FİN202U-FİNANSAL YÖNETİM II
Ünite 2: Risk ve Getiri
Riske İlişkin Temel Kavramlar
Risk; zarar olasılığı, risk, riziko, belirsizlik dolayısıyla ortaya çıkabilen farklı sonuçlar, getiri oranlarındaki değişkenlik şeklinde tanımlamaktadır. Genellikle birbirinin yerine kullanılan risk, belirsizlik, olasılık gibi kavramlar aslında farklı anlamları ifade etmektedir.
Risk Kavramı
Finansal anlamda risk, gerçekleşen getiri ya da nakit akımlarının beklenen getiri ya da nakit akımından sapması olasılığı olarak tanımlanabilir. Bu sapma veya değişkenlik, negatif yönde olabileceği gibi, pozitif yönde de olabilir. Bu sapmanın olası düzeyi ne kadar yüksekse o varlığın ya da yatırımın riski de o kadar yüksektir, denebilir.
Risk, beklenen sonuçlardan oluşacak sapmaların büyüklüğü ile belirlenebilir; olası sapma büyüdükçe risk artar. Risk, kişiler ve firmalar tarafından gerçekleştirilen birçok faaliyetin sonucunun öngörülememesidir.
Olasılık Kavramı
Olasılık kavramı da risk kavramıyla ilişkili bir kavramdır. Olasılık, kısaca bir olayın meydana gelme, ortaya çıkma şansını ifade eder. Bir olay pek çok şekilde sonuçlanabilir. İşte bu sonuçların hepsi farklı bir olasılığı gösterir. Olasılık “0” ile “1” arasında değişir. Olasılık “0” ise o olay gerçekleşmeyecektir. Öte yandan olasılık “1”e ne kadar yaklaşırsa olayın gerçekleşme ihtimali de o kadar yüksek olacak, nihayet “1” olursa olay gerçekleşecektir.
Belirsizlik Kavramı
Risk ile benzerlik gösteren bir başka kavram olan belirsizlikte, beklenen sonuçlardan oluşacak sapmaların olasılığı bilinmemektedir. Risk ve belirsizlik arasında genel olarak bu ayrım benimsenmektedir.
Risk kavramı ile nitelendirilebilecek durumlar, gelecekteki olayların alternatif sonuçlarının ortaya çıkışına ilişkin tarihsel verilerin bilimsel yöntemlerle analiz edilerek ulaşılan objektif olasılık dağılımını içerir. Belirsizlik durumu ise, gelecekteki bir olayın ortaya çıkma olasılığının hiçbir tarihsel veriye dayanmayan subjektif olasılık dağılımını içerir.
Finansal piyasalarda asimetrik bilgi sorunu vardır. Ayrıca finansal piyasalardaki belirsizliğin artması, finansal piyasalardaki asimetrik bilgi sorununu da artıracaktır ve buna bağlı olarak da ters seçim problemi de artacaktır.
Tehlike Kavramı
Risk ve tehlike kavramları da birbirleri ile çok karıştırılan iki kavramdır. Tehlike, istenmeyen ama gerçekleşme olasılığı bulunan zarara yol açabilecek kötü durum ya da şeydir. Risk ise beklenenden ya da istenenden sapma olasılığı olduğuna göre, bu boyutuyla tehlike riskin olumsuz boyutu olarak düşünülebilir.
Oynaklık (Volatilite) Kavramı
Oynaklık (volatilite), herhangi bir değişkenin, belirli bir ortalama değere göre çok yüksek artış veya azalışlar
gerçekleştirmesi, sabit kalmaması, dalgalanmasıdır. Faiz oranları, kurlar, enflasyon oranı, borsa endeksleri, işlem hacimleri, ücretler, üretim maliyeti gibi çeşitli değişkenlerin oynaklıkları, esasında ilgili parametrelerin beklenen değerlerinden ne kadar sapma gösterdiğinin bir ölçüsüdür.
Finansal piyasalarda yatırımcıların risk alma istekliliğinin ölçüsü olarak risk iştahı ifadesi kullanılmaktadır. Uygulamalı çalışmalarda risk iştahı, finansal piyasalarda ortaya çıkan oynaklık ölçümleri ile belirlenmektedir.
Risk Türleri
Maruz kalınan risk faktörleri, finansal kurumların ve firmaların farklı bakış açıları doğrultusunda farklı şekillerde gruplanmaktadır. Burada daha çok firmalar açısından yapılan risk sınıflandırmaları kullanılacaktır.
Riskler kaynaklarına göre firma içi riskler ve firma dışı riskler olarak iki grup altında sınıflandırılır. Firma içi riskler, yönetimi riski gibi firma içi faktörlerden kaynaklanan riskler iken, firma dışı riskler, piyasa riski, endüstri riski, döviz kuru riski, faiz oranı riski ve politik risk gibi firmanın dışı faktörlerden kaynaklanan risklerdir.
Riskler finansal konularla ilişkilerine göre finansal riskler ve finansal olmayan riskler olarak iki grup altında sınıflandırılır. Borç, alacak, nakit gibi finansal konularla ilgili olan riskler finansal riskler olarak adlandırılırken, finansal konularla ilgisi olmayan iş güvenliği riski, çevresel riskler gibi riskler finansal olmayan riskler olarak adlandırılır.
Finans literatüründe çok kullanılan ve bu ünitede de temel alınan diğer bir sınıflandırmaya göre risk kaynakları sistematik ve sistematik olmayan risk unsurları olarak ayrılmaktadır.
Sistematik Risk
Sistematik risk menkul kıymete veya onun ilgili olduğu firmaya özgü unsurlardan değil, dışsal olan unsurlardan kaynaklanır. Firma dışı riskler olduklarından dolayı da ortadan kaldırılması mümkün değildir. Sistematik risk, çeşitlendirme yoluyla ortadan kaldırılamayan risktir. Piyasada işlem gören tüm riskli varlıkları etkiler, fakat bu etki aynı ağırlıkta ve güçte olmaz. Sistematik risk unsurları;
• Satın alma gücü (enflasyon) riski • Piyasa riski • Kur riski • Faiz oranı riski • Politik risktir.
Sistematik Olmayan Risk
Sistematik olmayan risk, firmaya ve/veya firmanın ait olduğu endüstriye ait özellikler, firmanın yönetim yapısı ve kalitesi ile firmanın finansal yapısı sonucunda oluşan risktir. Bu riskler çeşitlendirme yoluyla azaltılabilmekte veya tamamen ortadan kaldırılabilmektedir. Başka bir
ifade ile bu risklerden kaçınmak mümkündür. Sistematik olmayan riskin unsurları;
• Finansal risk • Yönetim riski • İş ve endüstri riskidir.
Diğer Riskler
Ekonomik sistemde yukarıda açıklanan risklerden başka riskler de vardır. Bu risklerin bazıları;
• Likidite riski • Kredi riski • Herstatt riskidir.
Risk ve Getiri Etkileşimi
Risk ve getiri ilişkisi çerçevesinde, getiri kavramı ve beklenen getiri hesaplaması önem taşımaktadır.
Getiri
Bir finansal varlığın bir dönemdeki getirisi, dönem başında yapılan yatırımın değeri ile söz konusu yatırımın dönem sonundaki değeri arasındaki olumlu fark olarak açıklanabilir. Getiri, belirli bir süre boyunca bir yatırımdan elde edilen ve gerçekleşen kazançları ifade eder. Menkul kıymetin yatırım tutarı, cari piyasa değeri veya nominal değerine göre yüzde olarak ifade edilir. Belirli bir menkul kıymete sahip olmanın getirisi elde edilen faiz veya alınan temettüleri (kâr paylarını) içerir.
Yatırımcılar düzenli temettü ödemeleri yapan firmaların paylarını tercih ederler. Temettü getirisi, şirketin yıllık temettü tutarının mevcut pay fiyatına bölünmesi ile bulunur.
Pay değerindeki değişim de yatırımcılar için önemlidir. Bu getiri, tutar olarak veya getiri oranı olarak hesaplanır. Getiri oranının hesaplanması; yatırımın başlangıç değerinin, nihai değerinden çıkarılması ve ardından rakamın başlangıç değerine bölünmesiyle yapılır. Yüzde değerini elde etmek için sonuç 100 ile çarpılır.
Tahvil getirisi, genellikle ihraç edildiğinde tahvil fiyatının bir yüzdesi veya tahvilin cari fiyatının bir yüzdesi olarak hesaplanır.
Beklenen Getiri
Bir yatırımın beklenen getirisi, yatırımın muhtemel getirilerinin olasılık dağılımının beklenen değeridir. Bir başka ifade ile beklenen getiri, her bir menkul kıymetin duruma göre getirilere ilişkin olasılıkların çarpımlarının toplamından oluşur.
Portföyün Beklenen Getirisi
Bir portföyün beklenen getirisi, portföyde yer alan finansal varlıkların beklenen getirilerinin ağırlıklı ortalamasıdır.
Tek Bir Varlığın ve Portföyün Riski
Bir menkul kıymetin risklilik derecesi standart sapma ile ölçülür. Bir menkul kıymetin standart sapması, o varlığın
getirisini beklenen getiriden ne kadarlık bir oranla farklılık göstereceğini gösterir. Standart sapma ne kadar düşük ise, menkul kıymetin beklenen getirilerin gerçekleşme olasılığı da o kadar yüksek olacaktır. Başka bir ifade ile menkul kıymetin riski de düşük olacaktır.
Risk ölçümünde kullanılan ilk yöntem varyans ve standart sapma hesabıdır. Varyans verilerin dağılımını gösterir. Varyans ortalama değere göre oynaklığı (volatilite) ölçer. Varyans sıfır ise verilerin dağılmadığı, tüm verilerin eşit olduğu söylenir. Varyans 0’dan büyük pozitif değerler alabilir. Varyansın değeri azalırsa ortalamaya yaklaşır, değeri artarsa ortalamadan uzaklaşır yani veriler dağınıklık gösterir. Varyans, her bir olası getirinin beklenen getiriden sapmasının karesinin getiri oranının bağlı olduğu olasılıkla çarpımının toplamına eşittir. Varyansın kare kökü standart sapmadır.
Menkul kıymetler arasında tercih yapılırken, beklenen getirisi eşit olanlardan standart sapması düşük olan bir başka ifadeyle riski düşük olan menkul kıymet seçilmelidir.
Kovaryans Katsayısı ve Korelasyon Katsayısı
Korelasyon ve kovaryans çokça karıştırılan kavramlardır. Bu iki kavram birbiri ile ilişkili kavramlar olmakla birlikte aynı kavramlar değildir. Korelasyon, -1 ile +1 arasında bir değer alır. Korelasyon, iki değişkenin birlikte hareket etme derecesini ölçer. İki değişken aynı yönde hareket ediyorsa korelasyon pozitif değer alır. İki değişken arasında ters yönlü hareket varsa, korelasyon negatif değer alır. İki değişken arasında bir ilişki yoksa korelasyon sıfır değerini alır.
Kovaryans ise, iki değişkenin hareketinin yönünü gösterir. Kovaryans, -∞ ile +∞ arasında bir değer alabilir. Bu nedenle ilişkinin gücünü göstermez. İki değişken arasındaki kovaryans, korelasyon katsayısı ile bu iki değişkenin standart sapmalarının çarpımı sonucunda bulunur.
Risk ve Getiri İlişkisi
Yatırımcılar ve firmalar, yatırım kararı verirken risk ve getiri arasındaki ilişkiye göre karar verirler. Bu nedenle bir finansal varlığın riski, getirisi ve bu iki değişken arasındaki ilişki hem yatırımcılar hem de firmalar açısından önem arz etmektedir. Gelişmekte olan piyasalarda yapılması planlanan yatırımların, gelişmiş piyasalara kıyasla genellikle daha fazla riskli ve karmaşık olabileceği düşünüldüğünde risk ve getiri kavramlarının gelişmekte olan bir menkul kıymet piyasasında daha fazla önem taşıdığı söylenebilir.
Modern Portföy Teorisi’ne göre yatırım kararları risk ve getiri olmak üzere iki temel boyuta dayalı olarak verilmeye başlamıştır. Yatırımcı risk ve getiri açısından kendisine en uygun olan optimal portföyü seçecektir. Başka bir deyişle yatırımcı herhangi bir risk derecesinde getirisini maksimize etmeyi amaçlar.
Modern Portföy Teorisi’ne göre yatırım kararları risk ve yatırımcıların hangi risk düzeyinde ne kadarlık getiri talep getiri olmak üzere iki temel boyuta dayalı olarak ettikleri gösterilmektedir. verilmeye başlamıştır. Yatırımcı risk ve getiri açısından Etkin Sınır kendisine en uygun olan optimal portföyü seçecektir. Başka bir deyişle yatırımcı herhangi bir risk derecesinde Yatırımcılar açısından sayısız portföy alternatifi vardır. getirisini maksimize etmeyi amaçlar. Markowitz’e göre etkin portföyler seçilmelidir. Etkin portföyler, herhangi bir risk düzeyinde en yüksek getiriyi Modern Portföy Teorisi’nin bazı varsayımları vardır. Teori veya herhangi bir beklenen getiri düzeyinde en düşük riski aşağıdaki varsayımlar altında geçerliliğini korumaktadır: içermektedir.
• Tüm yatırımcılar rasyoneldir. • Beklenen getiriler normal dağılmaktadır. • Yatırımcılar, aynı tek dönemlik yatırım ufkuna bağlıdır. • Yatırımcılar sadece riskli varlıklara yatırım yapmaktadırlar.
Yaşanan krizlerin ve yatırımcı tercihlerinin açıklanmasında bu varsayımların geçerliliği ile ilgili tereddütler oluşmuş ve davranışsal finans alanında yeni çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.
Çeşitlendirme Prensibi
Modern Portföy Teorisi’ne göre çeşitlendirme yapılarak bir portföydeki getiri oranını, portföyü oluşturan menkul kıymetlerin sağlayacakları getiri oranlarının ortalamasına eşitlemek ve riski de menkul kıymetlerin riskinin altına çekmek mümkün olabilmektedir.
Çeşitlendirmenin etki etmediği risk, sistematik risktir. Sistematik risk, piyasa riskidir. Spesifik bir şirkete ya da sektöre özgü faktörler sistematik olmayan risklerdir. Bunlar; bilanço rakamları, teknolojik gelişmeler, birleşme operasyonları, ham madde maliyetleri olabilir. Toplam risk; sistematik risk ve sistematik olmayan riskin toplamı olarak düşünülebilir. Getirilerin standart sapması, toplam riski ölçmek için kullanılır. İyi çeşitlendirilmiş bir portföyde sistematik olmayan risk küçük olabilir.
Sistematik olmayan risk çeşitlendirme yoluyla ortadan kaldırılabildiği hâlde, sistematik riskin ortadan kaldırılması mümkün değildir. Yatırım sürecinde kullanılan menkul kıymet sayısı arttıkça, bir başka deyişle çeşitlendirmeye gittikçe risk azalmaktadır. Fakat bu risk sıfır olamamakta ve sistematik riskin altına inmemektedir. Çünkü menkul kıymet sayısı ne kadar arttırılırsa arttırılsın piyasa riski ortadan kaldırılamamaktadır.
Sistematik Riskin Ölçülmesi ve Beta Katsayısı (Varlığın Riski)
Beta katsayısı, bir finansal varlığın sistematik riskinin ölçüsüdür. Sistematik olmayan risklerin yukarıda açıklandığı gibi çeşitlendirme yolu ile ortadan kaldırılması mümkündür. Sistematik risklerde ise bu mümkün değildir. Payın beta katsayısı, payın endekse karşı duyarlılığını göstermektedir. Beta Katsayısı, ß işareti ile gösterilir.
Kayıtsızlık Eğrileri
Yatırımların risk ve getiri arasındaki dengesini sağlayabilmek için aralarındaki ilişkiyi gösteren kayıtsızlık eğrileri bulunmaktadır. Bu eğriler ile birlikte