sosyal güvenlik harcamalarını kapsamaktadır (ILO, 2011: Sosyal Güvenlik Harcamaları: Seviyesi ve Seyri 261).
Sosyal Güvenlik Harcamalarını Artıran Faktörler Avrupa ülkeleri, dünyanın diğer yörelerindeki ülkelerle Sosyal güvenlik için yapılan harcamaların seviyesi, millî karşılaştırıldığı zaman, sosyal güvenlik harcamaları hala gelirden (GSYİH) bu amaçla ayrılan pay, yani tahsis çok yüksek olan ülkelerdir. edilen kaynakların seviyesi ile ölçülür (ILO, 2004: 80). Sosyal güvenlik harcamalarının millî gelirden ayrılan Nüfusun Yaşlanması ve Sosyal Güvenlik payla ölçülmesi, hangi açıdan yaklaşılırsa yaklaşılsın Harcamalarının Geleceği sosyal güvenlik amacıyla yapılan gelir transferlerinin millî Sosyal güvenlik hakkının kapsamının genişlemesine gelirle doğrudan veya dolaylı olarak ilişkili olmasından ilaveten nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak emeklilik kaynaklanır (Cichon, 2005: 60). ödemeleri ve sağlık harcamalarının artışı doğal olarak toplam sosyal güvenlik harcamalarını da artıracaktır. Millî gelirden ayrılan payın büyüklüğü dikkate alınınca, Ancak bu artışların ne seviye de gerçekleşeceği, sosyal tarihî gelişim süreci içinde gelişme seviyesi, siyasi rejimi güvenlik sistemlerinin geleceği ile ilgili tartışmaları da ve sosyal yapısı ne olursa olsun, hemen hemen bütün beraberinde getirmektedir. 21. yüzyıl için sosyal güvenlik ülkelerde zaman içinde sosyal güvenlik harcamalarının sistemlerinin harcamaları bakımından nüfus temel belirle- arttığı görülmüştür. Sosyal güvenlik harcamalarını artıran yici değişken hâline gelmiştir. Bu sebeple, sosyal güvenlik belli başlı faktörler şunlar olmuştur (ILO, 1994: 8-9; sistemlerinin yeniden yapılandırılmasına (reform) yönelik Cichon,2005: 61-62; Alper, 2009: 99-102): çalışmalarda nüfus projeksiyonları önem taşımaktadır. • Sosyal koruma kapsamının genişlemesi: Nüfus, içinde bulunduğumuz yüzyılda sosyal güvenlik • Sosyal refah devleti anlayışının güçlenmesi: sistemlerinin geleceğini etkileyen en önemli faktörlerden biri • Demografik faktörler: haline gelmiştir. • Programların olgunlaşması: • Sosyal yapıdaki değişiklikler: Demografik fırsat penceresi: Nüfusun yapısal olarak • Sağlık hizmetlerinin maliyetindeki artışlar: değişimi ile ilgili olup, aktif (çalışan) nüfusun en yüksek, • İşsizlik: bağımlı nüfusun ise en düşük seviyede olduğu dönemi • Uluslararası emek ve insan göçü: ifade eder. Yeterli iktisadi büyüme hızına ulaşılırsa söz • İktisadi krizler: konusu ülkenin iktisaden sıçrama yapma imkanının en yüksek olduğu durum olarak kabul edilir. • Kötü yönetim: Japonya ve Almanya başta olmak üzere birçok gelişmiş Sosyal Güvenlik Harcamalarının Gelişme Seyri ülke, özellikle de Avrupa ülkeleri, yüzyılın ilk yarısında Sosyal güvenlik harcamaları zaman içinde her ülkede yaşlı nüfus problemini en fazla yaşayan ülkeler olacaktır. artmakla birlikte bu artış, her dönemde, her ülke ve bölge grubu için aynı şekilde ve hızla gerçekleşmemiş, bu artış Ülkelerin takip ettiği ekonomik ve sosyal politikalardaki ülkeler ve bölgeler arasında farklı seviyelerde keskin değişiklikler, sosyal güvenlik harcamalarının gerçekleşmiştir. Bu farklılık, sosyal güvenlik beklenenden daha hızlı artışına yol açabilir.
harcamalarının seviyesinin büyük ölçüde millî gelirin Millî Gelir ve Sosyal Güvenlik Harcamaları seviyesine bağlı olmasından kaynaklanmıştır. Farklı Sosyal güvenlik harcamalarının seviyesi ile GSYİH’nin ve iktisadi gelişme seviyesine sahip ülkelerde sosyal güvenlik birey başına millî gelir arasında doğrudan bir ilişki vardır. harcamalarının seviyesi de farklılık göstermiştir. Tablo 6.2, 6.5 ve 6.6 incelendiği zaman, iktisaden gelişmiş Ülkelerin iktisadi gelişme seviyesi ile sosyal güvenlik ülkelerin sosyal güvenliğe daha fazla pay ayırdıkları harcamalarının seviyesi arasında doğrudan ve güçlü bir görülmektedir. Benzer bir ilişki birey başına millî gelir ilişki vardır. seviyesi ile sosyal güvenlik harcamalarının seviyesi arasında da kurulabilir. Sosyal güvenlik harcamalarının seviyesi, sosyal güvenlik sistemlerinin kurumsal yapısı, kişi olarak kapsamı, Sosyal devlet anlayışı güçlendikçe, milli gelir artışı ile kapsama alınan sosyal risklerin sayısına bağlı olarak da ül- sosyal güvenlik harcamalarının arasındaki ilişki de keler arasında farklılıklar göstermektedir. artmaktadır.
Günümüzde Sosyal Güvenlik Harcamaları Ülkelerin iktisadi ve sosyal yapı farklılıkları, sosyal Sosyal güvenlik harcamaları, GSYİH içindeki payı güvenlik sistemlerinin tarihî gelişim süreci ve nihayet bakımından 1990’lı yıllar da artmaya devam etmiştir. Bu devlet anlayışı ve politikaları sosyal güvenlik artışın gelişme seyri, değişik ülke grupları bakımından harcamalarının seviyesini belirlemektedir. Sosyal refah tablo 6.2’de görülmektedir. Bölgelerle ilgili istatistiki devleti anlayışının hakim olduğu, demokratik rejime sahip veriler 2000-2007 yılları arasındaki verilerdir ve söz ülkelerde sosyal güvenlik için daha yüksek pay ayrılırken konusu ülkelerdeki yönetim giderleri de dâhil bütün kamu aynı iktisadi ve siyasi kuşak içinde olan ancak daha liberal iktisadi politikalar uygulayan ülkelerde sosyal güvenlik harcamaları daha düşük seviyelerde gerçekleşmektedir.
Sosyal Güvenlik Fonlarının Yatırımı Fonların Yatırım Kriterleri
Fon biriktirme sosyal güvenlik sistemlerinin birincil amacı Varlık yönetimi ile ilgili olarak, kamu-özel ayırımı değildir, ancak finansman yöntemi olarak fon biriktirme olmaksızın; en yüksek getiriyi sağlamak, en düşük riskle yönteminin seçilmesi dolayısıyla ortaya çıkar. çalışmak, uzun dönemli öngörülerde bulunmak, sürekli performans değerlendirmeleri yapmak (Cichon, 2004:347- Büyük miktarlara ulaşan sosyal güvenlik fonlarının 356) gibi temel kriterler olmakla birlikte sosyal güvenlik muhafazası ve bu fonların yatırımı (değerlendirilmesi) ile fonlarının yatırımı ile ilgili olarak; güvenlik (emniyet), ilgili süreç ve işlemler sosyal güvenlik kurumlarının gelir, likidite ve ekonomik sosyal fayda kriterleri genel önemli problem alanlarından birini oluşturur. Sosyal kabul görmüş yatırım kriterleri olarak benimsenmiştir. Bu güvenlik fonları doğrudan yatırım amaçlı oluşturulan kriterlerden güvenlik, gelir ve likidite kriteri objektif; fonlar değildir. Bu sebeple, fonların yatırım alanları, ekonomik ve sosyal fayda kriteri ise subjektif kriter olarak yatırım prensipleri ve yönetimi diğer fonlardan farklılık sınıflandırılabilir (Alper, 2009:73). Sosyal güvenlik gösterir ve problem de bu farklılıklardan kaynaklanır. fonlarının yatırım kriterleri ve bunlarla ilgili tartışmalar
Sosyal Güvenlik Fonlarının Önemi ve Büyüklüğü aşağıda özetlenmeye çalışılmıştır.
Sosyal güvenlik fonlarının yönetimi ve yatırımı, sadece • Güvenlik (Emniyet) kriteri finansmanla ilgili bir problem gibi görünmekle birlikte, bu • Gelir kriteri alanda ortaya çıkacak başarı veya başarısızlık bütün olarak • Likidite(akışkanlık-nakde çevrilebilirlik) kriteri sosyal güvenliğin finansman yöntemleri ile ilgili tercihleri • Ekonomik ve sosyal fayda kriteri de etkilemektedir (Tamagno, 2001:1). Sosyal güvenlik fonları, prim ödeyen sigortalıların konut, Kamu sosyal güvenlik kurumlarının fon büyüklüğü, milli sağlık ve eğitim ihtiyacını karşılamaya yönelik sosyal gelir seviyesi yanında sosyal güvenlik kapsamına projelerin finansmanında kullanılabilir. alınanların sayısı, programların kuruluş tarihi ve oluş- turulan fon sayısına bağlı olarak da değişir. Fonların Yatırımı ve Tartışmalar
Sosyal güvenlik fonları, uzun dönemli ve istikrarlı fonlar Sosyal sigorta programları düşük gelirli çalışanları olduğu için, tasarruf eğilimi düşük ve sermaye birikimi kapsama alıyorsa, bunların ödemiş olduğu primlerle yetersiz olan gelişmekte olan ülkelerde uzun dönemli ya- oluşan fonların ekonomik ve sosyal fayda kriterine göre tırımların finansmanı için kullanılabilirler. alt yapı yatırımlarına yöneltilmesi, kalkınmanın finansmanının düşük gelirlilere yüklenmesi anlamına Fonların Yatırım İlkeleri gelir.
Sosyal güvenlik fonlarının asli fonksiyonu, sosyal Devlet garantisi olması şartıyla, gelişmekte olan ülkelerde güvenlik kurumlarının gelecek dönemlerde yerine sosyal güvenlik fonları kaçınılmaz olarak iktisadi getirmesi gereken yükümlülükleri (emekli aylıklarının büyümeyi hızlandıracak alt yapı yatırımlarının finans- ödenmesi) için karşılık oluşturmaktır (Dilik, 1991: 255). manında kullanılır. Ancak, fon bir defa oluştuktan sonra, yukarıda belirtilen asıl fonksiyona ilaveten: Sosyal güvenlik fonlarının yatırım alanları ile ilgili tartışmalar, bu alanla ilgili düzenlemeler yapılmasının ne • Sosyal güvenlik kurumlarına ilave gelir sağlama, kadar gerekli olduğunu ortaya koymaktadır. Fonların • Sermaye birikimi sağlama, yatırımında; kamu özel ayırımı yapmaksızın fon • İktisadi amaçlı yatırımlar için finansman kaynağı yönetiminin ve yatırımının doğal kurallarına ilaveten oluşturma, kolay yönetilebilme, sosyal güvenliğin asli • Sosyal amaçlı yatırımlar için finansman kaynağı fonksiyonlarından uzaklaşmama ve olmazsa olmaz kural oluşturma, olarak mutlaka ilave gelir sağlama amaçlarını • Durgunluk dönemlerinde iktisadi istikrarı sağlama gerçekleştirecek yasal düzenlemeler yapmak gerekir.
fonksiyonları da kaçınılmaz olarak ortaya çıkmaktadır Fonların Yatırımında Türkiye Tecrübesi (Dilik, 1991:255-268). Türk sosyal sigorta kurumları (SSK, Bağ-Kur ve Emekli
Sosyal güvenlik fonlarının değerlendirilmesi sürecinde, Sandığı), uzun vadeli sigorta kolları bakımından birbiri ile karşılıklı etkileşimi olan 6 ayrı prensibin göz önüne finansman metodu olarak fon biriktirme yöntemi ile alınması gerekir. Bu prensipler (Tomagno, 2001: 2-14); kurulmuştur.
• Hedeflerin açıklığı (belirginliği) Türkiye 1999 yılında kurulan işsizlik sigortası fonlarının • Politik müdahalelerden uzak olma işletilmesi konusunda başarılı bir uygulamayı da • Sigortalılara hesap verme gerçekleştirmiştir. Haziran 2000 tarihinden itibaren prim toplamaya başlayan işsizlik sigortası fonu, Ocak 2012 • Güvenilir yönetim tarihi itibarıyla toplam 71.7 milyar T fon yaratmış, bunun • Düşük maliyetli yönetim da 39 milyar T’si faiz geliri olmuştur. Aynı dönemdeki • Basiretli (ihtiyatlı) yatırım işçi, işveren primleri ve devlet katkısının tutarı 32 milyar
T’dir. Bir diğer ifade ile fonun yatırım gelirleri prim • Sosyal güvenlik garantisine sahip olmak için gelirlerinden daha fazladır (www.iskur.gov.tr/bulten). işgücüne katılma oranları yükselir.
İşsizlik sigortası fonu, yüksek getiri sağlama kriteri • İnsanların sosyal güvenlik garantisine sahip bir bakımından başarılı bir örnek olarak değerlendirilebilir. işte çalışma arzusu, işgücünün kayıt dışı sektörden kayıtlı sektöre, tarım kesiminden İşsizlik sigortası fonu, devletin iç borçlanma ihtiyacını kentlere ve sanayi sektörüne geçişini hızlandırır. karşılayarak ekonomik istikrarı sağlamıştır, ancak fonun • Sağlık hizmeti arzını artıracak sağlık tesisleri sosyal güvenlik garantisi sağlama fonksiyonu ikinci yatırımları ile yaşlılar, engelliler ve çocuklara planda kalmıştır. yönelik hizmetler için yapılacak fiziki yatırımlar (yurtlar, huzurevleri vb.) ve bu kesimlere yönelik Sosyal Güvenliğin İktisadi Etkileri hizmet alımları millî geliri büyütür, büyüme Hangi yönden bakılırsa bakılsın, millî gelirden ayrılan hızını artırır. payın büyüklüğü dolayısıyla sosyal güvenlik sistemlerinin • Fon biriktirme esasına göre finanse edilen sosyal ekonomik etkileri çok yönlü bir ilginin ve zıt yönlü güvenlik sistemlerinin fonları ekonomik tartışmaların odağı hâline gelmiştir. Sosyal güvenliğin: büyümeyi hızlandıracak yatırımlar için gerekli
• Millî gelir ve iktisadi büyümeye etkisi, finansman ihtiyacını karşılar.
• Emek arzı ve istihdam seviyesine etkisi, Emek Arzı ve İstihdam Seviyesine Etkileri • Gelirin yeniden dağılımına etkisi, Sosyal güvenlik sistemlerinin emek arzı ve istihdam • Tasarruf eğilimi ve sermaye birikimine etkisi seviyesi üzerine etkileri, özellikle II. Dünya Savaşı sonrası ekonomik boyutu ile ilgili tartışmaların ağırlıklı konularını dönemde sosyal güvenlik programlarının kapsamının oluşturmaktadır. genişlemesi ile emekli olma hakkını elde eden yaşlı nüfusun o yaş grubuna gelince işgücüne katılma oranının Sosyal güvenlik programlarının ekonomik etkilerinin hızla düşmesi dolayısıyla ilgi çekmiştir. yönünü ve derecesini belirleyen faktörler (Alper, 2009: 74); Yaşlılık sigortaları, emekli aylığı alma hakkını
• Sosyal güvenlik kurumlarınca bağlanan aylıkların kazananların çalışma hayatından ayrılması dolayısıyla ortalama kazançlara oranı, emek arzını daraltıcı etki yapar.
• Sosyal güvenliğin finansmanı için kullanılan gelir Ücret seviyesi artarken çalışmak isteyenler bir noktaya kaynakları, bu kaynakların prim veya vergi kadar artar. Ancak, bu noktadan sonra ücret artmasına olması, kimlerden ne oranda tahsil edildiği, rağmen çalışmak isteyenlerin sayısında azalma meydana • Aylıklar ile ödenen primler arasındaki ilişkinin gelir. Ücretle çalışan işçi sayısı arasındaki bu ilişkiyi varlığı ve derecesi, gösteren eğri, tersine dönen emek arz eğrisidir. • Aylıkların yeniden belirlenmesinde kullanılan ayarlama yöntemleri, Çalışmak istemeyen ancak sosyal güvenlik sisteminin • Sosyal güvenlik kurumlarının finansman metodu sağlamış olduğu haklardan, özellikle sağlık sigortası ve olarak fon veya yılı yılına finansman metodunu emekli aylığından faydalanmak için bazı gruplar (ev benimsemesi, kadınları) çalışma hayatına girerler, bu da toplam emek • Sosyal güvenlik fonlarının kullanım alanları ve arzını artırır.
değerlendirilme şekilleri, Bir malın fiyatı düştüğü zaman, bu malın diğer mallar • olarak sıralanabilir. karşısında daha ucuz hale gelmesi dolayısıyla tüketicilerin
Sosyal Güvenlik: Millî Gelir ve İktisadi Büyüme tercihlerini değiştirerek bu maldan daha fazla talep etmeleri ikame etkisi ile ortaya çıkan talep artışıdır. Sosyal güvenlik, işgücünün verimliliğini artırdığı ve sosyal istikrarı sağladığı ölçüde ekonomik büyümeye İkame Etkisi: Sosyal güvenlik primlerinin yüksekliği, katkıda bulunur. emek maliyetini artırdığı ölçüde kayıtdışı çalışmayı artırır.
Sosyal güvenlik sistemlerinin millî gelir üzerindeki etkisi Tasarruf Eğilimi ve Sermaye Birikimine Etkileri daha çok dolaylı yollarla olur. Nitekim, sosyal güvenlik Sosyal güvenlik sisteminin emek arzına yönelik en sistemlerinin işleyiş mekanizmaları sigortalıların, iş belirleyici etkisi yaşlılık sigortası ile ortaya çıkar. Birçok arayanların, tasarruf sahiplerinin, yatırımcıların bireysel kişi için emeklilik, geciktirilmiş veya ertelenmiş kararlarını etkilediği ölçüde sosyal güvenlik sistemleri de taleplerini (yazlık sahibi olarak deniz kenarında yaşama, sosyo-ekonomik gelişme üzerine etkide bulunur (ILO, köye dönme, hobilerini gerçekleştirecek zamana sahip 2001:42). olma, çocukları ile daha uzun süre geçirme, yurt içi
• Sosyal güvenlik garantisi sağlanmış, gelecek ve/veya yurt dışı seyahatler yapma gibi) gerçekleştirme endişesi olmayan, moral gücü yüksek çalışanların dönemi olarak görülür.
işgücü verimliliği daha yüksektir. Sosyal güvenlik sistemleri, bireysel tasarrufları kurumsal
tasarrufa dönüştürme mekanizması olarak tarif edilebilir.
Sosyal güvenlik sistemlerinin bireysel tasarrufları kurumsal tasarruflara dönüştürmesi, bu tasarruflarla oluşan sermaye birikiminin makroekonomik amaçlarla kullanımını kolaylaştırır.
Gelirin Yeniden Dağılımına Etkileri
Sosyal güvenlik, gelirin yeniden dağılımını sağlayarak sosyal adaleti sağlamaya çalışan en kapsamlı sosyal politika aracıdır (Yazgan, 1992: 329). Sosyal güvenlik, iki temel amaçla gelirin yeniden dağılımını değiştirir (Alper, 2009: 77).
Sosyal güvenlik sistemleri, gelirin yeniden dağılımı ile sosyal politikanın sosyal adaleti sağlama amacını gerçekleştirir.
Sosyal sigortaların işleyişinde ödenen primlerle sağlanan faydalar arasındaki ilişki (nimet-külfet dengesi) sağlıklı şekilde kurulamamışsa, sistem negatif gelir dağılımına yol açabilir.
Sosyal Güvenliğin Diğer İktisadi Etkileri
Sosyal güvenlik sistemleri, millî gelirin üçte birine ulaşan hacimde kaynak kullanmaları ve gerek primler gerekse aldığı aylıklarla geniş toplum kesimlerinin kullanılabilir gelirini etkilediği ölçüde diğer iktisadi göstergeler ve değişkenler üzerinde de etkiler yaratır. İktisadi istikrarın sağlanması ve yatırımların teşvik edilmesi bu etkilerin başında gelmektedir (Alper, 2009: 78).
Genel sağlık sigortası, toplam sağlık hizmetleri talebini artırdığı ölçüde sağlık sektörü yatırımlarına ve iktisadi büyümeye katkıda bulunur.
İşsizlik sigortası, özellikle durgunluk dönemlerinde iktisadi istikrarın sağlanmasına katkıda bulunur.
Sosyal güvenlik kurumları, yalnızca sağlık alanında değil, sosyal amaçlı diğer bazı alanlarda da yatırımları artırıcı etkilerde bulunabilir. Birçok ülkede sosyal sigorta kurumları fonlarının, özellikle düşük gelir gruplarının konut ihtiyacını karşılamak için konut yapımında kullanıl- dığı veya bu amaçla oluşturulan kooperatiflerin finansman ihtiyaçlarını karşıladığı görülmüştür.