AÖF Soru Bankası

Grafik Üretim ve Dijital Çoğaltım TeknikleriÜnite 2 Özeti

Tipo Baskı (Yüksek Baskı) Tekniği ve Dijital Üretim Yöntemleri

GİT204U-GRAFİK ÜRETİM VE DİJİTAL ÇOĞALTIM TEKNİKLERİ

Ünite 2: Tipo Baskı (Yüksek Baskı) Tekniği ve Dijital Üretim Yöntemleri

Giriş

Teknolojinin gelişimiyle insanların ve yaşam tarzlarının değişimi, duygu ve düşüncelerin sanatsal üretimindeki malzeme ve konuların çeşitlenmesi sonucu kendimizi dijital bir çağda bulduk. Ve bu değişiklikler daha da artarak ve farklılaşarak devam edecek görünüyor. Yeni nesil teknolojilerinin sunduğu olanaklar nedeniyle farklı boyutlarda ve alanlarda dijital tasarım çalışmaları yaratılabilmektedir. Bilgisayarlar, özellikle 1980’lerden sonra hızla gelişerek hayatımıza girmiştir. Dijital tasarım kavramı dijital ortamlarda; bilgisayar, tablet, telefon vb. teknolojik aygıtlarla dijital mecrada yapılan her türlü tasarımları kapsamaktadır. Dijital mecra; çeşitli verilerin elektronik ortamlarda bulunması ve gösterilmesidir. İnternet ve dijital ortam artık birçok işimizi halledebildiğimiz alanlar hâline gelmiştir. Dijital mecra için tasarlanan tüm tasarımlar da ‘Dijital Tasarım’ olarak adlandırılmaktadır.

Dijitalleşme

Dijitalleşme en basit tanımla bilginin kodlanarak sayısallaştırılmasıdır. Toplanan veriler (Data), belli bir sistematik içinde sayısallaştırılır ve istenilen formatta yeniden kullanılmaktadır. Dijitalleşme, insanlık için bir tercih değil bir zorunluluktur. Özellikle hizmet sektörü için dijitalleşme hayati önem taşımaktadır. Bilginin hızlı bir şekilde görsel olarak değiştirilmesi, dönüştürülmesi, sunulması hayatın pratikleri içinde yer almasını sağlamıştır. Yeni ürün ve hizmetlerin tanıtımı ve yaratılması tüm verilerin etkin kullanılabilmesi dijitalleşmenin olmazsa olmazıdır. Özellikle görsellerin üretimi ve çoğaltılması faaliyeti her geçen gün artmasıyla ortaya çıkan dijital platformların etkin biçimde kullanılmaları ve geliştirilmeleri de dijitalleşmenin bir parçasıdır. Dijitalleşme yeni fikirlerle geniş kitlelere ulaşmayı sağlarken diğer yandan yaşam kalitelerini artıran yeni hizmetler sunmaktadır. Burada en önemlisi bize kazandırdığı hız da azımsanmayacak niteliktedir. Örneğin; dijital basım ve yayın tasarımlarıyla, basım yayın ürünlerinin satıldığı mekanlara gitmeden onlara ulaşabilmemizdir. Farklı dijital aplikasyonlar sayesinde hızlı bir şekilde görsel yayınlara ulaşabiliyoruz. Bu örnekler günlük hayatta teknoloji ve dijitalleşmenin bize sağladığı en basit imkanlar. Basit gibi görünen ancak arkasında oldukça karmaşık bir yazılım ve işletim sistemi olan dijitalleşmenin getirdiği tüm bu kolaylıklar insan hayatının kolaylığı ve kalitesi için yapılmaktadır.

Dijital dönem, yeni algılama biçimleriyle gerek var olanı gerekse de var olanı türeterek ve evirerek yeni algılama biçimlerini ortaya çıkarmaktadır. Böylece yeni yorum biçimleriyle sanatta ve tasarım dünyasında köklü değişiklikler yaratmakta ve her geçen gün daha fazla alana yayılan teknoloji hayatımızı şekillendirmeye devam etmektedir (Kuruüzümcü, 2010). Günümüz dijital ortamı, yeni bilgisayar olanakları yaratarak görüntü işleme sistemleri ve teknolojileri ile farklı bir tasarım boyutunda ilerlemiştir (Cirulis ve Brigmanis, 2013). Dijital tasarım kavramı, yapılacak bir tasarımın yeni bilgisayar tabanlı

teknolojik araçlarla yapılması ve çoğaltarak geliştirilmesidir. Her yeni teknoloji yeni yapısal yöntemleri ve pratikleri de beraberinde getirmiştir. Dijital tasarım yöntemiyle çalışan tasarımcılar her probleme teknolojinin imkân verdiği ölçüde farklı açılardan yaklaşmaktadır. Bu anlamda geleneksel yaklaşımlar yanında yardımcı araçlar da kullanılmaktadır.

Dijital Tasarımda Yüksek Baskı Sistemleri

Bilgisayar teknolojisinin gelişimiyle beraber, dijital tasarım ürünlerinin görünürlüğü de hızla değişmiştir. Dijital ortamda hazırlanan görsel ve grafiksel tasarımlar, matbaacılık sektöründe de yansımalarını göstermiştir. Dijital ortamda tasarlanan ürünlerin basım aşamaları basıldıkları tekniklere ve kalıba göre değişmektedir. Matbaa teknolojisi veya endüstriyel basım teknolojileri olarak da adlandırılan bu temel basım/baskı sistemleri farklı teknik kalıplar içinde isimlendirilmektedir. Baskı teknikleri genel olarak adlandırıldığında se iki bölüme ayrılır. Sanatsal baskı teknikleri ve endüstriyel baskı teknikleri’dir. Sanatsal ve Endüstriyel baskı tekniklerinde farklı uygulama biçimleri vardır. Sanatsal baskı dediğimiz geleneksel (Traditional) baskı teknikleri linol, ağaç, gravür, litoğrafi vb. ile yapılan çalışmalar çoğaltılır. Endüstriyel baskı teknikleri, kullanılan ve uygulanan teknik kalıpların yapılarına göre beşe ayrılmaktadır: yüksek baskı (Tipografi, Flekso), düz baskı (Ofset), çukur baskı (Tifdruk, Tampon), şablon-elek baskı (Serigrafi) ve dijital baskı. (Mazlum, 2006). Masaüstü yayıncılık sistemleriyle hazırlanan dijital grafik tasarımların çoğaltımı endüstriyel baskı teknolojileri ile yapılmaktadır.

Tipo (Hurufat) Baskı ve Tarihsel Süreç

Matbaadan çok önce yazı bulunmuştur. Zaman açısından, insan medeniyetinin sicili ve bu medeniyetlerin kayıt altına alınması yazı sonrası matbaanın devreye girmesiyle oluşmuştur. Daha sonraları ise Johannes Gutenberg’in 1440’da hurufat adı verilen metal harf kalıplarını icat etmesi, matbaacılık sektöründe devrim sayılacak bir gelişme olmuştur. 20. Yüzyılın ikinci yarısına kadar da kitaplar ve benzer baskı türleri için yaygın olarak kullanılmıştır. “Yazı temelli bu ilerlemelerin en büyük adımlarından birini de tipo baskının atası olan Gutenberg matbaası oluşturmuştur” (Koldaş, & Selamet, 2018). Bu yazı temelli ilerlemenin en büyük baskı objesi hareketli harfler denilen metalden (bornz, kurşun, çinko, bakır vb.) yapılmış birebir kalıp tip (Type) bloklardır.

Tipo Baskı Sistemi

On beşinci yüzyılın ortalarından önce, kitaplar elle basılıyordu. Tipo baskı sisteminde kalıp hammaddesi olarak metal hurufatlar (Harfler), metal bloklar kullanılıyordu. Gutenberg, 1440’larda hareketli tipler - kelimeler ve cümleler oluşturacak şekilde düzenlenmiş küçük metal harfler yaparak bu sistemi uygulamaya başlamıştır. Gutenberg; önceleri tahta baskılar kullanıyordu. Tahta baskı kalitesi net olmadığı için bunun yanında metal baskı da kullanmıştır. Gutenberg; matbaaya


getirdiği en büyük yenilik metal baskının hareketli hurufat ile yapılabilmesidir. Böylelikle harfleri farklı dizilimler ile farklı kelimeler oluşturabiliyordu. Hareketli tip harf blokları matbaadaki çerçevelere-kasalara sığar ve daha sonra matbaa aynı sayfanın birçok kopyasını üretmesine olanak sağlıyordu. Böylece sayfa çoğaltımıyla kitap üretimi çok daha hızlı ve daha ucuz hale geliyordu. Ve her türden okuma materyali olan kitap çok daha geniş bir kitleye ulaşıyordu (Childress, 2007, s.2). Tipo baskı, elle veya makine ile dizilen metal harflerin tek tek sayfa oluşturacak şekilde galeye yani kalıba düzenli bir şekilde dizgi oluşturularak kalıplar yardımıyla yapılmaktadır. Kalıp üzerindeki görüntü direkt basıldığı için direkt hazırlanan kalıbın görüntüsü oluşmaktadır. Bu baskı tekniğinde farklı kalıp malzemeleri kullanılabilmektedir. Ağaç, plastik bir malzeme olan lastik ve metal malzemeler kalıp hazırlarken kullanılabilir. Tipo baskının özünde, yazının yani mekanikleştirilen hareketli hurufat sisteminin kompozisyon hâline getirilerek çoğaltması yatmaktadır (Yazıcıgil, 2022).

Hurufat Tanımı ve Özellikleri

Matbaacılık sektöründe kullanılan terim; hurufatlar yani harfler demektir. Bir başka deyişle matbaacılığın, tipografik sisteminde kullanılan harflere hurufat denir. Özel bir kasası yani kumpas adı verilen bu alete harfler yerleştirilerek kelimeler oluşturulur. Hareketli harflerin dizgi sonucu oluşumunda katkısı büyüktür. El dizgi tekniğinde dizgi ustasının seri çalışabilmesi amacıyla, hurufatların gerek tanınmasında gerekse kalıp oluşturulması esnasında kolaylık sağlaması için üzerinde değişik fiziksel özellikler söz konusudur. Bu özellikler, punto genişliği, ayak, baş, işaret kertiği, vb. şeklindedir. Dizgi ustası, hurufatın sahip olduğu bu özellikler sayesinde hem seri hem de doğru bir kalıp hazırlama imkânına sahiptir (Megep, 2011: s.11). Hurufatlar yani harfler, özel döküm atölyelerinde ve içeriğinde üç ana metal kullanılarak üretilir. Hurufatların hem dayanıklılık hem iyi mürekkep transferi hem de düzgün satıh özelliğine sahip olabilmesi amacı ile kullanılan bu metal alaşımlar: kurşun (% 65-70), antimuan (% 20-25) ve kalay (Stannum) (% 5-10)dır.

Hurufatların Kısımları

Genel anlamda incelendiğinde bir hurufat, baş ve gövde kısımlar olmak üzere iki ana unsurdan oluşur. Baş kısmı 3 parçadan oluşurken gövde kısmı ise 5 ana parçadan oluşur:

• Harfin üstünde yer alan “Resim” kısmı mürekkep alıp baskı yapan kısımdır. • Resim kısmının oturduğu, daha kalın olan alt kısma ise harfin “Et kısmı” denir. • Altta tabana yakın bölümde bulunan kertiğe ise “işaret kertiği” adı verilir. İşaret kertiği harfin doğru dizilmesi için dizgiciyi uyarır. • Harfin enine olan boyutuna “kalınlık” denir. • Harfin resim kısmını taşıyan taban genişlik değeri o harfin “puntosu”dur (Megep, 2011: s.7-8).

Genel Olarak Tipo Baskı Makineleri

Günümüzde Tipo baskı makineleri ile çok farklı işler yapılmaktadır. Dijital baskı sistemlerinin çoğalması ile tipo baskı makineleriyle çoğaltım çok az yapılmaktadır. Tipo baskı makineleri ile sadece kişiye özgü özel tasarımlar yapılmaya devam edilmektedir. Bu nedenle günümüzde tipo baskı, özel işlemlerde kullanılır. Tipo baskı sistemi ile kutu kesimi, varak yaldız baskısı (ısı ile), numaratör baskı, gofre baskı, piliyaj ve perforaj işlemleri vb. yapılır. Yüksek baskı sisteminde tipo baskıya uygun olarak baskı elde etmeye yarayan alet ve makinelerin tümüne birden “tipo baskı makineleri” denir (Özer, 1995). Tipo baskı makinelerini dört grupta toplayabiliriz:

a. El Tezgahları (Presler) b. Pedal Makineleri (Düz kazanlı presler) c. Silindir Kazanlı Baskı Makineleri d. Rotatif Tipo Baskı Makineleri” (Özcoşkun, 1990).

Tipo Baskıdan Dijital Döneme Geçişte Çoğaltım

Günümüz dijital çağında bilginin üretilmesi, çoğaltılması ve dağıtılmasında görsel imgeler büyük bir rol oynamaktadır. Bilim ve teknolojinin hızlı şekilde gelişmesiyle ortaya çıkan bilişim ve iletişim teknolojileri yeni araçlarla insana sunulmuştur. Geleneksel üretim- çoğaltım daha da evrilip gelişerek yeni araçlar ve çoklu ortamlar meydana getirmiştir. İngiltere’de başlayan ve 1760’tan 1840’a kadar olan dönem “Endüstri Devrimi” olarak adlandırılmaktadır. Bu dönem sosyal ve ekonomik yapıda köklü değişimlere yol açmıştır. Tarım toplumundan endüstri toplumuna geçiş olmuştur. 1780’lerde James Watt’ın geliştirdiği buhar makineleri mekanik üretim sürecini başlatmıştır. Alman göçmeni Ottmar Mergenthaler 1886’da, Amerika Birleşik Devletleri’nde “Linotype”ı icat etmiştir (Brown, 1989, s.17). Bu makinenin icadıyla basım sektöründe daha çok sayıda çoğaltım gerçekleşmiştir. 19. yüzyıl sonlarında, matris diye adlandırılan metal harf kalıpları kullanarak erimiş metal alaşımlar hâlinde döküm yapan sıcak dizgi makinaları ortaya çıkmıştır. Bu makinalar, dökümleri ayrık harfler ya da satırlar hâlinde yapan iki gruba ayrılır ve kendilerini geliştiren firmaların adlarıyla Monotype (Lanston Monotype Machine Company) ve Linotype (The Mergenthaler Linotype Company) diye anılır.

Fotodizgi

Ofset baskı teknolojisi 20. yüzyıl başlarından beri kullanılsa ve özellikle gazete basımında hâkim duruma gelse de dizgi konusunda 1970’lere kadar tipo teknikleri kullanıldı; bu teknikle hazırlanan prova baskıların filmleri çekilerek ya da özel baskı teknikleriyle dizgiden kalıp çıkararak ofset ve web kalıpları hazırlandı. Ancak 1970’lerden itibaren, harf şablonları kullanarak kimyasal emülsiyonlu yüzeylerin pozlanmasına, fotodizgiye geçildi. Aynı zamanda, hızlı teknolojik değişimler çağında bu yenilik de çok uzun süre hâkim kalamayacak, karakterlerin fotofiziksel tanımlaması yerini tamamen sayısal ortamdaki tanımlamalara terk edecekti. Gelişen


teknolojiyle birlikte çoğlatım sistemlerinden olan tipo baskı alanında kullanılan kalıplar da değişmiştir. Tahta hareketli harflerle başlayan tipo baskı kalıplarının gelişimi sırasıyla metal hareketli harflerin (hurufat), metal klişe ve fotopolimer klişelerin kullanımıyla devam etmiştir. Uçak tasarımcısı William Fetter, 1960larda grafik tasarım için CRT’yi (Cathode Ray Tube) kullanan kişi olmuştur. CRT, veriyi bitlerden (daha sonra gelişerek pixel olacaktır) oluşan matematiksel bir alan üzerine görselleştirmeye izin veren monitördür. 1965 yılında, Dr Ing. Rudolf Hell, Digiset dizgi sistemini getirmiştir. Bu sitem dijital tasarımcıların CRT karakterleri üretmek için kullandıkları ilk cihaz olmuştur. 1965’te Almanya’da Digiset adı verilen, harfleri bilgisayar yardımıyla dizme yöntemi geliştirildi. Basılacak metin bir klavye ile yazılıyor ve bilgisayarın belleğine kaydediliyordu. Dijital baskı ve ofset yöntemlerinin gelişmesi yılların içerisinde süren gelişmelerle bugünkü hâlini aldı. Şimdi evlerimizde yazıcılar var hatta yanımızda bile taşıyabildiğimiz modelleri mevcuttur (Yazar, 2018).

Dijital Tasarımda Çoğaltma Sistemleri

Sanayileşmenin ve makineleşmenin ardından bilgisayar devri yaşadığımız şu zamanda dijitalleşme kavramı ortaya çıkmıştır. Özellikle bilginin çoğaltılması ve farklı kitlelere ulaştırılması baskı teknolojisinin gelişmesiyle sağlanmıştır. Dijitalleşme, baskı teknolojisinin içinde yer alan matbaa sistemlerini de etkilemiştir. Bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla matbaacılığın dijitalleşmeye başlaması sonucunda ortaya çıkan “Dijital Baskı” kavramı ortaya çıkmıştır. Önceleri endüstriyel basım teknolojilerinde film, prova baskı, pozlandırma vb. işlemlerden söz edilirken dijitalleşme ile bu kavramlar da ortadan kalkmıştır. Böylece baskı öncesi hazırlık aşaması ve maliyetler azalmış, basım sektöründe hem üretim hem de çoğaltım hızı artmıştır. 1990’lı yıllarda fotografik yollarla, büyük çaba ve zaman harcanarak yapılan renk ayrımı ve film çıkış işlemleri, gelişen bilgisayar teknolojisi, RIP teknolojisi ve çıkan yeni yazılımlar, film pozlandırma cihazları ile tamamen dijital ortamda yapılmaya başlanmıştır. Film pozlamada film çıkış serigrafi, tampon, flekso, ofset baskı kalıplarının yapımında kullanılan araçlardır. Film çıkış baskı öncesinde kalıp hazırlamak için kullanılır. Ekrandaki tasarımın film çıktısı alınarak kalıplara pozlama işlemi uygulanır. Ekrandaki görüntü film yardımıyla kalıba aktarılır ve bu kalıplarla sektörlerine göre baskı işlemi yapılır.

Dijitalleşme Sürecinde Tipo Baskıda Çağdaşlaşma Denemeleri

Bilgi ve iletişim teknolojisi grafik tasarımcılar tarafından yoğun kullanılmaktadır. Bu aynı zamanda yeni arayış içinde olan grafik tasarımcıların yeni araçlara yöneldiğini göstermektedir. Bu tasarımcılar, yeni arayışlarının yol göstermesiyle sayısal teknolojilerin ve günümüz yazılımlarının “sınırsız” nitelemeleriyle insanlara sunulan sınırlayıcı araçlarını sorgulamadan kullanmak yerine, bu

olanakları kullanarak özgün tasarım çözümleri yaratma gücünü kendilerinde bulabilmiştirler. Bu özgün çözümleri bulmak için eskiz defterleri kullanmak, baskı resim, deneysel fotoğrafçılık ve tipo baskı gibi elle üretim yöntemlerini öğrenmek ve kullanmak konusunda istekli bir cesaret göstermektedirler (Koldaş, 2022, s.35). Özellikle tasarım alanında sayısallaşmanın ve sayısal araçların getirdiği hızlanmanın sonucu olarak karşımıza çıkan hemen sonuca ulaşma arzusu ve gayreti, çağdaş dünyamızda varlığını rahatsız edici biçimde gösteren bir somut gerçeğe de dönüşmüş durumdadır (Parkins & Craig, 2006). Tipo baskı gibi bir tekniğin her aşamasında elle üretim, kişiye özel geleneksel tekniklerin uygulamasıdır. Bu uygulama pratiği insanlara ilginç gelmişse de günümüz dünyasında tüketimin akıl almaz bir süratle hız kazanması ile farklı bir yola evrilmesine yol açmıştır. Aslında her iki uygulama biçimi farklı olsa da ister manuel ister sayısal tasarımda yenilikçi arayışlar içinde, yaratıcı düşünme yolları geliştirilebilmiştir. Bu nedenle elle üretimin ya da sayısal araçların birlikteliği ile kafa yoran tasarımcılar, sayısal teknolojilerle ve çağdaş araçlarla geleneksel üretimlere, tipo baskıda modern dijital yaratıcı çözümler geliştirmektedirler. Çağdaş grafik tasarımla birlikte tipo baskıda çok farklı bir boyuta geçilmiş ve yeni teknolojiyle ve çağdaş grafik tasarımı buluşturan üç boyutlu (3D) projeler geliştirilmiştir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında