Felsefe yaşama ve evrene karşı bir tavır alıştır: Bireyin Felsefenin Tanımı ve Kapsamı günlük yaşamda kişiliğinde odaklaşan her tavır ve anlayışı
Bazı düşünürlere göre felsefenin tanımı yapılamaz; çünkü temel düzeyle felsefe olarak nitelendirmek olasıdır. Özetle o bir üst dildir. Felsefenin tanımının zorluğunun temel üç felsefe bir dünya görüşüdür ve yaşama bakış açısıdır, nedeni vardır. Birincil neden, farklı felsefe türlerinin evreni bütünüyle kavrama ve yakalama uğraşıdır. varlığıdır. İkincil neden her felsefe kolunda değişik eğilim, kuram ve öğretilerin varlığıdır. Üçüncül ve temel neden Felsefe akılcı incelemeye ve yaratıcı düşünceye dayalı bir ise, tarihsel süreçte öğretilerin karşıtlığı ve birbirini yöntemdir: Felsefe olay ve olguların belirli bir sistematik yadsıması ve çalışma alanının karmaşık soyutluğudur. içinde akılcı düşünme ilke ve tekniklere dayandırılarak irdelenmesini amaçlar. Bu bağlamdaki felsefe artık basit Basit ve genel tanımla felsefe “bilgelik (hikmet) sevgisi” ve dar anlamda felsefeden farklıdır ve akademik değer olarak ifade edilebilir. Aristo, felsefeyi ilk nedenlerin taşır. Felsefe, insana birçok konuda doğru, açık ve neden bilimi olarak tanımlarken, felsefeye olayların temeline sonuç ilişkileriyle delillere dayalı olarak düşünmeyi inmek kâinatın özünü araştırmak anlamı yüklenmiştir. öğretir. Felsefi düşünme yöntemleri insana hemen her Ancak felsefenin salt metafiziği konu edindiği söylemek konuda akıl yürütebilmesi için gerekli temelleri hazırlar. olanaklı değildir. Yeniçağla birlikte felsefenin temel çalışma alanı bilim olmuş ve buna bağlı olarak bilim Felsefe evren ve bütün hakkında belirli bir görüş elde felsefesi doğmuş, “gerçeği bütünü olarak değerlendirme” etmeye çalışan bir çabadır: Felsefe bireyin kazandığı bilgi genel kabul görmüştür. Felsefenin mitos, din ve şiirden ve deneyim birikimi ile edindiklerinin sistemleştirilmesine doğduğu kabul edilir. Zamanla özgün düşünmenin olanak verir. Bu bir bakıma bireysel bir dünya görüşünün temellerini atarak gerçeği bütünüyle açıklamaya çalışmış; oluşturulmasıdır. Ancak felsefe olay ve olgulara dar, tek yaşama bakış açısı anlamı kazanmıştır. İlk zamanlar tüm yönlü bir anlayışla değil; bütüncül bakmayı amaç edinir. bilimleri kapsayan felsefeden zamanla matematik, fizik, Filozof bakış, yaşamı bir iş adamı ya da sanatçının salt antropoloji, biyoloji, kimya, astronomi, sosyoloji ve kendi uzmanlık alanı açısından görmek yerine; bir bütün psikoloji gibi kimi bilimler ayrılmıştır. olarak kavranılmasını amaçlar. Felsefe burada “düşünce felsefesi”ni “eleştirel felsefe”den ayrık tutar. Felsefe Tarihsel olarak bakıldığında felsefe teriminin ilk kez değişik bilim ve çalışma alanlarının düşünce ve Pytagoras’ın kullandığı belirtilmekle birlikte felsefe sonuçlarını alarak daha bütüncül olana ve evrensele (Philosophia) terimi kesin anlamını Platon ve Aristoteles yaklaşır. felsefesinde kazanmıştır. Kaynağı Yunanca philosophia terimine dayanan felsefe, “sevgi” (philia) ve “bilgi, Felsefe hem sorun hem de sorunların çözümü hakkındaki bilgelik” (sophia) sözcüklerinin birleşmesinden kuramlardır: Felsefe köken olarak bilgiyi ve bilgeliği oluşmuştur. sevmek, doğruluğu araştırmak, özgür düşünce ve eleştiriyle sağlam bilgilere ulaşıp yaşamı buna göre Felsefenin ne olduğunu ortaya koyan üç görüş yaygın düzenlemeyi amaçlar. Felsefe, sürekli arayışı ifade olarak kabul görmektedir. etmektedir. Kısaca felsefe evrende her şeyin genel ve
1. Felsefe insanın niteliğini, dünyanın yapı ve sistemli bir biçimde incelenmesine ve yorumlanmasına işleyişini anlama çabasıdır. çalışan bir düşünce sistemidir. Bu düşünce sistemiyle 2. Felsefe gerçeği bulma ve öğretme yolunda bir felsefe insan yaşamış ile ilgili ya da insanı rahatsız eden bitmeyen derinleşmedir. her türlü sorunun yöntemli bir biçimde çözüm 3. Felsefe insanı iyiye, doğruya ve güzele yönelten etkinliklerini içerir.
bir düşünce biçimidir. Felsefe, kavramların analizi, sentezi ve anlamlarının Felsefe tanımı konusunda belirli bir uzlaşma olmamasına aydınlatılmasıdır: Felsefenin tanımının yapılamayacağı, karşın, genel özellikleri ve işlevleri şöyle özetlenebilir: onun bir üst dil olduğu görüşü, genel kabul gören bir anlayıştır. Bu görüş; analiz, sentez ve değerlendirme ile • Felsefe yaşama ve evrene karşı bir tavır alıştır. anlamlandırma temel görevini felsefeye yüklemektedir. • Felsefe, akılcı incelemeye ve yaratıcı düşünceye Buna karşılık iki tür görü vardır. Birinci görüş felsefeye dayalı bir yöntemdir. analiz yolu ile tüm sözcük ve kavramları açıklama işlevi • Felsefe evren ve bütün hakkında belirli bir görüş yüklemektedir. Diğer görüş ise felsefenin tüm yaşama elde etmeye çalışan bir çabadır. ilişkin deneyimleri aydınlatmak ve açıklamak görevi • Felsefe hem sorun hem de sorunların çözümü bulunduğunu ileri sürmüştür. Kısacası felsefe; olay, olgu, hakkında kuramlardır. durum, koşul, kavram ve bütün olarak yaşama anlam • Felsefe dilin mantıksal analizi, kavramların ve verme ve açıklama etkinlikleri bütünüdür denebilir.
sözcüklerin tanımlanması ve anlamlarının Felsefe bilimlere yol göstericilik yapar, yöntem önerir: aydınlatılmasıdır. Felsefenin temel özelliklerinden biri de yol gösterici olup • Felsefe bilimlere yol göstericilik yapan onlara yöntem önermesidir. Platon, felsefenin kendine özgü bir amaç, yöntem ve teknik önerilmesidir. yöntemi bulunduğunu belirterek diyalektik yöntemi
kullanmıştır. Bilim ve felsefe arasındaki ilişki 17.
yüzyıldan sonra da devam etmekle beraber yeniçağla Aksiyolojide neyin iyi olduğu ya da ahlaki değerlerle ilgili birlikte kimi bilim alanları felsefeden ayrılmaya bölüme ahlak (ethics)denir. Güzelin, çirkinin niteliği ya da başlamıştır. Felsefe ile bilim arasındaki temel benzerlik, neyin güzel olduğu estetiğin konusudur. Yaşamın estetik her ikisinin de aklın ürünü olmasıdır. Ancak felsefeye bu yanı bu boyutuyla değerler kuramının inceleme alanıdır. bağlamda düşen görev, akıl yürütme yöntem ve Etik, insan eylemlerine ve ahlaki değerlere felsefi bir tekniklerini göstermektir. Felsefenin bir çalışma alanı bakışla yönelir; estetik ise, sanatta ve doğada güzelliği olarak ‘mantık’ bu işlevi yerine getirmeye çalışır. irdeler. Dolayısıyla, aksiyoloji bir “değer” araştırmasıdır.
Felsefenin başlıca uğraş alanları Ontoloji-Varlık Bilgisi- Mantık (Logic): Yunanca logike sözcüğünün karşılığında Epistemoloji-Bilgi Sorunu ve Aksiyoloji-Değerler Sorunu kullanılan mantık, düşüncelerin düşüncelerle ve Mantık biçimindedir. doğrulanması anlamına gelmektedir. Sözlük karşılığı olarak önermelerin tutarlılığı ile çıkarımların geçerliliğini Ontoloji (Varlık Bilgisi): Ontoloji varlık bilgisi, varlık belirleyen kuralları konu edinen bilim alanıdır. Günlük sorunu ya da varlık felsefesi adlarıyla da bilinir. Varlığı yaşamda mantık kavramı tutarlı ya da doğru düşünme, us kendinde ele alarak kaynağını, özünü, nitelik ve (akıl) yürütme gibi özellikleri içinde bulundurur. Düşünme kategorilerini ele alan felsefe dalıdır. Varlığı, mikro makro ise önermeler arasında bağ kurarak bilinenden bilinmeyeni boyutlarda, nicelik, nitelik açısından somut, soyut elde etme süreci ve bu sürecin sonunda oluşan üründür. planlarda ele alan oluşum ve içerik açılarından inceleyen Kısaca mantık için “doğru düşünce incelemesi” denebilir. felsefi bir çalışma alanıdır. Bu anlamda felsefenin ilk ve temel uğraş alanlarından biri olup tüm varlık alanını, Felsefe Bilim İlişkisi kozmosu, doğayı ve evreni, bunların oluşum, dönüşüm ve değişimi konularını inceler. Ontolojide yanıt aranan Felsefe, bilim ilişkisi tarihsel süreç içinde farklılıklar sorulardan ilki ‘arke’ye ilişkindir. Arke (töz, köz) evrende göstererek gelişim göstermiştir. İlk çağlarda bilim ve hiç bir şey yokken var olduğuna inanılan ya da var olduğu felsefe ayrımını görmek olanaklı değildir. Felsefenin de kabul edilendir. Tarihsel gelişim içinde Descartes Tanrı, bilimsel çalışma alanları gibi insanın bilme, anlama, Hobbes madde, Spinoza Tanrı ya da doğa, Marx madde ve araştırma, kimi soruları yanıtlama ve gelişme değişme, Dewey değişme ve Satre insanı arke olarak kabul gereksinmesinden doğduğu açıktır.
etmişlerdir. Felsefe ile bilimin ilişkilerinde temel olan, birbirlerinin
Soyut ya da manevi ögelerden birini arke olarak belirleyen tamamlayıcısı olmalarıdır.
felsefi yaklaşımlar idealist anlayış olarak değerlendirilir. Bilim ve felsefe birbirlerinden tümüyle kopuk değil; sıkı Buna karşılık somut ya da maddi ögelerden bir ögeyi bir ilişki içindedir: Bilim ve felsefenin yeniçağda ‘arke’ olarak belirleyen felsefi yaklaşımlar ise materyalist birbirlerinden ayrıldığı bilinmektedir. Ancak bilim ile anlayış olarak belirlenir. felsefenin tümüyle birbirlerinden kopuk olduğu
Epistemoloji (Bilgi Sorunu): Epistemoloji, felsefenin en düşünülemez. 20. yy.’daki hızlı uzmanlaşmaya ve temel ve merkezcil alanlarından biridir. Yunanca sonucunda bilimin felsefeden, felsefenin de bilimden hızla ‘episteme’ (bilgi), ve logos (bilim, açıklama, gerekçe, kopmasına karşın, bilimsel düşünce ve gelişmeleri dikkate öğreti) sözcüklerinin birleşiminden oluşan kavram, almayan felsefe anlayışının yaşaması olanaksızdır. Yaygın Türkçede bilgibilim ya da bilgi teorisi adıyla bir ifadeyle bilimsiz felsefe sağır ve dilsiz; felsefesiz bilim bilinmektedir. Doğrudan doğruya genel bir anlayışla ise kördür. Felsefenin bilimle ilişkisi pozitif bilimlerin bilgilerin köken ve niteliğini inceleyen felsefe dalıdır. felsefeden ayrılıp kendi ayakları üstünde durmayı başardıkları 19. ve 20. yüzyılda netleşmiştir. Bu Daha çok bilgi, bilme ve edinme konularına değinen bu dönemden sonra felsefe bilim üzerine düşünüp bilimlerin alan, bilginin nasıl gerçekleştirildiği konusu üzerinde mantığını kurmaya daha çok zaman ayırmıştır. Bu nedenle durur. de bilim ve mantıkla çok daha önceden de ilgilenmesine Aksiyoloji (Değerler Sorunu): Bu kavram Yunanca axios karşın, felsefenin bilimle ilgili alt dalı olan bilim (değer) ve logos (bilim, öğreti) sözcüklerinin felsefesinin miladı bu yüzyıllar kabul edilir. Bu dönemin birleşiminden türetilmiştir ve değerler alanı ilişkileri, en çok sözü edilen konusu da felsefenin kendisinin de metafizikten arınıp bilimsel olması gerekliliği olmuştur. özellikle yaşamı, düzeni bakımından aydınlatmayı amaçlar. Bir bakıma aksiyoloji, etik ve estetik değerlerle, Bilim gerçeği parçalara ayırarak incelerken felsefe gerçeği bir varlığın kendi huy, mizaç ve seciyesini araştırır. bir bütün olarak ele alıp inceler: Bilim çalışma konularını Değerlerin incelenmesi konu edinilir. Kural olarak tek tek parçalara ayırarak incelerken, felsefenin konulara değerlerin incelenmesi üç tartışma konusunda şekillenir. daha bütüncül bakması temel ilkedir. Bilim bütünle Birincil konu değerlerin öznel veya nesnel, kişisel ya da ilgilemezken felsefe bütüne bakmayı amaç edinmiştir. toplumsal olması sorunudur. İkincil konu, değerlerin Gerçeği oluştururken bilim elde edilenleri ölçerek bir değişip değişmediği; üçüncül konu da değerlerin sonuca ulaştırır ve günlük yaşam ve gelecek için kullanır, hiyerarşisinin olup olmadığıdır. Değerlerin kaynağı, faydacıdır. Buna karşılık felsefenin bilim gibi pratik çıkar niteliği, sınıflaması ve insanlıkla ilişkisi üzerinde duran ya da yarar düşüncesi yoktur. çalışma alanıdır ve “iyi”, “güzel” ve “doğru” araştırılır.
Bilim gerçeğe bilimsel yöntemi kullanarak ulaşmaya Felsefe ve bilim zihinsel süreçleri işe koşar: Felsefe ve çalışırken felsefe temellendirmeyi amaçlar: Bilim, bilim çalışma alanlarında sürekli olarak zihinsel süreçleri kullandığı deneysel yönteme ve matematiksel açıklama işe koşar. Bilim problemin yanıtlarını ararken, felsefe de tarzına ek olarak, kanıtlama ve ispatı amaçlar. Felsefede gerçeğe ulaşmayı amaçlarken sürekli akılcı olmak filozof akıl yürütür ve tartışmalar geliştirir. durumundadır. Tüm süreçler tümdengelim, tümevarım, analoji, hipotetik-dedüktif, diyalektik, aklın geriye Bilimsel yöntemde birinci aşama betimlemedir. dönmesi, retrodüktif, aksiyomatik, ve fuzzy (muğlak) Betimleme aşamasında araştırma konusu olgular ve bu mantığı olarak sınıflandırılabilir. Bu bağlamda bilim ile olgular arası ilişkiler saptanır, sınıflanır ve kaydedilir. felsefe arasındaki farklılık, bilim zihinsel süreçlerin ne Açıklama ile betimlenmiş olgular, bu olguların ve olduğu ile uğraşmazken; bu akıl yürütme yollarının ne birbirleriyle olan ilişkilerini yansıtan ampirik (görgül) olduğu felsefenin ana çalışma konusudur. genellemeler bazı kuramsal kavramlara başvurularak anlaşılır hale getirilir. Hipotez, gözlenen olaylar hakkında Felsefe Eğitim İlişkisi ve Eğitim Felsefesi yapılan geçici bir açıklamadır. Kuram, sistemli bir biçimde düzenlenmiş olguları açıklama aracıdır. Bilimsel Eğitim sistemlerinin amaç, içerik, öğretme ve öğrenme yasa, bir bilim dalının alanına giren olgular arasında süreçleri ile değerlendirme boyutunda düzenlenmesi bir sürekli tekrarlanan ve bilim adamları topluluğu tarafından bakış açısı gerektirir. Bu bakış açısının genellikle ülke doğru kabul edilen ilişkilerin neden-sonuç biçiminde dile siyasetinden soyutlanmayan bir bakış olduğu söylenebilir.
getirilmesidir. Eğitim-felsefe ilişkisi çok boyutluluk gösterir. Bir bakıma
Felsefede ise temellendirme egemendir. İleri sürülen felsefe eğitimin temel taşlarından biridir. Kimin, ne için, önermeler birbirleriyle çelişmez; sonuçlar, temel alınan nerede, ne kadar, nasıl eğitileceği ve nasıl önerme ya da önermelerden akıl yürütme yoluyla çıkarılır. değerlendirileceği siyasal, sosyal ve ekonomik boyutlu Bu nedenle felsefi önermeler, kimi zaman gerçeğin bilinen sorulardır. Ancak tüm bu sorular ve verilecek yanıtlar özü özelliklerine ters düşebilir. Bilim bütüncül, nesnel ve gereği birer felsefi sorudur denebilir. Kimlerin, nasıl ve doğru olmayı amaç edinirken, felsefe kapsamlı, akılcı ve nerede eğitilecekleri siyasal ve ekonomik kararlardır. Bir yeterli olmayı amaçlar. bakıma eğitimin amacı, türleri, programları ve yönetime ilişkin sorular, ontoloji, epistemoloji, aksiyoloji, etik ve Bilimsel önermeler genellikle sentetiktir; ancak felsefi mantık alanlarını kısaca felsefeyi ilgilendirmektedir. önermeler genellikle analitik ve bazen de metafiziktir: Eğitim, felsefi bir bakıma yönlendirici öğretimdir. Felsefe ve bilim özleri gereği aklın ürünleridir, yani ikisinde de akılcı bir eylemlilik söz konusudur ve her ikisi Eğitim sistemlerinin temel yol göstericilerinden biri de varlığı konu edinir. Buna karşılık bilimsel önermelerin felsefedir: Felsefe; eğitim sistemlerinin oluşumu, evrende karşılıkları vardır ve kanıtlanan türdendir. Felsefi düzenlenmesi, gelişimi, değerlendirilmesi ve değişiminde önermeler ise analitik ve metafiziktir yani deney, gözlem, temel yol göstericilerden biridir. Eğitim hem davranış araştırma ve belgeleme yoluyla kanıtlanacak türden değiştirme sürecidir hem de toplumsal açık sisteme göre değildir. Bir bakıma temele alınan bir önermeden onunla çalışan bir toplumsal kurumdur. Eğitim süreci bu çelişmeyen iç tutarlığı olan önermeler elde edilir. bağlamda sosyal, kültürel, dinsel, hukuksal, siyasal ve ekonomik birçok değişkenden etkilenir. Ancak her Bilimde ve felsefede elde edilen ve kullanılan bilgiye ekonomik, politik ve siyasal sistem bir felsefeye ve bir sürekli eleştirel bir gözle bakılır: Her iki çalışma alanı da sayıltıya dayanır. Her sayıltı da özü gereği bir felsefi birer süreçtir. Tümü gerçeği bulmayı amaçlarken, bir niteliktir. Bu durum, eğitim sistemlerinin temel hâlden bir hâle geçiş içinde yani süreç içindedirler. Ancak değişkenlerinin birinin felsefi bakış ve anlayış olduğunu bu süreçte bilim ve felsefe her olay ve olguyu eleştiriden gösterir. geçirir. Bilimin temel özelliklerinden biri kuşkucu olmasıdır. Buna karşılık felsefede de filozof için “olmuş, Eğitim ve öğretim programları bir felsefi çalışmanın ve bitmiş bir bilgi” yoktur. kabulün ürünüdür: Genel bir bakışla tüm eğitim programları belirli bir felsefeye ya da felsefe Hem bilim hem de felsefe için sorular önemlidir: Bilimsel birlikteliklerine dayanır. Eğitim, öğretim ve ders araştırma öncelikle bir sorunun tanımlanmasıyla başlar. programlarının oluşturulmasında program planlamasına Bilimsel araştırma daha sonra problem ve alt problemlerde bağlı olarak ders planlarının yapılmasında felsefeden sorulan sorulara yanıtlar bulmayı amaçlar. Felsefe de aynı yararlanılır. Bir bakıma eğitim programlarının biçimde sorular çok önemlidir. Ancak felsefenin bu oluşturulması çoğu kez sistemleştirilmiş, birer kuram bağlamda farkı, yanıtların daha çok önemsenmesidir. düzeyine getirilmiş modellere dayanır. Bu nedenle her Çünkü felsefede genellikle benzer sorular sorulurken eğitim programı bir felsefe ya da felsefe takımına dayanır. yanıtları felsefeye göre farklılaşmaktadır. “Gerçek, varlık, Genel olarak eğitimin amacı, istendik davranış değişikliği Tanrı, ruh, insan, zaman, bilgi, düşünme, özgürlük, ahlak oluşturmaktır. Bu durumda, insanları belli amaçlara göre vb. nedir?” tümüne, bazılarına en azından birine her yetiştirme öngörülmektedir. Bu amaç, her şeyden önce filozof ya da felsefi sistem yanıt aramak durumundadır. öğrenme, öğretim, iletişim yoluyla ve felsefenin anlamına bağlı bilgili, bilgiyi seven nitelikli insanlarla olanaklıdır.
Dolayısıyla felsefe sözcüğünün içerdiği genel anlam, eğitimde temel ve genel bir amaç olmaktadır.
Felsefe, genel amaçların belirlenmesi, özel amaçların ve öğrenme etkinliklerinin oluşturulması, okulda görev alan personelin rollerinin saptanması ve sınıfta öğrenme yöntem ve stratejilerinin yönlendirilmesinde temel belirleyicilerden biridir. Bu temel bakışla felsefe program geliştirmenin ölçme ve değerlendirme boyutunda da ölçüt geliştirme, ölçme aracı türlerinin seçimi gibi konularda kılavuzluk yapar. Özetle felsefe; eğitim, öğretim ve ders programlarının amaç, içerik, öğretme-öğrenme süreci ve ölçme-değerlendirme boyutlarının bir kılavuzudur.
Benimsenen felsefeye uyum, kurumsal etkililiği ve verimliliği artırır: Eğitim, öğretim ve ders programlarına yön veren genel felsefi bakışın uygulayıcılar tarafından kabulü, eğitim sistemlerinin başarısında önemli bir etkendir. Eğitim felsefesinin uygulayıcılar tarafından benimsenmesi, örgütsel ve bireysel olarak amaçların daha üst düzeyde gerçekleşmesine katkıda bulunur. Bu sonuç etkili kurum yaratılmasına olanak sağlar. Etkili örgüt ve birey verimliliğin ön şartıdır. Böylece daha etkili ve verimli birey ve kurumlar oluşturulur.