AÖF Soru Bankası

Finansal Tablolar AnaliziÜnite 2 Özeti

Muhasebe Analizleri

FİN402U-FİNANSAL TABLOLAR ANALİZİ

Ünite 2: Muhasebe Analizleri

Giriş

Muhasebe, işletmenin dili olarak tanımlanmaktadır. İşletmelerin yapmış oldukları faaliyetlerin işletmenin finansal durumuna ve faaliyet sonuçlarına olan etkisi muhasebe analizleri ve finansal tablolar aracılığıyla işletmeyle ilgili taraflara yansıtılmaktadır. Muhasebe analizleri, işletmenin muhasebe sisteminin işletmede gerçekleşen faaliyetleri ne ölçüde yansıtabildiğinin değerlemesidir. Sağlıklı bir finansal analiz, analiz edilen finansal tabloların güvenilirliğiyle ve muhasebe analizlerinin kalitesiyle doğrudan ilişkilidir.

Tahakkuk Esası ve Nakit Esası

Finansal nitelikli işlerin kaydedilmesinde nakit esası yerine tahakkuk esası benimsenmiştir. İşletmeler, finansal tablolarında değişim yaratan işlemleri muhasebenin tahakkuk esasına göre kaydederler. Tahakkuk esasında, finansal nitelikli olayların etkileri nakit hareketinin gerçekleştiği tarihte değil, işlemin gerçekleştiği tarihte kayda alınır. Mal ve hizmet satışından sağlanan hasılat, satış gerçekleştiğinde; mal, sigorta, ücret, elektrik vb. unsurlar için yapılan giderler ise, oluştuğunda kayda alınır. Nakit esasında ise finansal nitelikli olayların etkileri işlemlerin gerçekleşmesi yerine nakit hareketlerinin gerçekleştiği tarihlerde kayda alınır. Nakit esasına göre, hasılat nakit tahsilatın yapıldığı dönemde, giderler de nakit çıkışının gerçekleştiği dönemde muhasebeleştirilmektedir. Tahakkuk esasında hasılatın elde edilmesi için malın satılması yeterli iken nakit esasında hasılatın elde edildiği dönem, tahsilatın yapıldığı dönemdir. İşletmeler, finansal tablolarında değişim yaratan işlemleri muhasebenin tahakkuk esasına göre kaydederler.

Muhasebeleştirmedeki Farklılıklar

Muhasebe analizlerinin yapılmasının diğer bir sebebi de muhasebe farklılıklarının finansal tablolar üzerindeki etkileridir. Finansal tablolarda raporlanan bilgiler, muhasebe uygulamalarındaki, ölçme yöntemlerindeki ve tahmin yöntemlerindeki farklılıklardan dolayı farklı olabilmektedir.

Muhasebe farklılıklarının finansal tablolarda belirsizlik yaratabilme ihtimali muhasebe riski olarak ifade edilmektedir. Muhasebe analizlerinin bir amacı da bu risklerin değerlemesinin yapılarak azaltılmasını sağlamak ve finansal tabloları daha karşılaştırılabilir hale getirmektir.

Faaliyet Türleri

İşletmelerin amaç ve hedeflerine ulaşabilmeleri için yerine getirmek zorunda oldukları çeşitli faaliyetler bulunmaktadır. Muhasebe analizleri kapsamında finansal tablolarda yer alan faaliyetler temel olarak üç faaliyet grubunda özetlenmiştir. Bunlar;

• Finansman Faaliyetleri • Yatırım Faaliyetleri • İşletme (Üretim-Satış Faaliyetleri) Faaliyetleridir.

Finansman faaliyetleri, işletmenin çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak ve varlıklarını finanse etmek için kaynak sağlama faaliyetleridir.

Finansman faaliyetleri iki kaynaktan sağlanır. Bunlar yabancı kaynaklar ve özkaynaklardır.

Yabancı kaynaklar, bir işletmenin geçmiş olay ve işlemlerinin bir sonucu olarak, gelecekte diğer kişi ve işletmelere nakit veya ticari mallar, mamuller gibi diğer varlıklarla ödeme yapılması veya hizmetin sağlanması için mevcut yasal ve yapısal yükümlülüklerdir. Yabancı kaynaklar vadelerine göre kısa vadeli ve uzun vadeli yabancı kaynaklar olarak ikiye ayrılmaktadır. Kısa vadeli yabancı kaynaklar, bir yıl içinde ödenecek borçlardan oluşurken, uzun vadeli yabancı kaynaklar ise vadeleri bir yılın üzerinde olan veya bir faaliyet döneminden sonraki dönemlerde ödenecek olan borçlardır.

Özkaynaklar ise ortakların işletmeye tahsis ettikleri sermaye ve kardan işletmeye bırakılan kısımları kapsamaktadır. Özkaynakların, yabancı kaynakların aksine, geri ödenmeleri söz konusu değildir. Özkaynak ağırlıklı çalışan işletmeler, yabancı kaynak ağırlıklı çalışan işletmelere göre daha az risk barındırır.

Finansal kiralama (leasing) işletmelerin sıklıkla kullandığı finansman tekniklerinden birisidir. Finansal kiralama işlemi kiralayan ve kiracı (kullanıcı) arasında yapılmakta olup, finansal kiralama sözleşmesiyle hayata geçmektedir. Sözleşmede yer alan koşullara göre, kiracı, kiralayanın sahip olduğu bir maddi duran varlığı kullanma hakkına sahip olmakta ve bu kullanım hakkı karşılığında kiracı, kiralayana kira ödemesi yapmaktadır.

Kıdem tazminatı, işçinin iş sözleşmesinin sona eriş biçimine bağlı olarak ve işçinin çalıştığı süre dikkate alınarak ücret tutarına göre işverence ödenen bir miktar para olarak tanımlanmaktadır. Kıdem tazminatı, bir takım tahminlerin ve hesaplamaların sonucunda tahakkuk etmektedir. Ancak tahminlerden farklı gelişmelerin olması durumunda (örneğin, çalışanın kıdem tazminatını hak etmeyecek şekilde iş akdinin feshedilmesi) ilgili çalışan için önceki dönemlerde kayda alınmış olan karşılıkların iptal edilmesi gerekecektir.

Finansman faaliyetlerinin analizinde özellik gösteren bir diğer konu da borç karşılıkları ve koşullu borçlardır. Koşullu (şarta bağlı) durumlar kâr veya zarar olarak belirsizlik içeren mevcut durum, koşul veya koşullar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Genel olarak tüm borç karşılıkları, zaman ve tutar açısından kesin olmadıklarından koşulludurlar. Ancak “koşullu borçlar” terimi borç karşılıklarından farklıdır.

• Borç Karşılıkları mevcut bir yükümlülük olduklarından ve yükümlülüğün ifası için işletmeden kaynak çıkışı gerekeceğinden, yükümlülük olarak muhasebeleştirilirler. • Koşullu borçlar (veya şarta bağlı borçlar) borç olarak muhasebeleştirilmezler çünkü bunlar


geçmiş olaylardan kaynaklanan olası yükümlülüklerdir. Yükümlülüğün yerine getirilmesi için işletmeden kaynak çıkışı olası değildir ya da ilgili yükümlülüğün tutarı yeterince güvenilir bir şekilde tahmin edilememektedir.

Finansman faaliyetleri açısından bu durum ele alındığında, içinde borçların bulunduğu belirsizlik durumu borç karşılıklarını ve koşullu borçları ifade etmektedir.

Yatırım Faaliyetleri, işletmelerin gerekli üretim faktörlerinin edinilmesine yönelik faaliyetlerine verilen isimdir. İşletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmek amacıyla yatırım yaptıkları varlıklar, dönen varlıklar ve duran varlıklar olmak üzere iki ana grupta raporlanmaktadır.

Dönen varlıklar, bir yıl içerisinde veya bir normal faaliyet dönemi içinde paraya çevrilebilecek değerler ile para ve para benzeri varlıkları içeren gruptur. İşletmenin sahip olduğu hazır değerler, geçici yatırım amacıyla elinde bulundurduğu menkul kıymetler, vadesi bir yılın altında olan ticari alacaklar, stoklar, gelecek aylara ait giderler ve gelir tahakkukları ile diğer dönen varlıklar bu grupta yer almaktadır.

Duran varlıklar ise, bir yıldan veya bir normal faaliyet döneminden daha uzun sürelerle işletme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için kullanılmak amacıyla edinilmiş ve ilke olarak bir yılda veya normal faaliyet döneminde paraya çevrilmesi veya tüketilmesi beklenmeyen varlıklardır. Arsa, bina, makine gibi bir yıldan uzun süre kullanılacak unsurlar ile bir yıldan daha uzun süre sonunda tahsil edilecek olan unsurlardır. Duran varlıklar; ticari alacaklar, diğer alacaklar, finansal duran varlıklar, maddi duran varlıklar, maddi olmayan duran varlıklar, gelecek yıllara ait giderler ve gelir tahakkukları ile diğer duran varlıklar alt gruplarından oluşmaktadır.

Amortisman işlemi, maddi duran varlığın maliyetinin fayda sağladıkları dönemlere dağıtılması olarak ifade edilmektedir. Ülkemiz muhasebe uygulamalarında karşılık terimi farklı durumları ifade eden olaylar için farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. En yaygın kullanımlarından biri aktif kalemlerin değer kaybı veya olası gider ve zararları kaydedebilmek için oluşturulan düzenleyici hesaplardır. Ayrıca karşılıklar terimi, varlıklarda değer düşüklüğü ve şüpheli alacaklar gibi kavramları ifade etmek için de kullanılmaktadır. TMS 37: Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar Standardında ise karşılık terimi “gerçekleşme zamanı ve tutarı belli olmayan yükümlülükler” olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizdeki mevcut uygulamalarda bu tanıma uyan karşılıklar bilançonun pasifinde “Borç ve Gider Karşılıkları” arasında yer almaktadır.

İşletme (Üretim-Satış) Faaliyetleri, işletmelerin kâr elde etmek amacıyla gerçekleştirdiği mal alım satımı veya ürün/hizmet üretimi ve satımı faaliyetleri olarak nitelendirilebilir. İşletmelerin yaptıkları işlerden elde ettikleri kârın hesaplanabilmesi için işletmenin ana

faaliyetlerine ilişkin faaliyet sonuçları ve bunları oluşturan unsurlar ile ana faaliyet dışında elde ettiği gelir ve kârlar ile katlandığı gider ve zararların ayrı ayrı raporlanması gerekmektedir. Bu bağlamda bir işletmenin elde ettiği dönem kârını şu şekilde ifade edebiliriz.

Kâr = Hasılat - Giderler + Faaliyet Dışı Karlar - Faaliyet Dışı Zararlar.

İfadede belirtilen Hasılat, malların teslimi veya hizmetlerin yerine getirilmesi faaliyetleri ile bunlara yardımcı olan faaliyetleri içeren tüm olağan faaliyetlerin sonucunda varlıklardaki artışlar veya borçlardaki azalışlar olarak tanımlanmaktadır. Giderler, işletmeye eklenen veya işletmeden çekilen değerler (sermaye hareketleri) hariç olmak üzere, hasılat temini amacıyla varlıklarda meydana gelen azalmalar veya borçlardaki artışlar olarak tanımlanmaktadır. İşletmenin ana faaliyeti ve yan faaliyetlerine ilişkin faaliyet sonuçları bilgileri de gelir tablolarından elde edilmektedir. Faaliyet dışı kârlar hasılat ve ortaklarca yapılan yatırımlar dışında özkaynaklarda meydana gelen artışlar, faaliyet dışı zararlar ise giderler ve sermaye azaltımı dışında özkaynaklarda meydana gelen azalışlardır.

Gelir Tablosu, İşletmenin belirli bir dönemdeki faaliyet sonuçlarını gösteren tablodur. Gelir tablosu şu bölümlerden oluşmaktadır:

• Brüt Satış Kârı bölümü, • Faaliyet Kârı bölümü, • Olağan Kâr bölümü, • Dönem Kârı bölümü, • Net Dönem kârı bölümü

Belirtilen ilk iki bölüm ana faaliyet sonuçlarına ilişkin detayları içermekte, üçüncü ve dördüncü bölümler yan faaliyetlere ilişkin sonuçları raporlamaktadır. Net dönem kârı bölümünde ise vergi karşılıkları yer almaktadır.

Brüt satış kârı bölümü işletmenin mal/hizmet/ürün satışından elde ettiği toplam hasılat ve bu hasılatı elde etmek için katlandığı giderlerden oluşmaktadır.

Faaliyet kârı bölümü, işletmenin ana faaliyetiyle ilgili olup satışlarının maliyetine dâhil edilemeyen Araştırma- Geliştirme Giderleri, Pazarlama, Satış ve Dağıtım Giderleri ve Genel Yönetim Giderlerinden oluşmaktadır.

Olağan kâr bölümü, işletmenin dönem içinde süreklilik gösteren yan faaliyetlerine ilişkin faaliyet sonuçlarının yer aldığı bölümdür. Bu bölümde alt gruplar olarak;

• Diğer Faaliyetlerden Olağan Gelir ve Kârlar • Diğer Faaliyetlerden Olağan Gider ve Zararlar • Finansman Giderleri

yer almaktadır. Faiz gelirleri, kambiyo kârları, komisyon gelirleri, karşılık giderleri, menkul kıymet satış zararları, uzun vadeli borçlanma giderleri bu bölümde yer alan kalemlere örnek olarak gösterilebilir.


Dönem kârı bölümü, işletmenin dönem içinde süreklilik göstermeyen yan faaliyetlerine ilişkin faaliyet sonuçlarını göstermektedir. Bu bölümde alt gruplar olarak;

• Diğer Faaliyetlerden Olağandışı Gelir ve Kârlar • Diğer Faaliyetlerden Olağandışı Gider ve Zararlar

yer almaktadır. Önceki dönem gelir ve kârları, maddi duran varlık satış kârları, çalışılmayan kısım zararları gibi kalemleri bu bölümde yer alan kalemlere örnek olarak gösterilebilir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında