BİL109U-DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Ünite 6: Yaşamın Dönüşümü
Giriş
Yaşamın dijitalleşmesiyle yaşam biçimleri, anlamları ve iletişim sistemlerinde farklılıklar meydana gelmiş, kısa sürede teknoloji toplumuna özgü dijital bir kültür oluşmuştur. Yaşamda dijital kültürün oluşması; bilim dünyası, bireyler ve toplumların dijitalleşmiş davranışlarını açıklamasını gerektirmiştir. Dijitalleşmiş davranışların açıklanması için insan yaşamında yeni deneyim alanları ve kavramlar türetilmiştir.
Yaşamın Dijitalleşmesiyle Ortaya Çıkan Kavramlar
Dijital Yerliler ve Göçmenler
Teknolojik dönüşüm sürecinde önemli bir aktör olan dijital yerliler, teknoloji temelli dünyada gözlerini açan, erken yaşlarda teknolojiyle iç içe büyüyen ve teknolojiye özgü bir öğrenme yöntemi geliştiren yeni çağın bireyleridir. Dijital yerliler; doğumlarından itibaren bilgisayar, akıllı telefon, video oyunu ve internet teknolojileri gibi araçlarla hayatlarını geçiren bir nesli temsil etmektedir. Bilgiye çoklu ortam kanallarından hızlı bir şekilde erişmek isterler. Yeni bin yılın çocukları olarak da adlandırılan dijital yerliler; daha önce görmedikleri bir teknolojiyi bireysel uğraşıyla kolayca öğrenebilme ve kullanabilme potansiyeline sahiptir.
Dijital göçmenler ise yaşamlarının sonraki dönemlerinde dijital teknolojiyle karşılaşmış bireylerdir. Bu kişiler, dijital medya araçlarını kullanmakta zorlanırlar. Dijital araç yerine basılı materyaller kullanmayı tercih ederler. Dijital göçmenler, bilgiyi sınırlı kanallardan kontrollü bir şekilde elde etmeyi isterler. Teknolojik bir aracı kullanmak için süreçte kullanmayı öğrenmek yerine kullanım rehberini okurlar. Dijital göçmenlerin bir kısmı zaman içerisinde teknolojiye uyum sağlamalarına rağmen dijital yerliler kadar yetkin olamayıp göçmen aksanlarını korumaya devam ederler.
Dijital Melez
Dijital yerliler ve dijital göçmenler, teknoloji kullanımı açısından iki ayrı ucu oluşturmaktadır. Ancak iki grup arasında her iki becerilere orta düzeyde sahip bireyler de bulunmaktadır. Bu bağlamda, dijital melez kavramı ortaya çıkmaktadır. Dijital melez olarak adlandırılan bireyler; dijital teknolojiye hâkim ve dijital yerliler gibi bilgi edinme yolu olarak interneti tercih etmelerinin yanında basılı materyalleri de kullanmaya devam etmektedirler. Bu bakımdan dijital yerli ve dijital göçmenlerin özelliklerini birlikte taşımaktadırlar. Dijital melezler; teknolojik kaynakları ihtiyaçları doğrultusunda kullanabilirken dijital yerliler kadar teknolojiyi etkin bir şekilde kullanamayabilir ve aynı zamanda kâğıt gibi basılı materyallere karşı yakınlık hissederler. Dolayısıyla dijital melezler yeni teknolojilere uyum sağlamaya çalışan, değişime açık olan ancak geçmiş deneyimlerini de beraberinde işe koşan bireylerdir. Bu bakımdan dijital
melezler dijital yerliler ile dijital göçmenler arasında yer alan bir geçiş grubunu temsil etmektedir.
Dijital Bilge
Dijital bilge; teknolojiyi sadece kolaylıkla kullanabilen değil teknolojiyi yönlendirme sürecinde bilgece düşünerek karar verebilen bireydir. Dijital bilgelik; doğuştan gelen bilişsel kapasitenin üst sınırlarına erişmek ve yetenekleri artırmak için akıllı dijital teknolojilerin kullanılmasıdır. Bireylerin kendi yeteneklerini dijital teknolojilerle birleştirerek bilgece karar verebilmeleri ve dijital teknolojinin yaşamın bir tamamlayıcısı olarak kullanmaları dijital bilgeliğin bir göstergesidir. Dijital bilgeler; yaşamlarını kolaylaştırmak için hangi dijital aracı kullanacakları konusunda bilgece seçim yapabilir ve yaşam sorunlarına teknoloji odaklı çözümler üretebilirler. Bu bakımdan dijital bilgelik; dijital okuryazarlık, programlama bilgisi, güvenli internet ve teknoloji kullanımı ve dijital içerik üretimi gibi becerileri kapsamaktadır. Dolayısıyla yaşamına dijital teknolojiyi bilgece dâhil edebilen dijital göçmenler; dijital bilgeliğe doğru bir yol alabilirler. Böylelikle dijital yerli ve dijital göçmen arasındaki uçurum kapanabilir. Sonuç olarak dijitalleşmiş yaşam; bireyleri daha akıllı değil daha bilge yapacaktır.
Dijital Yabancılaşma
Bireyin gerçek yaşamında sanal bir dünyada daha fazla vakit geçirmesi; gerçek kimliği ile dijital kimliği arasında bir tutarsızlığa yol açabilmektedir. Bu durumda dijital hayat, bireyi gerçek yaşamına yabancılaştırmaktadır. Yaşamda dijitalleşmenin yayılması, dijital dünyada yaşama zorunluluğunu doğurmuş ve bu sanallaşan dünyaya boyun eğiş gerçek dünyaya yabancılaşmaya yönlendirmiş olabilir. Ancak dijital dünya evreninin hızla büyümesi, bireylerin bu hıza uyum sağlayamayarak dijital araçları birer amaç hâline getirmesine sebep olabilmektedir. Teknolojinin amaç hâline gelmesi ise bireyi gerçek dünyadan kopararak yabancılaştırmaktadır. Örneğin Facebook, Instagram, Twitter ve Tiktok gibi sosyal ağ platformlarında arkadaş olarak eklenen veya takip edilen yüzlerce hatta binlerce kişi bulunmaktayken gerçek yaşamda bu kadar çok kişiyle görüşülmemektedir. Hatta çoğu dijital kimlik kullanıcısıyla gerçek hayatta hiç tanışılmamış bile olabilir. Bu durum bireylerin dijital yabancılaşmasının bir sonucudur. Bireyin gerçek yaşamına yabancılaşması, toplumsal çevresine uyumunun azalması ve çevresi üzerindeki kontrolünün belirsizleşmesi zaman içerisinde bireyi yalnızlığa ve mutsuzluğa sürükleyebilir.
Dijital Kimlik
Dijital kimlik; bireylerin kendi kimliklerini teknolojik bir altyapıda ifade edebildikleri ve kendi tercihlerine göre şekillendirebildikleri kimliklerdir. Dijital kimlik; bireylerin internet ortamlarında kendi kimliklerini şekillendirerek istedikleri bir şekilde sunabildikleri sanal bir yapıdır. Bu bakımdan dijital kimlik sanal veya siber kimlik olarak da isimlendirilebilmektedir. Bireyler dijital
kimliklerini istedikleri şekilde yazılı veya görsel içeriklerle oluşturabilmekte, yapılandırabilmekte ve değiştirebilmektedir. Aynı zamanda bireyler; dijital kimlik ile gerçek yaşamdaki kimliklerinden bağımsız olarak farklı kimlikler oluşturabilmekte, gizlenebilmekte hatta anonimleşebilmektedir. Dijital ortamın gizlilik ve güvenlik ayarlarının kısıtlanabilir oluşu, dijital kimliklerin çevrim içi görünmezliğini de ortaya çıkarmaktadır. Çevrim içi görünmezlikle şekillenen dijital kimlik; gerçek kimlikten bağımsız olarak davranabilmek ve gerçek yaşamın normlarından serbestçe uzaklaşabilmek için ortam tanımaktadır.
Yaşam Alanlarında Dijitalleşme
İnsan ve nesneler arasındaki iletişimin dijital yolla sağlandığı yaşam teknolojilerinden dikkat çeken akıllı yaşam alanları ve bu sistemlerle ilişkili olan nesneler ile yapay zekâ teknolojileri bu bölümde ele alınacaktır.
Dijital Araçlar Arasında İletişim
“İnternet” ve “nesne” kelimeleri bilgi ve iletişim teknolojilerinin yeni nesli olarak değerlendirilirse duyusal iletişim; ağ oluşturma ve bilgi işleme teknolojilerine dayalı dünya çapında bir ağ üzerinden birbirine bağlı bir teknoloji olarak dikkat çekmektedir. Nesnelerin interneti; birlikte çalışabilmekte, iletişim protokolleri ve standartlarına dayalı olarak kendini yapılandırmakta ve dinamik ağ altyapısını içerisinde barındırmaktadır. Ayrıca fiziksel ve sanal nesneler üzerinde dijital kimlikleriyle akıllı arayüzleri kullanma ve bilgi ağı olarak bu nesnelere entegre olabilme yeteneklerine sahiptir. Nesnelerin internetinin güzel örnekleri arasında akıllı evler, akıllı hastaneler, lojistik, ulaşım, trafik yönetimi ve tarım gibi alanlar bulunmaktadır. Nesnelerin interneti; fiziksel nesnelere internet aracılığıyla erişilebilen yeni nesil interneti tanımlamaktadır. Nesnelerin internetinin gelişimi “gömülü zekâ, bağlantılılık ve etkileşim” olmak üzere üç adımı içerir. Ağa bağlı olmadığı hâlde çamaşır makinesinin işini otomatik olarak tamamlaması, otomobil motor kontrolünün bulunması ve yarı fonksiyonlu yapay kollar birer gömülü zekâ ürünüdür.
Akıllı Yaşam Alanları
Nesnelerin ağ üzerinden birbiriyle bağlantılı olması bu teknolojilerin yaşam alanı olarak evlerde kullanımını tetiklemiştir. Nesnelerin interneti tabanında hazırlanan akıllı ev teknolojisi yerden ve zamandan bağımsız olarak nesneler ve insanlarla bağlantı kurarak insan hayatını değiştirmiştir. Akıllı evlerde klima ve ısıtma, havalandırma ve aydınlatma gibi donanımsal araçları ve güvenlik sistemlerinin dijital yolla algılanabildiği ve kontrol edilebildiği otomatik sistemler bulunmaktadır. Merkezden kontrol edilebilen anahtar ve sensörleri içeren bu dijital teknoloji tabanlı sistemlere ağ geçitleri denilmektedir. Ağ geçitleri bir akıllı telefon, tablet veya bilgisayar aracılığıyla bir kullanıcı üzerinden kontrol edilebilen ve nesnelerin interneti üzerinden yönetilen sistemlerdir. Kullanıcılar, akıllı telefon uygulaması
üzerinden evindeki akıllı cihazın mikro denetleyicisine komut göndererek evlerini uzaktan yönetebilmektedir.
İletişim ve Sosyalleşme Alanlarında Dijitalleşme
Dijital teknolojilerin yaşam alanlarındaki kullanımının genişlemesiyle dijital yerli ve dijital göçmen olarak sınırlanabilen farklı yaş grupları için sosyalleşmenin yönünde de birtakım değişimler yaşanmıştır.
Dijital Sosyalleşme
Sosyalleşme; bireylerin norm ve değerleri edinebilmeleri ve toplum ve kültürlerin üyeleri olabilmeleri için sosyal olarak yönlendirilme sürecidir. 21. yy’da internet ve dijital teknolojilerle birlikte iletişim ve sosyalleşme elektronikleşmiş, bilgi dijitalleşmiş, ağ toplumları oluşmuş ve dijital kültür meydana gelmiştir. Dijital medyanın yoğun kullanımından dolayı benlik, aidiyet ve grup sosyalleşme duyguları büyük ölçüde internet üzerinden yaşanmaktadır. Bu anlamda dijital medya; sosyal ağlar, sanal dünya oyuncuları, web kamera konferansları, blog yazarları gibi kolektiflerden oluşmaktadır. Dijital sosyal ağ uygulamalarının her birinde farklı katılım şekilleri olabilmektedir. Sosyal ağ uygulamalarında çevrim içi, çevrim dışı kullanım, beğen, beğenme, ilet, kaydet, toplu mesaj veya özel mesaj gibi farklı etkileşim araçları bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında dijital teknoloji alanının kendine özgü bir kültürünün olduğu söylenebilir.
Sosyal ağ araçları; kullanıcıların yer ve zamandan bağımsız olarak iletişimde olmasını sağlayarak bilgi paylaşımı yoluyla arkadaştan öğrenmeyi, fikri haklara duyarlı davranmayı, kültürel dilin gelişmesi ve farklı beceri alanlarının kazanılmasını desteklemektedir. Sosyal ağ ortamları ile gerçek yaşamın iç içe geçmişliği ele alındığında gerçek yaşam kültürü ile dijital kültür arasında her an birinden diğerine kültür aktarımı yaşanmaktadır. Örneğin gerçek yaşamda gerçekleşen bir saldırı olayı sosyal medyada büyük tepki yaratabilmekte, kolektif davranışlar gerçekleştirilerek nefret ve linç paylaşımları yapılabilmekte veya tersi yönde manipülatif yorumlarla gerçek yaşamdaki topluluk algısı değiştirilerek karar alıcılar üzerinde etki oluşturulabilmektedir. Diğer yandan sosyal ağ kullanıcıları gerçek yaşamda hiç karşılaşmayacakları ünlü, yönetici veya siyasetçilerle aynı sanal ortamda bulunabilmekte ve onlarla iletişim kurabilmektedir.
Dijital İletişim Aracı Olarak Kimlikler
Günümüzde arkadaşlık ilişkileri eğitim, iş veya ekonomik sebeplerle yüz yüzeden ziyade sosyal ağ araçları üzerinden sürdürülmektedir. Öyle ki sosyal ağ ortamlarında doğum günleri kutlanmakta, sanal hediyeler gönderilmekte, üzüntüler paylaşılarak dertleşme ortamı yaratılmakta, anlık mesajlaşma ve iş birlikli çalışma uygulamalarıyla uzaktan ortak çalışmalar yapılabilmekte, web konferansları yapılarak iş toplantıları veya arkadaşlık sohbetleri gerçekleştirilebilmektedir. Sosyal ağların yanlış kullanımı; sosyal ağ bağımlılığı, gelişmeleri kaçırma korkusu veya aşırı fotoğraf inceleme davranış bozuklukları gibi sorunları beraberinde getirebilmektedir.
Dijital kimlikler, paylaşımlar, iletişim dili ve görsel araçlarıyla bütünleşen dijital sosyalleşme iletişim dünyasının sanal bir görünümüdür. Sosyal ağ ortamlarında kuralsız, anonim veya değiştirilmiş dijital kimliklerle bireylerin öz benliklerinden farklı davranabilmesi; farklı sosyal topluluklara dâhil olabilmesini kolaylaştırmaktadır. Bireylerin sosyal ağlarda dijital kimliğini sunuş biçiminin gerçekten farklı olarak ilgi çekici fotoğraflar veya düşünürlerin sözlerinin yer aldığı metinler gibi paylaşımlarla süslü bir vitrin yaratması; kullanıcı profilinin popülerliğini artırarak daha fazla kullanıcı ile etkileşime girmesine yardımcı olabilir. Birden fazla oluşturulabilen farklı dijital kimliklerle hızla sanal arkadaşlıkların kurulup yıkılması ve yeniden yenilerinin kurulmasıyla gerçek yaşamdaki sosyallik yerini sanal bir sosyalliğe bırakmıştır.
Ürün ve Hizmetlerin Dijitalleşmesi
Dijital İş Gücü
Dijitalleşmeyle çalışanlar, işverenler ve müşteriler dünyanın farklı yerlerinden aynı iş sistemi içerisinde iletişim kurabilmektedir. Bunun yanında dijitalleşme tamamen dijital temelli iş ortamları üzerinden ücretli çalışmak isteyen milyonlarca insan için dijital iş gücü ve emek platformlarını ortaya çıkarmıştır. OECD (2021) raporunda, iş yaşamında istihdama dijital becerilerin yön vereceği ve hâlihazırda uygulanan iş süreçlerininse dijitale dönüşeceği tahmin edilmektedir. Bu dönüşüm sürecinde yeni teknolojiler iş yaşamına kazandırılırken çalışanlar ise yaptıkları işlerini teknoloji aracılığıyla geliştirebilir, kendi dijital yetkinliklerini artırabilir ve dijital becerilerle daha etkin bir şekilde iş gücüne katılım sağlayabilirler. Çalışma yaşamında işin dijitalleşmesi; iletişim, iş modelleri ve işlevlerin dijitalleşmesi sonucu akıllı bir üretimin sağlanmasını kapsamaktadır. Çalışma yaşamının dijitale taşınmasıyla birlikte çalışanların bağımsızlaşması sonucu girişimciler start-up uygulamalarına yönelik uygun yatırımcıyı bularak projelerini hayata geçirebilmekte ve dijital emek ortamları iş yaşamına yön verebilmektedir. Start-up uygulama; pazar ihtiyacını karşılamaya yönelik yenilikçi ürün, süreç veya servis geliştiren hızlı büyüme potansiyeline sahip girişimciliktir. Dijital çalışma alanlarının genişlemesi sonucu çalışma biçimlerinin de dönüşmesiyle “freelance” çalışma biçimi ortaya çıkmıştır. Bu çalışma şekli; herhangi bir işverene uzun vadeli sözleşmeyle bağlı olmadan, belirli hizmet veya ürünler için kişilerle kısa süreli olarak çalışmayı ifade eder.
Hizmetlerin Erişiminde Dijitalleşme
Bilgi teknolojileri, akıllı ürünlerin ve e-Hizmetlerin bireysel tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere çözüm üreten bir pazarın sunulmasını ifade eden bir kavram olarak Akıllı PSS şeklinde adlandırılmaktadır. Ürün ve hizmetlerin dijitalleşmesinde Akıllı PSS aşamasına gelinceye kadar teknolojinin gelişim sürecini takiben 1999 yılından itibaren İnternet Tabanlı PSS, 2010 tarihinden itibaren Nesnelerin İnterneti Özellikli PSS ve günümüzde Akıllı PSS teknolojisi kullanılmaya başlanmıştır. Akıllı PSS’lerde sıklıkla kullanılan gerçek dünyadaki fiziksel
varlığın yapay zekâ tabanlı sanal bir kopyası “Dijital İkiz (Digital Twin)” olarak adlandırılmıştır.
Ulaşımda Dijitalleşme ve Dijital Seyahat
Geçmişte fiziksel bilet alımı yoluyla yapılan seyahat işlemleri, zamanla çeşitli otomatlar üzerinden gerçek zamanlı olarak yapılabilir duruma gelmiştir. Dijitalleşme ve internet teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla ise günümüzde şehir içi ve şehir dışındaki ulaşım faaliyetleri için bisiklet, otobüs, metro, metrobüs, tramvay, tren, uçak ve gemi bilet işlemleri çevrim içi yolla yapılabilmektedir. Çevrim içi olarak web sayfası üzerinden yolculuk yapmak isteyen bireyler; sanal kimlik yoluyla kendi profilleri üzerinden bilet satın alma, ödeme işlemini gerçekleştirme, biletini iptal etme veya yaptığı seyahatlerin dökümünü alabilme olanaklarına sahiptirler. Aynı zamanda seyahat ettikçe mil veya puan kazanımı gibi dijital birikim eklentileri ve diğer yolcuların ulaşımlarına maddi destek sunmak için askıda bilet gibi uygulamalar dijitalleşen ulaşımın yararlı yönlerini göstermektedir.
Yaşamın Dijital Dönüşümünde Geleceğe Yönelik Öngörüler
Endüstri gelişimi; “düşünülemeyen olanı düşünmek” ve buna yönelik teknoloji üretmek yerine, hâlihazırda var olan teknolojinin gelişimi, daha fazla benimsenmesi ve günlük uygulamaların değişimini temsil eder. Gelişen teknolojiyle bulut tabanlı analitik işlem yapan araçlar, yapay zekâ tarafından desteklenen blok zincir sistemi ve büyük veriye erişim karar verme mekanizmasını büyük ölçüde otomatikleştirecektir. Bununla birlikte akıllı yaşam alanlarında; bireyin kişisel ihtiyaçlarını karşılama merkezinin ev olacağı, evlerde dijital araçlarla kontrol edilen cihazların, blok zinciri ile birbirine bağlı nesnelerin, otomatikleşmiş makineler ve araç şarj etme gibi enerji depolama birimlerinin bulunacağı tahmin edilmektedir. Günümüzde bireysel yaşam alanına ağırlık verildiğinden gelecekte de ev teknolojilerinin daha fazla gelişme eğilimi bulunmaktadır. Yaşam ve çalışma alanlarında dijitalleşmiş araçların kullanımının yanında, teknolojinin gelişmesi sonucu tümüyle dijital bir ortamda bulunabilme hissiyatını oluşturan sanal gerçeklik teknolojisi dijital yaşamın yolunu açmıştır. Fiziksel dünyayı bir sanal dünyada oluşturan metaverse, sanal bir dünyanın ötesinde, sanal bir mekânda yaşamayı sağlayan internetin bir evrimidir. Yeni çağda her şeyin fiziksel olması gerektiği fikri hızlı bir şekilde çürütülüyor. İnsanlar zaman içerisinde dijital koleksiyon ürünlerine sahip olmak, dijital dosyalar biriktirmek, ikinci bir dünyaya sahip olmak isterken metaverse teknolojisi buna olanak tanıyor.