CBS124U-COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN KULLANIM ALANLARI I
Ünite 4: Çevre Bilimlerinde Coğrafi Bilgi Sistemi Uygulamaları
Çevre Yönetiminde Coğrafi Bilgi Sistemleri
Çevre, insan ve diğer canlıların yaşam süreleri boyunca ilişki ve karşılıklı etkileşim içinde bulundukları fiziksel, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamı ifade etmektedir. Çevre Yönetimi ise tüm canlıların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamaları, doğal kaynakların korun- ması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla gerek kamusal gerekse özel kesimde elverişli bir iletişim, planlama ve denetim sistemi oluşturulması ve bu sistemi çalıştıracak bir örgütün kurulması olarak ifade edilir.
Çevre yönetiminde birçok coğrafi fonksiyonun bir arada bulunmasından dolayı Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) çevre alanında oldukça yoğun olarak uygulama alanı bulmaktadır. Çevre yönetimi kapsamında bulunan hava, su, toprak, kirlilik araştırmaları, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarının düzenlenmesi, yerleşim ve sanayi alanlarının yayılım eğilimlerinin izlenmesi, kimyasal ve biyolojik etkenlerin çevresel et- kilerinin belirlenmesi, katı atık düzenli depolama alanlarının ve katı atık toplama rotalarının belirlenmesi ve çevresel etkilerinin incelenmesi, su kaynaklarının belirlenmesi, bütünleşik havza yönetimi, milli park alanlarının belirlenmesi, akarsuların tespiti, biyoçeşitlilik açısından farklı coğrafi bölgelerde bulunan türlerin konumsal olarak karşılaştırılması, çevresel faktörlere göre izlenmesi gibi konularda, CBS’nin temel fonksiyonları kullanılarak daha etkin irdelemeler yapılmakta ve kararlar alınmaktadır.
Çevre kirliliğinin artması, ormanların yok olması, atmosferik olayların analizi, kent çevre ve ulaşım planlaması, tarım alanlarının giderek azalması, içme suyu kaynaklarının kirlenmesi ve yok olma tehlikesi altında bulunması günümüzde en çok karşılaşılan coğrafi özelliğe sahip problemlerdir. Bu problemlerin en iyi şekilde irdelenmesi için bilgi teknolojilerinin kullanılması karar verme, uygulama ve problemlerin çözümünde gerekli güncel bilgilere hızlı ve ekonomik olarak ulaşılmasını sağlamaktadır.
CBS çevre uygulamalarında çok geniş bir kullanım alanı bulmakla birlikte en yaygın olarak çevresel etki değerlendirmesi (ÇED), katı atık deponi alanlarının yer seçimi çalışmaları, su ve yeraltı suyu yönetimi ve modellenmesi, hava kirliliğinin izlenmesi ve modellenmesi ve gürültü kirliliği çalışmalarında kullanılmaktadır.
Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri
Çevre yönetiminin en etkin kullanılan araçlarından birisi Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecidir. Bununla birlikte, ÇED sürdürülebilir kalkınmanın temel bileşeni olarak görülmektedir. Çevresel etki değerlendirmesi; planlanan bir proje ve faaliyetin çevreye verebileceği olumlu veya olumsuz bütün etkilerinin belirlenmesi, olumsuz etkilerin önceden belirlenerek önlenmesi ya da
çevreye zarar vermeyecek şekilde en aza indirilmesi için alınacak önlemleri, en uygun yer seçiminin yapılmasını ve projelerin uygulanması ve kontrolü sürecindeki bütün çalışmaları kapsayan bir sistem yaklaşımıdır.
Herhangi bir kuruluşun yapmayı planladığı her faaliyet projesi öncesinde, projenin çevrede meydana getireceği etkileri belirten bir rapor hazırlaması gerekmektedir. Bu “Çevresel Etki Değerlendirme Raporu” (ÇED) olarak adlandırılmaktadır. Bu raporda yapılması düşünülen faaliyetlerin çevrede meydana getireceği tahrip ve etkiler her açıdan belirtilmelidir. Bir ÇED raporu, disiplinler arası bir çalışma ile çok dikkatli bir şekilde hazırlanmış ve mümkün olduğunca nicel özellik taşımalıdır.
ÇED çalışmalarında çok sayıda faktörün bir arada değerlendirilmesi gerektiğinden bu çalışmalarda bilgi sistemlerinin kullanımı oldukça önemlidir. ÇED çalışmalarında haritaya dayalı konumsal veri önemli bir yer tutmaktadır. ÇED çalışmalarında konumsal verileri kullanarak analizlerin gerçekleştirilmesinde ve en doğru sonuca hızlı bir şekilde ulaşılmasında CBS en önemli araç haline gelmiştir. Bu sistem, konumsal verilerin ha- zırlanmasında ve sunulmasında büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Özellikle de mekânsal veri entegrasyonu yapabilme özelliği sayesinde çevresel etki değerlen- dirmesinin bütün aşamalarında kullanılmaktadır. CBS’nin ÇED kapsamında kullanımı; harita, rapor, grafik ve görüntü bütünleştirilmesinde, çalışmada kullanılacak verilerin depolanmasında, analizinde, doğru kararların verilmesinde, ÇED raporunun hazırlanmasında, verilerin güncellenmesinde, ÇED kapsamında kullanılacak verilerin üretilmesinde ve görselleştirmede kullanılabilir.
Bütünleşik Su Kalitesi Yönetiminde Coğrafi Bilgi Sistemleri
Su, bütün canlılar için vazgeçilmez bir ihtiyaç olup, hayatın temel kaynağıdır. Su ortamı, adından da anlaşılacağı üzere bütün su kaynaklarını içine alır ve yağışlarla oluşan yüzeysel akışlar değişik büyüklükteki akarsular, göller ve haliçler kanalıyla denizlerde son bulur. Su ülkemiz açısından olduğu kadar bütün dünya açısından da büyük önem taşımaktadır.
Bütünleşik su kalitesi yönetimi, yeterli ve kaliteli su temini, kaliteli suyun tüketicinin musluğuna ulaşıncaya kadar olan uygun arıtma ve dağıtma süreçlerini, izlenmesi, denetimi, sürekli araştırma/geliştirme çalışmalarını bütün olarak kapsamaktadır. Tüm süreçleri yerinde ve bileşenleri ile birlikte takip edebilmek konumsal çalışmayı da beraberinde getirmektedir. Su yönetimi ile ilgili konumsal analizler için CBS’nin kullanıldığı karar destek sistemleri giderek artan bir oranda kullanılmaktadır. İçme suyu sistemi ile ilgili bilgilerin toplanıp işlenebilmesi, kullanılabilir forma dönüştürülebilmesi, yeraltı suyu ve modellemesi, bir göldeki su kirliliğinin dağılım haritalarının üretilmesinde CBS etkin bir araç olarak kullanılmaktadır.
Entegre Atık Yönetiminde Coğrafi Bilgi Sistemleri
Kullanılma süresi dolan, insan aktivitelerinden ileri gelen ve yaşadığımız ortamdan uzaklaştırılması gereken her türlü katı malzemeye katı atık denir. Katı atıklar evde, okulda, hastanede, endüstride, bahçelerde ve daha birçok yerde oluşabilir. Katı atıklar kaynaklarına göre; evsel katı atıklar, endüstriyel atıklar, açık alanlardan kaynaklanan atıklar, zirai atıklar, hastane atıkları, arıtma tesisi atıkları ve radyoaktif atıklar olarak sınıflandırılabilir.
Atık yönetimi, hem çeşitli atıkları geri kazanmak, verimliliği artırmak, maliyeti düşürmek, istihdam yaratmak hem de çevre kirlenmesini önleyici yönü ile ülkemiz için de önemli bir konudur. Atık yönetim sisteminin ilk basamağı atıkların toplanması ve taşınmasıdır.
Katı atıkların yüksek verimle toplanabilmesi için en uygun güzergâhların belirlenmesi ve maliyetin en aza indirilmesi oldukça önemlidir. Katı atık toplama sisteminde CBS ta- banlı bir modelleme kullanılarak en etkin toplama optimizasyonu gerçekleştirilebilir. Katı atık yönetiminde önemli diğer bir konu atıkların bertarafıdır. Katı atıkların bertaraf yöntemlerinden birisi düzenli depolamadır. CBS gerekli ekonomik, çevresel ve politik araçları kullanarak depolama alanlarının yer seçiminde karar destek sistemi olarak önemli rol oynamaktadır.
Hava Kalitesi Yönetiminde Coğrafi Bilgi Sistemleri
Hava en büyük bileşeni azot olan bir gaz karışımıdır. Bunu oksijen, argon ve karbondioksit takip etmektedir. Ayrıca az miktarda da olsa neon, helyum, metan, hidrojen ve su buharı bileşiklerini de içermektedir. Hava kirliliğine sebep olan etkenler insan kaynaklı olabildiği gibi, doğal olaylardan da meydana gelebilmektedir.
Hava kirleticilerin havaya atıldığı yere veya faaliyete kirletici kaynak denir. Kirlilik kaynağı; orman yangını, volkan püskürmesi gibi doğal kaynaklar veya evsel ısınma aracı, sanayi kuruluşu, taşıt gibi yapay kaynaklar şeklinde olabilir.
Hava kirlenmesi, bina dışı açık havada bir veya daha fazla türden kirleticinin insan, bitki ve hayvan yaşamına; ticari veya kişisel eşyalara ve yaşamaktan zevk duyulabilecek bir çevre kalitesine zarar veren miktarda belli bir sürenin üstünde bulunmasıdır.
Hava kalitesi yönetiminde CBS’nin kullanımı hızlı bir şekilde konumsal bilgilerin izlemesi ve analizine izin veren bir karar destek aracı olmasından dolayı oldukça önemlidir. Genellikle CBS, hava kalitesinin izlenmesi, emisyon envanterleri, hava kalitesinin modellenmesi, hava kirliliği haritaları, geçmiş ve mevcut hava kalitesi seviyeleri hakkında çeşitli kontrol stratejilerinin etkilerinin değerlendirilmesinde önemli bir araç olmaktadır.
Gürültü Kirliliği Kontrolünde ve Coğrafi Bilgi Sistemleri
Gürültü, en basit anlamda arzu edilmeyen seslerin atmosferde yayılması olarak tanımlanabilir. Temel gürültü kaynakları karayolu, hava yolu, demir yolu trafiği ve endüstrilerden kaynaklanan gürültülerdir. Hızlı nüfus artışı ile birlikte özellikle kent merkezlerindeki gürültünün artması, insan sağlığına ve konforlu yaşama etkilerinden dolayı önemli hale gelmiştir. Gürültü seviyesini azaltmadaki ilk adım kente ait gürültü kirlilik haritasının oluşturulmasıdır. Bu noktada CBS tabanlı gürültü haritaları oluşturulabilmektedir. Gürültü haritaları sayesinde kentin mevcuttaki gürültü durumunu ve gürültü seviyesinin maksimum olduğu noktalar tespit edilebilmektedir. Bu haritalar kentin gelişimini belirlemede ve kent trafiğini planlamada kullanılabilmektedir.