AÖF Soru Bankası

Aile Psikolojisi ve EğitimiÜnite 6 Özeti

Aile ve Hastalık

EVİ206U-AİLE PSİKOLOJİSİ VE EĞİTİMİ

Ünite 6: Aile ve Hastalık

Giriş

Hastalıklar (bedensel ve ruhsal hastalıklar) ailenin beklemediği kriz yaşantılarıdır. Ailenin işlevselliğini etkiler. Diğer taraftan ailenin işlevselliği; hasta bireyin hastalıkla baş etmesini, hastalığın tedavisini ve hastalığın seyrini etkiler. Ciddi bedensel hastalıklarda birçok birey bazı tepkiler gösterir. Birçok bireyde bu tepkiler benzerdir. Bunlar; şok ve inanmama, öfke ve kızgınlık, pazarlık, depresyon ve kabullenme evrelerini içerir. Hastalıklar, aile sisteminin dengesini bozan önemli olaylardır.

Birey Aile ve Hastalık

İnsanlar kanser gibi ciddi hastalık tanısı karşısında birçok psikolojik tepkiler gösterirler. İlk aşamada en yaygın tepki şok olma ve inanmamadır. Tetkiklerin yanlış olduğuna inanır. Bu aşamada başka doktorlar dener. Daha sonrasındaki tepki ise öfke ve kızgınlığı içerir. Neden ben sorusu bu dönmede ortaya çıkar. Bu evrede bireylere saygı göstermek gerekir. Daha sonra hasta birey, pazarlık aşamasına geçer. Ölümcül hasta biraz daha yaşamaya karşılık vaatlerde bulunur. Örneğin “Kızının düğününü görmeyi istediği, başka bir şey istemeyeceği” gibi pazarlık, gerçekte bir erteleme çabasıdır. Sonrasında gelen aşama ise depresyondur. Bu dönemde yaklaşan kayıpların verdiği endişe nedeniyle karamsarlık ortaya çıkar. Bu kaybın birçok yönü olabilir. Kimi hastalar örn. meme kanseri olan hasta vücut güzelliğinin kaybına tepki verir. Ya da rahim kanseri olan kadın ameliyat sonrası artık bir kadın olmadığı hissine kapılır. Sürecin en son aşaması ise kabullenme olarak isimlendirilir. Hastanın, gerçeği kabul edip, hastalığı ile birlikte yaşamayı öğrendiği dönemdir. Tedavi seçeneklerinin belirtilmesi ve bir tedavi programının sunulması kabullenişi kolaylaştırır. Bu aşama ile birlikte kişi yaşamını, geçmişini, geleceğini, varoluşunu yeniden yorumlamaya başlar.

Bedensel Hastalıkların Aile Üzerindeki Etkisi

Aile üyesinin hastalanması, bütün aile üzerinde psiko- sosyal etkilere neden olur. Hastalığın ani ya da sinsi başlaması, hastalığın seyri (ilerleyici ya da dalgalı seyir), hastalığın sonlanımı (ölümcül olması ya da olmaması gibi) ve neden olduğu yeti kaybının (örn. zihinsel, duyusal, fiziksel kayıplar gibi) yanı sıra ailenin kültürel özelliği, değerler sistemi, yaşam döngüsü evresi ve hasta bireyin ailedeki rolü bu etkilenmeyi belirleyen başlıca faktörlerdir.

Kronik hastalığa yönelik uyum süreçleri aşağıdaki basamakları içerir;

• Aile bireyleri arasında rol değişimleri • Hastaya daha fazla zaman ayrılması • Ailede sosyal içe kapanma • Aile bireylerinde de inkâr tepkileri • Ekonomik problemler • Çoklu kayıplarla başa çıkma

Eşler Arası İlişkiler ve Hastalık

Hastalıklar eşler arası ilişkiyi etkiler. Hastalığın ciddiyeti ve türü bu etkiyi belirleyen faktörlerdendir. Çiftin birbiri ile ilişkisinde hastalığın oynadığı rol: Sağlık sorunları kimi zaman dikkat çekme, ilgi ve bakım sağlamak için de kullanılır. Kimi zaman da güç dengesi oluşturmada ve eşin kontrolünde kullanılır. Geçmişte eşini ihmal ettiğini, görevlerini yapmadığını düşünen bir kişi şimdiki hastalığı bir cezalandırma olarak algılayabilir. Bazen hasta eş kendi ruhsal ihtiyaçları nedeniyle bu davranışı destekler. Çiftler hastalığın olumsuz etkilerinin üstesinden gelmede sorunu, “senin” ya da “benim problemim” yerine “bizim problemimiz” diye görmelidirler. Birlikte hareket etmek olumsuz etkileri daima zayıflatacaktır. Ortak etkinlikler bulmak ilişkileri geliştirebilir.

Aile Sağlığı ve Ruhsal Hastalıklar

Depresyon

Depresyon kişinin sürekli olarak çökkün ruh hali içinde bulunması ve sürekli olarak ilgisizlik, isteksizlik ile karakterizedir. Ağır depresyonu olanlarda; kendini suçlama, değersizlik ve işe yaramazlık düşüncelerinin yanı sıra ölüm düşünceleri ve intihar isteği gelişebilir. Cinsel istekte azalma olur. İştah ve uyku düzeni bozulur. Ekonomik sorunlar, ağır hastalıklar, ayrılıklar, kayıplar depresyon sebebi olabilirler. Buna ek olarak yaşlılık depresyonu ya da anne olanlarda doğum sonrası depresyon gibi farklı depresif durumlar da gözlenebilir. Depresif anne babalar çocukları ile yeteri kadar ilgilenemezler. Bu durum tüm aileyi ciddi şekilde etkiler. Depresyonla başa çıkma konusunda ilaç tedavileri, bireysel terapiler başarı ile uygulanmaktadır. Ek olarak kişinin karamsar düşüncelerinin farkında olması, buna ek olarak küçük aktiviteler yapması bu durumu aşmasında yardımcı olabilir.

Bunaltı Bozukluğu

Bunaltı bozukluğu, birçok yaşam olayı ya da durum hakkında aşırı endişe (evham) duyma ile karakterize bir ruhsal rahatsızlıktır. Kişinin genel olarak kaygılı olması ile karakterizedir. Beyin kimyası ile ilgili nedenleri olduğu düşünülmektedir. Genel olarak 20’li yaşların başında görülür. Bu rahatsızlığı olan kişiler alkol tüketiminden kaçınmalıdır. Çay, kahve ya da kolalı içecekler gibi uyarıcı maddelerin aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır.

Panik Bozukluğu

Panik bozukluğu, kendiliğinden ve ani olarak başlayan panik ataklarla seyreden bir ruhsal rahatsızlıktır. Panik atak sırasında hastalar genellikle; çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı, göğüste sıkıntı hissi, bulantı veya karın ağrısı, baş dönmesi yakınmalarının yanı sıra ölmek üzere oldukları, çıldıracakları veya bayılacakları korkusuna da kapılırlar. Stres altındaki kişilerde daha çok görülür. Bireyler kalp krizi geçirdiklerini, boğulduklarını düşünürler.


Sosyal Fobi

Kişilerin utanacağı ya da küçük duruma düşeceklerini düşünmeleri ve bu yüzden sosyal ortamlardan uzak durmaları ile açıklanabilen bir hastalıktır. Sosyal fobisi olan kişiler, diğerlerinin sürekli kendilerini izlediklerine ve eleştireceklerine dair güçlü bir inanca sahiptirler. Nedeni tam olarak bilinmeyen sosyal fobinin yaşam boyu görülme sıklığı %10 şeklindedir. Genelde ergenlik yıllarında başlamaktadır. Maruz kalma etkili bir tedavi yöntemi olabilir. Kişi kaçındığı ortamlarda bulunması için kendisini zorlamalıdır. Bu sayede kaygısının giderek azaldığını görecektir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (Bozukluk Takıntı Hastalığı)

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), bozukluk takıntı rahatsızlığı olarak da bilinir. Birçok insanın temizlik gibi takıntıları olabilir. Ancak bunlar yaşamı etkileyecek boyuta geldi ise artık takıntı bozukluğundan bahsedilebilir. Beyin kimyası ile ilgili olduğu düşünülen OKB yaygın bir problemdir. Aile desteği, ilaç kullanımı faydalı müdahaleler olarak bilinmektedir.

Bedenselleştirme (Somatizasyon) Bozukluğu

Bedenselleştirme bozukluğu, genç yaşta başlayan ve yıllarca devam eden değişik bedensel belirtilerle seyreden bir ruhsal rahatsızlıktır. Bedensel belirtiler arasında vücudun çeşitli bölgelerinde ağrılar (baş ağrısı, sırt ağrısı gibi), bulantı, kusma, geğirme, el ayakta uyuşma, ses kısılması, adet düzensizliği görülebilir. Bu belirtiler tıbbi bir hastalık olmaksızın ruhsal nedenlerle olmaktadır. 30 yaşından önce başlar. Kadınlarda daha sık görülür. Bazı kişilerde rahatsızlığın uzun süredir devam etmesi, bir yaşam biçimine dönüştüğünü düşündürür. Doktor doktor dolaştıkları, sürekli tahliller yaptırdıkları, hastane yatışlarının sık olduğu gözlenir.

Alkol Bağımlılığı

Beden ve ruh sağlığını, aile, sosyal ve iş uyumunu bozacak derecede fazla ve tekrarlayıcı biçimde alkollü içki içme, alkol alma isteğini kontrol edememe ve alkol almayı durduramama ile belirli bir bozukluktur. Ancak her alkol alan “hastadır” denemez. Sosyal içici ya da “akşamcı” ile alkolizm arasındaki ayrımı yapmak, her zaman kolay olmamaktadır. Alkol bağımlısı kişilerde çeşitli bedensel hastalıklar görülmektedir. Karaciğer hasarı, mide-barsak ve pankreasta ağır bozulmalar, tansiyonda yükselme, kalp kasında rahatsızlık, beyin ve beyincik hasarı bunlardan bazılarıdır.

Sigara Bağımlılığı

Sigara bağımlılığı, en az bir aylık bir süre içinde düzenli sigara kullanma, sigarayı bırakınca yoksunluk belirtileri yaşama, zararlarını görmeye rağmen bırakamama ve başarısız sigara bırakma girişimlerinin olması şeklinde tanımlanmaktadır. Sigara içimiyle vücuda alınan katran, nikotin, karbon monoksit gibi maddeler nedeniyle ciddi bedensel ve ruhsal sorunlar ortaya çıkabilir. Sigara, bağımlılık dışında kalp ve solunum sistemi hastalıklarına,

kanser riskinde artışa ve gebelikte sağlık problemlerine (erken doğum, düşük doğum ağırlığına ve bebek ölümlerine) neden olabilmektedir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında