FİN205U-SPOR FİNANSMANI
Ünite 7: Spor İşletmelerinde Nakit Yönetimi
Giriş
Bir işletmeyi değerlendirirken genellikle ilk bakılan konu, eldeki nakdin yönetiminde ne ölçüde etkinlik sağlandığıdır. Çünkü, nakdin yönetimi konusunda sergilenen performans, işletmenin kârlılığı ve riskini büyük ölçüde etkileyecektir.
Nakit yönetimi çerçevesinde finans yöneticisi, işletme açısından optimal bir nakit seviyesinin arayışı içindedir. Elde bulundurulan nakdin optimal seviyede olup olmadığı, elde bulundurulan nakdin işletme açısından yararları ve sakıncalarının karşılaştırılmasını gerektirir. Gereğinden az nakit bulundurmanın işletme açısından kimi sakıncaları vardır. Aynı şekilde, gereğinden fazla nakit bulun- durmanın da işletme açısından sakıncaları vardır.
Nakit Yönetimi
İşletmeler faaliyette bulundukları süre boyunca hemen her zaman noktasında elde belirli bir miktarda para ya da para benzeri bulundururlar. İşletme sermayesi veya çalışma sermayesi adıyla bilinen ve işletmelerin sahip olduğu dönen varlıkların bütününü ifade eden varlık grubunda yer alan unsurlardan birisidir para ya da para benzerleri. İşletmelerde finans yöneticilerinin ilgilendiği önemli çalışma ve karar alanlarından birisi de çalışma sermayesi ve onu oluşturan varlıkların yönetimi konusudur. Çalışma sermayesinin yönetimi çerçevesinde cevaplanmaya çalışılan soru bir bütün olarak çalışma sermayesinin ve onu oluşturan unsurların büyüklüğünün ne olacağı sorusudur.
Hizmet işletmelerinin çalışma sermayesinde yüksek tutarlı stoklar olmadığından, nakit ve alacak yönetimi önem kazanmaktadır. Hizmet işletmeciliğinin bir türü olan spor işletmeciliğinde, sportif yatırımların yüksek tutarlarda olduğu görülmektedir. Bu nedenle futbolcuların bonservis ve yıllık ücretlerinin yüksek olması futbolcu maliyetini ve katlanılan finansal riski de yükseltmektedir.
Nakit yönetimi, işletmenin nakit giriş ve çıkışlarını tahmin etmek, nakit girişlerini hızlandırmak, nakit çıkışlarını yavaşlatmak ve nakit mevcudunu en iyi şekilde değerlendirmek olarak tanımlanabilir. Bir işletmede nakdin etkin bir şekilde yönetilmesi, işletmenin büyümesinde ihtiyaç duyulan ek kaynakların sağlanmasına katkı sağlamanın yanı sıra ödenen faizlerden tasarruf yapılmasına da olanak verecektir.
Herhangi bir dönemde bir işletmenin elde bulundurduğu nakit seviyesi, işletmenin nakit giriş ve çıkışlarıyla yakından ilişkilidir. Elde bulundurulan nakit, işlemenin varlığının devam etmesi ve faaliyetlerde bir aksamanın ortaya çıkmaması için bulundurulan bir varlıktır. Bu nedenle işletmeler belirli bir seviyede nakdi sürekli bir şekilde elde bulundururlar.
İşletmelerde nakit giriş ve çıkışları genellikle eş zamanlı değildir. Eğer işletmelerde nakit giriş ve çıkışları eş zamanlı olsaydı, elde para bulundurulmasına gerek kalmayabilirdi. Kimi dönemlerde işletmeye olan nakit
girişleri nakit çıkışlarının üstündedir. Kimi dönemlerde de nakit çıkışları nakit girişlerinin üstündedir. Bu durum işletmelerde finans yöneticisi için nakit yönetimini önemli bir konu hâline getirmektedir.
Nakit yönetimi çerçevesinde finans yöneticisi, nakit girişlerinin nakit çıkışlarından fazla olduğu dönemlerde eldeki nakdi ne şekilde değerlendireceğine, nakit çıkışlarının nakit girişlerini aştığı dönemlerde de nakit açığının ne şekilde kapatılacağına karar vermek durumundadır. Finans yöneticisinin nakit yönetimi çerçevesinde yapacağı işleri şu şekilde sıralayabiliriz;
• Gelecek dönemlerde farklı periyotlar için (haftalık, aylık, altı aylık, yıllık, vb.) nakit giriş ve çıkışlarını tahmin etmek. • Gelecek dönemlere ilişkin nakit giriş ve çıkışı hakkındaki tahminlerine bağlı olarak, fazla nakdi nerelerde değerlendireceğinin veya açık varsa, nakit açığının nasıl karşılanacağının kararını vermek. • Faaliyetlerin kesintisiz olarak sürdürülebilmesi için elde ne miktarda nakit tutmak gerektiğine karar vermek. • Nakit mevcudunun ne kadarının kasada ya da bankada ne kadarının menkul değer şeklinde tutulacağının kararını vermek.
Nakit Bulundurma Nedenleri
Hemen her işletme elinde belirli bir miktarda nakit bulundurmaktadır. İşletmeler teorik olarak sınırsız ömre sahiptirler ve faaliyetleri sürecinde gerçekleştirilen kimi işlemler nedeniyle işletmeye nakit girişi olur kimi işlemler nedeniyle de işletmeden nakit çıkışı olur. Kitabın 180. sayfasındaki şekil 7.1’de verildiği gibi işletmelerde para- mal-para olarak ifade edebileceğimiz sürekli bir döngü vardır. İşletmeleri elde nakit tutmaya iten nedenler başlıca üç başlık altında toplanabilir;
• İhtiyaç nedeniyle nakit tutma • İhtiyat nedeniyle nakit tutma • Spekülasyon nedeniyle nakit tutma
İşletmenin faaliyetleri esnasında elde bulundurduğu nakit, toplam nakit tutarı içerisinde her birinin ağırlığı farklı olsa da yukarıda verilen üç nedene bağlı olarak kararlaştırılır.
İhtiyaç nedeniyle elde bulundurulan nakit; rutin işletme faaliyetlerinin gerektirdiği ödemeleri karşılayabilme amacıyla tutulan nakittir.
İhtiyat nedeniyle nakit bulundurma; gelecekte ortaya çıkması muhtemel olan ve para çıkışına yol açacak olan istenmeyen gelişmeler karşısında hazırlıklı olmak amacıyla elde bulundurulan nakit, ihtiyat nedeniyle elde tutulan nakittir.
Spekülasyon nedeniyle nakit bulundurma; İşletmelerin, avantajlı iş ilişkilerine girişmek, elverişli koşullarla alım yapabilmek, yeni yatırımlar yapmak gibi gelecekte ortaya çıkması muhtemel fırsatlardan yararlanma olanağına sahip
olmak için elde bulundurulan nakdi, spekülasyon nedeniyle tutulan nakit olarak ifade ederiz.
Nakit Bütçesi
İşletmelerde finans yöneticisinin yapması gereken işlerden birisi de finansal planlamadır. Finansal planlama, işletmenin bir bütün olarak gelecekte hangi noktada olmasının istendiğine ilişkin belirlemeleri içerir. Satışlar itibarıyla, varlık yapısı itibarıyla, sermaye yapısı itibarıyla, kârlılık itibarıyla vb. işletmenin geleceğine ilişkin yapılan belirlemeler ve konulan hedeflere ulaşma bakımından finans yöneticilerinin en önemli uygulama aracı bütçelerdir. Finansal planlama safhasında yapılan bütçelerden biri de nakit bütçeleridir.
Spor işletmelerinde nakit yönetiminin etkinliğinin artması için iyi işleyen bir nakit bütçesi uygulamasının varlığı gereklidir. Nakit bütçesi, gelecek dönemler itibarıyla işletmeye olacak tahmini para giriş ve çıkışlarının belirlenerek, gelecekte ne zaman ve ne miktarda nakit açığı veya fazlası olacağını, nakit açığı olacak dönemlerde bu açığı hangi alanlardan sağlayacağımız kaynaklarla karşılayacağımızı, nakit fazlası olan dönemlerde ise, bu fazlanın ne şekilde değerlendirileceğini önceden görmemize ve karar vermemize imkân veren bir planlama aracıdır.
Spor işletmelerinde nakit bütçelerinin aylar itibarıyla spor sezonu boyunca yıllık temelde hazırlanması uygun olur. Spor işletmeleri için hazırlanacak nakit bütçeleri gelecek dönemler itibarıyla her bir dönem için nakit giriş ve çıkış tahminlerini içermelidir. Günümüzde spor işletmelerini sadece sportif faaliyetlerle değil, sportif faaliyetlerin yanı sıra ticaretin, eğlencenin ve dinlencenin iç içe geçtiği bir faaliyetler bütününü temsil etmektedir. Bu özellikleri dolayısıyla, spor işletmeleri için geleceğin tahmini, herhangi bir imalat, hizmet ya da ticaret işletmesine kıyasla daha güçtür.
Geleceğe ilişkin belirlenen hedefler gerçekçi ve ulaşılabilir olmalıdır. Belirlenen hedeflere uygun bir varlık yapısı oluşturulmalı ve bu kapsamda sportif kadronun, alt yapının ve diğer faaliyetlerin olmak istediğimiz noktaya dönük düzenlenmesi (transfer ve satışlar, alt yapı, stadyum yatırımları vb.) gereklidir. Belirlenen hedefler sadece sportif faaliyetler ya da aktiflerin yapısında bir değişime ilişkin olmayıp, gelecek dönemlere ilişkin nasıl bir sermaye yapısı ön görüldüğünü de ortaya koymalıdır.
Spor İşletmelerinde Nakit Girişleri ve Nakit Çıkışları
Günümüzde spor işletmeleri sportif faaliyetlerinden sağladıkları gelirlerin yanı sıra, sportif faaliyetleri temel alan ticari faaliyetlerde de bulunmaktadır. Bu durum, spor işletmelerinin gelir kaynaklarında artışa yol açmıştır.
Spor işletmesinin niteliğine, sportif faaliyet türüne ve ticari faaliyetlerinin seviyesine bağlı olarak işletmeden işletmeye farklı olsa da, bir spor işletmesinin nakit giriş ve çıkışları kitabın 183. sayfasındaki tablo 7.1’deki gibi gösterilebilir.
Spor işletmelerinde nakit bütçesinin hazırlanması için ilk olarak bütçe döneminin belirlenmesi gereklidir. Daha sonra belirlenen süre için kitabın 183. Sayfasındaki tablo 7.1’de örnekleri verilen nakit giriş ve çıkışları gerçekleşme zamanları itibarıyla tahmin edilir. Bu tahminler yapılırken enflasyonun nakit akımlarına etkisi dikkate alınmalıdır. Ayrıca nakit akımlarının tahmininde döviz cinsinden nakit akımlarının döviz kurlarının seyri konusunda tahminde bulunmayı gerektireceği gözden uzak tutulmamalıdır. Nakit bütçesinin hazırlanmasında, spor işletmesinde faaliyetlerin kesintisiz sürdürülmesine imkân verecek ve sürekli olarak işletmede bulunduğu varsayılan nakit miktarının ifadesi olarak bir minimum kasa seviyesi belirlenmelidir. Hazırlanacak nakit bütçesi ile, tahmin dönemi boyunca spor işletmesine girecek nakit miktarı ve spor işletmesinden çıkacak nakit miktarının önceden görülmesi mümkün olacaktır.
Optimum Nakit Düzeyi
Elde ne miktarda nakit bulundurulacağı sorusunun cevaplanmasına dönük nakit yönetimine ilişkin kararlara bağlı olarak işletmeler, sürekli bir şekilde belirli bir miktarda nakdi elde bulundurmaktadırlar. İşletmeler için, elde bulundurulan nakdin sağlayacağı birtakım yararlar söz konusudur. Buna karşılık elde bulundurulan nakdin olması gereken seviyenin altında olduğu durumda, elde nakit bulundurmamaktan kaynaklı sakıncalar söz konusu olacaktır. İşletmelerde finans fonksiyonu yöneticileri nakit yönetimine ilişkin kararlarında, elde nakit bulundurmanın sağlayacağı yararlarla elde nakit bulundurmamanın yol açacağı sakıncaları dengeleyecek optimal bir nakit seviyesi arayışındadırlar.
Nakit Bulundurmanın Yararları
Faaliyetleri süresince sürekli bir şekilde ellerinde nakit bulunduran işletmelere, ellerinde nakit bulundurmalarının sağlayacağı yararları şu şekilde sıralayabiliriz:
• Günlük işlemlerin gerektirdiği ödemelerin eksiksiz bir şekilde yapılmasını sağlamak, • Vergi, vadesi gelen borçlar ve nakit olarak kâr payı dağıtımı gibi ödemeleri zamanında yapmak, • Beklenmeyen olaylara karşı hazırlıklı olmak ve bu tür olayların gerçekleşmesi durumunda mali açıdan güç duruma düşmemek, • Alımlarda nakit iskontosundan yararlanmak, • Ortaya çıkabilecek kârlı iş olanakları ve yatırım fırsatlarını değerlendirmek, • Bankalarla iyi ilişkiler kurmak, sürdürmek ve gerektiği hâllerde uygun koşullarda kredi temin etmek.
Elde Bulundurulan Nakdin Maliyeti
Elde nakit bulundurmanın sağladığı bu faydalara karşılık, elde bulundurulan nakdin işletme açısından maliyeti vardır. Elde bulundurulan nakdin işletme açısından maliyetini şu şekilde sıralayabiliriz:
• Elde tutulan nakdin işletme açısından bir getirisi yoktur. Buna karşılık, elde nakit bulunduran bir işletme bu nakdi, kârlı alanlarda kullanma olanağından yoksun kalmaktadır. • İşletmenin elde bulundurduğu nakdi kullanabileceği alanlardan biriside borçların ödenmesidir. Borçların ödenmesi yerine nakdin elde tutulması, borçlar karşılığında ödenen faizlerde azalış olanağını ortadan kaldırmaktadır. • Elde gereğinden fazla nakit bulunduran işletmenin, kredi piyasalarından uzak kalma ihtimali vardır. Böyle bir durum, kaynak gereksiniminin ortaya çıkması hâlinde ihtiyaç duyulan kaynağın teminini güçleştirebilecektir.
Elde Yeterince Nakit Bulundurmamanın Sakıncaları
Nakit yetersizliğinin işletme açısından doğurabileceği sakıncaları şu şekilde özetleyebiliriz:
• Bankalardan kredi sağlama olanakları zorlaşabilir ve işletme bütün ödemelerini peşin yapmak zorunda kalabilir. • Elde yeterince nakit bulundurulmaması, işletmeye kredili olarak mal satanlar ve ban- kaların işletme hakkındaki risk algılamalarını artırabilir. • Satıcılar, kredili satış yapmayabilir. • Ham madde, malzeme alımındaki düzen bozulabilir; nakit sıkıntısı içinde bulunan firmalar, öncelikle nakit durumu güçlü firmaların taleplerini karşılamayı tercih eden satıcılar tarafından ikinci sınıf müşteri muamelesine tabi tutulabilir. • Vadesi gelen borçlar veya vergi ve primler, zamanında ödenemeyebilir, bu nedenle uğranılan kayıplar (protesto edilme, temerrüt faizi ödeme, haciz gelmesi vb.) artabilir. • Elde yeterince nakit bulunmadığından, alışlarda elverişli nakit iskontosundan yararlanma fırsatı kaçırılabilir. • Nakit sıkıntısı içindeki işletmelerin sahiplerinin veya üst düzey yöneticilerinin, zamanlarının önemli bir bölümünü parasal sorunların çözümüne ayırmaları, asıl işlerini yapmalarını engellemektedir. • Elde yeterince nakit bulunmadığından yükümlülüklerin yerine getirilemediği durumda, alacaklıların, işletmenin tasfiyesi için yasal yollara başvurmaları sonucu, işletmenin varlığı tehlikeye düşebilir.
Optimum Nakit Düzeyinin Belirlenmesi
Bir işletme için optimum nakit tutarı, fazla nakit bulundurmanın sağlayacağı yararlarla, nakit noksanlığının neden olacağı sakıncaları dengeleyecek nakit miktarıdır. Finans yöneticisi, fazla nakit bulundurmanın sağlayacağı yararlarla, nakit açığının neden olacağı sakıncaları dengeleyici bir politika izlemelidir. Optimum nakit
tutarının belirlenmesinde; gelecek dönemlere ilişkin para akışı tahminlerinin güvenilirlik derecesi, nakit akışında beklenen dalgalanmalar, olağanüstü durumlarla karşılaşma olasılığı, beklenmeyen durumların yarattığı nakit yetersizliğinin doğuracağı sakıncalar, zorunlu hâllerde işletmenin fon bulma yeteneği, işletmenin bankalarla olan ilişkisi gibi faktörler etkili olmaktadır. Optimum nakit tutarının belirlenmesi, zor ve karmaşık bir sorundur. Optimum nakit tutarının belirlenmesi ile ilgili çeşitli teorik modeller bulunmasına karşın, uygulamada kullanılan pratik bazı yöntemler şunlardır;
• İşletmenin en az 10-15 günlük satış tutarına eşit miktarda bir nakit mevcudu bulundurmak, • İşletmenin kısa vadeli borçlarının belirli bir oranında nakdi elde bulundurmak, • İşletmenin belirli bir dönem boyunca (bir ay, iki ay gibi) ortaya çıkacak nakit çıkışlarını karşılayacak seviyede para bulundurulması.
Bu pratik yöntemlerin yanı sıra elde bulundurulacak nakit seviyesinin saptanmasına dönük olarak geliştirilmiş çeşitli matematik modeller bulunmaktadır. Finans yöneticisi elde bulundurulacak nakit seviyesini saptama konusunda pratik yöntemlerin yanı sıra bu modellerden de yararlanacağı gibi, kendisi de işletmenin koşullarına uygun bir model geliştirebilir.
Elde bulundurulan para ve para benzerlerinin tutarı arttıkça, işletmenin kârlılığı azalacaktır. Buna karşılık, işletmenin kârlılığını artırmak için elde bulundurulan para ve para benzerlerinin seviyesi azaltılması likidite riskini artacaktır. Dolayısıyla, finans yöneticisinin nakit yönetimi çerçevesinde likidite seviyesi ve kârlılık arasında bir dengeyi sağlama sorumluluğu vardır. Likidite seviyesi ve kârlılık arasındaki denge arayışının bir sonucu olarak elde bulundurulan nakit seviyesi, işletmenin risk üstlenme istekliliğini de yansıtır. Riskten kaçan bir yönetim anlayışı, elde daha fazla para ve para benzerlerinin tutulmasına yol açar. Buna karşılık, risk üstlenme isteğinin baskın olduğu durumda, elde daha az para ve para benzerlerini tutarak kârlılığın artırılması amaçlanır.
Nakit Tutma Gereksinimini Etkileyen Faktörler ve Nakit Yönetiminde Etkinliği Artırıcı Önlemler
İşletmelerin özelliklerine, finansal durumuna, finansal yapısına ve çevresel koşullarına ilişkin çok sayıda etmen, işletmenin elde bulunduracağı nakit seviyesini etkilemektedir. İşletmeler elde bulunduracakları nakit seviyesini etkileyen faktörleri dikkate alarak, nakit yönetiminde etkinliği artırıcı uygulamalar geliştirmeye çalışırlar.
Nakit Tutma Gereksinimini Etkileyen Faktörler
Nakit tutma gereksinimini etkileyen faktörler, işletmeden işletmeye farklılıklar gösterebilir. Bir işletmenin nakit tutma gereksinimini etkileyen faktörlerin bir kısmı işletme yönetiminin kontrolü dışında iken bir bölümü de yönetimin müdahale edebileceği, kontrol edebileceği
niteliktedir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, yöneticilerin tercihi ve alacakları kararlar, elde bulundurulacak nakit seviyesi konusunda önemli bir belirleyicidir. Bununla birlikte, bir işletmenin nakit gereksinimini etkileyen başlıca faktörler şunlardır;
1. İşletmenin Nakit Giriş ve Çıkışları Arasındaki Zaman Uyumu: Nakit gereksiniminin saptanmasında, işletmenin nakit giriş ve çıkışları arasındaki zaman uyumu önemli bir rol oynar. Eğer, nakit giriş ve çıkışları dengeli bir seyir izliyorsa, işletmenin fazla nakit bulundurmasına gerek yoktur. 2. İşletmelerin Alış ve Satış Koşulları: Nakit ge- reksinimini belirleyen faktörlerden biri de işletmenin alış ve satış koşullarıdır. Alışlarını ağırlıklı olarak kredili yapan işletmelerin elde bulunduracağı nakit nispeten daha az iken, alışlarını ağırlıklı olarak peşin yapan işletmelerin elde bulundurmaları gereken nakit miktarı nispeten daha fazladır. 3. Alacakların Devir Hızı: Bir işletme için alacak devir hızı, bir faaliyet döneminde alacakların kaç kez yenilendiğini ifade eden bir göstergedir. Bu göstergeden hareketle, alacakların ortalama kaç günde tahsil edildiğini (alacak tahsil süresi) saptamamız mümkündür. 4. Stok Miktarı ve Stok Devir Hızı: Elde bulundurulan stoklar işletmeler açısından depo kirası, sigorta gideri, finansman gideri gibi birtakım giderlere yol açar. Bu nedenle, elde bulundurulan stok seviyesi yükseldikçe, işletmenin elde bulundurma ihtiyacı hissedeceği nakit seviyesi de yükselecektir. 5. İşletmelerin Kredi Sağlama Kapasitesi: Bildiğimiz gibi elde bulundurulan nakdin bir kısmı, gelecekte ortaya çıkması muhtemel kimi istenmeyen gelişmeler karşısında hazırlıksız kalmamak amacıyla (ihtiyat nedeniyle) elde bulundurulmaktadır. İşletmeler ihtiyat nedeniyle kasada ya da bankada nakit bulundurmak yerine, ihtiyaç doğduğu zaman banka kredilerinden yararlanarak gerekli ödemeleri yapmayı tercih edebilir. 6. Borçları Konsolide Edebilme Olanağı: Vadesi gelen borçlarını erteleyebileceğini veya yeniden yapılandırabileceğini düşünen işletmelerin elde bulunduracakları nakit miktarı nispeten daha düşük seviyede olacak iken, çeşitli nedenlerle borçlarını erteleyebilme ya da yeniden yapılandırma olanağının olmadığını düşünen işletmelerin elde bulunduracakları nakit seviyesi nispeten daha yüksek olacaktır. 7. Sektördeki Rekabet Koşulları: İşletmenin faaliyette bulunduğu sektördeki rekabetin şiddetli olduğu ölçüde, istenmeyen gelişmeler karşısında hazırlıklı olmak (ihtiyat) amacıyla elde daha fazla para bulundurulacaktır.
8. Yakın Gelecekte Büyük Ödemelerin Yapılıp Yapılmayacağı: Eğer işletme yakın gelecekte yeni yatırımlara gidecekse, büyük tutarlarda kıdem tazminatı ödemesi yapacaksa veya kapsamlı bir bakım onarım planlıyorsa bu gibi durumlarda elde nispeten daha fazla nakit bulundurma ihtiyacı hissedecektir.
Nakit Yönetiminde Etkinliği Artırıcı Önlemler
İşletmeler; nakit girişi ve ödeme sistemlerini iyileştirerek, para girişlerini hızlandırarak, fon kullanımında tasarruf sağlayarak, nakit yönetiminde yaratıcı yöntemler geliştirerek, gereksiz masraflardan kaçınarak, nakit yönetiminde etkinlik sağlayabilirler. Başarılı ve etkin bir nakit yönetimi için, işletmeler tarafından alınabilecek önlemler veya uygulanabilecek politikalar, şu şekilde sıralanabilir:
1. Nakit devir hızını artırmak 2. Tahsilatlarda bankalar sisteminden yararlanma 3. Para giriş ve çıkışları arasında zaman uyumu sağlama 4. Nakit ödemelerini kontrol altına almak ve ödemeleri belirli günlerde yapmak 5. Peşin ödemelerden mümkün olduğunca kaçınma 6. Depozito ve müşteri avanslarından yararlanma 7. Zorunlu olmayan harcamaların ertelenmesi 8. Nakit bütçeleri hazırlamak
İşletmelerin, ödemeleri geciktirerek ya da tahsilatı hızlandırarak elde ettikleri nakdi, nakit olarak elde ya da bankada tutmaları mümkündür. Elde edilen nakdin, işletme faaliyetlerine dönük olarak kullanılıncaya kadar değerlendirilmesi gereklidir. Bu değerlendirme işleminin, mümkün olduğunca riski düşük, getirisi yüksek ve ihtiyaç duyulduğu anda nakde dönüştürülebilecek yatırım araçları yoluyla yapılması mümkündür. Eldeki nakdin değerlendirilmesi konusunda işletmelerin yararlanabilecekleri yatırım araçları arasında hazine bonolarını, devlet tahvillerini, özel kesim tahvillerini, finansman bonolarını, varlığa dayalı menkul kıymetleri ve yatırım fonlarını saymak mümkündür. Eldeki nakdin yönlendirileceği bu yatırım araçlarının “nakit benzeri varlıklar” olarak adlandırılması mümkündür.
İşletmelerin eldeki nakdi değerlendirmek için en çok yararlandıkları yatırım aracı hazine bonoları olmaktadır. Devletin kısa vadeli borçlanma amacıyla çıkardığı hazine bonolarının hem geri ödenmeme riski çok düşük ya da yoktur hem de süreleri bakımından işletmelerin gereksinimlerine uygun esnekliğe sahip bulunmaktadırlar.
Nakit yönetimi, nakit benzeri varlıkların yönetimini de kapsamaktadır. Eldeki nakdin ne kadarının gelir sağlamaya dönük, olarak belirtilen nitelikteki yatırım araçlarına yönlendirileceği konusu önemlidir.