Düşünsel altyapısını mimar Augustus Pugin, yazar John Ruskin ve tasarımcı William Morris hazırladığı bir sanat akımıdır.
- yüzyıl sonlarına doğru endüstriyel devrimin getirdiği sanatsal karmaşaya karşı bir duruş olarak ortaya çıkmıştır.
Makineleri ruhsuz, sürekli tekrar eden ve organik olmayan şeyler olarak görür. Maddeye ancak insan eli ve el emeğinin can verebileceğini savunur, el emeğine dayalı üretimi üstün tutar.
Zanaat tekniklerini yeniden canlandırmak ve ileri süsleme teknikleri ile onu sanat ile buluşturmak amacındadır.
William Morris sosyalizmi destekleyen bir sanatçıdır. İşçi kesiminin yeniden yaşama sevincine kavuşmasının öncülüğünü yapmak istemişler, ancak el emeğine dayalı yüksek maliyetler nedeni ile zengin koleksiyonerlerin rağbet ettiği ürünler ortaya koymuşlardır.
Morris, 1862 yılında Londra’da ustalık ve çıraklık ilişkileri ile yetiştirilen el sanatlarına dayalı bir üretim şirketi kurmuştur.
Ruskin ve Morris’in fikirlerinden etkilenen pek çok sanat ve zanaatçı birlikteliğini içeren topluluk ortaya çıkmaya başladı. Bunlardan en önemlileri 1884 yılında kurulan “Art Workers Guild” ve 1887 yılında kurulan “Arts and Crafts Exhibition Society” (ilk kez Arts & Crafts teriminin kullanımı) topluluklarıdır.
Morris’in kurduğu şirkette üretilen ürünlerin etkisi ile, 1890’lara doğru Atlantik’ten Amerika’ya kadar yayılım göstermiş ve o dönemde pek çok sanatçının tasarım tekniğini değiştirmesine sebep olmuştur. Ürünler üst ve orta sınıf dışında bir kitleye hitap edemediği için Avrupa kıtasında hareketin destek bulması zorlaşmıştır.
Sanatçılar, mümkün olduğu kadar geleneksel tekniklerden ayrılmadan, koltuk kaplamaları, duvar kâğıtları, perdeler ve fayanslar için inanılmaz detaylı el işi bezemeler üretmişlerdir.
“Pre-Raphaelite Artists” adı ile bir grupta yer alan ünlü ressamlar Dante Gabriel Rosetti ve Edward Burne Jones resimlerini vitraya aktararak mimaride zanaatı yeniden canlandırdılar.
Morris, “Kelmscott Press” adında bir yayınevi kurarak geçmişin tahta basım kitaplarını koleksiyonerler için yeniden bastı. Buna ek olarak yayın evinde basılan kitaplarda kullandığı “Golden”, “Troy” ve “Ghaucer” adlarındaharf tasarımları yapmıştır. Bu tasarımlar Gotik harf tasarımlarına olan ilgiyi canlandırmıştır.
1914’ten sonra her ne kadar dünya savaşı sebebiyle ekonomik olarak yara alınmış olsa da 1920’lere kadar etkisi devam etmiştir.