AÖF Soru Bankası

Dijital KültürÜnite 1 Özeti

Dijital Kültür Sosyolojisi

GİT108U-DİJİTAL KÜLTÜR

Ünite 1: Dijital Kültür Sosyolojisi

Giriş

Dijital Kültür Sosyolojisi, insan ve teknoloji arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışmaktır. Dijital Kültür Sosyolojisi internet, yeni medya, dijital teknolojiler ve bu araçların günümüz toplumlarında kültür, siyaset, sanat, ekonomi ve gündelik hayatın parçalarının oynadığı roller çalışan bir disiplindir. Dijital Kültür Sosyolojisi bağlamında yapılan araştırmalar, bizim yalnızca teknoloji-insan arasındaki ilişkileri değil aynı zamanda hayatın birçok alanını yeniden keşfetmemizi sağlıyor.

Teorik Çerçeveler

Bilim ve teknoloji çalışmaları kapsamında teknoloji-insan- toplum ilişkisini anlamaya çalışan ekoller arasında üç yaklaşım öne çıkıyor: Bu yaklaşımlar teknolojik determinizm; sosyal konstrüktivizm; teknolojik olanaklar şeklinde kategorileştirilebilir.

Teknolojik Determinizm

Teknolojik materyalizm perspektifine göre teknoloji insanın ve toplumun davranışlarını ve eylemlerini belirlemektedir. Bu yaklaşım, teknolojinin yarattığı koşulların; insanların çalışma ve haberleşme biçimlerini veya siyasete katılım biçimlerini doğrudan etkileyeceğini iddia eder. Her yeni medya türü çıktığında bu türün belirleyici bir araç olduğuna inanan yazarlar ve kesimler olmaktadır. İnternetin çıkışı da internet tabanlı mecraların kendileri de benzer indirgemeci yaklaşımları tetiklemiştir. Hatta bu yaklaşımların çok benzerleri telgrafın ya da televizyonun çıkışında da görülmüştür. Günümüzde blokzincir teknolojilerine ve yapay zekaya benzer bir güç atfedilmektedir. Bu medya teknolojilerinin dönüştürücü gücü olduğuna şüphe yoktur ama sosyolojik bir analiz karşımıza daha karmaşık bir tablo çıkaracaktır.

Sosyal Konsruktivizm

Teknolojik determinizmin tam zıddı olarak sosyal konstrüktivizmi görebiliriz. Sosyal Bilimlerden medya çalışmalarına girmiş bu yaklaşımda topluluklar anlam dünyasının ve kullanım pratiklerinin bizzat yaratıcılarıdır. Mecranın, medyanın önemi ve failliği oldukça azdır. İnsan toplulukları etkendir ve karşılarına çıkan teknolojileri arzuladıkları gibi şekillendirirler. Bilim ve Teknolojiye dair sosyal bilimcilerin çalışmaları başlarda özellikle bu perspektiften yapıldı.

Teknolojik Olanaklar

Teknolojik Olanaklar yaklaşımı aslında dijital medyayı ve kültürü teknolojiye indirgemeden analiz ediyor. Bu bağlamda, bireyler teknolojinin kullanım amacını gözetmeksizin teknolojinin sağladığı olanakları kullanarak dijital medya ve kültürlerle etkileşime geçiyor. Teknoloji- toplum ilişkisi üzerinden yeniden kurulan ilişkiler sosyal aktörlere fayda sağlıyor. Teknoloji insanın yahut insan teknolojinin doğasını etkilemiyor. Teknoloji ve toplum birbirini tamamlayan bir şekilde işliyor. Aynı şekilde dijital teknolojilerin altyapılarını (telekomünikasyon, internet, Google vb. servisler) ve platformu (bilgisayar tabanlı

yapılar, Facebook, Twitter) birbirinden ayırmamak gerekiyor. Dijital kültürlerin var olması ve kendini yeniden üretmesi aynı zamanda bu altyapıların ve platformların çalışmasıyla doğrudan ilgilidir.

Yükselen Çalışma Alanları

İnternetin ve dijital medya teknolojilerinin ilerlemesiyle beraber akademik çalışmalar için yeni alanlar ve olanaklar ortaya çıktı. Bu çalışma alanları son 20 senede farklı seviyelerde önem kazandı. Yükselen çalışma alanları hem 20. yüzyılda gelişen sosyal teorileri kullanırken hem de kendi teori ve çalışma biçimlerini geliştirdi. Geleneksel medyanın aksine dijital medya, kapitalist girişimlerle beraber küçük ölçekli alternatif, baskılanmış ve alt kültürlere ev sahipliği etmeye devam etmiştir. Dijital Kültür Sosyolojisi kapsamında ticarileşme, siyasal katılım ve aktivizm, dijital oyun (ve sektörü), haber ve bilgi dolaşımı, sosyal ağlar, sosyal eşitsizlikler, kişisel veri ve mahremiyet gibi önemli alanlarda çeşitli araştırmalar yapılmaktadır.

Ticarileşme&Metalaşma

Medya 20. yüzyılın ortasından itibaren çeşitli ticarileşme ve metalaşma süreçlerinden geçmiştir. Habermas’a göre kamusal alan aslında insanların özgürce sosyal problemleri ve güncel siyaseti tartışabildikleri bir alandı. Bu alana katılımı teşvik eden sosyal kurumlardan birisi de medyaydı. Medyanın ticarileşmesi ise insanları yalnızca pasif hâle getirmiyor, aynı zamanda kamusal ve özel alanların birleşmesine yol açıyordu. Bu birleşme aynı zamanda insanların sürekli olarak ticari olana ve kapitalizme maruz kalması anlamına geliyordu. Bununla birlikte İnternetin tamamen kapanmış bir yer olmadığını, büyük teknoloji devlerine rağmen de alternatiflerin olabileceğini belirtelim. İnternet ve dijital medya teknolojilerinin bu kamusal alanı tekrardan canlandırabileceği internetin ilk zamanlarındaki en büyük hayallerden birisiydi. Fakat mülkiyetsiz internet yapısı zamanla ticarileşmiş ve hizmet satılan ve alınan bir mecra hâline gelmiştir. Bu ticarileşmenin en önemli örneklerinden birisi son 10 yıldır hayatımızda daha da önem kazanan sosyal medya platformları. Bu bağlamda örnek verebileceğimiz medya alanları ve uygulamaları gündelik hayatımızın önemli bir bölümünde yeri olan Facebook, Twitter, Instagram, TikTok ve YouTube gibi platformlardır. Sosyal medya platformları gündelik iletişim, haber dolaşımı, siyaset ve ticaret gibi birçok sosyal aksiyona ev sahipliği yapıyor. Günümüzde sosyal medya platformları hem ana akım medya tarafından hem de alternatif girişimler tarafından yoğunlukla kullanılıyor. Büyük Veri son yılların popülerleşen terimlerinden bir diğeri. Büyük Veri, alışageldiğimiz veri işleme yöntemleriyle analiz edilmesi, sistematik veri toplamanın ve iş yapmanın genellikle zor olan verilerini inceleyen, bu verilerden anlamlı sonuçlar çıkaran bir çalışma alanıdır. Belli bir problemi çözmek veya belirli bir amaca ulaşmak için tasarlanan yol olarak tanımlanan algoritma (Merriam- Webster.com Dictionary) ise bilgisayar mühendisliğinin kullandığı standart bir kavram iken artık internet


kullanıcılarının da anlaması gereken bir unsura dönüştü. İnternetle büyüyen Büyük Veri, insanları kapasitelerinin üstünde bir veri akışına maruz bırakıyor. Bu yüzden büyük sosyal medya platformları, zaman akışımıza neyin düşeceğine sürekli değişen algoritmalarla karar veriyorlar. Matematiksel bir nesnellik oluyor gibi gözükse de insanların geliştirdiği algoritmalar insanların taşıdığı ön yargıları da barındırıyor ve bazı durumlarda sosyal eşitsizliklerin yeniden yaratılmasına neden oluyor. Bu yüzden bazı akademisyenler bu durumu genelleştirerek Algoritmik Düzen kavramını kullanıyorlar. Blokzincir de kabaca (ya da Blok Zinciri, İngilizce kullanımıyla blockchain) kriptografi kullanılarak verinin bloklar hâlinde art arda bir zincir gibi dijital olarak kaydedilmesine deniyor. En ünlü ve yaygın kripto para birimi Bitcoin bu teknolojiye dayanıyor. Daha önceki dijital para uygulamalarının karşılaştığı kopyalanma ve diğer kriptografik sorunları çözen blok zinciri sırf para birimlerine temel oluşturmuyor. Kripto para olarak da kullanılan Ethereum altyapısı “akıllı sözleşmeler” olarak tarif edilebilecek uygulamalara destek olarak büyük bir dijital dönüşümün habercisi oluyor. Böylece tapu kayıtlarından diplomalara kadar birçok belge dijital olarak küresel düzeyde erişilebilir ve kanıtlanabilir olacak. Hem kripto paralara hem de akıllı sözleşmelere öncülük eden blokzinciri teknolojisi İnternetin finansal düzenlere en doğrudan müdahalesi olarak görülebilir. Bununla ortaya çıkacak kişisel ve kurumsal ekonomik pratikler de sosyolojik bir önem taşıyor.

Siyasi Katılım ve Aktivizm

Türkiye’de internet kullanıcıları, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi, çeşitli platformları, teknolojilerini ve medya alanlarını işgal etmeye başladı. İnternet kültürleri dâhilinde Türkiye’de de çeşitli kanaat önderleri (öncesinde fenomen, şimdi daha çok influencer ismi verilen internet personaları) medyada görünmekte. Web 2.0 teknolojisiyle hayatımıza daha çok giren “mikroblogging” pratiği bu kanaat önderliği iletişiminin yoğunlaşmasına müsaade etti. Sosyal medya öncesinde insanlar daha uzun blog postları, köşe yazıları gibi içerikler üretirken Twitter gibi mikroblogging platformlarının popülerleşmesiyle beraber gündemi işgal eden konular hakkında daha kısa, öz ve yoğunlaşmış içerikler üretilmeye başlandı. Bu alanda varlık göstermeye ihtiyaç duyan siyasi aktörler (ana akım veya alternatif) dijital ortamlarda kendilerini temsil etmeye başladı. Siyasi aktörler zamanla dijital ortamları bir dağıtım organı olarak kullanmaktan uzaklaştılar. Dijitale özgün işler üretmeye başladılar. Türkiye’nin ilk internet personaları gündelik insanlar olsa bile çoğu ana akım siyasi aktör hızla internete giriş yaptı. Siyasi aktörler, uzun bir süre interneti ve sosyal medya platformlarını tek yönlü bir iletişim için kullansa da zaman içerisinde Twitter, Facebook, Instagram gibi mecralar çabuk bir şekilde çift yönlü iletişimin yapıldığı bir medya alanına dönüştü. Türkiye’de ana akım siyasetin yanı sıra uzun süredir Türkiye siyasetinde olan veya olmaya çalışan alternatif akımlar da var. Gerek maddi (reklam verme) gerek siyasi nedenlerle kendilerini temsil

edemedikleri medyaya karşın alternatif siyasetin aktörleri kendilerini dijital medya platformlarında göstermeye başlamıştır. İnternetin free-to-use (ücretsiz kullanma) yapısı sayesinde önemli derecede erişim sorunu çözülmekte. Erişim sorununun çözülmesi doğrudan iyi bir iletişime yol açmasa da alternatif siyasetin önündeki önemli bir sorunu doğrudan çözülebilmektedir. Bazı kitlelerin Twitter (ya da Facebook) devrimi olarak da adlandırdığı Arap Baharı neredeyse tamamen internet ve dijital medya üzerinden örgütlendi. İnternetin ve dijital platformların sağladığı çeşitli teknolojik olanaklar ile vatandaşlar tabandan bir sosyal hareket oluşturup onu yönettiler. Türkiye’de de internet aktivizm için sıklıkla kullanılan mecralardan bir tanesi. Günümüzde sayılamayacak kadar çok alanda aktivizm örneği görülebilir. Dijital aktivizmi sırf dijital alanla sınırlayanlar olduğu gibi çevrimiçi ve çevrimdışı hibrit örnekleri fazlasıyla bulmak mümkün.

Dijital Oyun Sektörü

Programlamanın ve kodlamanın sınırlarının sürekli yeniden belirlenmesi ve genişlemesi uzunca bir süredir oyun teknolojileri sayesinde gerçekleşiyor. Video oyun üretme derdinde olan bir grup programcı, kodlama teknolojilerinin ilerlemesine destek veriyor. İnternet aslında video oyununun önemli bir parçası olan “beraber oynama” pratiğini hayata geçiriyor. Önce kapalı ağlarda beraber oyun oynamaya başlayan insanlar zamanla açık ağlar üzerinden uzak noktalarda oyun oynayabiliyor. Dijital oyun piyasasının yükselişi aynı zamanda iki yeni alan oluşturdu. Öncelikle oyun oynayanı izleme kültürü ve pratiği üzerinden dijital oyun yayıncılığı yükseldi. Burada oluşan yeni (ve aslında eski televizyona benzeyen) mecra yeni iş ve mesleklere (yayıncı, video editörü, moderatörlük gibi) yol açtı. Dijital (video) oyunlar ikinci olarak da e-Sporun önünü açtı. e-Spor takımlarının ve liglerinin kurulması başlı başlına yeni bir ekonomi oluşturdu.

Haber, Bilgi Dolaşımı

Dijitalleşme dünya tarihinde görülmemiş bir veri akışına neden olurken haber ve bilgi dolaşımı da bunun dışında kalamazdı. Sayılabilecek birçok neden dışında bu akış hızının da geleneksel medya düzenini sarstığını söyleyebiliriz. Hem artan tempo hem de yeni çıkan araçlar sayesinde medyadaki iş bölümü bozuldu, örneğin daha önce fotoğrafçı ve muhabir ayrı kişiler iken çoğu durumda bir muhabirin yalnızca haber yazması değil görsel ve işitsel malzeme çıkarıp bunun editörlüğünü de yapması beklendi. Dünya tarihinde görülmemiş oranda yurttaşlar haber yapım sürecine katılabilir hâle geldiler. Bazen “vatandaş gazeteciliği/haberciliği” olarak tanımlanan bu durum da geleneksel haber otoritelerini sarstı. Haber alanında gerçekleşen bu durumu diğer bilgi alanlarına da uyarlayabiliriz. Bu durumu olumlu ya da olumsuz nasıl görürsek görelim geleneksel uzmanlık alanları güçlerini kaybetmeye başladı. Birçok vatandaş bilgilenmek için önce internete bakıyor artık. Geleneksel medya iş modeli modern zamanlar boyunca reklama dayanıyordu. Basılı, görsel ve işitsel medyanın haliyle gazeteciliğin kendini finanse etme


yolu reklamdı. Akla gelebilecek diğer tüm modeller istisnaydı. Ancak internetin yükselişi ile reklam geliri büyük teknoloji platformlarının eline geçti. Okurun internet üzerinden bedava habere ulaşmayı tercih etmesi, web sitelerinde ve daha sonra mobil cihazlarında yayınlanan reklamların çok daha az gelir getirmesiyle gazetecilik kuruluşları kapanmaya ya da küçülmeye gitti. Bu da özgün haber yapılmasını azalttı. Özgün ve doğru habere duyulan ihtiyaç, okurun içeriğe yeniden para vermeye başlaması vb. nedenlerle son yıllarda medya kuruluşları yeni modeller denemeye başladı. Klasik abonelik dışında, örneğin ödeme duvarı gibi yöntemler okuyucuların belli bir miktardan sonra içeriğe para vermesini öngörüyor. Bazı medya kuruluşları kitle fonlama gibi bağış yollarını seçerken, bazı medya kuruluşları da daha büyük bağış ve sermaye yatırımlarını amaçlıyor.

Ağlar ve Topluluklar

Dijital teknolojiler birçok marjinalleşmiş gruba ev sahipliği yapmaktadır. Bunun ötesinde birçok ana akım topluluk da internette varlığını sürdürmektedir. Türkiye’deki güçlü forumculuk kültürü kendisini böyle göstermiştir. Spor taraftarlarının oluşturduğu spor forumları, özellikle maç öncesi ve sonrasında ve transfer dönemlerinde aktif olarak varlığını sürdürüyor. Bu tarz topluluklar internet öncesi dönemlerde kendileri bir mecra oluşturamadıkları için ya fiziksel buluşmalarda ya da medya aracılığıyla bir oluyorlardı. Fakat öncesinde forum şimdi ise Facebook Grupları üzerinde hayat bulan bu ağlar ve topluluklar kendilerine yer buldular. Aynı taraftar grupları gibi sanatçı hayran (fan) sayfaları da hem forumlarda hem de web 2.0 teknolojilerinin parçası olarak var oluyorlar. Ağlar ve topluluk hem herkese açık medya platformlarında (açık ya da denetimli erişim) hem de bire bir iletişim alanlarında yer alıyorlar. Örneğin Türkiye’de yaygın bir pratik olan hemşehri dernekleri, örgütleri ve yapılanmaları WhatsApp gibi uçtan uca şifreleme özelliği bulunan mesajlaşma uygulamalarını sık sık kullanmaktadır.

Sosyal Eşitsizlikler

Dijital mecralardaki sosyal eşitsizlik yalnızca var olan eşitsizliklerin üretilmesi değil, aynı zamanda Dijital Eşitsizlik (Digital Divide) şeklinde de var oluyor. Dijital eşitsizlik, hangi demografik grupların ve coğrafyaların (dijital) bilgiye ve iletişim teknolojilerine erişimi olup olmadığını çalışan akademik bir alandır. Dijital Eşitsizlik, toplulukların arasındaki erişimin yol açtığı boşluğu mevcut olan eleştirel teorinin bir parçası hâline getirmektedir. Dijital eşitsizliğe yol açan sorunlardan biri bizzat erişim olabilir. Erişim aslında birden çok noktada altyapısal olarak bizi etkiliyor. Güvenilebilir bir iletişim altyapısına sahip olmak çoğu insan için bir ayrıcalık göstergesi. Dijitalleşme medyayı herkesin ulaşabileceği bir düzeye getirdi ama bu, aynı zamanda birçok eşitsizliği ve sorunu da pekiştirdi. İnternetle ilişkili eşitsizlikler sırf teknolojik değil sosyolojik eşitsizliklerle de örtüşmektedir. Örneğin, toplumsal cinsiyet sorunlarının çoğu dijital alanda yeniden üretilmektedir. Her yeni mecrada kadın yazılımcı ve

aktörlerin daha az olduğunu ve geliştirilen teknolojilerin öncelikle heteroseksüel erkek gözüyle inşa edildiğini daha çok fark etmekteyiz. İlk etapta bu, sorun olarak gözükmese de algoritmik hesaplamalarda kadın kullanıcıların geri plana itildiğine dair birçok örnek bulunabilir. Daha çok vatandaşın internet kullanıcısı hâline gelmesi kişisel verinin artması ve takibini de kolaylaştırdı. Bazı yazarlar bu zamanlara gözetim toplumu demekten çekinmiyor. Gözetim artık otomatikleşmiş ve de gönüllü hâle gelmiş durumda. Siber Zorbalık ve çeşitli nefret söylemleri de dijital dönüşümle birlikte yepyeni ve güçlü şekillerde ortaya çıkıyor. Bütün bu süreçte bireyin mahremiyeti, kamusal ve özel alan arasındaki sınırları yeniden çizilmeye çalışılıyor.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında