AÖF Soru Bankası

TipografiÜnite 4 Özeti

Yazı Karakterleri

GİT106U-TİPOGRAFİ

Ünite 4: Yazı Karakterleri

Giriş

Hareketli hurufat (movable type), 15. yy’da hurufat adı verilen birbirinden bağımsız karakterlerin satırlar, paragraflar ve sayfalar oluşturacak şekilde dizilip basıldıktan sonra sökülerek tekrar kullanılmasını sağlayan bir baskı sistemidir (Ambrose & Harris, 2012, s. 277). Hareketli hurufat ile yapılan ilk örnek baskı için kullanılan Blackletter yazı karakteri, ağır lekesel değeriyle okumayı zorlaştıran bir yapıdaydı. Bu yazı karakteri zaman içinde yerini daha okunaklı olan Humanist yazı karakterlerine bırakır. Bu yazı karakterlerinin ortaya çıkmasını sağlayan Ortaçağ’ı sonlandıran Hümanizm ile gelişen Rönesans’tır. Humanist yazı karakterleri kaynağını Roma yazıtlarından alır.

Humanist yazı karakterlerini daha sonra içinde bulunan dönemin sosyo-ekonomik ve teknolojik gelişmelerine bağlı olarak Old style, Transitional, Modern, Slab Serif ve Sans Serif yazı karakterleri takip eder. Günümüzde bu sınıfların yanı sıra kullanım alanlarına ya da yapısal özelliklerine göre sınıflandırılan çok farklı, çarpıcı yazı karakterleri de vardır.

Yazı Karakterlerini Oluşturan Temel Yapılar

Yazı karakteri kavramı günümüzde font ile karıştırılmakta hatta birbirlerinin yerlerine kullanılmaktadır. Oysa font kalıptır, yazı karakteri ise o kalıptan çıkan görsellerdir. Yazı karakterleri, harfler (büyük ve küçük), rakamlar, noktalama işaretleri ve özel sembolleri içeren karakter setlerinden oluşur. Bu karakter setindeki harflerin oluşmasını ve birbirleriyle olan orantısını sağlayan temel geometrik yapılar ve temel çizgiler vardır.

Geometrik Altyapılar

Yazı yüzlerinin karakter setlerinin oluşmasını sağlayan geometrik yapılar Eski Yunanlılardan bu yana üçgen, kare ve daire formlarından oluşur. Karakter setlerindeki bazı harfler tek geometrik yapılıyken bazı harfler çift yapıdan oluşur. Her bir büyük harfin temel şekli, ikiye bölünmüş bir kare, bir daire, bir üçgen, bir ters üçgen ve iki küçük daireden oluşan yapıdan çıkarılabilir (Rob Carter, 2015, s. 32).

Yazı karakterleri geometrik altyapısına göre ikiye ayrılmaktadır. Bu yapılardan biri Eski Biçem (Old Style), diğeri ise Eşit-en’dir (Transitional). Bu sistemlere dahil edilemeyen yazı karakterleri ise serbest sistemli olarak adlandırılır. Bu geometrik altyapılarla oluşturulmuş yazı karakterleri Sans Serif (Tırnaksız) ya da Serif (Tırnaklı) olabilirler.

Eski Biçem (Old Style)

İlk Roma biçemi yazı karakterlerinin kaynağı M.S. 2.yy’da yapılan Trajan Sütunu’dur. Eski Biçem (Old Style) sistemi, harflerin oluşmasında kullanılan geometrik şekillere (üçgen, kare, daire) olabildiğince sadık kalan bir yapıdır. Bazı karakterler tek geometrik elemandan (A harfi tek bir üçgenden) oluşturulurken bazı karakterler çift geometrik elemandan (S harfi üst üste gelen iki daireden) oluşturulur.

Eşit-En (Evenwidth)

Eşit-en (Evenwidth) sistemi, Eski Biçem sisteminin kullandığı geometrik formları deforme eder. Karenin dikdörtgene, üçgenin yamuğa, dairenin elipse dönüştürüldüğü bu sistemde karakter setlerindeki harfleri birbirlerine görsel olarak yakınlaştırmak amaçlanır. Eski Biçem sistemde geometrik şekillere sadık kalındığından, bazı harfler çok geniş bazıları ise çok dar görünür. Eşit-en sisteminde bu giderilmeye çalışılır.

Temel Çizgiler

Bir metni düzenli bir bütün olarak dizebilmek/yazabilmek için tüm karakterlerin, tipografiye birliktelik getirmek için hayali kılavuz çizgiler üzerine konumlandırılması gerekir. Oluşturulacak metnin algılanabilir bir düzen içerisinde olmasını öncelikli olarak satır çizgisi sağlar. Satır çizgisi sayesinde tüm harfler aynı hizaya gelerek kelimeleri ve kelimelerde cümleleri oluşturur. Bu durumda satır çizgisine tüm harfleri ya da karakter setlerini aynı düzlem üzerinde, bir düzen içerisinde bir araya getiren temel çizgidir (baseline) denilebilir.

Yazı karakterlerinin oluşumunda bu temel çizgiyle birlikte büyük harf çizgisi (cap height), orta çizgi (meanline), küçük harf x yüksekliği (x height) çizgisi, alt uzantılar çizgisi (descent), üst uzantılar çizgisi (ascent) ve punto ölçüsü (point size) çizgileri bulunur.

Harf Anatomisi ve Terimler

Yazı karakterleri oluşturan karakter setleri; büyük harfler, küçük harfler, rakamlar, noktalama işaretleri ve özel işaretler içerir. Bu karakterlerin her birinin oluşumlarından kaynaklı yapısal özellikleri vardır. Bu özellikler harfin anatomisi olarak adlandırılır.

Harf Anatomisi/Harfleri Oluşturan Yapılar

Yazı biçimleri veya alfabeler birçok farklı karakterden oluşurken karakterlerin yapısında farklı bölümler vardır. Bu bölümlerin her birine verilen ad terminolojiyi oluşturur. Terminolojiyi bilmek, yazı tipleri ve özellikleri hakkında iletişim kurmayı kolaylaştırır. Ayrıca farklı tasarımların yapısını ve aralarındaki farkları görme ve tanıma konusunda gözü eğitir (Strizver, 2006, s. 40).

Ölçü/Boyut (Punto)

Bir metni düzen içerisinde yazabilmek için satır çizgisine ihtiyaç duyarız. Satır çizgisi bazen fiziki olarak çizilirken; bazen de hayali olarak kurgulanır. Metin, satır çizgisi (baseline) sayesinde aynı hizada tutulabilir ancak bir metnin düzeni için daha birçok parametreye ihtiyaç vardır. Satır arası boşluk, punto ölçüsü, harf arası boşluk, kelime arası boşluk, satır uzunluğu gibi parametreler metnin görüntüsüyle ya da oluşumuyla direk olarak ilgilidir. Bununla birlikte dikkat edilmesi gereken tüm bu sistemlerin punto ölçüsüyle, seçilen yazı karakterinin “x” yüksekliği ve alt/ üst uzantılarıyla uyumu çok önemlidir. Harf araları fazla açıldığında kelimelerin bütünlüğü bozulur böylece metnin okunması zorlaşır. Harf arası gereğinden fazla kısıldığındaysa harfler birbirine yapışabilir ya da üst


üste binebilirler. Bu durumda yeterli boşluk olmadığından harflerin yapısı algılanamayabilir ve okuma güçlüğü oluşabilir.

Tasarım programlarında ya da diğer uygulamalarda, yazı karakterinin ölçülendirilmesini sağlayan standart (default) ölçüler, tipo baskıda kullanılan hurufat ölçülerinden gelir. 18. yy ortaları, Geçiş (Transitional) döneminde, Fransız tipografici Pierre Fournier le Jeune, standart yazı ölçülerinden biri haline gelen pika ölçü sistemini geliştirir. Bir pika 12 puntodur, 72 punto (altı pika) ise bir inçtir (Ambrose & Harris, 2012, s. 279). Point (punto): Bir fontun yazı boyunu ölçmek için kullanılan ölçü birimi. Bu ölçülendirme sistemi bir harfin boy ölçüsü değil harfin içinde bulunduğu yazı bloğunun ölçüsüdür. Bir gövde metinde kullanılacak punto büyüklüğü seçilen yazı karakterine göre çeşitlilik gösterse de 9-12 punto arası olarak genelleme yapılabilir.

“x” Yüksekliği

Küçük “x” harfinin yüksekliği bir yazı karakterinin orta çizgisini (meanline) oluşturur ve bütün küçük harfler bu çizgiye hizalanır. Aynı puntoda yazılsalar da her yazı karakteri farklı x-yüksekliğine sahiptir. x yüksekliği, büyük harf yüksekliğine (cap height) ne kadar yakın olursa harflerin iç boşlukları da büyür ve yazı karakterinin de okunaklılığı artar. Metin dizgisinde kullanılacak punto ayarı x yüksekliğine göre yapılmalıdır.

Yazı Karakterlerini Sınıflandırma

Yazı karakteri sınıflandırmaları; dönemine göre, geometrik altyapı sistemine göre ya da tırnak yapısına göre birçok şekilde yapılabilir. Bu bölümde üç grup altında yazı karakterleri sınıflandırılmıştır. İlk grup Tırnaklı (Serif/Roman) yazı karakterleridir. İkinci grup Tırnaksız (Sans Serif) ve üçüncü grup Tırnaklı ve Tırnaksız dışında kalan yazı karakterlerini içerir.

Tırnaklı yazı karakterlerinin ortaya çıkmaları ve gelişimlerini anlayabilmek için dönemin gelişmeleriyle birlikte ele almak gerekir. Tırnaklı yazı karakterlerinin ortaya çıkmasını sağlayan Blackletter yazı karakteri, el yazısından kalıba (font/fount) dönüştürülen ilk biçemdir. Blackletter yazı karakterleri 1400’lerde kitaplarda (manuscript) sıkça kullanılan bir el yazısıydı. Bu nedenle Gutenberg 1450’lerde baskıda hareketli hurufat sisteminin getireceği kolaylıkları gösterebilmek adına basacağı ilk kitapta Blackletter yazı karakterini kullanır. İlk yazı karakteri kalıbı (fount-font) olarak üretilen Blackletter tipi biçemler olsa da bu harf biçimleri fazlasıyla birleşik harf (ligature) içerdiğinden; metal hurufatlar için çok karmaşıktı ve dönemin kaba yapılı emici kağıdı bu kadar ince ayrıntıların basılması için çok da uygun değildi. Dönemdeki sosyo-kültürel gelişmelerin teknolojiye de yansımasıyla kağıt kalitesi ve baskı teknolojisi de gelişir. Bu değişim süreciyle beraber ortaya çıkan yeni malzemelere daha uygun ve daha basit yapılı Tırnaklı (Serif) grubunu oluşturan yazı karakterleri tasarlanır. Böylelikle yazı tipi tasarımı Rönesans’ın getirdikleriyle değişime uğrar.

Serif (Tırnaklı)

Bu tür yazı karakterleri en okunaklı yazı tipleri olduğundan genellikle gövde metinlerde kullanılsalar da başlıklar için de uygundurlar. Çoğu serif yazı karakteri, karakterleri oluşturan yatay ya da dikey ana çizginin sonunda küçük çizgilere sahiptir. Bu çizgiler genellikle harfe ince ya da kalın bir görüntü sağlayan küçük ayaklardır. Bu küçük çizgiler okuyucunun gözünü metin satırı boyunca yönlendirmeye ve okumaya yardımcı olur ve serif olarak adlandırılırlar. Bu tür çizgilere sahip yazı karakterlerine “Serif Type” denilir. Serif yazı karakterleri okunması en kolay yazı karakterlerindendir.

Yıllar içinde değişen sosyo-kültürel ortamın yansıması olarak değişen formlarıyla beş alt gruba ayrılır:

• Humanist/Venetian-15. yy ilk yarısı • Old Style/Garalde (Eski Biçem/Stil)-15. ve 16. yy • Transitional-17. yy sonları ve 18. yy • Modern (Didone)-18. yy ortaları • Slab/Square Serif (Egyption/Mechanistic-19. yy).

Sans Serif (Tırnaksız)/Grotesque/Lineale-20. Yy

Sans Serif yazı karakterlerinde, Roma biçemi yazı karakterlerinin belirgin özelliği olan dekoratif unsurlar bulunmaz. Bu yazı karakterlerinin temiz ve basit tasarımı onları büyük puntolarda display (gösterim-görüntü-başlık- vb.) olarak kullanmak için ideal kılar. Ancak bu sade yapı uzun metinler için okuma zorluğu yaratabilir.

Sans serif yazı biçimlerinin kullanımı 20. yy’da yaygınlık kazansa da aslında 19. yy’da ortaya çıkar. Resmi olarak ilk Sans Serif yazı karakteri olan Egyption yazı karakterini ilk tasarlayan 1816 yılında William Caslon IV İngiliz hurufat dökümhanesidir (Majoor, 2004). Ancak Egyption yazı karakteri, sadece büyük harfler içerdiğinden başlık (display) olarak kullanılabilecek bir yazı karakteriydi.

Egyption yazı karakterini takiben 1898 yılında Alman Berthold yazı karakteri dökümhanesi tarafından Akzidenz Grotesk adında bir yazı karakteri Berlin’de tanıtılır. Akzidenz Grotesk, Egyption yazı karakterine göre daha detaylı tasarlandığından hantal değildi. Bu nedenle ilginç bulunur ve yaygın kullanıma girer. Bu başarısı yazı karakterinin küçük harfleri de içermesinden ve metinlerde de kullanılabilirliğinden kaynaklanmış olabilir.

20. yy’ın ilk yarısında grafik tasarım, tasarlanacak tüm yüzeyleri tırnaklı (serif) yazı karakterleriyle ve süslemelerle doldurdu. Modernizmin gelişiyle 1950’lerde tasarım; sadeleştirilir, gereksiz detaylar kaldırılır, biçem işlev tarafından yönetilir (forms follow function). Sans Serif yazı karakterleri; tarihsel çağrışımları olmamaları ve doğal olmaları nedeniyle bu yeni dönemde tercih edildiler. Sans Serif yazı karakterleri kendi içerisinde üç farklı biçemi barındırır:

• Humanist • Transitional/Grotesk/Neo-Grotesk (Eşit-en geometrik alt yapıya sahip yazı karakteri)


• Geometric (tam geometriye sahip Bauhaus tasarımından etkilenen yazı karakteri)

Display

Display yazı karakterleri, Serif ve Sans Serif grubu dışında kalan yazı karakteri grubu olarak değerlendirildi. Display üst başlığı altında gövde metinlerde kullanılması tercih edilmeyen ancak büyük puntolarda ve özel alanlarda kullanıldığında etkisinin çok yüksek olduğu yazı karakterleri ele alındı. Bu yazı karakterleri kısa metinlerde, büyük puntolu açıklama metinlerinde, alt başlıklarda, başlıklarda, özel belgelerde ve daha büyük puntolarda ise afişlerde etkisinin yüksek olacağı yazı karakterleridir. Yazı karakterlerini sınıflandırırken birçok parametreden yararlanılabilir. Bu nedenle farklı sınıflandırmalar yapılabilir:

• Display/Decoratif/Ornamental/Graphic • Script/Cursive/ (1550 ler) • Blackletter/Old English/Gothic

Yazı Karakteri Ailesi

Bir font klasörü bir yazı karakterinin tüm karakter setlerini içerirken aynı zamanda “bold, light, regular” gibi farklı ağırlıklarının yanı sıra “extended, condensed, italic” gibi genişlik olarak farklılaştırılmış versiyonlarını da içerebilir. Her font bu ağırlıklara ya da farklılaştırılmış versiyonlarına sahip olmayabilir. Ancak genelde regular versiyonun yanında italic, bold ve light versiyonları görülebilir. Bir yazı karakterinin ailesinin isimlendirilmesi tasarımcısı tarafından yapılır. Ancak yine de bazı standart isimler her zaman uygulanabilir. Örneğin regular yerine roman; light yerine thin, medium yerine book kullanılabilir. Bu tür standartlaşmış terimlerin yanı sıra rakamla ya da tamamen kendine özgü bir sistemle yazı karakterinin aileleri isimlendirilebilir.

Ağırlık

Bir yazı karakterini oluşturan çizgilerin kalınlığı, yazı karakterinin sayfa üzerindeki ağırlığını belirler. Görünürdeki bu farklılıklar, tasarımcıların hiyerarşik kurgusuna (sıralı düzen) yardımcı olur. Gövde metin için yazı karakterlerinin regular/roman/book gibi varyasyonları tercih edilir. Tasarımcı başlıklarda, bold/black/medium gibi varyasyonları kullanarak başlıkları ya da alt başlıkları daha görünür ve çarpıcı kılabilir. Ayrıca gövde metinde de ön plana çıkması gerekenleri kalın ağırlıkta tercih edebilir. Tam tersi olarak metinde görsel olarak daha geride kalınması istenilen yerlerde ise ince ağırlıklar kullanmak yerinde olur.

Günümüzde yazı karakterleri aileleri çok çeşitlenmiş ve zenginleşmiştir. Bazı yazı karakterleri içlerinde sadece ağırlıklara ya da farklılaştırılmış versiyonlarına sahip olmanın yanı sıra hem serif hem de sans serif varyasyonları dahi içerebilir. Bu tip karakterlere Rotis fontu örnek verilebilir.

Genişlik

Bir yazı karakterinin farklı genişliklerde tasarlanmış halleridir. Genişletilmiş (extended), daraltılmış/ sıkıştırılmış (condensed/narrow), eğilmiş (oblique) ya da eğik olarak yeniden tasarlanmış (İtalik) halleri bir yazı karakteri içerisinde yer alabilir. Bu farklı genişlik ve eğimle tasarlanmış tüm karakterler fontun ailesinde yer alan tüm ağırlıklarıyla birlikte çalışabilirler. Bu durumda bold extended, light condensed, medium narrow ya da bold italic, medium italic gibi adlar alırlar. Bir yazı karakteri ailesi ne kadar çok varyasyon içerirse tasarımda, vurgu ve çeşitlilik olasılığı da o derece artar. Bu nedenle günümüzde popüler olan bazı karakteri ailelerinin olabildiğince geniş (Rotis örneğinde olduğu gibi) tutulduğu görülür. Bu çeşitliliğe ağırlığın yanında genişlik varyasyonları da eklendiğinde çarpıcı metinler oluşturmak çok kolaydır.

Condensed-Extended ve Light-Bold

Yazı karakteri ailesi; genişlik (genişletilmiş-extended, daraltılmış-condensed) ve ağırlık (açık/ince-light, koyu/kalın-black) varyasyonlarını birlikte barındırabilir. Bu şekilde varyasyonların birbiriyle bağlantısından da yeni varyasyonlar ortaya çıkacağından isim vermek zor olabilir. Böyle bir durumda Frutiger Izgarasını kullanmak ve rakamla ağırlık ya da genişlikleri belirlemek en doğru ve kolay yol gibi görünür (kitabın 127. sayfasındaki Görsel 4.48’i inceleyiniz).

Ailesi geniş olan bir yazı karakteriyle tasarım yapmak tasarımcıya daha fazla seçenek sunar. Vurgu yapmak istenilen yerlerde karakteri daha ağır bir leke olarak gösterecek bold, black, extra black gibi ağırlıklar kullanılabilir. Ayrıca vurgu daha da artırılmak istenirse extended black versiyon kullanılabilir. Tam ters olarak geri planda kalması istenilen metinlerde ise daha hafif görünümlü light, thin gibi ağırlıklar seçilebilir. Aynı şekilde buradaki etkiyi artırmak için ise condensed light seçeneği tercih edilebilir.

Italic ve Oblique

Bir yazı karakterinin ailesindeki Italic (İtalik) versiyon, ağırlık ve genişlik varyasyonlarına göre farklı tasarlanır. İtalik versiyon harf formlarının daha sıkışık (condensed) olduğu Rönesans dönemi İtalyan el yazılarını temel alır. Temelde condensed versiyon gibi metin alanını daraltsa da aynı zamanda tasarımında eğim de vardır. 1500’lerde sayfaya daha fazla metin yazabilmek ve sayfa tasarrufu yapabilmek adına geliştirilen ayrı bir yazı kategorisi olarak tasarlansa da sonradan diğer yazı karakterlerine eşlik etmek için geliştirildiler. İtalik yazı versiyonları genelde direk alıntılar ve tırnak içindeki sözler için kullanılır. Böylece bu metinler gövde metinden kolayca ayırt edilebilir. Ayrıca sıkışık bir yapısı olduğundan uzun metin alıntılarını daha dar bir alanda kullanılmasını sağlar. İtalik yazı versiyonlarıyla benzerlik gösteren eğik (oblique) olarak adlandırılan bir versiyon daha vardır. Bu iki versiyon aslında birbirlerinin yerine kullanılırlar. Bir karakter ailesinde italic varsa oblique yoktur ya da tam tersidir. Oblique yazı karakterinin yeniden tasarlanmadan sadece


belli bir oranda eğilmesiyle oluşur. İtalik ise tamamıyla yeniden tasarlanır.

Baskerville yazı karakteri italik varyasyona sahipken; Avenir yazı karakteri eğimli (Oblique) varyasyona sahiptir. Baskerville italik varyasyonda kaligrafik etkiler kolaylıkla görülebilir. Kaligrafik yazının doğası gereği italikler daha sıkışık dururlar ve satırda daha az yer kaplarlar. Avenir yazı karakterinde ise italik varyasyon tasarlanması yerine yazı karakterinin orijinalini (regular/roman) belirlenen bir açıyla eğim kazanır. Eğme işlemi sırasında yazı karakterinin çizgi kalınlığına ya da diğer unsurlarına dokunulmaz değişiklik yapılmaz. Ancak belirlenen bir açıyla yapılan bu eğim italik varyasyonun tam tersi bir şekilde metnin satır üzerinde daha çok yer kaplamasına neden olur.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında