GİT101U-TEMEL SANAT VE TASARIM EĞİTİMİ
Ünite 2: Sanatta Tasarım Olgusu
Giriş
Dijital ağ̆ ve bilişim teknolojilerinin en yoğun yaşandığı 21. yüzyılın küresel gelişim dinamikleriyle birlikte görsel iletişim ve etkileşim yüksek bir ivme kazanmıştır. Günümüzde bilgisayar teknolojisindeki şaşırtıcı gelişmeler sanat ve tasarım alanlarında çalışanları cesaretlendirmiştir. Bu süreç̧ bize aynı zamanda dijital sosyal medya olanaklarının sınırlarını zorlarken özellikle görsel ve yazılı medya açısından, sanatsal anlam ve anlatımın, tasarımın nasıl gerçekleştiğini, sanatsal kavramların nasıl değişip geliştiğini görebiliyoruz.
Tasarım ve Süreçleri
Tasarım, algı ile bilgi/kavram arasında ilişkisel bir araç̧ olma niteliği barındırır. Önemli niteliklere odaklanan tasarımın somut gerçekliklerle doğrudan bir ilişkisi bulunmaz.
Tasarım Kavramına Giriş
Tasarım, yeni bir ürün oluşturmak amacıyla zihinde canlandırılarak gerçekleştirilen, biçimsel estetik problemleri araştırma ve çözme eylemidir. Tasarım kavramının temel karakteristik özelliklerini aşağıdaki şekliyle örneklendirebiliriz:
• Tasarım, yaratıcı nitelikteki sürecin kendisi olmakla birlikte faaliyet için gerekliliği söz konusu olan eskiz ve planların hazırlanması aşamasındaki çalışmaları kapsar. • Tasarım, bir yapının fiziksel niteliklerini bütünleştiren yaratıcı, işlevsel bir süreçtir. • Süreç̧ olarak tasarım, teknoloji ve estetik arasındaki bilgi ve kaygılardan gerçekleştirilen özgün ve yaratıcı bir üründür. • Tasarım, mevcut bilgi ve düşüncenin planlı ve yenilikçi bir şekilde kullanılmasını sağlayan hem nihai ürün olarak hem de yaratıcılığı yaratan bir süreçtir. • Tasarım süreci kullanıcıların ilgi, beğeni ve ihtiyaçları dikkate alınarak gerçekleştirilen inovatif bir pratiktir. • Toplumun ihtiyaçlarına göre evrensel bir nitelik taşıma özelliğine sahiptir.
Benjamin Bloom tarafından, kendi adıyla ifade edilen “Bloom Taksonomisi” bireylerin bilişsel becerilerini sınıflandıran bir sistemdir. Özellikle eleştirel ve yaratıcı düşünmeyi öncelemesi aşamalarının tasarım süreciyle ilişkili olabileceği düşüncesiyle konuya ilişkin kısa ön bilgilerin paylaşılmasının yararlı olduğu düşünülmektedir. Sosyal Medya, dünyada bir milyardan fazla kullanıcısı olan küresel bir bilgi alanı olarak giderek daha önemli hale geliyor. Bu süreç̧ her alanda etkileşim şekil ve konumumuzu değiştiriyor. Medya denilince akla gelen ilk şey, çağrışımsal olarak kullanılan “iletişim medyası” dır. Yeni medya bilgisayar teknolojisi ile hayat bulan, dijital iletişim ve etkileşim tabanlı tüm sosyal/kültürel pratiklerdir, bilgi ve görsel paylaşım yoludur.
Tasarım Odaklı Düşünme Süreci
Tasarım Odaklı Düşünme, (Design Thinking) kullanıcıları anlamayı, varsayımlara meydan okumayı, sorunları yeniden tanımlamayı ve prototip ve test için yenilikçi çözümler yaratmayı amaçlayan doğrusal olmayan, yinelemeli bir süreçtir. Hem girişimler hem kurumlar için ufuk açan bir yöntemdir. Dünyanın her yerinde farklı sektörlerden farklı iş birimleri, kötü tanımlanmış̧, karmaşık veya yeterince bilinmeyen/ belirsizlik içeren problemleri ortadan kaldırmak için çözüm merkezli, hızlı prototip fikirler oluşturmak için tasarım odaklı düşünme (design thinking) yöntemini kullanıyor. Tasarım düşüncesi doğrusal olmayan esnek ve akışkan bir sürecin karşılığıdır. Tasarım odaklı düşünme; “Empati, Tanımlama, Fikir Edinme, Prototip Oluşturma ve Test Etme” süreçlerinden oluşmaktadır. Yetenek, bir yönüyle bireyde yaratıcı pratiğin veya bir konuya ilişkin yatkınlığının en üst düzeydeki hali şeklinde tanımlanabilir. Howard Gardner’ın “çoklu zekâ kuramı” insanların farklı beceri ve yeteneklere sahip olduklarını, bilişsel yeteneklerinin farklı olduğunu ifade eder. Görsel tasarımcı, prodüksiyon, reklam filmleri, video, yaratıcı metin, görüntüler, hareket ve ses gibi iletişim araçlarını gerek yeni medya, televizyon, bilgisayar, akıllı iletişim araçları ve mekânlar, arayüz/etkileşim tasarımı, basılı ürünler ve tüm iletişim mecraları üzerinde kullanır.
Görsel İletişim ve Süreci
Çağımızda dijital imaj formu insanlar arasındaki diyalog ve ilişki biçimlerini de değiştirdi artık dijital imajlarla sosyal ve kurumsal hayatı tanımlıyoruz, anlıyor ve yorumluyoruz. Çeşitli stratejik amaçlar biçiminde de kullanılabilen yeni bilgi iletişim teknolojileri medya kültürünü ve görüntülerinin kullanılma şeklini etkileyebilmektedir. Sosyal ve fiziksel çevreden bireye ulaşan yansımalar algılamayla birlikte yeniden sosyal/fiziksel çevreye ulaşarak iletişim olgusunu, algısını meydana getirir. İletişim teorisine yönelik algısal yaklaşım, tüm iletişimin işlenmesinde duyguların önceliğini kabul eder. Görsel iletişim bağlamında grafik tasarımın pazarlama ile olan ilişkisini aşağıdaki şekilde sınıflandırabiliriz:
• Reklam ve Tanıtım • Kurumsal Kimlik • Algı ve İkna
Görseller, bilgi iletişimine çeşitli şekillerde yardımcı olur. Görseller, semboller, işaretler ve ögeler aracılığıyla bilgi aktaran gösterge bilimsel iletişimi kolaylaştırır. Görsel iletişim, ortak dilden çok daha derin bir düzeyde gerçekleşir, ilgiyi geliştirir, duyguları etkiler ve kültürel kavramları akla getirir.
İletişim insanların karşılıklı olarak sözel veya görseller (semboller) aracılığıyla birbirlerini anlamalarına yarayan en önemli bir süreçtir. İletişim modelleri iletişim süreçlerinin verimli bir şekilde kolaylaştırılmasında önemli katkılar sağlamaktadır. Bir iletişim modeli çeşitli
bileşenler açısından grafiksel olarak etkili ve yararlı bir üretme yolu sağlar.
Genel anlamda iletişim sürecinin temel ögelerinin açılımları aşağıda verilmiştir. Bunlar:
• Kaynak: Göndericidir. Yani mesajı alıcıya ileten kişidir. • Mesaj: Göndericinin alıcıya iletilen uyarıcılardır. • İletişim kanalı: Mesajın alıcıya iletilmesi veya iletilmesi yöntemidir. • Kod Çözme: Bu, mesajın yorumlanmasıdır. Kod çözme alıcı tarafından gerçekleştirilir. • Alıcı: Mesajı alan kişidir. • Geribildirim: Mesajın alıcıya ulaşılmasından sonra kaynağa, yani göndericiye ulaşan tepkilerdir. • Gürültü: Parazit, istenmeyen sesler. Ayrıca iletişim sürecinde bireylerin psikolojik ya da fiziksel problemler, örneğin konuşurken odaklanmama, başka şeyler düşünme gibi durumlar bu kapsam içinde değerlendirilir.
Tasarımda Soyutlama
Tasarımda soyutlama süreci, bir anlamda tasarımcıların çevrelerini nasıl algıladıklarının, nasıl yorumladıklarının (görme biçimleri, sezgiler, zihinsel haritalar, metaforlar ve karmaşık duyuların) bir yansıması olarak düşünülebilir. Görsel soyutlama, tasarımların sadece metne veya seslere dayalı olarak açıklama yerine doğrudan dijital olanakların da kullanımıyla görselleştirmemizi sağlayabilir.
Tasarım Pratiğinin Yan Dalları
Tunalı’ya (2020) göre tasarım sadece mühendislik işi değildir, düşünen insanın bilim, felsefe, teknik ve sanatta yeni tasarım modelleri yaratmasıdır. Tasarım felsefesi olarak estetik, bilimlerle de yakın ilgi içindedir, yalnız epistemolojik değil, aynı zamanda ontolojik bir ilgi içindedir. Günümüzde tasarım alanlarının kapsamı oldukça geniştir. Birçok tasarım süreci hemen hemen aynı plastik, dil, görsel ve estetik algı problemleriyle yüzleşir. Süreçler oldukça benzerdir. Aşağıda bazı tasarım alanları ve nitelikleri hakkında özet bilgiler paylaşılmıştır.
Grafik Tasarım
Sanat tarihinde grafik tasarımının gelişim sürecine bakıldığında modernizmin varlık nedenlerinin önemli bir parçası olan sanat akımlarının bir iletişim ve etkileşim içinde olduğu görülür. Grafik tasarım süreçlerini beş temel ilke halinde belirlemiştir. Bunlar:
1. Denge, 2. Orantı ve görsel hiyerarşi, 3. Görsel devamlılık, 4. Bütünlük, 5. Vurgulama (Becer, 1997).
Tipografi, özellikle grafik tasarımında önemli bir ögedir. Tipografi tasarım içinde sadece okuma veya bir anlam ifade etmenin yanı sıra önemli bir görsel öge olarak
kullanılabilmektedir. Bir düzenleme/tasarım yöntemi olan tasarım ilkeleri; bir tasarımın gerçekleştirilmesi sürecinde olması gereken ana hatları ifade eder.
Çevre Tasarımı
Çevre kelimesinin tanımı estetik ve grafik alanlarının dışında diğer meslek dallarına göre farklı anlamlar içerebilir. Çevre tasarımı ve estetiği, yalnızca yer, etik ve ruhsal düşünceler bağlamlarıyla sınırlı kalmaması gereken bir kavramdır, bunun yerine kaçınılmaz olarak sosyal, ekonomik ve politik bir bütünde uygulanması gerekir. Kamusal alanlar halkın aktif olarak ortak kullanımına açılan alanlardır. Çevre estetiğinde bu önemlidir. Meydanlar, caddeler, sokaklar, kavşaklar ve kentin diğer alanları kamusal alan tasarımcıların ilgi alanına girer. Çevre estetiği görsel olanın yanı sıra birçok duyusal uyaranın ve uyarıcıların birleşimidir. Grafik tasarım, ekoloji ve sürdürülebilirlik gibi kapsamlı ve karmaşık konularda bile etkileyici yollarla bilgiyi kolayca alıcısına iletebilir.
Video Tasarımı
Video tasarımı; eğitim ve iletişim tasarımında yaygın olarak kullanılmaktadır. Videolar sadece kameralarla değil, telefon ve bilgisayarlar aracılığıyla iletişim, etkileşim ve iş birliğini kolaylaştırmak için tasarlanan önemli görsel iletişim araçlarındandır. Etkili bir video tasarımında gözetilecek noktalardan bazıları aşağıdaki şekliyle sadeleştirilerek özetlenmiştir (Fyfield., Henderson vd., 2019: 419):
• Ses net olmalı, rahatsız edici harici seslerden arındırılmalıdır. • Arka planda içeriğe uymayan müziği eklemekten kaçınılmalıdır. • İlginç̧ olabilir ancak gereksiz görüntüleri dahil etmekten kaçınılmalıdır. • Dört kelimeden uzun ekran metni okunmamalıdır. • Görseller ve anlatım kaynakları bir öğrenmeyi tanımlamalıdır. • Animasyon stili, içeriğe göre yönlendirilmelidir. • Basit dekoratif ögelerden kaçınılmalıdır. • Anlatım bölümleri çok kısa ve karmaşık olmamalıdır. • Direkt anlatımlar mekanik seslerle değil, doğal insan sesiyle kaydedilmelidir. • Kavramsal videolar yaygın yanlış̧ anlamaları ortadan kaldırmalıdır. • Video tasarımları bireyleri zihinsel içerik oluşturmaya açıkça teşvik etmelidir.
Moda Tasarımı
Moda söylemi akıllara giysi tasarımına ilişkin bir çağrışım yapar. Durum böyle olunca giysiler insanların çevrelerine görünmek ve iyi hissetmek istedikleri, iyi karşılanmak istedikleri bir duyguyu verir. Çünkü̈ bu ögeler insanların
toplum içindeki yerini, konumunu, kısmen de olsa kimliğine ilişkin ipuçları veren önemli göstergelerdir.
Moda kavramı, tüketim kültürünün geliştirdiği, beslediği, sosyolojik/kültürel değişimler üzerine konumlandırdığı ve tüketim alanlarına yayılmış giyimden, yaşam tarzından, insanlar arasındaki davranış̧/etkileşim biçimlerinden, eğitim ve tüm sosyal iletişimi kapsayan bir olgudur. Moda tasarımı, estetik ve tasarımın giyim ve aksesuarlara uygulanması anlamına gelir. Moda tasarımı sosyal, kültürel olgulardan etkilenerek zamana ve mekâna göre değişiklikler gösterir. Moda tasarımcıları, tüketicilerin ilgi, beklenti, alışkanlıkları ve moda trendleri hakkında bilgi sahibidirler.
Mimari Tasarım
Mimarlığın Antikite ’den günümüze kadar geçerliğini koruyan temel birtakım kategorilere dayandığını söyleyebiliriz. Örneğin De Arcitectura (Mimarlık Üstüne) adlı yapıtıyla bu kategorileri ilk kez belirleyen Vitruvius’a göre, bir mimari yapıyı belirleyen temel kategoriler aşağıda belirlenmiştir (Tunalı, 2020).
• Kalıcılık, Sağlamlık (Firmatias) • Kullanışlılık, Rahatlık (Utilitas) • Güzellik (Venustas)
Bu kategorilere göre, mimari yapı öncelikle sağlam, doğal etkenlere karşı dirençli olmalı ve yere sağlam oturacak şekilde tasarlanmalıdır. Ayrıca işlevsel ve amaca uygun olmalıdır. Mimari tasarım, ifadesi başlangıçta konut mimarisini çağrıştırsa da kapsam alanı içine, sokak/kaldırım, meydan, peyzaj, mobilya gibi diğer yapı projelerini de dahil eden geniş bir alandır. Mimari tasarım uygulanabilirliğinin yanı sıra, estetiklik, ekonomiklik, işlevsellik gibi birçok farklı problemin çözümlerinin bir arada değerlendirildiği oldukça karmaşık süreçlerin birleşimi sonucu ortaya çıkar. Mimarlıkta tasarım bilgi ve deneyimin yetenek ve beceriyle geliştirilmesi alanın niteliği bakımından önemli süreçlerinden biridir. Günümüzde çağdaş mimarlık, geçmişin mimari pratikleri ve üslupları üzerinde biçimlenip kavramsallaşan, yaratıcı, teknolojik olanakları sınırsızca kullanabilen, değişim ve inovatif düşünceyi olumlayan fütürist bir anlayış̧ üzerine bina edilmiştir.
Endüstriyel Tasarım
“Endüstri tasarımı, genel olarak, endüstri tarafından üretilen kullanım ürünlerinin, kullanıcının ya da kullanıcı gruplarının fiziksel ve psişik gereksinimlerine uyarlanması olarak anlaşılabilir” (Lobach, 1967, Akt: Tunalı, 2020). 19. yüzyılın başlarında profesyonel bir uygulama olarak ortaya çıkan endüstriyel tasarım, Sanayi Devrimi ve tüketici sınıfa yönelik küçük hacimli zanaattan seri üretilen ürünlere geçişle ilişkili ancak özellikle sanatçı ve mühendis arasındaki çizgide yer alan ilk endüstriyel tasarımcılar, kendilerini sıklıkla yalnızca estetik ve stil ile uğraşan bir konumda buldular. Zamanla bir tasarımcının etkisi ve rolü̈, yalnızca bir ürünün nasıl göründüğüne veya nasıl çalıştığına odaklanmaktan insan ergonomisi, son
kullanıcı yararı, malzeme yenilikleri ve kurumsal markalaşmayı içerecek şekilde değişti. Tasarım düşüncesinin ve tasarım kültürünün kurumsal olarak benimsenmesi, tasarımın kendisini yansıtma biçimi bağlamında büyük önem taşımaktadır. Bauhaus, endüstri sorunlarına çözüm arandığı bir dönemde 1919’da Alman mimar Walter Gropius tarafından kurulmuştur. Mimari, tasarım ve sanat alanında etkin bir üretim merkezi olan ve aynı zamanda sanat sorunlarının tartışıldığı, bilim ve sanatı bir araya getiren çok amaçlı uygulamalı bir sanat okuludur. Amacı farklı disiplinlerdeki sanat dallarının birbirleriyle olan ilişkilerini sağlamak, endüstriyel-sanayi ürünlerinin tasarımlarının zevksizliğine tepki koymak ve sanatçı kişiliğini geliştirmektir. Bauhaus aynı zamanda uygulamalı sanatlarla güzel sanatlar arasındaki duvarı ortadan kaldırarak her iki uğraş alanlarının karşılıklı etkileşmesine iyi bir ortam hazırlamayı amaçlıyordu. Yapılan sanatsal bir faaliyet, üretilen bir ürün sosyal amaca yönelik ve fonksiyonel olmalıydı.
Endüstriyel tasarımın tarihsel süreç̧ içindeki gelişimleri, bazı sanat ve tasarım hareketlerinden etkilenmiştir. Bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir:
• The Arts & Crafts Movement: İçinde zanaat etkisini barındıran el becerisine dayalı üretim • Art Nouveau: Yeni sanat anlayışı • De Stijl: Fonksiyonellik anlayışına dayalı fütürizmden etkilenen bir hareket • Bauhaus: Açıklık ve şeffaflık, sanat, zanaat ve tasarım • Art Deco: Popüler bir tarza ışık tutan ucuz ve şık tasarımlar • Postmodernizm: Melez/Hybrit tasarımlar
Sanatsal Tasarımda Anlatım Biçimleri
Dünyada bilişim ve iletişim teknolojisinin büyük bir hızla gelişimi sanat alanlarının teknoloji ile ilgisini güçlendirmekte sanatın anlamını, sanatın üretimini ve tüketimini, sanatsal bilgiyi sunma ve iletişim yöntemlerini etkilemektedir. Analog teknolojinin ömrünü tamamlamasıyla birlikte günümüzde internet tabanlı bilişim teknolojileri/dijital medya yeni etkileşim ve iletişim olanakları hızla gelişmektedir.
Estetik Deneyim
Estetik deneyim teorik ya da bilgi, bilgi felsefesi deneyimlerinden daha farklı bir durumdur. Bireyin estetik bilgi ve deneyimi, güzelliğe ilişkin algısı, deneyimleriyle iç̧ içedir ve onlarla biçimlenir. Estetik deneyimler estetik yargı düşüncesini provoke edebilir, geliştirebilir. Estetik yargı, özne ve nesnenin birbiriyle olan etkileşim ve iletişimi sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Estetik yargı subjektif bir durumdur.
Sanatsal Üslup
Sanatsal üslup kavramı, sanat yapıtının yapısındaki yasallıkları, sanatçının düşünüş̧ biçimi, anlayış, algı ve ifade tarzları anlamında kullanılan bir kavramdır. sanat
yapıtını oluşturan biçimsel ögelerin sistematik kurgusudur, biçimin niteliksel yapısının bir yasası şeklinde tanımlanabilir. Sanatsal anlamda üslubun karakterize edilme- sinde özgürlük ve deneyim önemlidir. Bu anlamda bir kimlik kazanmanın yolunu, öykünme, özenti ve taklit gibi pratiklerin dışında aramak gerekir.
Kültür ve Entelektüel Kavramı Tasarımın kuramsal temelleri kültür ve entelektüel birikimlerden beslenir. Kültür, aynı zamanda tasarımın entelektüel araçlarıdır. Görsel tasarım pratikleri, bilgi, düşünce ve duyguları verimli ve etkili bir biçimde iletmek için görselleri estetik bir biçime dönüştürme amacını taşımaktadır. Kültür, çoğunlukla, bir toplumun duyuş ve düşün birliğini sağlayan bütün değerlerin tümü̈ olarak tanımlanır. Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ne göre Fransızcadan dilimize geçen entelektüel kelimesi; “aydın, münevver, kültürlü̈ kişi” anlamına gelmektedir. “Zekâsını ve analitik düşünme yetisini mesleği gereği ya da şahsi amaçlarına erişmekte kullanan kişi” olarak ifade edilir.
Kültür sosyolojisi bağlamında sanatın diğer bileşenlerine baktığımızda “ideoloji” kavramının sanat düşüncesi, sanat ürünü/sanat ontolojisi ve toplum gibi kavramların dışında göremeyiz. Sanat alanlarına ilişkin ideolojik söylem, toplumsal kültür pratikleri içinde biçimlenir. Dolayısıyla sanat/ toplum/ideoloji kavramları arasındaki ilişkilerin yansımalarını sanat ürünleri üzerinde görebiliriz. Sanat, toplum ve ideoloji arasındaki ilişki, kendisini birçok sanat yapıtında göstermektedir. Tarihin hemen hemen her döneminde resimden, heykele; müzikten, edebiyata kadar birçok sanat formu, egemen ideolojiyi yeniden üretmek ve toplumsal yaşama yaymak için birer araç̧ olarak kullanılmıştır. Bu noktada belirli bir ideolojiye adanmış̧ sanat yapıtlarının, propaganda aracı olarak etkili bir şekilde kullanıldığı söylenebilir.