AÖF Soru Bankası

Spor FinansmanıÜnite 4 Özeti

Spor İşletmelerinde Finansman Kaynakları

FİN205U-SPOR FİNANSMANI

Ünite 4: Spor İşletmelerinde Finansman Kaynakları

Finansman Nasıl Sağlanır

Pek çok kişi çeşitli nedenlerle kaynak ihtiyacı içerisindedir. Önce şu soruyu cevaplamaya çalışalım; bireyler çeşitli nedenlerle ihtiyaç duydukları kaynakları (parayı) nerelerden sağlayabilir? Bu soruya çok sayıda cevap vermek mümkündür. Başlıca cevaplar şunlar olabilir:

• Bireysel faaliyetleri sonucunda (yani bir ücret karşılığında çalışarak) sağlayabilir, • Aile ve arkadaş çevresine başvurabilir, onlardan borç isteyebilir, • Bankalardan kredi kullanabilir veya kredi kartı kullanabilir, • Devlet yardımlarından yararlanabilir.

Tüm işletmeler gibi spor işletmelerinin de faaliyetlerini yerine getirebilmek için ihtiyaç duydukları kaynakları temin etme konusunda başlıca iki alternatifleri vardır;

• Yabancı kaynaklara başvurmak (borçlanmaya gitmek) • Öz kaynaklarla finansman

Bu temel fon temin alanlarının yanı sıra leasing, faktoring, risk sermayesi gibi finansman tekniklerinden yararlanılabilir. Bir işletmenin faaliyetlerini finanse etmek için kullanabileceği kaynakları vadeleri temelinde; Kısa süreli Borçlar, Orta ve Uzun Süreli Kaynaklar ve Öz Kaynaklar olarak ayırabiliriz.

Kısa süreli finansman kaynakları, işletmenin bir faaliyet dönemi içerisinde (genellikle bir yıl içerisinde) ödemek zorunda olduğu yabancı kaynakları ifade eder. Orta ve Uzun süreli kaynaklar ise, işletmenin bir yıldan daha uzun süre kullandığı yabancı kaynakları ifade eder. Kısa süreli kaynaklar, genellikle, dönen varlıkların finansmanı için kullanılırken, uzun süreli kaynaklar sabit varlıkların finansmanı için kullanılır.

Kısa Süreli Finansman Kaynakları

Kısa süreli finansman kaynakları; genellikle dönen varlıkların finansmanında kullanılan, bir yıldan daha kısa vadeli kaynaklardır. Kısa süreli borçların geri ödenmeleri de çoğu kez kullanıldıkları alanlar üzerinden gerçekleşir. Stokların satılması, alacakların tahsil edilmesi ve eldeki hazır değerlerin kullanılması ile geri ödemeleri gerçekleştirilir. Bazen kısa süreli kaynakların, geçici bir süreyle sabit varlıkların finansmanında kullanılması da rastlanan bir durumdur. Bu tür kullanımlar genellikle uzun süreli kaynaklar kullanılıncaya kadar köprü finansman olarak kullanımı şeklinde veya geleceğe ilişkin faiz oranlarının seyrine dair beklentiler ya da uzun süreli kaynak temininde yaşanan güçlükler nedeniyle olabilir. İşletmelerde kısa süreli finansman kaynaklarının kullanım seviyesini etkileyen etmenler şu şekilde sıralanabilir (Akgüç,1998:526);

• İşletmenin varlıklarının yapısı, • Mevsimlik ve devresel değişmeler hakkında tahminler,

• Kısa süreli kaynakların maliyeti, • Faiz oranlarındaki değişmeye ilişkin bekleyişler, • Likidite ile ilgili risk, • Kısa süreli borçları konsolide(tahkim) etme veya erteleme olanağı, • Ekonominin içinde bulunduğu koşullar, • Kurumsal yapı ve işletmenin hukuki şekli,

Bu bölümde inceleyeceğimiz başlıca kısa süreli finansman kaynakları şunlardır:

1. Ticari krediler, 2. Kısa süreli banka kredileri, 3. Finansman bonosu ihracı, 4. Faktoring.

Ticari Krediler

Ticari krediler, kredili satışlar yoluyla satıcı işletmelerin müşterilerine kullandırdıkları kredilerdir. Başka bir deyişle, kredili olarak mal ve hizmet alımı yoluyla sağlanan kaynaklardır. Diğer finansman kaynaklarından yararlanma olanakları sınırlı olan küçük ve nispeten yeni kurulmuş olan işletmelerin sıklıkla başvurdukları satıcı kredilerinin büyüklüğünü, koşullarını ve vadesini etkileyen pek çok faktör vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz (Aydın, Başar ve Coşkun, 2007): 1. Malın ekonomik niteliği, 2. Satıcının mali gücü, 3. Alıcının mali gücü, 4. Piyasa koşulları ve 5. Para iskontosudur.

Kısa Süreli Banka Kredileri

Kısa süreli banka kredileri, genellikle, çalışma sermayesinin finansmanı amacıyla kullanılır. Bankalar, kaynak ihtiyacı içerisindeki kişi ve kurumların bu ihtiyaçlarını karşılama konusunda sıklıkla başvurdukları finansal kurumlardır. Ülkemizde bankaların sağladığı kısa süreli nakit krediler kapsamında senet iskonto ve iştira kredileri, borçlu cari hesap kredileri, işletme ihtiyaç kredileri, spot krediler, rotatif krediler, döviz kredileri, dövize endeksli krediler örnek olarak verilebilir. Bankalar, nakit kredilerin yanı sıra ödeme garantileri yoluyla da işletmelere finansman olanağı sağlarlar. Gayrinakdi (nakit dışı) krediler denilen bu finansman olanakları, teminat mektupları, garanti mektupları, akreditifler, kabul ve aval kredileri, şeklinde olabilir.

Finansman Bonosu İhracı

Finansman bonoları, menkul kıymet niteliğinde bir borçlanma aracı olup, vadeleri 60 günden az 720 günden çok olmamak üzere 30 gün ve katları olarak belirlenir. Vadenin başlangıç tarihi finansman bonolarının satışa sunulduğu ilk gündür. Finansman bonoları vadenin ¼’ünü geçmeyecek satış süresi içinde, her gün için iskonto esasına göre hesaplanan fiyattan satılır. Finansman bonolarının üzerlerinde yazılı bedeller, vade sonunda bu bonoları çıkarmış olan işletme tarafından ödenir. Bu bonoları sadece, ülke çapında tanınmış ve yükümlülüklerini yerine getirme bakımından finansal durumunda bir belirsizlik olmayan işletmeler çıkarabilir. Şirketler genellikle finansman bonosu ihracını bir


bankadaki özel bir destekleyici kredi limitiyle güvenceye alırlar. Bu, bonoyu geri ödeyecek parayı bulmalarını garantiye alır. Bu nedenle, finansman bonosunun geri ödenmeme riski çok düşüktür. Finansman bonosu çıkarılması ile kaynak sağlanmasının avantajları; Kısa süreli kaynak temini amacıyla finansman bonosu çıkarılmasının avantajları şu şekilde sıralanabilir;

1. Finansman bonosu çıkarılması kaynak sağlanmasında birikim sahiplerinden doğrudan kaynak temini olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle de sağlanan kaynakların maliyeti banka kredilerinin maliyetine göre daha düşük olabilir. 2. Finansman bonosu çıkarımı ve satışta başarılı olunması, piyasanın çıkaran işletmeye olan algısı bakımından prestij sağlayıcı bir işlemdir.

Finansman bonosu çıkarılması ile kaynak sağlanmasının dezavantajları ise şu şekilde sıralanabilir;

1. Kısa süreli bir finansman kaynağı olarak finansman bonolarının başarılı ve piyasada tanınırlığı yüksek işletmeler tarafından çıkarılabilmesi, işletmelerin büyük bir kesimi tarafından kullanılabilmesinin önünde önemli bir engeldir. 2. Finansman bonolarının vadelerinde ödemesi zorunlu olup vadenin uzatılması ya da kredinin yenilenmesi söz konusu değildir. Alternatifi olan banka kredilerinde ise, kullanılan kredinin yenilenmesi ya da vadesinin uzatılması gibi yapılandırmaya gitme imkânı vardır.

Faktoring

Faktoring işlemi, işletmelerin kısa vadeli ticari alacaklarının factor adı verilen bir finansal kurum tarafından satın alınması esasına dayanan bir finansal işlemdir. Yurt içi faktoring işleminde başlıca üç taraf: satıcı işletme, faktoring şirketi ve borçlu işletmedir. Satıcı işletme, alacaklarını faktoring şirketine devretmeye karar veren işletmedir. Faktoring şirketi, satıcı işletmelerin alacaklarını satın alan (veya devralan) şirket ve Borçlu işletme ise satıcı işletmenin alacaklı olduğu işletmedir.

Faktoring işleminin avantajlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

1. Risk’in devredildiği faktoring uygulamasında (Rücu edilemez faktoring), işletmenin alacaklarını tahsil edememe riski ve likidite sorunu çözülmektedir. 2. Alacak yönetimi factor kurum tarafından yerine getirildiğinde, satıcının bu işler için personel istihdam etmesi gerekmeyecektir. Bu ise işletmelere zaman ve gider tasarrufu sağlar. 3. Alacaklara bağlanan fonların %80’e varan ön ödeme yoluyla vadeden önce çözülmesi, bu fonların başka alanlarda kullanılmasına imkân verir. 4. Faktoring işlemiyle alacaklarını daha erken nakde dönüştüren işletmenin likidite olanakları

artacağından, kredili satışları finanse etmesi daha kolay olur ve bu sayede satışları artar. 5. Likidite olanakları artan işletme, alımlarında peşin ödeme indirimlerinden yararlanma olanağına kavuşur. 6. Factor kuruluşlar bankalara kıyasla daha az formalite isterler. 7. Ön ödeme, alacaklarını devreden işletmenin ihtiyaç ve taleplerine göre verildiği için, işletme gereksiz zamanlarda banka kredisi kullanmaz. Faiz giderlerini düşürür ve nakit akış planını daha gerçekçi hazırlar. 8. Alacakların tahsili zaman alıcı ve maliyetli bir iştir. Faktoring uygulamasıyla işletme, tahsilata ilişkin maliyet ve zaman tasarrufu sağlar. 9. Alıcı ile ortaya çıkabilecek farklı dil sorunları factor tarafından çözülür. 10. Faktoring yoluyla kaynak temini, diğer yöntemlere kıyasla daha esnektir.

Uzun Süreli Borçlar

Spor işletmelerinin sabit varlıklarını finanse etmek için başvurabilecekleri bir diğer seçenek de uzun süreli borçlanmaya gitmektir. Uzun süreli borçlar incelendiğinde bunların başlıca üç yolla elde edebildikleri görülmektedir:

• Bankalardan uzun süreli kredi alınması, • İpotek karşılığında özel finans kurumlarından mal alınması, • Tahvil ihracı.

Uzun süreli borç kullanımının avantajlı olduğu durumlar; Uzun süreli borçlar, yabancı kaynaklar için söz konusu olan faiz ödemelerinin vergi matrahından indirilebilmesi, anapara ve faiz ödemelerinin işletme imkânları gözetilerek kreditörlerle yapılacak anlaşmalarla düzenlenmesinin mümkün olması, genel olarak yabancı kaynak maliyetinin öz kaynak maliyetine kıyasla düşük olması gibi üstünlüklere sahiptir. Bu üstünlüklere ilave olarak uzun süreli borçlanmanın işletmelere sağlayacağı avantajları şu şekilde sıralayabiliriz;

1. Alternatifi olan sermaye artışı durumunda söz konusu olacak yönetimin paylaşılması istenmiyorsa, 2. Faiz oranlarında yükseliş beklentisinin hâkim olduğu durumda sabit faizle uzun süreli borçlanma hâlinde, 3. Enflasyonda uzun sürede yükseliş eğilimi beklentisinin hâkim olduğu durumda.

Tahvil İhracı Yoluyla Uzun Süreli Borçlanma

Tahvil; anonim şirketlerin uzun süreli kaynak temini amacıyla çıkardıkları borçlanma aracıdır. Tahvil, bir tür emre yazılı bonodur. Tahvil sahipleri ise, tahvili çıkarmış olan işletmeye karşı, tahvilde yazılı olan miktar kadar alacaklıdır. Tahvillerde, nominal değer ve nominal faiz söz konusudur. Bir işletmenin çıkardığı tahvilleri satın alarak işletmeye fon sağlayan kişilere karşı işletmenin sorumluluğu, öngörülen tarihte borcun anaparası ve


anapara karşılığında hesaplanan faizini ödemektir. Bu anapara ve faiz ödemelerinin yapılması zorunlu olup, işletme faaliyetlerinin kârlı olup olmamasından bağımsızdır. Tahvil satışının yatırımcılar açısından cazibesini artırmak ve böylece ihtiyaç duyulan uzun süreli fonları daha kolay elde edebilmek için, bazı özel tahvil türleri geliştirilmiştir. Bu tahvil türlerinden bazıları şunlardır:

• Primli tahviller: Nominal değerinin altında bir bedelle ihraç edilen tahvillerdir. • İkramiyeli tahviller: Tahvilin yatırımcılar açısından cazibesini artırmak için, faizin yanı sıra, kura çekilmesi yoluyla tahvil sahiplerine ikramiye de verilebilmektedir. • Teminatlı tahviller: Yatırımcıların tahville ilgili anapara ve faiz ödemelerinin yapılması konusundaki endişelerini gidermeye dönük olarak, belirli bir varlık grubunun çıkarılan tahvillere karşılık teminat olarak gösterildiği tahvillerdir. • Rüçhan haklı tahviller: Tahvil satışını kolaylaştırmak için, tahvil sahibine, ileride yapılacak sermaye artırımlarında rüçhan hakkı veren tahvillerdir. Rüçhan hakkı, yeni çıkarılan pay senetlerinin nominal değerden satın alma hakkıdır. • Kâra iştirakli tahviller: Tahvilin satışını kolaylaştırmak amacıyla, belirli bir faizin yanı sıra belirlenen durumlarda şirket kârından pay alma hakkını veren tahvillerdir.

Uzun ve Kısa Süreli Kaynaklar Arasında Seçim

Kısa ya da uzun süreli kaynak tercihinde genel kural, işletmede uzun süre kullanılacak varlıkların (sabit varlıklar) uzun süreli fonlarla, kısa süreli varlıkların (dönen varlık) ise kısa süreli fonlarla finanse edilmesi şeklindedir. Bu kural tam olarak uygulandığında, işletmenin sahip olduğu her bir varlığı, aynı vadeli kaynaklarla finanse etmesi gerekir. Ancak, gerçek hayatta bu uyumu sağlamak çok güçtür. Öte yandan, her varlığın vadesini kesin olarak belirleyebilmek mümkün değildir.

Özsermaye

Özsermaye, işletmenin kuruluş aşamasında ve faaliyete geçtikten sonra, işletme ortak ya da ortaklarının işletmeye yatırdığı sermayedir. İşletmeler, kuruluşları sonrasında, yeni ortaklar alarak veya pay senedi ihraç ederek özsermayelerini güçlendirebilirler. Bir işletmede özsermayeyi artırmanın başlıca iki yolu otofinansman ve sermaye artışıdır.

Otofinansman

İşletme kazançlarının ortaklara dağıtılmayarak işletmede alıkonulmasıdır. İşletmeler, otofinansman yoluyla özsermayelerini artırabilirler.

Çoğu küçük işletme için, borçlanma olanaklarının kısıtlı olması, mevcut ortaklarının işletmeye ilave sermaye

koyma imkânı ya da istekleri olmaması ve yeni ortak alarak yönetimi paylaşma arzusunun da düşük olması nedeni ile oto finansman, temel bir kaynak temin yöntemidir. İşletmelerin otofinansman yoluyla kaynak temini, yedek akçeler, karşılıklar ayırma ve amortismanlar yoluyla yapılabilir. Otofinansman şu yollarla yapılır:

1. Yedek Akçeler yoluyla otofinansman, 2. Karşılıklar yoluyla otofinansman, 3. Amortismanlar yoluyla otofinansman (detaylar için sayfa 113’e bakınız).

Sermaye Artışı

İşletme sahip ya da sahiplerinin işletmedeki ortaklık paylarının artırılmasıdır. Başka bir deyişle, ihtiyaç duyulan uzun süreli kaynakların, ortaklardan sağlanmasıdır. Sermaye artışı, mevcut ortakların işletmedeki ortaklık paylarını artırması yoluyla olabileceği gibi, işletmeye yeni ortak alma şeklinde de olabilir. Sermaye piyasalarının gelişmiş olduğu ülkelerde, anonim ortaklıkların, sermaye artışı yoluyla öz kaynak temininde önemli bir yöntem ise halka açılma ve pay senedi ihracı yoluyla kaynak teminidir. Pay senedi, anonim şirketler tarafından çıkarılan (ihraç edilen) ve çıkaran şirketin sermaye payını temsil eden kıymetli evrak niteliğine sahip menkul kıymettir. İşletmenin çıkarmış olduğu pay senedini satın alan kişi, o işletmenin ortağı olmuştur. Pay senedi sahiplerinin hakları şunlardır:

1. Yönetime katılma hakkı, 2. Oy hakkı, 3. Kârdan pay alma hakkı, 4. Tasfiye bakiyesine katılma hakkı (şirketin tasfiyesi hâlinde borçların ödenmesi sonrasında kalan bakiyeye payı oranında katılır), 5. Bilgi alma hakkı, 6. Rüçhan hakkı (Yeni pay senedi çıkararak sermaye artışına gidilmesi durumunda, çıkarılacak olan yeni pay senetlerini öncelikli satın alma hakkı).

Özsermaye, yasal yapıları ne olursa olsun yeni kurulan işletmeler için ilk fon kaynağını oluşturduğu gibi, mevcut işletmelerin borçlanarak kaynak sağlamalarına da olanak verir. Özsermaye ile finansmanın üstünlük gösteren yönleri şunlardır;

Özsermaye ile finansman işletmeye sabit bir yük getirmez. İşletme, kâr sağladığı takdirde, yetkili organlarının kararı ile kâr payı dağıtır. İşletmenin, kâr payı dağıtma konusunda özel durumlar dışında, yasal bir yükümlülüğü yoktur.

Özsermayenin belirli bir vadesi yoktur. İşletme için sürekli bir kaynak niteliğindedir.

Özsermaye, işletmenin olası zararlarına karşı bir emniyet yastığı fonksiyonu gördüğünden, özsermayenin artışı, işletmenin kredi değerliliğini yükselterek, ilave kaynaklar bulmasını kolaylaştırır.


Diğer Kaynaklar

Leasing

Leasing; bir varlığa sahip olmaksızın kullanım hakkını elde etmemize olanak veren bir finansman tekniğidir. Leasing işleminde başlıca üç taraf vardır:

• Leasing Şirketi (Kiralayan) • Kiracı İşletme • Satıcı İşletme

Leasing süreci başlıca şu aşamaları içerir:

1. Malın Seçimi 2. Leasing kurumuyla sözleşme yapılması 3. Malın satın alınması 4. Mal bedelinin ödenmesi 5. Malın teslimi ve kullanım hakkının devri 6. Leasing kurumunun, kullanım hakkını kiracıya devretmiş olduğu malın, satıcı işletme tarafından kiracı işletmeye teslim edilmesi 7. Kira ödemelerinin yapılması

Yaygın olarak kullanılan finansal kiralama türleri; finansal amaçlı kiralama, satıp geri kiralama ve faaliyet kiralamasıdır.

6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’na göre (Ayrıntılı bilgi için; https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6361.pdf) Türkiye’de leasing;

• Finansal Kiralama • Faaliyet Kiralaması

olarak iki farklı şekilde uygulanabilmektedir.

Kişisel Kaynaklar, Aile ya da Arkadaşlar

Çoğu durumda bireyler, bir işe başlamak için kendi kişisel kaynaklarından yararlanırlar. Yeni bir işin iş sahibine para bırakmaya başlamasının en az bir yıl alacağı bu nedenle, bir işe yeni başlandığında en az iki yıl geçindirecek kadar paranın hazırda bulundurulması önerilir (Miller,1997).

Ülkemizde özellikle geçmiş dönemlerde futbol kulüp başkanları ve yönetim kurulu üyelerinin kişisel olarak kullandırdıkları fonlar bu konuda verilebilecek en iyi örnek olmakla birlikte, daha sonra yaşanan anlaşmazlıklarda, görev değişimlerinde bu fonların geri talep edilmesi devamında gelirlere temlik koydurma gibi uygulamalar kulüpleri zor duruma sokmuştur.

Franchising

Franchising bir ürün veya hizmetin imtiyaz hakkına sahip tarafın, belirli bir süre şart ve sınırlamalar dahilinde işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin bilgi ve destek (know- how) sağlamak sureti ile, imtiyaz hakkını ticari işler yürütmek üzere ikinci tarafa verdiği imtiyazdan doğan, uzun dönemli ve sürekli bir iş ilişkilerinin bütünüdür. Spor kulüplerinin isimlerinin tanınırlığı ve taraftarlarının yaygınlığından istifade etmek üzere, kulüp isimlerinin kullanımına izin verdikleri futbol okulları veya kulüp ismi

altında kulüple bağlantılı forma, top, kaşkol, hediyelik eşya vb. mağazaların açılmasına ilişkin anlaşmalar bu kapsamda değerlendirilebilir.

Sponsorluk

Sponsorluk, karşılıklı fayda sağlamak amacıyla sporun, spor organizasyonlarının ve sportif faaliyetlerin kişi ya da kurumlarca desteklenmesidir. Spor sponsorluğu üç farklı şekilde yapılabilmektedir; bireysel sporcuların sponsorluğu, spor takımlarının sponsorluğu ve spor organizasyonlarının sponsorluğu (Baş, 2008).

Spora ilişkin finans kaynaklarından biri olarak sponsorluğun üç önemli özelliği bulunmaktadır (Ekren ve Çağlar, 2003);

1. Sponsor, nakit veya başka herhangi bir şekilde spora bir katkı sağlamaktadır. 2. Desteklenen sportif faaliyet, sponsor kurum ya da kişinin ticari faaliyetinin bir parçası değildir. 3. Sponsor, bu faaliyeti nedeniyle en azından kendisine olumsuz yansıması olmayacak bir popülerlik getirisi beklentisi içindedir.

Kitle Fonlaması (Crowdfunding)

Kitlesel Fonlama), doğrudan fonlama sistemidir; bir ürün, organizasyon ya da projenin dijital platformlar aracılığı ile tanıtılması ve gerçekleştirilmesi için gerekli olan fonun doğrudan bu platformlar üzerinden temin edilmeye çalışılmasıdır (http://istfonbul.iu.edu.tr/Home/What). Doğrudan fonlama sistemi olarak kitle fonlaması, kaynak ihtiyacı duyanlarla kaynak sağlayabilecek olanların buluşmasına imkân veren bir uygulamadır. Kitle fonlaması uygulaması ile bireysel sporcuların sportif ihtiyaçlarının karşılanması veya çeşitli müsabakalara katılımlarının sağlanması mümkündür.

Kripto Para ve Taraftar Token’ları

Teknolojik gelişmelere bağlı olarak finansal piyasalarda yeni araçlar ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birisi de blok zincir teknolojisi ve kripto paralardır. Blok zincir (blockchain); Bilgisayar terminolojisinde birbirine zincir hâlinde bağlı blokların tuttuğu ve sürekli büyüyen bir işlem kayıt defterini ifade eder. Eşten eşe birbirine bağlı olan bu blokların işlem kayıtlarını sakladığı depoya ise dijital defter ismi verilmiştir (Ayrıntılı bilgi için https://www.bitlo.com/rehber/kripto-para-nedir). Kripto para ise takas işlemlerinde kullanılabilen, tamamen dijital, şifrelenmiş, sanal para birimidir.

Finansal piyasalardaki kaynak temininde yeni fırsatlardan biri de taraftar token’larıdır. Token; Bir platform veya uygulama şeklinde oluşturulmuş ve platformun tüm yönlerinden faydalanmanıza olanak sağlayan transfer edilebilen dijital mülkler olarak tanımlanır. Token, bir değeri, ürünü veya hizmeti temsil edebilir. (Ayrıntılı bilgi için https://www.icrypex.com/tr/blog/token-nedir).

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında