AÖF Soru Bankası

Emlak YönetimiÜnite 6 Özeti

İş Sağlığı ve Güvenliği

EMY104U - EMLAK YÖNETİMİ

Ünite 6: İş Sağlığı ve Güvenliği

Giriş

İSG alanında dünyada yaşanan bütün gelişmelerin temelinde son yıllarda kabul edilen proaktif (önleyici) yaklaşım olduğunu söylemek mümkündür. Bu yaklaşıma göre iş kazaları ve meslek hastalıklarını ortaya çıkmadan önlemenin maliyeti, bunlar ortaya çıktıktan sonra oluşacak maliyetten daha düşüktür.

İş yerindeki sağlık ve güvenliğin sağlanması, karmaşık yapısı dolayısıyla yönetilmesi zor bir süreçtir. Tehlikelerin belirlenmesi, düzenlemelerin yapılması, önlemlerin alınması görünen çalışmalar olsa da yönetim anlamında politikaların oluşturulması, tüm paydaşların bilgilendirilmesi, paydaşlara eğitim verilmesi, iş yerleri bünyesinde organizasyonların oluşturulması arka planda sürecin temelini oluşturmaktadır.

Emlak Yönetimi Bağlamında İş Sağlığı ve Güvenliği

İSG’nin bir hak olarak temel dayanağı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası”dır. Çalışanların sağlığı ve iş yerinin güvenliğinin sağlanması ile ilgili düzenlemeler içeren birçok kanun bulunmaktadır. “6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu”, “4857 sayılı İş Kanunu”, “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu”, “6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu” ve “1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu” birçok İSG düzenlemesi içermektedir. Belirtilen hukuk kaynakları dışında cumhurbaşkanlığı kararnameleri, yönetmelikler ve 2017 yılı öncesinde çıkarılmış bulunan bazı tüzükler İSG alanında hükümler içermekte ve düzenlemelerin şekillenmesinde rol oynamaktadır.

Türkiye’de İSG hukukunun temel düzenlemelerini içeren İSGK’nin 2. maddesine göre “Kanun’daki hükümler, kamu ve özel fark etmeksizin tüm iş ve iş yerlerine ve tüm çalışanlara uygulanacaktır”. Bu doğrultuda faaliyet konusu ayrımı yapılmadan bu alanda yapılacak tüm çalışmalar İSGK uyarınca olacaktır. Açıklamalar doğrultusunda emlak yöneticileri ve sektörün tüm çalışanları için İSGK hükümlerinin geçerli olacağı; bu kapsamdaki tüm iş yerlerinde alınacak önlemlerin, yapılacak düzenlemelerin bu hükümler çerçevesinde yapılması gerektiği açıktır. Ayrıntılı düzenlemeler için ise genel konulu veya alana özel olarak çıkarılan yönetmelikler belirleyici olacaktır.

İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşveren Yükümlülükleri

İşverenin İSG alanındaki yükümlülükleri İSGK’nin ikinci bölümünde düzenlenmiştir. Kanun’un uygulanmasında “işveren adına hareket eden, işin ve iş yerinin yönetiminde görev alan işveren vekillerinin işveren olarak sayılacaklarını” belirtmek gerekir. Ancak işveren vekillerinin sorumlulukları hukuki değil cezai sorumluluktur.

Genel Yükümlülükler

İş hukukunda işverenlerin borçları arasında işçiyi koruma ve gözetme borcu yer almaktadır. Çok kapsamlı olan bu borcun bir ayağını da işverenin İSG önlemlerini alma borcu oluşturur.

İSGK’nn “İşverenin genel yükümlülüğü” başlığını taşıyan 4. maddesi, işverenlere işle ilgili konularda çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü getirmiştir.

Genel yükümlülüklerin belirlendiği bu maddede, işverenin yükümlülüğünü en üst seviyeye taşıyan bir ifade bulunmaktadır. 4. maddenin 1. fıkrasının a bendinde “işverenin, mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması” için çalışmalar yapacağı yönünde bir düzenleme getirilmiştir. Buradaki her türlü ifadesi, yapılacak tüm çalışmalar sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü hastalık ve kaza riskine karşı önlemler alınması, bu önlemlerin teknolojik gelişmelere göre güncellenmesi, önlemlerin maliyetinin göz ardı edilmesi gibi anlamları içinde barındıracaktır.

Risk Değerlendirmesi Yapma Yükümlülüğü

İSGK’nin 10. maddesinde ayrıca düzenlenmiş olan risk değerlendirmesi, iş yerinde mevcut veya meydana gelebilecek tehlikelerin belirlenerek bu tehlikelerin riske dönüşmesini engelleme veya ortaya çıkmış olan risklerin değerlendirilerek önlem alınmasına ilişkin çalışmaları kapsayan bir süreçtir.

Risk değerlendirmesine ilişkin ayrıntılı düzenlemeler “İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği”nde (İSGRDY) yer almaktadır. Yönetmelik uyarınca işveren risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmak, risk değerlendirmesi yapılması için ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeleri sağlamakla yükümlüdür.

İSGRDY’nin 6. maddesi uyarınca risk değerlendirmesi ekibi; işveren veya işveren vekili, iş güvenliği uzmanları ve iş yeri hekimleri, çalışan temsilcileri, destek elemanları, tehlike kaynakları ve riskler konusunda bilgili çalışanlardan oluşacaktır.

İSGRDY’nin 8. maddesi uyarınca risk değerlendirmesi sürecinde tehlikelerin tanımlanması için asgari olarak bilgi toplanması gereken konuları belirlemiştir. Yönetmeliğin 9. maddesinde ise belirlenecek tehlikeler sebebiyle ortaya çıkabilecek risklerin sıklığı, zarar derecesi ve etkilenebilecek kişilerin belirlenmesi düzenlenmiştir. Risklerin analiz edilmesini takiben risklerin kontrolünün sağlanması için atılması gereken adımlar 10. maddede sayılmıştır. Kontrol adımları;

• Planlama

• Risk kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması

• Risk kontrol tedbirlerinin uygulanması

• Uygulamaların izlenmesi olarak sıralanmaktadır.


Yönetmelik risk değerlendirmesinin son aşamasını ise 11. maddede dokümantasyon başlığıyla açıklamıştır.

Yapılan risk değerlendirmesi iş yerinin tehlike sınıfına göre İSGRDY’nin 12. maddesi uyarınca yenilenecektir. Buna göre; çok tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde iki yılda bir, tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde dört yılda bir ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde altı yılda bir risk değerlendirmesi yenilenmek zorundadır.

Acil Durumlara İlişkin Yükümlülükler

Acil durumlara ilişkin işveren yükümlülükleri, İSGK’nın 11. ve 12. maddeleri ile bu maddeler uyarınca çıkarılan “İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik” (İADHY) ile belirlenmektedir.

Acil Durum: İş yerinin tamamında veya bir kısmında meydana gelebilecek veya iş yerini dışarıdan etkileyebilecek yangın, patlama, tehlikeli kimyasal maddelerden kaynaklanan yayılım, zehirlenme, salgın hastalık, radyoaktif sızıntı, sabotaj ve doğal afet gibi ivedilikle müdahale gerektiren olaylardır.

İSGK’nin 11. maddesinde acil durumlarla ilgili yapılan düzenlemenin temelinde ise, acil durum planı hazırlanması yer almaktadır. Kanun’un 12. maddesi ise ciddi, yakın ve önlenemeyen bir tehlike durumunda çalışanların tahliyesinin sağlanması konusunda işverenin yapması gereken düzenlemelerin çerçevesini oluşturmaktadır.

İADHY acil durumlarda işverenin yükümlülüklerini geniş olarak ele almış ve öncelikli olarak 5. maddede bunları sıralamıştır. Yönetmeliğin 7. maddesinde acil durum planı hazırlamanın temel aşamaları verilmiştir. İADHY’nin 14. maddesine göre; hazırlanacak olan acil durum planı iş yerinin tehlike sınıfına göre belirli aralıklarla yenilenmek zorundadır.

Çalışanların Bilgilendirilmesi ve Eğitimine İlişkin Yükümlülükler

İSGK, “Çalışanların bilgilendirilmesi” başlıklı 16. ve “Çalışanların eğitimi” başlıklı 17. maddelerinde işverenlere yükümlülükler getirmiştir.

Çalışanların bilgilendirilmesi, adı geçen maddede öncelikle; iş yerlerinde çalışanların maruz kalabilecekleri riskler ve bunlara karşı alınan önlemler, çalışanların hakları ve yükümlülükleri ile karşılaşılabilecek olağanüstü durumlar, afet, yangın olaylarında ilk yardım, mücadele ve tahliye konularında olacaktır. Ek olarak, maddenin 2. fıkrasında yer aldığı üzere işveren çalışanları ciddi ve yakın bir tehlike durumunda, tehlike, ortaya çıkan riskler ve tedbirler hakkında derhal bilgilendirecektir.

İSGK’nin 17. maddesinde temel olarak hangi durumlarda eğitim verileceği düzenlenmiştir. Buna göre çalışanların işe başlamasında, çalışma yerinde veya işle ilgili değişikliklerde, iş yerinde kullanılan ekipmanın değişmesi durumunda veya işyerinde yeni teknolojilerin kullanılmaya başlanması durumunda işverenin eğitim verme yükümlülüğü doğacaktır. Ek olarak bir çalışanın iş kazası

veya meslek hastalığı sonucunda işten uzaklaşması söz konusu oldu ise, işe geri dönemeden önce eğitime tabi tutulması gerekecektir.

ÇİSGEUEHY uyarınca çalışanlara verilmesi gereken İSG eğitimlerinde asgari olarak eğitim verilmesi gereken hususlar; Genel konular, Sağlık konuları, Teknik konular ve Diğer konular olarak belirlenmiştir.

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerini Sağlama Yükümlülüğü

İSG hizmetleri, iş yerindeki tehlike ve risklerin ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesi için çalışmalar yapmak üzere oluşturulacak işveren tarafından görevlendirilecek personeller tarafından yerine getirilecektir. Bu doğrultuda işverenin bu hizmetleri sağlamak üzere iş yeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli görevlendirecektir.

İSGK’nin 6. maddesinde getirilen bu yükümlülüğe ilişkin olarak “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği” (İSGHY) yürürlüğe konulmuştur.

Eğer iş yerinde çalışanlar arasında gerekli şartları taşıyan personel bulunmuyorsa işveren bu hizmetleri dışarıdan yani “ortak sağlık ve güvenlik birimi” (OSGB) veya “Çalışan sağlığı merkezi”nden (ÇASMER) temin edebilecektir.

Temsilcisi Belirleme Yükümlülüğü

İSGK’nin 3. maddesinde çalışan temsilcisi “İSG ile ilgili çalışmalara katılma, çalışmaları izleme, tedbir alınmasını isteme, tekliflerde bulunma ve benzeri konularda çalışanları temsil etmeye yetkili çalışan” şeklinde tanımlanmıştır.

Çalışan temsilcisi veya temsilcilerinin mümkünse seçim, seçimle belirlenemediği durumlarda işveren tarafından atama yoluyla görevlendirilmesi, birden fazla çalışan temsilcisi görevlendirileceği durumlarda bir temsilcinin baş temsilci olarak belirleneceği ve iş yerinde görevlendirilecek çalışan temsilcisi sayıları İSGK’nin 20. maddesinde düzenlenmiştir. Çalışan temsilcilerinin sahip olması gereken özellikler ve seçim ile ilgili esaslar “İş Sağlığı ve Güvenliği ile İlgili Çalışan Temsilcisinin Nitelikleri ve Seçilme Usul ve Esaslarına İlişkin Tebliğ”de düzenlenmiştir.

İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Çalışan Yükümlülükleri

İSGK’nin 19. maddesi “Çalışanların yükümlülükleri” başlığını taşımaktadır. Madde öncelikli olarak çalışanların yükümlülüğünün işverenin talimatları ve kendilerine verilen eğitimlerde edindikleri bilgiler doğrultusunda hem kendilerinin hem de yaptıklarından etkilenebilecek diğer çalışanların sağlık ve güvenliğini tehlikeye düşürmemek olarak açıklanmıştır. Anılan maddenin devam fıkrasında çalışanların yükümlülükleri sayılmıştır.


Önlemlere Uyma Yükümlülüğü Çalışanlara Uygulanacak Yaptırımlar

İSGK’nın 19. maddesinde öncelikli olarak çalışanların 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak çalışanlar yani işçiler kullandıkları iş ekipmanlarını kurallara uygun şekilde için bu yaptırımların en başında 25. maddenin 2. fıkrası kullanmaları gerekliliğine değinilmiştir. Çalışanların uyarınca iş sözleşmesinin haklı nedenle derhâl feshi işverenlerin emir ve talimatlarına uymasına ek olarak gelmektedir. Burada sadakat borcuna aykırılık, iş eğitimlerde öğrendikleri bilgilerin doğru olarak güvenliğini tehlikeye düşürme, işverene zarar verme gibi kullanılmasına da ilgili mevzuatta vurgu yapıldığı hükümlere dayanılması mümkündür. İşçinin iş görülmektedir. sözleşmesinin İSG’ye ilişkin tedbirlere uymama nedeniyle süreli feshi de mümkün olabilecektir. Son olarak, toplu iş İş Birliği Yapma ve Tehlikeyi Bildirme sözleşmelerinde veya iş yeri iç yönetmeliklerinde ilgili Yükümlülüğü konularda hüküm bulunması durumunda işçiye disiplin İSGK’nin 19. maddesi bu yükümlülüğün içeriğini; cezası uygulanması da söz konusu olabilecektir. çalışanların bir tehlike veya koruma eksiği gördüklerinde işverene veya çalışan temsilcisine haber vermesi, teftiş TBK’ye tabi olarak çalışanlar için ise 400. madde uyarınca sırasında iş yerinde bir eksiklik tespit edildiğinde bunun işçinin kusurlu olarak işverene verdiği zararların tazmini ile veya mevzuata aykırılığın giderilmesi için işveren ve 435. madde uyarınca sözleşmesinin feshi yaptırımları söz çalışan temsilcisi ile iş birliği yapılması ve genel olarak bu konusu olabilecektir

iş birliğinin çalışmanın her aşamasında sürdürülmesi şeklinde belirlemiştir.

İSGHY’nin 8. maddesi, bir tehlike durumunda işverene veya İSG kuruluna çalışanların başvurması ve tedbir alınmasını talep etmesi yükümlülüklerini getirmektedir.

İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülüklerine Aykırılık ve Sonuçları

İşverene Uygulanacak Kamu Hukuku Yaptırımları

İşverenlerin İSG mevzuatına aykırı davranışlarının kamu hukukundaki yaptırımları idari ve cezai yaptırımlar olarak ikiye ayrılmaktadır.

İdari Yaptırımlar

İSG yükümlülüklerini yerine getirmeyen işverenlere uygulanacak idari yaptırımlar; idari para cezaları, işin durdurulması ve ölümlü iş kazaları nedeniyle kamu ihalelerinden yasaklamadır.

Cezai Yaptırımlar

İSG’nin temel amacının çalışanların beden ve ruh sağlığının korunması olduğu dikkate alındığında, tedbirlere uyulmadığında ortaya çıkacak ölüm ve yaralanma olaylarında cezai sorumluluk ortaya çıkacaktır. Bu durumun TCK’deki karşılığı 85. ve 89. maddelerde yer alan taksirle öldürme ve taksirle yaralama suçlarıdır.

İşverene Uygulanacak Özel Hukuk Yaptırımları

İSGK’nin işverene getirdiği yükümlülükler ve TBK’da yer alan işçiyi gözetme borcu doğrultusunda, işveren anılan Kanunlardaki hükümleri gereğince yerine getirmeze kusurlu kabul edilecek ve öncelikle maddi tazminata hükmedilecektir.

Bir diğer tazminat ise manevi tazminattır. İş kazası ve meslek hastalığı sonucunda oluşan zarar sonrasında kazaya uğrayan işçi ile işçi sakatlanmasından veya ölümünden keder duyan yakınları manevi tazminat talebinde bulunabileceklerdir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında