İnsan sosyal bir varlık olup çevresi ile yakın ilişkiler geliştirme ihtiyacındadır. Aynı zamanda insan düşünen bir canlı olup, bu düşündüklerini, hissettiklerini çevresi ile paylaşan kendine özgü bir bireydir. Bu bağlamda insanlar veya bireyler çevresi ile ilişkilerini ve paylaşımlarını iletişim kurarak sağlarlar. İletişim yoluyla gelişirler, sosyalleşirler, duygularını ifade ederler ve ihtiyaçlarına doyum bulurlar.
Aile Psikolojisi ve Eğitimi — Ünite 2 Soru-Cevap
Aile Psikolojisi ve Eğitimi (EVI206U) soru-cevapları.
İnsanların sosyal bir varlık olarak yaşamalarının temel aracı nedir?
İnsan yaşamındaki iletişim türleri nelerdir?
İnsan yaşamındaki iletişimin kişi-içi iletişim, kişiler arası iletişim, kitle iletişimi ve örgüt içi iletişim biçiminde türlerinden söz edilmektedir.
Kişi içi iletişim nedir?
Bireyler zaman zaman kendi içsel dünyalarında yaşadıklarını, çatışmalarını, kendilerini gözden geçirirler, bunların üzerinde düşünürler, hipotetik olarak denemeler yapar, kararlar alır, çözümler üretirler. Dolayısıyla bireylerin hem uyaran hem tepki veren olarak kendi içlerinde yaşadıkları bu gözden geçirme durumu kişi-içi iletişim olarak ifade edilebilir.
Kişiler arası iletişimin, tek yönlü bir biçimde karşıdaki birey ile etkileşim içermeyen salt bilgi aktarımına odaklanan bilgi verme veya bilgilenmeden farkı nedir?
Kişiler arası iletişim iki taraf arasında etkileşim içeren bir süreçtir ve bu etkileşim içerisinde paylaşım gerçekleşmelidir. Bu açıdan iletişimi iki sistem arasındaki iki yönlü gerçekleşen bir bilgi alışverişi ve bireyler arasında anlamları ortak kılmak için bireylerin fikir, bilgi, haber tutum, duygu gibi içerikleri diğerine aktarma, iletme ve paylaşma süreci biçiminde görmek gerekir. Çünkü iki yönlü gerçekleşen alışverişte karşılıklı bireylerin birbirine etki etmesi, birbirini dikkate alması ve tepki vermesi söz konusudur.
İletişim sürecinde göndericinin mesajını doğru ve etkili biçimde kodlaması veya karşıdaki alıcının anlayabileceği biçimde iletmesi için yapılması gerekenler nelerdir?
Bireyin iletmek istediği mesajı iletirken mümkün olduğunca birkaç kanalı bir arada kullanması, örneğin hem görsel hem işitsel kanalı birlikte kullanması, sözlü ve/veya sözsüz anlatımları birbirini tamamlayıcı veya örtüşecek biçimde birlikte kullanması, alıcının yaşına, gelişimsel, kültürel gibi özelliklerine uygun bir dili, anlatımı tercih etmesi doğal olarak anlamaya ve anlaşılmaya katkı sağlayacaktır. Bu nedenle iletişimin yüz yüze gerçekleştirilmesi telefon veya internet uygulamaları yolu ile gerçekleştirilecek iletişimden çok daha etkili biçimde gerçekleşecektir.
İletişim sürecinde gönderici ile alıcı arasındaki bilgi alışverişinde mesajın doğru ve etkili biçimde anlaşılmaması, yanlış anlaşılmaların olması gibi güçlükler ne olarak adlandırılır?
Bu gibi durumlar iletilen mesaj ile alınan mesaj arasında anlam açısından farklılaşmaya yol açar ve “gürültü” kavramı ile ifade edilir. İletişimi engelleyen bu gürültüler iletişim ortamında yer alan şiddetli ses gibi bir fiziksel gürültü olabileceği gibi, bireylerin görme, konuşma ve işitme gibi nöro-fizyolojik gürültü içerikli olabilir veya mesajın seçici biçimde algılanması, farklı bir biçimde yorumlanması gibi psikolojik gürültü biçiminde de olabilir.
İletişimde kullanılan sözcükler ve deyimlerin, sözel olmayan ipuçlarının her zaman kodlandığı biçimde doğru biçimde anlaşılmaması/yorumlanmasının nedenleri nelerdir?
Özellikle, farklı kültürel özelliklere sahip olmak, farklı aile çevrelerinde yetişmek, bireyler arasındaki ortak yaşam deneyimleri açısından farklılık göstermek, olaylara veya durumlara bakış açısındaki farklılaşan yönlere sahip olmak, sabit fikirli olmak ve kalıp yargılar ile davranmak, kendi istekleri ve ihtiyaçları temelinde dikkatini vererek seçici biçimde algılamak veya algıda seçicilik, gerçekte/ ortamda böyle bir bilgi/kanıt olmadığı hâlde olayı/ durumu kendi bakış açısından çarpıtarak düşünmek veya düşünce hatası yapmak gibi hususlar bireylerin iletişim sürecinde birbirlerinin mesajlarını anlamalarını güçleştirebilmektedir.
Etkili ve sağlıklı iletişimin ilkeleri nelerdir?
Etkili ve sağlıklı iletişimin ilkeleri olarak tarafların öncelikle bireysel farklılıkların varlığını kabul etmesi, her bireyin değerli ve önemli olduğunu kabul etmesi, karşı tarafa saygı duyması/göstermesi, herkesin kendisi ile ilgili kararlar alabilme hakkı ve gücü olduğuna inanması, zorlama olmaksızın gönüllülüğe önem vermesi, bireyleri olduğu gibi koşulsuz kabul etmesi ve gizliliğe saygı duyması gibi hususlara sahip olması beklenmektedir. Kısaca, insancı bakış açısı bağlamında etkili kişiler arası iletişimde veya ilişkilerde herhangi bir koşul ileri sürmeksizin açıkça karşı tarafa değer verdiğini gösteren saygı, içtenlik ve dürüstlük ve empatik anlayış olmalıdır.
Empati kavramı nasıl tanımlanır?
Empati, bir insanın kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır.
Savunucu iletişim ortamında görülen davranış ve tutumlar nelerdir?
Savunucu iletişim ortamında konuşmada yargılayıcı olmak ve karşıdakini denetlemeye yönelik bir tutum görülür. Karşıdaki bireyde ise şüphe uyandıracak biçimde belli bir strateji izleyerek planlı hareket etme vardır. Konuşmada aldırmaz, umursamaz tavır ve üstünlük ifade eden imalar söz konusudur. Ortamda ne konuşulursa konuşulsun kesinlik içeren bir dil veya tutum mevcuttur.
Etkili iletişimde etkin dinleme davranışının fiziksel boyutu nedir?
Etkili iletişimde etkin dinleme davranışlarının sergilenmesi gerekir. Bu kapsamda dinlemenin fiziksel ve psikolojik boyutlarından söz edilir. Dinlemenin fiziksel boyutu bireyin sözel olmayan veya beden dilini karşıdaki bireyi etkin bir biçimde anlamak ve dinlediğini göstermek için kullanmasını ifade eder. Örneğin yüz yüze iletişim ortamında karşıdaki birey ile göz teması kurmak, beden duruşu ve hareketleri ile onu takip ettiğini açıkça göstermek gibi. Dinlemenin psikolojik boyutu ise bireyin ilettiği mesajın ifade ettiği anlamı anlamayı ifade eder.
Etkili dinlemede empatik tepki verme becerileri nelerdir?
Etkili dinlemede empatik tepki verme becerileri; kabul etme tepkileri, asgari düzeyde teşvik, konuş maya açık davet/soru sorma, yansıtma, ben dili tepkileri biçiminde gruplanarak açıklanabilir.
"Konuşmacının ifade ettiği mesajın altında yatan anlamın temel içeriğini, özünü ve/veya duyguları belirleyerek kendi sözcükleri ile yeniden konuşmacıya vermek" olarak tanımlanan empatik tepki verme becerisi nedir?
Yansıtma tepkileri, konuşmacının ifade ettiği mesajın altında yatan anlamın temel içeriğini, özünü ve/veya duyguları belirleyerek kendi sözcükleri ile yeniden konuşmacıya vermektir. Buradan kastedilen konuşmacının söylediğini olduğu gibi aynı biçimde tekrarlamaktan ziyade anlatılanın temasını, özünü ve altında yatan anlamı/duyguyu kendi sözcükleri ile oluşturmaktır. Bu yansıtma konuşmanın bağlamına göre içeriğin ve/veya duyguların yansıtılması biçiminde gerçekleştirilebilir. Örneğin, “arkadaşının sana katılmadığını söylediğinde ne yapacağını bilemedin”, “annenin gösterdiğin çabayı dikkate almamasına üzülüyorsun”, “ne yapacağına karar vermedin” gibi. Bu tür yansıtma tepkileri bireyin empatik anlayışla davrandığını iletmenin, doğru anlayıp anlamadığını kontrol etmenin ve konuşmayı belirginleştirmenin de bir yoludur.
Bir ailedeki iletişim dinleme becerilerinin boyutları nelerdir?
Tipik bir çekirdek aileyi dikkate alacak olursak, temelde eşler arasında ve (varsa) eşler ile çocukları ve (varsa) kardeşlerin birbiri ile kendi arasında kişilerarası iletişim ve ilişkiler mevcuttur. Bu bağlamda bir ailedeki iletişim dinleme becerileri, konuşma becerileri, kendini açma, açıklık, konuya odaklanma, saygı ve ilgi/ önem olmak üzere altı boyutta açıklanır.
Bireyin gerçekleştirmek istediği iki veya daha fazla amaç, beklenti, ihtiyaç, güdü, istek durumunun birbiri ile çatışması hangi çatışma durumunu tanımlar?
Yaklaşma-yaklaşma çatışmasında bireyin gerçekleştirmek istediği iki veya daha fazla amaç, beklenti, ihtiyaç, güdü, istek durumu birbiri ile çatışmaktadır. Bireyin bunları aynı anda gerçekleştirme olanağı yoktur ve birini seçmek zorundadır.
Rummel’ın çatışma için ileri sürdüğü çatışma modeli hangi aşamaları içerir?
- Örtük çatışma. Başlangıçta çatışma örtük yaşanır. Değerler ve amaçlar gibi farklılıklar gelecekte çatışma potansiyelidir ve çatışmayı hazırlayıcıdır. Örtük bir çatışma, tetikleyici bir olay oluncaya kadar bireyin içinde varlığını sürdürür. 2. Çatışmanın açıkça başlatılması. Bazı tetikleyici olaylar, bireyi harekete geçirir. Çatışmanın başlaması ile açıkça çatışma başlar. 3. Çatışma davranışı. Taraflar birbirlerinin kapasite, güç, tehdit, ödül gibi hususları kullanma isteklerini değerlendirirler. Bazen savunma ve saldırma durumuna geçerler. Birbirleri ile yüzleşirler. Açıkça yaşanan bir yüzleşme ile her iki tarafın da isteklerinden vazgeçmemesi durumunda çatışmaya takılı kalırlar. 4. Gücün dengelenmesi: Anlaşma sağlanır ise taraflar arasında bir güç dengesi oluşur. Taraflar çözümün sonuçlarını görürler. Bu aşama tarafların anlaşma koşullarında, amaçlarında değişiklik oluncaya kadar devam eder. 5. Yeniden patlak vermesi. Asıl konu çözülmez ise tekrar örtük aşamaya dönüşebilir, içten içe sorun devam eder. Bazı gelişmeler sorunun yeniden patlamasına yol açar. Koşullara ve yeni tetikleyicilere göre taraflar yeniden çatışmalı hâle gelirler.
Kişiler arası iletişim sürecinin sonuçları bağlamında Harary ve Batell tarafından sınıflandırılan, tek tek veya birkaçı birlikte görülebilen temel çatışma türleri nelerdir?
Kişiler arası iletişim sürecinin sonuçları bağlamında Harary ve Batell tek tek veya birkaçı birlikte görülebilen sekiz temel çatışma türünden söz ederler. Bunlar kısaca şu şekilde özetlenebilir • Aktif çatışma• Pasif çatışma• Varoluş çatışması • Tümden reddetme• Ön yargılı çatışma• Yoğunluk çatışması • Kısmi algılama çatışması • Alıkoyma çatışması
Çatışma çözmede bireylerin sergilediği; yarışma (rekabetçi/yarışmacı), uzlaşma (uzlaşmacı), kaçınma (kaçınmacı), uyum sağlama (uyum sağlayıcı) ve iş birliği (işbirlikçi) çatışma stillerinden hangisinde bireyler iş birlikçi olmama ve saldırgan olma eğiliminde olup, kendi amaçlarına önem verme ve bunun peşinde koşma davranışı sergiler?
Yarışmacı stili kullanan bireyler iş birlikçi olmama ve saldırgan olma eğilimindedirler. Kendi amaçlarına önem verme ve bunun peşinde koşma vardır. Diğerinin amacını göz ardı etme, kendisi ile uyumlu hâle ge irmeden kazanmaya ve kendi isteğini kabul ettirmeye çalışma söz konusudur. Talebini açık ifade etmekle birlikte kendini çok fazla açmama ve gerçek niyetini gizleme vardır. Esneklik zayıf olup, karşı tarafa ödün vermek istemezler. Çekişmeli davranışlar bi çimde de ortaya çıkabilir. Zorlayıcı biçimde davranışlar içerdiğinde ise güç kullanma ve fiziksel/sözel saldırganlık yolu ile kendine uymaya zorlama çabası gözlenebilir.
Johnson ve Johnson tarafından çatışma çözmede kullanılan yollar/stiller, tarafların istek/amaçlarına ve ilişkiye ne kadar önem verdiğine bağlı olarak ve her bir yolu bir hayvan adı ile sembolleştirilerek/eşleştirilerek açıklanmıştır. Buna göre köpek balığı ile sembolleştirilen yol nedir?
Zorlama (köpek balığı): İlişki yerine amaçlar, istekler dikkate alınır. Çatışmanın çözümü için karşı tarafın çözümü kabul etmesi yönünde zorlamayı içerir. Bu durumda taraflardan biri zorla kazanan diğeri ise kaybedendir. Kazan-kaybet taktiği vardır.
“Amaçtan vazgeçerek ilişkiyi korumayı içerir. Karşı tarafın istek ve amaçlarına izin verir. Kazan-kaybet taktiği vardır."
Bu tanımlama çatışma çözmede kullanılan hangi yolu tanımlar?
Alttan alma (ayıcık): Amaçtan vazgeçerek ilişkiyi korumayı içerir. Karşı tarafın istek ve amaçlarına izin verir. Kazan-kaybet taktiği vardır.
Kazan-kazan taktiği/davranışları veya kaybeden yok yaklaşımının altı aşamalı problem çözme yönteminin basamakları nelerdir?
Kazan-kazan taktiği/davranışları veya kaybeden yok yaklaşımı temelde altı aşamalı problem çözme yönteminin basamaklarını (sorunu tanımlama (çatışma), olası çözümler üretme, çözümleri değerlendirme, karar verme, kararın nasıl uygulanacağına karar verme, çözüm başarısını değerlendirme) kullanmayı içerir.
Çatışma çözmede izlenebilecek temel adımlar nelerdir?
Çatışma çözmede altı temel adım izlenebilir. Bu adımlar sırası ile sorunu açıklığa kavuştur/somutlaştır/ aydınlığa kavuştur, her bir kişinin ne istediğini/ isteklerini keşfet, çeşitli alternatifleri belirle, nasıl müzakere/tartışacağına karar ver, uzlaşılan/uyuşan fikirleri/aynı fikirde olunanları sağlamlaştır/kuvvetlendir, gözden geçir ve (gerekirse) yeniden müzakere et.
Çıkarlar çatıştığında her iki tarafın da kabul edebileceği ve hiçbirinin kaybetmeden kazanacağı bir çözüm üretilebilen yöntem nedir?
Aile üyelerinin uzlaşmacı/uzlaşma (tilki) ve iş birlikçi/yüzleşme (baykuş) stili ile kazan-kazan veya kaybeden yok taktiğini/davranışlarını çatışma çözmede kullanmayı öğrenmeleri ve hedeflemeleri istendik çözümlerin üretilmesini sağlayacak ve sonraki çatışmaların da benzer biçimde çözülmesine örnek olacaktır. Kaybeden yok yöntemi ile çıkarlar çatıştığında her iki tarafın da kabul edebileceği ve hiçbirinin kaybetmeden kazanacağı bir çözüm üretilebilecektir. Kaybeden yok temelde sorun çözme yöntemidir ancak bu yöntemi birçok anne baba kullanmak istemez. Çünkü ilişkide güç üstünlüğü kendilerindedir ve bu üstünlüğü çatışmada kazanmak için gerekli ve vazgeçilmez olarak görmektedir ler. Oysa kaybeden yok yöntemi ile birlikte çeşitli çözümler üretirler, etkin dinleme yaparlar, ikisi için de uygun seçim yapılır, olumlu duygular oluşur ve karşılıklı saygı gelişir, ilişki güçlenir.