(2) Gelen ışık, yansıyan ışık ve normal aynı düzlemde Temel Kavramlar bulunur.
Optik ile ilgili temel ilkeler ve kavramlar, fotoğrafçıların ve kameramanların bilgi sahip olması gereken konular Işık geçirgen olmayan bir yüzeye çarptığında yüzeyin arasındadır. Fotoğrafın ve videonun alanı doğrudan optikle durumuna bağlı olarak yansır. Örneğin ayna ışığı demire ilgili olduğu için, temel optik bilgileri bu mesleğin göre daha çok yansıtır. Işığın yüzey üzerinden yansıması ayrılmaz bir parçasıdır. fotoğraf makinesi ya da video kamera için farklı değildir. Bir nesnenin parlak yüzeyde görülmesi, nesneden parlak Optik terimler fotoğraf, sinema ve televizyonun gündelik yüzeye yansıyan ışıkla ilgilidir. Aslında görülen nesneden dilinde kullanılan ve sıkça karşılaştığımız terimlerdir. yüzeye yansıyan ışıktır. Aynaya bakan bir gözün Optik terimler ve bu terimlere ait kurallar fotoğrafçıların görüntüyü algılaması, ışığın aynaya çarparak yansımasıyla ve kameramanların işleriyle ilgili karşılaşacağı çeşitli ilgilidir. sorunları çözmede yardımcı olur. Örneğin, fotoğrafçılar ve kameramanlar, ışık dalgalarının objektiften geçtikten Optik biliminde, bilinmesi gereken bir diğer kavram da sonra ne olduğunu; alan derinliğinin neden sınırlı ışığın kırılmasıdır. Işığın kırılması, çevremizde sıkça olduğunu; (f) sayılarının ve odak uzaklığının ne anlama karşılaştığımız bir durumdur. Işık dalgalarının bir geldiğini bilmelidirler. ortamdan başka bir ortama geçerken yönünün değişmesine ışığın kırılması denir. Işığın kırılmasının nedeni; farklı Işık, durağan olmayan, hareket halinde olan bir olguyu şeffaf ortamlarda farklı hızlarla yayılmasıdır. Yarım su ifade eder. Hareket eden ışığa, ışın adı verilir. dolu bir bardağın içindeki resim fırçasının kırılmış gibi Dolayısıyla, optikle ilgili konularda, ışık denildiğinde ışın görülmesi ya da havuza bakıldığında tabanının daha yakın anlaşılmalıdır. Hatta bazı metinlerde, ışığın hareket görünmesi gibi olaylar ışığın kırılmasının sonuçlarıdır. halindeki durumunu vurgulamak için de ışık ışını kavramı kullanılır. Kırılma katsayısı; ışığın boşluktaki hızıyla, şeffaf bir ortamdaki hızı arasındaki oranı gösteren bir sayıdır. Bir Işık dalgaları havada yayılırken cam, su, gaz, yansıtıcı başka deyişle, şeffaf ortamda ışığın yayılma hızının, ışığın parlak bir yüzey olan ayna gibi çeşitli materyallere çarpar; havada (boşlukta) yayılma hızının kaç katı olduğunun bir bu yüzeylerde yansır, kırılır ya da emilir. Üzerine düşen ifadesidir. Kırılma katsayısı büyük olan ortama çok yoğun ışığı geçirip geçirmemelerine göre, maddeler üç kısımda ortam, küçük olan ortama da az yoğun ortam denir. İki incelenir: Üzerlerine düşen ışığı tamamıyla geçirebilen, ortamın sınırına dikey olan çizgiye normal denir. Eğer cam, su ve hava gibi maddelere şeffaf (saydam) maddeler; gelen ışık, kırılma ortamına normal üzerinden girerse üzerine düşen ışığın bir kısmını geçiren maddelere yarı kırılmaz, yani yönünü değiştirmez. şeffaf (yarı saydam) maddeler; hiç geçirmeyenlere ise şeffaf olmayan (saydam olmayan) maddeler denir. Işığın emilmesi; ışık yayılırken daha yoğun bir ortamla karşılaştığında yansımayan ışık ışınları bu yüzey ta- Bir nesnenin üzerine ışık düştüğünde, eğer nesne parlak rafından emilmesi olayıdır. Nesne yüzeyinin özelliğine bir yüzeye sahipse düşen ışık nesneden yansır. Yani, ışık göre nesnenin üzerine düşen ışığın bir kısmı veya tamamı nesneye çarpar ve nesnenin yüzeyinden yansıyarak yoluna emilir; yüzey tarafından yok edilen ışınlar kırılma ve devam eder. Ayna, ışığı geçirmeyen, yansıtıcı bir yüzeye yansıma özelliği gösteremez. sahiptir. Bir ışık aynaya çarptığında ya da aynanın üzerine düştüğünde yansır. Bir başka deyişle, ışık, şeffaf (saydam) Işığın ortamlardan geçişinde;
olmayan ve ışığı geçirmeyen bir nesne üzerine • Işık az yoğun ortamdan (hava gibi), çok yoğun çarptığında, nesnenin özelliğine uygun olarak geriye ortama (su, cam gibi) geçerken normale yansır. Bu durum, ışığın yansıması olarak adlandırılır. yaklaşacak şekilde kırılır.
Yansımada, ışığın sadece hareket yönü değişir. Nesnenin • Işık az yoğun ortamdan çok yoğun ortama ya da üzerine düşen ışığın yansıması doğrudan nesnenin yüzeyi çok yoğun ortamdan az yoğun ortama dik olarak ile ilgilidir. Güneş, pencere camından içeri girer; ancak gelirse yön değiştirmeden geçer, fakat hızı buzlu cam olduğunda, güneş ışığının az bir bölümü odaya değişir. ulaşır ve büyük bir bölümü yansır. Öte yandan, farklı • Işık çok yoğun ortamdan az yoğun ortama yüzey yapıları ve ton değerleri nedeniyle nesneler, üstüne geçerken normalden uzaklaşacak şekilde kırılır. düşen ışığı farklı şekillerde ve miktarlarda yansıtır. • Çok yoğun ortamdan gelen ışık her zaman az Örneğin, bir vitrin camı, üstüne düşen ışığı parlatarak yoğun ortama geçemeyebilir. yansıtır. Koyu renkli, mat bir duvara düşen ışık, azalarak Mercekler yansır. Benzer şekilde, kadife bir kumaşın yüzeyi ışığın neredeyse tamamını emer ve çok az bir kısmını yansıtır. En basit bir fotoğraf makinesi, Karanlık Kutu (Camera Obscura) olarak nitelendirilmektedir. Karanlık kutu Işığın yansımasıyla ilgili olarak bilinmesi gereken iki yoluyla yüzey üzerinde elde edilen görüntü, bir nesnenin temel kural vardır: yüzey üzerindeki gerçek görüntüsüdür ve gerçek
(1) Gelen ışık açısı = Yansıyan ışık açısı (i = r) görüntüler daima ters olarak oluşur. Bu görüntü, yansımalar ya da gölgeler gibidir; hayalidir, kalıcı değil
geçicidir. Bu görüntüler ancak, bir işlem sonucunda kalıcı mercekler, üzerine düşen ışık ışınlarını merceği geçtikten hale gelir. Örneğin, film yüzeyi üzerine düşürülen sonra bir odak noktasında toplarlar. görüntüler kimyasal bir işlemden sonra kalıcı hale gelir. Işık dalgalarının dış bükey bir merceği geçtikten sonra Örneğin; kenarları 10 cm. olan mukavva bir küpün bir birleştiği noktada konunun net ve aydınlık görüntüsü yüzünün ortası toplu iğne ile delindiğinde ve karşıya gelen oluşur. Bu nedenle ince kenarlı merceklere pozitif mercek yüzdeki mukavva yerine buzlu cam konduğunda, buzlu de denir. Görüntü, merceğin diğer yönünde ve ters şekilde cam üzerinde ters bir görüntü ortaya çıkar. Nesnenin oluşur. Nesne merceğe yaklaştığında görüntü büyür. İnce altından gelen ışık üste, üstünden gelen alta, sağından kenarlı merceğe gelen ışık dalgaları merceğin karşı gelen sola, solundan geçen sağa gittiği için görüntü ters tarafında bir noktada toplanır. Öyle ki, bu noktada bir olarak oluşur. Kutunun önündeki iğne deliği, ışık toplama kağıdı tutuşturacak derecede yüksek bir sıcaklığın sistemi olarak kabul edilebilir. İğne deliği, nesneden oluşmasını sağlar. yansıyan ışığın çok az bir bölümünü toplayarak kutunun İç bükey mercekler: İç bükey mercekler, kenarları kalın içine alabildiği için, kutuda oluşan görüntü zayıftır ve net ve ortası (merkezi) ince olduğu için kalın kenarlı mercek değildir. Dolayısıyla, daha nitelikli bir görüntü elde olarak da adlandırılmaktadır. İç bükey mercekler, edebilmek için bu deliğin yerine basit bir mercek koymak üzerlerine gelen ışığı dağıtma özelliğine sahiptir; iç bükey gerekir. merceğe gelen ışık dalgaları, mercek içinden geçerken Mercek; Kırılma olayı sonucunda ışığı toplamaya ya da birbirinden uzaklaşarak kırılır. Merceğe gelen ışınları dağıtmaya yarayan saydam nesnelerdir. Mercekler, kırarak optik eksenden uzaklaştırdığı için “ıraksak içinden geçen ışığın yönünü değiştiren maddelerdir. Tek mercek” olarak da bilinir. İç bükey merceklerin bir mercek kullanarak net ve keskin bir görüntü elde oluşturduğu görüntü daima düz, sanal (hayali) ve etmek çok güçtür. Tek mercekle elde edilen görüntülerde; nesneden küçüktür. Gerçek görüntü oluşturmadıkları için, renklerin bozulması, küresel bozulma, görüntünün kavisli bu merceklere negatif mercekler de denir. Kalın kenarlı olmasından doğan hatalar, görüntünün bükülmesi ve merceklere gelen ışık dalgaları mercekten geçerken astigmatik hatalar ortaya çıkar. Tek merceğin yarattığı bu birbirinden uzaklaşarak kırılır. Negatif merceklerde ışınlar hataları ortadan kaldırmak için birden fazla merceği bir birbirinden uzaklaştığı için, bu tür merceklerle odaklama araya getirmek gerekir. Bugün kullanılan kamera yapmak mümkün değildir. Ancak, pozitif mercekler, diğer objektifleri birden çok sayıdaki merceğin bir araya adıyla ince kenarlı mercekler, ışınları kırarak bir araya gelmesinden oluşur. Objektif içinde yer alan her bir getirdiği için, bu tür merceklerle odaklama yapılabilir. merceğe eleman denir. Kullanılan mercek sayısı ise Kalın kenarlı merceklerde kırılan ışınlar dağılmaktadır; objektifin özelliğine bağlı olarak değişiklik gösterir. ışık dalgaları merceğin kalın kenarına doğru kırılır. Negatif mercekler fotoğrafik görüntü için pozitif Merceğin görüntüyü nasıl oluşturduğunu anlayabilmek merceklerle birlikte kullanılabilir. için bazı kavramların bilinmesi gerekir.
Optik Merkez; merceklerin merkezine denir. Objektifin ön ve arka elemanları arasındaki orta noktadır.
Asal Eksen; merceğin merkezinden geçen ve üzerinde odak noktasının oluştuğu eksene denir.
Odak Noktası (Odak); bir merceğe asal eksene paralel olarak gelen ışığın, ışınlar mercekten geçtikten sonra kırılarak merceğin arka tarafında asal eksen üzerinde kesiştiği noktaya denir.
Odak Uzaklığı; odak noktası ile merceğin optik merkezi arasındaki uzaklığa odak uzaklığı denir.
Odak (Görüntü) Düzlemi; merceğe gelen ışık dalgalarının mercekten geçerken kırılması ve son olarak da merceğin arkasında birleştiği noktadır. Bu noktada görüntü, ters ve net olarak şekillenir.
Mercek Çeşitleri
Dış bükey mercekler: Kenarlarının ince ve ortasının kalın olması nedeniyle ince kenarlı mercek de denir. Dış bükey mercekler, üzerine düşen ışık dalgalarını mercekten geçtikten sonra birbirine yakınlaştırır. Merceğe gelen ışık dalgalarını kırarak optik eksene yaklaştırdığı için bu mercekler “yakınsak mercek” olarak da bilinir. Dış bükey