Tip Masallar ve Masal Çalışmalarıyla İlgili Stith Thompson, Grimm kardeşlerin koleksiyonundaki Kavramlar gibi bazı uzun masal tiplerinin düzinelerce motif ihtiva Masal edebileceğini, ancak hayvan masallarından bazı masal
Umay Günay Elazığ Masalları ve Propp Metodu adlı tiplerinin ise tek bir motif üzerine kurulu olabileceğini ve eserinde “masal” kelimesinin Arapça “mesel” kelimesinin bu tek motif üzerine kurulan masallarda tip ve motifin anlamının ve söylenişinin değişmesinden türediği bilgisini aynı şey olabileceğini belirtmiştir. Esma Şimşek, Yukarı vermiş ve Türkçe ve Osmanlıca sözlüklerde yer aldığını Çukurova Masallarında Motif ve Tip Araştırması adlı aktarmıştır. Stith Thompson da The Folktale adlı eserinde doktora tezinde tip ile ilgili şu bilgilere yer vermiştir: masalı motif veya epizot silsileleri içeren belirli bir “Ünlü masal araştırmacısı Stith Thompson bu kelimeyi şu uzunluktaki anlatılar olarak tanımlamış ve belirli bir şekilde tarif eder: Bu terim gelenekte bağımsız bir şekilde mekâna veya belirli karakterlere sahip olmayan masalın var olabilen anlamlı bir masaldır. Ayrı bir hikâye, anlatış gerçek dışı bir dünyada olağanüstülüklerle dolu olduğunu olarak söylenen herhangi bir hikâye ne kadar karmaşık belirtmiştir. Naki Tezel masal terimi yerine öz Türkçe veya ne kadar basit olursa olsun, bir tip olarak kabul karşılığı olarak ödkünç/ötkünç teriminin kullanılmasını edilebilir. Bazı masallar, Grimm masallarında olduğu gibi önermiştir. Tezel, Uygurca’da öd’ün, öğüt; ödkünç’ün ise uzun olabilir. Bu tür masallar motif yönünden zengindir. öğüt verici ad, öğüt verici hikâye, ahlak dersi veren Bazı masallar ise hayvan masalları ve fıkralarda olduğu alegorik eser anlamına geldiğini ifade etmiştir. gibi tek motiflidir. Hayvan masallarında tip ve motif birbirine benzer. O hâlde her masal, kendi başına müstakil Motif bir tip olabilir. Ancak bunların, değişik bölgelerde veya Stith Thompson tarafından “motif”, Propp tarafından ülkelerde anlatılan varyantları vardır. Bunun yanında, “fonksiyon”, Veseleovskijz tarafından “tem” olarak anlatıcı tarafından, iki veya üç masal metni birbirine adlandırılan bu terim masalın en küçük yapı unsuru olarak karıştırılarak tek bir tipmiş gibi de anlatılabilir. tanımlanmıştır. Stith Thompson The Folktale adlı eserinde Milletlerarası nitelikte bir masalın tipini tespit etmek çok motifi şu şekilde açıklamıştır: “Motif bir masaldaki en zordur”. Thompson’a göre “tiplerin yarısından fazlası” küçük unsur olup bu unsur gelenekte sürekli bir varoluş masal tip indeksinde “tek bir masal motifinden gücüne sahiptir. Bu güce sahip olabilmek için bu unsur oluşmuştur” Bu da demektir ki motif ve masal tip görülmemiş ve çarpıcı bir özelliğe sahip olmak zorundadır”. sistemlerinin büyük bir kısmı çakışıktır. Stith Thompson motiflerin üç gurupta incelenebileceğini söyler. Birinci gurupta yer alanlar tanrılar; olağanüstü Urform
hayvanlar, cadılar, devler ve periler gibi şahane yaratıklar Tarihî Coğrafi Fin Kuramı temsilci ve takipçileri tarafından ve hatta gözde olan en küçük çocuk veya hain üvey anne kullanılan bu kavram 19. ve 20. yüzyıl halk bilimi gibi gelenek tarafından bilinen insan karakterlerini de içine tartışmalarının temel taşıdır. Kuramın temsilcileri Julius alan masalların aktörleridir. İkinci gurupta ise bir hareketin Krohn ve Kaarle Krohn’un Halk Bilimi Yöntemi kitabında arkasındaki büyülü objeler, olağanüstü görenekler, acayip urform, kök biçim olarak tanımlanmıştır ve temel yapı inanmalar ve benzeri gibi unsurlar yer alır. Üçüncü gurupta (urform, asıl yapı, ilk örnek) ile örnek yapı arasındaki da; tek tek olaylar yer alır. Bir motif özü itibariyle kısa ve bağlantıya bakarak söz konusu geleneğin yayılma ve basit bir anlatma da olabilir. Motif, seyirci hâlindeki gelişme rotasının keşfedilebileceği belirtilmiştir. Temel dinleyiciye yeteri kadar çarpıcı gelen veya onları yapısına karar verilen bir folklor unsurunun ise daha sonra cezbedecek kadar şaşırtıcı olan bir oluşumdur.” Stith ana vatanına da karar verilebileceği ifade edilmiştir. Thompson motifi bu şekilde kısaca ifade ettikten sonra, Varyant (Eş Metin) masaldaki bir unsurun motif olabilmesi için farklı bazı özelliklere sahip olması gerektiğini de şöyle açıklar: Öcal Oğuz Türk Dünyası Halk Biliminde Yöntem Sorunları “Motif” terimi çok esnek bir şekilde bir masaldaki herhangi adlı kitabında varyant terimini, Türk folklor araştırmalarında bir unsur için kullanıldığında kesinlikle unutulmamalıdır ki kazandığı anlam bakımından, asıl metinden az-çok geleneğin bir parçası olabilmek için, bir unsur insanların uzaklaşmış, çeşitlenmiş metin olarak tanımlamaktadır. Metin onu hatırlayacağı ve tekrar edeceği geleneğe has bir özelliğe Ekici ise “Halk Bilimi Çalışmalarında Metin (Text), Doku sahip olmak zorundadır. (Texture), Sosyal Çevre ve Şartlar (Konteks) İlişkisinin Önemi” başlıklı makalesinde “varyant” terimi yerine Alman masal araştırmacısı Max Lüthi tarafından ise motif “çeşitleme” terimini önermiştir. şu şekilde tanımlanmıştır: “Kendisi gelenekte koruma gücüne sahip olan hikâye etmenin en küçük unsurudur”. Versiyon (Benzer Metin)
Saim Sakaoğlu masalların yapısını oluşturan ve “motif” Öcal Oğuz “Türk Halkbilimi Çalışmalarında Eşmetin adını verdiğimiz unsurların masal incelemeleri açısından (Varyant) ve Benzer Metin (Versiyon) Sorunu” başlıklı önemine dikkat çekmiş ve her masalın en az bir motifli makalesinde “versiyon” terimi yerine “benzer metin” olması gerektiğini belirtmiştir. terimini önermiştir. Oğuz, benzer metin teriminin daha dar anlatım çevrelerinde daha çok birbirine benzeyen metinler için kullanılması gerektiğini ve aynı metnin her
anlatımının benzer metin olarak ele alınabileceğini ifade Arketip etmiştir. Carl Gustav Jung Dört Arketip adlı kitabında arketipi daha
Ekotip (Oikotype) antik çağda bile kullanılan ve Platon’un “idea”sıyla eşanlamlı bir kavram olarak tanımlamaktadır. Jung Tarihî-Coğrafi Fin yönteminin takipçilerinden C. von arketiplerin yalnızca gelenek, dil ve göçlerle Sydow, Fin okulunun temel kavramı olan ur-formu yaygınlaşmadığın; her zaman ve her yerde herhangi bir dış eleştirmiş ve bu terim yerine “oicotypes” (ekotip) etkenden bağımsız olarak kendiliğinden yeniden ortaya kavramını ilk kez 1927’de öne sürmüştür. Bu terim, çıkabileceklerini de ifade etmiştir. Jung’ın bahsettiği dört botanikte bir bitkinin yerli veya bölgesel tipine verilen arketip ise şunlardır: isimden alınmıştır. Sydow, nasıl bir bitki farklı bölgelerdeki farklı iklim ve toprak koşullarına uyum 1. Anne Arketipinin Psikolojik Yönleri sağlıyorsa halk masallarının da aynı şekilde bir bölgeden, 2. Yeniden Doğuş Üzerine ülkeden diğerine hareket ettikçe o bölgenin yerel 3. Masallarda Ruhun Fenomenolojisi Üzerine özelliklerini alacağını söylemiştir. 4. Hilebaz Figürünün Psikolojisi Üzerine.
Formel-Kalıp Söz-Tekerleme Richard Dorson ise Günümüz Folklor Kuramları adlı Saim Sakaoğlu Masal Araştırmaları adlı kitabında kitabında bütün insanların Jung’un içeriğini arketip olarak masalların belirli yerlerinde kullanılan, hemen her usta tanımladığı kolektif bilinçaltını paylaştığına dikkat anlatıcı tarafından kullanılmak istenen, asıl olayların çekmiştir.
başlamasından önce kullanılan ve yine asıl olayın Fonksiyon bitmesinden sonra da devam eden, unutma ve yanlışlık Viladimir Propp, 1928 yılında Leningrad’da yayımladığı gibi sebeplerle biraz bozulmuş görülse bile aslında bir Morfogija Skazki isimli eserinde masalları yapı kalıptan çıkmış gibi görünen sözlere “formel” yani “kalıp hususiyetleri yönünden tetkik etmiştir. Propp’un bu söz” adının verildiğini ifade etmiştir. Ayrıca Sakaoğlu bir çalışmasının 1958 yılında İngilizceye tercüme edilerek formelin her masalda kullanılmasının şart olmadığını fakat yayımlanmasından sonra folklor türlerinde yapı analizi bazılarının mutlaka kullanılması gerektiğini belirtmiştir. çalışmaları başlamıştır. Propp, bu çalışmayı Afanasev Sakaoğlu formelleri şu şekilde sınıflandırmıştır: derlemesinde 50- 150 numaralar arasındaki 100 masal A. Başlangıç (Giriş) Formelleri üzerine gerçekleştirmiştir. Propp, bu masalları yapı 1. Sade Giriş Formelleri hususiyetlerine göre tetkik ederek masallarda sabit ve 2. Tekerlemeli Giriş Formelleri değişken unsurları belirlemiştir. Masalların sabit unsurları B. Bağlayış (Geçiş) Formelleri şahısların icra ettikleri aksiyonlardır. Propp, bu aksiyonlara C. Benzer Durumlarda Kullanılan Formeller “fonksiyon” demiştir. Anti Aarne sınıflandırmasında peri D. Bitiş Formelleri masalı grubuna giren bu masallar için Propp 31 fonksiyon E. Çeşitli Formel Unsurlar tespit etmiştir. Böylece peri masallarında bulunan fonksiyon sayısının sınırlı olduğunu ispat etmiştir. Propp metodunu Formel yerine tekerleme kavramını öneren Pertev Naili masalda asli unsur olarak kabul ettiği fonksiyonlar üzerine Boratav ise Tekerleme adlı eserinde tekerlemeyi halk anlatı kurarken bu asli unsura, yardımcı olan dört grup element türünde farklı biçimlere, halk masallarına yani oldukça uzun tespit etmiştir. Bu dört grubu meydana getiren, olaylar gerçeküstü ya da gerçek olabileceği kabul edilebilecek arasında irtibatı sağlayan bağlayıcı unsurlar, hareketlerin masallara, saatlerce hatta geceler boyu okunan düşsel maksat ve sebepleri; masal kahramanlarının ortaya çıkış anlatılar olan hikâyelere, en iyi uyarlanan biçimsel süs şekilleri; masal kahramanlarının vasıflarıdır. Bu unsurlar olarak tanımlamıştır. Ayrıca Boratav tekerlemelerin masalın fonksiyonlarla birleşince masal yapısı ile beraber masalın içinde, özellikle atlanması gereken büyük zaman dilimleri tarifi de sağlanmış olur”. ve 3 30 Halk Masalları mekânların bulunduğu yerlerde bölümleri birbirine bağladığını, anlatıya gülünç unsurlar Richard Dorson Günümüz Folklor Kuramları adlı eserinde katarak gerginliği giderdiğini, havayı yumuşattığını, tiplerin ve motiflerin rastgele alan derlemelerinin masalın sonunda ise yarıda kalmış hikâyeyi bağlamaya aşırılığını yansıttığına, birbirleriyle hiçbir temele yarayan bir düğüm işlevi gördüğünü dile getirmiştir. dayanmayan bir ilişki içinde durduklarına dikkat çekmiştir. Propp’un geliştirdiği modelle bütün Rus Sayı Formeli masallarının yapısını açıklayan bir tasarım ortaya çıktığını Saim Sakaoğlu Masal Araştırmaları adlı kitabında ifade etmiştir. formelleri incelerken “Çeşitli Formel Unsurlar” başlığı altında masal anlatıcısının masalın muhtelif yerlerine sayı Eylem (Aksiyon)
bildiren formelleri eklemek suretiyle ifadeye kuvvet Vladimir Propp, sabit olan ve bir masaldan diğerine kazandırmak istediğini ifade etmiş ve örnek olarak “3 kız nakledilen hareketlere fonksiyon adını vererek masalları kardeş, 7 başlı dev, 40 katır 40 satır, 7 gün 7 gece” bu sabit unsurlara göre incelemiştir. Fonksiyonların ise formellerini vermiştir. masalların aslî unsurları olduğunu belirtmiş ve aksiyonun seyrinin bu unsurlar üzerine kurulu olduğunu ifade etmiştir. Fonksiyonların birbirlerini her zaman doğru
sırayla takip etmediklerine dikkat çeken Propp, masallarda A. Mitolojik Motifler fonksiyonlarda ve diğer elementlerde üç kere tekrara sık B. Hayvanlar sık rastlandığına değinmiştir. Şahıslara, çeşitli hareketlere C. Yasak (Tabu) sevk eden sebeplere ve hedeflere maksatlar adını D. Sihir (Büyü) vermiştir. Karakterlerin çoğunun masalın ortasında E. Ölüm aksiyonun seyri ile yönlendirildiğini belirten Propp, F. Olağanüstülükler (Harikuladelikler) sadece hainliğin masalın ilk ve aslî fonksiyonu olarak G. Devler H. Denemeler (Sınama, İmtihan Etme) ilave maksat istediğini dile getirmiştir. H. J. Akıllılar ve Aptallar K. Aldatmalar I. L. Talihin (Kaderin) Tersine Çevrilmesi Tem Tem, masalın konusuna işaret etmektedir. Vladimir Propp Tip Kataloğu
masal sınıflandırmalarında kategorilere ayırmanın yanı Ekici Antti Aarne’nin tasnifi Finlandiya, Danimarka ve sıra temlere göre gruplandırmaların da denendiğine dikkat Almanya’dan derlenmiş (Grimm Masalları) masallardan çekmiştir. Profesör Volkov’un 1924 yılında yayımladığı hareketle hazırladığını ifade etmiş ve Aarne’nin Masal adlı eserindeki şu sınıflandırmaya örnek olarak yer sınıflandırmasına yer vermiştir. vermiştir: I. Hayvan Masalları (1-299) 1. Haksız yere eza edilenler hakkında, II. Günlük (Asıl) Masallar (300-1199) 2. Aptal kahraman hakkında, III. Anekdotlar ve Şakalar (1200-1999) 3. Üç erkek kahraman hakkında, “Daha sonra Aame’nin öğrencisi Stith Thompson 4. Ejderle savaş hakkında, tarafından düzenlenen bu sınıflandırma sistemi, günümüz 5. Ele geçirilen kızlar hakkında. çalışmalarında da kullanılmaktadır. Stith Thompson Epik Yasalar 1961’de “The Types of the Folktale” in genişletilmiş “Axel Olrik’in “kural” olarak belirlediği ve biyolojiden şeklini ikinci kez yayınlar. Masal araştırmalarında kaynaklanması dolayısıyla antropologlar tarafından “AaTh”, “AT” veya Aarne-Thompson” olarak kısaltılan “süperorganik” kavramıyla da adlandırılan ve metnin, bu ikinci baskıda yer verilen katalogda masallar beş ana doğal varlıklar gibi kendine özgü bir yapısallığının esas başlık altında toplanmıştır”. Ayrıca Sakaoğlu da, Stith olduğunu savunup metin dışı unsurları göz ardı etmesi Thompson’ın bugün de kabul edilip uygulanan beşli nedeniyle de eleştirilen epik yasalar şunlardır: sınıflandırmasına eserinde yer vermiştir:
1. Giriş ve Bitiş Kuralı 1. Hayvan Masalları: 1-299 2. Yineleme Kuralı 2. Asıl Halk Masalları: 300-1199 3. Üçler Kuralı 3. Güldürücü Hikâyeler, Nükteli Fıkralar: 1200-1999 4. Bir Sahnede İki Kuralı 4. Zincirlemeli Masallar: 2000-2399 5. Zıtlık Kuralı 5. Sınıflamaya Girmeyen Masallar: 2400-2499
6. İkizler Kuralı Türk Masal Tipleri Kataloğu 7. İlk ve Son Durumun Önemi Kuralı Saim Sakaoğlu Türk masal tipleri üzerine yapılan ilk ciddi 8. Anlatının Her Zaman Tek Bir Çizgi Üzerinde çalışmanın, Wolfram Eberhard ile Pertev Naili Boratav’ın Olma Kuralı birlikte hazırladıkları, Typen Türkischer Volksmärchen 9. Kalıplaştırma Kuralı olduğunu ifade etmiş ve şu bilgilere yer vermiştir: 10. Büyük Tablo Sahneleri Kuralı “Kitabın ilk 23 sayfalık bölümü W. Eberhard ve P. N. 11. Anlatı Mantığı Kuralı Boratav tarafından yazılmış önsözlerden oluşmaktadır. I. 12. Tek Entrika Kuralı Önsöz Eberhard, II. Önsöz ise Boratav tarafından 13. Epik Birlik Kuralı yazılmıştır. Boratav, Türk masalı ve Türk masalının 14. İdeal Epik Birlik Kuralı kaynakları konusunda ayrıntılı bilgiler vermektedir. Adı 15. Dikkati Baş Kahraman Üzerine Toplama Kuralı” geçen bu çalışma TTV şeklinde kısaltılarak, masal Motif İndeks araştırmacıları tarafından tanıtılmaktadır. Çalışmada 378 “Motiflerle ilgili olarak en geniş ve en önemli çalışmayı, masal tipi tespit edilmiş masalların bölüm başlıkları ve Stith Thompson yapmıştır. Thompson’ın ilk baskısı 1932- sayıları tek tek verilmiştir. TTV’de masallar 23 başlık 36 yıllarında yapılan Motif Index of Folk Literature adlı altında toplanmıştır. Bu başlıklardan bazıları şunlardır:
çalışması altı cilttir. S. Thompson, 23 ana başlık altında A. Hayvan Masalları 1-22 (22 tip) topladığı motifleri, kendi aralarında da alt başlıklar B. Hayvan ve İnsan 22-33 (11 Tip) hâlinde tasnif etmiştir. “Thompson, “Halk Edebiyatı Motif C. Hayvan veya Bir Ruh, Bir İnsana Yardım Eder. İndeksi adlı altı ciltlik çalışmasında, çeşitli dünya 34-82 (49 Tip) anlatılarında tespit ettiği motifleri alfabetik olarak D. Tabiatüstü Bir Ruh veya Hayvanla Evlenme 83- sıralamış, altıncı ciltte ise konu ve kavramların dizinini 109 (27 Tip) vermiştir”. “Stith Thompson motiflerin ana başlıklarından bazıları şunlardır:
Aktif-Pasif Geleneksel Taşıyıcılar farklı kültür ortamlarında ve günümüz şartlarına uygun Carl Wilhelm Von Sydow “Coğrafya ve Masal Ekotipleri” olarak değiştirilmektedir. Saim Sakaoğlu “Geleneksel başlıklı makalesinde folklorun aktarımıyla ilgili bilgilere Fıkra-Modern Fıkra” başlıklı makalesinde günümüzde yer vermiş ve bir halk masalı veya şarkısının tam olarak anlatılan fıkralardan geleneksel bağı olanların ya nasıl bir yerden başka yere geçeceği konusuna değinmiştir. karakterinin/kişisinin değiştirildiğini ya da o eski yani Von Sydow geleneğin insan taşıyıcılarını, “aktif geleneksel geleneksel fıkraların yeni şartlara göre uyarlanıp farklı bir taşıyıcılar” ve “pasif geleneksel taşıyıcılar” diye ikiye renkle sunulduğunu ifade etmiştir. Makalesinde geleneksel ayırmıştır. Aktif geleneksel taşıyıcıların bir toplumda fıkralarla modern fıkraları karşılaştıran Sakaoğlu, masalları birebir anlatan, şarkılar söyleyenler olarak geleneksel fıkralarda güldürmenin ön planda yer aldığını, tanımlarken pasif geleneksel taşıyıcıları, aktif geleneksel az sayıda fıkranın düşündürme ve eğitme işlevi olduğunu, taşıyıcıları dinleyenler olarak tanımlamıştır. günümüzün modern fıkralarında ise düşündürme oranının arttığına hatta bazı fıkraların algılanabilmesi için kısa bir Pançatantra zaman diliminin geçmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. Bu
Panchatantra’nın ortaya çıkış tarihi bilinmemekle birlikte durumda geleneksel fıkraların dinleyicileri aynı anda M.Ö. 200’lü yıllarda yazıya geçirildiği düşünülmektedir. güldürebildiğini ancak modern fıkraların bazılarında, açık ‘Fabl’ tarzında masal içeren bu kitabın Vişnu Şarman adlı olmayan nüktesinin dinleyicilerle kısa zaman aralıklarıyla bir bilgin tarafından yazıldığı düşünülmekte ve Hindistan algılanmakta olduğunu, gülme olayının dışa vurulmasının krallarından birinin üç oğlunu ahlâki ve siyasi konularda da aralıklarla gerçekleştiğini belirtmiştir. bilinçlendirmesi için bu bilgini görevlendirdiğini ve onun da Mit bu masalları yazdığı söylenmektedir. Yuri M. Sokolov, Folklor: Tarih ve Kuram adlı eserinde masallardaki Mircea Eliade Mitlerin Özellikleri adlı kitabında mitlerin konuların benzerliğinin Mitoloji Okulu veya Hint-Avrupa kutsal bir öyküyü anlattığını, en eski zamanda, başlangıçtaki karşılaştırmalı dilbiliminin takip ettiği usuller kullanılarak masallara özgü zamanda olup bitmiş bir olayı anlattığını yani ortak dilden gelen çeşitli halkların akrabalığı ile belirtmiştir. Bir başka deyişle ise mitin doğaüstü varlıkların açıklamanın mümkün olmadığının anlaşılması ile bazı yeni başarıları sayesinde, ister eksiksiz olarak bütün gerçeklik, derlemelerin yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Bu yeni yani kozmos olsun isterse onun yalnızca bir parçası olsun, derlemelerden birini de Alman oryantalisti Theodor bir gerçekliğin nasıl yaşama geçtiğini anlattığını dile Benfey’in yaptığını belirtmiştir. Benfey’in 1859 yılında M. getirmiştir. Ayrıca Eliade, mitin her zaman bir yaratılış Ö. III. yüzyıl Hint hikâyelerinden oluşan Pançatantra’yı öyküsüne işaret ettiğini belirtmekle birlikte bir şeyin nasıl (Beş Kitap) yayınladığını ve Benfey’in kitabının Almanca yaratıldığını, nasıl var olmaya başladığını anlattığını ve çevirisine halk biliminin gelişmesinde önemli bir dönüm gerçekten olup bitmiş, tam anlamıyla ortaya çıkmış olan noktası olacak geniş bir önsöz eklediğini dile getirmiştir. şeyden söz ettiğini ifade etmiştir.
Riga-Veda Hikâye
Hintlerin en eski kutsal metinleri olan Vedaların ilk Şükrü Elçin Halk Edebiyatına Giriş adlı kitabında Arap bölümüdür. 1028 ilahi içeren Rigveda tanrılara şükür ve dilinde başlangıçta “kıssa” ve “rivâyet” olarak düşünülen, saygı içeren yazılardan oluşan on ciltlik bir eserdir. sonraları eğlendirmek maksadı ile taklit manasında kullanılan hikâyeyi, gerçek veya hayalî birtakım Binbir Gece Masalları vak’aların, maceraların hususî bir üslupla, sözle nakil ve
Saim Sakaoğlu Masal Araştırmaları adlı kitabının “Arap tekrarı olarak tanımlamıştır. Masalları” bölümünde incelediği Binbir Gece Bilmece Masalları‘nın masal alanının en önemli külliyatı olduğunu ifade etmiştir. Yazarı bilinmemekle birlikte bilinmeyen, Bilmeceler eşya, insan, hayvan, bitki, doğa ve inanışla tanınmayan pek çok yazarı olduğunu dile getiren ilgili bilgilerin üstü kapalı olarak anlatılması ve onun ne Sakaoğlu, Türkçe’ye yapılan en eski çevirisinin 1429’da olduğunun düşünülerek bulunmasını hedefleyen çoğu yapıldığına dikkat çekmiştir. kalıplaşmış sözlerdir. Divan-ü Lügatit Türk'te de bilmece kavramı ve ona yakın kavramları ifade eden tabuz, Binbir Gündüz Masalları tabuzgu, neng, tabuz gok, tabzuğ, tabuzgu, tapzugug
Saim Sakaoğlu Masal Araştırmaları adlı kitabının “İran kelimeleri bulunmaktadır. Bilmeceler, tabiat unsurları ile Masalları” bölümünde incelediği Binbir Gündüz bu unsurlara bağlı hadiseleri; insan, hayvan ve bitki gibi Masalları‘nın (Elfü’n-Nehar ve’n-Nehar) âdeta Binbir canlıları; eşyayı; akıl, zekâ veya güzellik nevinden Gece Masalları‘na nazire olarak yazıldığını belirtmiştir. mücerret kavramlarla dini konu ve motifleri vb. kapalı bir şekilde yakın uzak münasebetler ve çağrışımlarla düşünce, Fıkra muhakeme ve dikkatimize aksettirerek bulmayı hedef Şükrü Elçin Halk Edebiyatına Giriş adlı kitabında fıkrayı, tutan kalıplaşmış sözlerdir (Elçin, 1986: 607). Bilmece umumiyetle gerçek hayat hadiselerinden hareketle, hisse sorma geleneği günümüzde de sürmektedir. Bilmeceler, kapmayı hedef tutan ve temelinde az çok nükte, mizah, çok eskilerde, savaşlarda karşılıklı sorularak savaşmadan tenkid ve hiciv unsuru bulunan sözlü, kısa, mensur bilen tarafın galip geldiği, kan dökmeden savaş kazanılan hikâyeler olarak tanımlamıştır. Geleneksel fıkralar da bir bilgi yarışması olarak işlev yapmıştır.