AÖF Soru Bankası

TipografiÜnite 3 Özeti

Sayısal Tipografi

GİT106U-TİPOGRAFİ

Ünite 3: Sayısal Tipografi

Giriş

Endüstri devrimi ile gelişen basım teknolojisi, tipografinin gelişimi için uygun ortamı hazırlamıştır. Gelişen araçlarla genişleyen tipografi kavramı sadece bir tekniği anlatmanın ötesine geçmiştir. 19. yy başında modernizm akımları ile tipografi içerik ile bağlantı kurmaya başlamıştır. Tipografi sadece bilginin görselleştirilerek okunması ve okutulmasının dışında biçimsel bir gösterge olmuştur. Kullanılan karakterler düşünce ve fikirleri ifade etmenin bir yolu olarak kullanılmıştır.

Metal tipografi teknolojileri önce 1915’lerde mekanik optik düzeneklerle, sonra 1930’lu yılların sonunda fotomekanik yöntemlerle başlayan fotodizgi dizgelerine ve bilgisayar teknolojisinin gelişimiyle de 1960’lı yılların ikinci yarısından 1980’lere değin optik ve elektronik temelde foto-düzenleme dizgelerine adım adım geliştirilir (Sarıkavak, 2004). Sayısal tipografi terimi ise masaüstü yayıncılığın keşfi ile dillendirilmeye başlanmıştır. Harflerin sayısallaşması (dijital) tipografinin içerik ile olan bağlantısını güçlendirmek adına yeni olanaklar sağlamıştır.

Sayısal tipografi yazı karakterleriyle başlar ve oradan hareket eder. Yazı karakterinin özellikleri ve kullanıcı tarafından oluşturulan tasarım diline bağlı olarak, harfler yeniden düzenlenir, yeniden boyutlandırılır, değiştirilir, taşınır ve son halini alır.

Sayısal Tipografi Teknolojileri

Sayısal tipografi teknolojileri fotodizgi sonrası bilgisayarın keşfi ile başlamıştır. 1984’te Apple Lisa’yı tanıtmıştır. Bilgisayarlar için üretilen metafont, tex, postscript gibi yazılımlar bitmap, type1, truetype, opentype gibi font dilleri sayısal tipografinin teknolojik gelişim süreçlerini içermektedir. En önemli vektör yazı karakteri oluşturma teknolojileri arasında Adobe tarafından geliştirilen Postscript; Apple tarafından geliştirilen TrueType; ve Stanford bilgisayar bilimcisi Dr. Donald Knuth tarafından icat edilen Metafont gösterilebilir.

Metafont-Tex

Stanford Üniversitesi Matematik Profesörü Prof. Donald E. Knuth, sayısal tipografinin gelişimine önemli katkı sunmuştur. Bilgisayarların emekleme döneminde yazdığı Bilgisayar Programlama Sanatı kitabının birinci baskısını 1968 yılında monotype makinesi ile üretmiştir. Knuth, kitaplarını yazmak için yıllarını vermiş ancak baskıda istediği sonucu elde edememiştir. Sırasıyla, Metal Hurufat, Monotype ve Fotodizgiden sonra yeni bir teknoloji geliştirilmiştir. Dijital yöntemler ile film üzerine görüntüler oluşturma sayısal tipografi için kilometre taşıdır. Sayısal teknolojiler Knuth’ın hem kullanabileceği hem de geliştirebileceği yeni bir alandır. Mürekkebin gelmesini istediğiniz yerlere ‘1’ gelmesini istemediğiniz boş kalacak alanlara ‘0’ dizerek sayfa tasarımı yapılabilmektedir. 1970’lerde Xerox’un geliştirdiği yazıcı sayısal tipografinin basılmasını sağlayan ilk örneklerdendir.

Knuth, kitabının baskısında yaşadığı sorunlar sonucu ve sayısal teknolojilerin gelişimi sayesinde kendisi için yeni bir alan olan sayısal tipografi üzerine çalışmalar yapmaya karar vermiştir. Dijital teknoloji ile font tasarımı yapılmasını sağlayan bitmap temelli ‘Metafont’ yazılımını geliştirmiştir.

Sayısal tipografinin gelişmesinde, harfleri tasarlamak için Dr. Knuth tarafından geliştirilen Metafont (1979) ve sayfa düzenleme, dizgi programı olan TEX (1984) önemli katkılarda bulunmuştur. Bazılarına göre Gutenbergden sonra tipografiye en büyük katkıyı TEX yazılımıyla Dr. Knuth’un verdiğini düşünmektedirler (Downes, 2002).

PostScript

Adobe yazılım firması tarafından geliştirilmiş tanımlama ve baskı denetim dilidir. Bézier eğrileri ile yapılan PostScript fontları grafik nesneler gibi işlenir ve yazıcıya gönderilir. PostScript fontlar ekranlar ve yazıcılar için iki adet font ile gelir. Bézier eğrisi iki nokta arasında çizgileri kontrol etmeyi sağlamakta, vektör formatı sayesinde istenilen boyuta kadar görüntü kalitesi düşmeden büyütülebilmektedir.

Masaüstü Yayıncılık

Kişisel bilgisayarların kullanımıyla baskıya hazırlık süreçlerini kolaylaştırmayı sağlayan, tasarımcıların çalışmalarını “Ne Görürsen Onu Alırsın” mantığıyla doğrudan yazıcılara ulaştırabilecekleri bir ortam içinde harf formları ve diğer görsel unsurlarla çalıştıkları yayıncılık faaliyetlerini ifade etmektedir.

Apple 1984 yılında Macintosh kullanıcı dostu kişisel bilgisayarları ile devrim yaratmıştır. Font üretiminde geleneksel yöntemlerdeki dizgicilerin yerini tasarımcılar almıştır.

Masaüstü yayıncılıkla beraber özel ve işlevsel yazı karakteri tasarımları oluşturmak için geliştirilen kullanımı kolay yazılımlar sayesinde tipografik üretkenlik ve çeşitlilik de artmıştır. Gelişmiş yazılımların mevcudiyeti ve internet bağlantılarıyla beraber gelen teknolojik gelişmeler ise tipografi üzerine farkındalığı arttırmış, özelliklerinin ve ortaya koyduğu etkinin daha iyi anlaşılmasına yol açmıştır.

Font Formatları

Font formatları sırasıyla; Postscript Type 1, TrueType ve OpenType’ dır. Bunlara ek olarak multiple master ve değişken font gibi özellikler de eklenmiştir.

Postscript Type 1 Adobe tarafından geliştirilmiştir. Type 1 yazı tipi biçimi, PostScript dilinin kendi sözdizimsel kuralları olan bir alt kümesi ve uzantısıdır. TrueType Apple tarafından üretilmiştir. Type 1 da olduğu gibi iki farklı dosyaya gereksinim duymaz, ekran ve yazıcı fontu birleşiktir. 256 hücreye (glyph) sahiptir.

OpenType, Adobe ve Microsoft tarafından ortaklaşa geliştirilen platformlar arası bir font formatıdır. OpenType formatının iki temel artısı vardır; platformlar arası uyumluluğu ve zengin dil desteği ve gelişmiş tipografik


araçları sayesinde genişletilmiş karakter setlerini ve sayfa tasarımları özelliklerini destekler.

Unicode (Evrensel Kod) sistemine dayanan Open Type 65536 hücre (glyph) içermektedir. Bu sayede bir font dosyasında neredeyse tüm dünya dilleri bulunmaktadır. Opentype fontlar, batı dünyasında kullanılan standart latin karakterleri, para birimi simgeleri dahil olmak üzere çeşitli uluslararası karakterleri içerir.

Değişken (Variable) Font

Adobe, Apple, Google ve Microsoft şirketlerinin ortak çalışmaları sonucunda 2016 yılındaki Uluslararası Tipografi Birliği (ATypl) konferansında Opentype 1.8’in yayınlanmasıyla beraber değişken yazı karakterleri kullanıma sunulmuştur.

Değişken fontlarla beraber bir yazı karakterinin birden çok stilini oluşturmak için tek bir dosyaya ulaşım yeterli olmuştur. Böylece değişken fontlar, ağırlıklar, genişlikler, optik boyut, tırnaklıdan (serif) tırnaksıza (sans serif) gibi çeşitli varyasyonların oluşturulmasına olanak tanınmıştır. Belirtilen tasarım düzenlemelerinin yanı sıra dosya alanından da tasarruf sağlanmış ve kısıtlı depolama alanına sahip cihazlar için bir avantaja dönüşmüştür.

Değişken fontlar, yazı karakterlerinin değiştirildiği eksenler tarafından tanımlanır. Bir eksen, bir yazı ailesi içinde farklı stiller oluşturmak için kullanılan ve font tasarımcısı tarafından belirlenen bir parametredir (Huelves ve Marco, 2021).

Değişken fontlar, aldığı verilere tepki vererek değiştirilen ve içerik yoluyla anlamlandırma sürecinin geliştirildiği iletişimsel bir ortamdır (Huelves ve Marco, 2021).

Teknolojik gelişmelerin bir araya gelmesinin en önemli yönlerinden biri, ortak bir dil aracılığıyla mevcut sistemlerle uyumluluk oluşturmasıdır.

Sayısal Tipografi ve Yayıncılık

Dijital devrimin en önemli etkilerinden biri de yayıncılık alanında olmuştur. Özellikle bilgisayar teknolojisinin sağladığı olanaklar ile tasarlanan dergiler tipografinin deney alanı gibi kullanılmıştır. Yeni dikkat çekici bir o kadar yapısökümcü tarz ile yapılan dergiler övgüler aldığı kadar olumsuz eleştiriler de almıştır. Bununla birlikte grafik tasarım ve tipografi özelinde dönemi yeniden şekillendirdiği açıktır. Dünyanın her yerindeki tasarımcılar bu yeni tarzdan etkilenmiş çalışmalarını bu yönde yapmaya başlamışlardır. Bu yeni tasarım dili evrensel olarak tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Bu dergilere örnek olarak Neville Brody’nin birçok sayısını tasarladığı The Face, Arena, Arena Homme+, Fuse Zuzana Licko ve Rudy Vanderlands’ın tasarladığı Emigre, David Carson’un tasarladığı Ray Gun ve Fred Woodward tarafından diğer dergilerin aksine modernist bir tavırla tasarlanan Rolling Stone dergileri örnek olarak verilebilir.

Emigre Dergisi

Emigre dergisi, sayısal tipografinin tarihsel bir kaydıdır. Dergi tasarımı ve içeriği yoluyla dönemin dijital devriminin

belirsizliği içinde sayısal tipografinin nasıl şekillendirildiğinin ilk örnekleri karşımıza çıkmakta ve bu açıdan önem arz etmektedir.

Emigre (Göçmen) dergisi Rudy Vanderlans tarafından ilk başta sanatçı çalışmalarını yayınlamak amacıyla kurulan daha sonra Zuzana Licko’nun kendi tasarlamış olduğu yazı karakterlerinin kullanıp bir tanıtım aracı haline getirdiği ve sayısal tipografinin kullanıldığı önemli bir ortam haline gelmiştir.

Licko’nun yenilikçi yazı karakterleri ve Vanderlans’ın sayfa düzenleri geleneksel tasarımcılar tarafından önceden belirlenmiş (klasik okunaklı yazı karakterleri, boşluk, noktalama büyük harf ve ızgara yapıları) zamanın tasarım kurallarını zorladığı için beklenen bir tepkiyle karşılaşmışlardır.

Licko ve Vanderlans Emigre (Göçmen) dergileri için sınırları kaldırmak istemişlerdir. Bu yüzden dergi tasarımlarında sayısal tipografinin sınırlarını zorlamışlar, yeni nesil tasarımcıları yapmak istedikleri ve inandıkları tasarım anlayışıyla cesaretlendirmişlerdir.

Mrs Eaves Fontu

Zuzana Licko’nun (Yeni Tipografi hareketi öncüleri gibi) fontları ve tasarımları içerik ile bağlantı kurmakta, tasarımcıya ve son kullanıcıya sessizce kendinden bahsetmektedir. Bu duruma Mrs Eaves fontu örnek olarak verilebilir. Mrs Eaves fontu Sarah Eaves’e atıf olarak üretilmiştir. Sarah Eaves, John Baskerville’in (18. yy) önce hizmetçisi sonra da Sarah’ın eşi ölünce ise karısı olmuştur. Zuzana, Baskerville’in yazı karakteri ve baskı işlerinde yardımcısı olarak tipografi tarihinde unutulan ancak önemli bir yeri olan, Bayan Eaves’i onurlandırmak adına bu ismi vermiştir. Zuzana, Baskerville fontunu yeniden ele alırken boyutlarını değiştirdiği gibi bazı karakterleri yeniden yorumlamıştır.

Zuzana Eye dergisine vermiş olduğu röportajında, Mrs Eaves yazı karakteri için şunları söylüyor; Mrs Eaves geleneğin bir karışımı ancak güncellenmiş halidir. Arkadaş canlısı olacak kadar tanıdık, ancak ilginç olacak kadar farklı. Orijinal Baskerville ile karşılaştırıldığında nispeten geniş oranları nedeniyle, şiir gibi az miktarda metne veya zarif başlıklara varlık kazandırmak ve basılı reklamlarda uygulamak için kullanışlıdır. Okuyucuyu biraz yavaşlatır ve mesajı düşündürür.

Filosofia Fontu

Fotodizginin kısıtlayıcı ve sınırlayıcı tarzından sonra sayısal tipografi Zuzana’nın klasik fontları yeniden ele alması ve bunu özgürce yapması için olanak sağladı. Baskerville’den hareketle tasarladığı Mrs Eaves ve Bodoni’den hareketle tasarladığı Filosofia bunlardan sadece ikisidir.

Rolling Stone Dergisi

Derginin endüstri ve tipografi üzerindeki etkisini anlamak için derginin formatını değiştiren, yaratıcı sayfa düzenleri


ve yaptığı tipografik düzenlemelerle Rolling Stone dergisinin kapak ve iç tasarımlarında önemli değişimler yapan sanat yönetmeni Fred Woodward’dan bahsetmek gerekmektedir. Woodward, yazı karakterlerini ve görselleri içerikle eşleştiren çalışmalar yapmıştır.

Woodward 1987 yılında cüretkâr tipografiyi çalışmalarının ayırt edici bir özelliği haline getirmiştir. Kapak tasarımında şarkıcı Sinead O’Connor hakkında güçlü bir görsel açıklama yapmak için büyük ölçekli bir yazı karakterini ve tam sayfa bir fotoğrafı kullanmıştır. Bu düzen, Rolling Stone’un görünümünü ve verdiği hissi değiştirmiştir. Woodward artık bu tasarım anlayışı üzerine bir şeyler inşa etmek zorunda olduğunu hissetmiştir. Sayfa tasarımlarında beklenmedik tipografik düzenlemeler, farklı ölçeklerde ve yerleşimlerde kullanılan metinler öne çıkmaktadır.

Dergi 1990’ların başında Macintosh bilgisayarların dönüşümüne katılsa da, Woodward derginin dönemin el yapımı bir titizliği içeren özende yayınlanmasını istedi. Rolling Stone, yalnızca dijital manipülasyonu değil, aynı zamanda kaligrafi, el yazısı ve diğer yazı karakterlerini birçok kez deneyerek elde edilen grafik entropisinden (rastgele ve düzensiz sistemden) özgürce yararlanan çok çeşitli yazı karakterlerini kullanmıştır. Bir yazı karakterini asla birden fazla kullanmamayı tercih ettiğini söyleyen Woodward, dinamik değişime ve buna karşılık olarak tasarımını sürekli olarak yeniden icat eden bir yayın oluşturmaya ilgi duyduğunu ifade etmiştir (Meggs ve Purvis, 2012)

Ray Gun Dergisi

Ray Gun dergisi alternatif Rock and Roll müzik ve sokaktan ilham alan tarzların yansıtıldığı bir dergi olarak 1992 yılında California’da yayınlanmaya başlamış ve 2000 yılına kadar varlığını sürdürmüştür.

Derginin kurucu sanat yönetmeni olan David Carson’un tasarımlarının sansasyon yaratması ise Ray Gun dergisinde gerçekleştirmiş olduğu o zamana kadar grunge (dağınık) tipografi anlayışıyla olmuştur. David Carson grafik tasarım da kuralları ihlal ederek tipografiye getirmiş olduğu yeni bakış açısı ve yaklaşımlarla 1990’ların başında büyük bir etki yaratmıştır. Sevdiği ve doğru olduğuna inandığı çalışmaları yaptığını ifade eden Carson tipografiye olan kural dışı, yapısökümcü yaklaşımıyla dikkat çekmektedir. Carson, ızgara biçimlerinden (grid), bilgi hiyerarşisinden ve tutarlı düzenler içeren tasarımlar veya tipografik desenleri kullanmaktan kaçınmış, tipografik sözdizimi ve görselliğin geleneksel kavramlarını reddederek, her konunun, her sayfanın veya yayının ifade olanaklarını keşfetmeyi seçmiştir (Meggs ve Purvis, 2012). Carson, sayfalarda ve kapaklarda kullandığı metinlerde, başlıkları, yazıları, görsel öğelerin aralarına düzensiz harf aralıklarıyla yerleştirerek kuralcı bir düzenleme yerine etkileyici ve gösterişli bir yerleştirme kullanmıştır. Carson’ın kullanmış olduğu metinler ise okunabilirlik için gerekli olan bütün temel kriterlere karşı gelmektedir. Cilt payı verilmeden sayfanın dışına taşan metinler, sıkıştırılmış yazılar, eğri ve

düzensiz yazı kolonları, okumayı zorlaştıran metin ve arka plan renkleriyle oluşturulmuş tasarımları içermektedir.

Sayısal Font Tasarımcıları

Yeni teknolojileri ayak uyduran tasarımcılar, teknolojinin olanaklarıyla rengi, dokuyu, görselleri ve tipografiyi daha önce yapılmamış bir şekilde (şeffaf, katmanlı, esnetilmiş vb.) ele aldılar. Yenilikçi tasarımcılara örnek olarak birçok kişiden bahsedilebilir. 1900’lerin son çeyreğinde tasarımcılar bilgisayar teknoloji ile geliştirilen font programları aracılığıyla işletim sistemlerinde var olan fontlar ile yetinmeyip yeni fontlar ürettikleri gibi, yeni sayısal tipografik düzenlemeler gerçekleştirmişlerdir. Bu tasarımcılardan Neville Brody, Max Kisman, Jeffrey Keedy, Eric Van Blokland, Just Van Rossum, Zuzana Licko, Rudy Vanderlands ve Jonathan Barnbrook önde gelen isimlerden bazılarıdır.

Erik Spiekermann

MetaDesign, (1979) United Designers (2002) ve Edenspiekermann (2009) gibi önemli tasarım stüdyolarını kurmuştur. Heidelberg Printing, Volkswagen ve Berlin Transit gibi birçok uluslararası şirketin tasarım süreçlerini yönetmiştir. Sayısal (dijital) font dağıtımında yaşanılan boşluğun fark edilmesiyle Erik Spiekerman ve Neville Brody tarafından FontShop firması kurulur. Geliştirdikleri FF Meta fontu en çok satılan fontlardan biri olur. FontShop dağıtım şirketi büyük bir font kütüphanesine de sahiptir.

Neville Brody

Machintosh bilgisayarının (Apple, 1984) keşfi ile hemen bu teknolojiye adapte olmuş ve tasarımlarını bilgisayar yardımı ile tasarlamış ve sayısal fontlar üretmiştir. 20. yy. sanat akımlarından (konstrüktivizim, dadaizm, fütürizm vb.), punk kültüründen etkilenmiş bununla birlikte oldukça yeni ve kendine özgü bir tasarım dili oluşturmuş ve bu özgün tasarım diliyle popüler olmuştur. Modern tipografinin kurallarına karşı çıkıyor harfler ile oynuyor ve her seferinde kendine özgü yeni bir tasarım üretiyordu.

The Face dergisi için yaptığı tasarımlarda özgürdü, fikirlerini ifade etmek için mükemmel bir ortam buldu ve tipografi ile istediği gibi oynadı. Dergi için yaptığı tipografik tasarımlarla deneysel, yenilikçi ve eğlenceli üretimler gerçekleştirdi. Spiekermann ile birlikte kurduğu Fuse süreli yayını tipografi ve harf tasarımı üzerine dünya genelinde tanınan, izlenen ve etki yaratan bir grafik tasarım dergisi olmuştur.

Brody ‘A Rage in Harlem’ filmi afişi için Harlem isimli fontu tasarlar. Romandan hareketle üretilen film, Harlem (Amerika New York) bölgesinde geçen, suç ve müziğin yer aldığı konuları ele alır. Brody Harlem bölgesinin ve filmin ruhundan hareketle tasarladığı yazı karakterinin boyutları iç boşluklarının konumları ile oynar. Bu sayede harflerin içinde birbirine karşı çıkan formlar yaratır. Brody yazı karakteri ile içeriği görsel olarak anlatmaya, mesajını fontun görselliği ile vermeye çalışmıştır.


Max Kisman

Kisman özellikle yaptığı yenilikçi sayfa düzenlerinde kullandığı yenilikçi tipografi tasarımları ve sayısal font çalışmaları ile ünlenmiştir. Kisman, Dada, De Stijl, Konstrüktivizm gibi akımlardan yararlanırken dönemin önemli tasarımcılarına (Piet Zwart, Malevich) atıflar yapmıştır. Kisman, tasarımlarında içeriği yansıtmaya çalıştığı birçok font tasarlamıştır.

Max Kisman’ı sayısal font tasarımında öncü yapan asıl çalışmalarından biri ‘Fudoni’ ise diğeri de ‘Extended Maxmix’ harf/font tasarımlarıdır. Örneğin ‘Fudoni’ modernitenin bir görüngüsü olan ‘Futura’ yazı tasarımı ile 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başındaki ‘Modern’ yazı tasarımlarından ‘Bodoni’nin ustaca bir araya getirilmesine dayanmaktadır. ‘Fudoni’ 1990’ların başında büyük bir beğeni görmüştür (Sarıkavak, 2008).

Onlarca font tasarlayan Kisman için okunurluk hiçbir zaman öncelik olmamıştır. Kisman, video kliplerin, hızlı geçen görsellerin ve yazıların sayesinde insanların iletileri algılama yeteneğinin geliştiğini, karmaşık daha zor algılanan yazıları okuma kabiliyetlerinin arttığını savunduğu gibi, insanlığın harflere gereksinimi kalmayacağını ve görüntüler ile iletişimlerini sağlayabileceklerini düşünmektedir.

Jeffery Keedy

Bilgisayarı bir araç olarak kullanan önemli tasarımcılardan olan Keedy, işletim sisteminin sunduğu mevcut sınırlı fontları yeterli ve özgün bulmamış yeni fontlar üretmiştir. 1995’te kendi font üretim şirketi olan Cipher’i kuran Keedy, tasarımların içeriği yansıtması gerektiğini düşünürken özellikle Roland Barthes gibi önemli yapısökümcü felsefecilerden etkilenmiştir.

Geçmişin değerli tasarımlarının yeniden ele alınarak günün gerekliliklerine göre düzenlenmesi gerektiğini savunan (Sarıkavak, 2005) Keedy tasarladığı fontlar ile de dikkati üzerine çekmiştir. İki farklı ağırlıkta (regular ve bold) tasarladığı Keedy Sans fontu, Moma’nın kalıcı koleksiyonuna kabul edilmiştir.

Keedy’nin önemli bir diğer tasarımı ise Hard Times fontudur. Times New Roman fontu yeniden ele alınır ve harflerin bazı tırnakları kırılır, silinir veya yönünü değiştirilir. Tasarımcı, Times New Roman fontunun uzun ve zorlu süreçlerden geçtiğini, yaptığı müdahaleler ile anlatmaya çalışmıştır.

Jonathan Barnbrook

1996 yılında kendi sayısal (dijital) font şirketi Virus’u kurmuştur. Virus için yeni fontlar tasarlamıştır.

Barnbrook’un tipografi çalışmalarının tanınmasına yol açan ilk çalışması Priori yazı karakterinin David Bowie’nin 2002 yılında çıkarmış olduğu albüm olan Heathen’in kapak tasarımında yer almasıdır (Haley vd., 2012). İngiliz yazı geleneğine olan ilgisi kadar Fütürizm akımı da Barnbrook’u etkilemiş ve font tasarımlarında esinlenmeler

görülmektedir. Barnbrook yazı karakterlerini üretirken, çeşitli kültürler ve yazı formları arasında analoji oluşturur.

1992 yılında Mason fontunu tırnaklı ve tırnaksız olarak iki farklı versiyonda ve üç farklı çeşitte (Regular, Alternate, Super) üretmiştir. Barnbrook, 19. yy Rus harfleri (konstrüktivizm) Yunan mimarisi ve rönesans incillerinden etkilenerek tasarladığı font ile popüler kültüre, siyaset ve tipografi tarihine birçok atıf yapmaktadır.

Geliştirdiği yazı karakteri Mason Sans, 2011 yılında, New York Modern Sanat Müzesinin kalıcı tasarım koleksiyonunda yer alan 23 dijital yazı karakterinden biri olmuştur (https://www.emigre.com/Fonts/Mason).

Sayısal font tasarımının öncüleri yaptıkları font ve grafik tasarım ürünleri ile günümüzü aydınlatmış ve tipografi alanında tasarımcılara rol model olmuşlardır. Bu alanda önemli tüm isimlerden bu kitapta bahsetmek mümkün değildir. Öyle ki; sayısal font tasarımında Eric Van Blokland, Just Van Rossum, David Quay ve David Berlow gibi isimler, yaptıkları font tasarımları ile öne çıkan bazı diğer tasarımcılardır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında