AÖF Soru Bankası

Ortopedik RehabilitasyonÜnite 4 Özeti

Kas İskelet Ağrılarında Rehabilitasyon

kemiğe yapışarak eklem bütünlüğünü destekler. Bağların Kas-İskelet Sistemi normal eklem hareketini sağlama, aşırı hareketleri kontrol

Vücudu oluşturan sistemlerden birisi de kas iskelet sistemi etme ve engelleme görevleri bulunmaktadır. olup bu sistem iskelet sistemi ve kas sisteminden meydana gelmektedir. İskelet sistemi pasif yapıları içerirken bu Kassal Yapılar

sistem içerisinde kemikler, eklemler, kıkırdak, kapsül, Kassal sisteme ait insan vücudunda yaklaşık 700 iskelet menisküs ve bağlar (ligament) yer almaktadır. İskelet kası olup toplam vücut ağırlığının % 40’ını kas ağırlığı sistemi vücut üzerinde çeşitli işlevlere sahiptir. Bunlar; oluşturmaktadır. Bazı iskelet kasları uzun, bazıları ince ve vücuda şekil vermek, kalp, akciğerler, beyin gibi vücuttaki bazıları ise bant şekline benzer yapı ve yerleşim önemli organları korumak, vücuttaki iskelet kaslarının gösterdikleri yere göre işlev sergiler. Kaslar genellikle tutunabileceği yerleri oluşturmak, kan hücrelerinin kemiklere, bazen de diğer iskelet kasına yapışır. üretimini sağlamak, kalsiyum ve fosfat deposu görevi Kas dokusu çeşitli özelliklere sahiptir ve bu özellikler kasa görmek ve vücut hareketlerinde kaldıraç görevi hareket sırasında çeşitli avantajlar kazandırarak işlevlerini oluşturmaktır. İskelet sistemini oluşturan yapılardan, açığa çıkarmasını sağlar. Bu özellikler; uyarılabilme, kemiklere ilişkin ayrıntılara aşağıda yer verilmektedir. kasılabilme, uzayabilme ve elastikiyettir. Uyarılabilme,

Kemikler kasın bir uyarana (örneğin elektriksel uyaran) cevap Kemikler, anne karnında kıkırdak dokusunun gelişimiyle verebilme yeteneğidir. Kasılabilme, kas yeterli bir uyaran oluşmaya başlar ve 22-25 yaşları arasında tamamlanır. aldığında kas boyunun kısalarak, uzayarak veya aynı Kemik dokusunun % 33’ü organik maddeler, 67’si boyda kalarak kasılabilmesidir Uzayabilme, kasın bir inorganik maddelerden (kalsiyum, fosfat, kalsiyum kuvvete maruz kaldığında gerilebilme veya uzayabilme karbonat, magnezyum fosfat, alkali tuzlar vb.) yeteneğine sahip olmasıdır. Elastikiyet, kası uzatan veya oluşmaktadır. kısaltan kuvvet geri çekildiğinde kasın normal istirahat uzunluğuna geri dönebilme yeteneğidir. İnsan vücudu yaklaşık 206 kemikten oluşup bunların büyük bir kısmı vücudun sağ ve sol taraflarında olacak Kas kasılması kasın hareket açığa çıkarması ve birim şekilde çiftler halindedir. Kemikler genellikle şekillerine kuvveti için önemli olup temel olarak üç çeşit kas göre sınıflandırılır. Bunlar; uzun kemikler, kısa kemikler, kasılması görülmektedir. Bunlar; izometrik, izotonik ve yassı kemikler ve düzensiz kemiklerdir (Lippert, 2006). izokinetik kasılmadır.

Uzun kemikler, boyu eninden büyük olan kemikler olup Tendon

genellikle uzuvları (ekstremite) oluşturan yapılardır. İskelet kaslarının uzantıları konnektif doku bandı ile Örneğin kol (humerus) ve uyluk (femur) kemiği. Kısa kemiğe yapışmakta, bu banda da tendon adı verilmektedir. kemikler, küp veya yuvarlak şekilli kemikler olup Bursa genellikle el ve ayak bileğinde bulunur. Yassı kemikler, göreceli ince ve kavisli olup genellikle organları Kasın uzantısı olan tendonun yakın çevresindeki kemik çevreleyerek koruma görevi görür. Örneğin kürek dokuya, kıkırdağa, bağa veya diğer kasların tendonuna (scapula) kemiği, kaburga (costa) ve kafatası kemikleri. sürtünmesine engel olan, daire şeklinde içi sıvı dolu Düzensiz kemikler, herhangi bir geometrik şekle yastıklara bursa adı verilir.

benzemeyip genellikle omurga ve yüz bölgesinde bulunur. Menisküs Örneğin çene kemiği (mandibula). Kıkırdak yapıda olan yarım ay şeklinde içi kıvamlı sıvıyla Eklemler dolu olan elastik yapılardır.

En az iki kemik yüzeyinin bir araya geldiği bölgeye eklem Kas-İskelet Sisteminin İşlevleri adı verilir. Eklemler iskelet sisteminin diğer bir pasif Kas-iskelet sisteminin temel işlevleri; koruma, destek, elemanıdır. Kaslar aracılığı ile oluşturulan kuvvetin hareket, ısı üretimi, kalsiyum depolama ve kan kemiği hareket ettirmesi için yapışan kasın en az bir hücrelerinin üretimidir. eklemi katetmesi gerekir. Eklemler hareket edebilme özelliklerine göre oynar, yarı oynar ve oynamaz eklemler Koruma, iskelet sistemi özellikle yassı kemikleri olarak kategorize edilir. Oynar eklemler; diz, dirsek, vasıtasıyla hayati organları korumaktadır. Destek, iskelet parmak, kalça ve omuz gibi hareket açığa çıkaran sistemini oluşturan kemikler vücuda şekil ve destek eklemlerdir. Bu eklemlerde açığa çıkan hareketlerin vererek bir çatı görevi görür. Hareket, iskelet kaslarının biçimleri ve adları fleksiyon ekstansiyon, abduksiyon- grup olarak çalışması durumunda istemli hareketlerin adduksiyon, rotasyon, supinasyon-pronasyon, eversiyon- açığa çıkması sağlanır. Isı üretimi, iskelet kaslarının inversiyon, dorsifleksiyon-plantar fleksiyon, elevasyon- kasılması sonucu ısı düzeyinde artış olur ve vücut ısısı depresyon’dur. korunur. Kalsiyum depolama, iskelet kasları ve kalp kası için önemli bir mineral olup kemikte depolanarak bu Bağlar dokunun sert ve güçlü olmasına yardımcı olur. Kan Eklemin etrafını çevreleyen eklem kapsülünü çaprazlayan hücrelerinin üretimi, kemik iliğinde çeşitli kan güçlü fibröz doku bantlarıdır. Eklemi oluşturan her iki


hücrelerinin üretimi söz konusu olup, özellikle yassı Ağrı Değerlendirmesi kemikler, uzun kemiklerin uç ve gövde kısımlarında Ağrı değerlendirmesi ağrıya yönelik etkili bir tedavi bulunur. programı için gerekli olup, ağrıya ilişkin temel özelliklerin

Kas-İskelet Sisteminde Ağrı objektif olarak tespit edilmesi sunulan müdahalelerin/tedavi işlemlerinin etkili olup olmadığının Ağrı, farklı şiddet, tür ve sürede bireyin hoşa gitmeyen anlaşılmasına da yardımcı olur. deneyimleridir. Ağrı olgusu bireyin tamamen kişisel deneyim ve tanımlamalarından bir hastalık veya bozukluk Ağrıyla ilgili ilave bilgiler için ağrının yeri, ağrının belirtisi olarak ortaya çıkarken ağrıyı pek çok faktör niteliği, ağrının yoğunluğu, ağrının süresi ve ağrıyı etkileyebilir. Bunlar; yaş, cinsiyet, geçmiş deneyimler, tetikleyen ve azaltan durumlar kişiye sorulur. endişe, istirahat ve uyku, sosyokültürel özellikler, ağrıyı Ağrının yeri; ağrının bir yerde mi olduğu yoksa birden anlamlandırma, destek, hastalıklar vb.dir. fazla yerde dolaştığı sorulur. Ağrının birden fazla Ağrının Sınıflandırılması ve Belirtileri yerdeyse “yayılan ağrı” olarak adlandırılır.

Uluslararası Ağrı Araştırmaları Teşkilatı, ağrıyı “var olan Ağrı niteliği; ağrıya neden olan durumu belirlemeye veya olası doku hasarına eşlik eden veya bu hasar ile yardımcı olur. Ağrıyı tanımlayan nitelikler arasında acıma, tanımlanabilen, hoşa gitmeyen duyusal ve emosyonel zonklama, keskin, batıcı, sabit, ani, kramp, yanıcı, devamlı deneyim” olarak tanımlamaktadır. ve aralıklı sayılabilir.

Ağrı sınıflandırması; ağrının süresine, vücut bölgelerine, Ağrının yoğunluğu; ağrının ne kadar yoğunlukta olduğu vücut sistemlerine, oluşum şekline, şiddetine, etiyolojiye ve kişinin bunu ne kadar tanımladığı belirlenir. göre sınıflandırılmaktadır. Ağrının süresi; ağrının ne kadar süre ile devam ettiği ve Somatik ağrı kas, kemik, eklem, tendon ve bağ gibi derin ağrı süresinin uzayıp uzamadığı belirlenir. dokularda bulunan ağrı reseptörlerinin uyarılması ile oluşup hafif, yoğun ve uzun sürelidir. Ağrıyı azaltan veya artıran durumlar; ağrının ne zaman başladığı bilgisi, kişi ne yaparken ağrının başladığı bilgisi, Somatik ağrı, kas-iskelet sistemi sorunlarında en sık önceden benzer ağrı deneyimi yaşayıp yaşamadığı, ağrıyı görülen belirtilerden birisidir. hafifleten veya daha fazla artıran herhangi bir şey olup

Kas-iskelet sistemini ilgilendiren sorunlar genelde iki ana olmadığı gibi bilgiler ağrının doğasını ve ağrının olası bölümde incelenmektedir. Bunlar sistemik sorunlar ve nedenlerini belirlemeye yardımcı olur.

lokal sorunlar olarak gruplandırılabilir. Sistemik kas- Ağrıyı değerlendirmek üzere çeşitli araçlardan iskelet sorunları arasında romatoid artrit, ankliozan yararlanılmaktadır. Bu araçlar genellikle ağrı skalaları spondilit, sistemik lupus eritematozus gibi kronik olarak tanımlanmaktadır. güçsüzlük, ağrı, eklem tutulumu ve diğer sistemik bulgularla karakterize hastalıklar başı çekmektedir. Lokal Ağrı skalaları sadece ağrı şiddetini değerlendiren tek kasiskelet sorunlarını bel ağrısı, dejeneratif eklem hastalığı boyutlu skalalar ve ağrının türü, yeri ve şiddetini (osteoartrit), bursit ve tendinit gibi vücudun bir bölgesinde değerlendiren çok boyutlu skalalar olmak üzere iki başlık ağrı ve hareketi kısıtlayan durumlar içermektedir. altında incelenmektedir. Tek boyutlu ağrı skalaları içerisinde sayısal ağrı skalası, görsel analog skalası, yüz Sistemik Sorunlarda (Romatizmal Hastalıklar) Ağrı skalası ve sözel skala yer almaktadır.

Romatizmal hastalıkların büyük bir bölümünde şişlik, Sayısal Skala: Ağrı şikayeti olan kişinin önüne 0 ile 10 hareket kısıtlılığı ve ağrı belirtileri görülmektedir. arasında rakamlardan oluşan bir skala verilir. Skalanın en Romatoid artrit, ankliozan spondilit, vb. iltihabi solunda sıfır rakamı yer alıp ağrının olmadığı bölgeyi romatizmal hastalıklarda ağrı, kişi hem hareket temsil eder, skalanın en sağında ise 10 rakamı yer alıp halindeyken hem de istirahat halindeyken mevcut olup kişinin en şiddetli ağrı düzeyini temsil eder. osteoartrit gibi dejeneratif eklem hastalıklarında ağrı daha çok hareket ile birlikte ortaya çıkar. Ağrı özellikle hareket Görsel Analog Skalası: Skalada ağrıyı tanımlayan sisteminde üç bölümde belirti verir. Bunlar; lokal ağrılar, kelimeler (ağrı yok, hafif ağrı, orta düzey ağrı, şiddetli yayılan ağrılar ve yaygın ağrılar olarak ağrı, çok şiddetli ağrı, dayanılmaz ağrı), ağrı şiddetini gruplandırılmaktadır. temsil eden renkler (yeşil tondan kırmızı tona doğru renk geçişi ağrı şiddetinde artışı yansıtmaktadır) ve ağrı Eklem ağrıları; bu tür sistemik olan romatizmal hastalıklar şiddetini tanımlayan rakamlar yer almaktadır. da mekanik ve iltihabi nedenlerden kaynaklanır. Yüz Skalası: Bu skalada altı adet yüz ifadesi yer alıp Yumuşak doku ağrıları; iltihabi romatizmal ve dejeneratif kişinin, ağrı hissini en iyi tanımlayan bir yüz ifadesini eklem hastalıklarındaki ağrı ve diğer belirtiler eklemler seçmesi istenir. dışında tendon ve bursa gibi yumuşak dokularda da görülebilir.


Sözel Skala: Bu skalada kişinin ağrısını en iyi tanımlayan Kronik ağrıda kullanılan psikolojik temelli yaklaşımlar sözcük seçimi yapılır. Örneğin “ağrı yok”, “hafif ”, “orta”, içerisinde; içgörü odaklı yaklaşım, davranışçı yaklaşımlar, “şiddetli”, “yanıcı”, “zonklayıcı” vb. bilişsel-davranışçı yaklaşım, aile temelli yaklaşım, motivasyonel teknikler, biofeedback (biyolojik geri Ağrı İçin Müdahale Yaklaşımları bildirim), gevşeme, hipnoz, meditasyon ve diğer teknikler

Kas-iskelet sisteminde ortaya çıkan ağrı şikâyetlerine yer almaktadır. yönelik pek çok ağrıyı azaltıcı yaklaşım ve yöntem tercih edilebilir. Ağrıya ilişkin müdahale bir süreci içerip bu Alternatif Tıp Yaklaşımları

süreç çeşitli aşamaları barındırır. Bunlar; ağrıya ilişkin Hastaların fiziksel, sosyal- duygusal ve ruhsal kişinin öyküsü, ağrı tipi, ağrı için müdahale seçeneğine gereksinimlerine odaklanır. Alternatif tıp yaklaşımları karar verme, tedaviyi uygulama, ağrıya ilişkin yapılan içerisinde yer alan yöntemler; geleneksel Çin tıbbı ve müdahalenin etkilerinin izlenmesi ve ağrı tedavisi alan akupunktur, meditasyon, beslenme desteği ve diğer kişinin eğitimi aşamalarıdır. yöntemlerdir. En yaygın kullanılan yöntemler içerisinde Çin tıbbı, akıl-vücut tıbbı ve diğer yöntemler yer Ağrıya yönelik müdahale yaklaşımları; ilaç temelli almaktadır. yaklaşımları, fizik tedavi ve rehabilitasyon temelli yaklaşımlar, girişimsel yaklaşımlar (sinir blokajları, spinal İlerleyici kas gevşeme teknikleri, meditasyon, yönlendirici kord stimülasyonu, derin beyin stimülasyonu ve diğer hayal kurma, hipnoz, yoga, tai chi, terapatik müzik gibi yöntemler), psikolojik yaklaşım ve alternatif tıp teknikler akıl-vücut tıbbi içerisinde ağrıyla mücadele için yaklaşımları olarak sınıflandırılabilir. kullanılan tekniklerdir.

İlaç Temelli Yaklaşımlar Ayrıca homeopati ve biyolojik temelli bitkisel ürünler ve besin destekleri de ağrıyı azaltmak amacıyla kullanılan Ağrı için üç temel ilaç grubundan (analjezikler) diğer teknikler arasında yer almaktadır. yararlanılmaktadır. Bunlar; streroid olmayan anti inflamatuar ilaçlar, opiodlar ve antiepileptik ilaçlardır.

Streroid olmayan anti inflamatuar ilaçlar (NSAIDs); Nonsteroid anti-inflamatuar ilaçlar olarak da adlandırılmaktadır. Ağrının ilaç yoluyla tedavisinde en yaygın kullanılan ilaç grubudur.

Opioidler; adı afyon bitkisinin tohumundan köken alıp afyon, morfin ve sentetik içeriklerden oluşturulur. Ağrı kesici özelliği vardır.

Antiepileptik ilaçlar; bu ilaç grubu epilepsinin tedavisi için yaygın kullanılıp ağrı tedavisi için de etkili olmaktadır. Ancak bu ilaç grubu özellikle nöropatik ağrı türlerinde tercih edilmektedir (zonklama hissi ve sızı şikayeti olanlarda).

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Temelli Yaklaşımlar

Ağrı yönetiminde ilaç ve girişimsel tıbbi yaklaşımlar dışında kullanılan yöntemlerin başında fizik tedavi ve rehabilitasyon temelli yaklaşımlar gelmektedir.

Ağrıyı azaltmak için fizik tedavi ve rehabilitasyon temelli yaklaşımlar içerisinde yer alan uygulamalar; Sıcak uygulama; Soğuk uygulama; Zıt banyolar; Transkutaneal elektrik stimülasyonu; İyontoforezis; Traksiyon; Elle yapılan uygulamalar; Egzersiz’dir.

Psikolojik Yaklaşımlar

Ağrıya psikolojik yaklaşımlarla müdahale için ağrının fizyolojik ve psikososyal boyutları değerlendirilir. Bunu ayırt etmek için pek çok ileri değerlendirme yöntemi (fonksiyonel manyetik görüntüleme, deri ısısı ve elektriksel aktivitesi, kas ve kardiyak ölçümler, kas ve derideki tetik nokta ölçümleri vb.), görüşme, davranışsal gözlem ve anketten (kişilerin tutumları, inanışları, beklentileri, duygusal uyarılma vb.) yararlanılmaktadır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında
EBR209U Ünite 4 Özeti — Ortopedik Rehabilitasyon | AÖF Soru Bankası