GİT108U-DİJİTAL KÜLTÜR
Ünite 5: Dijital Sanat
Giriş
Dijital kültürün dinamiklerini, bu kültürün oluşmasını sağlayan “enformasyon devrimi”, “dijital devrim”, “bilgi ekonomisi” gibi kavramları anlamanın ve tanımlamanın en doğru yolu henüz kavramsal, kuramsal olarak ne zaman ortaya çıktıklarını ve toplumsal etkilerini incelemektir. İnsanlık tarihi boyunca yaşanan kültürel, teknolojik, ekonomik, sosyolojik tüm gelişmelerin etkileri çok yönlü ve karşılıklıdır. Kültür ve sanat gibi farklı görüş ve tartışmaların konusu olan iki kavram yalnızca coğrafya farkları üzerinden değil, aynı zamanda tarih dönemleri bağlamında da incelenmesi gereken kavramlardır. Dolayısıyla dijital kültür çağında sanat, dijital sanat kavramı çok yönlü ve disiplinler arası bir inceleme konusudur.
Dijital Kültür Çağının Teknolojileri ve Yeni Toplum
1990’lı yıllarla kıyasladığında mucize olarak nitelendirilebilecek teknolojiler, 2020’lerde, sadece 30 yıl sonra gündelik yaşamda iletişim, eğlence, eğitim, öğretim, ev temizliği veya alışveriş gibi sıradan işler için kullanılmaktadır. Tarihte gündelik hayatı, toplumsal yapıyı, ekonomiyi, sanatı değiştiren her teknolojinin etkisi, kendisinden öncekinden daha hızlı bir şekilde gerçekleşmiştir. Sözlü kültürün hâkim olduğu dönem, yazının icadıyla birlikte kendi kültürünü oluşturacak kadar yaygınlaşması süresi ile dijital kültürün oluşması ve yaygınlaşması ise yazılı kültür dönemi ile karşılaştırıldığında bu farkı görmek daha kolay olacaktır. Toplumsal yapı, o toplumu oluşturan bireylerin davranış ve yaşam biçimleri söz konusu olduğunda ele alınması gereken ilk kavram şüphesiz kültürdür. İkinci Dünya Savaşı sırasında, İngilizlerin, Almanların kendi aralarındaki şifreli mesajlarını çözmek için yaptıkları alışmalar, 1. nesil elektronik bilgisayarların doğmasına neden olmuştur. Alain Turing gibi öncüler tarafından geliştirilen bu ilk elektronik bilgisayarlar ortalama bir oda büyüklüğünde ve hayli karmaşık makineler olarak tarihe geçmişlerdir.
Dijital teknolojilerin insanlarla etkileşime girmesi diğer teknolojilerle kıyaslandığında kısa bir süre içinde gerçekleşmiş, bu etkileşim aynı zamanda hızla farklı teknolojilerin de doğmasına neden olmuştur. Özellikle 2000’li yıllardan itibaren hızla gelişen, değişen ve ekonomikleşerek yaygınlaşan bu teknolojiler çeşitlidir. Teorik bilginin yenilediği dijital teknolojiler sayesinde tüketilemeyecek kadar çok bilgi ağa yüklenmiştir ve her saniye yeni bilgiler, yazı, ses, fotoğraf ve hareketli görüntü formatlarında yüklenmeye devam etmektedir.
İnternet; Yeni Medyanın En Yaygın Aracı
Etkileşimli ortam türlerinden çevrimiçi hizmetler içinde yer alan internet, kullanıcılarına sınırsız bilgi ve hizmet sunan dünya çapında bir bilgisayar iletişim ağıdır. Bilgi çağının ve dolayısıyla bilgi ekonomisinin temeli sayılabilecek internet, yani bilgisayarların birbirleriyle bir anlamda konuşmasını sağlama fikri bilgisayar teknolojilerinin
geliştirilmesinde olduğu gibi bir sıcak savaş nedeniyle olmasa dahi, iki devlet arasındaki bitmeyen rekabet sonucu icat edilmiştir. Bilgisayarların tabiri caizse birbiriyle konuşmasını sağlayan ARPANET teknolojisiyle oluşan ilk ağdan sonraki bir diğer önemli icat, farklı ağların birbirine bağlanmasını sağlayan teknoloji, çağlar arası bağlantı protokolü olan TCP/IP’nin hayata geçmesidir.
İnternet, yeni medyanın en yaygın aracıdır. Medya terimi aynı zamanda haberler, basılı veya görsel yayınlar, televizyon programları gibi kültür ürünlerini de niteler. Geleneksel medya olarak adlandırılan, gazete, televizyon, radyo gibi kitle iletişim araçları, internetin yaygınlaşmasıyla birlikte yeni medyaya uyum sağlamaya, adapte olmaya başlamışlardır. Bilgi analog bir formattayken, yeni medyada dijital koda dönüşerek veri haline gelmiştir. Bilgisayarlaşmanın, dijitalleşmenin geleneksel medya üzerine etkisi, farklı ortamlarda, farklı hızlarda gerçekleştiğinden yeni medyanın tam olarak ne zaman doğduğu tartışmalıdır. McLuhan’ın global köy olarak isimlendirdiği bu yeni dünyada tüketilemeyecek kadar çok bilgi ağdadır ve her saniye yenileri birbirinden farklı formatlarda; yazılı, görüntü, hareketli, sesli olarak ağa eklenmeye devam etmektedir. Bilgi ekonomisini yaratan bu küresel ağ yazılım, donanım, dilbilim, bilişim, endüstriyel tasarım, grafik tasarım gibi farklı alan ve teknolojilerin birlikte çalışmasıyla mümkün olmuştur.
Yeni Medyanın Ağa Açılan Kapısı; Sosyal Medya
Word wide web’in geliştiricisi Tim Berners-Lee, Web 1.0’ı “sadece okunan ağ”, web 2.0’ı ise “okunan-yazılan ağ” olarak tanımlar (http 1). İnternetin genel kullanıcıya ulaşmasını sağlayan web 2.0 teknolojileri ile birlikte sosyal ağlar ve sosyal medya kavramları doğmuş ve kısa sürede günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir.
Web 2.0 terimi, 2004 yılında, ticari konferanslar serisi için isim olarak kullanılmıştır (Levy, 2009: 121). 2010 yılında, Kaplan ve Haenlein sosyal medyayı altı farklı tür altında incelemişlerdir (Kaplan, Haenlein, 2010; 63). Bunlar; Wikipedia, Türkiye’den ekşi sözlük gibi iş birliğine dayalı projeler, wordpress, twitter gibi blog ve mikroblog ortamları, Youtube gibi özel içerik toplulukları, facebook gibi sosyal ağlar, World of warcraft gibi sanal oyunlar ve sanal sosyal dünyalar başlıklarıdır. Sosyal medya uygulamalarında kullanıcılar için kimlik, konuşma, paylaşma, mevcudiyet, ilişkiler, itibar ve gruplar gibi işlevler önemlidir.
Yeni medyanın yeni sanat eserleri sosyal medya kolayca paylaşılmaktadır. Bu sayede pek çok sanatçı ürettiği yapıtları farklı amaçlara yönelik tasarlanmış sosyal ağlarında, kendi profil sayfaları üzerinden izleyicilerine ulaştırabilmekte ve bu yapıtlara yönelik geri bildirimler alabilmektedirler. Bu doğrudan etkileşim hali sadece sanatçı, sanat eseri açısından değil, ekranın diğer ucundaki, onun tüketicisi olan ağ toplumunun bireyini de incelemeyi gerektirir.
İnternetin Ördüğü Ağdaki Toplum
Ağa bağlı kullanıcılar artık küresel köyün bir bireyi olarak sınırsız bilgiye hızla ulaşmanın verdiği avantajla, dünya üzerinde olan her şeyden eş zamanlı olarak haberdar olma ve harekete geçme kabiliyeti de kazanmıştır. İnternet aracılığıyla ağa bağlı tüm kullanıcılar yeni iletişim teknolojilerinin avantajlarıyla yeniden isimlendirilen bir toplum haline gelmişlerdir. Bilgi toplumu olarak da adlandırılan bu yeni toplumun ayırt edici özelliği yeni medya, dijital iletişim teknolojileri tarafından şekillendirilmiş olmasıdır.
Dijital teknolojiler, yeni medya ve yeni medya teknolojileri insanları, toplumları değiştirdiği gibi, o toplumların yaşadıkları ağa ait kültürü̈ de değiştirmiştir. Kültürün nemli alanı olan sanat da dijital teknolojiler ve yeni medya ile değişime, dönüşüme uğramıştır. Bu değişimin ilk bölümü var olan sanat eserlerinin adaptasyonu, ikinci bölümü ise tamamen dijital teknolojiler kullanılarak üretilen ve yeni medya aracılığı ile dinleyici/izleyici/kullanıcısıyla buluşan dijital sanat eserlerinden oluşur. Dijital teknolojilerin sanata olan etkisini anlamak adına önce, teknoloji ile sanat arasındaki tarihi ilişki incelenmelidir.
Teknoloji Sanat İlişkisi
Sanatın teknolojiyle ilişkisi, sanat eserini yaratmak için teknolojiyi kullanması, diğer yandan sanayi devrimi sonrasında makineleşmenin getirdiği tek düzeliğe tepki olarak doğan sanat akımları göz önüne alındığında çok yönlüdür. Sanat teknolojiyi ara, aynı zamanda konu olarak da kullanır. Teknoloji sanata yeni anlatım biçimleri, formları ve yeni görüntü dilleri sunar. Dijital teknolojiler söz konusu olduğunda ise sanat eseri bu defa bir de sergilenme ortamı bulmuştur. Dijital ağda sanatçı teknolojiyi hem ürettiği eserin konusu hem aracı hem de ortamı olarak kullanır. Geliştirilen herhangi bir teknoloji gündelik hayata adapte olduğunda, hatta kimi zaman henüz geliştirilme aşamasında sanatın da alanına girer.
Teknoloji Sanatı Nasıl Etkiler?
Sanat kavramı dijitalleşmeyle birlikte aynı zamanda tasarlanabilen ve hızla paylaşılabilen özellikler kazanırken aynı zamanda da bu teknolojilerle karşılıklı etkileşim sayesinde yeni uzamlar edinmiştir. Sanat eserlerinin, izleyicisiyle buluştuğu müze ve galeriler siber ortama taşınmış, etkileşim özelliği sayesinde sanat eserinin algısını da değişime uğratmıştır. Yeni medya ortamına önce durağan görseller, fotoğraflar taşınmış, telekomünikasyon teknolojilerinin gelişmesiyle hareketli imgeler de bu ortamda yerlerini almışlardır.
Yeni medya ve bilgisayar teknolojileri ile fotoğraf, video teknolojileri bir araya geldiklerinde yeni anlamlar oluşturmaya başlamışlardır. Bu durum da diğer ağlarda olduğu gibi, ağın farklı arayışları içinde olan sanat tüketicisinin birden fazla duyusuna hitap eden ve kendi estetik kurallarını yaratan yeni bir anlayış ortaya çıkarmıştır.
Yeni Medya ve Sanat
Yeni medya ile başlayan dijital kültür ağında, sanat nesnesi; roman, şiir gibi edebiyat formlarından, performansa, oyuna kadar geleneksel konsept ve kategoriler yeniden tanımlanmaktadır. Her sanatı kendi ayırt edici özelliklerinin tanımladığını, bu ayırt edici özelliklerinden birinin de üretildiği teknolojiyle kazandığı yeni görsel dil olduğunu kabul edersek, bilgisayar sanatının kültür tarihinde yeni bölüm olduğunu görebiliriz. Bilgisayar, başına geçen kullanıcı etkileşime girdiği anda kendi algısının yarattığı nesneyi oluşturmaktadır. Sanatta etkileşim eserle, kullanıcı arasındaki bir diyalog, iletişim olarak tanımlanabilir. Mesela etkileşimli (interaktif) medya sanatı, yeninin, dekonstraktifin, postmodernist sanat eserinin, siberkültürel anlayışı ve sanatsal iletişimin iyi bir örneğidir.
Tarih, edebiyat, görsel sanatlar, sonik sanat, performans, sinema gibi deneysel sanat formları, kod ve bilgisayar bilimleri ile ilişkili platformlarıyla ayrılmaz bir şekilde bağlıdır ve bu sayede zenginleşir. Üretiminden okur/kullanıcısıyla buluştuğu ortama kadar dijitalleşmiş olan elektronik edebiyat, melez bir sanat formu olarak, okuyucularından görme, duyma, dokunma, hareket etme gibi çeşitli duyusal yöntemlerle etkileşime girmesini talep eder. Okur/kullanıcı bu etkileşimlerle elektronik edebiyat eserinin bir parçası haline gelir.
Sonsuz Sayıda Çoğalan Dijital Sanat
1970’lerden itibaren bilgisayar sanatı, çoklu ortam sanatı, dijital sanat, ağ sanatı, dijital yerleştirme sanatı, sanal gerçeklik sanatı gibi, üretildiği veya sergilendiği teknolojiye göre isimlendiren, yeni dijital ifade biçimlerini, yeni medya sanatı adı altında toplamak mümkündür. Ağ ve bilgisayarlarla beslenen; ağ sanatı, elektronik edebiyat ve bilgisayar oyunları dijital kültür ağı sanatı kategorilerindendir. Hesaplanabilir medya ve ağ alanında yeni metinsel analiz modelleri gerektiren, üretilmiş ve yayınlanmış yeni türler de bu kategorilere eklenmektedir. Ağ tabanlı popüler kültür ürünleri, dijital ve ağ tabanlı sanat uygulamaları, elektronik edebiyat ve bilgisayar oyunları, anlatı ve oyun teorisi çalışmaları konseptinde analiz edilmektedir. Bu yeni sanat ortamında e-posta, canlı video, yazılım, web enstalasyonları, ses, web tarayıcı, istemsiz e- posta (spam e-Mail) sanatı gibi farklı araç ve ortamları kullanan türler bulunur. Dijital teknolojilerle, organik, canlı dokular çoğaltılabilmekte, sanatın aracı ve ortamı olarak kullanılmaktadırlar. Mimari eserler mükemmelliğin sınırlarını zorlayan gerçeklikte ve farklı büyüklüklerde dijital olarak tasarlanabilmektedir. Bilgisayar teknolojileri sayesinde tasarım süreci hiç olmadığı kadar hızlı ve esnektir. Değiştirilebilir, değişiklikler geri alınabilir. Sanatçılar da tasarımcılar da dijital teknolojiler sayesinde özgürleşmişlerdir. Bilgisayar teknolojilerine internetin eklenmesiyle birlikte tüm bilgi ve deneyim ağdaki kullanıcılar arasında sürekli olarak paylaşılarak yenileri de eklenmektedir. Sanatçılar bu teknoloji İzleyicisine aracı kullanmadan, kendi olanaklarıyla ulaşmayı amaçlayan
sanatçılar için bir “araç” olan bilgisayar teknolojileri ve internet, dijital sanat eserinin sadece üretiminde değil, geniş kesimlere yayılmasında da önemli bir rol üstlenmektedir.
Dijital teknolojiler, sanatçılara bu teknolojileri eserlerinin konusu yapmaları dışında, onları yaratmak için kullandıkları araç da olmuşlardır. Yeni medya ise bu eserlerin kullanıcı-izleyicilerle buluştuğu ortamı da sunmaktadır. Alt başlıkları gelişen teknolojilerle her geçen gün güncellenmek olan bu üç durumu aşağıdaki gibi kategorize etmek mümkündür:
• Araç olarak • Ortam olarak • Konu olarak
Yeni medya, çoklu ortamı sayesinde çok çeşitli varyasyonları olan sanat eserleri vermektedir. Yeni medyaya adapte olan geleneksel medya da aynı dinamiklerle, daha önce yapımı teknik olarak mümkün olmayan zengin anlatım dilleri geliştirmektedir.
Yeni Sanat Aracı; Veri
Günlük hayattan toplanan dijital veriler, kullanıcılar ve dünya hakkındaki doğru ve gerçekleri tanımlayabilir, tasvir edebilir ve temsil edebilir. Görselleştirilmiş dijital veriler, yalnızca kolayca görülebilenleri değil, aynı zamanda görünmeyen şeylerin de resmedilerek görünür olmasını sağlar. Veri görselleştirme disiplininde görselleştirmenin amacına ve kullanılan araçlara bağlı olarak hareketli, üç boyutlu, iki boyutlu veya durağan görseller yaratılabilmektedir. Küresel ısınma, toplumsal olaylar, akıllı şehirler, internet kullanım oranları, gelişmekte olan ülkelerde yaşam standardı, politik söylemler, iklim değişiklikleri gibi çeşitli konularda, çeşitli zaman aralıkları baz alınarak veriler görselleştirilebilmektedir. Verileri kullanarak çeşitli yazılımlar aracılığıyla belli bir konuda hikâye anlatan veri görüntüleri, yeni çağın estetik anlayışını yansıtan sanat eserleri olarak kabul görmektedirler.
Kodla Sanat; Yeni Sanat Aracı Olarak Yazılım
Dijital kültürün önemli aktörlerinden biri olan yazılım, farklı bakış açısı ve uygulama alanlarıyla dijital sanata katkı vermektedir. Kod yazarak oyun oynamak, kod yazarak belli konularda eğitim almak, dijital kültür ağının normlarındandır. Kod, aynı mantıkla dijital sanatçının da kullanım alanına girmiştir. Sanatçılar, kodla çalışmak için bu amaçla geliştirilmemiş yazılımları kullanabilecekleri hacketmek gibi, sadece sanat, tasarım yapmak amacıyla geliştirilmiş yazılımlarla da çalışabilmekteler.
Yapay Zeka ve Sanat
Yapay zeka da satranç oynamakla yetinmeyip diğer dijital teknolojiler gibi sanatın alanına girmiştir. Yapay zekâ, sanat alanında sanatçıya asistanlık etmenin yanı sıra kendi başına da sanat yapabilir düzeye gelmiştir. Yapay zekayı sanatın enstrümanı olarak kullanan sanatçılar, 2014 yılından itibaren çoğunlukla GAN (Generative Adversarial Network) adlı ağı kullanmaktadırlar. “Üretici”, ve “Ayrımcı” adlı iki bölümden oluşan bu yapay zeka ağında
üretici yeni görüntüler yaratırken, ayrımcının rolü; hangi görüntülerin bilgisayarda üretildiğini bulmaktır. Üretici, ayrımcıyı kandırmaya çalışır. Ayrımcının bulamadığı parçalar başarılı sayılır.
Yeni Medya Yeni Deneyim Yeni Estetik
Estetik ve güzellik kavramları, tarih boyunca birbirinin yerine kullanılan, karıştırılan kavramlar olmuşlardır. Oysa estetik kavramı sanatın felsefesiyle ilişkilidir, güzellik kadar çirkinlik kavramıyla da ilgilidir ve i inde eleştiriyi de barındırır. Estetik dünyayı nasıl algıladığımız ve nasıl anlamlandırdığımızla ilgilenen bir disiplindir. Yunanca ‘aisthesis’ kelimesinden gelen estetik kavramı duyusal algı, algı bilimi, duygu bilimi gibi olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Duyusal algı bilimi diyebileceğimi estetik, olumlu ve olumsuz eleştirilerle yargıya ulaşmayı amaçlar. Bu yargı sanat eserinin öznesi ve nesnesinin etkileşimi ile oluşur. Estetik yargı algılama süreciyle başlar, duyularla algılanan nesne, bilgiyle anlamlandırılırken, güzellik kavramı doğrudan nesneyle ilgilidir.
Dijital çağın sanatçıları kültür tarihinde birikmiş tüm malzemeyi, farklı görsel dilleri, farkı formlarda, bir arada, istenirse eş zamanlı deneyime dönüştürmekteler. Zamansız, mekansız ve aralıksız görüntülü̈, sesli, canlı veri okyanusunda kaybolan insanlar bütün okyanusa ekranlar aracılığıyla dalmaktadırlar. Tasarlanmış etkileşimli arayüzlerle iletişim kurulan bu çağda devinim, akış, süreklilik, geçişkenlik ve geçicilik gibi kavramlar öne çıkar. Bu dinamik yaşam biçimi dünyayı algılama biçimimizdir aynı zamanda. Dolayısıyla dijital estetik, sanatla tüketicisi arasında yeni ve çok yönlü̈ tanımlar içermektedir.
NFT Teknolojisi ve Yeni Medya Sanatının Yeni Pazar Yerleri
Analog dünyanın sanat eserleri, değerli antikaları, değerli koleksiyon kalemleri uzun zamandır açık artırmalarla, müzayedelerde satışa sunulmaktadırlar. Dijital dünyada ise eserlerin orijinal olup olmadıklarını doğrulamak zor olduğundan maddi olmayan şeylerin, dijital eserlerin ticaretini yapmak veya açık artırmaya çıkarmak zorken NFT’ler, internette benzersiz değerlerin dijitalleşmesinin ve ticaretinin mümkün olmasını sağlamıştır. Esas varlıklar doğaları gereği dijital veya fiziksel olabilirler. Para veya ticari mallar takas edilebilir, aynı türden mallarla değiştirilebilir. Buna karşılık NFT’lerin değerleri reel malzeme değerini aştığından takas edilemez, değiştirilemezler. NFT teknolojisi, dijital teknolojilerin sadece sanat ve sanat eserini değil, dijital ağın, ekonomik dinamikleri de nasıl yeniden şekillendirdiği üzerine de yeni tartışmaları başlatmıştır. Blokzincir teknolojisine dayalı bir sistem olduğundan ilk NFT’ler dijital sanat örneklerinden oluşmuştur. Blokzincir, NFT’lere benzersiz imza ve sahiplik kazandırır.