AÖF Soru Bankası

Hayat Dışı SigortalarÜnite 2 Özeti

Yangın ve Doğal Afet Sigortaları

BSİ204U-HAYAT DIŞI SİGORTALAR

Ünite 2: Yangın ve Doğal Afet Sigortaları

Giriş

Yanabilir şeylerle iç içe olduğumuz bir ortamda yangın riski her zaman var olacaktır. Önemli olan yangının çıkmaması için gerekli tedbirleri almak ve çıkması halinde buna hazırlıklı olmaktır. Genelde yaşadığımız çevrede çok değişik sebeplere bağlı olarak yangın riskleri mevcuttur. Ülkemizde de yaşanan büyük yangınların, yangın sigortacılığını diğer sigorta branşlarına nazaran ön planda tuttuğu söylenebilir. Osmanlı Devleti’nde 1900 yılında sigorta şirketleri bir araya gelerek ilk yangın tarifesini belirlemişlerdir. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte sigorta alanında gerek yasal, gerekse kurumlaşma açısından büyük adımlar atılmıştır. Ekim 1990 itibariyle yangın sigortalarında serbest tarife sistemine geçilmiştir (www.tsb.org.tr).

Yangın sigortası özel veya ticari amaçla kullanılan her türden bina ve muhteviyatı, kendiliğinden meydana gelen yangın, yıldırım, infilak ile bunlardan kaynaklanan buhar, hararet, duman gibi tehlikelerin neden olduğu fiziki hasarlara karşı teminat altına alan sigortadır. Ayrıca, meydana gelmiş olan yangını söndürmek, dolayısıyla muhtemel hasarı azaltmak amacıyla, su veya başka bir kimyevi madde ile yapılan müdahalelerin sonucunda ortaya çıkan fiziki hasarlar da bu sigortanın kapsamına dahildir. Yangın riskleri; sivil, ticari-sınai ve hususi fiyatlı olmak üzere üç sınıfa ayrılmaktadır. Yangına bağlı kâr kaybı sigortasında, hasarın meydana geldiği andan, ticari faaliyetin durma veya aksaması tamamen giderilerek normal faaliyete devam olunmasına kadar geçecek süre içinde ve poliçede belirtilen azami tazminat süresini aşmamak kaydıyla, meydana gelecek kâr kaybı ödenir.

Ülkemizde 1999 yılında yaşanan büyük depremden sonra olası yeni depremlerin yıkıcı ekonomik etkisini azaltabilmek amacıyla, zorunlu deprem sigortası uygulamasına geçilmiştir. Zorunlu Deprem Sigortası ile, depremin, yangın, infilak ve yer kayması dahil, sigortalı binalarda ve temellerinde, doğrudan neden olacağı maddi zararlar, sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından teminat altına alınmıştır.

Yangın Riski

Doktrin ve yargı kararları, sigortalının dost olmayan ateşten meydana gelen zararları güvence altına aldığı hususunda birleşir. Dost ateş sigorta kapsamı dışındadır.

Yangınlar, kategorik olarak 4 sınıfta incelenebilir:

• A Sınıfı Yangınlar: Katı madde yangınları, mukavva, karton, plastik fabrikaları, kâğıt fabrikaları, • B Sınıfı Yangınlar: Yanıcı sıvı ve sıvılaşan katı madde yangınları, • C Sınıfı Yangınlar: Gaz yangınları, • D Sınıfı Yangınlar: Metal yangınları.

NFPA, yangın ve diğer risklerin olasılığını ve etkilerini en aza indirmeyi amaçlayan, 300’den fazla kod ve standardı

yayınlayan, Ulusal Yangından Korunma Birliğidir (National Fire Protection Association). Yaklaşık 8.000 gönüllüden oluşan ve 250’den fazla Teknik Komite tarafından yönetilen NFPA kodları ve standartları tüm dünyada kabul edilmekte ve kullanılmaktadır. NFPA’a göre tehlike riskleri ve bu tehlike riskleri kapsamına giren alanlar aşağıdaki gibi sıralanmıştır:

• Hafif tehlike riskleri • Orta tehlike riskleri (Grup I) • Orta tehlike riskleri (Grup II) • Ekstra tehlike riskleri (Grup I) • Ekstra tehlike riskleri (Grup I)

İnsan güvenliği ile ilgili bir yangında ortaya çıkabilecek sorunlar yangın mahallinin kısa süre içinde bulunması, alarm ve yapıyı boşaltma zamanı ile çok yakından ilişkili olup, üzerinde önemle (özellikle yüksek yapılarda) durulması gerekir. Alarm zamanı veya alarm süresi, yangının doğuşu ile fark edilip alarm verildiği an arasında geçen zaman parçasıdır. Bu zaman dilimi can güvenliği ve yangınla mücadele açısından çok önemlidir.

Yangının Çıkış Nedenleri

Yangın nedenlerinin bilinmesi, yangın koruyucu tedbirlerin alınmasında, algılama ve söndürme sistemlerinin belirlenmesinde yol gösterici olur.

Yangının çıkış nedenleri genel olarak şöyle ifade edilebilir;

Y = f ( İM, TM, MD, Z, İF, TS, ÇE)

Y = Toplam yangın ve infilak riski İM = İşlenen malzeme TM = Tutuşma malzemeleri MD = Malzemenin dağılımı Z = Zaman (yangının meydana geldiği) İF = İnsan faktörü TS = Teknik sebepler ÇE = Çevre etkileri

İşlenen malzemenin özellikleri arasında; kalori değeri, ne kadar kolaylıkla alev alabilmesi, infilak etmesi veya patlaması ve miktarı gibi unsurlar bulunmaktadır.

Malzeme dağılımı tespiti zor bir faktördür. Tehlikeli maddelerin fabrikanın neresinde bulunduğu, katı maddeler var ise bunların ebatlarının belirtilmesi, rüzgârın istikametinin tehlikeli maddelere göre ne şekilde estiği gibi konular önemlidir.

Zaman konusunda ise iki esaslı faktör mevcuttur. İlki, yangının başlaması ve süratle etrafa yayılması, diğeri ise yangınla mücadelenin ne kadar zamanda uygulamaya geçebileceğidir.

Yapılan bir araştırma insanın yaptığı hatalardan kaynaklanan hasarların tüm hasarlara oranının %15 civarında olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu oranın bütün hafta boyunca sabit kalmadığı, Pazartesi ve Cuma günlerinde arttığı da ortaya konulan bir gerçektir. Diğer


bir konu da çalışanların eğitimden geçirilmemeleri nedeniyle meydana gelen hasarlardır.

Yangınlarda meydana gelen ölümlerin sebebi ve hasar miktarı, binalarda alınan yangın güvenlik önlemlerine, üretim teknik ve teknolojisine, kullanılan yakıt cinsine bağlı olarak değişmektedir. Dünya ülkelerinde yangın nedenlerine bakıldığı zaman; Güney Amerika ülkelerinde yangınların meydana gelmesinde birinci sırayı LPG (Sıvılaştırılmış Petrol Gazı) tüpleri alırken, Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde ilk sırayı elektrik kontağının aldığını görülmüştür. ABD’de ve İngiltere’de oran olarak elektrikten meydana gelen yangınların birinci sırayı almasının nedeni, konutlarda ve sanayide elektrik enerjisinin fazla tüketilmesidir. Japonya’da ise ilk sırayı %19 ile kasıtlı yangınlar almaktadır.

Yangınlarda meydana gelen ölümlerin sebebi, binalarda alınan yangın güvenlik önlemlerine, üretim teknik ve teknolojisine, kullanılan yakıt cinsine ve halkın yaşama şekline bağlıdır. Gelişmiş ülkelerde yalnız yaşayan yaşlıların yangından ölüm sayısı oldukça fazladır. Ülkemizde ise ölenlerin çoğunluğunu evde yalnız bırakılan ve çoğu zaman üzerlerine kapıların kilitlendiği çocuklar oluşturmaktadır.

Yangın Risk Analizleri

Risk genel olarak, “zarar görme tehlikesi” olarak tanımlanır. Yangından zarar görme tehlikesine de “yangın riski” denilmektedir. Yangın konusundaki bilimsel araştırmalar içinde en çok çalışılan ve en çok faydalı olanı “yangın riski analizi”dir. Zira ölüm, yaralanma ve mal zararının azaltılması için uygulanacak yangın güvenlik programları, sigortalama esasları ve stratejileri yangın riski değerlerine göre belirlenir.

Yangın riski, binalarda, binaların yapı tarzına göre ölçülür. Genelde üç grupta fiyatlandırılır:

• Ahşap binalar • Adi kagir binalar • Tam kagir binalar

Yangın güvenlik sistemlerinin seçiminde, yangınlarda olabilecek ölüm, yaralanma ve mal kayıplarının azaltılmasında esnek bir zemin sağlanması açısından yangın riski analizi, tehlike noktalarını ve boyutlarını belirleme açısından da tehlike analizi gereklidir. Tehlike analizi; olayın meydana geleceği sebepleri ve etkilerini, risk analizi ise olaydan sonra meydana gelecek hasar miktarını daha geniş olarak inceler.

Yangın riskini etkileyen en büyük faktör muhtemel can ve mal kaybı miktarıdır. Can ve mal kaybı aşağıda sıralandığı gibi çok sayıda değişkene bağlıdır:

a. Yangının genişleme hızı b. Yanabilecek madde miktarı (yangın yükü) c. Yangın çıkan yerdeki kişilerin kurtarılma imkânları

d. Binadaki kişilerin sayısı, yaşı ve hareket imkânları e. İtfaiyenin binaya ulaşma süresi f. Yanacak maddelerin maddi değeri gibi.

Yangının kısa sürede kontrol altına alınması gerekir. Yanabilecek maddelerin birim yatay düzleme tekabül eden alt ısıl değerleri toplamı olarak tarif edilen yangın yükü arttıkça, genellikle yangının devam etme süresi uzar. Yangın yükü fazla olan yerlerde yangının kısa sürede kontrol altına alınmasının mal kaybını azaltacağı açıktır.

Yangın Risk Analizi ile Tehlike Analizlerinin Karşılaştırılması Yangın riski analizinin üç temel özelliği olmalıdır:

1. Yangın çıkma olasılığının tahmini, 2. Yangının büyüklüğü için bir tek ölçü kullanılması (genellikle para ile) ve böylece riskteki azalmanın, bu azalmayı sağlamak için yapılan harcama ile karşılaştırılabilmesi, 3. Analizde yapılan tahminlerdeki tüm şüphelerin tam olarak belirlenmesidir.

Risk analizindeki tahminler iki kısma ayrılabilir:

• Birinci risk tahmini; ihtimallerin, büyüklüklerin ve çeşitli seçeneklerin sonuçlarındaki belirsizliklerin tahmini • İkinci risk tahmini ise; kıyaslama yapabilmek için bu tahminlerin ve büyüklüklerin seçeneklere ait maliyetlerle aynı birimlere getirilmesidir.

İkinci risk tahmini tehlike analizine benzer, fakat tehlike analizinde çoğunlukla kullanılan bilgi kaynaklarından başka kaynaklara da gereksinim duyulur.

Risk analizinin tahminden sonra diğer önemli kısmı risk takdiridir. Tehlike analizlerinde risk takdiri nadiren yer alır. Buna rağmen, ticari kararlar verme durumunda olan bir kişi bu konuya aşinadır.

Yangın Sigortaları

17. yüzyılın ikinci yarısı, sigortacılığın gelişmesine yol açan iki önemli olaya sahne olmuştur:

• İlki, sigortacılığın temelini oluşturan olasılık hesabını içeren istatistiki yöntemlerin akademik yazında ilk defa yer almasıdır. • Diğeri ise 1666 yılında Londra’da meydana gelen ve dört gün devam ederek 16 bin binanın yok olmasına neden olan yangındır. Bu zarar sonucunda deniz sigortacılığında uygulanan yöntemlerden hareketle, İngiltere’de 1667 yılında Yangın Kurumu kurulmuş ve 1684 yılında ilk yangın sigorta şirketi faaliyete geçmiştir.

İlk sigorta örnekleri bugünkü anlamda sigorta sözleşmesi veya sigortacılıktan ziyade, risk paylaşımının farklı şekilleridir. Yangın sigortası, diğer sigorta branşları içerisinde en eski olanlardan biridir.


Yangın Sigortası: Yangın, yıldırım, infilak ve bunlardan kaynaklanan buhar, hararet, duman gibi tehlikelerin neden olduğu fiziki hasarların teminat altına alınmasıdır.

Ülkemizde yangın sigortacılığının geçmişi Osmanlı Devleti’nin son dönemine uzanmaktadır. Osmanlı Devleti’nde 1900 yılında sigorta şirketleri bir araya gelerek ilk yangın tarifesini belirlemişlerdir. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte sigorta alanında gerek yasal, gerekse kurumlaşma açısından büyük adımlar atılmıştır. Ekim 1990 itibariyle yangın ve nakliyat sigortalarında serbest tarife sistemine geçilmiştir.

Serbest tarife sistemi, sigorta şirketleri bünyesinde bulunan teknik birimler, aktüerler tarafından şirket politikasına, istatistiklere ve oluşabilecek risklere göre hesaplanan tarife yöntemidir. Sigorta şirketleri serbestçe fiyatlama yapabilmektedir.

Yangın Sigortasının Kapsamı

Yangın veya yangın sebebiyle çeşitli şekillerde zarara uğrayan malzeme üzerinde, yangını bastırmak için sarf edilen gayretler sırasında o maddenin civarındaki mallarda meydana gelecek yanma, kırılma, dökülme ve bozulmalar ile benzeri yangınlı, yangınsız hasarlar, yangın riski kapsamı içinde sınıflandırılmaktadır. Bir yangın sigortasının konusu, ev ya da fabrika olabilir. Yangın riski fabrika veya işletmeler için büyük maddi hasarlara sebep olabilen en önemli risk faktörlerinden biridir.

Yangın sigortası özel veya ticari amaçla kullanılan her türden bina ve muhteviyatı, kendiliğinden meydana gelen yangın, yıldırım, infilak ile bunlardan kaynaklanan buhar, hararet, duman gibi tehlikelerin neden olduğu fiziki hasarlara karşı teminat altına alan sigortadır. Ayrıca, meydana gelmiş olan yangını söndürmek, dolayısıyla muhtemel hasarı azaltmak amacıyla, su veya başka bir kimyevi madde ile yapılan müdahalelerin sonucunda ortaya çıkan fiziki hasarlar da bu sigortanın kapsamına dahildir.

Sigorta şirketleri konutlar ve işyerleri için paket poliçeler düzenleyerek, yukarıda sayılan teminatları tek poliçeyle güvence altına almaktadırlar. Paket poliçeler ile yangın, yangın mali sorumluluk, yangının birçok ek teminatı ve hırsızlık, cam kırılması ve ferdi kaza teminatları birlikte verilmektedir.

Bu branştaki önemli husus, yangın sigortasında kullanılan “bina değeri” teriminin sigortalı kıymetin tamamıyla yeniden inşası halinde oluşacak maliyeti kastettiğidir. Bu maliyetin içinde arsa değeri ve binanın bulunduğu bölgeye göre oluşan değeri yer almamaktadır. Yapı tipine ve kullanılan inşaat malzemesinin kalitesine göre bu maliyetler yaklaşık olarak hesaplanır.

Sigorta bedeli, sigorta teklifi yapılırken sigortalının bildirdiği miktar olup sigorta şirketinin ödeyeceği en yüksek tazminatı göstermektedir.

Yangın Sigortası ile Birlikte Verilmesi Durumunda Yangın Poliçesine Eklenecek Klozlar

Aşağıdaki haller dolayısıyla meydana gelen zararlar teminat kapsamı dışındadır. Ancak ek sözleşme ile bu genel şartlara ve ilişik klozlara (Kloz: Poliçenin bir bölümü veya poliçeye ekli, özel şarttır ve taraflar arasındaki sözleşmenin gerçek sınırlarını belirlemek amacıyla kullanılmaktadır.) göre teminat kapsamı içine alınabilirler.

• Grev, lokavt, kargaşalık, halk hareketleri klozu • Kötü niyetli hareketler klozu • Terör klozu • Deprem ve yanardağ püskürmesi klozu • Fırtına klozu • Kar ağırlığı klozu • Sel ve su baskını klozu • Yer kayması klozu • Dahili su klozu • Kara taşıtları klozu • Hava taşıtları klozu • Deniz taşıtları klozu • Duman klozu • Yagnın ve infilak mali sorumluluğu o Kiracının malike karşı sorumluluğu o Malikin kiracıya karşı sorumluluğu o Malik veya kiracının komşuluk sorumluluğu

Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zaman aşımına uğrar.

Sigortanın Başlangıcı ve Sonu: Sigorta, poliçede başlama ve sona erme tarihleri olarak yazılan günlerde, aksi kararlaştırılmadıkça, Türkiye saati ile öğleyin saat 12.00’de başlar ve öğleyin saat 12.00’de sona erer.

Yangın Sigortasında Teminat Dışında Kalan Haller

Ders kitabınızın 45. sayfasında yer verilen haller yangın sigortası teminatının dışındadır.

Yangın Sigortasında Tazmin Kıymetlerinin Hesabı

Sigorta tazminatının hesabında sigortalı şeylerin riskin gerçekleşmesi anındaki tazmin kıymeti (rayiç bedel) esas tutulur. Ancak sigorta ettiren ve sigortacı poliçenin ikame bedeli (yeni değer) üzerinden tanzim edilmesi hususunda anlaşabilir. Bu durumda poliçenin ikame bedeli (yeni değer) üzerinden tanzim edildiği poliçede açıkça belirtilir.

Rayiç bedel esasına göre tanzim edilen poliçelerde; teminat kapsamına dahil edilmiş olan kıymetlerin tazminat ödemelerinde eskime, aşınma, yıpranma (kullanma payı) ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri düşülür ve varsa yenilerinin belirgin randıman ve nitelik farkları da ödenecek tazminattan indirilir.

Yeni değer esasına göre tanzim edilen poliçelerde; teminat kapsamına dahil edilmiş olan kıymetlerin tazminat ödemelerinde;

a. Poliçede eskime, aşınma, yıpranma (kullanma) payı için belirtilmiş olan azami oranın veya yaşın


aşılmaması kaydıyla, riskin gerçekleştiği yer ve tarihte sigorta konusu kıymetin yeniden yapım veya alım maliyetine göre bulunan ikame bedeli esas alınır. Ancak sigortacının eksik sigorta, sovtaj (Hasara uğramış maldan arta kalana sovtaj, kalıntının değerine sovtaj değeri denir.) ve belirgin teknoloji farkından kaynaklanan tenzilat hakları saklıdır. a. Eskime, aşınma ve yıpranma (kullanma) payı için poliçede belirtilmiş olan azami oranının veya yaşın aşılmış olması halinde, tazmin kıymetinde rayiç bedel esası dikkate alınır.

Yangın Sigortası Risk Grupları

Yangın sigortası yapılırken risklerin gruplandırılması gerekmektedir. Yangın riski güvence altına alınırken, risk, aşağıda belirtilen üç gruptan hangisine ait ise poliçe, o grup ile ilgili özellikler göz önünde bulundurularak hazırlanır.

• Sivil riskler • Ticari-sınai riskler • Hususi fiyatlı riskler

Yangın Sigortasında Prim Hesaplamaları

Sigorta şirketlerinin gerçekleşmesini beklediği risklere ait hasarları ödeme noktasında zorluk çekmemek için belirli karşılıklar tutarak bunlara finansal tablolarında yer vermeleri gerekmektedir.

Poliçe risk primi, hasar sayılarının koşullu beklenen değerinin elde edilerek bu değerin aktüeryal denge göz önünde bulundurularak beklenen hasar tutarı ile birleştirilmesi ile hesaplanmaktadır. Prim hesaplamasında hasar sayılarının modellenmesinde kullanılan modelin doğru olması ve risk faktörlerinin değişkenliğine duyarlı olması, iyi fiyatlandırmanın yapılabilmesi için oldukça önemlidir.

Yangın sigortasında primin belirlenmesi temelde zararın tazminine ve riskin gerçekleşme ihtimaline bağlıdır. Bu noktada adil ve gerçekçi bir yaklaşım izlenmesi, bireylerde güven algısı oluşturarak, sigortanın yayılma alanını genişletir ve tercih edilme durumunu olumlu olarak etkiler.

Yangın hasarı riskinin yüksek olduğu işletmelerde haliyle yangın sigortası poliçelerine ödenen tutarlar da oldukça yüksek rakamlar olabilmektedir. Bu rakamların çok yüksek olması işletmeleri bazen mali yönden sıkıntılara itebilmektedir. Bu durumda işletmelerin, ödeyeceği poliçe tutarlarının makul düzeylerini bilmesi ve sigorta görüşmelerinde buna göre stratejiler belirleyebilmesi mali yönden yararlarına olacaktır.

İşletmeler ödemek zorunda oldukları poliçe prim tutarlarının makul miktarını belirleyebilmek için istatistiksel yöntemlerden faydalanabilirler. Prim tutarı hesaplanırken özellikle ortalama hasar sıklığı ile birlikte ortalama hasar tutarının gerçeğe yakın tahmin edilmesi oldukça önemlidir.

Yangına Bağlı Kâr Kaybı Sigortası

Bir işletmede yangın ve diğer riskler sonucu meydana gelen maddi hasar, yangın poliçesi ile karşılanır. Ancak bu hasarın gerçekleşmesi nedeniyle işin durmasından doğacak kayıpları (ciro düşmesi, masraf artışı vb.) kâr kaybı sigortası karşılar. Akademik yazında İş Durması Sigortası olarak da bilinmektedir. Bu sigorta ile kâr kaybı teminatı verilecek durumlar, ilgili yangın sigorta sözleşmesinde teminat altına alınmış olan haller arasından, sigorta ettiren ile sigortacı tarafından serbestçe belirlenir.

Yangına bağlı kâr kaybı sigortasında, hasarın meydana geldiği andan, ticari faaliyetin durma veya aksaması tamamen giderilerek normal faaliyete devam olunmasına kadar geçecek süre içinde ve poliçede belirtilen azami tazminat süresini aşmamak kaydıyla, meydana gelecek kâr kaybı ödenir. Sigortalı, hasar anında ticari faaliyetine imkânlar ölçüsünde devam ederek kâr kaybını önlemeye, azaltmaya ya da hafifletmeye yönelik önlemleri almakla yükümlüdür.

Yangına Bağlı Kâr Kaybı Sigortasının Kapsamı

Bu sigorta kapsamında, bir ticari faaliyetin yürütülmesinde kullanılan taşınır ve taşınmaz değerlerde, bir yangın sigorta sözleşmesi kapsamında teminat altına alınan risklerin gerçekleşmesi ile ortaya çıkan hasar ve kayıplar sonucu, ticari faaliyetin kısmen veya tamamen durması veya aksaması nedeniyle oluşan kâr kayıpları, sigortacı tarafından poliçede belirtilen sigorta bedeline kadar teminat altına alınmıştır. Sigortacının kâr kaybı sigortası kapsamında ödeme yapması için sigortalının ticari faaliyeti yürütürken kullandığı bina, makine, donanım, demirbaş ve emtianın geçerli bir yangın sigorta sözleşmesinin teminat altına aldığı risklerin gerçekleşmesi sonucu hasara uğraması ve meydana gelen zararların ilgili sigortacı tarafından tazmin edilmiş veya sorumluluğunun kabul edilmiş olması şarttır.

Bu sigortanın uygulanmasında ticari faaliyet, kazanç sağlamak amacıyla yürütülen her tür faaliyet olarak; kâr kaybı ise ticari faaliyetin durması ya da aksaması sonucunda, tazminat süresi içinde kalmak kaydıyla ciroda meydana gelen azalmadan ve bu azalmayı önlemeye yönelik işletme maliyetindeki artıştan kaynaklanan brüt kâr kaybı olarak anlaşılır.

Sözleşmede sigortalının ticari faaliyetinin özelliği gereği ayrı bir hesap tarzı belirtilmedikçe ve tanımlama yapılmadıkça sigorta tazminatı; cirodaki azalma ve iş maliyetindeki artış sonucu ortaya çıkan brüt kâr kaybından, tazminat süresi içinde brüt kârdan ödenmesi gereken, ancak hasar nedeniyle ödenmeyen veya tasarruf edilen işletme giderleri düşülerek hesaplanır.

Sigorta Eksperi: Sigorta edilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini tespit ile mutabakatlı kıymet, ön ekspertiz ve gözetim gibi işlemleri mutat meslek halinde yapan kişilere denilmektedir.


İş durması riskine karşı duyarlılık derecesi: Sektörlere özel tehlikelerdir. Aynı sigortalı hasarın iki farklı sektörde meydana gelmesi ile ortaya çıkan üretim aksaması, iş durması dereceleri ve şiddetlerinin farklılık göstermesidir.

Doğal Afet Sigortaları ve DASK

“Risk, afet, kalkınma, çevre ve sürdürülebilirlik” kavramları yanı sıra, fiziksel tehlikeleri azaltmak üzere yapısal ve yapısal olmayan önlemleri içeren “risk azaltma ya da sakınım” afet yönetiminin her aşamasında öne çıkmakta ve doğal afet risk yönetiminin uygulanması yönündeki eğilim artmaktadır. Doğal afetlerin oluşma nedeni, toplumların sosyo-ekonomik faaliyetleri sırasında arazi kullanımı ve güvenli yapı inşa etmeyi göz ardı etmesinin bir sonucu olarak afete maruz alanlara yerleşmesidir. Risk yönetimi risklerin belirlenmesi ve azaltılmasından sonra “paylaşımı ve transferi”nin sağlanmasına dayanır. Risklerin azaltılması için mühendislik ve teknik çözümler (yapısal önlemler) yanı sıra, kanunlar, arazi kullanımı ve sigorta gibi önlemler alınır.

Doğal afet sigortasının özel piyasa koşullarında karşılaştığı güçlükler, gelişmiş ülkelerin kamu-özel ortaklığı şeklinde kurulan devlet destekli ulusal sigorta programları oluşturmasına neden olmuştur. Dünyada çeşitli afetlere maruz 13 ülkede (Türkiye dahil) kamu-özel ortaklığı şeklinde devlet destekli doğal afet sigorta sistemi bulunmaktadır.

Ülkemizin 1999 depremleri sonrasında karşılaşılan büyük ekonomik kayıplar ve özellikle ülkenin en çok yatırımının ve nüfusunun bulunduğu İstanbul’da şiddetli bir deprem beklentisi gibi nedenlerle, Dünya Bankası zorunlu deprem sigortasını bir çözüm olarak gördüğü için, kurulmasını teşvik etmiş ve tüm dünyadaki gelişen ülkelere bir örnek olarak sunmuştur.

Zorunlu Deprem Sigortası ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK)

Zorunlu Deprem Sigortası ile, depremin, yangın, infilak ve yer kayması dahil, sigortalı binalarda ve temellerinde, doğrudan neden olacağı maddi zararlar, sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından teminat altına alınmıştır.

2000 yılında kurulan DASK, ülkemizde Zorunlu Deprem Sigortası edindirme, uygulama ve yönetimi faaliyetlerinden sorumlu tüzel kimlikli bir kamu kuruluşudur. DASK, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığına bağlı Sigortacılık Genel Müdürlüğünün kontrolündedir. Genel Müdürlük, zorunlu deprem sigortasının tasarımından ve prensiplerinin duyurulmasından, genel şartlarından, tarifesinden ve programın işleyişinden sorumludur. DASK adına zorunlu deprem sigortası poliçesi satmaya yetkili sigorta şirketleri, Sigortacılık Kanunu’na göre Türkiye’de çalışma yetkisi olan özel sigorta şirketleri ve onların acenteleridir (www.dask.gov.tr).

DASK’ın Amacı

Zorunlu Deprem Sigortası, yaşadığınız binada depremin meydana getirdiği maddi zararları karşılamaya yönelik bir teminat sistemidir. Bu sayede yaşamın deprem öncesindeki temel standartlarında devam edebilmesi amaçlanır.

Zorunlu Deprem Sigortası Teminatın Kapsamı

27 Eylül 2000 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası’nı;

• 587 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler (Ortak yerler dahil), • Tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi arazi ve arsalar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, • Bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler, • Doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler yaptırmak zorundadır.

Sigorta Bedelinin ve Pirimin Tespiti

Zorunlu deprem sigortasının prim miktarlarının tasarımında toplumun her kesiminin ödemeye gücünün yeteceği miktarlar hedeflenmiştir. Sigorta primlerinin tespitinde; binanın yüzölçümü, inşaat türü ve kalitesi, binanın yapı tarzı, binanın üzerinde bulunduğu arazinin zemin özellikleri, deprem riski ve benzeri unsurlar değerlendirilir.

Zorunlu deprem sigortasına ilişkin tarife ve talimatlar ile azami teminat tutarı her yıl Bakan tarafından belirlenir ve Resmi Gazetede yayımlanır. Zorunlu Deprem Sigortası yapılan bağımsız bölüm veya binaların değeri, DASK poliçesi için bulunan bedeli aştığı takdirde, aşan kısım için Zorunlu Deprem Sigortasının yapılmış olması kaydıyla, sigorta şirketleri tarafından yangın sigortası teminatına ek olarak İhtiyari Deprem Sigortası yapılabilir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında