GİT101U-TEMEL SANAT VE TASARIM EĞİTİMİ
Ünite 4: Görsel Tasarımda Eskiz Uygulamaları ve Üretim Teknikleri
Giriş
Tasarım süreci tıpkı bir araştırma süreci gibi evrelerden oluşur: Problemin tanımı, bilgi toplama, yaratıcılık ve buluş süreci, çözüm bulma, uygulama. Tasarımın problemi tanımlama ve bilgi toplama, yaratıcılık ve buluş aşamalarına taslak çizimlerinin (eskiz) eşlik ettiği söylenebilir. Eskiz çalışmaları ile geliştirilen çözüm önerileri çözüm bulma ve uygulama aşamalarında malzemeyle buluşturulur. Tasarımın aktarılacağı yüzeyin seçiminden, üretim tekniğinin seçimine kadar her tercih tasarımda aktarılmak istenen anlama katkı sağlayacak bir ögedir.
Eskiz Çalışmaları ve Malzemeler
Üzerinde çalışılacak konuyla ilgili teorik bilgiyi araştırmak, daha önce yapılan işleri incelemek, konuyla ilgili gözlemler yapmak ve tüm bu süreci deneyimlerken oluşan düşünceleri, duyguları görselleştirmek üzere farklı araçlar ve malzemeler deneyerek görsel araştırmalar yapmak eskiz çalışmalarının bütününü oluşturur.Tasarımın ilk basamağı olan taslaklar, görsel notlar ve karalamalardır. Taslaklar yaratıcı süreçte keşif, sadeleşmeye giden yolda bir alıştırma niteliğindedir.
Tasarımda taslak çalışmaların gelişim evreleri, karalamalar, ön taslaklar, ayrıntılı taslaklar olarak açıklanabilir. Karalamalar, ilk akla gelen yaratıcı fikirlerin hızlıca kayda geçmesi olarak tanımlanabilir. Ön taslaklar ise karalamalar arasından seçilen fikrin yine hızlı bir görselleştirme tekniğiyle belirginleşmesidir. Bu taslaklarda tasarım ögeleri organize edilir ve sıklıkla bu ögelerin yerleri değiştirilerek daha okunaklı bir tasarım yaratılmaya çalışılır. Ayrıntılı taslaklar ise taslağın izleyiciyle ya da müşteriyle buluşturulacak yüzüdür. Bu taslaklar üzerinde son düzeltmeye gidilerek uygulamaya geçildiği için taslağı yapan sanatçının bu aşamada yaratıcı ve özgün bakış açısını tekniklerle başarıyla uygulaması önemlidir (Becer, 2008).
Becer, (2008) grafik tasarımında on farklı taslak türünün yaygın olarak kullanıldığını belirtir. Bunlardan en sık rastlanan, ressamın adını taşıyan onun kare ve dikdörtgen biçimlerine dayalı kompozisyonun oluştuğu tipografiyle birlikte görsel unsurların da vurgulandığı Mondrian taslaklarıdır. Fotoğraf ya da illüstrasyonun sıkça kullanıldığı imge ağırlıklı taslaklar, bu imgelerin yer almadığı metin ağırlıklı sirk taslaklar, görsel unsurların çerçeveye alındığı çerçeve taslaklar, görsel unsurların silüet ya da kitle olarak kullanıldığı silüet taslaklar, yazının dışında hiçbir görsel imgenin yer almadığı tipografik taslaklar, harf biçimli taslaklar, çizgi roman gibi tasarımlar için kullanılan çok panolu taslaklar ve rebus taslaklar da diğer taslak türlerindendir (Becer, 2008).
Rebus taslaklar ise harflerle bir tür bulmaca gibi oynanan bir görsel oyuna benzetilebilir. Harf biçimli taslaklar harflerin anatomisinin tasarım ögeleri olarak kullanımına iyi bir örnektir (Becer, 2008).
Kurşun Kalemle Eskiz ve Eskizin Sanat Tarihindeki Önemi
En basit çizgisel ifade için ve açık-orta ve koyuluğu derecelendirmek için sıklıkla eskizlerin kurşun kalem ile yapıldığı söylenebilir. Eskiz çalışmalarında kurşun kalem esnek çalışma olanağı sağlar ve en eski, ucuz, yaygın çizim ve yazı aracı olarak kabul edilir. 14. yüzyıldan önce sanatçılar özellikle Batı sanatında kutsal kitap öykü anlatımlarından doğa betimlemelerine yönelmeye başlamışlardır. İlahi olanın temsilinden doğanın temsiline yönelen sanatçılar doğada incelemeler yaparak etüt çizimleri gerçekleştirmiş ve doğada rastlanan ender bitkilerin ve pek çok hayvan türünün eskizlerini çizmişlerdir.
Diğer Kalem Çeşitleri: Marker, Tarama, Rapido
Yazı yazma, eskiz veya sanatsal çalışma yapmak için kurşun kalemin yanı sıra farklı türde kalemler kullanılır.
Uygulama tür ve tercihine göre marker, rapido gibi farklı kalem türleri boya veya mürekkep içeren farklı incelik ve kalınlıktaki işlevlerine göre tercih edilir.
Markerlar, Japonların 1960’larda bulduğu keçe uçlu ve içinde mürekkebi tutan bir tamponu bulunan kalemdir. Mürekkep pek çok küçük delikten oluşan keçe uçtan akar ve boya maddesi (pigment) ile alkol benzeri bir solüsyon olan kesilen karışımından oluşur (Albert, Wolf, 2012).
Tarama kalem ya da çizim uçları ise daha çok çizgisel kullanımlar ya da desen, grafik çizimleri için kullanılır. Antik Çağ’da yazı aracı olarak kullanımı yaygın olan kamış kalemler, telek kalemlerden (kuş tüyünden yazma aracı) daha az esnek bir yapıya sahiptir ve güçlü çizgiler oluşturmada etkili bir araçtır.
Rapido kalemler değişmez kalınlıkta düzgün çizgileri çizmek üzere tercih edilir. Mürekkep kartuş ve 0.1 mm’den 2.00 mm’ye kadar çeşitli kalınlıkta iğne uçlardan oluşur.
Boya Teknikleri ve Diğer Teknik Malzemeler
Eskiz çalışmaları yapan sanatçılar ve tasarımcılar farklı malzemelerle uygulamaya geçerek tasarımlarını gerçekleştirirler. Sanatçılar kullandıkları malzemeleri, kullanım yatkınlıklarına, tasarımın içeriğine ve malzemenin bu içeriğe katkısına göre seçebilirler.
Tasarım ve Sanatta Kullanılan Boya (Guaj, Sulu, Akrilik, Yağlı Boya, Ekolin)
Tasarım ve sanatta kullanılan boyalar su bazlı ve su bazlı olmayan olarak ayrılır. Akrilik, sulu boya, guaj boya ve ekolin su bazlı boyalardır. Yağlı boya ise adından da anlaşılacağı gibi su bazlı olmayan bir boyadır. Su ile inceltilen boyalardan biri olan guaj boya, yağlı boyaya ve suluboya oranla daha hızlı kurur ve kuruduktan sonra renk tonunun yaklaşık olarak %15’ini yitirir (Artut, 2013 “Guaj saydam olmayan boyalarla yapılan, bitkisel kökenli zamk ile su karışımının bağlayıcı olarak kullanıldığı bir boya türüdür” (Yılmaz, 2007, s. 47).
1
Sulu boya da guaj boya gibi su bazlı bir boya türüdür. Sulu boyada renkleri berrak bir hâlde pıhtılaşmadan kullanabilmek önemlidir.
Yağlı boya karanfil, keten, haşhaş ve ceviz gibi yağların çeşitli dolgu maddeleriyle karıştırılması sonucu elde edilen bir boya türüdür. Yağlı boya kapatıcı özelliği oldukça baskın olan bir tekniktir. 19. yüzyıla kadar temperanın sadece yağlı olanı ressamlar tarafından hazırlanırken, daha sonra tüpler hâlinde hazır olarak fabrika üretimi boyalar kullanılmaya başlanmıştır. Bu boyalar rafine edilmiş bezir, pamuk, keten ya da haşhaş yağı ile inceltici olarak terebentin esansının toz boya ile karışımının süzülerek elde edilmesi sonucu oluşur. Bu karışımlar nedeniyle kuruması zaman alır. Yağlı boya, tuval, kâğıt, tahta gibi çok çeşitli yüzeyler üzerine çalışılabilir. Tuval, keten ya da pamuklu bir bezin kesilmiş tahtalardan oluşturulan şasi adı verilen çerçeveye gerilmesi ve bu işlemden sonra üstübeç, tutkal ve plastik boya karışımı sürülüp, zımparalanması/ perdahlanması sonucunda oluşturulan bir malzemedir. Tempera; organik malzemelerden (hayvansal ve bitkisel) elde edilen toz kök boya olarak da adlandırılan ince toz boyalar ve yumurta sarısının karıştırılmasıyla elde edilen ressamların hazırlayıp kullandıkları en eski boya çeşididir.
Yağlı boya tekniği Kuzey Avrupa’da Flaman ülkesinden başlayarak gelişimine Güney Avrupa’da bulunan İtalya’da devam etmiş “XV. ve XVI. yüzyılda resimleme yöntemi; astar üzerinde ilk renk katmanı olan “imprimatura”, ilk resimleme katmanı olan “underpaiting”, sonrasında uygulanan ana resimleme katmanı, daha sonra ise pat boya katmanı olan “impasto”nun kullanımı ve son olarak da şeffaf katman olan “glaze” uygulamasıyla gerçekleştirilmiştir” (Yaşar, 2018, s. 124).
Akrilik boya, yağlı boya benzeri kapatıcı bir boya olabilmesinin yanında yağlı boyadan farkı su ile inceltilmesidir. Su bazlı olması nedeniyle çabuk kuruma ve hızlı çalışma olanağı sağlar. İllüstratörlerin çoğunlukla kullandığı akrilik boya tekniği sulu boya gibi saydam, guaj boya gibi örtücü, yağlı boya gibi kalın tabakalar hâlinde yüzeye uygulanabildiği için bu boyalara göre daha çeşitli olanaklar sunar. Yardımcı maddelerin de kullanımıyla bu boyalarla farklı etkiler yaratılabilir. Glaze medium boyanın kuruma süresini uzatır, saydam olmasını sağlar; texture paste kalın boya tabakaları hâlinde kullanıma, gloss medium ise parlamayı artıran kaba dokulu yüzeylerde kullanıma yardımcı bir malzemedir (Becer, 2008).
Ekolin boya ise çini mürekkebi ve ekolin likit boya çeşitlerindendir. Sulu boya tekniğinde olduğu gibi transparan özelliğe sahiptir. Suyla nemlendirilmiş kâğıt üzerine anlık, tesadüfi lekelerle çalışılabilen bu boya parlak bir özelliğe de sahiptir.
Kolaj Teknikleri ve Hazır Nesne Kullanımı
Kolaj teknikleri, sanata geleneksel olarak tarif edilen yukarıda tanımlanan ve açıklanan uygulama tekniklerine boya dışında hazır bir malzemenin kullanım seçeneğini
getirmiştir. Kolaj, kâğıt, kumaş parçaları, fotoğraf ve farklı çeşitlikte malzemelerin kesilip yapıştırılarak bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir görüntü tekniğidir. Pablo Picasso ve George Braqua döneminde (20. yy başlarında) daha çok yaygınlaştığı söylenebilir (Ambrose ve Harris, 2010). Kübizm, Dada ve sonrasında Pop sanat içinde yer bulan kolaj çalışmaları modern anlayıştan postmodern anlayışa doğru bir yol içinde farklı yönlerde uygulamalara dönüşmüştür. Teknik bir uygulama olarak kolaj çalışmalarında pek çok farklı hazır malzeme kullanılır. Kolaj için kullanılan tüm bu malzemelerle bir doku elde edilmiş olur. Malzeme olarak fotoğraf sıklıkla kullanılmıştır. Sanatçılar sürdürülebilirlik açısından kolajın yapımında kullanılan geri dönüşüme olanak tanıyan malzemeleri de tercih ederler.
Rauchenberg, kesyap ve kurguyu kendi amaçlarına göre uyarlar, buna da toplama-asamblaj der. Bu türde uygulamalar bir yüzeyden mekân içine taşındığı ve hazır nesnelerin doğrudan ya da farklı nesnelerin bir araya getirilerek bütünleştirildiği çalışmalar üç boyutlu çalışmalara doğru evrilmiştir. Bir diğer kolaj temelinden gelişen uygulama da enstelasyon adı ile anılmaktadır. Postmodern sanat kapsamında ele alınan yerleştirme (enstelasyon) yine kesyap, kurgu ve toplama mantığının bir uzantısı olan bir tür ve yöntemdir.
Storyboard
Storyboard (öykü tablosu) televizyon ekranına benzer karelere bölünmüş bir iki tabaka resim kâğıdına yapılan resimlerdir (Parramón, 2012). Sinema sanatında ilk yıllarda genellikle kâğıda taslak çizimlerle doğaçlama olarak üretilen görüntüler ilerleyen yıllarda görüntüyü oluşturan karelerin, ses ve kamera hareketlerinin çekim öncesinde belirlendiği taslak çizimlere dönüşmüştür. Daha ayrıntılı olan ve “storyboard” adındaki bu taslak çizimlerle önce düşünceyi ifade eden karalamalar gerçekleştirilir ve ardından bu görüntüleri tamamlayan diyaloglar ya da diğer açıklamalar yerleştirilir.
Baskı Teknikleri (Gravür, Linol, Ağaç, Mono Tip)
İlk baskı örneklerinden sonra seri basımı sağlamak için ortaya çıkan matbaa ve sanatsal tasarımların sağlandığı özgün baskı teknikleri ile baskılar alınmıştır. Matbaa ve özgün baskı, kalıpların hazırlanması ile pek çok sayıda baskı alınması ve çoğaltma işlemine dayanır (Alakuş, Mercin, 2011, s. 290). Özgün baskı terimi sanatta baskı kelimesiyle ifade edilebilse de “Resmin bir dalı olarak kabul gören sanatsal amaçlı baskılar, İngilizce ‘Original Print Art’ teriminin karşılığı olan ‘Özgün Baskı’ terimiyle gruplandırılır. Özgün baskıda kalıp kullanımı en önemli özelliktir. Özgün baskıda kullanılan kalıplar tahta, çinko, bakır, taş gibi sert malzemelerden oluşur ve bu malzemeler üzerine çizme, boyama, kazıma ile biçimlendirmelerin sağlanmasıyla kâğıt, kumaş vb. malzeme üzerine el ya da alet yardımıyla baskılanarak yüzeye aktarılmasıyla özgün baskı çalışmaları elde edilir (Südor, 2006). Özgün baskı uygulama şekillerine göre monotip, monotip şablon baskı,
2
yüksek, çukur, yüzeysel baskı teknikleri (lit. serig.) olarak gruplandırılır (Südor, 2006).
Monotip baskı kalıp kullanılmayan bir baskı çeşididir. Bu baskının uygulamasında spontane çizimler yapılabildiği gibi kompozisyonun belirlenmesiyle, açık koyu değerlerin nerelerde olacağına karar verilmesiyle hata payını azaltmak ve kolaylık sağlamak mümkün olabilir.
Ahşap/Tahta baskı (ağaç baskı), ilk olarak Doğu’da Çin’de kaligrafi kullanımından kaynaklanan özelliği ile öne çıkmış ve sonrasında dünyadaki kullanımı yaygınlaşmıştır. Ahşap baskı için öncelikle belirlenen ahşap kalıplar hazırlanır. Kullanılan kalıbın yüzeyi zımparalanıp düzeltildikten sonra baskısı yapılacak desen bu ağaç/tahta üzerine çizilir ve tahta oymada kullanılan aletlerle baskıda çıkmaması istenen alanlar oyularak çıkarılır. Mürekkep rulo ya da fırça yardımıyla kalıbın kabarık olan yüksekte kalan bölümlerine sürülürek kâğıt ya da kumaş üzerine konulur, elle bastırılır ve istenen sayıda baskı elde edilebilir. Türkiye’de bir özgün baskı dalı olarak yüksek baskı uygulamasıyla tahta kalıplarla kumaş üzerine baskıların yapıldığı bir halk sanatı olan “yazmacılık” örnekleri de günümüze ulaşmıştır (Şahin, 2019, s. 404).
Linol baskı, linolyum üzerine oyulduktan sonra yüksek kalan kısımlarının basılması ile yapılır. Linolyum baskı ile ağaç baskı uygulama prensipleri aynı olmasına rağmen, linolyum baskı ağaç baskıya göre oymada kolaydır ve daha düzgün bir sonuç verme olasılığı yüksektir (Ambrose ve Harris, 2010, s. 154). Linolyum malzemesi muşambaya benzer esnek bir malzemedir. Uygulama için hazırlanan kompozisyon çizildikten sonra özel oyma bıçakları ile dışarıdan ortaya doğru oyulur. Kullanılan oyma bıçaklarından U biçimindekiler geniş yüzeyler için, V biçimindekiler ise ince çizgi elde etmede ayrıntılarda kullanılır.
Çukur baskı, desenin doğrudan çelik, çinko, bakır plakalar gibi yüzeylere/kalıba kazınması, çizilmesi, derinleştirilmesi ile elde edilen baskı türüdür. 14. yy. dan itibaren Avrupa’da kullanılmaya başlanan 15. yy. yıldızı Albert Dürer’in de uyguladığı bu baskı sanatında kazıma işlemi için çelik uçlu kalemler kullanılmaktaydı; 17. yy. da ise Rembrandt’ın da uyguladığı baskı sanatı zamanla aside yedirme yöntemiyle oyma tekniği kolaylaştırılmıştır (Südor, 2006).
Yüzeysel baskıda ise litografi (taş baskı) ve serigrafi (ipek baskı) uygulamaları yapılır. Litografi Alois Senefelder tarafından, 1798 yılı civarlarında, Prag’da icat edilmiş olup yağ ile suyun karışmaması ve yağın suyu (bu durumda mürekkebi) itmesi prensibine dayanan baskı türüdür ve dört renk baskının endüstriyel ölçeklere taşınmasına yol açan ofset litografi baskının temelini oluşturur. Litografi taşın yağ kabul etme ve etmeme özelliği üzerine doğal yapısının bir sonucu olarak şekillenir. Bu taşın gözenekli düzeltilmiş yüzeyine yağlı bir kalem ve baskı mürekkebi ile istenen kompozisyon çizilir ve taş ıslatılır ve buna bağlı olarak yağlı olan çizimin bulunduğu bölge suyu kabul etmez. Rulo
ile sürülen yağlı mürekkep çizgilere işler ve suyun olduğu kısımlar açık kalarak kâğıt yüzeyine baskı alınır.
Serigrafi (elek baskı, ipek baskı), yüzeysel baskı çeşitlerinden diğeridir. Eskiden beri Uzak Doğu’da şablon baskıdan yola çıkılarak kullanılan ipek baskı olarak da anılan bir tekniktir. Serigrafi Pop Sanat içinde baskı tekniklerini kullanan sanatçılar tarafından kullanılmıştır. Özellikle de Pop sanatın öncüsü olarak bilinen Andy Warhol’un serigrafi tekniği dünya çapında dikkat çeker.
2 Boyutlu Yüzeyler ve Ölçütler
Tasarım süreçlerinde kullanılan araç gerece göre çalışma alanının oluşturulduğu yüzey alanları belirlenir. Yüzeyler iki boyutlu olarak maddesel anlamda kâğıt, karton, kontrplak vb. olabildiği gibi bilgisayar ortamında dijital olarak da tercih edilir. Dijital programlar içinde yapılacak işin türüne göre dijital arayüz içinde istenen ölçülerle kompozisyonlar tasarlanır ve bu kompozisyonlar farklı baskı malzemeleriyle gerçek ortamlara taşınabilir. Sanatçılar yüzey malzemesi her ne olursa olsun boş olan yüzeyin boyut ve ölçülerini yapmak istediği kompozisyona göre seçer. Doğrudan çizimlerin yapımında olduğu gibi baskı için de iki boyutlu yüzey olarak en sık kullanılan malzemelerden biri kâğıttır.
Kâğıt Çeşitleri ve Ölçüler
Kâğıt ağaçtan üretilen doğal bir malzeme olarak pek çok şekilde kullanılmaktadır. Kâğıt yüzyıllar boyu mesaj ve bilginin taşıyıcı malzemesi olmuştur. Kâğıt, yazıları içeren metinlerin basılması için, görsellerin çoğaltılması veya sanatsal uygulamaların yapılabilmesi için kullanılır. Sanat ve tasarım bağlamında kullanılan kâğıt ölçüleri yapılacak işin türüne ve tasarımın kompozisyon şekline göre belirlenebilir. Sanatsal çalışmaların yapılabildiği 35x25 cm, 35x50 cm, 50x70 cm ve 70x100 cm gibi boyutlarındaki kâğıtlara kolaylıkla erişilebilir. Baskı için de farklı boyutlarda tanımlanan hazır kalıp ebatlar bulunur. Ambrose ve Harris (2010) geleneksel kâğıt ölçülerinin çoğunlukla İngiliz kökenli olduğunu ve kâğıtların kaç kez katlanabildikleriyle tanımlandıklarını belirtir. Bu geleneksel ebatlardan bazılarının günümüzde de kullanıldığını fakat çoğunlukla bu kâğıtların yerlerini ISO kâğıt ebatlarına bıraktığını söyler. ISO kâğıt ebatları ise Avrupa’da kullanılan standart kâğıt ebatlarıdır. Bu kâğıtlarda en-boy oranı 2’nin kare köküne denk gelmektedir. A0 boyutunda kâğıt, 1 metre kare alanı kaplamaktadır.
1. hamur kâğıt, paçavra ve selüloz hamuru ya da saf selülozdan üretilen beyaz renkli kâğıtlardır. 2. hamur kâğıt; selüloz ve ağaç hamurunun karışımından üretilen 1. kâğıda göre daha krem olan kâğıt türleridir. 3. hamur ise tamamen ağaç hamurundan üretilir. Kâğıt türü olarak hamur kâğıtlar kullanıldığı gibi kuşe kâğıtlar da kullanılmaktadır. Kuşe kâğıtlar; mat kuşe ve parlak kuşe olarak ikiye ayrılır. Kuşe kâğıtlar daha çok broşür, dergi, katalog gibi çalışmaların baskısında kullanılır.
3
Diğer Yüzeyler (Karton, Fotoblok, Kontraplak)
Hamur kâğıt ve kuşe kâğıt dışında ambalaj kâğıtları, kartonlar, mukavvalar, kabartma yapılmış özel dokulu kâğıtlar gibi özel kâğıtlar da üretilir. Kartonlar piyasada bulunan ve sıklıkla uygulama ve tasarımlarda kullanılmakta olan Bristol, Şöhler ve Fon kartonu isimleriyle bilinir. Bristol; İngiltere’nin Bristol kentinde üretilen tasarımcıların sıklıkla kullandığı bir yüzeyi parlak bir yüzeyi mat olan baskı sürecinde boyayı iyi tutan ve görüntüyü canlı kılan bir karton türüdür.
Şöhler karton; gramajları 180 ile 300 arasında değişen, suya ve darbeye dayanıklı her türlü kalem ve boyayla çalışılabilecek, matbaa baskıdan ziyade tasarımların özgün çizimlerinde kullanılan kaliteli bir karton çeşididir. Fon kartonu; renkli kartonlardır. Mukavvalar; kâğıttan ve kartondan daha ağır ve kalın olan bu malzeme daha çok ambalaj sanayi ve kitap ciltlerinde kullanılır (Tepecik, 2002).
Kartonla benzer amaçlarda kullanılan fotoblok ise kartondan daha kalın bir malzemedir. Farklı renk (gri, siyah, beyaz, kraft gibi) ve kalınlıklarda temin etmek mümkündür.
Bir diğer taraftan farklı ağaç türlerinden (huş, kavak, çam, kayın vb.) üretilebilen kontrplak ise ağaç tabakalarının birleştirilmesiyle oluşur. Kalınlıkları 6 mm ile 30 mm arasında değişir. Filmli ve filmsiz olmak üzere iki farklı yüzey alternatifi vardır.
Dijital Arayüz Ölçüleri (Ekran Boyutları ve Ölçü Birimleri)
Bilgisayar ortamında grafik tasarım veya çizimlerin yapılabilmesi için dijital çalışma alanları yer alır. Tasarımlarda yeni bir dijital arayüz oluştururken başlangıç ekranında tercih ettiğimiz hazır ölçüler (baskı, web, vb.) seçilebildiği gibi özel boyutlar da belirlenebilir. Artboard (yüzey alanı) ya da grafik çizim alanı olarak adlandırılan dijital çalışma sayfaları çalışma amacına göre seçilebilir ve boyutlar tasarım amacına göre ayarlanabilir. Illustrator’de çalışmanın gerçekleştirileceği grafik ya da görsel dışarıdan eklenirse kendi ölçüleriyle ekranda görünür. Eğer yeni bir grafik çalışması yapılacaksa açılan seçenek penceresindeki sekmelerden ebad ve çözünürlük değerleri, grafik çizim alanında kullanılacak renk ve içeriklerini belirleyen işaretlemeler yapılarak çalışma alanı oluşturulur. Yüzey alanlarında piksel, inch, cm, mm, punto, pika gibi ölçü birimleri belirlenerek tasarımlar gerçekleştirilebilir.
Bilgisayar Destekli Tasarımda Kullanılan Üretim Teknikleri (Bilgisayar Destekli Temel Tasarım Çalışmaları)
Benjamin F. Laposky ve Herbert Franke’in çalışmaları dijital sanatın ilk örnekleri olarak kabul edilir. 1960’larda yeni gelişen bilgisayar ile iletişim ve erişim oldukça pahalı bir teknoloji gerektirdiğinden, sadece araştırma laboratuvarlarında, devlet kurumu ve üniversitelerde az
sayıda bulunduğundan dolayı bilgisayarla yapılan öncü ve yaratıcı çalışmalar çoğunlukla bilgisayar uzmanları ve matematikçiler tarafından gerçekleştirilmiştir. Dijital sanatın öncülerinden sayılan Frieder Nake çalışmasında dönemin en karmaşık yapısına sahip, düşey ve yatay olarak yerleştirilmiş yapılar üzerinde matematiksel bağlantılar kurarak algoritmik bir çalışma geliştirir ve bu algoritmaya bağlı olarak yazdığı bilgisayar programıyla bilgisayara bağlı kalem ve yazıcı ile tasarımını kâğıda geçirir.
20. yy.da başlayan ve 21. yy.da hâkimiyetini sürdüren dijital kültür sanat alanına da yeni medya kavramı ile girmiştir. Temel prensipleri sayısallaşma, değişkenlik, modüler olma, otomasyon ve kontrol, kod transferi olarak tanımlanan bu yeni ortam (medya) elektronik, bilgisayar ve bilişim teknolojileri ile birlikte matematiksel olarak tanımlanmış dijital olarak da kodlanmış biçimde sayısal bir sunuma olanak tanır.
Sayısal Kolajlar
Dijitalleşme, geleneksel yollarla pek çok malzemenin bir araya geldiği kolaj çalışmalarının çoklu parçalarının katmanlar aracılığıyla ayrılabildiği ve gerektiğinde bütünleşebildiği bir ortam sağlar. Dijital sanat, çağdaş sanat içerisinde bir gelişim göstermiş kolaj, montaj, fotomontaj tekniklerinin kullanıldığı sayısal kolajlar yapılmaya başlanmıştır. Sadece fotoğraf üzerinden düzenlemelerle sınırlı kalmayan sanatçılar dijital programlar içinde yeni baştan çizimler yaratıp bunlar üzerinde düzenlemeler ve video ve animasyon uygulamalarında düzenlemeler yaparlar. 1960’lı yıllarda Nam June Paik ile ilk örneklerinin ortaya koyulduğu video ile üretimlerde kullanılan video kayıt sistemi sonraki süreçte bilgisayar teknolojisiyle kesişerek analog yapı dijitalleşmiş ve yeni bir boyut kazanmıştır.
Vektör İllüstrasyonlar
İllüstrasyon, genel bir tanımla sözel unsurların görsel olarak tanımlanması ya da yorumlanmasıdır. Söz konusu görselleştirme sürecinde geleneksel boyama malzemeleri, fotoğraf, kolaj veya bilgisayar teknikleri olmak üzere çeşitli araçlardan faydalanılabilir.
İllüstrasyonlar reklam, yayın, bilimsel ve teknik illüstrasyonlar olmak üzere kullanım alanına göre 3 grupta ele alınabilir: Tiyatro, sinema afişleri, kaset, cd, cover kapakları, gıda ambalajları, takvimler ve tebrik kartları gibi bir ürünün ya da hizmetin tanıtılması amacıyla yapılan tasarımlar reklam illüstrasyonlarıdır; gazete, dergi, kitap kapağı, roman, şiir, çocuk kitapları gibi metinlerin görselleştirildiği metnin mesajını ve duygusunu aktaran çalışmalar ise yayın illüstrasyonudur. Bilimsel ve teknik illüstrasyonlar ise tıp, mühendislik, jeoloji, botanik, zooloji gibi pek çok disiplinde bilgilendirici amaçlarla yapılan tasarımlardır (Becer, 2008).
4