Eşler arası ilişkide karşılıklı ilgi, sevgi ve saygının varlığı, yakınlaşma hissiyatı, çatışmaları yönetebilme becerisi, olumlu bakış açısına sahip olma ve ortak anlam arayışı güçlü birlikteliklerin temel unsurları olarak kabul edilmektedir (Gottman ve Silver, 2011).
Aile Psikolojisi ve Eğitimi — Ünite 6 Soru-Cevap
Aile Psikolojisi ve Eğitimi (EVI206U) soru-cevapları.
Eşler arası ilişkinin temel unsurları nelerdir?
Eş ilişkisine zarar veren belli başlı unsurlar nelerdir?
Eşler arası iletişim sorunları, evlilik içi şiddet ve çatışma, evlilik dışı ilişkiler, cinsel sorunlar, kök aile ve akraba ilişkisinde sorunlar, eş ilişkisine zarar veren belli başlı unsurlar arasında yer almaktadır. Bu sorunların varlığı ve zamanla şiddetini arttırması sağlıklı bir çift ve aile ilişkisi için risk oluşturabilmektedir.
Evlilik doyumunu belirleyen temel öge nedir?
İletişimin varlığından ziyade evlilik doyumunu belirleyen asıl öge eşler arası iletişimin nasıl olduğudur. Bu noktada eşler duyarlı oldukları konuları konuşabildiklerinde, kendilerini rahatlıkla ve derinlemesine açabildiklerinde ve bu süreçler karşılıklı bir şekilde yaşandığında evlilik doyumunu destekleyici yakın ilişki örüntülerine sahip olabilmektedir.
Eşler arası iletişimde yaşanan sorunlar nelerdir?
Eşler arasında iletişimde yaşanan sorunları şu alt başlıklar altında sıralanabilir:
- İletişim kanalları kapalıdır ve doğrudan değil dolaylı bir iletişim vardır.
- İletişim eşit düzeyde değil, hiyerarşiktir. Sözü geçen kişiye karşı öfke, korku, nefret gibi duygular hissedilebilir. Aynı zamanda iletişimde zayıf kalan tarafın üzüntü, mutsuzluk, çaresizlik duygularıyla paralel iyilik hâli düşük olabilmektedir.
- İletişim dili genellikle yargılayıcı, suçlayıcı, eleştirel, aşağılayıcı veya küçümseyicidir ve bu durumla bağlantılı eşlerin kabul görme, değerli, sevilebilir ve yeterli hissetme olasılığı düşüktür.
- Duymak ve anlamak amacıyla değil haklı olmak ya da haklı görülmek amacıyla iletişim kurulmaktadır. Dahası, bazı durumlarda karşı taraf görmezden gelinir.
- İletişimde hâkimiyet kurma ve saldırıya geçme baskın geldiği için eşler kendini açma ve anlatma konusunda isteksizdir, iletişimde güvensiz bir ortam hakimdir, bu nedenle duygusal yakınlık sağlanamaz.
Gottman ve Schwartz Gottman (2015)'in tanımladıkları mahşerin dört atlısındaki iletişim engelleri nelerdir?
Evli çiftlerle boylamsal çalışmalar yürüten Gottman ve Schwartz Gottman (2015) da eşler arası iletişim örüntülerinin evliliğin devamlılığı noktasında belirleyici olduğuna dikkat çekerek “mahşerin dört atlısı” adını verdikleri iletişim engellerinden bahsetmektedir. Eleştiri, savunmacılık, aşağılama ve duvar örme iletişim engellerinin panzehiri olarak ise yumuşak başlılık, sorumluluk alma, takdir etme ve kendini fizyolojik olarak rahatlatmayı önermektedirler. Aynı zamanda her ilişkinin cennet ya da cehennem olma potansiyeline sahip olduğu, bu nedenle ilişki devamlılığını sağlayan unsurun onarma girişimleri ve bu girişimlerin başarısı olduğu belirtilmektedir.
Çatışma çözme stilleri nedir?
Eş ilişkisinde bir çatışma çıktığında tarafların sorunları ele alma biçimleri çatışma çözme stilleri olarak tanımlanabilir. Bu noktada eşlerin kendi ve diğerinin amaç ve isteklerine ulaşmasına yönelik ilgisine bağlı olarak farklı çatışma çözme stilleri söz konusudur.
İstikrarlı ve tatmin edici bir ilişki için nasıl bir çaba içinde olunmalıdır?
Eşlerin sert başlangıçlar yapması, düzeltme amaçlı onarma girişimlerinde bulunmaması veya bir tarafın aşırı talepkârlığı karşısında diğer tarafın geri çekilmesi gibi davranışlar çatışmaların alevlenerek devam etmesine sebebiyet vermektedir. İstikrarlı ve tatmin edici bir ilişki için eşlerin çıkmaz yerine diyalogla karakterize olan çatışma çözme stilini kullanması ve onarma gayreti içerisinde olmaları gerekmektedir. Bu çerçevede eşlerin kendisi ve diğeri ile ilgili olması ve her ikisinin yararına sonuç elde etme çabası içerisinde olmaları önemlidir. Evlilik birliğinin doğasında olan çatışma durumlarını bütünüyle çözmek rasyonel bir amaç değildir, bunun yerine çatışma durumlarını tarafların yararına etkili bir şekilde yönetebilmek önem arz etmektedir. Nitekim, uyumlu bir evlilik için çiftlerin çatışma çözümünde kullandıkları stratejilerin özellikle önemli olduğu vurgulanmaktadır (Soylu ve Kağnıcı, 2015). Diğer bir ifadeyle eş ilişkisinde çatışmaların olabileceğini kabul etmek ve süreçteki stratejilerin sonucu belirleyen unsur olduğunu bilerek hareket etmek yararlı olacaktır.
Yakın partner şiddeti nedir?
Eşler arası ilişkide önemli sorunlardan biri evlilik içi şiddettir. Alanyazında bu durumun daha kapsamlı bir kavram olan “partner şiddeti” yle incelendiği dikkati çekmektedir. Yakın partner şiddeti, kişinin eşi veya birlikte olduğu kişi tarafından vurma ya da tekmeleme gibi fiziksel saldırganlık, cinsel ilişkiye zorlanma, aşağılama ve tehdit gibi psikolojik şiddet ve bireyi ailesinden ve arkadaşlarından izole etme ya da yardım ve bilgi alma erişimlerini kısıtlama gibi kontrol davranışlarına maruz kalması olarak tanımlanmaktadır.
Evlilik dışı ilişki sorunları nelerdir?
Sadakatsizlik ve aldatma evlilik dışı ilişki sorunlarıdır ve evlilik birliğine zarar vermektedir. Bu iki kavramın birbiri yerine kullanıldığı ve tanımlamalarda benzerliklerin olduğu dikkati çekmektedir. Bu bağlamda, bağlılık taahhüdünde bulunulan çift ilişkisinde, birey/bireylerin bu ilişkinin dışında farklı biriyle güvenin ve/veya üzerinde anlaşılan ilişki normlarının (açık-gizli) ihlali anlamına gelen cinsel ve/veya duygusal her türlü eylemde bulunması sadakatsizlik veya aldatma olarak tanımlanmaktadır.
Duygusal ve bedensel yakınlık nedir?
Bireyin kendi duygu dünyası ve bedensel varoluşunu anlaması ve bunu partneriyle paylaşması duygusal yakınlığa; fiziksel olarak dokunma, duygulanım ve cinsel birleşme ise bedensel yakınlığa işaret etmektedir.
Kök aile nedir?
Bireyin çocukluk yıllarıyla birlikte fiziksel, psikolojik ve duygusal olarak içinde yaşayıp büyüdüğü aile özellikleri ve yapısı kök aile olarak adlandırılabilir.
Sosyal destek nedir?
Sosyal destek; bireyin çevresinden gördüğü dürüst ve empatik tepki, ilgi, sevgi, güven, saygı, takdir edilme, bilgi edinme ve maddi yardım gibi kişisel, sosyal, psikolojik ve ekonomik nitelikli her türlü yardım süreci.
Aile danışmanlığı yaklaşım/modelleri nelerdir?
Aile danışmanlığı alanında aileler için önemli olan şeyleri ve değişimin nasıl sağlanacağına yönelik farklı yaklaşımlar/modeller bulunmaktadır. Bu modeller şunlardır:
- Yapısal Aile Danışmanlığı
- Stratejik Aile Danışmanlığı
- Yaşantısal Aile Danışmanlığı
- Bowen Aile Danışmanlığı
- Bilişsel Davranışçı Aile Danışmanlığı
Aile ve çift danışmanlığının benzer yönü nedir?
Aile ve çift danışmanlığı odaklandığı kişiler ve kullanılan modeller bağlamında farklılıklar gösterse de ikisinin de odağında ilişkisel problemler yer almaktadır. Dahası, ilişkisel problemlerle çalışmanın temel prensipleri benzerlik göstermektedir. Aileyle ya da çiftle çalışma durumuna bağlı olarak bu temel prensip ya da yöntemlerin uyarlandığı ifade edilmektedir. Diğer bir ifadeyle bu iki danışmanlık alanında çalışılan kişi sayısı ve konular bağlamında bir değişkenlik söz konusuyken psikolojik yardım sürecindeki temel prensip ve yöntemler benzerlik göstermektedir. Örneğin; çift danışmanlığında eşler arası iletişim sorunları gündeme alınırken aile danışmanlığında ergendeki saldırgan davranışların aile üyeleri arasındaki ilişkilere etkileri ele alınabilmektedir.
Yapısal aile danışmanlığı anlayışı nasıldır?
Yapısal aile danışmanlığının en önemli temsilcisi Salvador Minuchin’dir. Yoksul ve suç işleyen çocukların aileleriyle çalışmış ve geleneksel müdahalelerin yerine bu ailelerin yardım sürecine aktif olarak katılarak farklı yöntemlerin kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu danışmanlık anlayışına göre, aile ya da çift ilişkisindeki sorunların giderilmesi amacıyla önce ilişkinin yapısında bir değişim meydana gelmelidir. Bu değişimin gerçekleşmesiyle birlikte hem ailedeki tüm bireylerin hem de ailenin daha güçlü hâle geleceği varsayılmaktadır.
Yapısal aile danışmanlığının tanımladığı sınırlar nelerdir?
Yapısal aile danışmanlığında en temel görüşe göre her ailenin yapısı birbirinden farklıdır ve her ailenin kendine özgü bir sosyal sistemi bulunmaktadır. Ailenin yapısıyla ilgili fonksiyonel ve fonksiyonel olmayan aile yapıları sınıflaması dikkati çekmektedir. Bu noktada ise belirleyici en temel kavram sınırlardır. Sınırlar, ilişki içerisinde kimin, nasıl ve hayatın hangi özelliklerine katılacağını belirleyen kurallar olarak tanımlanmaktadır. Aile üyelerinin temas düzeyleri ile iletişim miktar ve kalitesine göre sınırların yapısı değişkenlik göstermektedir. Başlıca 3 tür sınır bulunmaktadır: Belirgin sınırlar, katı sınırlar, belirsiz sınırlar.
Stratejik aile danışmanlığını diğer danışmanlık modellerinden ayıran en belirgin özelliği nedir?
Stratejik aile danışmanlığını diğer danışmanlık modellerinden ayıran en belirgin özelliği bünyesinde pek çok stratejik model ve aynı zamanda pek çok özgül müdahale barındırmasıdır. Aileye yardım sürecinde her müdahale üyelerin özel durumlarına ve problemlerine uyarlanmaktadır. Bu durum stratejik yaklaşımları, tekniğe en çok başvuran aile danışmanlığı modellerinden biri yapmaktadır. Aynı zamanda, stratejik yaklaşımlarda aile üyelerinin duygu ve düşüncelerinden ziyade davranışlarında değişime odaklanılmakta ve davranışsal değişimi sağlamanın birbirinden farklı pek çok yolu bulunmaktadır. Aileye yardım sunarken açıkça ve kısaca problemi belirleme, denenmiş tüm çözüm yolların inceleme, açık ve somut değişimin ne olduğunu belirleme ve değişim için stratejiyi planlama – yerine getirme basamakları takip edilmektedir. Stratejik yaklaşımlara özgünlük katan davranışsal teknikler ise yeniden çerçeveleme, yönerge ve paradoks teknikleridir.
Yaşantısal aile danışmanlığının özelliği nedir?
Yaşantısal aile danışmanlığının kuramsal dayanağı hümanistik-varoluşçu görüşlere dayanmaktadır. Bu danışmanlık modelinin en önemli iki temsilcisi Carl Whitaker ve Virginia Satır’dır. Yaşantısal aile danışmanlığında geçmiş yaşantılardan ziyade aile üyelerinin şimdi ve buradaki etkileşimsel süreçlerine odaklanılmaktadır. Psikolojik yardım süreci, etkileşim, gelişme, bireysellik ve eylem önemli görülen kavramlardır. Bu noktada, ailede dönüşümü sağlayan düşünceler değil, yaşantılardır. Rol oynama, iletişim örüntülerini canlandırma, yüzleştirme veya yaşantısal tekniklerle aile üyelerinin mevcut davranışlarında değişim oluşturma hedeflenmektedir.
Yaşantısal aile danışmanlığında ruh sağlığı uzmanının görevleri nelerdir?
Yaşantısal aile danışmanlığında ruh sağlığı uzmanının görevleri şunlardır:
- Kişiler arası stresi azaltmak amacıyla semptomları açığa çıkarmak
- Aile birliği duygusunu geliştirmek
- Önceki kuşaklarla iletişimi arttırmak
- Toplumla ve özellikle kültürel gruplarla bağlantıyı artırmak
- Ailedeki sınırlarla ilgili beklentileri anlamak
- Aile üyelerine fonksiyonlarını öğrenmeleri amacıyla destek sunmak
- Kuşaklar arasındaki ayrılığı geliştirmek
- Aileye katılma, aileden ayrılma ve aileye tekrar katılım modelini oluşturmak
- Aile üyelerinin bireyselliğini desteklemek
- Aile üyelerini kendileri olmaları için cesaretlendirmek
Bowen'nın aile danışmanlığı modelinin odağında ne vardır?
Bu danışmanlık modelinin başlıca temsilcisi aile danışmanlığı alanının da ilk temsilcileri arasında yer alan Murray Bowen’dir. Psikoanalitik alanda eğitimli olan Bowen, geçmiş kuşaklardan gelen sorunlu örüntüler değiştirilmedikçe bu davranışların sonraki nesillerde tekrarlayacağını vurgulamakta ve ailenin duygusal sistemine odaklanmaktadır. Bu bağlamda Bowen aile danışmanlığına göre iletişim kalıpları öğrenilmiştir ve kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Bir nevi her birey kök ailesinde öğrendiklerini kendi aile yaşantısı içerisine taşıma eğilimindedir. Bununla birlikte bu tekrarlayan ilişki örüntüleri mevcut aile yapısına zarar verebilmektedir.
Post modern yaklaşımların odağına hangi anlayış vardır?
Post Modern Yaklaşımlar 1990’lı yıllarda yaygınlaşmaya başlamıştır. Postmodernist aile danışmanları ailenin organize olma şekline ve yaşamlarına verdikleri anlama odaklanmaktadır. Aile üyelerinin daha esnek ve alternatifli bakış açısıyla kendi öznel gerçekliklerini yaratmalarına yardımcı olunmaktadır. Çözüm Odaklı Aile Danışmanlığı ve Öyküsel Aile Danışmanlığı post modern yaklaşımlardandır.
Bilişsel davranışçı aile danışmanlığı hangi alanlarda etkili sonuçlar vermektedir?
Bilişsel davranışçı aile danışmanlığında psikolojik yardım süreci yapılandırılmıştır ve yardım süreci “sorun odaklı” ilerlemektedir. Bu bağlamda, sorunu tanımlama, parçalara bölme, bilişsel ve davranışsal müdahaleleri gerçekleştirme söz konusudur. Sorun olarak görülen durumun aile geçmişindeki yeri üzerinde derinleşmeden yaşanılan andaki düşünsel, duygusal ve davranışsal yansımaları üzerinde durulmaktadır. Bilişsel davranışçı aile danışmanlığı özellikle ebeveynlik becerileri geliştirme, olumlu bir aile etkileşimi oluşturma, yetişkin cinsel işlev bozukluklarını tedavi etme ve stresle baş etme alanlarında etkili sonuçlar vermektedir. Çift ilişkisi, ebeveyn çocuk ilişkisi gibi ailenin farklı alt sistemlerinde aileyle iş birliği içerisinde hareket edilerek psikolojik yardım hizmeti sağlanmaktadır.
Çözüm odaklı aile danışmanlığının ilkeleri nelerdir?
Çözüm odaklı aile danışmanlığının ilkeleri şunlardır:
• Çözüm odaklı aile danışmanlığının temeli sosyal yapılandırmacı felsefedir. Aile sosyokültürel çevresi içerisinde ele alınmaktadır. Aynı zamanda gerçek tek ve objektif değil gözlem ve yaşantıya dayanmaktadır.
• Çözüm için problemi detaylı bir şekilde öğrenmeye gerek yoktur. Aile problemi işe yaramayan yollarla çözme gayretindedir. Aileye işe yarayan çözüm yolları gösterilmektedir.
• Çözüm odaklı perspektifte anahtar öge problemin ne olduğunu belirlemek değil ne olmadığını belirlemektir.
• Sorunun nedenleri irdelenmez. Çözüme kısa sürede ulaşmak için ailenin motivasyon ve beklentileri dikkate alınmaktadır.
• Aileler değişimi istemektedir. Bu durum da direnci ortadan kaldırmakta ve uzman iş birliğini kolaylaştırmaktadır.
• Küçük bir değişim yeterlidir. Bu durum ailede güven duygusunu artırarak dalga etkisi yapmaktadır.
Öyküsel aile danışmanlığı nedir?
Bu aile danışmanlığı modelinde aileler kendi özgün ve alternatif hikâyelerini yazmaları için cesaretlendirilmektedir. Bu bağlamda, aileyle ilgili evrensel söylemlerden kaçınılmaktadır. Bunun yerine ailenin yaşam geçmişi ve kültürüne göre anlam, amaçlılık ve sağlık gibi özelliklerin belirlendiği ifade edilmektedir. Ailenin kendi özgün hikâyelerinin oluşturulması aşamasında dikkat edilen bir diğer husus dilin kullanımıdır. Nitekim, bu danışmanlık modelinde dilin kullanımına özen gösterilmektedir. Dilin bir gücü olduğu ve gerçekliğe şekil verdiği kabul edilmektedir. Öyküsel aile danışmanlığında, sorunun nedeni üzerinde değil bu sorunun aile ilişkilerini nasıl etkilediği üzerinde durulmaktadır.
Boşanma nedir?
Boşanma “eşler henüz hayatta iken bir eşin kanunun müsaade ettiği sebeplerden birine veya birkaçına dayanarak dava açmak suretiyle evlilik ilişkisini bitirme isteminin hâkim tarafından onaylanması neticesinde meydana gelen hukuki bir sonuç” olarak tanımlanmaktadır.
Boşanma sürecini açıklayan modeller nelerdir?
Boşanma bir son gibi düşünülse de bir süreci kapsamaktadır. Bu bağlamda, alanyazında boşanma sürecini açıklayan şu üç ana model dikkati çekmektedir: Bir yas süreci olarak boşanma, Boşanmanın altı istasyonu, Psikososyal süreç olarak boşanma.
Bir yas süreci olarak boşanma modelinin evreleri nelerdir?
Wiseman (1975), boşanmayı bir aile üyesinin ölümü sonrası oluşan psikolojik bir krize benzetmekte ve boşanma sürecinin 5 evreden oluştuğu belirtmektedir. Bu evreler şunlardır:
- İnkâr evresi: Bu süreç eşler boşanma kararını vermeden önce başlamaktadır.
- Kayıp ve depresyon evresi: Eşlerde “Evlilikte bir şeyler çok ciddi şekilde kötü gidiyor” algısı oluşmaktadır.
Bu evrede birey, sıkıntıların evlilikle ilişkili olduğunu fark etmektedir. - Öfke ve zıtlaşan duygular evresi: Boşanma bir gerçeklik olarak eş ilişkisinde kendisini göstermektedir.
- Yeni yaşam tarzı ve kimliğe uyum sağlama evresi: Bir gerçeklik olarak algılanan boşanmayla etkin bir şekilde baş etme yolları aranmaktadır. Bu bağlamda birey; evlilik, kişilik, meslek, cinsel ve toplumsal alanlarda yeni bir kimlik geliştirmektedir.
- Kabul ve yeniden işlev görme evresi: Boşanmış birey yeni baş etme yöntemleri geliştirmektedir ve yeni ilişkilere karşı korku ve endişesi azalmıştır.
Psikolojik süreç olarak boşanma modeline göre duygusal evreler nelerdir?
Kessler (1975) boşanmayı psikolojik bir süreç olarak yedi duygusal evreye ayırmaktadır. Bu duygusal evrelerin başlangıç ve sonları belirgin değildir, bireysel farklılıklara göre bu evrelerin süreleri değişkenlik gösterebilmektedir. Bu evreler şunlardır:
Gerçeği görme/gözün açılması evresi
Erozyon evresi
Ayrışma evresi
Fiziksel ayrılık evresi
Yas evresi
İkinci ergenlik evresi
Sıkı çalışma evresi
Boşanma istasyonu modeline göre boşanma alanları nelerdir?
Bohannan (1970), boşanmanın altı istasyonu modeline göre boşanmanın, karmaşık bir süreç olduğu ve farklı düzeylerde ve yoğunluklarda en az altı alana ilişkin bireylerin ayrılma deneyimi yaşadığını ileri sürmektedir. Örtüşük bir yapı sergileyen bu altı alan şu şekilde tanımlanmıştır:
- Duygusal boşanma: Evliliğin çözülmeye başladığı evredir.
- Hukuki boşanma: Eşler arası yasal sorumlulukların bittiği ve kanun önünde evliliğin sonlandığı evredir.
- Ekonomik boşanma: Evlilik, eşlerin mülkiyetlerinin birleştiği ekonomik bir birliktir.
- Ebeveyn boşanması: Boşanma eşlerin ayrılığı olmakla birlikte çocukla ebeveyn arasındaki ilişki devam etmektedir.
- Sosyal boşanma: Arkadaşlık ve sosyal çevredeki değişimle ilgilidir.
- Psikolojik boşanma: Eski eşten ayrışabilme ve bireysel özerkliği yeniden kazanabilme evresidir.
Boşanma sonrası uyum sürecinin özellikleri nelerdir?
Boşanma sonrası uyum süreciyle ilişkili açıklamalar dikkate alındığında aşağıdaki özelliklerin ön plana çıktığı belirtilebilir (Asanjarani vd., 2018; Chan Lai Cheng ve Preifer, 2015; Dasteel, 1982; Fisher, 1976; Kitson ve Morgan, 1990; Weiss, 1975):
- Boşanma sonrası yaşama uyum evlilik, eş, sosyal statü ve belki de çocuk gibi boşanmayla ilişkili çeşitli kayıplara uyumu gerekli kılan bir yas sürecidir.
- Boşanma sonrası yaşama uyum, evlilik veya eski eşle ilişkili keder ve suçluluk duygularından arınmayı gerektirmektedir.
- Boşanmış birey evlilik yaşantısındaki çift ilişkisinden farklı olarak bireyselleşme sürecine girmektedir. Artık evli bir birey olarak “biz” değil, yeniden bekâr bir birey olarak “ben” ön plandadır. Bu noktada, boşanma sonrası yaşama uyumda eski eşten ayrışabilme ve bireyselleşebilme önemlidir.
- Boşanma sonrası uyumun ilk adımı eski eşin kaybıyla ilgili depresyon ve kederi kapsayan bireyselleşme, ikinci adımı ise öz saygının yeniden yapılandırılması ve öz yeterlilik kazanma sürecidir.
- Boşanma sonrası yaşama uyumda birey yeni bir kimlik kazanır ve sosyal ilişkileri yeniden inşa eder.
- Boşanma sonrası yaşama uyumda fiziksel veya zihinsel hastalık belirtilerinde göreceli olarak azalma söz konusudur. Boşanmış birey aile, ev ve iş alanlarında yeterli düzeyde işlevsellik gösterir.