AÖF Soru Bankası

Yeni Türk Edebiyatına Giriş IÜnite 2 Özeti

Şiir Sanatı

bir bakış açısıyla tanıştırması gerekir. Lirik şiirde de şair iç Şiir Nedir? monolog yapıyor olarak görülür ve okur bu iç monoloğa

Şiir söz söyleme sanatıdır ve insanlık tarihinden beri kulak misafiri olmaktadır. Lirik şiir okura doğrudan olagelmiştir. Goethe şiiri şöyle tanımlamıştır: “Şiir seslenmez. Manzume gibi değildir. Frye’nin söyledikleri bu insanlığın evrensel ortak malıdır, her yerde ve her zaman durumu çok güzel özetlemektedir: binlercesi, yüzlerce insan tarafından ortaya koyulur.” Her ulusun şiiri kendine özgü özellikler taşıyabilir ancak şiir “Lirik şair genelde kendi kendisiyle konuşurmuş gibi yapar dilin özel bir kullanım alanıdır. Şiir dinleyen ve okuyan ya da başka herhangi bir kişiyle: Doğanın ruhu, bir ilham üzerinde bir duygu uyandırır. Şair belli sözcükleri kendi perisi, kişisel bir arkadaş, bir âşık, bir Tanrı, istediği gibi bir söz diziminde kullanarak şirini oluşturur. kişiselleştirilmiş bir soyutlama ya da doğal bir nesne… Şair Dizeleri ve kıtaları oluşturur. Şiir yazımında, yazılan şiire sanki dinleyicilere sırtını dönmüştür”.

ritim ve melodik bir tarz kazandırmak için kafiye ve vezin Enstrümantal müzik dinlerken dilsel kullanım ve kullanabilir. Şiirler okuyan ya da dinleyen kişilerin dolayısıyla anlam olmadığı için odak noktamız melodi ve duygulanmalarının ötesinde, onların tüm duyularına hitap ritmin bizde yarattığı duygudur. İletişim dilinde ise ederek seçilen sözcükler ve oluşturulan söz dizimleri ile ve doğrudan anlama odaklanmak zorundayızdır. Şiir ise bu iki sözcüklerin okunuşu ile işitsel bir etki de uyandırabilir uç arasında durmaktadır. Hem şiirdeki ritim ve melodik örneğin. Aşağıdakilerin okuyan ya da dinleyen üzerinde etkiyi hisseder hem de anlamlandırmaya çalışırız. nasıl farklı etkiler yarattığına bir örnektir: Epik “Ben kaplandan korkarım.” Uzun ve anlatısal şiirlere epik denmektedir. İşgalden

“Kaplan kedigiller familyasının etçil ve memeli bir kurtuluş, fetih vb. gibi savaş ve mücadele ile ilgili konular, türüdür.” belirli bir miti veya efsanevi bir kahraman çevresinde işleyen şiirler bu kategoriye girerler. Epik şiirler, bir “Kaplan, kaplan, ışıl ışıl yanan toplumun, siyasi, dinî ve kültürel değerlerinin ana Gecenin ormanlarında. parçalarından biridir. Lirik şiir ve epik şiirin söylenişleri de Hangi ölümsüz el ya da göz birbirinden farklıdır. Epik şiirler yüksek sesle okunur, Senin biçiminin o korkunç düzenini kurabildi?” lirikler ise türkü gibi söylenir. Buna ek olarak, epik şiirlerde (William Blake) doğruda bir hikâye anlatılır, herhangi bir varlığa seslenmek

Görüldüğü gibi, şiirin en önemli özelliği anlamın iletişim onunla söyleşmek yoktur. Hikayedeki karakterler dilinden farklı olmasıdır. Şairin amacı okura doğrudan bir anlatıcının anlattığı ve gösterdiği şekliyle bilinir. Bir şey söylemek değil, estetik bir etki ortaya koymaktır. Şiirde anlamda epikte karakterler gizlenmiştir. Epik anlatıcılar anlam, bu estetik etkiyle birlikte ele alınır, yorumlanır. doğaçlama yapma yeteneğine sahiptirler. Doğaçlama yapan ozan hafızasındaki şiire her seferinde, ana çerçeveyi sabit Şiir Türleri tutmak kaydıyla, birtakım eklemeler yapabilir. Doğal

Her şiir türünün kendine özgü özellikleri vardır ve şiir olarak doğaçlama sözlü kültüre özgüdür çünkü konuşma türlerini bilmek o türe ait şiirleri yorumlamada yardımcı ve anında yapılır, yazıda değil. yol gösterici olur. Başka bir deyişle, bir şiirin doğru Dramatik değerlendirilebilmesi onun türünü doğru tespit etmekle mümkün olabilir. Temel anlatı kipleri, yani yapısal olarak Şairin yerine karakterlerin konuşması ve bu karakterler anlatı modelleri, göz önünde bulundurulduğunda şiir türleri arasında bir diyalog gelişmesi durumunda o şiir dramatik aşağıdaki gibi sıralanabilir: olarak adlandırılır. Lirikte dinleyici, epikte karakterlerin gizlendiğini hatırlayalım. Dramatik şiirde ise şair • Lirik gizlenmiştir. Okuyucu ya da dinleyici bir tiyatro sahnesi • Epik izliyor gibidir. Çünkü bir şiirde ne kadar çok diyalog varsa • Dramatik tiyatroya o kadar yakın durmaktadır. O nedenle dramatik şiirle tiyatro arasındaki uzaklık çok azdır. Mehmet Akif Lirik Ersoy’un bazı şiirleri dramatik şiir türüne örnek olarak Lirik kelimesi, duygusal coşkunun yoğun olduğu, müzikal verilebilir. bir yapısı olan, konusunu genellikle aşk, yalnızlık, ölüm ve metafizik hassasiyetten alan şiirleri tanımlamak için Şiirin Yapısı

kullanılır. Ancak bu özellikler lirikte baskın olsa da öteki Bir şiirin türü şiirde kimin konuştuğu ve kime hitap ettiği türlerde de kısmen bulunabilir. Ayrıt edici olan lirik şiire ile ilgilidir. Şiirin dokusunu oluşturan bileşenlerse anlatı özgü olan bir anlatıcı sesidir. Bu fikrin anlatılmasında yapısıdır. Bunlar “imaj”, “ses”, “ritim”, “ifade tonu” ve manzume ve şiir arasında farklılık örnek olarak “anlam”dır. Bu bileşenlerin birbirleriyle olan ilişkileri gösterilmektedir. Manzume, vezinli, kafiyeli eser demektir. kavramak o şiiri anlamlandırmak için gereklidir. Bir şiiri Oysa şiir estetik niteliğini sadece vezin gibi bir biçim anlamak sadece o şiirdeki sözcüklerin ne demek olduğunu özelliğinden almaz. Bir metnin şiir olarak görülebilmesi anlamak değildir. için o metnin okuru bildik anlam dünyasından çıkarıp yeni


Bir şiirin anlatı kipini bulduktan sonra, onun anlatı yapısına dönmesi, kalbin atışı, yürüme ritmimiz gibi... Şiirin de bir odaklanmak gerekir. Yukarıda belirtildiği üzere, bir şiirin ritim içerisinde tasarlanması ondan aldığımız hazzı türü, şiirde kimin konuştuğu ve kime hitap ettiğiyle ilgilidir. arttırmaktadır. Her türlü konuşmanın bir ezgisi vardır. Ana Anlatı yapısı ise bir şiirin dokusunu oluşturan ana dilimizde konuşurken sözcüklerin vurgularını farkında bileşenlerden oluşur. Bunlar “imaj”, “ses”, “ritim”, “ifade olmadan yaparız ve böylelikle bir ezgi ortaya çıkar. Şairler tonu” ve “anlam”dır. Bir şiiri anlamlandırmak bu yapısal de yazdıkları şiirlerde bu ezgiyi olabildiğince öne çıkarıp ögelerin birbiriyle olan ilişkilerini kavramak demektir. duygusal ve estetik bir ezgi yaratmaya çalışırlar. Anlamca müphem olsun olmasın, her şiirin ne anlattığını Anlam değil, nasıl anlattığını anlamaya çalışmak gerekir. Çünkü şiir bir biçim sanatı olduğu için, “Nasıl anlatıyor?” sorusuna Şiirde anlam günlük yaşantımızda maruz kaldığımız verilen cevap muhakkak “Ne anlatıyor? sorusuna verilen iletişim dilinden farklı olarak direkt olarak cevapla ilişkilidir veya nitelikli şiirlerde bu genellikle anlayabileceğimiz şekilde kurgulanmamaktadır. Haber böyledir. Bir şiirin yapısını anlamak, bir şiirdeki anlamın dilinde, günlük konuşmada, derslerde vb anlam direkt sadece sözcüklerin söylediği şey olmadığını fark etmektir. olarak dinleyiciler ya da okuyucular tarafından Kullanılan imajlar, imajların işaret ettiği mecazlar, ses ve anlamlandırılabilecek şekilde açık ve anlaşılır olarak ritim özellikleri şiiri anlamlandırmamıza yardımcı olur. kurgulanmaktadır. Ayrıca cümle ilk okunduğunda anlamlı görünmese bile bir bağlam içerisinde algılandığında İmaj kolaylıkla anlamlandırılabilmektedir. Örneğin, “Bayram

Nesnel imaj ile edebi imaj arasındaki farkları bilmek şiirde yine can aldı.” cümlesi Türkiye’de yaşayan herkes imaj kavramını anlamaya yardımcı olmaktadır. Nesnel imaj tarafından kolaylıkla anlamlandırılabilecek cümledir. duyu organlarımıza hitap eden imajlardır. Beş duyumuzun Kimse bu cümledeki “Bayram” kelimesini bir kişi olarak zihnimizde yarattığı etkidir. Sanatsal imaj beş duyuyla algılamamakta, bunun bayram tatilinin uzun olması algıladığımız imajlardan yola çıkarak “suni” veya nedeniyle yollara akın eden insanların başına gelen trafik “kurmaca” imajlar yapmak anlamına gelmektedir ve bu da kazaları neticesinde bir çok insanın hayatını kaybetmesi dil aracılığı ile oluşturulur. Şu şekilde tanımlanmaktadır: anlamına geldiğini kolaylıkla çıkartabilmektedir. İmaj sanatı, nesneleri, eylemleri, duyguları, düşünceleri, Dolayısıyla bağlam anlam için önemli bir unsurdur. Bir ruh hâlini, duyusal veya duyu ötesi tecrübeyi temsil etmek sözcüğün doğrudan ya da çağrışımsal olarak kullanıldığı amacıyla dilin kullanılması demektir. ancak bağlam sayesinde anlaşılır. Şiir sanatında şair dili günlük bağlamından çıkarıp sözcüklerin çağrışım alanını Ses ve Ritim kullanır. Böylece dünyayı yeni bir bakış açısıyla Dili kullanırken belli sesleri belli bir ritim ile seslendiririz. görmemize olanak tanır. Ses ve ritim şiirin yapısal bütünlüğünün ayrılmaz bir parçasıdır. Tabi ki ses denildiğinde şiirde sesten Metonimi: Dış dünyanın gerçekliğine tam anlamıyla bahsedilmesi anlaşılmamalıdır. Bu tamamen şiir okurken yabancılaşmadan yapılan bir mecaz türüdür. Bir nesne veya işittiğimiz sesle alakalıdır. Örneğin bir şiirde geçen havai olguya adıyla atıf yapmak erine onunla doğrudan ilişkili fişekler atılıyor cümlesi bizim zihnimizde hem görüntü hem olan bir şeyle atıf yaptığımızda metonimi yapmış oluruz. de ses olarak canlandırılmaktadır. Burada kastedilen odur. Örneğin, “Ankara durumdan rahatsız.” Derken hükümetin Tabi ki bunu zihnimizde canlandırabilmemiz daha önce kastedilmesi gibi.

havai fişek gösterisi izlemiş olmamızla da ilintilidir. Metafor: Bir şeye adıyla değil, başka bir adla gönderme

Şiirde anlamda öte ses ve ritime odaklamamız da şairler yaptığımızda metafor yapmış oluruz. Örneğin, “Sevgilim tarafından istenen ve amaçlanan bir durum olabilir. Bir kırmızı bir güldür.” Metaforlarda “gibi” kelimesi dizeyi okuduğumuzda anlam ikincil derecede öncelikli kullanılarak yalın bir benzetme yapılmamaktadır. Basit olabilir. Birincil önem o dizenin sesi ve ritmi ile ilgilidir; zihinsel bir işlem olarak görünse de usta şairlerin elinde okurken kelimeleri telaffuz edişimiz ve bu telaffuz harikalar yaratabilmektedir.

sırasındaki inişler ve çıkışlardır. Anlamsızlaşma: Okurun sözcükler arasında ilgi kurmakta

Şiirde ses iki türlü olarak öne çıkabilir: zorlandığı mecazlar için kullanılabilir. Sözcüklerin neyin yerini tuttuğu belli değildir ya da zaten böyle bir şey 1) sesin anlamla etkileşime girmeden dikkati üstüne amaçlanmamıştır. Anlam varsa da rastlantısaldır. Bu tür çekmesi ki burada şiirsel etki az olabilir, şiirler okura geniş bir çağrışım alanı açar ve muğlak tekerlemelerde olduğu gibi. olduklarında kolaylıkla tüketilemezler. 2) Ses örgüsünün anlamla kaynaşması, sesin anlamın, anlamın da sesin ayrılmaz bir parçası İfade Tonu

olması. Şiirde konuşan sesin duygusal içeriği o şiirin ifade tonudur ve ifade tonundaki hissiyatın anlaşılması şiiri yorumlama Şiirsel etkiyi yakalamak için tercih edilen ikinci türde bir açısından önemlidir. Şiirdeki bilgisel anlam ile ona kullanımıdır. yüklenen arasındaki duygusal anlam arasında fark vardır. Hayatın içinde bir ritim için yaşadığımız ve var olduğumuz Orhan Veli’nin “Dedikodu” adlı şiiri buna güzel bir örnek düşünülürse şiirde de ritim kaçınılmazdır. Dünyanın teşkil etmektedir.


Şiir Eleştirisi

Edebi eserleri yorumlamak güç bir iştir, şiir de istisna değildir. Şairler eserlerinin yoğun bir zihinsel emekle kaleme alırlar ve şiiri anlamak için de okurların yoğun zihinsel emek harcamaları gerekmektedir. Bu zor ama aynı zamanda keyifli bir iştir. Şiir çözümlemesinde yapılması gereken bir şiirin ne anlattığı değil, neyi nasıl anlattığının çözümlenmesidir.

Yeni Eleştiri 20. Yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkmıştır. Biçimci bir eleştiri ekolüdür. Şiirin mimarisi ve anlama arasındaki kaynaşmayı görmek ve yorumun bu bileşik yapıdan yola çıkılarak yapılmasıdır.

Şiir eleştirisi yapabilmek için ilk adım, temel şiir okuma hatalarını öğrenmek ve bunları ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Eleştirmen I. A. Richards Pratik Eleştiri adlı kitabında anlama hatalarını on maddede toplamıştır:

1. şiirin yüzeysel anlamını, ifade tonunu, amacını ve taşıdığı duyguları anlayamamak 2. kelimelerin taşıdığı ahenk, tempo vb. beş duyuyla algılanabilecek özellikleri tanıyamamak 3. şiirdeki imajları kendi istediği gibi yorumlayıp şiirin amaçlarının dışına çıkmak 4. şiirde anlatılan konuşu kendi yaşantısı ile karıştırıp yorumunu bu yönde yapmak 5. belli konu ve ifadelere karşı zihinlerindeki sıradan tepkileri kullanarak şiire karşı otomatik olarak olumlu ya da olumsuz tavırlar almak 6. aşırı ya da yetersiz duygusallık göstermek 7. anlayış ve duyarlıkta eksiklik göstermek 8. dini, siyasi vb. görüşleri doğrultusunda şiiri yorumlama eğiliminde olmak 9. beklentilerini şiirde bulma doğrultusunda hareket etmek 10. peşin hükümlü olmak.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında