Küreselleşmenin yiyecek ve içecek alanındaki gelişmelere yönelik etkisinin en somut örneği nedir?
Fast food (hızlı yemek) akımı, küreselleşmenin yiyecek ve içecek alanındaki gelişmelere yönelik etkisinin en somut örneği olarak nitelendirilebilir.
Küreselleşmenin yiyecek ve içecek alanındaki gelişmelere yönelik etkisinin en somut örneği nedir?
Fast food (hızlı yemek) akımı, küreselleşmenin yiyecek ve içecek alanındaki gelişmelere yönelik etkisinin en somut örneği olarak nitelendirilebilir.
Slow food'un amacı nedir?
Slow food yani yavaş yemek hareketi, en temel hatları ile ulusların yemek kültürlerini, insanların yemek yemekten haz almaya devam etmelerini sağlayarak korumak ve sürdürmek amaçlarını taşımaktadır.
Fast food (Hızlı yemek) nedir?
Fast food (Hızlı yemek): Kısa sürede hazırlanıp self servis sunulan ve kısa sürede tüketilebilen yiyeceklerdir.
Slow Food (Yavaş yemek) nedir?
Slow Food (Yavaş yemek): Tüm insanların kendilerine, yetiştiricilerine ve gezegenimize iyi gelen gıdalara erişebileceği ve onların tadını çıkarabileceği bir dünya oluşturmaya yönelik uluslararası, ulusal ve yerel düzeylerde faaliyet gösteren bir gönüllü hareketidir.
Monokültür nedir?
Monokültür: Bir bölgede uzun yıllar boyunca sürekli olarak tek bir bitki türünün çok geniş alanlarda ve çok fazla miktarda yetiştirilmesine dayanan tarımsal bir yöntemdir.
Biyoçeşitlilik nedir?
Biyoçeşitlilik: Tüm dünyada veya belirli bir habitatta ekosistem (doğal sermaye), tür ve gen çeşitliliğine verilen addır.
Biyolojik çeşitlilik neden önemlidir?
Biyolojik çeşitlilik insanoğlunun ekonomik ve sosyal hayatının devamlılığı için gerekli olan hizmetleri sağlar. Aynı zamanda tozlaşma, iklimsel düzenlenme, selden koruma, toprak verimliliği ve gıda, yakıt, lif ve ilaç üretimi gibi ekosistem hizmetleri (doğanın sağladığı hizmetler) için de önemlidir.
Endüstriyel tarım nedir?
Endüstriyel tarım: En yüksek verimlilik ve en yüksek kâr hedefleriyle üretimde makine, teknoloji, genetiği değiştirilmiş organizma ve zehirli kimyasalların en üst düzeyde kullanılarak mono ekim yapılan, tüm bu nedenlerle ürünlerin ve toprağın kısırlaşmasına sebep olan tarımsal üretim sistemidir.
Organik tarım nasıl bir üretim biçimidir?
Organik tarım: İnsan sağlığına ve çevreye zarar verilmeden, üretimde kimyasal girdi kullanılmadan ve üretimden tüketime kadar her aşaması kontrol altına tutulan, sertifikalı tarımsal üretim biçimidir.
Atalık tohum nasıl bir tohumdur?
Atalık tohum (ata tohumu, millî tohum, yerli tohum, yerel tohum): Binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşabilmiş, sağlıklı ve saf tohumlardır.
Atalık tohumların özellikleri nedir?
Atalık tohumlar, kuşaklar öncesinden kalma doğal tarım yöntemleri ile üretilmiş ve genetiğiyle oynanmamış tohumlardır. Yüzyıllardır kullanılmakta olan bu tohumlar, kimyasallara maruz kalmadıklarında besin değerleri yüksek, sağlıklı ve lezzetli ürün verir. Kısır veya hibrit olmadıkları için bu tohumlarla üretilen üründen tekrar tohum almak ve alınan tohumları gelecek yıl tekrar ekmek mümkündür. Diğer bir anlatımla atalık tohumlar, doğurgan oldukları için sonraki yıllarda tekrar ekilip çoğaltılabilir ve gelecek kuşak için yüzlerce yıl saklanabilir.
Fast food kavramı dilimizde hangi ifadelere çevrilmiş olarak kullanılır?
Fast food kavramı dilimize hızlı yemek, çabuk yemek, ayaküstü yemek gibi ifadelerle çevrilmiş durumdadır.
Gastronomi bağlamında hazır yemek ne demektir?
Hazır yemek: Önceden kısmen pişirildikten sonra paketlenip satılan ve satın alındıktan sonra ısıtılıp tüketilen yemektir.
Genel olarak fast food dendiğinde akla gelen ilk yiyecek nedir?
Genel olarak fast food dendiğinde akla ilk gelen uluslararası zincirlerde satılan, çoğunlukla yanında kızarmış patates ve bol buzlu gazlı bir içecekle birlikte servis edilen, içerisinde kırmızı ya da beyaz etten üretilmiş bir köftenin ketçap, mayonez, çeşitli soslar ve bazen de az miktarda soğan, domates veya marul ile birlikte yer aldığı hamburger gelmektedir.
Geniş bir açıdan bakıldığında fast food nedir?
Geniş bir açıdan bakıldığında fast food ya da hızlı yemek kısa bir zamanda hazırlanabilen, bir servis elemanı olmaksızın müşterinin kendisi tarafından masasına götürülmek suretiyle (self servis) hızlı bir şekilde sunulan, hazırlandığı mekân içerisinde ve yine kısa bir süre içinde tüketilen ya da paket yaptırılarak alınıp götürülen yiyecekleri ifade etmektedir. Bu geniş çerçeveden bakıldığında fast food ya da hızlı yemeğin sadece hazır hâlde satışa sunulan hamburger, patates kızartması ve gazlı içecekleri değil benzer şekilde sunulan pizza, köfte ekmek, döner dürüm gibi hızlı tüketilebilen diğer yiyecekleri de kapsayacağı görülmektedir.
Fast food işletmeleri nasıl tanımlanmaktadır?
Yiyecek içecek işletmesi çeşidi olarak hızlı yemek sunan fast food işletmeleri en fazla müşteriye, en kısa zamanda hizmet sunmak için standart yöntemleri kullanarak, sınırlı bir menü sunan yiyecek ve içecek işletmeleri olarak tanımlanabilir.
McDonaldlaştırma ne demektir?
McDonaldlaştırma: Amerikan fast food zinciri McDonald’s’ın yarattığı sistemin tüm dünyada küreselleşmenin etkisiyle toplumun birçok alanını etkisi altına almasıdır.
Mcdonald’s restoranlarının ilki hangi yıl açılmıştır?
Fast food dendiğinde akla ilk gelen yiyecek içecek işletmelerinin başında yer alan ve hızlı yemek kavramını bir yaşam biçimine dönüştürerek tüm dünyada yayılmasına öncülük eden Mcdonald’s restoranlarının ilki 1948 yılında açılmıştır.
McDonalds sonrası açılan Fast food restoranları hangileridir?
1950’li yıllarda Taco Bell veBurger King, 1960’ların sonunda Wendy’s açılmış, KFC gibi günümüzün tanınan fast food zincirlerinden bazıları da mevcut restoranlarını McDonald’s sistemine adapte ederek fast food restoranlarına dönüştürmüşlerdir.
McDonald’s restoranlarının dünyadaki sayısal gelişimi nasıldır?
McDonald’s restoranlarının dünyadaki gelişimi üzerinden konuyu sayısal olarak açıklayacak olursak 1948 yılında ilk restoranını açan zincirin 1959’da yüzüncü, 1963’de beş yüzüncü, 1968’de ise bininci restoranı faaliyete geçmiştir. 1961 yılında Ray Kroc tarafından satın alınan McDonald’s restoran konseptine uygun ilk yurt dışı McDonald’s restoranı 1967 yılına açılmış olup McDonald’s zincirinin dünya genelindeki restoran sayısı 2019 yılına gelindiğinde ise otuz sekiz bin altı yüz doksan beşe ulaşmıştır. McDonald’s restoranları günde yaklaşık olarak altmış dokuz milyon müşteriye hizmet vermektedir.
Mc Donalds kardeşlerin geliştirdiği fast food sisteminin özellikleri nelerdir?
Mc Donalds kardeşler tarafından geliştirilen sistemde öne çıkan özelliklerden ilki birkaç farklı ürün çeşidi ile sınırlandırılmış bir menünün varlığıdır. Menüde yer alan yiyecekler arasında burgerler, patates kızartması, içecek ve tatlı yer almaktadır. Bu sınırlı menü uygulaması, müşterinin seçim yapmasını kolaylaştırma ve hızlandırmanın yanı sıra bu sistemi benimseyen işletmeleri mutfaklarında da yeni bir sistemin oluşmasını beraberinde getirmiştir. Az sayıda ve çabuk hazırlanan yiyecekler, işletmelerin mutfaklarının da az sayıda çalışanla yüksek verimlilik elde edecek şekilde düzenlenmesini sağlamıştır. Sadece mutfakta değil, serviste de önemli değişiklikler meydana getirmiş ve bu durum fast food restoranlarının müşteri profilinin çeşitlenmesinde de etkili olmuştur. Yiyecek ve içeceklerin kâğıt bardak ve ambalajlar ile arabaya servis yerine self servis veya paket servis olarak sunulması, servis elemanı çalıştırma gerekliliğini ortadan kaldırdığı gibi, fast food restoranlarının gençlerin yanı sıra çocuklu aileler tarafından da tercih edilen yiyecek içecek işletmeleri hâline gelmelerinen katkı sağlamıştır. Daha az çalışan ile daha çok müşteriye, daha hızlı ve daha çok üretim ve servis ya da diğer bir ifadeyle satış yapabilmek, yüksek verimliliğe ve yüksek kârlılığa ulaştırmıştır.
McDonald’s Türkiye’de ilk restoranını hangi yıl, nerede açmıştır?
Türkiye’de ilk fast food restoranı bu akımın tüm dünyaya yayılmasını sağlayan McDonald’s zinciri tarafından İstanbul Taksim’de 1986 yılında açılmıştır.
Günümüzde fast food'a talep neden artmıştır?
Yüksek gelirli aile sayısının artması, yoğun çalışma saatleri nedeni ile kısalan yemek yeme süresi, çalışma hayatına giren kadınların evde yemek pişirmeye zaman ayırmaması ve internet üzerinden yemek siparişi verme imkânının kolaylaşması gibi ev dışında yemek yemeyi teşvik eden çeşitli faktörler, daha hızlı ve pratik karın doyurma imkânı sunan fast food işletmelerine ve bu işletmelerin sunduğu ürünlere olan talebi önemli ölçüde artırmaktadır.
McDonald’s özelinde fast food işletmelerinin özellikleri nelerdir?
McDonald’s özelinde fast food işletmelerinin sıklıkla tercih edilmesinde de etkili olan, kendine has özelliklerini şu şekilde sıralanmaktadır:
• Önceden hiç gelinmemiş olsa bile şeffaf camlar sayesinde içeri girmede yabancılık hissettirmemek
• Müşteriye işletmeden içeri girdikten sonra nereye gitmesi gerektiği veya neyi nasıl yapması gerekeceği gibi endişeler yaşatmayan bir mekân akışkanlığı ve bu akışkanlık içinde yönlendirilme imkânı sunmak
• Yabancısı olunan ülkelerde, o ülkenin dilini bilmeyen kişilerin bile duvarlardaki renkli resimli menülerden yiyeceklerin isim ve fiyatını kolayca anlayabilmesini ve seçebilmesini sağlamak
• Bazen ülkelere göre değişen yiyeceklere de yer verilmekle birlikte genel olarak menülerde dünyanın tüm ülkelerinde bulunan ve hiç değişmeyen, zincire özgü ve sınırlı sayıda yiyeceğe yer vermek
• Bahsi geçen bu standart yiyeceklerin resimlerini tüm dünyadaki insanların, onlarla karşılaşmadan önce pek çok yerde ve pek çok kere görmesini sağlayan reklamlar yapmak
• McDonald’s ürünlerini daha önce tüketmemiş olan müşterilerin bile, bu yiyeceklerin resimlerini görür görmez onları tanımasını ve bu yolla yemek kültürüne çok yabancı oldukları ülkelerde bile kendilerini güvende hissetmelerini sağlamak
• Hangi McDonald’s’ta olursa olsun, müşterinin kendi ülkesinde olmanın rahatlığı içinde bildik hizmet ve üründen yararlanabilmesine imkân vermek.
Fast food olarak nitelendirilen yiyeceklerin genel özellikleri nelerdir?
Fast food olarak nitelendirilen yiyeceklerin genel özelliklerini şu şekilde sıralamamız mümkündür:
• Belirli üretim hattı tekniklerine uygun olarak hazırlanmış olmaları,
• Müşterilere hızlı bir şekilde self servis ya da paket servis ile sunulmaları,
• Sınırlı sayıda yiyecekten oluşan menülere sahip fast food işletmelerince satılmaları.
Sık fast food tüketmeye bağlı olarak gelişebilecek hastalıklar nelerdir?
Fast food yiyeceklerin tüketiminin vücut kitle indeksini artırarak obeziteye sebep olduğunu iddia eden pek çok çalışma bulunmaktadır. Diğer hastalıklar arasında ise kalp rahatsızlıkları, diyabet ve kanser öne çıkmaktadır.
Obezite nedir?
Obezite: Bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır.
Diyabet nedir?
Diyabet: Kandaki şeker düzeyini dengeleyen insülin hormonunun eksikliği ve/veya yeterince salgılanmasına rağmen, vücutta kullanılamaması sonucu oluşan kronik metabolizma bozukluğudur.
McDonaldlaştırma hangi düşünceyi kapsar?
McDonaldlaştırma, McDonald’s zinciri tarafından uygulanan üretim sisteminin ve bu restoranla başlayan fast food tüketim alışkanlığının insanların ve bu insanlardan oluşan toplumların yaşamları üzerinde olumsuz etkileri olduğunu savunan düşüncenin ismidir.
Slow Food neye tepki olarak ortaya çıkmıştır?
Slow Food yani yavaş yemek hareketi, hızın insan yaşamı ve toplumların yapısı üzerindeki olumsuz etkilerine karşı bir tepki ve hatta bir çözüm önerisi olarak ortaya çıktığını söyleyebiliriz.
Slow Food hareketinde bahsi geçen yavaşlık kelimesinin anlamı nedir?
Slow Food (yavaş yemek) hareketinde bahsi geçen yavaşlık kelimesi geçmişe, güzel eski günlere dönmeyi ya da tembellik etmeyi değil, yaşanılan zamanı anlamlı, sürdürülebilir, düşünceli ve keyifli bir hâle getirmeyi temsil etmektedir. Dolayısıyla yavaş yemek hareketi, hız endişesine kapılmadan, tadına ve gelenekselliğine uygun olarak yörede yetiştirilmiş ürünlerden, özenle hazırlanmış yemekleri akla getirmektedir. Slow food hareketine göre gastronomi, bir ülkede hatta bir bölgede ya da bir yörede tüketilen yiyecek ve içecekle bağlantılı tüm konuların değişkenliğini ortaya koyarak farklılık yaratır. Yiyeceklerden daha fazla nasıl keyif alınacağı ve yiyeceklerin kalitesinin nasıl artırılacağı ile ilgili olan gastronomi, geleneksel zevkleri, ortak tatları ve dokuları koruyarak damak tadına hitap eden en sağlıklı beslenmeye ulaşmayı hedeflemelidir.
Slow Food hareketinin simgesi nedir?
Slow Food hareketinin simgesi, bu hareketin temel felsefesini temsil eden salyangozdur. Salyangoz yavaş hareket eder ve yavaşlığı temsil eder, patikası boyunca yol alabilmek için çok zaman harcar, acele etmez ve evini sırtında taşıyarak gittiği her yere götürür. Aynı zamanda temkinlidir ve bir o kadar da kararlıdır. Bu kararlılık sayesinde cüssesinden beklenmeyecek mesafeleri kat edebilir. Ayrıca, salyangoz, yolculuğunu gerçekleştirirken geçtiği yerlerde ince bir iz bırakır.
Slow food, hareketinin amaçları nelerdir?
Slow food, küreselleşmenin üretim ve tüketim alanında yarattığı tek tipleşmeye ya da bir diğer ifadeyle aynılaşmaya karşı gerçekleştirilen; tarımda yerel tohumların kullanılmasını, yerel yiyecek ve içecek üretiminin desteklenmesini, gıda alanında özgünlüğün ve çeşitliliğin sürdürülmesini, yerel halkın ekonomik çıkarlarının korunmasını ve yerel kalkınmanın sağlanmasını içeren küresel bir harekettir. Yerel biyoçeşitliliğin korunmasını sağlamak için tohum bankası oluşturmak, iyi yemek ve beslenmeye dikkat çekerek tüketicileri fast food ürünlerinin risklerine karşı eğitmek, tat eğitimini teşvik etmek, gıdaların genetiğinin değiştirilmesine ve tarımda zehirli kimyasalların kullanımına karşı çıkarak organik çiftçiliği teşvik edici kamuoyu oluşturmak gibi amaçlarla ve temiz, adil, sağlıklı gıda prensibiyle endüstriyel gıdalara ve beslenme biçimlerine karşı mücadele etmek de Slow Food hareketinin kapsamında yer almaktadır. Yaşamın ritmini dengelemeye ve doğayla uyumlu bir ilişki sağlamaya da odaklanmıştır. Ulusların mutfak kültürünün devamlılığı adına yerel mutfak mirasının keşfedilmesi, kayıt altına alınması, geliştirilmesi ve koruması da bu hareketin önemli amaçları arasındadır. Yemek yemeyi yaşamın temeli olarak kabul eden Slow Food felsefesine göre yaşamdan zevk almayı sağlayacak en kolay yol yemeklerin kalitesini yükseltmek ve yemek yemeye zaman ayırmaktır. Yemek ve dünya arasındaki güçlü bağların anlaşılmasını sağlamak Slow Food felsefesinin önemli bir parçasıdır. Slow Food hareketi yemeğin günlük yaşamın merkezi olduğunu ve bu merkezi oluşturanların yani yediklerimizin de kırsal alanlar, geleneklerin sürekliliği ve dünyanın biyoçeşitliliği üzerinde çok büyük bir etkiye sahip olduğunu kabul eder.
Uluslararası Slow Food hareketi hangi tarihte, nerede kurulmuştur?
Merkezi İtalya-Bra’nın Piedmont kasabasında bulunan Uluslararası Slow Food hareketi resmî olarak 9 Kasım 1989 tarihinde Paris’te kurulmuştur.
Slow Food Manifestosu hangi tarihte imzalanmıştır?
Slow Food Manifestosu 1989 tarihinde Arjantin, Avusturya, Brezilya, Danimarka, Fransa, Almanya, Hollanda, Macaristan, İtalya, Japonya, İspanya,İsveç, İsviçre ve Amerika Birleşik Devletleri temsilcilerinin katılımıyla imzalanarak resmiyet kazanmıştır.
Slow Food hareketinin temeli sayılan protesto eylemi hangi tarihte, nerede gerçekleşmiştir?
Fast food sisteminin yaratıcısı ve dünyada gelişiminin öncüsü olan McDonald’s zinciri 1986 yılında Roma’da Piazza di Spagna’daki restoranını açtığı gün Carlo Petrini ve kendisiyle benzer görüşleri paylaşan arkadaşları tarafından gerçekleştirilen protesto, Slow Food hareketinin başlangıcı sayılmaktadır. Petrini ve arkadaşları bu restoranı, fast food sisteminin İtalyan kültürüne ve mutfağına saldırısı olarak görmüşlerdir. Bu saldırıya karşılık olarak da sadece kâr etmek amacı ile geleneksel mutfağı reddeden bir hareket olarak olarak nitelendirdikleri fast food akımına karşı Slow Food hareketini başlatmışlardır.
Slow Food hareketinin başkanlığını kim yürütmektedir?
Slow Food hareketinin başkanlığını kuruluşundan beri Carlo Petrini yürütmektedir.
Slow Food felsefesinde gıda kavramı hangi ilkelerle tanımlanmaktadır?
Slow Food, tüm insanların kendilerine, yetiştiricilerine ve gezegenimize iyi gelen gıdalara erişebileceği ve onların tadını çıkarabileceği bir dünya tasavvur eder. Bu yaklaşımda sözü edilen gıda kavramı, birbiriyle bağlantılı üç ilkeyle tanımlanmaktadır: İyi, temiz ve adil.
İYİ: Kaliteli, lezzetli ve sağlıklı yiyecek
TEMİZ: Çevreye zarar vermeyen üretim
ADİL: Tüketiciler için erişilebilir fiyatlar ve üreticiler için adil koşullar ve adil ücret
Slow Food hareketinin faaliyetleri nelerdir?
Slow Food hareketinin faaliyetleri beş farklı grup altında toplanarak açıklanabilir:
1. Biyoçeşitliliğin korunması, 2.Yemek ve tat eğitimleri, 3.Uluslararası etkinlikler düzenler, 4.Güncel Konular (Themes), 5.Fon Bulunan Projeler.
Geçimlik tarım ne demektir?
Geçimlik tarım (İlkel tarım): İnsanların kendi ihtiyaçlarını karşılamak için ve insan gücüne dayalı olarak yaptıkları tarımsal faaliyettir.
Küreselleşme ne demektir?
Küreselleşme: Ürünlerin, fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin alışverişinden doğan uluslararası bir bütünleşme sürecidir.
Günümüzde de yaygın olarak uygulanan konvansiyonel tarımda amaç nedir?
Günümüzde de yaygın olarak uygulanan konvansiyonel tarımda amaç en yüksek verimi sağlamak ya da bir diğer ifadeyle en az maliyetle en fazla ürün elde etmek olduğundan bolca kullanılan tarım kimyasalları ve yapay gübre ile toprak aşırı şekilde işlenmektedir. Bunun yanında konvansiyonel tarımda, genetik yapısı değiştirilerek yüksek verim alınacak şekle getirilmiş bitki ve hayvan çeşitleri ve ırkları da yaygın olarak kullanılmaktadır.
Konvansiyonel tarımda neler kullanılabilir?
Konvansiyonel tarımda; Tarım kimyasalları, GDO, Hormon, Yapay gübre kullanılabilir.
Konvansiyonel tarım ne demektir?
Konvansiyonel tarım: Genetik olarak değiştirilmiş yüksek verimli tohumlar ile zehirli tarımsal kimyasalların yaygın olarak kullanıldığı tarımsal üretim biçimidir. Konvansiyonel tarım günümüzde en yaygın şekilde uygulanan tarımsal üretim biçimi olduğu için klasik tarım, geleneksel tarım ya da alışılmış tarım gibi ifadelerle de nitelendirilmektedir.
Organik tarım nasıl bir yöntemdir?
Organik tarım: Bitki nöbetleşmesi, yeşil gübre, kompost, biyolojik zararlı kontrolü gibi yöntemlerin uygulandığı ve toprak üretkenliğini sağlamada mekanik işlemeye dayanan; sentetik gübre, pestisit, hormon, hayvan yem katkıları ve genetiği değiştirilmiş organizma kullanımını reddeden veya sınırlayan tarımsal üretim yöntemidir.
Organik tarımın temel amacı nedir?
Organik tarımın temel amacı, çevre ile uyum içinde olan sürdürülebilir işletmeler geliştirmek olan organik üretim, toprak organizmaları, bitkiler, hayvanlar ve insanlar dahil olmak üzere, tarımsal ekosistemdeki çeşitli toplulukların üretkenliğini ve uygunluğunu optimize etmek için tasarlanmış olan bütünsel bir sistemdir. Bu sistemin bir parçası olan organik tarım ise tarım ilaçlarının, kimyasal gübrenin, genetiği değiştirilmiş organizmaların, antibiyotiklerin ve büyüme hormonlarının kullanımına izin vermeyen bitkisel ve hayvansal bir üretim yöntemi olarak tanımlanmaktadır.
Türkiye’deki ilk organik tarım faaliyetleri nerede başlamıştır?
Türkiye’deki ilk organik tarım faaliyetleri Avrupalı organik tarım işletmelerinin temsilcilerinin üzüm çiftçilerine organik tarım üretimini tanıtmaları ile Ege Bölgesi’nde başlamıştır.
Organik tarımın genel kuralları nelerdir?
Organik Tarımın Genel Kuralları:
• Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte belirtilen kurallara uymak
kaydıyla tüm ülke sathında organik tarım metodu uygulanabilir. Müteşebbis, çevresel kirlilik riski bulunan alanlarda bulaşma riskini değerlendirir ve gerekli tedbirleri alır. Alınan tedbirlerin yeterliliğine yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontroller sırasında karar verilir.
• Konvansiyonel üretimde kullanılan binalar, alet ve ekipmanlar temizlenip dezenfekte edildikten sonra organik üretimde kullanılır.
• Organik tarım faaliyetlerinin tüm aşamaları kayıt altına alınarak izlenebilirlik temin edilir.
• Kısmen veya tamamen GDO’lardan elde edilen, GDO içeren veya GDO’lardan oluşan gıda, yem, gıda katkı maddesi, bitki koruma ürünleri, gübreler, toprak düzenleyiciler, tohumlar, mikroorganizmalar, hayvan sağlığı için kullanılan ürünler ve hayvanlar organik tarımda kullanılamaz.
• Organik tarımda yenilenemez kaynakların ve çiftlik dışı girdilerin kullanımı minimum düzeyde tutulur.
• Bitkisel ve hayvansal orijinli ürünlerin ve atıkların tarımsal faaliyette girdi olarak kullanılmak üzere geri dönüştürülmesi sağlanır.
• Organik tarımsal üretim ile ilgili kararlarda yerel ve bölgesel ekolojik dengenin dikkate alınması gerekir.
Organik gıda nedir?
En basit tanım ile organik gıda, organik tarım esaslarına göre yetiştirilen gıdadır. Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili dokümanında yer alan tanımlamaya göre organik gıdanın, insan sağlığına ve doğaya zarar vermeyecek şekilde üretilen ve üretiminden tüketiciye ulaştırılmasına kadar gerçekleşen tüm aşamalarda kontrolden geçen tarım ürünü olduğunu söyleyebiliriz.
Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) ne demektir?
Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO): Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO), organizmanın gen diziliminin değiştirilmesi ya da gen aktarımı ile kendi doğasında bulunmayan bir özellik kazandırılmasıyla oluşan ürünlerdir.
Konvansiyonel tarım yöntemiyle üretilmiş gıdaların ortak noktası nedir?
Konvansiyonel tarım yöntemiyle üretilmiş gıdaların ortak noktası; genetiği değiştirilmiş, tek tip tohumlarla üretilmiş olma ihtimallerinin yüksekliği ve bol miktarda pestisit, antibiyotik, zehir (tarım ve böcek ilacı kaynaklı), hormon ile sağlığa zararlı diğer pek çok katkı maddesini (E300’ler ile başlayan) içerebilecek olmalarıdır.
Doğal gıda kavramından ne anlaşılmalıdır?
Doğal gıda kavramından anlaşılması gereken doğada kendiliğinden ve herhangi bir zararlı etkiye maruz kalmadan yetişen sebze, meyve, ot, mantar gibi gıda ürünleri ile insanların geçimlik tarım maksadıyla yetiştirdikleri ve ideal olarak hormon, genetiği değiştirilmiş organizma, antibiyotik, pestisit, zehirli kimyasallar ve katkı maddeleri içermemeleri beklenen gıdalardır.
Doğal ve organik gıda arasındaki ayrım nedir?
Doğal ve organik gıda arasındaki ayrımı netleştirmek için açıklanması gereken, doğal gıdaların niçin organik gıda, organik gıdaların da niçin doğal gıda sayılamayacağıdır. İlk konuyu açıklamak oldukça kolaydır. Çünkü organik tarım aşlığından itibaren defalarca belirtildiği üzere, bir gıda ürününün organik gıda olarak nitelendirilebilmesi için organik tarım yöntemi ile üretilmiş olması ve bu yöntemle üretildiğinin yetkili kurumlar tarafından belgelendirilmiş olması gerekmektedir. Yani bir gıda ürününe organik gıda denilebilmesi için organik gıda sertifikasının varlığı gereklidir. Organik gıdalar, ilk olarak doğal olmayan ortamlarda (seralar gibi) yetiştirilmeleri sebebiyle, ikinci olarak da market raflarına ulaşmadan önce organik tarım esaslarına uygun şekilde de olsa çeşitli işlemlerden geçirilerek işlenmiş gıdaya dönüştürüldükleri için doğallıktan uzaklaşmaktadır. Organik ürünler yetiştirilirken çoğu sentetik gübre ve pestisitin kullanılması yasak olmakla birlikte 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu ve ilgili iki adet Yönetmeliğinde belirtilen bir kısmı organik (hayvan dışkısı gibi) ama bir kısmı da organik olmayan gübreler ile bitkisel kökenli toksik maddeler ve bakır oksit, bakır sülfat gibi organik olmayan kimyasalların kullanımına izin verilmektedir.
Tarladan sofraya (farm to table) hareketi nedir?
Gıda alımlarında organikliği ve doğallığı tercih eden çoğu şef ya kendi gıda ürünlerini yetiştirmekte ya da bu tip gıdaların üreticileri ile anlaşmalı olarak çalışmaktadır. Bu durum sadece restoranın tercih edilirliğini ve müşteri memnuniyetini artırmakla kalmayıp üreticilerin desteklenmesine ve emeklerinin karşılığını alabilmesine de katkı sağlamaktadır. Dolaylı olarak ürünlerin sürdürülebilirliği ve yerel kalkınma da desteklenmiş olmaktadır. Hatta bu yaklaşım tarladan sofraya (farm to table) hareketi olarak da isimlendirilmektedir. Tarladan sofraya hareketinin amacı, yemeklerin yapılmasında kullanılan gıdaların üretildiği çiftlikler ile bu gıdaların yemek hâline getirilip sunulduğu sofralar arasındaki mesafeyi kısaltmaktır. Farm to table hareketinin çiftçilerin emeklerinin daha değerli hâle getirildiği ve tüketicinin bu emeğin farkına vararak yemek yediği bir beslenme ilişkisini öneren toplumsal bir hareket olduğu söylenebilir. Hareket şef ile çiftçiler arasındaki iş birliğine dayalıdır. Bu sebeple de sofraya gelen ürün arada herhangi bir market aracı ya da dağıtıcı olmadan belli bir çiftlikten direkt olarak restorana ulaştırılmaktadır. Bunu ispatlamak için restoranlar, ürünlerinin hangi çiftlikten geldiğini ya da hangi çiftçi pazarından alındığını belirtmektedir. Yemekte kullanılan malzemeler taze, yerel ve sezonluk olmalıdır.