CBS224U-COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN KULLANIM ALANLARI II
Ünite 1: Sağlıkta Coğrafi Bilgi Sistemi Uygulamaları
Sağlık ve Coğrafya
1788’de sarıhumma hastalığının yayılma rotasını belirten haritaların yapılması, yine 1820’li yıllarda Hindistan’da başlayıp Avrupa ve Asya ile Kuzey Amerika’ya kadar hızla yayılan koleranın görüldüğü̈ yer ve tarihleri gösteren
haritaların yapılması coğrafyanın sağlık çalışmalarında kullanılmasına ilişkin ilk örneklerdendir (Küçük, 2020). Dr. John Snow, 1854 yılında Londra’da kolera kaynaklı ölümlerin coğrafi konumuna ilişkin verilerini haritalandırmıştır. Dr. Snow böylece kirlenmiş sudaki koleranın insanlara bulaşmasına ilişkin mekânsal analizler yapabilmiştir. Dr. Snow; hazırladığı harita sayesinde Londra Broad Caddesinde bulunan su tulumbasından su içenlerle ölümler arasındaki ilişkiyi ortaya koymuş, hastalığın kaynağının o tulumba olduğunu belirleyerek önemli bir çalışmaya imza atmıştır. Bu çalışmalar sağlık ve coğrafya ilişkisinin ilk ortaya konulduğu çalışma olarak kabul edilmektedir ancak sağlık ve coğrafya ilişkisinin kökeni çok daha eskiye dayanmaktadır.
2000 yılı aşkın süre önce Hipokrat, sağlık ve kültürel çevre etkileşiminin önemini vurgulamıştır (Meade ve Emch, 2010). Hipokrat, günümüzdeki anlamıyla tıbbı ilk kuran kişidir. Sistematik olarak gözlem ve deneye dayalı temellendirilmiş olan modern tıbbın doğuşunun Hipokrat’la gerçekleştiği kabul edilmektedir. Bu yüzden ona “tıbbın atası” denilmektedir. MÖ 460 yılında bir Ege adası olan Kos (İstanköy) Adasında doğan Hipokrat’ın yaşamına ilişkin bilgiler çok olmasa da onun tıp hakkındaki temel düşünceleri ve öğütleri günümüze kadar hekimler arasında evrensel bir saygı uyandırmıştır. Hipokrat; iklimin, rüzgârların, coğrafi konumun, jeolojik yapının, suların niteliğinin ve rakımın incelenmesinin toplumsal sağlık için gerekli olduğunu söylemiştir. İnsan, iklimlerin ve mevsimlerin etkisinde kalmaktadır. Hipokrat’a göre aynı tip salgınlar, havanın özel durumuna bağlı olabilir. Bir hekim bilmediği bir yere geldiğinde öncelikli olarak o bölgenin iklimine ve insanların yaşam koşullarına ilişkin bilgileri edinmelidir (Uğurlu, 1997).
Sağlığı Etkileyen Doğal ve Beşerî Koşular
Sağlık konusunda çalışan araştırmacıların, hastalıkların konumsal olarak nerede görüldüğünü belirlemeleri önemlidir çünkü̈ dünyanın farklı yerlerinde farklı koşullar
canlıların sağlığını etkilemektedir. Doğadaki bazı element ve minerallerle temaslı olmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı bilinmektedir. Örneğin; asbest ve eriyonit minerallerinin çevrede bulunması, içme suyunda arsenik, uranyum konsantrasyon miktarlarının fazla olması insan sağlığını etkilemektedir. Eriyonit mineralinin doğrudan veya dolaylı yollardan vücuda alınması sonucu akciğer zarı kanseri (mezotelyoma) hastalığı ortaya çıkmaktadır ve tedavisi henüz bulunmamıştır (Kantürk, 2009). İklim şartlarına bakılacak olursa nemli iklime sahip bölgelerde insanlarda romatizmal hastalıklar yaygın şekilde görülmektedir.
Sağlık ve coğrafya arasındaki ilişkide her zaman ilk dikkati çeken unsur fiziki coğrafya şartlarıdır. Oysaki sağlık ile sosyal hayat ve kültür arasındaki ilişki de beşerî coğrafya ve sağlık bağlantısını göstermektedir. Bu konuda intihar haritaları örnek olarak verilebilir.
Sağlık ve hastalık ile ilgili koşullar sabit değildir. Zamana ve mekâna göre farklılaşabilmektedir. Sanayileşmenin başladığı dönemlerde Avrupa Kıtasında kırsal alanlar daha iyi koşullar taşımakta iken yakın zamana kadar sağlık hizmetlerine erişim olanaklarının daha fazla olması nedeniyle şehirlerin daha olumlu koşullar taşıdığı düşünülmekteydi. İklim, hava kirliliği ve su kirliliği gibi fiziki çevre, çalışma koşulları, konutların ısıtma sistemleri, badana boya için kullanılan malzeme gibi yerel ekonomik durum, beslenme olanakları, ulaşım, eğitim, sağlık imkânlarının nicelik ve niteliğinin yanı sıra bu olanaklara erişilebilirlik düzeyi, toplumsal uyum ve suç işlenme düzeyi gibi toplumsal yapı değişkenlerinin tümü̈ bir
yerleşim biriminin sunduğu sağlık koşulları olarak kabul edilmekteydi (Joshi vd., 2000; Gatrell vd., 2000) ancak COVID-19 salgını nedeniyle nüfusun yoğun olduğu alanlarda bulaşma riskinin artması tekrar kırsal alanların sağlık için daha iyi koşullar sunduğu kanısını gündeme getirmiştir.
Sağlık ve coğrafya ilişkisinin temelinde insanın içinde bulunduğu çevre ile ilişkilerinin incelenmesi yatmaktadır. Dünyada farklı fiziki, biyolojik, çevresel, ekonomik, sosyal, kültürel şartlar ve bazı zamanlardaki ruhsal durumlar sağlığı etkilemektedir. Diğer taraftan sağlık, hastalıklar ve sağlık koruma hizmetleri sağlığı etkileyen koşulları etkileyebilmektedir (Boulos vd., 2001). Çevre ve insan sağlığı ilişkisi çeşitli faktörlerin birbiriyle ilişkisi ve birlikte olan etkisine bağlıdır. Coğrafya mekânsal yapı, dağılış ve süreçlerin açıklanması ve tanımlanması kadar insan ve çevre arasındaki bağlantının/ilişkilerin açıklanması ve analizi ile ilgili de bir bilim olması nedeniyle hastalıklar ve hastalık belirleyicilerinin dağılışı, yer ile hastalıklar arasındaki önemli ilişkilerin açıklanması, hastalıkları önleme ve halk sağlığı hizmetlerinin daha iyi planlanması gibi sağlıkla ilgili pek çok çalışmada yer almaktadır (Günay, 2008). Bir hastalığın epidemi ya da pandemi olmasının sebebi coğrafi özellikler olabilmektedir. Bunun tespiti için de coğrafya biliminden yararlanılmaktadır.
Sağlık Coğrafyası
Tıp bilimi ile coğrafya biliminin karşılıklı alışverişi ile de özellikle halk sağlığı alanında önemli gelişmeler kaydedilmektedir. Sağlık coğrafyası, “yerin” insanların sağlığında oynadığı rolle ilgilenmektedir. Sağlıktaki farklılıklar genellikle bireysel özelliklerdeki ve bireyin yaşadığı ortamdaki farklılıklardan kaynaklanmaktadır (Curtis ve Jones, 1998). Sağlık coğrafyacıları tarafından yapılan araştırmalar, yalnızca coğrafya alanına katkıda bulunmakla kalmayarak diğer sosyal bilim ve sağlık disiplinlerine de katkıda bulunmaktadır. Ayrıca yerel, ulusal ve küresel halk sağlığı politikalarının
geliştirilmesinde de giderek daha etkili bir rol oynamaktadır (Crooks, Andrews ve Pearce, 2018). Küresel sağlık; dünyadaki sağlık sorunlarını, bunların oluşum nedenlerini ve çözümlerini vurgular. Sağlık bilimlerinin haricinde birçok disiplini içerir ve disiplinler arası iş birliğini kapsar. Bu tanım kesinlikle coğrafya disiplininin tanımıyla örtüşen bir tanımdır. Sağlık coğrafyası dünyada herkesin nerede olursa olsun sağlık hizmetlerinden eşit derecede yararlanabilmesi kaygısını taşıyan araştırmacıların kullandığı ortak disiplindir.
Sağlık coğrafyası, coğrafi bilimler ile belirli tıbbi konuların disiplinler arası yöntemlerle araştırılmasıdır. Son yüzyılda toplum sağlığının korunması amacıyla çevresel faktörler değerlendirilip yorumlanmaya çalışılmıştır. Epidemilerde coğrafi özelliklerin öneminin de kavranmasıyla sağlık ve coğrafya ilişkisi net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bilim insanları arasında tıbbi coğrafyanın sağlık coğrafyası olarak adlandırılmasına yönelik bir tartışma da vardır (Günay, 2008).
Sağlık coğrafyası, tıbbi coğrafyadan şu yönleriyle farklılık göstermektedir (Özdoğan, 2020);
• Kültürel coğrafya merkezde olmak şartıyla bölgesel ve kültürel çevre gibi kültür coğrafyasının ana konularının yeni sağlık coğrafyasının çalışma alanına girmesi, • Tıbbi coğrafyadan sağlık coğrafyasına geçişi sağlayan ikinci boyut sağlık ve mekân arasındaki verilerin çok daha anlamlı teorilerle kullanılması, • Sağlık coğrafyası çalışmalarında sağlık eşitsizliklerine, bu farklılıklara ilişkin sistematik yetersizliklere ve onları şekillendiren veya bunlara neden olan güçlere yönelik eleştirel bir bakış açısı eğilimi bulunması.
Sağlık coğrafyası alanındaki gelişmeler, yapılan çalışmaların boyut değiştirmesine neden olmuştur. Sağlık coğrafyasında meydana gelen son dönemdeki yenilikler şunlardır;
• Sağlığı anlamada “yer” kavramının ortaya çıkışı, • Sosyo-kültürel özelliklerin kabul görmesi, • Sağlık coğrafyasını geliştirme çabaları (Kearns ve Moon, 2002).
Sağlıkta Ceomatik (Geomatik)
Geomatik terimi, “yer yüzü̈ ” yani “geo” ve informatik
bilişim teknolojileri kelimelerinin birleşiminden oluşmuş, mekânsal ve uzaysal bilgiyi ifade eden teknik bir kavramdır. Uzaktan algılama, coğrafi bilgi sistemleri, jeodezi, küresel navigasyon sistemleri, lazer tarama teknolojisi gibi konuları kapsayan bir çalışma alanıdır. Sağlık geomatiği, nüfusun sağlık özellikleri ile hem beşerî hem de fiziki çevrenin özellikleri arasındaki ilişkilerin anlaşılmasına ve hastalıkları önleme, daha iyi sağlık hizmetlerini planlama gibi sağlık konularına yardım etmektedir.
Mekânsal modelleme; insanlar ve içinde yaşadıkları, çalıştıkları ve etkileşimde bulundukları şartlar arasındaki coğrafi ilişkileri ölçmek, analiz etmek ve görselleştirmek için bir dizi yöntem ve yaklaşımdan oluşmaktadır. Bu yöntemler nüfusun sağlığını koruma ve iyileştirme ile sağlık hizmetlerine erişimin sağlanması amacıyla sağlık coğrafyacıları için oldukça önem arz etmiştir.
CBS, birçok kaynaktan gelen farklı verileri bütünleştirmek ve anlamlı sonuçlar oluşturmak için eldeki bilgileri birlikte görüntüleme ve analiz etme imkânı sağlamaktadır. Bir etkiye maruz kalma değerlendirmesi gibi ölçülmemiş özellikler, CBS ile doğrudan modellenebilir. Elde edilen sonuçlar bu sayede büyük nüfusları içeren geniş alanlara genelleyebilir. Sonuçları zaman ve mekân olarak genişletmenin avantajları şunlardır (Beale, 2015):
• Modelleri daha geniş ölçekte değerlendirme imkânı sunar. • Daha büyük sayılarla daha fazla istatistiksel güven sağlar.
Coğrafi Epidemiyoloji Alanında CBS
Toplum sağlığını ilgilendiren durumların yer, zaman ve kişi niteliklerine göre incelenmesi, bu durumların nedenlerinin ve risklerinin araştırılması, elde edilen verilerle halk sağlığının korunmasına yönelik yapılacak uygulamaların belirlenmesi “epidemiyoloji” kavramı kapsamındadır.
Coğrafya, mekânsal yapı, dağılış ve süreçlerin açıklanması ve tanımlanması, insan ve çevre arasındaki ilişkilerin açıklanması ve analizi ile ilgili bir bilimdir (Günay Aktaş, 2014). Coğrafi epidemiyoloji ise genel olarak mekânsal ve zamansal hastalık oranını ve hastalıkların yeryüzündeki dağılımını incelemektedir (Tağıl, 2007).
Son yıllarda genel olarak sosyal epidemiyolojik araştırma olarak adlandırılan alandaki büyüme, çevre ve sağlık ilişkileri anlayışının gelişmesine önemli katkıda bulunmuştur. Coğrafi bilgi sistemlerinin ve “komşuluk” gibi kavramların birleştirilmesi, sosyal epidemiyolojinin sağlık coğrafyasına yaklaştığının bir kanıtıdır (Cutchin, 2007).
Coğrafi epidemiyolojide çalışılan konular şu şekilde sınıflandırılabilir:
• Salgın hastalıklar • Müzmin (kronik/süreğen hastalıklar) • Kanser hastalıkları • Ölüm oranları • Mutluluk, refah, varsıllık
CBS, coğrafi epidemiyoloji alanında haritaların çizilmesi ve konumsal analizlerin yapılmasında önemli rol oynamaktadır (Günay, 2008). CBS destekli yöntemler, sağlık sorunları ile çevresel etkenlerin karşılaştırılmasında, bazı hastalıklar için her bölgede her noktaya ait verilere ulaşılamadığı durumlarda ara değer kestirimi yapılmasında, hastalığa ilişkin mekânsal dokuların
anlaşılmasında yararlı olmaktadır. CBS destekli yöntemlerin bir diğer yararı, idari sınırlar içerisinde çalışmak zorunluluğunun bulunmamasıdır.
Coğrafi epidemiyolojide CBS’nin kullanıldığı alanlar şu şekilde sıralanabilir:
• Hastalıkları ve belirtilerini sınıflandırma, • Potansiyel kirlilik noktalarını belirleme • Potansiyel kirlilik hatlarıyla hastalıklar arasında ilişki kurma • Zaman ve mekân içinde hastalık tekrarı • Hastalık süreçlerinin zaman içindeki değişimi • Hastalıkların mekânsal kümelenmelerinin tespit etme • Bulaşıcı ve süreğen (müzmin) hastalıkların belirleme ve izleme • Yaşam şartlarını etkileyen her türlü̈ faktörün
dağılışını ortaya koymak • Önemli risklerin tanımlama, • Hastalıklara ilişkin politika ve planların analiz etme • Kaynakların dağılımı ve ulaşılabilirliğinin (sağlık hizmetleri) değerlendirilmesi • Önleyici planlama ve hedeflerin belirlenmesi, • Salgınların öngörülmesi, • Hastalıklara müdahalelerin izlenmesi • Gözaltında tutulacak hassas yerlerin tahmin edilmesi • Sağlık koşullarını iyileştirme • Tedavi edici ve önleyici bakıma ihtiyaç duyan nüfusu belirleme • Nispeten daha fazla hastalık ve ölüm riski gösteren nüfus gruplarını veya coğrafi bölgeleri tanımlama • Yerel, şehirsel ya da ülkesel boyutta değerlendirme ve kıyaslamalar yapılabilmesini sağlama • Eldeki veriler ile veri olmayan alanları ara değer kestirim yapılarak tahminde bulunma
Sağlık Hizmetleri Coğrafyası Alanında CBS
Sağlık hizmetleri, insan sağlığını korumak, hastalıkların oluşmasını önlemek, herhangi bir hastalık durumunda mümkün olan en kısa sürede tanı koyarak tedavi etmek, sakatlıkları önlemek; sakatlananlara tıbbi destek hizmeti sunmak ve insanların nitelikli, mutlu ve uzun bir yaşam sürmesini sağlamak için sunulan hizmetlerin tümü̈
şeklinde tanımlanabilir (Genel ve Kaçmaz, 2016).
Fortney ve diğerlerinin (2011) çalışmasına dayanarak, sağlık hizmetlerinin kaliteli kabul edilmesi için şu şartları taşıması gerektiği söylenebilir;
• Etkililik: Olağan bakım koşulları altında nüfusta amaçlanan faydaların elde edilmesi • Kabul edilebilirlik ve insancıllık: Hizmet alıcı ve hizmet sağlayıcı için insani değerlere uygun olması
• Eşitlik ve erişilebilirlik: Hizmetlerden yararlanma ihtimali olan herkesin bu hizmetlere ulaşmasının sağlanması ve kullanılabilirliği • Verimlilik: En düşük maliyette en büyük faydanın sağlanması
Genel olarak sağlık hizmetlerine erişim iki ana boyutta incelenebilir. Bunlar (Fortney vd., 2011);
• Asıl erişim: Erişimin doğrudan gözlemlenebilir ve nesnel olarak ölçülebilir boyutlarını temsil eder. • Algılanan erişim: Erişimin kişinin bildirdiği öznel erişim boyutlarını temsil eder.
Sağlık Turizminde CBS
Daha hızlı, uygun fiyatlı ve güvenilir tıbbi hizmet veren tesislere ulaşmak amacıyla sürekli yaşanılan yerden uzaklaşmak sağlık turizmi olarak tanımlanmaktadır. Sağlık turizmi türlerine bakıldığında beş başlıkta sıralandığı görülmektedir:
• Termal Turizm • Tıp (Medikal) Turizm • Wellness ve SPA Turizmi • İleri Yaş Turizmi • Engelli Turizmi
Sağlık turizmi coğrafyaya bağımlıdır. Sağlık turizmi kapsamında kullanılan tedavi kürleri jeolojik olaylarla, bitki örtüsüyle, iklimle ve hidrografyayla ilgilidir ve bu kavramların hepsi coğrafya disiplininin çalışma alanındadır. Sağlık turizminin planlanması ve yönetilmesinde CBS önemli bir araçtır.
Mekânsal Karar destek Sistemi Olarak Turizminde CBS
Sağlık hizmetleri, insan yerleşimlerinin olduğu yerlerde nüfus yoğunluğuna göre dağılış gösterir. Bu dağılışta sağlık kuruluşlarının kapasitesi, kalitesi gibi faktörler etkili olmaktadır. Her insanın sağlık hizmetinden eşit derecede yararlanması için adil bir dağılımın olması büyük öneme sahiptir. Bu noktada CBS yardımıyla belli bir yerdeki mevcut verileri ortaya koyarak planlamalar yapılabilmektedir. CBS tabanlı olarak oluşturulacak veri tabanları etkin ve kapsamlı kullanım avantajıyla karar vericilerin oluşturacakları planlamalarda hem günümüz hem de gelecek için büyük öneme sahiptir (Çolak ve İnan, 2011).
Mekânsal karar destek sistemi, CBS, coğrafi veri tabanı ile veri tabanı yönetimi, sorgulama sistemi, kullanıcı ara yüzü̈
ve yer seçimi belirleme, mekânsal etkileşim modelleri gibi çözümsel araçları birbirine bağlar (Rushton, 2001’den akt. McLafferty, 2003).
Mekânsal karar destek sisteminin en önemli bileşenleri;
• Ortofotografi, • Taşıma, • Altyapı, • Nüfus • Acil durum hizmetlerine ait verilerdir.
Bu altyapıda;
• Kapasiteler, • Sağlık hizmetleri veren kurumların özellikleri, • Sağlık hizmetleri tedarikçileri, • Acil servisler, • Tıbbi laboratuvarlar, • Su ve sağlıkla ilgili tesisler,
gibi yerlere ait bilgiler bulunmalıdır çünkü̈ doğru
planlamalar yapabilmek için öncelikle mevcut durumu ortaya koymak gerekmektedir.
Sağlık planlamalarında mekânsal karar destek sistemi olarak CBS kullanımına ilişkin aşağıdaki örnekler verilebilir;
• Nüfus yoğunluğu ve sağlık kuruluşu sayısının karşılaştırılması, • Sağlık kuruluşlarına ulaşılabilirlik, • Okul, cami, devlet kurumları, iş yerleri gibi farklı yaşam alanlarıyla sağlık kuruluşlarını bir arada gözlemleme, • Bulunulan konumdan sağlık kuruluşuna en uygun rotayı belirleme, • Trafik durumuna göre ambulans erişimini tespit etme gibi.