturmak için yağ ve suyun karşılıklı olarak birbirini itmesinden yararlanır.
Cam baskı olarak da nitelendirilen çukur baskı türü nedir ve ilk kez hangi amaçla kullanılmıştır?
Çukur baskı türlerinden biri vitreografi baskıdır. Cam baskı olarak da nitelendirilen bu teknik ilk kez 1790 yılında İskoçya ve İngiltere’de para basmak amacıyla kullanılmıştır. Cam baskı 1972 yılında Harvey K. Littleton tarafından sanat formu olarak yeniden gündeme gelmiştir. Littleton, 1974 yılında ilk baskıyı yaparak vitreografinin temelini atmıştır. 1981’e kadar cam baskı tekniğini geliştirmeye devam etmiş olan Littleton, kendi atölyesini kurmuştur. Bu atölyede bir baskı teknisyeni ile birlikte çalışarak ve atölyesine baskı sanatçılarını davet ederek çalışmalar yapmıştır. Burada 60 civarı sanatçının bireysel katılımı ile birlikte 250 civarında vitreografi baskı üretmişlerdir.
Düz baskı türleri ve özellikleri nelerdir?
Düz baskı; mono baskı, taş baskı ve foto-taşbaskı türlerinden oluşur.
Mono baskı (Tek baskı): Düz baskı türleri içinde en çok rağbet gören tekniktir. Mono baskı, birden çok orijinalin olduğu çoğu baskı türünün aksine yalnızca bir kez yapılabilen görüntülere veya çizgilere sahip bir tekniktir. Birçok monobaskı tekniği vardır. Tek baskı yapmak için kullanılabilecek standart baskı tekniklerinin örnekleri arasında taş baskı ve ağaç baskı yer alır.
Taş baskı (Litografi): Litografi eski Yunanca’daki lithos (taş) ve graphein (yazmak) kelimelerinden türetilmiştir. Taş baskı, 1796’da Bavyera Krallığı’nda
Alois Senefelder tarafından icat edilmiştir. Bu baskı da yağ ve suyun karışmazlığı ilkesine dayanır. Taş baskı yöntemi için icadını takip eden ilk zamanlarda düz bir kireç taşı parçası kullanılıyordu. Yağ bazlı görüntü yüzeye yerleştirildikten sonra su içerisinde arap zamkı çözeltisi uygulanırdı. Bu maddenin özelliği, sadece yağlı olmayan yüzeylere yapışmasıdır. Baskı sırasında bu maddeye yapışan su, yağlı kısımlar tarafından itilirken kullanılan yağlı mürekkep yüzeye çekilir ve istenilen baskı yüzeyde oluşturulurdu (http-2). Litografi kavramı, endüstriyel olarak üretilen ticari ürünlerden ziyade güzel sanatlar alanında yaratılan eserler için kullanılır.
Foto-taşbaskı: Foto-litografi, metal plakalar üzerinde fotoğrafik işlemlerle bir görüntüyü sabitleme yöntemidir. Foto-taş baskı, aşağı yukarı taş litografi ile aynı şekilde gerçekleştirilir.
Endüstriyel baskı teknolojileri 5 ana başlık altında incelenmektedir. Bu başlıklar nelerdir?
Endüstriyel baskı teknolojileri 5 ana başlık altında incelenmektedir:
1. Yüksek baskı: Tipografik baskı, flekso baskı
2. Düz baskı: Ofset baskı
3. Çukur baskı: Tifdruk baskı, tampon (pad) baskı
4. Şablon baskı: Serigrafi baskı
5. Dijital baskı: Computer to press (direkt baskı)
Serigrafi (şablon) baskı nasıl uygulanmaktadır?
Serigrafi olarak da adlandırılan şablon baskı için bir çerçeve üzerine gerilmiş bir ağ parçasından bir elek yapılır. Bu eleğin etkili olabilmesi için, üzerindeki ağın yeterince gerilmiş olması gerekir. Mürekkep bir silecek (çekçek) yardımıyla eleğin altındaki yüzeye itilir. Tasarıma göre, ağın gözeneklerinin inceliği ve açıklığı değişebilir. Geleneksel olarak bu süreçte ipek kullanıldığı için, bu tekniğin adı Türkçede ipek baskı (İngilizcede silkscreen printing) olarak anılmaktadır. Günümüzde ipeğin yanı sıra sentetik iplikler de yaygın olarak kullanılmaktadır. Şablon baskı; kâğıt, kumaş, kanvas, kauçuk, cam ve metale gibi çeşitli malzemeler üzerine uyarlanmaktadır.
Ofset baskının diğer baskı türlerine göre taşıdığı avantajlar ve dezavantajlar nelerdir?
Ofset baskı diğer baskı türlerine göre bazı avantajlar taşır:
• Ofset baskı keskin ve temiz görüntüler üretir ve tipo baskıya göre daha kolay yazı yazar. Bunun nedeni, kauçuk örtünün baskı yüzeyinin dokusuna uymasıdır.
• Baskı kalıpları hızlı ve kolay üretilir.
• Plaka ile baskı yüzeyi arasında doğrudan temas olmadığı için baskı plakasının ömrü uzun ömürlüdür. Plakalar, bir milyon baskıdan daha uzun baskılar yapabilir.
• Ofset baskı, ticari baskıda yüksek kaliteli baskı üretmenin en ucuz yöntemidir.
Ofset baskının diğer baskı yöntemlerine göre dezavanjları ise şunlardır:
• Rotogravür veya fotogravür baskıya kıyasla daha düşük görüntü kalitesi elde edilir.
• Plaka üretimi ve baskı makinesinin kurulumu zaman ve maliyet gerektirir. Bunun yerine küçük boyutlu işler için dijital ofset makineler kullanılabilir (http-3).
Tipografik baskının avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Tipo baskının bazı avantajları şöyledir:
• İşlem yapmak oldukça basittir ve maliyetli olan ilk yatırımdan sonra daha fazla harcama yapmaya gerek yoktur.
• Baskıları kişiselleştirmek ve diğer baskı yöntemlerine göre daha belirgin rölyef elde etmek mümkündür.
• Tipo baskı, farklı kağıt türleri ile kullanılabilir.
Bunların yanı sıra tipo baskının yavaş işlemesi, renk kullanımında sorunlar yaratabilmesi ve görüntüleri yazdırmasındaki zorlukları ise dezavantajlar arasındadır (http-4).
Flekso baskıdaki en büyük ilerlemeler hangi alanda ve nasıl olmuştur?
Flekso baskıdaki en büyük ilerlemeler plaka malzemesi ve plaka oluşturmadaki yöntemlerin iyileştirilmesi alanında olmuştur. Dijital plaka sistemleri de sektörde ilerleme kaydetmiştir. DuPont, Kodak, XSYS ve Esko gibi şirketler bu teknolojideki gelişmelere öncülük etmiştir.
Tifdruk baskı nedir ve özellikleri nelerdir?
Tifdruk baskı, kaliteli baskıya imkan veren bir seri baskı tekniğidir. Tifdruk baskının başlıca özelliği net, yumuşak ve kopyaları birbirinden ayrımsız baskı vermesidir. Bunun nedeni ise gerek tipo baskıda gerekse ofset baskıda mürekkebin merdanelere oradan da baskı kalıplarına akımı musluklar aracılığıyla vermesi ve genelde elle ayarlanmasıdır. Bu bakımdan ne kadar dikkat edilirse edilsin boya akımında dengesizlikler olabilmektedir. Tifdruk baskı sisteminde kalıp boya haznesinin içinde döndüğünden göz kararı ayarlama söz konusu değildir. Kalıp her seferinde eşit miktarda mürekkep almaktadır. Bu nedenle de baskılar net ve birbirine denk olur. Tifdruk baskının en önemli özelliklerinden biri de kalıplarının çok yüksek tirajlara dayanıklı olmasıdır. Bu özelliğinden dolayı yüksek tirajlı işlerde hem kaliteli sonuç vermekte hem de baskı maliyeti diğer baskı sistemlerine oranla düşük olmaktadır. Ambalajlar aynı kalıpla yıllarca tekrar tekrar basılabilmektedir.
Tampon baskının kullanıldığı ürünler neler olabilir?
Tampon baskının kullanıldığı ürünlerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Tıbbi cihazlar (şırıngalar, cerrahi aletler vb.), şeker, kozmetik ambalajlar (krem kutuları, parfüm şişeleri vb.), golf topu logoları, oyuncaklardaki grafikler, promosyon hediye ve eşantiyonlar, teknolojik aletler (mouse, kulaklık vb.). Bu ürünler net ve düzgün bir yüzeye sahip olmadığından dolayı tampon baskı için uygundur.
Tifdruk baskının kullanım alanları nelerdir?
Baskı kalitesinin çok yüksek olması ve baskılar arasında fark bulunmaması nedeniyle kağıt paraların basımında da tifdruk baskı tekniği kullanılmaktadır. Yüksek baskı kalitesi, hızlı olması, kağıt haricinde plastik türevli materyallere baskı yapabilmesi nedeniyle ambalaj sanayiinde tifdruk baskının kullanımı yoğundur. Tifdruk baskıda farklı derinliklerdeki hücrelerde değişen miktarlarda mürekkep yer alabildiğinden ton değerleri zengin bir şekilde ortaya çıkar. Bu sebeple fotoğrafların ve yüksek ton aralıkları içeren kopyaların büyük miktarlarda çoğaltılabilmesi için uygundur. Tifdruk baskı bu özelliğinden dolayı gazete eklerinde, kataloglarda, resimli dergi ve kitaplarda, reklam ve takvimlerde kullanılır. Baskı hızının yüksek olması sebebiyle de siyah beyaz veya renkli resimler içeren yüksek miktarda kopyalar için kaliteli sonuçlar verir.
Serigrafinin kullanım alanları nelerdir?
Serigrafi başlıca tekstil, seramik, ahşap, kağıt, cam, metal ve plastik gibi çeşitli malzemelerde kullanılabilir. Bu sebeple serigrafi, birçok farklı endüstride kullanılan bir yöntemdir. Serigrafinin kulanım alanlarından bazıları: Giyim, tıbbi cihazlar, tekstil fabrikaları, elektronikler, çıkartmalar, balonlar, güneş panelleri.
Özellikle son yıllarda yeni geliştirilen baskı teknikleri nelerdir?
Son yıllarda teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte projeler için birçok seçenek ortaya çıktı. Hem küçük hem de büyük işletmeler bu rekabetçi sektörde makine ve yazılım endüstrisinde güncellemeler gerçekleştirdi. Yeni geliştirilen baskı teknolojileri de insanların ilgisini çekti. Bunlardan birkaçı aşağıdaki şekildedir:
Dijital Mürekkep Püskürtmeli Baskı: Ofset baskı, baskı endüstrisinde uzun yıllardır kullanılmaktadır, ancak son yıllarda baskı süresinin uzun maliyetinin de yüksek olması nedeniyle kullanım alanlarında düşüş yaşadı. Günümüzde ise daha verimli ve hızlı olan mürekkep püskürtmeli yazıcılar birçok ofset yazıcının yerini aldı. Örneğin yüksek hızlı bir mürekkep püskürtmeli yazıcı, dakikada yaklaşık 4.500 kelime yazdırabilmektedir.
3D Baskı: Burada baskı işlemi kullanıcıların bilgisayar destekli tasarım veya 3D tarama teknolojileri kullanarak dijital bir dosyadan üç boyutlu öğeler oluşturmasıyla gerçekleştirilir. Yazıcılar tarafından uygulanan polimer malzemenin katmanlaşarak bir nesne oluşturması nihai ürünü verir. 3D baskı herhangi bir araç gerektirmez ve kaynak açısından verimlidir. Bu sebeple kendi ürünlerini yapan kullanıcılar hem az maliyet ile tasarruf sağlar. 3D yazıcılar günümüzde insanlar tarafından oldukça ilgi gören bir baskı tekniği. Piyasada da 3D baskı trendleri giderek artmaktadır. 3D yazıcılar ilk çıktıkları zaman oldukça maliyetli yazıcılar olsa da artık daha düşük maliyetli 3D yazıcı bulmak da mümkün.
Hibrit Baskı Teknolojisi: Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin eski sistemleri bırakıp tamamen dijital teknolojilere geçmeden de baskı endüstrisi devam etmektedir. Dijital ve ofset süreçlerini birleştirebilmek de mümkün. Örneğin flekso baskının verimliliği ve özellikleri dijital baskının yaratıcılığı ile birleşebilir. Hibrit teknolojisi sayesinde çok sayıda proje üretilebilir. Hibrit teknoloji, önceden programlanmış yazdırma ayarları gibi gelişmiş özelleştirme seçeneklerine sahiptir. Bunun yanı sıra otomatik etiketleme, kesme, kaplama, paketleme, birleştirilmiş üretim ve yüksek verimlilik gibi avantajlar sunar. Yeni baskı teknolojileri matbaacılar için çok büyük fırsatlar sunuyor. Matbaada ortaya çıkan son yeniliklerle birlikte yazılımlar daha akıllı hâle geliyor ve bu sebeple de pazar payı büyüyerek daha erişilebilir olacak. Yapay zekâ ile birlikte de hem grafik tasarımcıların hem de operatörlerin sorunları daha kısa sürede çözülebilecek ve iş kolaylığı sağlayacaktır (http-6).
Dijital baskı nedir?
Dijital baskı, geleneksel baskı yöntemlerinden farklı olarak dijital görüntüleri doğrudan kâğıt, kanvas, kumaş ve kart stoğu gibi çeşitli ortam türlerine aktarma işlemidir. Farklı bir ifadeyle bir baskı kalıbı olmaksızın dijital malzemenin fiziksel bir yüzeyde doğrudan üretimidir. Geleneksel baskı, tekrarlanabilir baskılar yapmak için fiziksel olarak bir ustaya ihtiyaç duyulan mekanik bir işlemdir. Ticari ve hatta geleneksel güzel sanatlar baskı makineleri, görüntüyü bir taşıyıcıdan, plakadan alıcı kâğıda aktarmak için basınç veya darbe kullanır. Benzer şekilde, eski tarz fotoğrafçılıkta negatif, ışığın baskıyı ortaya çıkarmak için içinden geçtiği malzemedir. Ancak dijital baskı farklıdır ve dijital baskıda baskı veya darbe yoktur.
Dijital baskının geleneksel baskı türlerine göre öne çıkan faydalı özellikleri nelerdir?
Dijital baskı, film yapmak, renk provaları yapmak, parçaları manuel olarak bir araya getirmek ve plaka yapmak dahil olmak üzere geleneksel baskı sürecindeki sayısız mekanik adımı ortadan kaldırır. Sayfaları sıraya koymak için basılı “imzaları” kesmek ve katlamak yerine, yazılım bunları belleğe sıralar ve doğru sırayla yazdırır. Geleneksel, seri üretim baskı yöntemlerinin aksine, dijital baskı baskı plakası yapmaya gerek olmadığı için sadece düşük hacimli baskılı ürünlere ihtiyaç duyan müşteriler için ideal ve uygun maliyetli bir seçenektir. Dijital baskı, esnek bir baskı olması yönüyle her bir baskıda değişiklik yapma olanağına sahiptir, dolayısıyla her bir baskıda farklı şekillerde basabilme seçeneği sunar. Dijital baskı bu özelliğinden dolayı kısa süreli yayınlar, kişiselleştirilmiş içerik ve veri baskısı (VDP) için uygun bir yoldur.
Dijital baskı nispeten ucuz olmasının yanı sıra, dijital baskının genellikle kısa bir geri dönüş süresi vardır, bu da basılacak materyale en kısa sürede ihtiyaç duyan kişiler, müşteriler için avantajlıdır. Dijital baskının bir diğer katkısı da sanatsal üretim süreçlerine olmuştur. “Özellikle grafik sanatlarda hem tasarım sürecinde hem de tasarımın ürüne dönüştüğü baskı aşamasında yoğun bir şekilde kullanılan dijital teknolojiler görsel sanatlar alanını zenginleştirmektedir. Baskının bilgisayar destekli ortamda, her türlü materyal üzerine hızlı ve kaliteli bir şekilde yapılmasına olanak sağlayan dijital baskı sistemleri; sunduğu avantajlarla yeni bir ekosistem yaratmıştır.
Maliyet, pazar payı ve kullanım alanı bakımından en yaygın kullanılan dijital baskı çeşitleri nelerdir?
Maliyet, pazar payı ve kullanım alanı bakımından en yaygın kullanılan dijital baskı çeşidi elektrofotografik dijital baskı ve inkjet baskı sistemleridir. Bunlar dijital baskıda iki ayrı teknolojiyi de işaret eder. İlerleyen bölümlerde daha detaylı ele alınacak olan bu baslı çeşidinin birincisi toner adı verilen plastik esaslı partiküllerin elektrik şarjı yolu ile baskıaltı malzemesine aktarılması yoluyla baskının gerçekleştirilmesi; ikincisi ise sıvı mürekkebin baskıaltı malzemesine püskürtülmesi yolu ile görüntü oluşturulmasıdır (http-9).
Dijital baskının müşterilere sunduğu avantajlar nelerdir?
Dijital baskının büyümesi, müşterilere sunduğu iddia edilen birçok fayda ile ilişkilendirilebilir:
• Yeşil/Çevre Dostu: Dijital baskı yöntemi, herhangi bir şirketin çevre dostu/yeşil kimliğine katkı sağlar. Yeşil/çevre dostu baskıda geleneksel baskıdan farklı olarak, dijital
belge dosyası ile son baskı süreci arasında herhangi bir ön aşama yoktur. Bu nedenle film plakalarına veya fotoğraf kimyasallarına gerek yoktur. Çünkü bunlar yerine su bazlı mürekkepler kullanıldığında ve toz veya kaplama uygulanmadığında daha az atık olacaktır ve dijital baskı işlemi çok daha çevre dostu olabilir. Tamamen yeşil/çevre dostu kimliğine dönmek bazen maliyet açısından engelleyicidir, ancak çevreye kesinlikle gerekenden daha fazla zarar vermeden maliyetleri düşürmenin yolları vardır.
• Hız: Dijital baskı, minimum baskı ayarı sayesinde daha hızlı yanıt süresi sunar. Baskı işlemini basitleştirir, geleneksel plakalar ve film gereksizdir, pres hazırlamaya gerek yoktur, plaka montajı yoktur, kayıt ayarı yoktur ve mürekkep tuşu yoktur. Baskı sürecine dahil olan daha az adım ve kişi vardır ve sonuç olarak nihai ürün daha hızlı teslim edilebilir.
• Uygun maliyetli: Şirketlerin finansal tasarruf yapmalarını sağlamak, dijital baskının sunduğu bir diğer avantajdır. Geleneksel baskı hizmetleri, hizmetlerini kullandığınızda her zaman kotalara veya minimum siparişlere ihtiyaç duymuştur. Bununla birlikte, matbaanın esnekliği nedeniyle, dijital baskı şirketlerinin bu tür sınırları yoktur, bu da işletmelerin ve bireylerin ihtiyaç duydukları miktarı tam olarak kaydetme ve alma özgürlüğünü kanıtlar.
• Kısa süreli baskı: Dijital baskı, geleneksel baskıdan daha etkili yollarla kısa ve orta süreli baskı üretmek için ideal yöntemdir. Dijital veriler kolayca depolanır ve güncellenir. Bu nedenle değişiklikler yazdırmadan önce veya sonraki aşamada kolayca yapılır. Dijital baskı, daha etkin baskı yönetimi sağlar. Toplu stoğa ve güncel olmayan stoğu boşaltmaya gerek yoktur.
• Daha Etkili Pazarlamaya Olanak Tanır: Değişken veri baskısı, müşterilere doğrudan pazarlama stratejisinin oldukça etkili bir yolunu sunarak şirketlerin mesajlarını
kitlelerine göre uyarlamasına olanak tanır. Farklı bir ifadeyle doğru mesajı doğru insanlara doğru zamanda iletme imkânı sağlar. Ayrıca günümüzde bunun bir parçası olan QR kodlar da basılı materyalleri dijital alana bağlama imkanı sunar. Dijital baskı eylemleri, değişken veriler ve değişken görüntüleme hakkında bilgiler içerir. Bilgisayarlar baskı işlemini kontrol ettiğinden, baskı sırasında öğenin içeriğini değiştirmek çok daha kolaydır. Bu durum, bitmiş ürün çekiciliğinizi büyük ölçüde artırabilecek yeni bir özelleştirme ve kişiselleştirme düzeyi ekleme imkânı sağlar (http-8).
İnkjet baskı sisteminin avantajları ve dezanvantajları nelerdir?
İnkjet teknolojisinde mürekkep damlacıkları, mürekkep tanklarından gelen mürekkebi püskürtmeyi sağlayan nozzle adı verilen ağızlardan baskıaltı malzemesi üzerine aktarılarak görüntü oluşturulur. Bu teknolojideki yazıcılar baskı yapabilmek için sıvı mürekkep kullanır. İnkjet baskı, fonksiyonel malzemeler kullanılarak mikro ve nano imalat için giderek daha uygun maliyetli ve esnek bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Mürekkep püskürtmeli baskı teknolojisinin tüm avantajlarına rağmen, nozul tıkanması her zaman büyük bir sorun olmuştur, çünkü mürekkep püskürtmeli baskı mürekkepleri, baskı işlemi sırasında yığılan, bir araya toplanan ve çökelebilen çözünmeyen mikro veya nanopartiküller içerir.