AÖF Soru Bankası

Spor FinansmanıÜnite 2 Özeti

Finansal Sistem ve İşleyişi

FİN205U-SPOR FİNANSMANI

Ünite 2: Finansal Sistem ve İşleyişi

Finansal Sistem

Gerek spor kulüpleri gerekse bu kulüplere bağlı spor kulüplerinin yöneticileri faaliyetlerinin finansmanı amacıyla finans kesimi ile sürekli iletişimde olmak durumundadır. Bir ekonomide hanehalkı, işletmeler, devlet ve yabancılar olmak üzere dört temel ekonomik birim bulunmaktadır. Bu birimler hem fon arz eden hem de fon talep eden olarak finansal piyasalarda yer alırlar.

Finansal sistemin; Fon arz edenler (Tasarruf sahipleri), Fon talep edenler (Yatırımcılar), Yatırım ve finansman araçları, Finansal aracı kurumlar, Hukuki ve idari düzen olmak üzere beş temel unsuru bulunmaktadır. Spor kulüpleri de yukarıda belirtilen beş temel unsurdan ilk üçü ile doğrudan, geriye kalan ikisi ile de dolaylı olarak etkileşimdedir.

Fon akınını kolaylaştırmak dışında finansal sistemin diğer fonksiyonları; Ekonomik kaynakların zaman, sınır ve endüstriler arasında transferini gerçekleştirmek, Kredi kullandırmak, Tasarruf düzeyini belirlemek, Ödemelerde kolaylık sağlamak, Para yaratımını mümkün kılmak, Risk transferini gerçekleştirmek, Likiditeyi sağlamak, İşlem, bilgi ve araştırma maliyetlerini düşürmek gibi çeşitli başlıklar altında toplanır

Finansal Piyasalar

Finansal piyasalar, fon talep edenler ile fon arz edenlerin bir araya geldiği piyasalar olarak adlandırılmaktadır. Finansal piyasalara en fazla fon arz edenler bireyler olmakla birlikte işletmeler, devletler ve yabancılar da fazla fonlarını ödünç vermek isterler. Fon arz edenlerle fon talep edenleri bir araya getiren, fon transferini etkinleştirmek için kurulmuş olan kurumlara finansal aracı kurumlar denir. Fon fazlası olan birimlerle fon açığı olan birimlerin doğrudan karşılaşması finansal piyasa işlemleri içinde oldukça küçük paya sahiptir. Tasarrufların fon ihtiyacı olan birimlere doğrudan aktarılması, fon fazlası olan birimlerce finansal piyasalardan finansal varlık satın alınmasıyla gerçekleşir. Fon transferi alıcı ve satıcının doğrudan doğruya karşılaşması şeklinde olabileceği gibi, çoğu zaman araya finansal aracı kurumların girmesiyle gerçekleşir.

Finans sistemi için hedefin fon transferi sürecinin etkinliğini sağlamak ve sürekli kılmak olduğu açıktır. İzlenecek yol ise bu hedefe ulaşmak için yapılacak çabaların belirli kurallar ile düzenlenmesi ve süreç içinde bu düzenlemelere uygun davranılmasıdır. Hedef doğrultusunda yapılan çaba ve davranışların uygunluğu ise denetlemeyi gerektirir.

Finansal Piyasaların Sınıflandırılması

Finansal piyasalar, çeşitli kriterlere göre sınıflandırılabilirler;

Para ve Sermaye Piyasaları: Fonların ya da finansal varlıkların süresi dikkate alındığında finansal piyasalar para ve sermaye piyasası olarak sınıflandırılmaktadır.

Bir yıldan az süreli fon arz ve talebin karşılaştığı piyasalara para piyasası, orta ve uzun vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasalara da sermaye piyasaları denir. Para piyasasının temel finansal araçları; ticari senetler, mevduat, hazine bonoları, finansman bonoları, mevduat sertifikaları, repo, banka kabulleri, banka bonoları, euro-dolarlar, varlığa dayalı menkul kıymetler gibi finansal varlıklardır. Sermaye piyasaları daha çok tasarrufların yatırıma dönüşmesine olanak sağlayan piyasalardır. Sermaye piyasasının temel araçları; devlet tahvilleri, şirket tahvilleri gibi orta ve uzun vadeli borçlanma araçları ile vadesi sonsuz olarak varsayılan pay senetleridir. Sermaye piyasasında faaliyet gösteren finansal kurumlar; Aracı kurumlar, yatırım fonları, yatırım ortaklıkları, yatırım danışmanlığı şirketleri, portföy yönetim şirketleri, genel finans ortaklıkları, kalkınma ve yatırım bankaları, sosyal güvenlik kuruluşları, sigorta şirketleri, bireysel emeklilik şirketleri, bağımsız denetim şirketleri, derecelendirme şirketleri ve borsalardır.

Spor kulüpleri, fon ihtiyaçlarını karşılamak için hem para hem de sermaye piyasasını kullanmaktadır. Spor kulüplerinin finansman ihtiyaçları daha çok kısa vadeli, diğer bir ifade ile sezonluk olduğu için finansman ihtiyaçları da buna yöneliktir. Spor kulüplerinin para piyasası ile olan ilişkileri daha çok mevduat ve kredi ile ilişkilidir. Bunun yanında spor kulüpleri pay veya tahvil ihraç ederek sermaye piyasalarından fon bulabilmektedirler.

Birincil ve İkincil Piyasalar: Sınıflandırmada finansal varlıkların ihraç durumu göz önünde bulunduruluyor ise bu durumda finansal piyasalar birincil ve ikincil piyasa olarak ayrılabilir. Finansal varlıkların ilk kez işlem gördüğü, diğer bir ifade ile ilk defa çıkarılarak satıldığı piyasalara birincil piyasa denir. Birincil piyasalardaki işlemlerden bu finansal varlıkları ihraç eden kurumlara fon girişi olur. Spor kulübünün pay senetlerini halka arz etmesi, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazine bonosu ihraç etmesi birincil piyasa işlemleridir. İkincil piyasalar ise daha önce alınıp satılan finansal varlıkların tekrar işlem gördüğü piyasalardır. Dolayısıyla ikincil piyasalardaki işlemler sonucunda finansal varlık ihraç edilmez, mevcut finansal varlıklar el değiştirir. İkincil piyasalar, işletmelere fon girişi sağlamamasına rağmen iki önemli işleve sahiptir. İkincil piyasada oluşan fiyatlar ve işlem hacmi işletmenin değerini doğrudan etkileyecek; yeni ihraçlarda ihraç fiyatının belirlenmesinde baz oluşturacaktır.

Birincil ve ikincil piyasaların dışında, finansal varlıkların borsa dışında alınıp satılmasıyla üçüncül piyasa; büyük ölçekli kurumların aracı kurumlara komisyon ödemeden doğrudan işlem yapmasıyla da dördüncül piyasa oluşmaktadır.

Borç ve Özsermaye Piyasaları: Fon temin etme şekline göre finansal piyasalar borç ve özsermaye piyasası olarak sınıflandırılmaktadır.


Fon talep edenler finansal piyasalardan iki şekilde fon temin edebilir. Finansal piyasalarda en yaygın bir biçimde kullanılan finansman yöntemi borçlanmalardır. Borç, bankalardan kredi ile sağlanabileceği gibi tahvil ve finansman bonosu gibi borçlanma araçları ihraç edilerek de sağlanabilir. Borçlanma araçlarının iki temel özelliği, belirlenmiş bir vadesinin ve faizinin olmasıdır. Borçlanma süresi içerisinde borç alan borç verene anapara ve faiz ödemesi yapar.

Fon temin etmenin ikinci yolu pay senedi ihraç etmektir. Pay senetleri, çıkaran kuruluşun kazancına ve varlıklarına ortak olma hakkı verir. Pay senetlerinin vadesi yoktur, diğer bir ifade ile vadelerinin sonsuz olduğu kabul edilir. Spor endüstrisinin hızla büyümesi sonucunda spor kulüplerinin sayısının artması ile pay senedi ihracı yoluyla finansman da yaygınlık kazanmaktadır.

Spot ve Vadeli Piyasalar: Finansal piyasalar, finansal varlığın fiyatının önceden belirlenmesi, ödeme ve teslimatın hemen yapılıp yapılmamasına göre spot ve vadeli piyasa olarak ikiye ayrılmaktadır. Ödemenin ve teslimin hemen veya birkaç iş gününde yapıldığı piyasalara spot piyasa denilmektedir. Gelecekteki bir tarihte ödemenin ve teslimin yapıldığı, fiyatın ise bugünden belirlendiği piyasalar vadeli piyasalar olarak adlandırılmaktadır. Türev piyasalar da denilen vadeli piyasalarda bazı finansal varlıklar için fizikî teslimat zorunluluğu bulunmamaktadır.

Örgütlenmiş ve Örgütlenmemiş Piyasalar: Finansal piyasalar, yasal kurallar, fizikî bir mekânın bulunup bulunmaması ve denetime tabi olması durumuna göre örgütlenmiş (organize olmuş) ve örgütlenmemiş (organize olmamış–tezgâhüstü) piyasalar şeklinde sınıflandırılmaktadır. Belirli fizikî bir mekânın bulunduğu, işlemlerin gerçekleştirilmesinde belirli kurallar ve ilkeler olduğu ve denetlemeye tabi piyasalara örgütlenmiş (organize olmuş) piyasalar, bu özelliklere sahip olmayan piyasalara ise örgütlenmemiş (organize olmamış) ya da tezgâhüstü piyasalar adı verilmektedir. Örgütlenmiş piyasaların en temel özelliği bir düzen içinde çalışmasıdır. Bu piyasalarda yatırımcılar daha kolay ve düşük maliyetle bilgiye erişebilmekte; alıcı ve satıcıların çok sayıda olması sayesinde tam rekabet koşulları daha fazla geçerli olmaktadır. Piyasadaki alıcı ve satıcıların tek başına piyasayı etkileyebilme gücü az veya hiç olmaması nedeniyle örgütlenmiş piyasalarda finansal varlıklar daha doğru fiyatlanmakta, fon arz ve talebi daha doğru fiyatlanmaktadır.

Yatırım ve Finansman Araçları

Finansal varlıklar, fon arz edenlere bu fonlar karşılığında gelecekte alacak veya ortaklık hakkı veren belgelerdir. Finansal varlıklar, fon talep edenler tarafından çıkarılmakta ve fon arz edenlere fonları karşılığında verilmektedir. Finansal bir varlık, ihraç eden taraf için bir yükümlülük iken, satın alan taraf için varlıktır.

Finansal varlıkların büyük bir bölümü para ve sermaye piyasalarında işlem görmekte olup alacak ve ortaklık hakkı veren finansal varlıklar olarak iki grupta sınıflandırılabilir. Alacak hakkı veren, ihraç eden taraf için borç ifade eden finansal varlıklarda sabit veya değişken oranda faiz ödenmektedir. Ortaklık hakkı veren pay senedi ihraçlarında ise satın alan taraf işletmenin ortağı olmakta ve faiz gibi sabit bir nakit akışı beklememektedir.

Bazı finansal varlıklar, bahsedilen iki sınıflandırmanın dışında hibrit bir yapıya sahip olabilir. Örneğin, pay senedine dönüştürülebilen tahviller, tahvil özelliği göstermekte birlikte pay senedine dönüştürülebileceğinden dolayı ortaklık hakkı da verebilirler. Bunun yanında imtiyazlı pay senetleri ise hem ortaklık hakkı vermekte hem de düzenli ve sabit kar payı ödemesi sağlamaktadır.

Temel Yatırım ve Finansman Araçları

Spor işletmelerinin önemli gelirlerinden biri yayın gelirleridir. Özellikle son zamanlarda spor işletmelerindeki finansal büyümeye paralel olarak yayın gelir haklarındaki önemli artışlar da dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır.

Para Piyasası Yatırım ve Finansman Araçları: Para piyasasında işlem gören araçlar hazine bonosu, banka bonosu, finansman bonosu, mevduat sertifikası, repo ve ters repo olarak sıralanabilir.

Sermaye Piyasası Yatırım ve Finansman Araçları: Bir yıldan uzun vadeli olarak işlem gören finansal varlıklar sermaye piyasası aracı olarak adlandırılmaktadır. Sermaye piyasasında işlem gören finansal varlıklar başta pay senedi ve tahvil olmak üzere bunların türevleridir.

Türev Araçlar

Finansal piyasaların küreselleşmesi, finans dünyasında yaşanan yenilikler ve piyasalarda kurumsal yatırımcı sayısının fazla olması ve 1970’lerde artan döviz kuru, enflasyon, faiz oranı riskini yönetmek amacıyla türev ürünler ortaya çıkmıştır. Türev ürün, fiyatı başka bir varlığa bağlı olan finansal varlıklardır. Diğer bir ifade ile vade boyunca veya vade sonundaki değeri, sözleşmeye konu olan dayanak varlığın değerine göre değişen varlıktır. Forward sözleşmeleri, vadeli işlem sözleşmeleri (futures) sözleşmeleri, opsiyon ve swap türev ürünlere örnek olarak verilebilir.

Forward Sözleşmeleri: Vadesi, miktarı ve fiyatı bugünden belirlenen bir varlığın gelecek bir tarihte alış veya satışını öngören sözleşmelerdir. Forward sözleşmelerinin şartları alıcı ve satıcı arasında belirlenmektedir, diğer bir ifade ile standart olmayan sözleşmelerdir.

Vadeli İşlem Sözleşmeleri: Forward sözleşmelerinin standartlaştırılmış hâlidir. Bu sözleşmelerde, işleme konu olacak varlığın miktarı, fiyatı, niteliği ve vadesi gibi sözleşme şartları standarttır. Vadeli işlem sözleşmeleri örgütlenmiş piyasalarda işlem görmekte olup işlemler bir takas kurumu tarafından garanti altına alınmaktadır.


Swap: İki veya daha fazla taraf arasında, belirli bir vade içinde, varsayımsal para değeri eşit olan herhangi iki varlığın yaratacağı nakit akışlarının takas yapıldığı sözleşmelerdir. Swap sözleşmelerinin birçok farklı türü bulunmakta olup en fazla tercih edilen swap işlemleri faiz oranı ve döviz için yapılmaktadır.

Bazı kaynaklarda sporcuların sözleşmeleri veya maç biletleri vadeli işlem sözleşmesine benzetilmektedir ancak bu sözleşmeler finansal bir türev ürün değildir. Spor kulüplerinin ihraç ettikleri finansal varlıklar üzerine türev ürünler bulunmamaktadır. Ancak döviz kuru riskinden korunmak için bu ürünleri kullanabilmektedirler.

Kripto Paralar

Kripto paralar, bilinen, geleneksel para biriminden farklı olarak bir ülke veya bölgenin ekonomisine bağlı olmayan, merkezî otoritelerce düzenlenip denetlenmeyen, arz miktarı başlangıçta belli olan ve değeri piyasada belirlenen araçlardır. Kripto para, blockchain adı verilen şifreli ve güvenli işlem yapmaya izin veren dijital varlıktır. Para ve sermaye piyasası araçlarına alternatif arayan spor kulüpleri son yıllarda kripto paralara yönelmiştir. Spor kulüpleri nezdinde çıkarılan taraftar token (Fan token) spor kulüpleri ve taraftarlar arasındaki ilişkiyi güçlendirme ve bunun yanında da spor kulüplerine fon sağlama imkânı sunan kripto paralardır.

Finansal Aracılar

Fonların dolaylı transferine, kendisi bir finansal yükümlülük altına girmeden aracılık yapan kuruluşlara aracı kurum adı verilmektedir. Finansal piyasalarda aracılar çoğu zaman ticari bankalar, kredi kuruluşları, yatırım firmaları, sigorta şirketleri ve emeklilik fonlarıdır.

Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar

Tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de finansal sistemin düzenlenmesi ve denetlenmesinde görevli olan kurumlar bulunmaktadır. Bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, tüketici finansmanı şirketleri ve varlık yönetim şirketleri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından; sigorta ve bireysel emeklilik şirketleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından; finansal aracı kurumlar Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından; para piyasası işlemleri ise Merkez Bankası tarafından denetlenmekte ve düzenlenmektedir. Bunun yanında piyasalardaki güvenin ve rekabeti korunmasını sağlayan Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği gibi çok sayıda kurum mevcuttur.

Türkiye’de Sermaye Piyasasının Tarihi ve Borsa İstanbul

Türkiye tarihinde ilk sermaye piyasası, 1866 Kırım Savaşı sonucunda borçların ödenmesi amacıyla kurulan “Der Saadet tahvilat Borsası” olarak kabul edilmektedir. Savaş ile gelen borçlar ve savaş sonrası yatırımlar için tahvil ihraç edilmiş, daha sonraları da İstanbul’da tahvillerin

ikincil piyasası oluşmuştur. Bu borsa Cumhuriyet Dönemi’ne kadar devam etmiş, 1929 yılında 1447 sayılı Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Kanunu çıkarılarak “İstanbul Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsası” adını almıştır.

Türkiye’de modern anlamda sermaye piyasası anlayışının başlamasının en önemli nedenlerinden biri bankerler krizidir. Yüksek enflasyon karşısındaki düşük faiz oranları, tasarruf sahiplerinin daha yüksek faiz oranı vadeden bankerler ve tefecilere yönelmesine neden olmuştur. Ancak tasarruf sahiplerinden toplanan fonlar uygun bir şekilde değerlendirilememesi ve bankerlerin geri ödemede zorluk yaşamaları nedenleri ile pek çok tasarruf sahibi büyük zarara uğramıştır. Daha sonra alınan 24 Ocak 1980 Kararları hem ülke ekonomisinde hem de sermaye piyasasında dönüm noktası oluşturmuştur. Ekonomide ve finansal sistemde serbestleşmeye gidilmesi ile birlikte 1981 yılında 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kurulmuş ve piyasaların gelişmesindeki yasal boşluklar ve eksiklikler giderilmeye çalışılmıştır.

Uluslararası Finansal Piyasalar

Günümüzde küreselleşme ile birlikte ülkeler arasında sosyal, ekonomik ve siyasi bütünleşme yaşanmıştır. Finansal piyasaların küreselleşmesi ise aslında İkinci Dünya Savaşı ile başlamış ancak çoğu ülkede 1980’lerden sonra yaşanan finansal liberalleşme ile gerçekleşmiştir. Finansal liberalleşme ile ülkeler sermaye hareketliliğinin önündeki engelleri kaldırmıştır. Bu durum, daha karlı olacağı düşünülen ülkelere doğrudan yatırımların artmasını sağlamıştır. Bunun yanında gelişen teknoloji ile piyasalardaki işlemlerin hızlanması ve bilginin daha çabuk ve daha az maliyetle aktarılması, finansal piyasaların birbirine yakınlaşması ve küreselleşmesinde büyük rol oynamıştır. Sermaye piyasalarının uluslararası hale gelmesi ile birlikte, yatırımcılar düşük risk ve yüksek getiri imkanı sunan ülke piyasalarına yönelmiş; bu durum 2000’lere kadar gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında ayrışmalara neden olmuştur.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında