AŞÇ210U-İÇECEK BİLGİSİ
Ünite 6: Şarap
Giriş
Asma (Vitis Vinifera); Vitaceae familyasından, dünyanın bilinen en eski çok yıllık bitkilerinden biri olarak tanımlanır. Avrupa, Asya ve Amerika kıtasına yayılmış birçok türü bulunmaktadır. Binlerce yıl boyunca oluşan mutasyonlar ve insanların müdahalesi sonucu birçok asma kültür çeşidi oluşmuş ve asma çeşitleri, üzümlerinin sekil ve rengine, yapraklarının sekil ve büyüklüğüne, asmanın diğer fiziksel niteliklerine göre birbirinden ayrılmıştır. Böylece, dünyanın farklı bölgelerine yayılmış, birçok farklı üzüm çeşidi ortaya çıkmıştır. Üzüm ürünleri içinde dünyada kuşkusuz en ilginç ve önemli olanı şaraptır. Şarabı, toprak ve tarımdan ayırmak olası değildir. İyi kalitede şarap üretmek, iyi kalitede üzüme ulaşmaktan geçer. Bunun için de; önce doğru tarım ve özelinde bağcılık teknikleri kullanılarak kaliteli üzüm yetiştirmek, sonra da bunu doğru işleme teknikleriyle şaraba dönüştürmek gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, şarap üretimine özgü kaliteli üzüm çeşitleri ve bunların doğru yetiştiği coğrafyalar bulunmaktadır. Her üzüm, her coğrafyada doğru sonuç vermez. Özetle; iyi şarap üretimi için toprak ve iklim, üzüm çeşidi ve doğru işleme tekniği bir araya gelmelidir. Şarap, üzüm şırasının fermantasyonu ile elde edilen alkollü bir içki olarak tanımlanmaktadır.
Şarabın Tarihçesi
Şarap, tarih boyunca birçok toplumda mistik bir önem kazanmıştır. Antik dönemde Mısırlılar Osiris’i, Yunanlılar Dionysos’u, Romalılar ise Bachus’u bağ ve şarap tanrısı olarak tanımışlardır. Nuh peygamberin Ağrı Dağı’nın zirvesinde şarap için bağ kurması ve şarap üretmesi birçok mitolojik esere konu olmuştur. Tarih öncesi devirlerde kültüre alınan asma, Doğu ve Batı medeniyetlerinde önemli bir yer tutmuş; kültürün bir parçası olarak yerini korumuştur.
Arkeolojik araştırmalar, özellikle prehistorik tabakalarda bulunan fosiller, yabani asmanın tüm Avrupa’da, Kuzey Amerika ve Japonya’da yetiştiğini göstermektedir. Bugün de yabani asmaya Akdeniz kıyıları, Güney Rusya, Kafkasya, Hindikuş Dağları, Ren kıyıları, Avusturya ve Almanya’nın bazı bölgelerinde rastlanmaktadır. Şarabın mitolojik tarihinde de Anadolu’nun yeri önemlidir. Eski Ahit incelendiğinde; şarap kültürünün ne denli eski ve yerleşik bir kültür olduğu görülür. Nuh Peygamber ilk üzüm yetiştiricisi, ilk bağcı ve ilk şarapçıdır. Bu konu güzel bir mitolojik hikâye ile anlatılmaktadır. Hikâyeye göre; Ağrı Dağı’nın 5165 m yüksekliğine ulaşan Nuh Peygamber ilk asmayı diken, ilk şarabı üreten kişidir. Ağrı Dağı’nın eteklerinde yaşamakta ve çok sevdiği hayvanlarıyla her şeyi paylaşmaktadır. Günün birinde sevgili keçisinin eskisinden daha neşeli ve canlı olduğunu görür. Buna önceleri anlam veremese de, keçisini bir gün gizlice izler. Keçisinin yere düşmüş, ezilmiş (hafif fermente olmuş) üzüm tanelerini yediğini ve bundan sonra da neşelendiğinin farkına varır. Bunun üzerine Ağrı Dağı’nın eteklerinde üzüm bağları kurar ve şarap üretmeye başlar. Kendisi de keçisi gibi neşelenir ve mutlu
olur. Ancak, mutluluk uzun sürmez ve kıskanç Tanrıça Hera, ateşli nefes ile bağların tümünü kurutur. Nuh Peygamber neşesini kaybeder. Hera ile konunun çözümü için konuşmaya başlar. Hera tek şartla bağları geri vereceğini söyler. Nuh Peygamber’in sürüsündeki hayvanlardan birer kurban verilecek ve bu hayvanların kanlarıyla kuruyan bağlar sulanacaktır. Durumu hayvanlarına açan Nuh Peygamber, onların rızasını alır ve yedi farklı hayvan kurban olarak seçilir: aslan, keçi, köpek, horoz, tilki, ayı ve saksağan. Hera sözünde durur ve kurban edilen hayvanların kanıyla bağlar sulandıktan sonra bağlara yenden can gelir. Böylece Nuh Peygamber yeniden şaraplarına ve eski neşesine kavuşur. Hikâyeye göre; her bir hayvanın karakteri şaraba yansımıştır. Buna göre; şarap içenler tilki gibi zeki, saksağan gibi geveze, aslan gibi yırtıcı ve güçlü, horoz gibi çığırtkan, ayı gibi kaba, köpek gibi kavgacı olabilirler.
Dünyada Şarap Üretimi
Dünyada miktar olarak, şarap üretiminde iki Avrupa ülkesi, Fransa ve İtalya sürekli rekabet hâlindedir. Uluslararası Şarap Örgütü (OIV)’nün dünya şarap üretimi konusundaki verilerine göre; yılda bir milyon hektolitre ve üzerinde şarap üreten ülkelerin alındığı sıralamaya toplam 22 ülke girmiştir. İlk 10 ülkeden sonraki büyük şarap üreticileri şöyle sıralanmıştır: Portekiz, Rusya, Romanya, Macaristan, Brezilya, Yunanistan, Avusturya, Yeni Zelanda, Sırbistan, Bulgaristan, Moldava, Gürcistan.
Dünyada kişi başına en fazla şarap tüketilen ülke Fransa’dır. Konu hakkında düzenli araştırmalar yürüten “Wine Institute (Şarap Enstitüsü)” adlı kuruluşun 2012 yılı verilerine göre; Fransızlar yılda ortalama kişi başına 44.2 litre şarap tüketmektedir. Araştırmaya göre; aslında en fazla şarap tüketilen ülke Vatikan’dır. Sadece 836 kişinin yaşadığı Vatikan’da kişi başına yıllık şarap tüketimi 73.78 litre olarak görülmektedir. Ancak sıralamaya sadece nüfusu 300 binin üzerindeki ülkeler alınmış olduğundan Fransa, kişi başına şarap tüketiminde ilk sırada yer almaktadır.
Türkiye’de Şarap Tüketimi
Türkiye toplam 171 ülkedeki şarap tüketimin mercek altına alınmış olduğu listede 116’ıncı sırada görülmektedir. Türkiye’de nüfusa orantılı olarak kişi başına yıllık şarap tüketiminin sadece 0,8 litre olduğu belirtilmektedir. Dünyanın en fazla üzüm üreten altıncı ülkesi konumunda olan Türkiye’de şarap, büyük ölçüde ülkenin üç büyük kentinde (İstanbul, Ankara, İzmir) ve turistik merkezlerde tüketilmektedir. Şarap, en çok tüketilen alkollü içki olan biranın ardından gelmektedir. Türkiye’de 2013 yılında 62.8 milyon litre şarap tüketilmiştir. Tüketilen şarapların yüzde 97’sini yerli şaraplar oluşturmaktadır.
Dünyada ve Türkiye’de Üzüm Üretimi
Dünyada Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2013 yılı verilerine göre; 7.155.186 ha alanda 77 Milyon ton üzüm üretilmektedir. Dünya ülkeleri içerisinde; Çin 11.6 milyon
ton üzüm üretimi ile ilk sırada yer almaktadır. Bu ülkeyi • Hasandede sırasıyla 8 milyon ton üretim ile İtalya, 7.7 milyon ton • Sultaniye üretim ile Amerika Birleşik Devletleri (A.B.D.), 7.4 Milyon ton üretim ile İspanya, 5.5 milyon ton üretim ile Yabancı Kökenli Beyaz Şaraplık Üzüm Çeşitleri
Fransa ve 4 milyon ton üretim ile Türkiye izlemektedir. Uluslararası alanda tanınırlığı yüksek ve birçok bölgede ve Buna göre; Türkiye 4 milyon ton üzüm üretimi ile Türkiye’de şarap üretiminde kullanılan yabancı kökenli dünyada altıncı sırada yer almakta ve dünya üretiminin üzümler şunlardır: %6.3’ünü karşılamaktadır. Türkiye’nin 2014 yılı üzüm • Chardonnay üretimi ise 4.2 milyon ton’dur. • Reisling Ülkemiz, 467 092 ha bağ alanı ile dünyanın önemli üretici • Sauvignon Blanc ülkeleri arasında yer almaktadır. TÜİK 2014 verilerine • Semillon göre; ülkemizde yaklaşık olarak 4.2 milyon ton olan üzüm üretimi, 18.3 milyon ton olan toplam meyve üretimimiz Yabancı Kökenli Siyah Şaraplık Üzüm Çeşitleri
içerisindeki % 23 oranla ilk sırada gelmektedir. Ancak Türkiye’de kullanılan yabancı kökenli siyah üzümler unutulmamalıdır ki; üretilen üzümün sadece % 3-4 kadar şunlardır: kısmı şarap üretiminde kullanılmaktadır. Buna göre; • Cabernet Sauvignon Türkiye dünyanın önemli bir bağ ve üzüm üretici ülkesi olarak nitelense de, önemli bir şarap üretim ülkesi • Merlot değildir. • Cabernet Franc • Shiraz (Syrah) Üzümün Yapısı ve Farklı Şaraplık Üzüm Çeşitleri • Pinot Noir
Üzüm; Vitaceae familyasının Vitis cinsinden çok yıllık bir Şarabın Tanımı ve Yapısı bitkidir. Şarap üretiminde Avrupa’da ve dünyada Vitis vinifera üzümleri kullanılmaktadır. Üzüm genel olarak üç Şarap tanımını doğru olarak yapabilmek için üzümün ve kısımdan oluşmaktadır. şarabın bileşimi hakkında bilgi sahibi olmamız gerekmektedir. Şarap, basit olarak taze üzüm şırasının • Pulp, fermantasyonu ile elde edilen alkollü bir içecek olarak • Kabuk, tanımlanmaktadır. Aslında, üzüm dışındaki meyvelerden • Çekirdek. de şarap üretmek olasıdır. Örneğin; elma, armut, vişne, portakal gibi şeker içeren meyvelerden de şarap üretimi Türkiye’de Yetiştirilen Önemli Şaraplık Üzüm Çeşitleri yapılabilir. Ancak, bu durumda üretilen şarap, meyvenin İyi kalitede şarap üretimi için 3 temel koşul şunlardır: özel adı ile anılmalıdır: Elma şarabı (cider), armut şarabı
• Kaliteli şaraplık üzüm çeşidi, (perry), vişne şarabı, portakal şarabı vb. gibidir. Daha açık • Uygun terroir (toprak ve iklim), olarak “şarap” sözcüğü yalnız başına kullanıldığında taze üzümden alkol fermantasyonu yoluyla üretilen ürünü • Şarap işleme de uygulanan yöntem. tanımlamaktadır. Kaliteli bir çeşidin yetiştiği coğrafya yanında, o yılın iklim koşulları da önemlidir. Bu nedenle şarap üretiminde “iyi Şarabın temel kimyasal yapısı aşağıdaki bileşenlerden yıl” kavramı önem kazanmaktadır. oluşmaktadır:
Şarap Üretiminde Kullanılan Yerel Siyah Üzüm Çeşitleri • Su • Alkol Türkiye’de şarap yapımında kullanılan siyah üzümler • Asit şunlardır: • Diğer bileşenler; • Papazkarası o Tatlılık veren bileşenler • Öküzgözü o Ekşilik veren bileşenler • Boğazkere o Burukluk veren bileşenler • Kalecik Karası o Diğer bileşenler
• Horoz Karası Şaraba Ekşilik Veren Bileşenler • Ada Karası Şaraba ekşilik kazandıran bileşenler organik asitlerdir. • Çal Karası Bunların önemlileri olan “tartarik asit”, “malik asit” ve
Şarap Üretiminde Kullanılan Yerel Beyaz Üzüm Çeşitleri “sitrik asit” üzüm kökenli organik asitlerdir. Bu üç asit, Türkiye’de şarap yapımında kullanılan beyaz üzümler şıranın dolayısıyla da şarabın temel asitleri olup, şarabın şunlardır: pH’sını büyük ölçüde belirlemektedirler. Diğer yandan, şarapta düşük miktarda pirüvik asit, glutarik asit, • Emir okzaloasetik asit, şikimik asit, kinik asit, fumarik asit, • Narince okzalik asit, glikolik asit gibi asitler de bulunmaktadır. • Bornova Misketi Şarapta, düzeyi yükseldiğinde bozulmaya (sirkeleşmeye)
neden olan asetik asit ise; düşük miktarda fermantasyon Şarap Üretimi sırasında oluşmaktadır. Ancak, şarapta asetik asit Şarapta farkı yaratan, üzüm çeşidi yanında işleme bakterileri faaliyet gösterirse düzeyi yükselecektir. Şarapta yöntemleri arasındaki farklılıklardır. Kırmızı şarabı beyaz bulunan organik asitler üç grup altında incelenebilir: şaraptan ayıran temel fark, kırmızı şarapların üretiminde
1. Üzüm kaynaklı organik asitler: Tartarik asit, “cibre fermantasyonu” veya “kabuk maserasyonu” adı malik asit ve sitrik asit, verilen işlemin uygulanmasıdır. Böylece kırmızı şarabın 2. Fermantasyon sonucu oluşan organik asitler: rengi, yapısı ve beyaz şaraptan çok daha üst düzeydeki Laktik asit, süksinik asit, asetik asit, oksalasetik burukluğu oluşmaktadır. Bu nedenle, beyaz şaraplar asit ve fumarik asit, kırmızı şaraplara göre daha ince yapıdadır ve daha az 3. Fermantasyon sırasında eser miktarda oluşan fenolik bileşen içermektedir. Pembe şarap üretiminde ise; asitler: Galaktronik asit, glukronik asit, sınırlı bir kabuk maserasyonu uygulandığından; renk sitramalik asit, dimetilgliserik asit ve pirüvik asit. pembe, yapı ise beyaz şaraba göre daha güçlü; ancak kırmızı şaraptan çok daha zayıftır. Şarap teknolojisi açısından laktik asidin özel bir önemi vardır. Laktik asit, şarapta laktik asit bakterileri tarafından Şarap üretim sürecini akış şemaları hâlinde görmek için malik asidin parçalanması sonucunda oluşmaktadır. Bu ders kitabınızın 126-129. sayfalarındaki şekilleri biyokimyasal olaya şarap terminolojisinde malolaktik inceleyebilirsiniz.
fermantasyon adı verilmektedir. Genellikle, kırmızı şarap Köpüren Şarap ile Şampanya Arasındaki Farklılıklar üretiminde malolaktik fermantasyon istenilen bir durumdur “Köpüren şarap” ve “şampanya” adlandırması çoğunlukla Şaraba Burukluk Veren Bileşenler karıştırılmakta ve birbirinin yerine kullanılmaktadır. Bir Şaraba burukluk kazandıran temel bileşenler fenolik ürüne şampanya adının verilebilmesi için üç temel koşul grupta değerlendirilen tanenlerdir. Tanenler, dâhil gereklidir. Bunlar;
oldukları fenolik bileşenler ailesinin diğer üyeleriyle • Champagne bölgesinde tanımlanmış bağlardan birlikte üzümlerin sap, çekirdek ve kabuklarından şıra ve gelen “Chardonnay”, “Pinot Noir” ve “Pinot şaraba geçmektedir. Ayrıca, fıçıda olgunlaştırılan Meunier” üzümlerinden üretilmiş olması, şaraplardan da farklı grup tanenli bileşenler şarabın • Geleneksel şampanya üretim yöntemine (şişede yapısına geçerler. Tanenler şarabın gövdesine (yapısına) ikinci fermantasyon) uygun olarak üretilmiş katkıda bulundukları gibi, şarabın eskiyerek gelişmesine olması, ve rengine de katkıda bulunmaktadır. • Şişede tanımlanan sürede olgunlaştırıldıktan Şarapta bulunan diğer fenolik bileşenler antosiyanlar; sonra piyasaya sunulması, siyah üzümlerin kabuğundan şaraba geçerek kırmızı Doğal köpüren şarap üretiminde kullanılan bir diğer şarabın rengini oluşturmaktadırlar. yöntem ise “tank yöntemi”dir. Bu uygulamayı ilk kez Şarabın Diğer Bileşenleri Fransız bir araştırmacı Eugene Charmat literatüre Organik tuzlar (mineral tuzlar, oligo-elementler): Şarapta kazandırdığı için “Charmat” yöntemi olarak da bilinir. 1-2 g/l düzeyinde bulunurlar ve şaraba belli düzeyde Tank yönteminde, ikinci fermantasyon şişe yerine basınca tuzluluk kazandırırlar. dayanıklı, soğutmalı, sıcaklık ve karıştırma kontrollü, özel olarak dizayn edilmiş, paslanmaz çelik tanklarda Aromatik bileşenler: 1950’lerde başlayan ve günümüzde gerçekleştirilir. de sürdürülen çalışmalarla şaraba aroma kazandıran 1000’in üzerinde aroma bileşeni belirlenmiştir. Şaraba Şarapta Görülen Kusur, Hata ve Hastalıklar
aroma verirken, aynı zamanda tat veren bileşenler de Şarabın yapısını bozan faktörler üç ana grupta bulunmaktadır. incelenebilir:
Şarapların Sınıflandırılması 1. Mikrobiyolojik kökenli hastalıklar Şaraplar farklı özelliklerine (sofradaki konumlarına, 2. Kimyasal kökenli hata ve kusurlar renklerine, şeker düzeylerine, yıllarına, karbondioksit 3. Fiziksel kökenli kusurlar
oranlarına, kalitelerine) göre sınıflandırılırlar: Şarabın Sunumu
1. Sofradaki konumlarına göre; “sofra şarapları” ve Şarabın servis sırası gerek sofrada, gerekse şarap tadımı “çerez şaraplar”, sırasında servisin diğer önemli kısmını oluşturur. Genel 2. Renklerine göre; “beyaz”, “pembe”, “kırmızı”, olarak uygulanan bazı temel kurallar vardır. Buna göre; 3. İçerdikleri şeker düzeylerine göre; “sek”, “dömisek”, “yarı–tatlı” ve “tatlı”, • Önce beyaz, sonra kırmızı şaraplar, 4. Karbondioksit oranlarına göre; “sakin”, • Önce sek, sonra tatlı şaraplar, “kabarcıklı” ve “köpüren” • Önce genç, sonra yıllanmış şaraplar, • Önce hafif yapıda, sonra yoğun yapıdaki şaraplar olmak üzere dört farklı kategoriye ayrılırlar. tadılmalıdır.
Şarap tadımlarında bu sıralamayı uygulamak güç olmasa Dekantasyon da, sofrada özellikle zengin yemek mönüleriyle şarap Mahzende yıllanan güçlü gövdeli kırmızı şaraplar uzun alınırken yemeğin özellikleri de dikkate alınacağından her süre oksijensiz ortamda kaldıkları için; düşük oksijenli, şarabın sofrada doğru yere oturtulması önemlidir. Bu da, yani indirgen bir yapı gösterirler. Bu nedenle, oksijenli ancak bilgi ve deneyimle gelişir. ortamda açığa çıkan birçok aroma kapalı kalır ve bu tip
Servis Sıcaklığı şarapların kaliteli aromalarının ortaya çıkabilmesi için oksijen düzeylerinin belli bir dengeye ulaşması gerekir. Şarabın evde ya da restoranda servisi şarap kültürünün Diğer yandan, uzun süre eskitilen kırmızı şarapların önemli bir parçasını oluşturur. Şarap sevisinde her şeyden dibinde renk maddelerinin çökelmesine bağlı olarak önce şarabın servis sıcaklığı önem kazanır. Evde şarap tortulanma oluşmaktadır. Bu nedenle özellikle kırmızı tadımı yaparken veya dost sohbetleri sırasında şarap, şaraplarda içilmeden önce en az 20 dakika servis sıcaklığının 1–2˚C aşağısına kadar soğutulur. havalandırılması ya da dekantasyon işlemine tabi Böylece, şarap sofraya alındığında yavaşça ısınarak ideal tutulması gerekmektedir. Buna göre dekantasyon temel servis sıcaklığına ulaşacaktır. Şarap servisinde ideal servis olarak iki amaca yönelik olarak yapılır: sıcaklıklığı şarabın tipine ve yapısına göre değişkenlik göstermektedir. Ayrıca, şarabın sofradaki konumu da 1. Şarabı karaf adı verilen geniş yüzeyli, özel bir önemlidir. Dolayısıyla, ideal servis sıcaklığından cam sürahiye aktarıp şarabın havalandırılmasını bahsederken şarabın özelliklerini, yanında alınan sağlamak, yiyecekleri ve sofradaki konumunu dikkate almak gerekir. 2. Zaman içinde şişe dibinde oluşan renk maddelerini şaraptan uzaklaştırmak Şarabın Saklanması
“Şarap mahzende eskitilir” sözü tam anlamıyla gerçeği Sağlık ve Şarap
yansıtmaktadır. Çünkü mahzen; şarabın evi, büyüdüğü Şarap, Antik Çağ’dan beri hem keyif veren bir içecek, olgunlaştığı ortamdır. Sözlük anlamına bakıldığında hem de ilaç olarak değer kazanmıştır. Eski Mısır mahzen; şarapların saklandığı ve olgunlaştırıldığı, belli dönemine ait mezarlarda bulunan amforalar üzerindeki nem ve sıcaklık koşullarına sahip oda olarak tanımlanır. tasvirler bu görüşün doğruluğunu göstermektedir. MÖ İngilizcede “Cellar, Fransızcada “Cave”, İspanyolcada 3000 yıllarında firavunların beraberlerinde öbür dünyaya “Bodega”, Almancada “Keller” sözcükleri mahzen götürmeye değer buldukları tek içki şarap olduğu anlamında kullanılır. Ancak mahzen ifadesi Avrupa bilinmektedir. Yalnızca keyif veren bir içki olarak dillerinde genellikle şarap üretimi yapılan yeri, yani şarap algılanmış olsaydı; kuşkusuz böyle değerlendirilmezdi. evini de kapsamaktadır. Başka bir deyişle mahzen, şarabın Şarap, damıtma tekniğinin gelişimine kadar geçen satışa kadar tüm yaşamını geçirdiği ortamdır. Mahzenin dönemde birçok ilacın hazırlanmasında da kullanıldığı teknik özelliklerine gelince; sıcaklık kontrol sistemi olmalı bilinmektedir. ve sıcaklık 15 °C’yi aşmamalıdır. Genellikle 10-12 °C’ler ideal saklama sıcaklıkları olarak kabul edilmektedir. Şarabın Sağlığa Faydaları
Şarap, yemeğin yanına ideal bir eş olduğu gibi; sınırlı Şarap Tadımı almak koşuluyla yararlı bir gıdadır. Anahtar sözcük ise;
Şarap değerlendirilirken 4 farklı kritere dikkat edilmelidir: dozun kesinlikle aşılmamasıdır. Aksi takdirde; bütün bu olumlu etkiler yerine, sağlığı olumsuz etkileyen ciddi • Görsel değerlendirme, zararlar ortaya çıkmaktadır. Su hâlde, kesinlikle aşırılıktan • Kokusal değerlendirme, kaçınılmalı ve şarap, dozunda alınan bir yemek • Tatsal değerlendirme, tamamlayıcısı olarak değerlendirilmelidir. Ünlü doktor, • Denge bilim insanı Pasteur dozunda alınan şarabı şöyle
Şarap Mantarı tanımlamaktadır. “Şarap içkilerin en sağlıklısıdır.”
Şarap mantarının kalitesi şarabın kalitesi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Kalitesiz veya sorunlu mantar kullanımı şarabın bütün güzelliğini bozabilir. Bu sorunların başında mantar kokusu sorunu, mantardan gelen diğer olumsuz tat ve kokular, mantarın aşırı sert veya kuru olmasına bağlı fiziksel olumsuzluklar gelir.
Şarap mantarları farklı boyutlarda piyasaya sunulur. Genellikle, standart üretimde 33x24; 38x24; 45x24 veya 46x24 mm boyutları kullanılmaktadır. Genel olarak üç tip şarap mantarı bulunmaktadır. Bunlar:
• Aglomere (kırıntılı) • Kolmate (dolgulu) • Naturel (doğal)’dir.