EBR202U-ENGELLİ MEVZUATI VE MESLEK ETİĞİ
Ünite 3: Uluslararası Yasal Düzenlemelerde Engelli Bireyler
Giriş
Dünya nüfusunun yaklaşık %15’inin engelli bireylerden oluştuğu tahmin edilmektedir. Bu oran dünyada yaşayan milyonlarca engelli bireyin insan hakları doğrultusunda eşit bir yaşam paylaşımı için oldukça önemli bir sayıya karşılık geldiğini bizlere göstermektedir. İnsan hakları kavramının; bireyin yaşı, cinsiyeti ve başka hiçbir özelliği fark etmeksizin yalnızca insan olmasından kaynaklanan haklarını ifade ettiğini düşünebiliriz. Bu pencereden bakınca engelli bireylerin de cinsiyeti, yaşı, engel türü ya da derecesine bakılmaksızın dünya üzerindeki tüm insanlar ile aynı insan haklarını elde etmesi gerektiğini öngörebiliriz. Engelli bireylerin hakları bağlamında doğrudan ya da dolaylı olarak engelli bireylere yönelik yapılandırılmış uluslararası yasal düzenlemelerin varlığından bahsetmek gerekmektedir.
Hak Kavramı ve İnsan Hakları
Hak ve insan hakkı kavramları hukuk ve felsefe gibi bilim alanlarının temel bir konusudur (bkz. Ünite 1).
Hak ve İnsan Hakkı Kavramları
Temel olarak bir hukuk düzeni tarafından korunan çıkar durumu “hak” olarak tanımlanabilir. Başka bir ifadeyle hak, hukuk düzeni tarafından kişinin kendi iradesine verilmiş olan yetkileri ifade eder. Aynı zamanda söz konusu yetkiden yararlanmanın da kişinin kendi iradesine verilmiş söz konusudur. “İnsan hakları” kavramı ise dünya üzerindeki tüm insanların, yalnızca insan olarak dünyaya gelmiş olmalarından doğan ve hiçbir ayrım söz konusu olmaksızın tüm insanların onurlu, eşit ve özgür biçimde yaşamasını sağlaması beklenen haklardır. Kısaca insan hakları kişinin sadece ve sadece insan olması, insan olarak dünyaya gelmesi sayesinde sahip olduğu en üstün ahlaki haklarını karşılamaktadır.
İnsan hakları en başta “insan onurunu” güvence altına alan haklardır. İnsan haklarının temelini; başta özgürlük ve yaşam hakkı olmak üzere, yasadan eşit yararlanma, din, vicdan ifade özgürlüğü, sağlık, eğitim, barınma hizmetlerine eşit ulaşım gibi hakların oluşturduğu söylenebilir. İnsan haklarının temel özellikleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
1. İnsan hakları evrenseldir. 2. İnsan hakları uluslararası koruma altındadır. 3. İnsan hakları yasal bağlamda güvence altındadır. 4. İnsan hakları dokunulmazdır. 5. İnsan hakları hem bireyleri hem de grupları korumayı amaçlar. 6. İnsan haklarının temel noktası insan onurudur. 7. İnsan hakları bölünemez. 8. İnsan hakları devredilemez.
İnsan haklarının devletin vatandaşlarına karşı sorumlulukları bağlamında devlete yönelik ileri sürülen haklar olduğu kısaca anlatılmaya çalışılmıştır. Bu noktadan düşündüğümüzde devletlerin de insan haklarına ilişkin birtakım görev/ödevlerinin olduğu açıktır. Bu
ödevlerin İnsan Hakları Dairesi Başkanlığınca dört sınıfta incelendiği görülmektedir. Bunlar; tanıma, koruma, dokunmama ve temin/tedariktir.
İnsan Hakkı Kuşakları
İnsan hakkı kavramı geçmişten günümüzde halen üzerinde çokça durulan ve tartışılan bir konu olmaya devam etmektedir. Bu denli önemli bir kavram zamanla çeşitli biçimlerde sınıflandırılmıştır. Genel kabul gören sınıflamalardan biri tarihsel süreç düşünülerek yapılan sınıflama sonucunda “kuşaklara göre” bir sınıflamadır. Bu sınıflamaya göre insan hakları 1. Kuşak haklar, 2. Kuşak haklar ve 3. Kuşak haklar olarak ele alınmaktadır.
a. Birinci Kuşak insan hakları: Birinci kuşak insan hakları “klasik haklar” olarak da ifade edilebilmektedirler. Birinci kuşak hakların ya da klasik hakların temel özelliği bireyi korumaya yönelik olmasıdır. Bu hakların devlete yüklediği ödev “dokunmama, karışmama” ödevidir.
b. İkinci kuşak insan hakları: İkinci kuşak insan hakları “sosyal haklar” olarak da isimlendirilebilmektedir. Temelinde Sanayi Devrimi, ekonomik ve sosyal dönüşüm nedeniyle oluşan sosyal eşitsizliğe tepki yer alır.
c. Üçüncü kuşak insan hakları: Üçüncü kuşak insan hakları “dayanışma hakları” olarak da isimlendirilebilmektedir. Tarihsel olarak sıralandığında en son ortaya çıkan haklar olduğu ifade edilebilir.
Engelli Bireylerin Haklarına İlişkin Maddeler İçeren Uluslararası Yasal Düzenlemeler
İnsan hakları kavramı uzun yıllardır tartışılan ve üzerinde düşünülen bir konu olmuştur. Birçok kişi insan hakkı kavramını kendi açısından yorumlamış ve kendince iyi olanın insan olarak hakkı olduğuna ilişkin yanlış kanı geliştirmiştir. Hâlbuki insan hakları kişiye özgü değil, evrensel olarak kabul görmesi gereken dünya üzerindeki tüm insanları kapsayıcı nitelikte haklar olmalıdır. Bu bağlamda süren tartışmalar sonucunda Birleşmiş Milletler 1948 yılında evrensel insan haklarını listelediği “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini” ilan etmiştir. Ardından Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ilan edilmiştir.
Özellikle geçtiğimiz on yıl içinde de engelli hakları kavramında ve tartışmalarında ciddi bir görünürlük söz konusu olmuştur. Yıllar içerisinde ilan edilen engellilere ilişkin farklı kurallar, bildirilerin ardından uluslararası bağlayıcı bir yasal düzenleme olarak Birleşmiş Milletler “Engelli Bireylerin Haklarına İlişkin Sözleşmeyi” ilan etmiştir. İzleyen başlıklarda İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin ardından engelli bireyler ile ilgili olarak Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmeleri ve Engelli Bireylerin Haklarına İlişkin Sözleşme açıklanacaktır.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (İHEB)
1945 yılında ülkemizin de kurucu ülkelerden olduğu Birleşmiş Milletler Örgütü “insan onuruna saygı” görüşünü uluslararası hukuk platformuna taşıma faaliyetine geçmiştir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, dünya üzerindeki tüm insanlar için hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye, artması beklenen ulusal ve uluslararası önemler ile üye devletlerin vatandaşlarına ilişkin ortak ideal ölçüleri belirlemesi istenen “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini” yayımlamıştır.
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (ÇHDS)
1989 yılında dünya devletleri ve liderleri yalnızca çocukların haklarına ilişkin bir sözleşmeye gereksinim olduğunu görmüşlerdir. 1989 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (Convention on the Rights of the Child)” oluşturulmuştur. ÇHDS sivil, kültürel, ekonomik ve sosyal haklar olmak üzere tümüyle çocuk haklarını kapsayan ve neredeyse tüm dünya devletleri tarafından benimsenmiş ilk uluslararası belge niteliğindedir.
Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (KAÖS)
Birleşmiş Milletler; İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin insanlara yapılan hiçbir ayrımcılığın kabul edilemeyeceği ilkesi temelinde kurgulandığı belirtilmiştir. Bu doğrultuda cinsiyet dâhil hiçbir farklılığının ayrımcılığa sebep olamayacağını vurgulayarak “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesini” (Convention to the Elimination of all Forms of Discrimination Against Women) oluşturmuştur. KAÖS 1 Mart 1980 tarihinde imzaya açılmıştır. Ülkemiz ise 11 Haziran 1985 tarihinde sözleşmeyi onaylamış ve Resmî Gazetede yayımlanmıştır.
Engelli Bireylerin Haklarına İlişkin Sözleşme (EHİS)
Birleşmiş Milletler tarafından uzun yıllar boyunca engelli bireylerin haklarını daha iyi hâle getirebilmek için “Sakat Hakları Bildirisi”, “Salamanca Bildirisi” vb. olmak üzere birçok düzenleme gerçekleştirilmiştir. Bu düzenlemeler kronolojik sıralama ile Tablo 3.1.’de görülebilir (sayfa 72). Ancak 21. yüzyıla gelindiğinde engelli bireyler için halen temel hak ve özgürlükler sorunları değişmemiş ve kapsamlı ve bağlayıcı bir yasal düzenlemeye gereksinim duyulmuştur. Bu gereksinim doğrultusunda engelli bireyler için oldukça kapsamlı ve önemli bir yasal düzenleme olan “Engelli Bireylerin Haklarına İlişkin Sözleşme” (Convention on the Rights of Persons with Disabilities) oluşturulmuştur.
Engelli Bireylerin Hakları Bakımından Uluslararası Yasal Düzenlemeler
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (İHEB) ve izleyen diğer insan hakları sözleşmeleri temelde tüm insanların eşit haklara ulaşmasına ilişkin yapılandırılmış uluslararası yasal düzenlemelerdir. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (ÇHDS), Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın
Önlenmesi Sözleşmesi (KAÖS), Engelli Bireylerin Haklarına İlişkin Sözleşme (EHİS) ise özellikle toplum yapıları nedeniyle ayrımcılığa maruz kalabilen kadınlar, çocuklar ve engelli bireylerin haklarını gözetmeye yönelik yapılandırılmıştır. Geçtiğimiz başlıklarda insan haklarının kuşaklara göre sınıflandırıldığını öğrenmiştik.
Engelli Bireyler Kapsamında Sözleşmelerde 1. Kuşak Haklar
Geçtiğimiz başlıklardan anımsayacağınız üzere, birinci kuşak haklar bireyin kadın, çocuk, engelli ya da durumu ne olursa olsun yalnız insan olduğu için sahip olduğu insan haklarına işaret etmekteydi. Bu haklar devletlere karışmama-dokunmama ödevi yüklemekteydi. İzleyen alt başlıklarda birtakım birinci kuşak insan haklarını İHEB (İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi), KAÖS (Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi), ÇHDS (Çocuk Haklarına Dair Sözleşme) ve EHİS (Engelli Bireylerin Haklarına İlişkin Sözleşme) sözleşmelerindeki ilgili maddeler ile inceleyeceğiz.
Yaşam Hakkı. Yaşam hakkı tüm insanlık için vazgeçilmez bir haktır. İHEB’de yaşam hakkı “Yaşamak, özgürlük ve güvenlik herkesin hakkıdır” şeklinde ifade edilmektedir (İHEB madde 3). Görüldüğü gibi dünya üzerindeki tüm insanlar için önemi vurgulanmaktadır.
Ayrımcılık Yasağı. Tarih boyunca dünya üzerinde engellilere ayrımcılık uygulamaları yapıldığı hatta bunun ne yazık ki günümüzde de sürdüğü bilinmektedir. Uzun yıllardır süregelmiş olsa da engelli bireylere uygulanan ayrımcılık kaçınılmaz değildir, olmamalıdır. Güçlü ve etkili yasal düzenleme ve yaptırımlar ayrımcılığın önüne geçebilir. İnsan hakları bakış açısı insan olarak doğan tüm bireylerin cinsiyet, ırk, din, yaş, engel vb. durumlardan kaynaklanan her türlü ayrımcılığın yok edilmesini ifade etmektedir.
Kişinin Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkı. Kişinin özgürlüğü ve güvenliği birbirinden ayrılamaz. Kişinin özgürlüğü ve güvenliğinin sağlanması için bireyin her türlü yasal olmayan müdahaleye karşı korunması ve bedensel bütünlüğünün sağlanması gerekmektedir. Bireylerin özgürlük ve güvenliğine müdahale etme tutuklama ve yakalama biçiminde olabilir. Ancak bu uygulama yalnızca ve yalnızca hukuki biçimde yasaya dayalı olarak yapılabilir. Hukuki olmayan biçimde keyfi biçimde yapılıyorsa bu insan hakkına müdahaledir.
İhmal ve İstismardan Korunma. İnsan hakları özellikle kadınların, çocukların ve engelli bireyin bedensel, duygusal, cinsel bağlamda her türlü istismar ve ihmale uğramasını önleme bakış açısına sahiptir.
İşkence ve Kötü Muamele Yasağı. İnsan haklarının temelinde yaşam hakkı ve kişinin dokunulmazlığı yatmaktadır. Bu haklara karşın bireye uygulanan kötü muamele, beden bütünlüğüne müdahale, işkence gibi durumlar yaşam hakkı ve kişi dokunulmazlığının ihlali sayılabilir. Özellikle işkence bireyin onuruna, bedenine ve insan haklarına saldırı sayılabilir.
Engelli Bireyler Kapsamında Sözleşmelerde 2. Kuşak Haklar
Geçtiğimiz başlıklarda da belirtildiği gibi 2. Kuşak haklar bir başka deyişle sosyal haklar devlete “hizmet sağlama, karışma” ödevi yüklemektedir. İkinci kuşak haklar eğitim hakkı, sağlık hakkı, kültürel etkinliğe katılma hakkı gibi insan haklarını ifade etmektedir.
Eğitim Hakkı. Eğitim hakkı tüm insanlar için oldukça önemli bir ikinci kuşak haktır. Eğitim hakkı Birleşmiş Milletler, UNESCO, Avrupa konseyi vb. kuruluşlarca da tanınmaktadır. Kadınların, çocukların, özel gereksinimli bireylerin farklı grupların eğitim hakkından hiçbir koşulda mahrum edilemeyeceği birçok yasal metinde vurgulanmaktadır.
Sağlık Hakkı. Sağlık hakkı kişilerin en iyi sağlık durumuna gelmesi, gereksinim duydukları tıbbi bakımı alması gibi haklar bütünüdür. Sağlık hakkı devletlere bireyin sağlık durumuna ilişkin uygun hizmetler sunma ve tedbirler alma yükümlülüğü verir.
Toplumsal/Kültürel Yaşama Katılma ve Boş Zamanlarını Değerlendirme. İkinci kuşak haklardan olan toplumsal yaşama katılım ve boş zamanları değerlendirme hakkı yasal düzenlemelerce güvence altına alınmaktadır. Tüm bireylerin sanatsal/kültürel etkinliklerden yararlanma ve bunlara katılma hakkı İHEB kapsamında korunma altına alınmaktadır (İHEB madde 27).
KAÖS ise ayrımcılığın önlenmesi temelinde kadın ve erkeklerin eşit fırsatlar ile hayatın eğlence, spor ve kültürel etkinliklerine katılma hakkı olduğu ifade edilmektedir (KAÖS madde 13, 14/2/f).
ÇHDS tüm çocukların oyun oynama, yaşına uygun etkinliklere katılma hakları olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca taraf devletleri çocukların kültürel, bilimsel, sanatsal etkinliklere katılma hakkını ve bu kona tüm çocuklara eşit fırsatlar sağlanmasını özendirmeye teşvik etmektedir (ÇHDS madde 31).
EHİS ise engelli bireylere diğer tüm bireyler ile eşit koşullarda kültürel yaşama katılım hakkı tanıyarak; kültürel malzemelere, TV programlarına, tiyatro vb.ye engelli bireyler için erişilebilir olmasının sağlanmasını, müze, kütüphane, kültürel açıdan önemli anıt ve alanlara erişebilmelerine ilişkin önlemler alınmasını öngörmektedir. Aynı zamanda EHİS taraf devletlere hem engelli bireyin hem de toplumun yararına olacak biçimde bu bireylerin sanatsal, entelektüel performanslarının geliştirilmesi ve desteklenmesi için gerekli tedbirleri almaları yükümlülüğü verir (EHİS madde 30).