AÖF Soru Bankası
CEK303U · Ünite 5

Dünyada İstihdam ve İşsizlik

  • 20 soru-cevap
  • İstihdam ve İşsizlik
1

Küresel işgücü piyasaları ile nüfus arasındaki ilişki nasıldır?

İşgücü piyasaları nüfus ile doğrudan ilişkilidir. Nüfus artmaya devam ettikçe çalışma çağı nüfusu­nun da artması beklenir. Bu nedenle istihdam oluş­turabilen bir ekonomide nüfus fazlalığı olumlu bir girdidir. Ancak tersi durumda, istihdam oluşturama­yan ekonomilerde nüfus, özellikle genç nüfus, bü­yük ölçüde işsizlik probleminin kaynağını oluşturur.

Son yirmi yılda en fazla nüfus artışı düşük gelirli ülkelerde olmuştur (yaklaşık 284,3 milyon nüfus artışı ile %70,8 artış vardır). Alt-orta gelir düzeyindeki ülkelerde yaklaşık %37’lik nüfus artışı görünmektedir (bu ülkelerdeki nüfus artışı oran­sal olarak düşük gelirli ülkelerden az olsa da sayısal olarak dünyada en fazla nüfus artışı olan ülkeleri temsil eder. Söz konusu ülkelerde son yirmi yılda yaklaşık 798 milyon nüfus artışı olmuştur). En az nüfus artışı yüksek gelirli ülkelerde meydana gel­miştir (yaklaşık 139,7 milyon %12,7).

2

Küresel işgücü piyasaları ile istihdam arasındaki ilişki nasıldır?

Dünya genelinde 2020’de yaklaşık 3 milyar 189 milyon kişi istihdam edilmiştir. Bu bir yıl önceki 3 mil­yar 303 milyonluk istihdamdan yaklaşık %3,46 kadar daha az bir istihdamı ifade eder. Dünyada 2010’dan bu yana (2020 hariç) her yıl istihdam sayısı düzenli olarak artmaktadır (2010’dan 2020’ye küresel istihdam sayısı %6,8 artmıştır). Ancak aynı durum istihdam oranları için söylenemez. İstihdam oranları istihdam edilenlerin işgücü içindeki seviyesini gösterir. Küresel istihdam oranları 2010’dan beri düzenli olarak azal­maktadır. 2010’da %58,8 seviyesinde olan istihdam oranı, 2020’de %54,9’a gerilemiştir (yaklaşık %6,6 azalmıştır).

Bölgesel olarak istihdam oranlarının en yüksek olduğu alan Afrika’dır (%56,7). İstihdam oranları açısından Asya ve Pasifik bölgesi ile (%55,4) benzer süreç izleyen bölgede, Asya ve Pasifik’te oluşan istih­damın neredeyse beşte biri bulunur. Arap devletleri istihdam oranının en düşük olduğu alanı oluşturur (%45,1). Afrika ve Asya-Pasifik bölgesi hariç tüm bölgeler dünya ortalamasının altında istihdam oranına sahiptir.

Kovid-19 pandemi sürecinde küresel istihdam sayısı ve oranında sert bir kırılma meydana gelmiştir. 2019-2020 döneminde istihdam sayısı küresel olarak yaklaşık 114 milyon azalmıştır (%3,45). Pandemi sürecinin istihdam açısından en fazla zarar verdiği bölge Amerika’dır (Latin Amerika-Brezilya- ve Karayipler dâhil).

Tüm azalmaları değerlendirirken, istihdamın ekonomik krizin etkileriyle enformel (kayıt dışı) alana kayma potansiyelini de dikkate almak gerekir (Dünya genelinde yaklaşık 1,6 milyar kişinin kayıt dışı ekonomide çalıştığı ve dünyada %76 seviyesin­de kayıt dışı istihdam olduğuna yönelik ILO raporu için bkz. Issue Paper on Covid-19 and Fundamen­tal Principles and Rights at Work 2020). Üstelik ücretsiz aile işçiliğinde yaşanan artışlar, istihdamın azalmasından çok yön değiştirdiği izlenimini de vermektedir.

3

Küresel ölçekte sektörlere göre istihdam analizinin bulguları nasıldır?

Tarım, sanayi ve hizmetler sektörleri bağlamında 2020’de küresel olarak en yoğun istihdam hizmet­ler sektöründe bulunur (dünya genelinde yaklaşık 1 milyar 678 milyon %50,4). İkinci sırada tarım

sektörü istihdamı gelir (dünya genelinde yaklaşık 880 milyon %26,4). Üçüncü sırada sanayi sektörü istih­damı yer alır (dünya genelinde yaklaşık 768,6 milyon %23,1).

Hizmetler sektörü istihdamının en yoğun ol­duğu bölge Asya ve Pasifik’tir. Özellikle Çin’i içine alan Doğu Asya bölgesinde yaklaşık 444 milyon hizmetler sektörü istihdamı bulunmaktadır (2020).

En yoğun tarım istihdamı yine Asya ve Pasi­fik bölgesindedir (yaklaşık 572 milyon). Ardından Afrika bölgesi yer alır. Bölgede yaklaşık 229 milyon tarım sektörü istihdamı bulunur.

Sanayi sektörü istih­damının en yoğun olduğu bölge Asya ve Pasifik’tir. Burada yaklaşık 496 milyon sanayi sektörü istih­damı oluşmuştur. Bölgeyi yaklaşık 102 milyon is­tihdamla Avrupa ve Orta Asya bölgesi takip eder.

Türkiye’de istihdamın sektörel dağılımı dünya­daki genel dağılımdan farklılık gösterir. En yoğun istihdam, hizmetler sektöründe oluşurken (yaklaşık 15 milyon kişi %56) sanayi sektörü istihdamı ikin­ci sırada gelir (5,5 milyon-%20,5). Tarım sektörü istihdamı yaklaşık 4,7 milyon (%17,5) ile üçüncü sıradadır. Küresel kıyaslamaya katmadığımız inşaat sektöründe Türkiye’de yaklaşık 1,6 milyon kişi ça­lışmaktadır (%6).

4

Cinsiyete göre sektörel küresel istihdam nasıldır?

Kadınların is­tihdamı erkeklere göre daha kırılgandır. Kovid-19 pandemi sürecinden kadınlar erkeklere göre daha fazla olumsuz etkilenmiştir. Küresel Cinsiyet Uçurumu Endeksine göre de cin­siyete dayalı boşlukların kadınlar aleyhine olduğu vurgulanmaktadır. “Eko­nomik Katılım ve Fırsat, Eğitimde Başarı, Sağlık, Hayatta Kalma ve Siyasi Güçlendirme” başlıkların­da ortalama %31,4’lük cinsiyet farklılaşması göze çarpmaktadır (WEF, 2020). Dünyada cinsiyet eşit­liğinin en yüksek olduğu ülke 2020’de İzlanda’dır (son on yıldır İzlanda hep birinci olmaktadır %88). Norveç, Finlandiya, İsveç gibi ülkelerde de cinsiyet eşitliği yüksektir (%80 ve üzeri). Bölgesel olarak incelendiğinde en düşük cinsiyet eşitliği Orta ve Kuzey Afrika bölgesinde görülür (%60,5- Bu oran erkeklerle kadınlar arasında yaklaşık %39,5 boşluk vardır şeklinde okunabilir). Küresel olarak 600 milyonu aşkın kadın (işgücünün yaklaşık %22’si) bakım hizmetlerinde faaliyet göstermektedir (er­keklerde bu sayı yaklaşık 41 milyondur ve işgü­cünün yaklaşık %1,5’ine tekabül eder) (Beghini, Cattaneo ve Pozzan, 2019).

Küresel olarak incelendiğinde kadınların en fazla istihdam edildiği mesleklerin bakım hizmetleri, yar­dımcı sağlık hizmetleri, temizlik ve yardım işleri, sağlık meslekleri (hemşirelik/hasta bakıcılık dâhil), öğ­retmenlik, yemek hazırlama yardımcı işler, kişisel hizmet işleri ve satış işleri olduğu görülür. Küresel bağlamda hizmetler sektörü hem erkekler hem de kadınlar için en fazla iş kaybının olduğu alan olmasına karşın kadınlardaki iş kaybı erkeklerden fazla olmuştur. Kovid-19 krizinden önce erkeklerin yak­laşık %45’i, kadınların yaklaşık %60’ı hizmetler sektöründe istihdam edilmekteydi. Ancak kriz, istihdam edilen erkeklerde yaklaşık %42’lik, kadınlarda yaklaşık %40’lık bir daralma meydana getirmiştir.

5

Küresel işsizlik oranları nasıl bir dağılım göstermektedir?

Küresel işsizlik oranları, 2020 öncesi on yıllık ortalaması itibarıyla %5-6 seviyelerinde seyretmiştir. ILO’nun dar kapsamlı işsizlik tanımı gereği, kişinin herhangi bir ekonomik faaliyette istikrarlı olup olmamasına bakılmadan sadece ekonomik faaliyette bulunmasının yeterli kabul edilmesi resmî işsiz sayısını bir hayli düşürmektedir. Üstelik iş aramaktan vazgeçen milyonlarca insan da dar kapsamlı işsizlik tanımının dışındadır. 2019 ortalaması %5,4 olan küresel işsizlik ortalaması 2020’de Kovid-19 pandemi etkisi ile %6,5 seviyesine çıkmıştır. Bu yükseliş, 2019’da yaklaşık 188 milyon kişi olan işsizlerin, yaklaşık 33 milyon artarak 220 milyonu aştığını göstermektedir.
2020 küresel işsizlik ortalaması çerçevesinde değerlendirildiğinde Ermenistan hariç (%20,2), %20’nin üzerinde işsizlik oranı bulunan ülkelerin çoğunlukla Afrika bölgesinde olduğu görülmektedir (Güney Afrika %28,7; Lesotho %24,6; Eswatini %23,4; Gabon %20,5). Ancak buna tezat olarak en düşük işsizlik oranlarının da yine Afrika bölgesinde yer alan ülkelerde olduğu görülür. Bölgesel olarak incelendiğinde 2020 için en yüksek işsizlik oranın %9,9 ile Arap Devletlerinde; en düşük işsizlik oranının %5,2 ile Asya ve Pasifik bölgesinde olduğu görülür.

6

Küresel ölçekte işsizliğin cinsiyete göre dağılımı nasıldır?

İşsizliğin kadın ve erkekler açısından farklılaş¬masında işgücü piyasası yapısının büyük önemi vardır. Kadınların işgücü piyasasına erkeklerle ka¬tılım oranlarının benzer olduğu yerlerde işsizlik oranlarında bir yakınlaşma görünür. Kadınların işgücü piyasasına katılımlarının düşük olduğu böl-gelerde, istihdam oluşturma potansiyeline uygun olarak işsizlik oranları yükselir.
Bölgesel olarak farklılaşsa da küresel çapta ka¬dın ve erkek işsizlik oranları genellikle birbirine çok yakındır (Arap Devletleri hariç). 2019-2020 döneminde artan işsizlik oranlarına uyumlu olarak her iki kesim arasında da işsizliğin arttığı görülür. Ancak, söz konusu dönemde kadın işsizliği %0,9 artış göstermişken erkek işsizliği %1,2 artmıştır.
Dünya ortalamasında ve çoğu bölgede kadın işsizlik oranları erkeklere göre yüksektir. Sadece Asya ve Pasifik bölgesinde kadın işsizlik oranı erkek işsizlik oranına göre düşüktür. Bu durum, bölgedeki dinamik ekonomik değişimler nedeniyle öncelikle kadın ve erkekler arasındaki fırsat eşitliğinin artmasına, ardından kadınların yapabileceği nitelikte çok sayıda iş bulunmasına bağlanabilir.

7

Küresel olarak genç işsizlik oranları nasıl bir dağılım göstermektedir?

Genç işsizlik tüm dünyada yetişkinlere göre daha fazladır. İşgücü piyasalarına giriş zorlukları, eğitim istihdam uyuşmazlığı, tecrübe eksikliği gibi birçok husus genç işsizliğinin yüksek olmasının nedenleri arasında sıralanabilir. İşgücü piyasasının yapısal problemleri yanında dönemsel ekonomik krizler veya 2020’de yaşanan salgın hastalık gibi tahripkâr olaylar öncelikle genç işgücünü olumsuz etkilemektedir. Üstelik son yıllarda giderek artan “genç iradi işsizliği”, söz konusu problemi başka bir alana da taşımaktadır.

Genç işsizlik tüm dünyada yetişkinlere göre daha fazladır. İşgücü piyasalarına giriş zorlukları, eğitim istihdam uyuşmazlığı, tecrübe eksikliği gibi birçok husus genç işsizliğinin yüksek olmasının nedenleri arasında sıralanabilir. İşgücü piyasasının yapısal problemleri yanında dönemsel ekonomik krizler veya 2020’de yaşanan salgın hastalık gibi tahripkâr olaylar öncelikle genç işgücünü olumsuz etkilemektedir. Üstelik son yıllarda giderek artan “genç iradi işsizliği”, söz konusu problemi başka bir alana da taşımaktadır. Bölgesel olarak değerlendirildiğinde en yüksek genç işsizlik oranlarının Arap Devletleri arasında olduğu anlaşılmaktadır. Bu bölgede özellikle kadın işsizlik oranları erkeklerin iki katından fazladır.

Genç işgücünün sadece %23’ü kayıtlı istihdam­dayken %77’si kayıt dışı istihdam edilmektedir. Kü­resel bağlamda gençlerin sadece %1’i işveren konu­munda iken %54’ü ücret veya maaşla çalışan grup içindedir. Dünyadaki gençlerin %26’sı aile işlerinde (çoğunlukla da ücretsiz) çalışırken, %26’sı kendi işinde çalışmaktadır.

8

İşgücüne katılmada küresel anlamda nasıl bir dağılım söz konusudur?

İşgücüne katılma en genel anlamıyla çalışma po­tansiyelinin etkin kullanımı ile ilgili bir kavramdır. İşgücüne katılma oranı (İKO); işgücünün, kurum­sal olmayan çalışma çağındaki nüfusa (iktisaden faal olan aktif nüfusa) oranıdır. Birçok işgücü piyasası değişkeninde olduğu gibi 2020’de küresel işgücü piyasasına katılma oranın­da da düşüşler gözlenmektedir. 2010’dan beri İKO, dünya genelinde istikrarlı bir düşüş hâlindedir. An­cak 2019’dan 2020’ye dikkate değer düzeyde bir kırılma meydana gelmiştir.

En düşük işgücüne katılma oranlarının Arap Devletleri arasında olduğu anlaşılmaktadır. Afrika bölgesi en yüksek İKO’ya sahiptir (Bu tür istatis­tikleri yorumlarken bölgenin işgücü piyasası yapısı ve ölçüm kapasitesi gibi problemli yapısını da göz önünde tutmanızı tavsiye ederiz.). Küresel seviyede 2010-2020 döneminde dünyada İKO’nun yaklaşık %3,9 azaldığı görülmektedir.

İşgücüne katılma oranlarında kadın ve erkekler arasında her zaman kadınlar aleyhine bir durum söz konusudur. Küresel çapta gözlendiğinde kadınların işgücü­ne erkeklere göre daha az oranda katıldığı görülür. Toplumsal cinsiyet algısı, aile yapısı, ekonomik faaliyet olarak görülmeyen işlerin genellikle kadın­lar tarafından yapılması (ücretsiz aile işçiliği gibi), medeni durum, aile büyüklüğü (çocuk sayısı) gibi nedenler kadınların işgücüne katılımı önündeki engellerden bazılarıdır (Ortiz-Ospina ve Tzvetko­va, 2017).

Dünya genelinde 2020’de işgücüne katılım ora­nının en yüksek olduğu beş ülke Katar (%86), So­lomon Adaları (%84), Madagaskar (%83), Tanzan­ya (%83) ve Birleşik Arap Emirlikleri (%81) olarak sıralanmaktadır. 2020’de işgücüne katılma oran­larının en düşük olduğu beş ülke Ürdün (%38), Porto Riko (%38), Yemen Cumhuriyeti (%38), Tacikistan (%39) ve Moldova (%40) olmuştur (Worldbank, Database-2021).

Küresel düzeyde genç işgücüne katılım oranı düşmektedir. En yüksek genç işgücüne katılma oranları Kuzey Amerika’da (%52,6) gerçekleşmiş­tir (2019). Latin Amerika/Karayipler ve Alt Sahra Afrika’da da yüksek oranlar görülmektedir (sırasıyla %48,9 ve %48,2). En düşük genç işgücüne katıl­ma oranları Kuzey Afrika ve Arap Devletlerindedir (yaklaşık %27,5 seviyelerinde).

Dünya genelinde genç İKO 1999-2019 arasında toplamda %22,4 daralmıştır. Bu daralma erkeklerde %21, kadınlarda yaklaşık %25’tir. Ancak toplam katılıma bakıldığında erkek ve kadın gençlerin işgücüne katılım oranları arasındaki farkın 1999 yılına göre 2019’da azaldığı söylenebilir.

9

Küresel ölçekte işgü­cü verimliliği ve reel ücretler ilişkisi nasıldır?

İstihdamın niteliği birçok değişken çerçevesinde ölçülebilir olmakla birlikte verimlilik ve reel ücretler hem genellenebilir hem de karşılaştırılabilir olmasından dolayı tercih edilmektedir. Verimliliği artırmanın birçok yolu bulunmaktadır. Yeni ve etkin teknolojiye sahip olmak, ücretleri belirli bir seviyeye kadar artırmak, çalışma saatlerini etkinleştirmek, çalışma barışını ve işyerine aidiyeti geliştirmek gibi yöntemler bunlardan bazılarıdır. Verimlilik artışları üretim maliyetlerini düşürmesi nedeniyle toplum­da yoksullukla sürekli mücadele politikalarının da önemli bir parçası olarak düşünülmelidir.

Verimlilik artışı beraberinde aynı oranda olma­sa da ücret artışlarını da getirir. Küresel boyutta 52 yüksek gelirli ülkede 1999-2019 döneminde ya­pılan gözlemde verimliliğin reel ücretlerden daha fazla arttığı ortaya konulmuştur. Genel olarak değerlendirildiğinde yüksek gelirli ülkelerde reel asgari ücret artışları işgücü verimliliğine uygun tepki verirken düşük gelirli ülkelerde reel asgari ücretler verimliliğin altında kalmaktadır (ILO, 2021d).

10

Zayıf istihdam kavramı ne anlama gelmektedir?

Dünyada oluşmuş istihdamın önemli bir kısmı, iş güvencesi ve sosyal güvence olmaksı­zın, düşük ücretli ve kötü çalışma koşullarına sahip işlerde yer almaktadır. Bu sayının artması “Zayıf İstihdam” terminolojisinin gelişmesine neden olmuştur

Zayıf istihdam;

  • Aynı işi yapmasına rağmen diğerlerine göre aynı istihdam haklarına sahip olmayanlar,
  • İşlerinde eşitsizlik ve güvencesizlikle karşı karşıya olan “atipik çalışanlar”,
  • Genellikle asgari ücret seviyesinde ve yetki verilmeden çalıştırılıp kimi zaman sömürü­len “genç işçiler”,
  • Çoğu zaman temel istihdam haklarına bile sahip olmayan “endüstriyel ev çalışanları”,
  • Yasal bir güvence altında olmaksızın çalışan “ücretsiz aile işçileri”,
  • Göçmenler ve birçok endüstride sömürülen ve düşük ücretle çalıştırılan “enformel işçi­ler” den oluşmaktadır (TUC Commission on Vulnerable Employment, 2007).

Zayıf istihdam oranları küresel olarak sürek­li düşüş hâlindedir. 1990’larda dünya işgücünün yarısından fazlası (%53’ü), zayıf istihdam içinde çalışmaktaydı. Giderek azalma gösterse de 2019’da ancak %43,7 seviyesine kadar gerileyebilmiştir (Dünya Bankası İstatistikleri, 2021). En fazla zayıf istihdamın oluştuğu bölgeler Afrika, Doğu Asya, Güney Asya ve Pasifik olarak belirmekte­dir. Örneğin Afrika bölgesinde yer alan Nijer’de zayıf istihdam %94 seviyesindedir.

11

Çalışan yoksullar kavramı ile istihdam arasında nasıl bir ilişki vardır?

Yoksulluğun bir diğer boyutu da çalışması kar­şılığında kazandığı ücretin, kendisini alt sınır yok­sulluktan kurtaramadığı kişilerde görülmektedir. Bu durum daha çok yukarıda anlatılan zayıf istih­dam içinde bulunan kişilerin karşılaştıkları bir so­rundur. Alt yoksulluk sınırı olarak bilinen günlük kazancın altında kazananlar “çalışan yoksullar” olarak adlandırılmaktadır. Genel olarak günlük alt kazanç sınırı 1,25 dolar olarak belirlenmiştir. Ancak son dönemlerde ILO 1,90 doların altında çalışanlara yoğunlaşmıştır. 3 milyar 3 milyonu aşan küresel işgücünün yaklaşık 218 milyonu günlük 1,90 doların altında kazanmaktadır. 2020’de çalışan yoksulların en yoğun olduğu bölge Afrika’dır. Bölgede oluşan yaklaşık 457 milyonluk işgücünün 145 milyonu günlük 1,90 doların altında çalışmaktadır (%31,8). Çalışan yoksullardaki artış temelde iki nedene bağlanabilir. İlki, işini sürdürmekle birlikte daha az saat çalışmaktan dolayı gelirin azalması, diğeri çok gelirli ailelerde bir veya birden fazla kişi işini kaybettiğinde hanelerin yoksulluk eşiğinin altına düşmesidir (ILO, 2021a). Dünyada çalışan yoksulların sayısı Pandemi nedeniyle artmaktadır.

12

Afrika bölgesi işgücü piyasasında pandeminin etkileri nelerdir?

Afrika’da “insan onuruna yakışır/düzgün iş” kapsamında pandemi öncesi dönemde de belir­gin sorunlar bulunmaktaydı. Özellikle yoksulluk en önemli baskılardan biridir. Giderek artan genç işgücünün istihdam zorlukları bölgenin ekonomik gelişimini bir kısır döngü olarak olumsuz etkile­mektedir. Üstelik girişimcilik yapısının da düşük olması çıkmazları perçinlemektedir. Pandemi süre­ci ile birlikte meydana gelen iş yeri kapanmaları, çalışma sürelerindeki istemsiz azalmalar, verimliliği ve üretimi düşürmüştür. 2020’de kriz kaynaklı yak­laşık 17 milyon kişilik bir iş açığı tahmin edilmek­tedir. Yapısal problemler enformel istihdamın da genişlemesine neden olmaktadır. Bu nedenle resmî verilere yansıyan istihdam büyüklüğünün 2022’de çok da fazla artmayacağı tahminleri yapılmaktadır (2021’de 18 milyondan 2022’ye 19 milyona).

13

Sahra Altı Afrika’sı ve Kuzey Afrika’nın  işgücü piyasasının karşılaştırmalı genel durumu nasıldır?

Sahra Altı Afrika bölgesi; Doğu, Orta, Batı ve Güney Afrika olmak üzere üç kısma ayrılır. Özellikle Güney Afrika’da yaşanan gelişmeler Sahra Altı Afrika’yı bölge genelinde öne çıkarmaktadır. Sahra Altı Afrika bölgesinin nüfusu ve doğal olarak işgücü Kuzey Afrika’ya göre daha yüksektir. 2020’de Sahra Altı Afrika’da yaklaşık 416 milyon işgücü, 390 milyon istihdam, 26 milyon işsiz bulu­nur. Kuzey Afrika’da 72 milyon işgücü, 63 milyon istihdam, 9 milyon işsiz bulunmaktadır. Sahra Altı Afrika’da 25 milyonluk potansiyel işgücü bulunur­ken bu büyüklük Kuzey Afrika’da 11 milyon sevi­yesindedir.

Sahra Altı Afrika bölgesinde 2020 genelinde %61 istihdam oranı oluşmuştur. Kuzey Afrika’da istihdam oranı %37,9 seviyesindedir. Sahra Altı Afrika’da oluşan %6,3’lük işsizlik oranına kar­şın Kuzey Afrika’nın işsizlik oranı %12,7’dir (İki katından fazla). Yine Sahra Altı Afrika’da işgücü­ne katılma oranı %65,8 seviyesindeyken Kuzey Afrika’da %43,4’tür. Her iki bölgede de enformel istihdam yoğundur. Her iki bölgede de kadınlar enformel istihdamda daha fazla yer almaktadır. Sahra Altı Afrika bölgesinin lokomotifinin Güney Afrika olduğu söylenebilir. Kayıtlı (formel) istihdamın en yüksek olduğu yer burasıdır. Bölge genelinde kayıt dışı genç istihdamın yo­ğunluğu göze çarpar. Üstelik her iki alt bölgede de eğitimde olup işgücü piyasasında olmayan genç nüfus önemli ölçüde büyüktür.

14

Amerika bölgesi işgücü piyasasında pandeminin etkileri nelerdir?

Dünyada Kovid-19 pandemi vakalarının büyük bir bölümü bu bölgede yer almaktadır. Doğal olarak ekonomik ve sosyal olumsuz etkilerin yoğun olduğu bir alandır. Bölgede yerleşik farklı ırklar arasındaki eşitsizlik söylemleri (bu konuda önemli gelişmeler kaydedilmiş olmasına rağmen ) gündemi meşgul etmeye devam etmektedir. Pandemi sonrasında özellikle Kuzey Amerika bölgesinde meydana gelen iş kayıplarının siyahi nüfus üzerinde yoğunlaştığına yönelik eleştiriler bulunmaktadır. Ancak Mart 2020’de hızla yükselen ve Mayıs 2020’de azalmaya başlayan işsizliğin en fazla Hispanik (İspanya kökenli) veya Latinler arasında oluşup %18,6’a tırmandığı, Siyahlar veya Afrika kökenlilerde işsizlik oranlarının en fazla %16,3 seviyesine çıkıp ikinci sırayı aldığı ve üçüncü sırada %14,8’le Asya kökenlilerde olduğuna ilişkin istatistikler paylaşıl­mıştır (Bureau of Labor Statistic, 2021). İşsizlikten en az etkilenen kesim beyazlardır.

Reuters analizine göre sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Kovid-19 vakaları 21 milyonu aşmış ve 365 bin kişi hayatını kaybetmiştir. Ayrıca yaklaşık 9,4 milyon iş kaybı olduğu öngörülmektedir. Sadece eğlence ve konaklama hizmetlerinde çalışanlardan yaklaşık beş yüz bin kişinin işini kaybettiği, yeme içme sektöründe çalışanların dörtte üçünün işsiz kaldığı anlaşılmaktadır (Mutikani, 2021).

15

Kuzey Amerika ile Latin Amerika-Karayipler alt bölgelerinin işgücü piyasasının karşılaştırmalı genel durumu nasıldır?

Genel olarak Kuzey Amerika’nın gelişmişlik seviyesine uygun olarak (ABD ve Kanada) işgücü piyasası koşulları­nın diğerine göre daha iyi durumda olduğu görülmektedir. Latin Amerika ve Karayipler bölgesindeki nüfus ve doğal olarak işgücü Kuzey Amerika’ya göre daha yüksektir. 2020’de Latin Amerika ve Karayipler’de yaklaşık 292 milyon işgücü, 262 milyon istihdam, 30 milyon işsiz bulunur. Kuzey Amerika’da yaklaşık 187 milyon işgücü, 171 milyon istihdam, 16 milyon işsiz bulunmaktadır. Latin Amerika ve Karayipler’de 23 milyon kişilik potansiyel işgücü bulunurken Kuzey Amerika’da bu sayı 2 milyon seviyesindedir. 2019 verilerine göre Latin Amerika ve Karayipler’de kayıt dışı istihdamın (%56,4), Kuzey Amerika’ya göre (%19,1) daha yoğun olduğu anlaşılmaktadır. Bölge genelinde genç istihdamında belirgin bir düşüş olduğu ortadadır.

16

Arap devletleri bölgesinde işgücü piyasasını olumsuz etkileyen faktörler nelerdir?

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye olmayan ül­kelerdeki uzun süreli savaş ve çatışmalar, ekonomik ve finansal istikrarsızlık, mülteci sorunu ve genel ekonomik problemler ve karmaşa işgücü piyasasını olumsuz etkilemektedir (Irak, Ürdün, Lübnan, İş­gal altındaki Filistin bölgesi, Suriye Arap Cumhu­riyeti, Yemen) (ILO, 2021a).

Filistin, Irak, Suriye gibi ülkelerde görülen is­tikrarsızlıklar bölgenin gelişimi konusunda büyük engeller teşkil etmektedir. Lübnan, nüfusuna göre dünyada kişi başına en fazla mülteci düşen ülkele­rin başında yer alır. Pandemi süreci tüm bu olum­suzlukları daha artırarak bölgenin ekonomik, ticari ve sosyal hayatında belirgin tahribatlara neden ol­muştur. Üstelik meydana gelen can kayıpları ve can güvenliği tehdidi nedeniyle Beyrut’tan ciddi dere­cede “beyin göçünün” meydana geldiği raporlara yansımıştır (Dünya Bankası İstatistikleri, 2021).

17

Arap devletleri bölgesinde işgücü oranları nasıldır?

Bölge genelinde 2020’de toplam 58 milyon iş­gücü bulunmaktadır. KİK üyesi olan ve olmayan ülkelerde işgücünün dengeli dağıldığı görülmekte­dir. KİK üyesi olan ülkelerde yaklaşık 28 milyon istihdam, 1,9 milyon işsiz bulunur. KİK üyesi ol­mayan ülkelerde yaklaşık 25 milyon istihdam, 3,8 milyon işsiz bulunmaktadır. KİK üyesi ülkelerde 1,4 milyon kişilik potansiyel işgücü varken (%4,6) üye olmayan ülkelerde bu sayı 4,2 milyondur (%12,8).

2020’de bölge genelinde istihdam oranı %45,1 seviyesindedir. İstihdam oranı KİK üyesi ülkelerde %60,1 iken üye olmayan ülkelerde %35,3’tür. Ge­nel işsizlik oranı %%9,9 seviyesindedir. KİK üye­si ülkelerde işsizlik oranı %6,6 iken üye olmayan ülkelerde %e13,3’tür. Toplamda %50,1 işgücüne katılma oranı olan bölgede KİK üyesi ülkelerde işgücüne katılım %64,4; üye olmayan ülkelerde %40,8’dir.

18

Asya ve Pasifik bölgesinde işgücü, istihdam ve kayıt dışı istihdam oranlarının dağılımı nasıldır?

Asya ve Pasifik bölgesi; Doğu Asya, Güney-Doğu Asya- Pasifik ve Güney Asya olmak üzere üç alt bölge­ye ayrılır. Doğu Asya ve Güney-Doğu Asya-Pasifik bölgeleri diğerine göre daha iyi konumdadır. Dünyanın en kalabalık işgücüne sahip bölgede 2020’de toplam 1 milyar 946 milyon işgücü bulunmaktadır.

2020’de Doğu Asya’da (Çin’in içinde bulunduğu alt bölgede) yaklaşık 923 milyon işgücü, 879 milyon istihdam, 44 milyon işsiz bulunur. Güney Doğu Asya ve Pasifik alt bölgesinde yaklaşık 350 milyon işgücü, 338 milyon istihdam, 11 milyon işsiz bulunmaktadır. Nüfusu kalabalık olan Güney Asya’da (Hindistan dâhil) 674 milyon işgücü, 628 milyon istihdam ve 46 milyon işsiz vardır (ILO, 2021). Bölge genelinde 73 milyon potansiyel işgücü bulunur (%3,6). En yüksek potansiyel işgücüne sahip alt bölge 36 milyon kişiyle Doğu Asya’dır (%3,7). 24 milyonluk potansiyel işgücü ile Güney Asya ikinci sırada gelirken (%3,5), Güney Doğu Asya ve Pasifik alt bölgesinde 13 milyon potansiyel işgücü bulunur (%3,7).

2020’de bölge genelinde istihdam oranı %55,4 seviyesindedir. Görece daha iyi koşulların oluştu­ğu Doğu Asya (%63,2) ve Güney-Doğu Asya ve Pasifik alt bölgelerinde (%62,5) istihdam oranı Güney Asya alt bölgesine göre (%44,6) daha yük­sektir. Bölgenin genel işsizlik oranı %5,2 seviyesin­dedir. Doğu Asya’da işsizlik oranı %4,8 iken Gü­ney Doğu Asya ve Pasifik alt bölgesinde %3,2’dir. Güney Asya alt bölgesi %6,8’lik işsizlik oranı ile bölgede en kötü durumda yer alır. İşgücüne katıl­ma oranının %58,4 olduğu bölge genelinde Doğu Asya’da %66,4; Güney Doğu Asya ve Pasifik’te %65,6; Güney Asya’da %47,9 işgücüne katılma oranı bulunur.

2019 verilerine göre bölge genelinde %67 ka­yıt dışı istihdam oluşmuştur (yaklaşık 1 milyar 278 milyon). Dünya genelinde en yoğun kayıt dışı is­tihdamın bulunduğu bölgede, kadınlarda %61,7, erkeklerde %70 kayıt dışı istihdam vardır. %87,6 ile Güney Asya’da kayıt dışılığın en yüksek olduğu alt bölgedir (kadınlarda %89,3-erkeklerde %87,2). Doğu Asya’da kayıt dışı istihdam %50,9 (kadın­larda %48,8-erkeklerde %52,3), Güney Doğu Asya ve Pasifik’te %69,1’dir (kadınlarda %68,5-er­keklerde %69,4). Bölgede insan onuruna yakışır iş bağlamında önemli boşluklar bulunmaktadır.

19

Asya ve Pasifik bölgesinde genç istihdamı ve çalışan yoksulluk oranlarının dağılımı nasıldır?

Genç istihdamında yetişkinlere göre doğal ola­rak daha büyük kırılmalar görülür. 2020’de yetiş­kinlerde yaklaşık %2,4 net iş kaybı hesaplanırken gençlerde bu %10,3 iş kaybı oluşmuştur. Gençlerin birçoğu iş bulma ümidini kaybettikleri için pande­mi döneminde iş arama faaliyetini durdurmuştur. İradi işsiz olarak kabul edilen bu gruptaki artışlar hâlihazırda iş arayan ve bulduğunda çalışmaya ha­zır işsiz gençleri de olumsuz etkilemektedir. Her ne kadar iradi işsizlik resmî işsizlik oranlarına yansı­masa da bölgede genel işsizlik oranlarındaki düşüşe rağmen gençler arasındaki işsizlik oranının yüksel­mesi iş arayan gençlerin işgücü piyasasından tama­mıyla çekilmediği ve iş arayışını devam ettirdiğini göstermektedir (ILO, 2020a).

Çalışan yoksulluk kavramının genel olarak bu bölgeden esinlenerek ortaya atıldığı söylenebilir. Özel­likle Çin’de ilk dönem yaşanan olumsuz koşulların işgücü üzerine yaptığı tahribat tüm dünya tarafından bilinmekteydi.

Bölge genelinde 2019’da günlük 1,90 dolar altında kazanan yaklaşık 58 milyon kişinin (%3), pan­deminin etkisiyle 2020’de 82 milyona (%4,4’e) yükseldiği görülmektedir. Bölgede aşırı yoksulluğun da arttığı anlaşılmaktadır. Günlük 1,90-3,20 dolar arasında kazanan kişilerle ölçülen ortalama yoksulluk için­de 2019’da yaklaşık 242 milyon kişi (%12,7) bulunurken 2020’de bu sayı 307 milyon kişiye (%16,6’ya) yükselmiştir (ILO, 2021a).

20

Avrupa ve Orta Asya bölgesinde işgücünün genel dağılımı nasıldır?

Avrupa ve Orta Asya bölgesi; “Kuzey-Güney- Batı Avrupa”, “Doğu Avrupa” ve “Orta-Batı Asya” olmak üzere üç alt bölgeye ayrılır. Kuzey-Güney- Batı Avrupa ve Doğu Avrupa alt bölgeleri diğerine göre daha iyi konumdadır. Kuzey-Güney-Batı Avrupa’da yaklaşık 221 mil­yon işgücü, 879 milyon istihdam, 44 milyon işsiz bulunur. Doğu Avrupa’da 142 milyon işgücü, 133 milyon istihdam ve 8,1 milyon işsiz vardır. Orta ve Batı Asya alt bölgesinde yaklaşık 75 milyon işgücü, 68 milyon istihdam, 7,4 milyon işsiz bulunmakta­dır (ILO, 2021a). Bölge genelinde 22,1 milyon potansiyel işgücü bulunur (%4,8). En yüksek potansiyel işgücü sa­yısına sahip alt bölge 12,1 milyon kişiyle Kuzey- Güney-Batı Avrupa’dadır (%5,2). 5,7 milyonluk potansiyel işgücü ile Orta ve Batı Asya ikinci sıra­da gelirken (%7), Doğu Avrupa alt bölgesinde 4,4 milyon potansiyel işgücü vardır (%3). Bölge genelinde istihdam oranı %53 seviyesin­dedir. En yüksek istihdam oranı %54,8 ile Doğu Avrupa’dadır. İstihdam oranları Kuzey-Güney-Batı Avrupa’da %53,1; Orta ve Batı Asya’da %49,6’dır. Bölgenin genel işsizlik oranı %7,4 seviyesindedir. En düşük işsizlik oranı Doğu Avrupa’da oluşmuş­tur (%5,7). Kuzey-Güney-Batı Avrupa’da işsizlik oranı %7,6 iken Orta ve Batı Asya’da %9,8 seviye­sindedir. Genel işgücüne katılma oranının %57,2 olduğu bölgede Doğu Avrupa’da %58,2; Kuzey- Güney-Batı Avrupa’da %57,4; Orta ve Batı Asya’da %55 işgücüne katılma oranı bulunur (2020).

Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç