Giriş Görgü, nezaket ve terbiye insan ve toplum ilişkisiyle, Kültür ve Görgü Kuralları
kültürle, uygarlıkla ilintilidir ve toplumdaki etkileşimler Kültür bir insan topluluğunu diğer bir topluluktan ayıran çerçevesinde gözler önüne serilecek olanı betimleyen değerler, normlar, inançlar, varsayımlar ve davranış kavramlardır. biçimlerinin bütünüdür; çok katmanlıdır, homojen ve
Kültür; gelenekler, atasözleri, efsaneler, masallar; inanç durağan değil; değişkendir. Ayrıca kültür bireysel olamaz. sistemleri; ideolojiler tek tek ve bir bütün olarak, yaşam Kültür toplumsala aittir; toplumdakilerin etkin ve edilgen tarzı ve yaşam tarzına yönelik düşünce, tutum, tavır ve etkileşimleriyle var edilmektedir. Toplumsallaşmada, eylem olarak tanımlamaktadır. İnsan toplumu, toplum ya görgü, terbiye, nezaket, kabalık, vb. kavramlarla da toplumlar da insanı; insanın yaşayışını, hareket alanını, anlatılagelen; o toplumun kültürüdür.
davranış kalıplarını tasarlamaktadırlar. Kültür kalıtımsal değildir, öğrenilir ve insanın genlerinden
Nezaket, terbiye, incelik, görgü, vb. tanımlamalar söz değil, sosyal çevresindeki unsurlar aracılığıyla konusu tasarımın en temel araçlarıdır. Görgü kuralları üretilmektedir. İnsan doğumuyla birlikte aile içindeki toplumsallaşmayla öğretilir, öğretilenden öğrenilenler ve kültürle gelişmeye başlar. Daha sonra gerek okullardan kabul edilenler, davranışa yansır ve benimsenir. gerekse içinde bulunduğu toplum yapısından yaşamı sonlanana kadar etkilenerek şekillenen kültürü o da Bu ünitede, görgü ve nezaket kavramlarıyla, birlikte aynı sonraki kuşaklara aktarmakta olduğu kültürü anlamda kullanılan benzer kavramları, bunların toplum şekillendirmektedir. Kültür, sözel, sözsüz ve yazılı hayatında ve kişinin yaşayışındaki önemi ve toplumda biçimlerdeki iletişimle, toplumdaki diğerleri tarafından, görgülü bir insan olarak yer almanın gerekliliği hakkında toplumsallaşma sürecinde, bize aktarılmaktadır. bilgiler özetlenmiştir. Kültür, bir toplulukta zihnin ortak programlanmasıdır. Protokol ve Görgü ile ilgili Temel Kavramlar Doğumundan itibaren, insanın zihnine; bilgisayarın Toplumlar, insan gibi yaşayan, değişen ve dönüşen, birer işlevini yerine getirmesi için yapıldığı gibi, belirli canlı yapılardır. Her toplumun, algılama biçimi, düzeyi, yazılımlar / programlar yüklenmektedir. Buna göre kültür, yoğunluğu birbirinden farklıdır. Karamsarlık, şüphecilik; grupların veya toplulukların sahip oldukları değerler ve hoşgörülü olmak, kibirlilik, vb. çevreye, hem kişilere hem tutumlar doğrultusunda geliştirdikleri, paylaştıkları ve de toplumlara ilişkin, diğerlerinin onlara atfettikleri (kendi geleceğe taşıdıkları davranış biçimi veya bir şeyleri yapma algılamalarına verdikleri) adlardır. İnsan bir algılama yoludur.
biçiminin egemen olduğu, kültürün içine doğar, İlk olarak 18. yy.da, Avrupa’da “barbar” kelimesine karşıt toplumsallaşmayla kültürünü, dolayısıyla algılamasının olarak “eğitimli” insan anlamında kullanılan, kültür; sınırlarını öğrenir. İnsanın algılamasının sınırları 1843’de Gustav Klemn tarafından yazılan “İnsanlığın davranışlarına da etki ederek, kültüre ait kalıplara dönüşür. Genel Kültür Tarihi” adlı kitabında, bir insan Bir toplumun üyeleri, diğer toplumlarla kendi kültürünü topluluğunun yetenek ve becerileri, sanatları ve paylaşır ve kuşaktan kuşağa aktarır. Her kültür, belirli bir gelenekleri; insanın yaşama biçimine dair ilişkin her şey döneme, duruma, yaşayışa ilişkin bir anlam içermektedir olarak tanımlanmıştır. Kültür, insan topluluklarının (semboliktir). İşte, o anlam için insanlar bir arada özgünlüğünü görünür kılan, insan tarafından yaratılan ve bulunmaktadırlar. Amaç, sadece yemek yemek, su içmek, aktarılan sembollerle ifade edilen düşünce, duygu ve uyumak, soğuktan ve sıcaktan korunmak, üremek, vb. gibi davranış biçimleri olarak tanımlamaktadır. fizyolojik gereksinimlerin karşılanmasından ibaret olmadığı için, insan yaşayışı diğer canlılardan farklı Görgü, nezaket, protokol kavramları, kültürle birlikte şekilde gerçekleşmektedir. İnsan, kültür ve kültüre ait anlam kazanmaktadırlar. Protokol kuralları; yaratılmak olanla birlikte fiziksel ve fiziksel olmayan istenen kültüre ilişkin, öykünmeyi içermektedir. gereksinimlerini, diğer insanlarla birlikte yaşayarak nasıl Protokolle algılanabilir kılınanların tümü, öykünülen karşılaması gerektiği bilgisini öğrenmekte ve kültürü işaret etmektedir. Kişilerin Ne zaman? Nasıl? öğretmektedir. davrandıkları, onların kültürünün göstergesi olarak kabul edilmektedir. Kişi kabul etse de etmese de, aynı topluma Görgü kuralları insanın toplumdaki yaşayışının niteliğini dâhil olan diğer kişilerin, davranışları; dolayısıyla o belirleyen, bağlantı noktalarıdır. Görgü kurallarının toplumdaki herkesi temsil eder hale gelmektedir. Ailemiz, tanımladığı davranışlar; başkalarının tehdit olarak arkadaşlarımız; vatandaşlık bağıyla bağlı olduğumuz diğer görüldüğü yaşayışın değil; diğerinin bir kazanım olarak kişilerle aynı kültürün temsilcisi haline gelmiş oluruz. görüldüğü yaşayışın gerekleriyle örtüşmektedir. Toplum, Görgü, protokol ve bunlara bağlı kurallar da, insan ve görgü kurallarına uyan insanlar kanalıyla kendisini; diğer toplumun davranışlarında; kültürün görünür kılınan canlılardan farklılaştırmaktadır. yanıyla ilişkilidir. Saygı, saygı duymak ve saygı
göstermekle birlikte anlam kazanmaktadır. Saygı gösterme şeklimiz ve nelere saygı gösterdiğimiz, kültürümüzle
ilgilidir. Dini, milli, örfi, felsefi; ailevi olarak, saygı • Nezaket kuralları üzerinde bilgi sahibi olan ve gösterme şeklimiz tanımlanmıştır. Bu tanımlamaların her onları uygulamasını bilen insanların sahip biri kültürdür; doğaya ait olanın insan tarafından yeniden oldukları vasıflardır. düzenlenmiş bölümünü kapsamaktadır. “Nezaket”, bir toplumda en iyi olarak algılanan Protokol davranışların bütünü ve bu davranışların sergilenmesidir. Bu yüzden nezaket bir düşünce değil, bir davranıştır. Fransızca “protocole” kelimesinin Türkçe karşılığı olan Görgü; görüntü, görünen, görmek istenilenle ilgilidir. Protokol kavramı, Fransa’da ilk defa 1330 yılında “Resmî Davranışta bulunurken; o anda ne yaptığımızı, nasıl Evrak, Resmî Tutanak” anlamında; 1829 yılında da, göründüğümüzü; aklımızın aynasından görerek yapmak, “Resmî ilişkilerde ve törenlerde önde gelme hakkı ve görgülü olmaktır. Görgü kuralları, insanın farklı biçimsel davranışlar konusunda uyulması gereken kurallar gereksinimlerini daha kolay karşılanması için idareten bütünü” anlamında kullanılmıştır. yapılan, davranışları belirleyen kurallar olarak algılanırsa; Türkçede, devlet ve kamu kesiminde; gündelik hayatın toplum, yaşanılamaz hale gelebilir. devleti temsil eden kısmında, daha özel davranmayı içeren kısaca; resmiyet; resmi olmaya ilişkin esasların tamamı; Görgülü İnsan ve Toplum Düşüncesi
“protokol” ile ifade edilmektedir. Protokol, bir kurallar Görgü ve yaşam kurallarının, kanunlardan daha etkili bir manzumesidir. Kavramın özünde; toplumsal hayatın yaptırım gücü vardır; o güç, insanlardaki beğenme ve olmazsa olmazı, “saygı ve nezaket kuralları” ya da “görgü beğenilme isteğidir. Kişi, ancak beğenildiği müddetçe kuralları” bulunmaktadır. Günümüzde yer yer; resmî toplum tarafından kabul görecek; dışlanmayacaktır. alanda “teşrifat” protokol ile, toplumsalda da “adab-ı Kişiler toplum içinde, toplumsal kurallara uyarak var muaşeret” görgü kuralları ile aynı anlamları belirtmek için olurlar. Aile içi terbiye, dini kurallar, gelenekler, örf kullanılan, farklı Osmanlıca sözcüklerdir. adetler ve görgü, nezaket kuralları toplumsallaşmayla var edilmektedir. Kişinin kendini beğenilir kılacak şekilde Kamu Yönetimi Sözlüğü’nde Protokol, kimi kurumların ve davranması; diğerlerinin onayını alarak toplumun içinde o kurumların yöneticilerinin, özellikle yabancı kurumlar yaşayabilmesi içindir. Diğerlerinin içinde ve birlikte; ve onların yöneticileriyle, resmî ilişkilerini ve törensel onlardan onay alırken de beğenilme isteğini karşılamakta; etkinliklerini düzenleme; törene katılanların öncelik ve kendine yönelik beğeniyi pekiştirmek ve tüm bunlara sonralık durumuna göre yerlerini belirleme; törensel ilişkin “ben” duygusunun olumlu yönde etkilenmesini davranışları ve kuralları saptama olarak sağlamaktır. İnsan ben duygusunu destekleyerek, “benlik tanımlanmaktadır. hazzı” elde etmektedir.
Görgü Yaşamın devam ettirilmesiyle ilgili, tüm canlılarda
Kişinin toplumsal hayatında; toplum tarafından kabul gözlenen, temel yaklaşımlar; insan söz konusu olduğunda gören davranış şekillerini tanımlamak için kullanılan bir karmaşık bir hal almaktadır. Karmaşıklığı yaratan, sadece kavramdır. Görgü kuralları yerine Adabı-ı Muaşeret hayatta kalmakla yetinmeyen, “hayatta kalmalıyım”dan ifadesi, günümüzde de yaygın bir şekilde yaşama, insana “hayatta kalmam şu şekilde olmalı”yı üreten; yakışır şekilde toplumda varolmayı; bu varoluşa ilişkin farklılaşmayı, diğerlerinin farklılaşmalarının da ötesine unsurları tanımlayan, Osmanlıca bir terimdir. taşıyacak şekilde gerçekleştirebilmiş ve de gerçekleştiriyor olan, “insan”dan ileri gelmektedir. Çünkü insan diğer Görgü kuralları yaşanılan yer, zaman, mekân; kültür canlılardan farklı olarak bütün yaşamı boyunca kendi çerçevesinde; terbiye, nezaket, incelik / kibarlık, zarafet / kimliğini inşa etmek için uğraşmaktadır. Bu nedenle nasıl letafet, saygı, gibi “insana ait olduğu varsayılan”, göründüğü, gerçekte nasıl olduğundan bile daha önemli erdemlerin davranışa nasıl yansıtılması gerektiğini olabilmektedir. İnsan, sadece bir şeyin gerçekleştiriliyor açıklamaktadır. Görgü kuralları, kişilerin içinde olmasıyla yetinememekte, “ben” demektedir. Oysa bulundukları / bulunmaları muhtemel toplumsal katman ve toplumu oluşturan fertler, diğer fertlerin “ben” duygusuna yapılarda, “diğeri” ile; konuşma ve dinleme, tanıma ve zarar verdiklerinde, kendilerine, toplum kanalıyla zarar tanıtma, anlama ve anlatmanın karşılıklı ve uyum içinde veriyor olduklarını akıllarından çıkarmamaları gerçekleştiği bir iletişimin kurularak; anlayış, kabul, gerekmektedir. Görgü, insanın kendine saygı duygusunu bağlılık, sevgi, saygı, benimseme, farkında olma, koruma, güçlendirir ve bu saygı, güçsüzleri ezmekten alıkoyduğu korunma gibi farklı gereksinimlerin karşılandığı, bir gibi, kişinin dengesiz davranışlarına da engel olur. bireysel ve toplumsal yaşantı ve bu yaşantıyı sürdürecek; Terbiyeli kişi, kendisine saygı duyduğu için başkalarına da insan ve toplumun var edilmesine de hizmet etmektedir. saygı duyan kişidir.
Görgü kavramı, görgü kuralları da düşünülerek, aşağıdaki Çağdaş toplumlarda içinde yer alan insanın son derece şekilde tanımlanabilmektedir: güçlü bir kendini başkalarına beğendirme, sevilme,
• Yaşamı iyi yönlendirme sanatı, sayılma, itibar görme isteği vardır İşte bu istek, kişiyi • Toplumların tarihi süreç içerisinde geliştirdikleri görgülü olmaya yöneltir. Bunun nedeni de toplum içinde saygı ve incelik kuralları, “ben” ile uyumlu bir şekilde yaşamaktır.
Görgülü olmak ya da görgüsüzlük sadece kişinin kendisini Nezaket kavramı; naziklik, zariflik, incelik, terbiye (edep) etkilemez; ailesini ve hatta gelecek kuşakları da etkiler. kavramlarıyla benzer nitelikte bir anlama sahiptir. Nezaket gösterilmesine ilişkin kurallar, karşılıklı saygı ve anlayış Terbiye temelinden gelişmektedir. Çükü nezaket ve incelik, Dilimize Arapça’dan geçmiş olan terbiye kavramı, eğitim, insanın ömür boyu özenle hem uygulaması hem de görgü, bir şeyin kıvamını arttırmak, koyulaştırmak, koruması gereken özelliğidir. sertleştirmek suretiyle sağlamlaştırmak; (bir şeyi) belirli Nezaket kuralları yaşama bir estetik ve incelik kazandırır. işlemlerden geçirerek arzu edilir hale getirmek Bu kurallar bize zorla kabul ettirilmek istenen, laf olsun anlamlarında kullanılmaktadır. diye konulmuş, yaradılışımıza ters düşen kurallar Kişiler, terbiyeli, tanımına uymak için hal ve tavırlarını, değillerdir. Aksine, toplum içinde yaşamayı kolaylaştıran, yaşayışlarını yeniden düzenlemektedirler. Öyleyse, bir hemen hepsi de akla yakın bir sebebe dayanan kurallardır. yerdeki görgü kuralları aynı zamanda, terbiyeli insan için Görgüsüz Davranışların Temeli referans olabilmektedir. Halk dilinde, binek hayvanlarının dizginlerine de terbiye denilmesi; hızlanmak yerine, Görgüsüz davranışların temelinde, kişinin bilinçsizliği ya yavaşlamak; bağırmak yerine, sessizleşmek; konuşmak da sadece kendisinin farkında olması hali; bencilliği yer yerine, susmak şeklinde gerçekleştiğini; kendinden ödün almaktadır.
vermek, alçakgönüllü olabilmek, ukalalık yapmamak, vb. Bilinçsiz kişi, akıllıdır, duygusaldır ancak bunun farkında tanımlamaların da terbiyeli olmakla ilişkilendirildiğini değildir. Bilgisi vardır ama bilgiyi kullandığı yer uygun belirtebiliriz. Terbiye ya da edep kavramı; ahlak ve dini değildir. Kime, neyin, nasıl söyleneceğini insanlar inançla bağlantılı olarak sıkça kullanılmaktadır. Kişinin toplumsallaşmayla öğrenmektedirler. Farkındalık, ahlaklı olması için ahlak kurallarına; görgülü olması için bilmenin, deneyimlemenin de üstünde bir kavramdır. görgü kurallarına uyması gerekmektedir. Sosyal ilişkilerde örnek kişilerin davranış ve sözlerine
Kibarlığın, inceliğin, zarafetin en değerlisi yürekten, içten dikkat çekmek, bu tecrübe ve duyarlılığı kazandırmaya gelenidir. Bununla beraber, sosyal ilişkilerde çoğu kez iyi yardımcı olabilir. Kişinin bilincini, kontrol ederek, onu niyetimiz ve sezgilerimiz, ne türlü davranmamız davranışa yönlendirmek, doğru değildir. Kişinin sahip gerektiğini belirlemeye yetmez. İşte o zaman görgü olduğu bilinç, eğer onun isteğiyle uyarılırsa, devamlılığı kurallarına başvurmamız gerekecektir. Bunun için de tek olan davranışlar edinebilir.
yol, görgü kurallarını öğrenmektir. Çünkü nezaket ve Bencillik, çevreyi sadece, kendini yüceltecek şekilde terbiye, her yaştaki insana yakışan, onu sevimli ve saygılı algılayan ve bunun için toplumun dışında da kalmak kılan sihirli bir özelliğe sahiptir. Ailede, mahallede, istemeyen kişi, “egoist” olarak tanımlanmaktadır. Bencil okulda, çarşı-pazarda, toplu taşıma araçlarında, her zaman ya da egoist yapıdaki kişiler; toplumdaki diğerini; kendi ve her yerde nazik ve terbiyeli insanlar ilgi odağı haline kişiliğini parlatacak şekilde ve aynı zamanda da diğerleri gelir, derhal fark edilirler. tarafından, beğenilen, önemsenen, desteklenen olacak
Nezaket şekilde toplum içinde varlık göstermektedirler. Toplumda, bencil kişilere, “bencil” tanımlaması yapmak güçtür. İnsanların birbirlerine zariflik, incelik ve ölçülülük Çünkü kişiliği parlatan ve de kişiliği alkışlayan, çerçevesinde davranmaları veya birbirlerini incitmemek destekleyen, onay verenler ayrı noktalarda kişiye hizmet için gerekli özeni göstermeleri; nazik olmaları, anlamında etmektedir. Yaşadığımız çağda, insanlardaki, bencilliğin kullanılan bir kavramdır. Nezaketen davranışta bulunmak, üst noktalara vardığını belirten yorumların varlığıyla; bir arada yaşamak adına, diğeri ile aramızda kurmuş güncel olaylar da birbiriyle örtüşmektedir. Kibir (hor olduğumuz köprü ya da uzlaşma noktasıdır. görmek, aşağılamak), açgözlülük, zevk düşkünlüğü,
Nezaket kavramının diğer bir tanımı da, “toplumda hasetlik (kıskançlık), öfke (yıkıcılık), üşengeçlik bireylerin birbirleriyle olan gündelik ilişkilerinde uymaları (ertelemek) bencillikle bağdaştırılabilecek özelliklerdir.
gereken ölçülü davranış kuralları”dır. Görgü ise, bir Ölçüsüzlük, gösteriş, şatafat gibi davranışlar nezaketin topluma veya kuruma ait uyulması gerekli kurallar karşıtıdır. Oysa nezaketi, dolayısıyla görgüyü oluşturan, bütünüdür. İnsanlar ancak birbirlerine görgü kurallarına varlığını belli eden unsurlar çoktur. Zarafet ve incelik göre davranmaları durumunda nazik olabilirler. Nazik bunların başında gelir. Yine tevazu, hoşgörü, dikkat olmadan, görgü kurallarına uymak olanaklı olmadığı gibi, nezaketin oluşmasına katkıda bulunan bir unsurlardır. görgü kurallarına uymayan bir kişinin de nazik olarak değerlendirilmesi söz konusu olmayacaktır. Buna göre, Tevazu, alçak gönüllülük, demektir. Sosyal ve kültürel nezaket ve görgüyü birbirinden ayırma olanağı yoktur. olarak kendisinden daha alt düzeyde olan yoksun kişilere Görgülü bir insan aynı zamanda nazik bir insandır. Ancak, saygı ve anlayış göstermek olan tevazu, Doğu nezaket gösteren her insan; aynı zamanda da görgülü bir toplumlarında olumlu bir özellikken, Batılı toplumlarda, insan olmayabilecektir. olumsuz algılanabilmektedir. İltifatı kabul etmemek ayıp karşılanmaktadır. Kişiye söylenmiş güzel bir sözü yani iltifatı kabul edip değerini bilmek, nezaketen gereklidir.
Hoşgörü, hiç bir uygarlığın veya bir ırkın diğerlerinden İğneleme, kinaye alay; küçük düşürmek, hor görmek, üstün olmadığı, insanlar arasında var olan ulus, din, inanç utandırmak; kusurlara odaklanmak ve kusur bulmak, gaf ve ahlaki değerler farklılıklarına karşın insanoğlunun yaparak ifşa etmek ve dedikodu yapmak; görgüsüzlüktür. özünde aynı olduğu ve bu nedenle insanların kültürel Elektrik Teknolojisi, Sanal Ortamda ve Görgü Kuralları farklılıklarının hoşgörü ile karşılanması gerektiği, şeklinde İnternetteki iletişimde; protokol tanımları yapılmakta; açıklanabilir. ancak bunlar, daha çok eğer teknik özelliklerle Dikkat, nezaketin oluşmasına katkıda bulunan bir sınırlandırılmamışsa; kullanıcıların görgü ve görgüyle unsurdur. Dikkat, bir taraftan, etrafına, dünyaya, ilişkilendirilen, ahlaki, dini duyarlılıklarıyla; o anda gelişmelere ilgi duymayı, bunlara başka gözle bakmayı, kullanırken şekillendirilmektedir. Bu da hem görgülü bir diğer taraftan, bundan sonuç çıkartarak davranış ve düzenin temellenmesi için fırsat hem de her şeyin düşüncelere yeni anlamlar kazandırmayı sağlar. Temelde tamamen kullanıcıya, o kişinin görgüsüne bağlı nazik bir ruhsal yapıya sahip bir insanın dahi kendi olduğundan; kullanıcılar dikkat etmezlerse; görgüsüzlüğün dışından edineceği çok şey vardır. Bunları görmenin yolu egemen olabileceği boş bir alandır; çünkü; diğer kuralları da dikkatli ve gözlemci olmaktan geçer. Görgü dış izleyen mekanizmalar yapı itibariyle burada yoktur. dünyadan soyutlanamaz. Çünkü çağın değişen yaşamın Kişinin sınırsız özgürlüğü ve kişinin sınırının kendisinin görgüyü etkilediği bir gerçektir; bu da dikkati gerektirir. çizdiği bir alan, fırsat ve tehditleri birlikte Bu öğrenmenin sağlanması için de kurallara ilgi duyması barındırmaktadır. gerekir. Bir başka deyişle, öğrenme isteğiyle dolu E-Posta ve Görgü Kurallarına İlişkin Konular olmalıdır. Kişinin dikkatsiz olması onun gaflet içinde olması sonucunu yaratabilir. Dikkatsizliği alışkanlık halini İnternet ve ona bağlı olarak hızla gelişen, sosyal ağlardaki almış kişiliklerin, konuşurken gaf yapma olasılığı daha iletişimdeki, görgü kuralları ve protokol ile ilgili, dikkat yüksektir. Gaf, yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya çekici noktaları, daha köklü olduğu için, e-posta alımı, davranış, patavatsızlık, pot, gaflet, aymazlık içinde gönderimi özelinde açıklanmaktadır. bulunmak anlamındadır. Yeteri derecede dikkat edilmezse, dalgın olunursa; gaflet içinde olmak kaçınılmaz bir hale • E-postalarınızı düzenleyiniz gelecektir. Kişinin, dikkatini yöneltmemesinin nedenini, • Mutlaka konu satırı ekleyiniz anlaması; gaf yapmanın önüne geçilmesini sağlayacaktır. • İnternet dilindeki kuralları öğreniniz • Kısaltma kullanmaktan kaçınınız İncelik kavramı, başkalarının hoşlarına gidecek davranışı • Kişi/adres bölümlerindeki özel kuralları yapmak anlamına gelen nezaketten, daha üstün bir uygulayınız davranış örneğidir. Nezaket iyi temiz erdemli ve soylu bir • Çok renkli ve göz yoran sayfa düzeni, düşüncenin sonucunda ortaya çıkan medeni bir davranıştır. kullanmayınız. İnceliğe gelince iyi, temiz ve insancıl düşüncelerin • Size gönderilen bir e-postada, sizden talep yanında, kültür, bilgi ve zekâya da gereksinim duyan bir edileni, o anda yapamayacaksanız, meşgulseniz; kavramdır. Nazik olan birinin incelik gösterebilmesi, iletiyi okuduğunuzu ve özrünüzü belirten bir yeterli bilgi ve pratik zekâyı gerektirmektedir. yanıt göndermeyi ihmal etmeyiniz.
Görgü Kuralları
Görgü kuralları, toplumda benimsenme, toplumda bulunurluk sağlayıp sağlamamaya ilişkin, insan ilgi ve gereksinimlerinden kurulan etkileşimden beslenmektedir. Kişilerle yüz yüze ve farklı araçlarla gerçekleştirilen iletişimlerde; görgülü davranarak, sağlıklı ilişkiler kurabilmesine katkı sağlanabilir. Görgü kuralları; insanın, insanca yaşayabilmesini mümkün kılmak içindir. Görgü kuralları, başka bir ifadeyle “yaşam kuralları”; insanın, insan olmayı öğrenmesi için konulmuş kurallardır. Görgü kurallarını, yaratılmak istenilen yapı, etki, amaç ekseninde değerlendirmek gerekmektedir.
Görgü kuralları, selamlaşma, konuşma/dilin kullanımı; kısaca toplumsal hayattaki pek çok şey gibi içinde bulunulan kültürden etkilenmektedir.
Görgü kuralları, insanların birbirleriyle; bir parçası oldukları doğayla, içinde bulundukları çevreleriyle sağlıklı ve huzurlu bir biçimde yaşayabilmeleri için, uygulanması gereken kurallardır.