EMY104U-EMLAK YÖNETİMİ
Ünite 2: Emlak Sektöründe Girişimcilik
Giriş
Girişimcilik, hayatın hemen her alanında kendine yer edinmiş, kapsayıcı ve çok boyutlu bir olgudur. Çoğu zaman ticari ve ekonomik bağlamda ele alınıyor olsa da girişimcilik olgusu, dünyayı olumlu anlamda değiştiren her fikir ve eylemde karşımıza çıkmaktadır. Son yıllarda toplumsal ve ekonomik hayatı şekillendiren küreselleşme olgusunun ve teknolojik gelişmelerin ardındaki temel etkenlerden biri olan girişimcilik; disiplinler arası niteliğiyle etkisini bireysel, örgütsel, bölgesel, ulusal ve uluslararası olmak üzere birçok düzeyde hissettirmektedir.
Girişimcilik çeşitli avantajları ve dezavantajları beraberinde getiren bir süreçtir. Girişimciliğin en büyük avantajları kişisel özgürlük, kişisel tatmin, artan gelir ve özgüvendir. Diğer taraftan, gelir kaybı riski, uzun ve düzenli çalışma saatleri, kişisel disiplin zorunluluğu gibi dezavantajlara sahiptir. Dolayısıyla girişimcilik bir ayrıcalık değil, akademi, tarım, moda, medya, ticaret, emlak yönetimi ve daha pek çok farklı alanda bir birey veya bir grup birey tarafından bilinçli biçimde üstlenilen bir süreçtir.
Girişimciliğin Temel Kavramları
Günümüzde işletme, girişim, girişimci, girişimcilik gibi kavramlar internette, televizyon programlarında, günlük sohbetlerde, gazete ve dergi yazılarında çok sık kullanılan kavramlar hâline gelmiştir. Bu kavramların yaygın kullanımına karşın, anlamları ve tanımları üzerine bir görüş birliği bulunduğunu söylemek güçtür.
Girişimcilik ve Girişimci
Girişimcilik kelimesi, “üstlenmek”, “aracı olmak” anlamlarına gelen Fransızca “entreprendere” kelimesinden türetilmiştir. Bu bağlamda girişimcilik, çeşitli riskler üstlenerek emek, teknoloji, sermaye gibi üretim faktörlerini bir araya getirip iş kurma, yenilik yaratma ve toplumun farklı kesimlerinin ihtiyaçlarının giderilmesine aracı olma süreci olarak tanımlanabilir. Diğer taraftan, girişimciliğin genel kabul görmüş tek bir tanımının bulunmadığı, kişiye, kuruma, sektöre, ülkeye, amaca göre farklılaşan tanımlar yapıldığı görülmektedir.
Modern girişimcilik anlayışı çerçevesinde yapılmış olan bir tanıma göre ise girişimcilik; “yeni veya mevcut bir organizasyon içerisinde, yaratıcılık ve yenilik yapma yoluyla değer yaratmak üzere bir fırsatın ortaya çıkarılması ve geliştirilmesi, kaynakların veya girişimcinin konumuna bakılmaksızın söz konusu fırsattan yararlanma sürecidir.” Girişimcilik kavramı, yaratıcılık, yenilik ve risk almanın yanı sıra hedeflere ulaşmada projeleri planlama ve yönetme yeteneğini de kapsar.
Girişimcilik, girişimcilerin risk alma, fırsatları kovalama, hayata geçirme ve yenilik yapma süreçlerine verilen addır. Başka bir deyişle girişimcilik, girişimcinin yaptığı işi ifade etmektedir. Dolayısıyla, girişimcilik kavramı ile ilişkili bir diğer kavram da girişimci kavramıdır. Bir kavram olarak girişimci, ilk kez 19. yüzyılda Jean-Baptiste Say (1767-
1832) tarafından kullanılmıştır. Fransızca “enterprende” kelimesinin karşılığı olan “girişimci”, ara bulucu (araya giren), üstlenen anlamlarına gelmektedir. Jean-Baptiste Say girişimciyi, bir girişimi üstlenen, özellikle de yüklenici olan ve sermaye ile emek arasında aracılık yapan kişi olarak tanımlamıştır. Bununla birlikte, zaman içinde çeşitli yazarlar tarafından, girişimciler ve onların ekonomideki rolleri hakkında farklı bakış açıları ortaya konulduğu görülmektedir. Yapılan çalışmalarda girişimciler çoğunlukla; ekonomik değişime olan katkı, yaratıcılık ve yenilikçilik, üretim faktörlerini veya kaynakları değer katmak için organize etme biçimi, risk eğilimi ve bunun nihai ödülünü elde etme isteği gibi konularla özdeşleştirilmiştir.
Girişimcinin eskiyi (geleneği) yıkarak yeniyi yaratan kişi olduğunu ifade eden ve yaratıcı yıkım kavramını ortaya atan Schumpeter’e göre, bir kişi sadece yenilik faaliyeti yürütüyorsa girişimci olarak nitelendirilebilir. Bu bağlamda Schumpeter, beş çeşit girişimci davranışı tanımlamıştır:
• Yeni bir malın ya da hizmetin üretimi • Yeni bir üretim yönteminin geliştirilmesi • Yeni bir pazarın oluşturulması • Yeni bir ham madde kaynağının bulunması • Sektörün yeniden yapılandırılması
Girişimciliğin Fonksiyonları ve Türleri
Girişimciler, yeni fikirler geliştirerek uygulamaya koyan ve dolayısıyla yaşadıkları coğrafyada ve dünya üzerinde ulaşabildikleri her yerde harekete geçirici ve hızlandırıcı bir etki yaratan kişilerdir. Girişimciler gerçekleştirdikleri girişimsel faaliyetler ile gerek ekonomik gerekse toplumsal açıdan çok sayıda fonksiyonu yerine getirirler. Girişimciliğin fonksiyonları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
• Yeni düşüncelerin yaratılması, yayılması ve uygulanmasını hızlandırır. • Yeni endüstrilerin doğmasına yol açar. • Yeni işler yaratılması yoluyla istihdamın gelişmesinde etkin bir rol üstlenerek işsizlik sorununa önemli bir çözüm olanağı sunar. • Yerel ekonomik kalkınma ve ekonomik büyümenin dinamosudur. • Yeni varlıklar yaratarak ve rekabeti geliştirerek ekonomiyi canlandırır. • Ekonomik kaynakların düşük üretkenlik alanlarından yüksek katma değerli ve yüksek verimliliğe sahip alanlara aktarılmasına yardımcı olur. • Üretim kaynaklarını yeni bir tarzda birleştirerek kullanılmayan üretim faktörlerinin kullanılmasını sağlar. • Üretim araçlarının ve mevcut girdilerinin değişik şekillerde kullanımı ile üretimi artırır. • Sermaye birikimini ve sermayenin tabana yayılmasını sağlar. • Teknolojileri kullanan sektörlerde verimliliği artırır.
Girişimci türleri ile ilgili farklı biçimlerde sınıflandırmalar yapılabilmekle birlikte yaygın olarak karşılaşılan girişimci
türleri; iş girişimcisi, teknik girişimci, iç girişimci, sosyal girişimci, çevreci girişimci, ortak girişimci ve zoraki girişimci olarak sıralanabilir.
Günümüzde girişimcilik, modern ve geleneksel tüm sektörlerdeki firmalarda, küçük ve büyük ölçekli işletmelerde ve farklı mülkiyet yapıları içinde geçerli bir olgu olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, diğer alanlardaki girişimcilerle aynı özellikleri paylaşan ve aynı zorluklarla karşı karşıya kalan emlak girişimcileri de girişimcilik literatürünün bir parçasıdır.
Emlak Girişimcisi Kavramı
Emlak girişimcisi, yeni fırsatlar ve büyüme yaratmak için becerisini, bilgisini ve kaynakları kullanarak aktif biçimde gayrimenkul işletmeleri kuran ve yöneten kişidir. Bu girişimciler genellikle sürekli değişen piyasa koşullarından faydalanmalarını sağlayacak yenilikçi stratejiler ve iş modelleri geliştirmeye odaklanırlar. Genellikle gayrimenkul geliştirme, yönetim ve yatırım dahil olmak üzere gayrimenkul sektörünün çeşitli yönlerinde yer alırlar.
Emlak girişimcileri ve emlak yatırımcıları aynı sektörde faaliyet göstermekle birlikte rolleri, hedefleri ve başarıya ulaşma yaklaşımları açısından önemli ölçüde farklılık göstermektedirler. Söz konusu farklılıklar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
• Girişimciler gayrimenkul işlerinin oluşturulması ve yönetilmesinde aktif olarak yer alırken yatırımcılar mülk edinme ve yönetme konusunda daha pasif bir rol üstlenirler. • Girişimciler gayrimenkul sektöründe yenilikçi stratejiler, iş modelleri ve fırsatlar geliştirme konusunda başarılı olurken yatırımcılar genellikle yerleşik (geleneksel) yatırım ilkelerini ve trendlerini takip eder. • Girişimciler işlerini büyütmek için risk almaya daha istekli olabilirken yatırımcılar genellikle yatırımlarında istikrar ve tutarlı getirilere öncelik verirler. • Girişimciler genellikle piyasa değişikliklerine uyum sağlayabilen ve büyüyebilen sürdürülebilir işletmeler kurmaya odaklanırken yatırımcılar istikrarlı gelir ve değer artışı için çeşitli mülklerden oluşan bir portföy oluşturmayı hedefler.
Bu iki rol arasındaki temel ayrımları kavramak, hedeflere ulaşma konusunda uygun yolların ve doğru stratejilerin belirlenmesine yardımcı olacaktır.
Girişimcinin Özellikleri
Girişimcilik, hayal gücünün kullanılmasını, yaratıcı olmayı, sorumluluk yüklenmeyi, fikirleri organize etme ve tanımlamayı, karar almayı ve geniş yapılar içinde başkalarıyla ilişkiler kurmayı gerektirir. Başarılı girişimcilerin ortak özelliklerine yönelik yapılan çalışmalara bakıldığında genel olarak; gözlem yapabilme, işe ve görevlere bağlanma, liderlik yapabilme, belirsizlikle baş edebilme, risk alabilme, objektif olma, pratik zekâya
sahip olma, iyimserlik, ikna kabiliyetine sahip olma, uzlaşma yeteneği, proaktif yönetim anlayışı ile çalışma, azimli olma ve bilgili olma niteliklerinin ortaya konulduğu görülmektedir.
Her girişimci bu özelliklere farklı düzeylerde sahip olabilir. Burada önemli olan bütün özelliklere en üst düzeyde sahip olmaktan ziyade, güçlü olunan yönlerin farkında olunması ve eksik olan niteliklerin yetkin insan kaynağı istihdamıyla telafi edilebilmesidir. Başarılı girişimci olmak, her alanda üstün yeteneklere sahip insan olmak demek değildir. Girişimcilik yaratıcılık, motivasyon, bütünsellik, liderlik, takım kurma, analitik yetenek ile belirsizlikler ve zorluklarla başa çıkma yeteneklerinin karışımıdır.
Yaratıcılık, Yenilikçilik ve Risk Alma
Genel olarak girişimcilik, bireyin fikirlerini gerçeğe dönüştürme yeteneğini ifade eder. Yaratıcılığın, yenilikçiliğin ve hesaplanmış riskleri almanın yanı sıra hedeflere ulaşmak için projeleri planlama ve yönetme yeteneğini de içerir.
Yaratıcılık, sorunları çözme, karar verme ve kendini ifade etme ile ilgilidir ve yenilikçi düşüncenin temelini oluşturur. Yaratıcılık yeni ve faydalı fikirlerin üretilmesini içerirken yenilikçilik yaratıcı fikirlerin uygulanmasını ve yürütülmesini içerir. Bütün yeniliklerin kaynağını yaratıcı düşünce sonunda elde edilen fikirler oluşturur. Risk alma ise makul bir başarısızlık maliyeti oluşma ihtimali olan fırsatlara önemli seviyede kaynak aktarılmasını ifade etmektedir.
Girişimcilik ve Yaratıcılık
Klasik anlamda girişimci, daha çok kendi işini kuran, çeşitli üretim faktörlerini bir araya getirerek ve risk üstlenerek üretim sürecinde bulunan ve bunun sonucunda da kâr elde etmeyi amaçlayan kişi olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde ise girişimcilik, yüksek düzeyde yaratıcılık sergilenerek ortaya çıkarılabilecek daha üstün durumlara varmak için bir yöntem olarak görülmektedir.
Genel olarak yaratıcılık, aynı veya benzer alanlarda faaliyet gösteren ilgili kişiler tarafından orijinal ve yeni olarak görülen şey olarak tanımlanmaktadır. Soyut bir kavram olması nedeniyle tanımlanması oldukça güç olan yaratıcılık kavramı üzerine, farklı araştırmacılar tarafından çeşitli tanımlar yapıldığı görülmektedir. Bu tanımlarda yaratıcılık; olmayan bir şeyi hayal edebilme, bir işi diğer insanlardan farklı yollarla yapabilme, yeni fikirler geliştirebilme, düşünce sınırlarının ötesine geçebilme, farklı ve faydalı fikirler ortaya koyabilme gibi kabiliyetlerle özdeşleştirilmektedir. Yaratıcılık eğilimine sahip olan kişilerde gözlenen ortak özellikler aşağıdaki gibi sıralanabilir:
• Yeni fikirler ileri sürmede özgünlük • Güçlü sezgi ve gerekli olduğunda isabetli tahminler yapabilmek • Değişim odaklılık • Çok yönlülük
• Esneklik • Eleştiriye açıklık • Belirsizliğe ve riske karşı yüksek tolerans • Yüksek iç motivasyon
Yaratıcılık; alanla ilgili beceriler, yaratıcılıkla ilgili süreçler, görev motivasyonu ve sosyal çevre olmak üzere dört bileşenden etkilenir. Bu bileşenlerden ilk üçü içsel, sonuncusu ise dışsal niteliktedir. İçsel bileşenler bir dereceye kadar doğuştan gelen veya kökleşmiş yeteneklere ve yönelimlere bağlı olsa da hepsi deneyimden ve yakın sosyal çevreden etkilenebilmektedir. Dört bileşenin her biri yaratıcılık için gerekli olmakla birlikte hiçbiri tek başına yeterli değildir. Her bir bileşenin seviyesi ne kadar yüksekse, sonuç da o kadar yaratıcı olur.
Girişimcilikte yaratıcılık, yeni bir girişimin kurulmasında yeni ve faydalı ürünlerin, hizmetlerin veya iş modellerinin geliştirilmesiyle ilgilidir. Yani girişimcilikte yaratıcılık, yenilikçilik için bir ön aşamadır. Yaratıcı fikirler belirli bir sürecin tamamlanmasıyla ortaya çıkar. Yaratıcılık süreci, tamamlanma süresi bireyden bireye ve durumdan duruma farklılık gösterebilen dört aşamadan oluşmaktadır. Yaratıcı sürecin aşamaları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
• Sorun veya fırsat tanımlama • Hazırlık • Fikir üretme • Fikir değerlendirme ve uygulama
Girişimcilik ve Yenilikçilik
Girişimcinin temel görevi, birbiri ile çatışan beklentilere sahip tüm paydaşların beklentilerini dengeli bir şekilde karşılamaktır. Bunu en iyi şekilde karşılamanın tek yolu ise yenilik yapmaktır. Modern girişimcilik teorisine göre girişimci, risk alarak yenilik yapan kişidir. Yenilik kavramının kökeni, Latince “innovatus” kelimesine dayanmaktadır. “Toplumsal, kültürel ve idari konulara ilişkin yeni yöntemlerin kullanılması”, “yeni bir şey yapmak”, “yeni ve farklı sonuç” anlamlarına gelen bu kavram İngilizcede “innovation” olarak kullanılmaktadır. Türkçede İngilizce karşılığından hareketle yenilik yerine “inovasyon” kelimesinin kullanıldığı da görülmektedir.
OECD’ye göre yenilikçilik; bir fikri pazarlanabilir bir mal ya da hizmete, geliştirilmiş bir imalat ya da dağıtım yöntemine ya da yeni bir toplumsal hizmet yöntemine dönüştürme sürecidir. OECD girişimcileri, “piyasa ekonomisinde yenilikçi fikirlerin üretilmesini, yayılmasını ve uygulanmasını hızlandırmak için hareket edebilen değişim ve büyümenin temsilcileri” olarak tanımlamaktadır. Yenilik kavramının geniş bir tanımının yapıldığı OSLO kılavuzuna göre ise yenilik, “işletme içi uygulamalarda, iş yeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni veya önemli derecede iyileştirilmiş bir mal ya da hizmet, süreç, yeni bir pazarlama yöntemi veya yeni bir örgütsel yöntemin gerçekleştirilmesidir.” Yenilikçilik ise yenilik anlayışına sahip olma ve yenilik gerçekleştirme şeklinde tanımlanmaktadır.
Yenilik kavramı üzerine çok sayıda tanım yapıldığı görülmektedir. Söz konusu tanımlar belirli noktalarda farklılaşıyor olsa da yeniliğin genel özellikleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
• Yenilik süreklilik gösteren bir süreçtir. • Yenilik ülkeler ve işletmeler için önemli bir rekabet aracıdır. • Yenilik bir problem çözme yöntemidir. • Yenilik, girişimdeki bütün fonksiyonları ve çalışanları kapsar. • Yenilik çevreye adapte olma aracıdır. • Yenilik ekonomik ve sosyal fayda yaratan bir değerdir. • Yenilik kullananların yaşamında değişiklik yaratan bir araçtır. • Yenilik destekleyici sosyal ve kültürel ekosistemin bir ürünüdür. • Yenilik yayılmacı bir özelliğe sahiptir. • Yenilik yaşam kalitesini ve refah düzeyini artırır.
Yenilik yaratma süreci kitabınızın 37. Sayfasında yer alan Şekil 2.2.’de detaylı olarak anlatılmıştır. Öte yandan yenilik türleri ise kitabınızın 38. Sayfasında yer alan Tablo 2.1.’de özetlenmiştir.
Girişimcilik ve Risk Alma
Risk alma, girişimciliğin ilk tanımlandığı 1700’lü yıllardan bu yana girişimciliğin temel özelliklerinden biri olarak ifade edilmektedir. Girişimci davranış, yenilikçilik, risk alma ve proaktifliği bir araya getirmeyi başaran davranış olarak görülmektedir. Risk, makul bir başarısızlık maliyeti oluşma ihtimali olan fırsatlara önemli seviyede kaynak aktarılmasıdır. Girişimcilikle ilişkili tüm etkinlikler risk içerdiği için girişimcilikle ilgili olarak yapılan araştırmaların çoğunda, risk alma girişimci olmayı belirleyen faktörlerden biri olarak ifade edilmiştir. Risk alma işlevi, girişimcinin belirsizlikle başa çıkmadaki yeteneğine dayanır. Risk ve belirsizlik, girişimcilik süreçlerinin merkezinde yer almaktadır. Girişimcinin en belirgin özelliklerinden biri, belirsizlik ortamında risk üstlenerek karar vermesidir. Belirsiz bir durum, birey tarafından, yeterli veri olmaması nedeniyle tam olarak yapılandırılamayan veya kategorize edilemeyen durumdur.
Girişimcilik riski; (i) potansiyel bir girişimcinin genel risk alma eğilimi, (ii) belirli bir girişim için algılanan başarısızlık olasılığı ve (iii) başarısızlığın algılanan sonuçları olmak üzere üç bileşene ayrılmaktadır. Risk alabilen kişilerde gözlenen ortak özellikler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
• Kararlılık • Kendi kapasitesini tam olarak değerlendirme farkındalığına sahip olmak • Analitik düşünebilmek • Eylemlerin fayda/maliyet analizlerini yapabilmek • Hedef odaklılık • Zorlayıcı ancak ulaşılabilir hedefler belirlemek
Bir bireyin, belirsizlik karşısında ne düzeyde (düşük-orta- yüksek) risk içeren bir tercihte bulunacağı şu üç faktör ile ilişkilendirilmektedir: bireyin özellikleri, örgütün özellikleri ve soruna yönelik deneyim.
İş Fikri Geliştirme, İş Planı ve Finansman
Girişimcilik kavramı yaratıcılık, yenilik ve risk almanın yanı sıra hedeflere ulaşmada proje geliştirme, planlama ve yönetme yeteneğini de kapsar.
Girişimcilikte İş Fikri Geliştirme
Girişimcilik yeni, faydalı ve var olandan daha iyiye ilişkin fikirlerle başlar. Girişimciliğin “ham maddesi” olarak da ifade edilebilecek fikirler, girişim sürecinin üzerinde ilerlediği temel yoldur. Ancak pratik kullanıma sokulmamaları yani başka bir deyişle, iş bağlamında finansal veya sosyal değer yaratabilecek ürünler, hizmetler veya yeni üretim süreçleri için kullanılmamaları durumunda girişimcilikle ilgileri kalmaz.
Girişimcilik fırsatları, yeni ürün veya hizmetlerin ortaya çıkarılabileceği ve kârlı bir şekilde satılabileceği durumlardır. Araştırmacılar girişimcilerin girişim fırsatlarını belirleyebilmek için üç farklı yaklaşımdan birini tercih edebileceklerini ifade etmektedir: Eğilimleri gözlemlemek, Problem Çözmek, Pazardaki Boşlukları Bulmak.
Girişimlerde İş Planı
Girişimciliğin ilk ve önemli adımının fırsatların tespit edilmesi olmasına karşın, bireyi girişimci yapan temel özellik, üretilen fikir temelinde gerekli faaliyetleri yürüterek somut adımlar atmaktır. Bu nedenle, iş fikrinin ortaya çıkartılmasından sonra iş fikrinin nasıl hayata geçirileceğinin temel bileşenlerinin ortaya konulduğu bir iş modeli ile bunun yanı sıra yapılacak işin niteliğine ve kapsamına bağlı bir iş planı geliştirilmesi gereklidir.
İş modeli, girişimin nasıl değer yaratacağının, bu değerin müşteriye nasıl ulaştırılacağının ve ne şekilde gelir elde edileceğinin kısa açıklamasıdır. İş planı, bir girişimin hedeflerini, stratejilerini ve finansal tahminlerini özetleyen, girişimin büyümesi ve gelişimi için kapsamlı bir yol haritası görevini gören yazılı belgedir.
Standart bir iş planının temel unsurları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
• Başlık Sayfası • İçindekiler • Yönetici Özeti • İş Fikri • Girişimin Tanıtılması • Ürün/Hizmet • Patent Durumu (gerekiyorsa) • Pazar (Müşteriler) ve Rekabet (Rakipler) • Pazarlama ve Satış Stratejisi • Yönetim ve Organizasyon • Bütçe ve Finansman • Potansiyel Riskler ve Alınabilecek Önlemler
• Destekleyici Belgeler
İyi bir iş planının taşıması gereken özellikler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
• Kısa ve öz nitelikte olmalıdır. • İyi bir görsel biçime sahip olmalıdır. • Teknik olmayan, kolay anlaşılır bir dil kullanılmalıdır. • İkna edici ve iş dünyasına özgü bir anlatıma sahip olmalıdır. • Hazırlığında girişimci şahsen rol almalıdır. • Hedef kitle dikkate alınarak hazırlanmalıdır. • Ciddiyet ve özenle yazılmalıdır. • Gerçekçi olmalıdır.
Girişim Finansmanı
Bir girişimcinin bir fırsatın peşinden gidebilmesi ve bu fırsatı yaşayan bir girişime dönüştürebilmesi büyük ölçüde paranın mevcudiyetine bağlıdır. Birçok girişimcinin karşı karşıya kaldığı en büyük zorluklardan biri, ihtiyaç duyulan sermayeye erişim sağlamaktır. Girişimci açısından gerektiği zamanda, yeterli tutarda ve uygun koşullarda finansman sağlanabilmesi hayati öneme sahiptir. Girişimlerin çoğu, yeterli ve zamanında fon bulamadıkları için ya hiç hayata geçirilememekte ya da kısa bir süre içinde kapanmaktadır. Bu nedenle, bir girişimcinin olası tüm finansman seçeneklerini tam olarak keşfetmesi ve çok çeşitli kaynaklardan fon başvurusunda bulunması önemlidir.
Girişimciler temel olarak iki nedenden dolayı finansmana ihtiyaç duyarlar. Bunlardan birincisi günlük faaliyetlerini yürütmek, ikincisi ise iş fikrinin gerektirdiği sabit yatırımları yapmaktır. Finansal kaynak temininden önce girişimcinin yapması gerekenler şu şekilde sıralanabilir:
• Uygun finansman kaynağının seçilebilmesi için, finansmana neden ihtiyaç duyulduğu açık bir biçimde ortaya konulmalıdır. • Likidite sıkıntısı ile karşı karşıya kalmamak için, ne kadar paraya ihtiyaç olduğu belirlenmelidir. • Vadesi gelen borçları zamanında ödeyebilmek için, her bir harcama ya da yatırım kalemi için fona ne kadar süre ile ihtiyaç duyulacağı yatırımın geri dönüş süresi dikkate alınarak titiz şekilde tahmin edilmelidir. • Borcu ödeme konusunda sıkıntıya düşmemek için, girişimin kullanılan fonları geri ödeyebilme kapasitesi doğru biçimde tespit edilmelidir. • Yabancı kaynak (banka kredisi vb.) kullanılacaksa teminat konusu dikkatli şekilde planlanmalıdır.
Girişimcinin, kendi birikimi (kişisel fonları) dışında girişimi için kullanabileceği farklı finansman kaynakları mevcuttur. Girişimin ihtiyaç duyduğu finansmanın sağlanması için başvurulabilecek kaynaklar; öz sermaye şeklindeki finansman kaynakları, borç şeklindeki finansman kaynakları ve diğer finansman kaynakları şeklinde üç ana başlık altında sınıflandırılabilir.