Teknik Aydınlatma Giriş Görüntünün oluşması için gerekli olan teknik Yaşamın temel unsurlarından biri olarak kabul aydınlatmada dikkat çekilecek hususlar ışık kaynakları, edebileceğimiz ışık, sanatta ve özellikle de fotoğraf ışığın şiddeti, kontrast, parlaklık, ışığın kalitesi ve ışık sanatında da varoluş ile ilgili bir rol oynamaktadır. En yönüdür. Bu unsurlar, fotoğraftaki içerikten bağımsız basit şekilde Güneş ve yaşam arasındaki ilişki nasılsa değildir. fotoğraf ve ışık arasındaki ilişki de aynıdır. Teknik olarak fotoğrafın var olabilmesi ışıkla ilgilidir. Duyarlı filmler Işık Kaynakları veya kameranızın sensörü nesnelerden yayılan ışık ile Işık kaynakları genel olarak ortam ışığı, yapay ışıklar ve yanar. Yunanca “Phos” kelimesi “ışık” , “Graphe” flaşlar olarak sınıflandırılabilir. Ortam ışığı; gün ışığı, kelimesi ise “çizmek” anlamına gelmektedir. Birleştirilmiş tungsten ev ampulleri, floresan ve ateş ışığı olarak dört tam anlamı ise “ışıkla çizmektir. sınıfta incelenmektedir. Gün ışığı veya güneş ışığı baskın
Işık insanın evreni algılaması ve yaşamını devam ettirmesi ve ana (anahtar) ışık olarak kabul edilir. Tungsten ev adına kilit bir işleve sahipken diğer taraftan fiziki dünyada ampulleri yaygın kullanılan elektrikli ışık türüdür ve renklerin oluşumuna da etki etmektedir. İnsanın evreni fotoğrafta ana kaynak olarak tercih edilirse sıcak tonlar kategorize etmesini kolaylaştıran renkler ise sanat adına üretir. Floresan ışık fotoğrafik görüntü üzerinde önem arz eden diğer bir unsurdur. Sanat eserlerinin etkisi düzeltilmesi zor bir yeşil tonlama yapacaktır. Ateş ışığı bir bütün olarak düşünüldüğünde öncelikle ışıktan çıplak alevlerden gelir ve ışık yoğunluğu düşük olabilir. bağımsız olmadığı gibi renklerin ve renk kullanımının Uzun pozlamalarla kırmızı tonları ile güçlü etkiler sanatçılar açısından son derece kilit bir rol oynadığı yakalanabilir. Yapay ışıklar ise ev tipinden daha güçlü ortadadır. olan tungsten ışıklardan üretilmekte, projektör ve spot ışığı olarak iki türe ayrılmaktadır. Fotoğrafta Görüntünün Oluşumu ve Işık Işığın Şiddeti Kullanımı Bir ışık kaynağından gelen ışık ile konu arasındaki mesafe Fotoğraf makinelerinde gözde bulunan ve ışığın şiddetinin arttıkça ışığın yoğunluğu azalmakta ve ışık ayarlayan gözbebeğine benzer bir sistem yani diyafram, zayıflamaktadır. Bu durum özellikle gün ışığı dışındaki ışığı odaklayan göz merceğine benzeyen lens ve gözdeki yapay ışıklarda net bir şekilde gözlemlenebilir. Işık ve retinaya benzeyen duyarlı film yüzeyi veya sensörler mesafeyi “Ters Kare Yasası” açıklamaktadır. Ters kare bulunur. Fotoğraf makinalarındaki tüm bu temel donanım yasası, ışığın artış veya azalışının ışık kaynağının konuya ışıkla ilgilidir ve bu nedenle fotoğrafik görüntünün teknik olan mesafesinin değişiminin karesi ile ters orantılı olarak ortaya çıkması için ışık en önemli faktördür. olmasını anlatır. Konuya düşen ışığın yoğunluğu aynı Analog fotoğrafçılıkta makineler tarafından kaydedilen zamanda konunun ışığı yansıtmasıyla da ilgilidir. görüntü konudan yansıyan ışığın negatif bir film üzerine Yansıyan ışığın yoğunluğu ışık kaynağı sabit kalsa bile pozlanması suretiyle ortaya çıkmaktadır. Bu durum bir tür konunun rengi, dokusu ve açısına göre değişmektedir. ışıkla yakma işlemidir. Filmler ışığa duyarlı yüzeylerdir ve Kontrast konudan yansıyan farklı düzeylerdeki ışıkla film yakılır, görüntü oluşturulur. Dijital fotoğraf makineleri de aynı Kontrast, zıtlık anlamını taşıyan bir kelimedir. prensipte çalışır ve bu makinelerde film yerine ışığın Fotoğrafçılıkta sıkça kullanılan kontrast, fotoğraf düzeylerini algılayan sensörler bulunur. görüntüsünün veya nesnelerin en açık ve en koyu tonlarının farkını anlatmaktadır. Yüksek kontrastlı bir Işığın fotoğraftaki varlığı ilk olarak nesneleri görünür kılar fotoğraf denildiğinde, koyu tonların ve parlak tonların ve nesnelerin formları ve büyüklüklerinin ortaya çıkmasını görüntü içinde orta tonlara hakim olduğu anlaşılmalıdır. sağlar. Işığın fotoğraftaki diğer özelliği ise fotoğraftaki Mümkün olan en yüksek kontrast görüntü, orta tonları konunun anlamı ve duygusu ile ilgilidir. Işığın içermez ve yalnızca siyah ve beyaz olmak üzere iki ton kullanımına bağlı olarak mutluluk, üzüntü, rahatsızlık, vardır. Düşük kontrastlı bir görüntü ise orta tonların huzur, sevinç kaygı gibi gündelik hayatta hissettiğimiz görüntüye hakim olduğu bir görüntüdür. Kontrastın duygular fotoğrafik görüntüyle açığa çıkarılır. olmaması fotoğrafik görüntülerin donuk ve düz
Fotoğrafta ışık kullanımını teknik ve dramatik aydınlatma görünmesine neden olur. Fotoğrafta görüntüye boyut, şekil olarak iki temel düzeyde inceleyebiliriz. Teknik ve biçim veren görüntüdeki karşıtlıklardır.
aydınlatma fotoğrafta görüntünün oluşması için gerekli Parlaklık olan aydınlatmayı tanımlamaktadır. Teknik aydınlatma Fotoğrafta parlaklık unsurunu ışığın miktarı belirler. kimi zaman gün ışığı kimi zaman ise yapay ışıklar olabilir. Konunun üzerine düşen ışık miktarı konuda yer alan Dramatik aydınlatma ise ışık ve gölge arasındaki nesnelerin mekândaki hacimlerinin algısını değiştirecektir. fotoğrafik ilişkiyi anlatır. Fotoğrafta kullanılan ışığın miktarının düşük olması durumunda nesnelerin hatlarının belirsizleştiği gözlemlenir. Düşük miktarda kullanılan ışık nesnelerin üzerinde karanlık bölgelere neden olacağı için derinlik
algısını güçlendirecektir. Işığın miktarının artırılması ile Birçok fotoğraf gün ışığı kullanılarak çekilmektedir ve bu güçlü yansımalar ve parlamalar ortaya çıkarak nesnenin yüzden gelen açı nesnenin etrafında 360°ye kadar algılanmasını zorlaştıracaktır. değişebilir. Aynı zamanda gökyüzündeki güneşin yüksekliğine bağlı olarak dikey 180° bir yay ile ışığın Işığın Kalitesi geliş yönü de değişir. Yönlere göre en yaygın dört ışık Tek bir noktadan, güneş veya flaş gibi kaynaklardan gelen türü, ön aydınlatma diğer bir ifadeyle cephe aydınlatması, ışık “Sert kalite” olarak tanımlanır. Bu tür kaynaklar arka aydınlatma yani ters ışık, yan aydınlatma ve tavan tarafından oluşturulan gölgeler karanlıktır. Ancak aydınlatmasıdır. gölgelerin karanlığı ile ışığın yansıması arasında da bir bağlantı söz konusudur. Örneğin güneş ile oluşan gölgeler Ön aydınlatma en yaygın tercih edilen aydınlatmadır. karanlıktır fakat bu hiç aydınlatılmadığı anlamına gelmez. Fotoğrafçının arkasına güneşi alarak yaptığı çekimlerde Burada gölgelerin de aydınlatılan diğer bölgelerden gölgeler nesnelerin arkasına düşer ve yüzeyler nispeten yansıyan ışık tarafından bir miktar ışıklandırıldığı eşit şekilde fotoğrafa yansır. Ön aydınlatma da renk söylenmelidir. doygunluğu artar ve ayrıntılar daha görülür hâle gelir. Fakat başka bir bakış açısından ise ön aydınlatma ve iyi Işığın kalitesi diğer bir şekilde sert ve yumuşak ışık olarak fotoğraf arasında kurulan bağlantının doğru olmadığı da da ifade bulur. Sert ışık, sahne veya konu üzerinde ifade edilebilir. Gölgelerin yokluğu, doku ve form için yarattığı güçlü etkiyle tanımlanabilir. Sert ışık, aydınlatma dezavantajdır. Fotoğraftaki üç boyut hissi bu nedenle açısına bağlı olarak konudaki doku ve detayı azalmaktadır. Bu dezavantaj kısmen güneşin fotoğrafçının vurgulayabilir. Yumuşak ışık, ışığı dağıtmak için omuzu hizasına düştüğü saatlerde azalır. Diğer bir kullanılan bazı materyallerin yaydığı veya yansıttığı dezavantaj ise modelli çekimlerle ilgilidir. Modellerin herhangi bir ışık olarak geniş bir şekilde tanımlanır. Bu direk gözlerine gelen ışık istenilen çekimin oluşması adına ışık türü ile gölgeler doldurulur ve vurguların yoğunluğu bir engeldir. azaltılır. Arka aydınlatmada ışık konuya arkadan vurur. Diğer bir Işığın düz çizgilerle hareket ettiği ifade edilse de şekilde anlatılırsa konu kamera ve ışığın arasında kalır. kaynaktan gelen ve konuya giden yolu her zaman düz Ters ışık olarak da ifade edilebilecek bu tür aydınlatmada değildir. Işık, gökyüzünde hareket ettiği esnada bulutlar yönün yarattığı sonuçlar dramatik etkiyi arttırmaktadır. Bu tarafından yayılabilir veya üzerine düştüğü yüzeyler durum gölgelerin yönü ile ilgilidir. Kameranın tam tarafından yansıtılabilir. Bu durumlarda ışığın dağıldığı ve karşısından gelen ışık nesnelerin arkasını aydınlattığı için yayıldığı hem de etkisinin yumuşadığı gözlemlenir. gölgeler kameranın gördüğü ön kısımda kalır. Bu nedenle Yayılma ve dolaylı ışık, doğası gereği daha az belirgin arka aydınlatma ile güçlü siluetler ve lekeler gölgeler ile eşit bir aydınlatma sağlar. oluşturulabilir. Bu tür aydınlatmanın kullanımı ve istenilen
Bir ışık kaynağının kalitesi, ışık kaynağı ve özne arasında sonuçların ortaya çıkması ön aydınlatmaya kıyasla zor belirli malzemeler yerleştirmek suretiyle dağıtılabilir ve olmaktadır.
değiştirilebilir. Bu durum yayılma veya diğer ismiyle İzleyicinin fotoğraftaki ışığın yönünü anlaması için difüzyon olarak tanımlanır. Soft boxlar veya şemsiyeler bu gölgelerin yönüne bakması gerekmektedir. Fotoğrafçının işlemi gerçekleştirmek için kullanılmaktadır. Bu işlemle veya fotoğrafı çekilen nesnenin yönünü değiştirmek ışığın kaynağın boyutu yapay olarak artırılır ve ışığın daha geniş açısını büyük ölçüde değiştirir. Yan aydınlatma, bir alana yayılması sağlanır. nesnelerin yan taraflarından gelen ışığı tanımlamaktadır.
Diğer taraftan ışığın yüzeylere değişen derecelerde Diğer bir ifade ile açılı bir ışıktır. Konunun şeklini ve yansıması da ışığın kalitesini yapay olarak kontrol etmeye dokusunu vurgulayan karmaşık bir ışık ve gölgeler bütünü yarar. Işık, yüzeylerden değişen derecelerde oluşturur. Konunun bazı alanları iyi aydınlatılır ve renk yansımaktadır. Işık en iyi gümüş renkten yansır. Yansıyan doygunluğu yüksektir. Bazı alanlar ise gölgede kalır ve bu ışığa “röfle” ışık denilmektedir. Bir yüzeyden yansıyan detaylar ile renkler kaybolur. Gölge ve ışığın yan ışıkla ışık miktarı doğrudan kontrastı etkilemektedir. Işık ortaya çıkan bu durumu nesnelerin ve fotoğrafın üç boyut kaynağı sağa yerleştirildiğinde konunun sol tarafına sert hissini de arttır. Yan ışığın dramatik etkisi de oldukça gölgeler düşer. güçlüdür.
Yönlere Göre Işık Kullanımı Tavan aydınlatmasında ışık doğrudan konunun üzerindedir. Gölgeler nesnelerin şeklini tanımladığı için, Işığın yönü fotoğraflanacak nesnelerin kameranın bu düz ışıklandırma kendi başına çoğu zaman istenilen konumuna göre nereden aydınlatıldığı ve gölgelerin sonuçları vermez. Işık kaynağının doğrudan tavandan nereye düştüğü ile ilgilidir. Işığın konuya çarptığı yön gelmediğini anlamanın en hızlı yolu, yere ve gölgelere fotoğrafta dokusal bilgilerin ortaya çıkmasına, gölgelerin bakmaktır. Gölgeler gerçekten küçükse ışık kaynağı varoluşuna, şekillere, biçime ve bakış açısına doğrudan üstünüzdedir. etki eder. Gölgeler olmadan fotoğraflar düz ve görsel olarak donuk görünebilir. Bu aydınlatmaların dışında nadiren fotoğrafçıların alttan aydınlatma yaptıkları görülmektedir. Genelde sinema
filmlerinde korku duygusunu arttırmak amaçlı kullanılan Fotoğrafın tarihi serüveni siyah beyaz olarak ortaya çıkan alttan aydınlatma fotoğrafta da benzer amaçlarla görüntülere dayanmaktadır. Teknolojinin ilerlemesi kullanılabilmektedir. İnsan gözünün alışkın olmadığı bir sayesinde önce renkli filmlerle, günümüzde ise dijital ışık yönü olması nedeniyle bu ışığın oluşturacağı makineler vasıtasıyla fotoğrafların renkli olarak üretilmesi gölgelerde izleyende alışılagelinenin dışında algılanacağı mümkün hâle gelmiştir. Renkli fotoğraflar üreten için figürlerin ve nesnelerin farklı gözükmesi fotoğrafçılar günümüzde siyah-beyaz fotoğrafı tercih eden kaçınılmazdır. sanatçılarından sayısal olarak eskiye nazaran oldukça fazladır. Bu tercih önemli bir sanatsal değişimdir. Yönlere göre sınıflandırılan ışık konusunda üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise birden fazla ışık Rengin Özellikleri ve Isısı kaynağının kullanılmasıdır. Bu durumda farklı ışık Renklerin varoluşlarını birbirlerinden ayırmak için gözden kaynaklarının farklı yönlerden konuyu aydınlatması geçirilmesi gereken parametreler, her renk için farklı kontrol edilmesi gereken bir şey olarak karşımıza çıkar. özellikler gösterme kabiliyeti olarak da okunabilir. Buna Fotoğrafçılar bazı çekimlerde sert bir ışığı yumuşatmak göre bir renkle ilgili olarak o rengin doygunluğundan, için ana ışık kaynağına destek amaçlı başka ışık değerinden ve tonundan bahsetmek mümkündür. Bu üç kaynakları kullanabilir. Diğer taraftan mekân içindeki özellik bir rengi tanımlayabilmek adına kullanılmaktadır. farklı alanları veya farklı nesneleri aynı anda vurgulamak için de birden fazla ışık kaynağı kullanılabilir. Doygunluk bir rengin kuvveti ile ilgilidir. Kuvvet ise rengin saflığı, yoğunluğu ya da renk tonunun yokluğudur. Işık ve Dramatik Etki Başka bir ifade ile doygunluk bir rengin içinde bulunan
Işık ile içerik ve duygu arasında doğrudan bir bağlantı söz diğer tonların miktarını ifade etmektedir. Doygunluk konusudur. Resim sanatı etkisinde fotoğrafçıların standart arttıkça renk daha canlı ve güçlü gözükür. Renk özleri bir aydınlatmanın ötesine geçerek sıkça “resimsel” ışığı siyah veya beyaz eklenmemiş hâlleri ile en saf en canlı kullandıklarını görmekteyiz. Tematik ve psikolojik etkiler şekilde görülürler bu yüzden en doygun hâlde oldukları yaratan resimsel ışık ise dramatik ışığa karşılık söylenmelidir. gelmektedir. Resimsel ışığın türleri ise; chiaroscuro (ışık ve Fotoğrafta doygun renklerin kullanımı yumuşatılmış gölge), yumuşak ışık, boyasal ışık, gün ışığı ve dramatik renklere kıyasla daha kuvvetli bir etki yaratmaktadır. etki ve gölge şeklinde sıralanabilir. İnsanlar doğal olarak doygunluğu arttırılmış renklere daha Fotoğrafta Renk fazla tepki verirler. Fotoğrafçının bu noktada dikkat Fotoğrafçı görmediği şeyi kullanamaz bu yüzden etmesi gereken püf nokta tüm fotoğrafın genel fotoğrafçının rengi kontrol altına alabilmesi doygunluğunu arttırmak yerine bunu bir vurgu unsuru gerekmektedir. Bu durum algılama yeteneğiyle ilgilidir ve olarak düşünmektir.
pek çok insan ise bu yetenekle doğmaz fakat insanlar renk Fotoğraftaki genel renk doygunluğunu pozlandırma algısı ile ilgili kendilerini geliştirebilirler. Fotoğraf için etkiler. Fotoğrafçının yaratmak istediği duygu veya anlam, son derece önemli olan renk unsuru ışık ve hava koşulları doygunluğun pozlandırma ile ilişkisi nedeniyle bu teknik altında da farklı şekillerde gözlenebilmektedir. unsurla bağlantılıdır.
Renk ışıktır ve ışığın maddeler üzerine düşerek bu Renk değeri ise renk tonunun koyu ya da açık olması veya maddeler tarafından kısmen emilmesi ve gözün retinasına aydınlık ya da karanlık olması ile ilgilidir. Renk yansıtılmasıyla ortaya çıkan bir algılamadır. Bu nedenle konusunda değer kavramı aslında başka bir renk tonunu renk, ışık ve üzerine düştüğü maddenin bir karışımıdır tanımlamaktadır. Parlak renkler renk skalasında beyaza denebilir. Maddelerin üzerine düşen ışığın emilmesi doğru olanlar, daha soluk ve koyu renkler ise siyaha doğru nedeniyle ışığın dalga boylarında değişim olanlardır. gerçekleşmektedir. Dalga boylarındaki bu değişim renk algısını meydana getirir. Renklerin diğer bir özelliği ise bir ısıya sahip olmalarıdır. Isı renk özlerinin değişken olan soğukluk veya sıcaklıkları Kırmızı mavi ve yeşil renklere toplamsal ana renkler de ile ilgilidir. Bu konunun temelinde renklere verilen denilmektedir. Bu renklerin ana renk olarak kabul psikolojik tepkiler yatmaktadır. Bu tepkilerin sonucunda edilmesinin nedeni ise diğer tüm renklerin onların kırmızı veya kırmızı-turuncu en sıcak diğer bir ifade ile en kullanımıyla elde edilmesi ile ilgilidir. Toplamsal çok ısıya sahip renktir. Mavi ya da mavi- yeşil ise en olmasının sebebiyse bu üç renk toplandığında saf beyaz soğuk ve en düşük ısıya sahip olarak gösterilir. Bu ısı ışığı verir. Beyaz ışıktan her bir toplamsal ana renk farklılığı beyaz renkleri gerçek tonlarında kullanmayı eksiltildiğinde de ortaya sırayla diğer renkler çıkar. engellemektedir. Farklı renk sıcaklıklarında gerçek beyazı Beyazdan kırmızı çıkartıldığında turkuaz, beyazdan yeşil yakalayabilmek için dijital fotoğraf makinelerinde beyaz çıkartıldığında eflatun, beyazdan mavi çıkartıldığında ise dengesi ayarları vardır. sarı ortaya çıkar. Bu diğer renklereyse “çıkarımsal ana renkler” ismi verilir. Tüm bunlar bir arada olduklarında da Renk Düzenlemesi
siyah ortaya çıkmaktadır. Bilinen diğer renkler ise Fotoğrafta renk ve tonun da hem kompozisyonda hem çıkarımsal ana renklerden elde edilmektedir. genel anlam ve oluşturulacak duygularda özel bir yeri
vardır. Renklerin insanların ruh hâllerini etkilemesi fotoğraflara yapılacak özel işlemler için bir eklentiye nedeniyle fotoğrafik düzenlemelerde fotoğrafçı için ihtiyaç duyar. Bu eklentinin ismi “Adobe Photoshop oldukça zengin fırsatlar sunmaktadır. Renk uygulamaları Camera RAW”dır. Eklenti, programla eşleştirildikten temel olarak soğuk ve sıcak renklerin ilişkileri ile ilgilidir. sonra bilgisayarda bulunan RAW formatındaki fotoğraf açıldığında, kullancıı doğrudan Photoshop programına Renklerin birbirleri ile ilişkisi konusunda fotoğraf sanatı yönlendirilecektir. Photoshop açılmaya başladıktan sonra için bahsedilecek en önemli iki konu renk kontrası yani zıt “Adobe Photoshop Camera RAW” eklentisi devreye renklerin birlikte kullanılması ve renk uyumudur. Kontrast girerek, kullanıcıyı Photoshop’un arayüzünün dışına renklerin fotoğrafta birlikte kullanılması her iki rengin de çıkararak kendi ara yüzüne yönlendirir. Açılan ham tek başlarına algılanışlarını aşmakta ve bu renklerin daha haldeki fotoğrafın ışık ve renk unsurları değiştirmeye fazla ortaya çıkmasına, belirginleşmesine ve bir çeşit hazırdır. Uygulamayla ilgili örneği, ders kitabınızın 47. ve vurgu unsuruna dönüşmesine neden olmaktadır. 48. sayfalarında bulabilirsiniz. Fotoğrafçı, renkleri kullanırken renklerin uyumuna, uyuşmazlığına ve renk bindirmesine dikkat etmelidir.
Renklerin birbirleri ile uyumları hakkında üç temel renk uyumundan söz edebiliriz. Bunlardan ilki tek renk uyumudur ve aynı renk özündeki tonların uyumunu anlatmaktadır. İkincisi ise benzer renklerin uyumudur ve renk çemberinde birbirine yakın olan farklı özlere sahip renklerin uyumunu işaret eder.
Fotoğrafçıların ilgisini çeken diğer bir renk kullanımına da renk vurgusu adı verilmektedir. Kontrast renklerle yapılabildiği gibi ortamın görece renksiz olması veya daha saf olan iki renk tonunun belirli alanları kaplamasıyla da elde edilmektedir. Renk vurgusu özel bir renk kontrastı olarak kabul edilmektedir ve nesnenin renginin vurgulanması ile onun konu içinde belirginleşmesini sağlar.
Çekilen fotoğraflarda ifadeyi güçlendirmek için fotoğrafçıların kimi zaman “hâkim renk” unsurunu da tercih ettikleri görülmektedir. Hâkim renk, bir renk ve bu rengin tonların fotoğrafın tümünde yer alması ile ilgilidir. Fotoğrafta renk; resimsel renk, tarihsel renk, sembolik renk ve psikolojik renk şeklinde kullanılmaktadır.
Dijital Ortamda Işık ve Renk Düzenlemesi
Günümüzde fotoğrafçılar yaygın olarak DSLR makineler kullanmakta ve görüntüleri dijital olarak elde etmektedir. Yazılımlarsa bu dijital görüntüler üzerinde bir takım işlemler yapmaya ve fotoğrafı işlemeye zemin hazırlar. DSLR fotoğraf makineleri görüntüleri JPEG veya RAW formatlarında kaydedebilme kabiliyetine sahiptir. JPEG formatı daha az yer kaplayan ve sıkıştırılmış bir format olduğu için görüntülerde önemli düzeyde veri kaybı söz konusudur. RAW sıkıştırılmamış bir formattır. RAW dosyaları hem fotoğraf makinenizin hafıza kartında hem de bilgisayarınızın depolama alanlarında daha fazla yer kaplar ve her zaman işlenmesi gerekir. Bu yüzden JPEG gibi gündelik kullanıma uygun değildir. Ancak fotoğrafçılar için avantajları çoktur. Bir “dijital negatif” olarak tanımlanabilecek RAW görüntüler maksimum veri içermektedir.
Yazılımlar ve Kullanımları
Fotoğrafçılar Adobe Photoshop, Adobe Lightrooom ve bazı fotoğraf makinelerinin kendi yazılımlarını kullanmaktadır. Photoshop programı RAW formatındaki