AÖF Soru Bankası

TipografiÜnite 7 Özeti

Tipografi Tasarımı

GİT106U-TİPOGRAFİ

Ünite 7: Tipografi Tasarımı

Giriş

Duygu, düşünce ve fikirlerin karşılıklı alışverişine dayalı bir süreç olan iletişimin kalıcı hale getirilmesinde yazı önemli araçlardan birisidir. Tipografi ise yazılı bir fikre, görsel biçim vermenin yoludur (Ambrose & Harris, 2009, s. 38). Etkileşimde bulunduğu alanı kapsama ölçeğine göre “makro” ve “mikro” olarak farklı seviyelerde ele alınan tipografi tasarımı bilgiye, deneyime ve gözün eğitimine bağlı olarak gelişim gösteren organik bir yapıdır. Tipografi tasarımında, içeriğin en yalın ve bağlamın en doğru biçimde iletilmesi hedeflenir.

Sayfa Yapısına Yönelik Temel Bilgiler

Bugün artık basılı veya dijital ayrımı yapılmaksızın tüm ortamlar için sayfa kavramı, tasarıma ilişkin tüm unsurların planlanmasında belirlenen alan veya yüzeyi ifade etmekte, tasarıma ilişkin kararları belirleyen bir başlangıç unsuru olarak belirgin rol üstlenmektedir. Sayfa, tasarımın sunulacağı ortamın standartlarına ve öğelerin kendi içindeki oransal ilişkilere bağlı biçimde şekillenmektedir. Ağırlıklı biçimde matematiksel hesaplamaların oluşturduğu bu oransal ilişkiler, tarih boyunca mühendislik, mimarlık, sanat ve tasarım gibi farklı disiplinlere ait eserlere de temel oluşturmuştur. Bu oransal ilişki, özellikle batı sanatında ve mimarisindeki eserlerde “altın oran” kavramı biçiminde göze çarpmaktadır. Bütünü oluşturan parçalardan küçüğün büyüğe olan oranının, büyüğün bütüne oranına eşit olduğu ilkesine dayanan “altın oran” prensibi, “a:b = b:(a+b)” şeklinde formüle edilir. Sayfa tasarımında ve özellikle ızgara sistemlerinde aynı oran ilişkisi görülür. En bilinen örneği, Orta çağ el yazmanlarında kullanılan sayfa genişliği ile yüksekliği arasında kurulan 2:3 oranıdır. El yazması kitap geleneğinden aktarılan, yazı alanı ve sayfa marjları arasındaki bu oranın metinlerin rahat okunmasını sağlayan estetik bir görsellik sunduğu bilinmektedir. Günümüzde bazı sayfa tasarımlarında, boşluk düzeni, sütunların yerleşimi ve ızgara yapılarında halen benzer oranlar temel alınmaktadır. Örneğin dünya ülkelerinin çoğunda kullanılan A serisi kâğıt ölçüleri, altın orana göre belirlenmiş evrensel kâğıt ölçüleridir.

Sayfa Düzeni (Layout)

Belirli iletişim hedeflerine ulaşmak amacıyla tanımlı alandaki tasarım unsurlarının, birbiriyle olan ilişkilerinin düzenlenmesine sayfa düzeni (layout) denir. Bu doğrultuda her bir öğenin ayrı ayrı işlevlerini doğru biçimde yerine getirmesi ve bir arada oluşturdukları uyum, sayfa düzeninde istenilen başarının anahtarı olmaktadır. Sayfa düzeninde kullanılan tüm yapısal sistemler ise en temel biçimde matematiksel ve sezgisel özellikler taşır. Sayfanın boyutundan boşlukların hesaplanmasına, tipografinin tasarımından öğeler arasındaki hiyerarşinin belirlenmesine kadar hepsi belli bir planlama dahilindedir. Tasarlanacak yüzeye ait yapısal kararları almak, öncelikleri belirlemek ve doğru parçaları seçmek planlamanın temel evreleridir. İçeriğin nasıl okunacağı,

tasarıma nereden giriş yapılacağı, bilgi akışının nasıl devam edeceği, görsel unsurların birbiriyle ve okur ile ne şekilde etkileşimde bulunacağı gibi sayfa örüntüsüne ait kararlar, ancak sayfa yapısına uygun doğru bir planlama ile alınabilir. Tasarımda karşılıklı gelen sayfalardan soldaki sayfa verso, sağdaki sayfa recto adını alır. Soldan sağa okuma yönündeki çoklu sayfalara sahip çalışmaların başlangıç sayfası daima sağ sayfadır ve sayfa numarası olarak tek sayıları (1, 3, 5 gibi) alır.

Metin ve Boşlukların Düzenlenmesi

Yazı karakteri ve büyüklüğü, sayfa tasarımında metin düzenlemesine ait birbirinden ayrılamaz unsurlardır. Bu öğeler için belirlenen değerlerin herhangi birindeki değişim, satırların uzunluğundan sütunlardaki metin yoğunluğuna kadar, yazı düzeninin tamamında değişime sebep olur. Dolayısıyla tasarlanan bir metin bloğunun puntosu aynı kalmasına karşın, kullanılan yazı karakteri değiştirildiğinde sıralı harflerin kapladığı alana bağlı olarak satır uzunluğu ve sütun ölçüsü değişecektir. Satırların en rahat okunabildiği uzunluk, ortalama altı karakterden oluşan beş-yedi kelimeyi barındırır. Belirli bir yazı karakterine ait en ideal satır uzunluğunu belirlemek için kullanılan pratik yöntemlerden biri; yazı karakterine ait küçük harflerin oluşturduğu alfabenin genişliğinin 2 katıyla çarpımıdır.

Boşluk Düzenleme Biçimleri

Tipografide boşluk kavramı, paragrafları meydana getiren satırlardan, söz gruplarını oluşturan kelimelere ve onların en küçük birimi olan harflere kadar birçok alt başlıkta incelenir. Tasarımcının tercihine göre yoğunluğuna karar verilen bu boşlukların düzenlenmesinde, en temel öncelik metnin okunabilirliğidir.

Paragraf Boşluğu Düzeni

Bir yazı bloğu içerisinde farklı konulara vurgu yapabilmek amacıyla metin gruplarından sonra bir satır boşluk verilerek, paragraf boşluğu kullanılabilir. Metin içerisinde “girinti” kullanımı da boşluk düzenlemesine dahildir. Metnin geneli içerisinde soldan ve sağdan girinti ile sağlanan asılı paragraflar, özellikle alıntı yapılan veya öne çıkarılması istenen söz gruplarında kullanılır. Yalnızca ilk satırın içeri girinti biçiminde kullanıldığı bu düzenlemelerde, paragraf blokları arasında boşluk verilmez.

Harf Arası Boşluk Düzeni

Karakterler sahip oldukları farklı anatomik yapılar gereği, aynı olmayan iç ve dış boşluklara sahiptir. Bu gibi durumlarda sayfa tasarımı programlarının yazı karakterine ilişkin menüsünde yer alan “harf arası boşluk” düzenlemesi kullanılır. Bu düzenlemeyi yaparken karşımıza önemli iki kavram; “kerning” ve “tracking” çıkar. Tracking (letterspacing), metnin genel yapısında (harfler, kelimeler ve satır boyunca) var olan boşluklarda görsel bir sıkışıklık veya gevşeklik sağlar. Kerning; belirli bir harf çiftinin varsayılan karakter aralıklarına el ile müdahale edilmesidir. Otomatik olarak eşit uygulanan


boşluk değerlerinin, belirli harf kombinasyonlarına uygun olmaması ve kötü görüntülerin ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Metrik karakter aralığında font tasarımcısının yazı tipi için belirlediği ve dosyasında yerleşik olan karakter aralığı tabloları sistem tarafında kullanılır. Optik karakter aralığında ise yazı tipinden bağımsız program tüm karakterlerin şekillerini değerlendirip, hesaplaması sonucunda kendi başına yaptığı otomatik ayarlamadır.

Kelime Arası Boşluk Düzeni

Harfler arasındaki boşluk gibi kelimeler arasındaki boşluğun gerekli durumlar için dar, geniş veya normal boşluk düzeninde ayarlanmasıdır. Düzenleme sırasında bırakılan boşluğun, tanımsız negatif alanlar oluşturmayan bir görselliğe sahip olması ve metnin rahat okunmasına katkı sağlaması temel hedeftir.

Satır Arası Boşluk Düzeni (Line Spacing-Leading)

Geleneksel baskıda metnin daha kolay okunabilmesi için satırlar arasına, kurşun şeritlerden (lead) oluşan ek satır boşlukları eklenirdi. Geçmişte bu işleme adını veren “leading” sözcüğü, günümüzde satır arası boşluk düzeni için kullanılmaktadır (Craig, 2006, s. 57). İki satır arasındaki boşluk ölçüsü, alttaki satırın zemin çizgisinden (baseline), üstteki satırın zemin çizgisine (baseline) kadar olan yüksekliği tanımlar. Metin bloklarında kullanılan satır arası boşluk değeri, yazı için seçilen boyuttan +2 birim fazla verildiğinde, daha dengeli ve rahat okunabilen bir düzenleme sağlanacaktır.

Bloklama (Alignment)

Bloklama (hizalama), metinlerin düzenlendiği yazı alanı içerisindeki yatay ve dikey konumlarını belirtir. Yatay bloklama biçimleri için soldan blok, ortadan blok, sağdan blok ve her iki tarafa yaslı (tam blok) ifadelerini kullanırız. Dikey bloklama biçimleri ise metin yazı alanındaki konumuna göre üste, ortaya, alta ve tam blok şeklinde ifade edilir. Dar ölçüye sahip gazete sütunu gibi metinlerde, tam bloklama biçiminde “nehir” adı verilen hatalı beyaz boşluklar oluşabilir. Nehir oluşumları şu çözümler ile önlenebilmektedir; satır uzunluğunu ve buna bağlı sütunların genişlik ölçüsünü değiştirmek, metin içerisinde tireleme yapmak, metni tam blok değil, sola blok biçiminde düzenlemek.

Sayfa Tasarımında Izgara (Grid) Sistemi

Izgara, sayfa üzerinde metin ve görüntü öğelerinin nasıl yerleşeceğine kılavuz oluşturması amacıyla, tüm alanın yatay ve dikey çizgiler ile belirli bir sistemde bölümlenmesidir. Görsel öğelerin çatışması yerine etkileşime girecek şekilde düzenlenmesini sağlayan ızgaralar, antetli kâğıttan broşüre, afişten web sayfasına kadar her çalışma türü için kullanılabilir.

Izgara Mimarisi

Izgara, sayfa tasarımına sistematik bir düzen getirmektedir. Bu sistematik düzenin oluşturulması amacıyla tasarlanan ızgaranın hangi çeşidi olursa olsun, yapısal parçaları en temel biçimde; sayfa kenar boşlukları

(marjin), sütunlar, satırlar, sütun boşlukları ve modüllerden oluşmaktadır. Sayfa Kenar Boşlukları (marjin); sayfa kenarı ile içerik (metin ve görsellerin oluşturduğu) arasındaki çevrelenen negatif alandır. Sütunlar (columns); metinler ve görsellerden oluşan içeriği barındıran, yukarıdan aşağıya uzanan dikey bölümlerdir. Satırlar (rows); ızgaradaki ikincil organizasyon öğesidir. Sütunlar arasında yatay olarak çalışır ve öğelerin sütunlar arasında hizalamasına olanak tanırlar. Sütun Boşluğu (gutters); sütunları ve satırları ayıran, yazı alanlarının üst üste binmesini engelleyen beyaz boşlukların oluşturduğu kanallardır. Modüller (modules); sayfa düzeni içerisinde belirli aralıklarla oluşturulmuş, sütunlar ve satırların kesişimi ile oluşan bağımsız birimlerdir. Akış çizgisi (flowline); sayfayı yatay uzamsal bölümlere ayırır ve görsel öğelerin yerleşimi için ek hizalama noktaları oluşturur.

Izgara Çeşitleri

En temel biçimde ızgara çeşitleri; blok ızgara, sütun ızgara, modüler ızgara, hiyerarşik ızgara olarak ayrılır.

Blok Izgara

Tek sütunlu ızgara veya el yazması ızgara olarak da adlandırılan blok ızgara, en sade ızgara yapısıdır. El yazması kitap geleneğinin, erken dönem kitap basımına dönüşen yapısından ismini alan bu ızgara türü, temel olarak gövde ve sayfa kenar boşlukları olmak üzere iki ana yapıya sahiptir.

Sütun Izgara

Sütun ızgaralar, çok sayıdaki parçalı öğenin birden fazla sütun ile düzenlenmesine olanak sağlar. Sürekli olmayan yazı alanları veya çok sayıda alt bölüme, makaleye ayrılmış metinler için kullanılır. Gazete, dergi, faaliyet raporu, katalog gibi tasarımlarda sıklıkla sütun ızgara biçimi tercih edilir.

Modüler Izgara

Yalnızca dikey yöndeki düzenlemeye odaklı sütun ızgarası yeterli olmadığında, farklı yönlerde ve organize edilecek çok sayıda öğe bulunduğunda ise modüler ızgara tercih edilir. Bu ızgaralar ismini sütunları satırlara bölen eşit boyutlu modüllere sahip olmasından ve dama tahtasını anımsatan bir hücre matrisine benzemesinden alır.

Hiyerarşik Izgara

Serbest stil olarak da tanımlanabilen hiyerarşik ızgaralar, tasarım öğelerinin ızgaranın sütunları ve satırları arasında “kendiliğinden” organik biçimdeki yerleşimine sahip ızgaralardır. Buna bağlı olarak sütun genişlikleri, satır yükseklikleri veya aralıklar ızgara boyunca değişkendir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında