CBS224U-COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN KULLANIM ALANLARI II
Ünite 2: Sosyoloji, Psikoloji, Antropoloji ve Coğrafi Bilgi Sistemleri
Giriş
Mekânsal konum bilgisini içeren Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), verilerin toplanmasına, saklanmasına, güncelleştirilmesine ve ilişkiler kurarak analiz edilmesine olanak sağlayan önemli bir araçtır. CBS’nin önemli özelliklerinden biri de mekânsal verilerle, bunlara ilişkin her türlü özniteliksel verinin kolayca ilişkilendirilebilmesidir. CBS programları, verileri birleştirme ve görüntüleme sürecini otomatikleştirerek ve kullanıcının bilgi katmanlarını üst üste koymasına izin vererek mekânsal analizi kolaylaştırmakta ve karar verme sürecini hızlandırmaktadır.
Sosyoloji, Psikoloji ve Antropolojide Mekân Kavramı
Mekân, toplumun kendisiyle birlikte inşa edilir ve üretilir. Olaylara ev sahipliği yapar. Mekânı tamamlayan diğer bir faktör zamandır. Mekân; kimi zaman insan davranışlarını etkilemekte, kimi zaman ise insan, mekânlar arası ilişkiler kurarak mekânı tanımlayabilmektedir. Bu nedenle mekâna dayalı değişkenlerin belirlenmesi, incelenmesi, yazı, tablo, şema, grafik, kroki, harita gibi çeşitli teknikler, materyaller kullanılarak açıklanması yoluyla sosyal bilimlerin çeşitli alanlarına doğrudan katkı sağlayabileceğini göstermektedir.
Tüm bunların yapılabilmesi için ihtiyaç duyulacak olan temel malzeme ise çeşitli türlerdeki verilerdir. Verilerin mekândan veya zamandan bağımsız olmaması, genel olarak kabul gören bir görüştür.
Mekânsal bilgiyi ele alan, inceleyen, yorumlayan, açıklayan ve sunan yegane bilim dalı olan coğrafya ve bu bilimin diğer bazı sosyal bilimlerle ilişkisinin incelenmesi gerekmektedir.
Sosyoloji ve Mekan
Sosyoloji; sosyal yaşamın genel kurallarını ve toplumu bir bütün olarak anlamamızı, öte taraftan coğrafya ise toplum üzerinde etkili olan diğer tüm çevresel faktörleri görmemizi sağlar. Bu sebeple sosyoloji ve coğrafya kesişimi olarak da ele alınabilecek olan jeo-sosyoloji, çevresel determinizmin etkin olduğu dönemlerde insan davranışlarının ve nüfus yapıları ile miktarlarının anlaşılmasında fiziksel-doğal çevrenin rolünün anlaşılması olarak tanımlanmıştır. Jeo-sosyolojinin gelişimindeki en etkili katkılardan biri, merkezi yer teorilerinin geliştirilmesidir.
Sosyoloji ile coğrafyanın her ikisinin de ele aldıkları mekânsal konulara eğitim, sağlık, ulaşım, yoksulluk, gecekondulaşma, göç, yaşam kalitesi vb. örnek olarak verilebilir. Mekânsal koşulların değişmesi durumunda toplumsal koşullar da değişmektedir. Mekân sosyolojisi; toplumun yani bireyler ve grupların doğayı sosyal mekâna nasıl dönüştürdüğü, bunların onu nasıl kullandığı ve değiştirdiği, hangi sosyal, ekonomik ve diğer süreç ve güçlerin bu tür kullanım ve değişiklikte rol oynadığı ve
her iki mekân türünün bireyleri, grupları, sosyal süreç ve güçleri nasıl etkilediğini araştırır.
Toplumsal analizleri, mekânsal açıdan kırsal sosyoloji ve kentsel sosyoloji olarak ele almak mümkündür. Kırsal sosyoloji hem kırsal alanlarda hem de sanayileşmiş toplumlarda kırsal toplumların sosyal davranışlarını gözlemleyen bir bilim alanıdır. Sanayileşme ile kırsal mekânda ortaya çıkan eşitsizlikler, kentlere yaşanan göçler, eğitim, sağlık, ulaşım ve altyapı problemleri, işsizlik vb. gibi konular kır sosyolojisini ortaya çıkarmış ve incelenmesi gereken önemli konulardan birisi hâline getirmiştir.
Kentin kırdan ayrılan özelliklerinden hareket eden kent sosyolojisi, bu özelliklerin ve kentteki kolektif yaşam şartlarının insanların sosyal etkinliklerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini nasıl etkilediğini ve nasıl bir insan tipi ortaya çıktığını araştırır. Kent sosyolojisi, kente ilişkin toplumsal koşullar içindeki toplumsal ilişkileri ve grupları ele alır. Mekânın oluşumuna olanak sağlayan toplumları inceleyen sosyoloji biliminde, sistematik analizlere ihtiyaç duyulmaktadır.
Psikoloji ve Mekan
Psikoloji ile coğrafyanın ortak noktası olan insan ve onun yaşam alanı olan “yer (place)” ve “mekân (space)” kavramları bu iki bilimin kesişim noktası da çevresel psikolojidir. Çevresel psikoloji bağlamında yer; bireylerin içsel psikolojik, sosyal süreçleriyle ve yer üzerinde yapılan etkinliklere dayalı olarak inşa edilen ilişkiler olarak tanımlanmaktadır.
Çevreyi nasıl algıladığımız ve düşüncelerimiz ile algılarımızın davranışlarımızı nasıl etkilediğinin incelenmesi davranışsal coğrafyanın konusudur.
Davranışsal coğrafyanın ele aldığı insan davranışı ve mekân konusu farklı kavramları da ortaya çıkarmıştır. Bunlar; yer duygusu (sense of place), yere bağlılık (place attachment), mekânsal kimlik, zihin haritaları (mental maps), zaman coğrafya gibi insan algısı ve davranışı ile ilgili kavramlardır.
Davranış Coğrafyası ve Zihin Haritaları
Davranış coğrafyası, araştırma odağı olarak çevreyi nasıl algıladığımız ve düşüncelerimiz ile algılarımızın davranışlarımızı nasıl etkilediğini ele almaktadır, bir başka ifadeyle insanların çeşitli çevrelere tepkilerinin geniş ölçüde onları nasıl algıladığı ve anladığına bağlı olduğunu esas alan yaklaşımdır. Davranış coğrafyası doğal afetler ve ekstrem hava olaylarının algılanması, çevresel algı, yerlerin anlamlarının değerlendirilmesi, zihinsel ve bilişsel haritalar, çevreyi öğrenme, mekânsal arama davranışı, yön bulma ve mekânsal akıl yürütme gibi çok çeşitli araştırmalar için kullanılagelen bir yöntemdir.
Mekânın insanlar tarafından nasıl algılandığı, bu algının hangi unsurlardan ve nasıl etkilendiğinin belirlenmesinde ve ölçülmesinde ise zihin haritaları yöntemi yaygın olarak kullanılmaktadır.
Zihin haritaları (mental maps) ya da “bilme-öğrenme haritaları” (cognitive maps); insanların kendi mekânsal çevreleri hakkındaki bilgi birikimleri, bu bilgilerin hafızada tutulması, yeniden hatırlanması ve gerekiyorsa bilgileri değiştirmeyi mümkün kılan bilme-öğrenme süreçleriyle kuşatılmış yapılardır. Zihin haritaları, herhangi bir zamandaki bu üretim sürecinde algılanan yüzeyin zihinde oluşturulması ve kartografik olarak gösterilmesidir. Geleneksel bir harita değildir, kişilerin yerlere ilişkin sübjektif algılarının gösterilmesidir ve sadece niteliksel bilgiyi değil aynı zamanda mekânsal ilişkileri de yansıtır. Ayrıca kişilerin mekânlara ilişkin tutumlarını da yansıtır
Antropoloji ve Mekan
Antropoloji ile coğrafyanın ortak noktası insan ve onun yaşadığı mekândır. Antropocoğrafya olarak da adlandırılan bilim, mekânı şekillendiren insanın kültürel yapısı hakkında araştırmalar yapması ile kültürel coğrafyaya katkı sağlamaktadır. Kültür ve çevre ilişkisini anlamak, mekânsal farklılıkları da anlamamıza yardımcı olmaktadır.
Coğrafi bilgilerin ve materyallerin antropolojide kullanılması, eski toplumların yaşam tarzının anlaşılmasını sağlarken aynı zamanda günümüzdeki toplumların kültürel yapısının kökenini anlamlandırmaya yardımcı olmaktadır.
Jeolinguistik ve Ağız Haritaları
Jeolinguistik (dil veya diyalekt coğrafyası-coğrafi dilbilim), dil değişikliğinin sonuçlarına yol açan sürecin ve dilin mekânsal modelini tanımlayan dil haritalarının birleşiminden doğan disiplinler arası bir konudur. Dil haritaları, coğrafi dilbilim çalışmalarındaki dil konumunun mekânsal olarak gösterilmesine olanak sağlamaktadır.
Ağızlar; bir dilin çeşitlenmelerini, tarihi ve kültürel dağılımını, dil zenginliklerini göstermeleri bakımından önem arz ederler. Ağız araştırmalarının mekânsal olarak değişimi ağız haritaları ile gösterilebilmektedir. Ağız haritaları, ses bilgisi, biçim bilgisi ve söz varlığı gibi ağız özelliklerine ilişkin unsurların mekânsal dokusunun ortaya çıkarılmasında, zaman içinde nasıl bir değişim ve etkileşim geçirdiğinin görülmesinde etkili bir rol oynamaktadır.
CBS programları ile ağız haritaları oluşturmak, sosyal bilim çalışmalarında mekânsal odaklı vizyon geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.
Sosyoloji, Psikoloji ve Antropolojide Coğrafi Bilgi Sistemlerinin Uygulama Alanları
Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS); mekânsal verilerin toplanması, kullanılması, görselleştirilmesi, yönetilmesi ve görüntülenmesi için tasarlanmış karmaşık bir veritabanı yönetim sistemidir. CBS’nin temel bileşenleri; donanım, yazılım, ağ, veri, yöntem ve insandır. CBS, uydu görüntüleri, standart hava fotoğrafları ve dijitalleştirilmiş haritalar gibi çok çeşitli veri türlerini girdi olarak kabul
etme kapasitesine ve çeşitli karmaşık veritabanlarına sorgular yoluyla yeni bilgiler üretme yeteneğine sahiptir. CBS konum bilgisi içeren her türlü̈ veriyi kullanmaktadır.
CBS’de üç çeşit veri tabanı bulunmaktadır. Bunlardan vektör veri; nokta, çizgi ve poligon özelliklerindeki nesneleri belli bir koordinat sistemine göre bilgisayar ortamında tutan veri tabanı, raster veri; görüntülerin ufak olarak algılanması ve küçük parçalara ayrılıp grid denen ızgaralar şeklinde hücreler oluşturularak saklanmasını öngören veri tabanı, öznitelik veriler ise herhangi bir nesnenin özelliklerini ortaya koyan bilgiler içeren veri tabanıdır. Öznitelik veriler, mekânsal verilerle ilişkileri sayesinde ekonomik, sosyal ve demografik analizlerin oluşturulabilmesine imkân sağlar. Mekâna ait verilerle sözel veri arasındaki ilişki sağlanarak tek bir mekânsal veriden özniteliklere bağlı istenilen sayıda sorgulama ve analiz işlemi gerçekleştirilebilir.
Sosyal bilimlerdeki veriler, daha çok öznitelik verilerini üretmektedir ve coğrafi bilgi sistemlerinde yapılan planlamalarda sıkça kullanılmaktadır.
CBS, verileri birleştirme ve görüntüleme sürecini otomatikleştirerek ve kullanıcının bilgi katmanlarını üst üste koymasına izin vererek mekânsal analiz potansiyelini daha da yükseltmektedir. Belirli bir fiziksel çevrede gerçekleşen ve analiz sonuçlarının mekâna göre değişkenlik gösterdiği faaliyetleri inceleyen tüm bilimlerin mekânsal analize ihtiyacı vardır. Coğrafi bilgi sistemlerini diğer bilimlerden ayıran en önemli özellik, mekânsal konum bilgisi ve coğrafi alanı içermesidir. Mekânsal olarak kümelenmiş veriler hakkında bir gözlemden yola çıkarak bireyler hakkında yanlış bir sonuca varmak “ekolojik yanılgı”dır.
Sosyal bilimlerde CBS’nin mekânsal bilgi üretmek için kullandığı genel kavramlar; mesafe, yoğunluk, yakınlık, erişilebilirlik, kapsam ve ortak alan kavramlarıdır.
Mesafe, CBS’de yaygın kullanılan mekânsal bir özelliktir. İki nesne arasındaki ilişkinin gücünün mesafe arttıkça azalacağı veya zayıflayacağı varsayımı bulunmaktadır.
Yoğunluk; bir yerin nüfusunu, alanına göre açıklamak için kullanılan istatistiktir.
Yakınlık, mesafeye benzer ancak yoğunluk unsurlarını da içerir. Mesafe, analizlerde yakın-uzak olan tüm verileri bize vermektedir ancak mesafenin en aza indirildiği veriler için yakınlık faktörüne ihtiyaç duyulmaktadır.
Erişilebilirlik, nesneler arasındaki en yakın nesnenin ne kadar uzaklıkta olduğunu ve nesneye ulaşmanın ne kadar zor olduğunu ortaya koymaktadır.
Kapsam, belirli bir yerin erişilebilen alanı veya nüfusu olarak tanımlanmaktadır.
Ortak alan, her iki katmanın kombinasyonu ile birlikte yeni bilgiler üretmeyi amaçlar.
Mekânsal analizlerin işlevsel bir şekilde yapıldığı coğrafi bilgi sistemlerinde tahmin, planlama ve modelleme yapabilme olanağı bulunmaktadır. CBS’de oluşturulabilen katmanlar sayesinde mekânsal heterojenlik yani coğrafi koşulların farklılık göstermesi ve süreçlerin değişkenliği de izlenebilmektedir.
Mekânsal yöntemlerin ve özellikle CBS’nin sosyal bilimlerdeki başlıca uygulama alanları şunlardır; jeodemografi, pazarlama, suç analizleri, perakende konumu ve analizi, sağlık, acil durum planlaması, eğitim, ulaşım, çevresel adalet, işsizlik, iklim değişikliği.
Ayrıca CBS, bir olgunun zamansal bağlamıyla ilgili analizlerin yapılmasına olanak sağlamaktadır. CBS kullanımı, epidemiyolojik araştırmalarda da kritik rol oynamaktadır; suç ve işsizlik gibi diğer sosyal fenomenlere kolayca uygulanabilmektedir. CBS, sosyal hizmetlere ve sağlık hizmetlerine erişimle ilgili soruların yanıtlanmasında özellikle yardımcı olmaktadır.
CBS, karmaşık verileri regresyon ve korelasyon analizleri ile ilişkilendirip planlama ve modellemeler yapmayı mümkün kılmaktadır.
CBS ve Sosyo-Ekonomik Araştırmalar
Sosyo-ekonomik ve demografik sınıflandırma için iki temel ayırt edici bulunmaktadır: Sosyal (bileşik) göstergeler ve jeodemografik sınıflandırmalar.
Sosyal göstergeler, farklı değişkenleri birleştirerek tek bir indeks oluşturmayı içeren bir yaklaşımdır.
Demografi, nüfus türlerinin ve dinamiklerinin incelenmesidir bu nedenle jeodemografi, coğrafi bölgeye göre değişen nüfus türleri ve dinamiklerinin incelenmesi olarak tanımlanabilir.
Jeodemografik sınıflandırma, küme analizi olarak bilinen istatistiksel bir yönteme dayanmaktadır. Bu, özellikle birçok değişken (CBS bağlamında coğrafi bölgeler veya mahalleler) içeren veri setleriyle tipolojiler oluşturmak için uygun bir sınıflandırma tekniğidir.
Genel olarak bir jeodemografik sınıflandırma oluşturmanın adımları, aşağıdaki gibi özetlenebilir;
• Kümeleme ögeleri (bunlar CBS ortamındaki coğrafi alanlar olacaktır). • Kümeleme değişkeni (nesnelerin öznitelikleri, örn. işsizlik oranı, ortalama hane geliri, yaş gruplarına göre nüfus), • Değişken standardizasyonu, • Yakınlık ölçüsü, • Kümeleme yöntemi, • Küme sayısı, • Yorumlama, test etme ve çoğaltma.
Sosyal bilimlerdeki verileri CBS ortamına aktarabilmek ve harita oluşturabilmek için şu yollar izlenmelidir;
• Sosyal (bileşik) indeksin amacına karar verilmesi (ör. yoksulluk, mutluluk, suç ve sağlıkla ilgili uygulamalar vb.). • Amaca bağlı olarak değişkenlerin seçilmesi (gelir düzeyi, memnuniyet oranları). • Bileşenin ölçü biçiminin belirlenmesi (ör. yüzde, ortalama oran, sıralamalar vb.). • Dağılımın düzenli veya düzensiz olmasına karar verilmesi, • Bileşenlerin ağırlığının ve yeniden ölçeklendirmenin belirlenmesi, (Farklı değişken ve farklı ağırlıklar)
CBS ve Suç Araştırmaları
Hem sosyolojik hem de psikolojik sebeplere bağlı olan suç faktörünün mekân ile bağlantısı sıkça işlenmektedir.
CBS’de suç analizleri için ele alınan temel sorular şunlardır;
• Kaynaklar (ör. memurlar ve araçlar) en etkili şekilde ne zaman ve nerede konuşlandırılmalıdır? • Gelecekteki suçlar nasıl önlenebilir? Tekrarlayan suçluları yakalamamıza yardımcı olacak modeller bulabilir miyiz?
Suç oranlarındaki mekânsal farklılıklar için ilk açıklama basitçe sosyoekonomiktir. Yüksek işsizlik oranları, uyuşturucu kullanımı, düşük eğitim düzeyi vb. gibi niteliklere sahip alanlar suç için üreme alanı hâline gelebilir. Suç oranlarındaki mekânsal farklılıklar için bir diğer önemli faktör; bir bölgenin fiziksel yapısıdır. Suç analizinde alan önemli olduğu kadar zaman da önemlidir. Haftanın gününe ve günün saatine göre suç faaliyeti değişiklik göstermektedir. CBS ortamında yapılan analizlerin suç önleme stratejilerinin belirlenmesi ve devlet kurumları ile ilgili birimlerin koordinasyonunu sağlaması suç oranlarının azalmasında önemli rol oynamaktadır.
CBS ve İşsizlik Araştırmaları
İşsizlik vb. gibi sorunlar için kalıcı ve uzun süreli çözümlerin sunulması için işsizliğin mekânsal boyutunun ve dağılışının belirlenmesi gerekmektedir. İşsizlik konusunun farklı mekânsal değişkenler ile analiz edilmesi CBS programlarıyla mümkün olabilmektedir. CBS programları ile oluşturulmuş işsizlik haritaları, mekânsal açıdan işsizliğin sıcak noktalarının nerede olduğuna ve olabileceğine ilişkin analizlerde ve alan bazlı önceliklere yönelik karar süreçleri için kullanılabilmektedir.
İşsizlik verilerinin CBS ortamına aktarılabilmesi için çeşitli indeksler kullanılmaktadır. Bu indeksler oluşturulurken genellikle nüfus verileri, demografik veriler, mekânsal özellikler ve sosyo-ekonomik vb. gibi veriler kullanılmaktadır. Sonrasında elde edilen işsizlik oranlarının konumsal olarak CBS ortamında analiz edilmesi ile mekânsal ve sınıfsal farklılıklar ortaya koyulabilmektedir.
CBS; farklı değişkenler ile anlamlı sonuçlar verebilen, sorgulama ve farklı verilerle çakıştırma yapmaya imkân sağlayan bir araç olması bakımından mekânsal analizlerin sonucunda çözüm üretme aşamalarına katkı sağlayabilmektedir.
CBS’de Gelir, Refah ve Mutluluk Araştırmaları
Ülkeler için sosyo-ekonomik bilgilerinin en iyi kaynağı nüfus verileridir çünkü̈ bunlar jeodemografik analiz için
temel oluşturmaktadır ancak sadece gelir ve ekonomik koşullarla ilgili bilgilerinin mevcut olduğu veya nüfus sayımında ölçülmeyen analizler; yoksulluk, yaşam tarzı, refah, mutluluk ve yaşam kalitesi vb. gibi nitelikler hakkında bilgi vermemektedir. Sosyal araştırma verilerini coğrafi verilerle birleştirme ancak niteliksel verinin nicelleştirilmesi ile mümkün olmaktadır.
Sosyo-psikolojik veriler, ekonomik gelirin yanı sıra diğer bilgileri de içeren çok çeşitli değişkenleri içermektedir. Bu verilerin daha yerel ve bireysel olmasından dolayı üretilen mekânsal analizler de küçük alan mikro verilerini üretmektedir. Özellikle bu konularda kullanılan jeo- simülasyon ve mekânsal mikrosimülasyon adı verilen simülasyon modelleme teknikleri kullanılmaktadır. CBS tabanlı araştırma çalışmaları, mikrosimülasyon olarak daha çok ekonomistler ve diğer sosyal bilimciler tarafından çeşitli toplumsal sorunların çözümüne yönelik olarak yapılmaktadır.
Diğer Uygulama Alanlarına Yönelik Örnekler
CBS’nin sosyolojik çalışmalarda kullanımına ilişkin bazı örnekler aşağıdaki gibidir;
• yerleşim alanlarını belirlemek ve gözlemlemek, • kırsal kalkınma planları açısından rotalar belirlemek, • tarım alanlarını geliştirmek için projeksiyonlar oluşturmak, • sosyal alanları geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmak, • yaşam kalitesini arttırmaya yönelik projeler geliştirmek, • ulaşım yollarını planlamak ve trafik yoğunluğunu yönetmek, • arazi kullanımının gelişimini gözlemlemek, • artan nüfus ve suç oranları, • ötekileştirme, ırkçılık, göç, yoksulluk, banliyö, gecekondulaşma verileri, • kentsel dönüşüm alanlarının planlanması, • alışveriş merkezlerinin ve konutların yer seçimi, • siyasal katılım, • altyapı sistemlerinin planlanması, • tarihi yapıyı ve yeşil alanları korumak, • afet kurtarma planlarının hazırlanması, • kaliteli eğitim merkezlerine erişim vb. gibi çeşitli veri türleri kullanılarak geleceğe yönelik tahminler ve planlamalar yapmak mümkündür.
Sosyal Bilimlerde Kullanılan CBS Haritaları
Çoklu katmanlar için haritalanan değişkenlerin miktarını temsil etmeye yönelik en yaygın tematik yaklaşımlardan biri, koroplet haritası olarak adlandırılan tematik haritalardır. Sosyal bilimlerde CBS’nin en güçlü̈ ve çekici
yönlerinden biri, tematik koroplet haritalar oluşturabilmektir. Koroplet haritalamada, dereceli renkler veya desenler kullanma özelliği ile pek çok karmaşık veri setleri bir arada ve anlamlı bir hâlde kullanılmaktadır. Koroplet yaklaşımı; jeodemografik sınıflandırmalar gibi kategorik bir değişkene göre alanların gölgelendirilmesini, desenlenmesini, bir aralık veya oran değişkeni gibi sürekli veriyi içermektedir. Buna göre her bir değere kendi rengini atama işlemine olanak sağlanmaktadır. Bu, özellikle nominal (kategorik) veriler için ve yalnızca birkaç değerin olduğu durumlarda uygundur. Aynı zamanda CBS vasıtasıyla farklı dönemlere ait veriler haritalandırılarak zaman serileri oluşturulmaktadır.