ARK102U-ARKEOLOJIK ALAN YÖNETIMI
Ünite 3: Kültürel Sit Alanlarının Yönetimi
Giriş
Alan yönetimi esas olarak sit alanları için geçerlidir. Sit alanı özce kültürel niteliği sebebiyle korunması gereken alanlar demektir. Türleri bulunmaktadır. Alan yönetimi başat olarak kentsel, arkeolojik ve tarihî sit alanları için geçerli olmanın yanında bazı özel niteliği olan alanlar için de uygulanmasına olanak bulunmaktadır. Bu sebeple her alanın kendine özgü niteliği olacaktır. Örneğin kentsel sitler, mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan kültürel ve tabii çevre elemanlarının birlikte bulundukları alanlardır. Bu nedenle daha karmaşık görüm arz ederler. İhtiyaçları farklı farklı olabilir.
Alan Yönetiminin Hukuki Yönü
Ülkemizin koruma alanındaki çabalarının yüzyılı aşan bir geçmişi vardır. Mevzuat alt yapısı itibarıyla da Osmanlı’dan günümüze büyük bir değişim geçirmiş, son düzenlemeler ile de daha sistemli ve uluslararası alandaki gelişmelere uyumlu hâle gelmiştir. Dünyada bu konudaki kapsayıcı metinlerin başında 1972 tarihli “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme” gelir. Bu sözleşmeye taraf olan Ülkemiz, birçok kültürel alanın Dünya Mirası listesine girmesini sağlamıştır. Dünya Mirası sistemi uluslararası bir koruma ilanından ibaret değildir. 1990 yılından itibaren bu konu “alan yönetiminin planlanması” üzerine yoğunlaşmıştır. Bu konuda birçok planlama sistemi gündeme gelmiş, 1999 tarihli Burra Tüzüğü ve 2002 tarihli Budapeşte Deklarasyonu ile önemli bir aşama kat edilmiştir. Bu metinlerin temel bakış açısı; alanların tümel olarak ele alınması, korunması ve bu amaca ulaşmak için sürdürülebilir bir yaklaşım ortaya koymak olmuştur. Yine bu alanda çalışmalar yapan ve özellikle koruma 64 alan yönetimi bağlamında metinler üreten ICOMOS (International Council on Monuments and Sites/Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi) tarafından çıkarılan Tarihî Kentlerin ve Kentsel Alanların Korunması Tüzüğü (Washington Tüzüğü, 1987), Arkeolojik Mirasın Korunması ve Yönetimi Tüzüğü (1990), Uluslararası Kültürel Turizm Tüzüğü (Meksika Tüzüğü, 1999), Endüstri Mirası Sitleri, Yapıları, Alanları ve Peyzajlarının Korunması İçin “Dublin İlkeleri” (2011). Yine aynı yıl belirlenen “Tarihî Kentlerin ve Kentsel Alanların Korunması ve Yönetimiyle İlgili Valetta İlkeleri” buna örnektir. Bu ilkeler, Türkiye’deki kararlar ve uygulama üzerinde etki etmektedir. Ülkemizde kültür ve tabiat varlıkları bağlamındaki temel kodifikasyon olan ve çıkarılma amacı ilk maddesinde, korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş görevlerini tespit etmek olarak ifade edilen 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (KTVK) çıkarılmıştır. Türkiye’de alan yönetimine ilişkin temel mevzuat 27.11.2005 tarihli ve 26006 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Alan Yönetimi ile Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul Esaslar Hakkında Yönetmelik”tir (Alan Yönetmeliği/Aly).
İlgili Kavramlar ve Kurumlar
Bir ilde bulunan merkezi idare birimleri yani bakanlıkların taşra temsilcisi olan müdürlükler (milli eğitim, tarım, kültür ve turizm müdürlükleri vb.), Valilik, İl Özel İdaresi, Belediyeler hemen herkesin bildiği yapılar mekanizmalardır. Yine 1/1000 ve 1/5000 imar planı dediğimiz zaman herkes bilir. Bir yapı için ruhsat alma, iskân belgesi alma süreçleri de az çok toplum tarafından muhatap olunan konulardır ancak konu kültür varlıkları olduğu zaman karşımıza birtakım kavramlar çıkar: restorasyon, rölöve, restitüsyon, koruma kurulu vb. gibi. Konu yönetimi olunca, yönetiminin belirlenmesine ve yönetim planını oluşmasına dair süreci iyi kavrayabilmek için bu duruma ilişkin birkaç ana kavram ve ilgili kurumlar hakkında bilgi edinmek gerekir. Zira alan yönetimi bu kavramlar ve kurumlar üzerine bina edilmiş bir yapıdır.
Sit Alanları, Ören Yeri
Sit alanları “tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihî hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar” olarak tanımlanmıştır. Sit alanı; devlet tarafından kamu yararı gözetilerek koruma altına alınan ve bu alanlarda yapılaşmaya, değişime izin verilmeyen, korunması gereken alanlardır. Tarihî sit alanlarına gelince; “insanlık tarihi, milli tarihimiz veya askeri harp tarihi açısından çok önemli tarihî olayların cereyan ettiği ve bu sebeple korunması gerekli yerler”i ifade etmektedir. Bu alanların önemi, bulunan kalıntılar veya yapılar değil yaşanan olaylardır. Kentsel sit ise “mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları ve bir bütün olarak o yerleşmenin ait oldukları dönemin yaşam biçimini gelecek nesillere aktarmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan, kültürel ve tabii çevre elemanlarının (yapılar, bahçeler, bitki örtüleri, yerleşim dokuları, duvarlar, sokak ve meydanlar, vb.) birlikte bulundukları alanlar” olarak tanımlanmaktadır. Ören yeri kavramına gelince ören, kalıntı anlamına gelmektedir. Kalıntı yerleri olarak da ifade edebileceğimiz bu kavram, mevzuatta tarihsel, arkeolojik, sanatsal, bilimsel, sosyal veya teknik bakımlardan dikkate değer, kısmen inşa edilmiş, insan emeği kültür varlıkları ile tabiat varlıklarının birleştiği alanlardır. Bu alanlarda tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli uygarlıkların ürünü olan, topografik olarak da çizimlenmiş olsalar da belirgin ve bağdaşık özelliklere sahip alanları ifade etmektedir.
Koruma Amaçlı İmar Planı
İmar planı, şehirlerin yerleşim alanlarını belirleyen ve çeşitli ölçeklerde detayları oluşturulan planlama metinleridir. Niteliği itibarıyla genel düzenleyici işlem görünümü de arz ederler. Bir inşai faaliyette kural olarak, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla ihdas edilmiş 3194 sayılı İmar Kanununda sayılan imar planı türlerine göre idareler karar verir ancak yapılaşma istediğimiz alan, kültür varlıklarının bulunduğu bir alan veya sit alanı ise karşımıza Koruma Amaçlı İmar Rejimi çıkar. Koruma amaçlı imar planı, en basit tanımı ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca hazırlanan nazım ve uygulama imar planları olarak ifade edilebilir. Koruma Amaçlı İmar Planı (KAİP); yasaca “… belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihî, doğal, mimari, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hâlihazır haritalar üzerine, koruma (planlama) alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile planlama kararları, tutumları, plan notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar planlarının gerektirdiği ölçekteki planlardır.”
Çevre Düzenleme Projeleri
Çevre Düzeni Projeleri (ÇDP); tekil ölçeği aşan ve düzenlemeler getiren, getirdiği düzenlemeler ölçek itibarıyla planlama öngören projelerdir. Bu konuda yayınlanan Korunması Gerekli Kültür Varlıklarının Onarımları ve Restorasyonları ile Çevre Düzenlemesine İlişkin Mal ve Hizmet Alımlarına Dair Usul ve Esaslar (KVRE)’da ÇDP “ören yerlerinin arkeolojik potansiyelini koruyacak şekilde, denetimli olarak ziyarete açmak, tanıtımını sağlamak, mevcut kullanım ve dolaşımdan kaynaklanan sorunlarını çözmek, alanın ihtiyaçlarını çağdaş, teknolojik gelişmelerin gerektirdiği donatılarla gidermek amacıyla her ören yerinin kendi özellikleri göz önüne alınarak hazırlanacak 1/500, 1/200 ve 1/100 ölçekli düzenleme projesi” olarak tanımlanmıştır.
Kurumlar ve Kararlar
Kültür varlıklarının korunmasında temel görev, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir. Kültür ve Turizm Bakanlığının talebi hâlinde ilgili bakanlıklar ve kurumlar ile iş birliği sağlanır. TBMM, Millî Savunma Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı, Toplu Konut İdaresi bu konuda özel yetkileri olan kurumlardır. Ancak koruma alanlarının yönetimi konusunda Bakanlığa ek olarak Valilikler, Belediyeler ve Üniversiteler sürece müdahildirler. Ayrıca kültür varlıkları alanında çalışan dernekler, vakıflar başta olmak üzere diğer sivil toplum örgütleri de bu alandaki çalışmalarda bulunabilirler. Kurumsal anlamda Koruma Amaçlı İmar Planı ve koruma uygulamalarının tatbiki noktasında yetkili Belediyelerin, kendi bünyesine veya İl Özel İdareler bünyesinde teşekkül eden Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları (KUDEB), koruma işlemlerine ilişkin önemli bir görev ifa etmektedir. Koruma kurulları, kararlarının takibini ruhsatlandırmasını yapan icra niteliği olan bir organdır. KUDEB’ler yapı ölçeğinden başlamak üzere her seviyedeki koruma konusunda kendisinin ya da kurulların verdiği izinler doğrultusunda işlerin yapılıp yapılmadığını denetler. KUDEB’ler, belediyelerin kültür varlığı alanındaki iş ve işlemlerde temsiliyetini de sağlar. Alan yönetimi sürecinde önemli bir rol oynar.
Alan Yönetiminin Amacı
UNESCO 2005 yılında yayımladığı bildirgesinde; kültürel mirasın etkili bir biçimde yönetmek, evrensel değerinin ve özgünlüğünün güvence altına alınmasına vurgu yapar. Buna göre, bir alan yönetiminin yapısının belirlenmesi, planlama ve programlanın olması, önleyici tedbirlerin somutlaştırılması ve nihayet tüm bunların döngüsel olarak denetlenmesi gerektiği vurgulanır. Ancak böyle bir mekanizma kurulursa amaca ulaşılacaktır.
Alan Yönetiminin Hedefleri
• Birinci Hedef; Korunması gerekli alanların tespiti • İkinci Hedef; Sürdürülebilir kılmak • Üçüncü Hedef; Yönetim planı oluşturmak • Dördüncü Hedef; Kültür turizmine katmak • Beşinci Hedef; Bölgenin bir parçası olmak • Altıncı Hedef; Katılımcı bir yönetim kurmak • Yedinci Hedef; Uluslararası anlayışa uyum sağlamak • Sekizinci Hedef; Mevcudu korumak
Yönetim Alanının Tespiti
Her idari yapı gibi, alan yönetimi de bir yetki alanına, belli bir kadastral bir sınıra ihtiyaç duyar. Bu alanda yetki ve görev yapar. Bu alanda ve bu alana dair çalışmaları yürütür. Bu sınırlar dışında alan yönetimi uygulaması yapamaz. Bu kapsamında dışında yapılacak iş ve işlemlerin hukukiliği yoktur. Bu sınır tespitini alan yönetiminin “yer yönünden” yetkisi belirler. Alan yönetimine konu olacak alan sit alanları, ören yerleri, tescilli taşınmaz kültür varlıkları ve etkileşim-geçiş sahalarının doğal bütünlüğü içerisinde etkin bir şekilde korunması, yaşatılması, değerlendirilmesi, belli bir vizyon ve tema etrafında geliştirilmesi, toplumun kültürel ve eğitsel ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla, planlama ve koruma konusunda yetkili merkezi ve yerel idareler ile sivil toplum kuruluşları arasında eş güdümü sağlamak için oluşturulan ve sınırları ilgili idarelerin görüşleri alınarak Bakanlıkça belirlenen yerlerdir. Alan yönetimine konu olabilecek üç tür sit alanı vardır. Bunlar arkeolojik sit alanları, kentsel sit alanları ve tarihî sit alanlarıdır.
Yönetim Alanlarının Belirlenmesinde Dikkat Edilecek Unsurlar
1. Etüt Aşaması 2. Öneri alanının belirlenmesi 3. Önerinin ilgililer yönünden değerlendirilmesi 4. Öneri alanının görüşlere açılması 5. Alanın belirlenmesi
Alan Yönetiminin Organları
Alan yönetiminin çatısı altında danışma kurulu, eş güdüm denetleme kurulu, denetleme birimi başkanlığından oluşan bir organizasyon ile karşımıza çıkmaktadır. Bu kurulların tamamı birlikte alan yönetimini ifade eder. Her biri ayrı görev ifa eden bu organların bir kısmı icrai bir kısmı ise istişari nitelik taşır.
Başkan
Başkan, Bakanlığa karşı sorumludur. Alan yönetimine ilişkin iş ve işlemlerinde geniş yetkilere sahiptir. Bu sebeple alan başkanı; belediye, valilik, üniversite başta olmak üzere ilgili kamu kurum kuruluşlarından, alandaki işletmelerden, maliklerden, kiracılardan ve diğer üçüncü kişilerden yönetim planı ve uygulaması ile ilgili her türlü bilgi ve belgeyi istemeye yetkilidir. Başkanın görevleri şunlardır: 1. Yönetim planının hazırlanması, onaylanması, uygulanması ve denetlenmesi sürecini yönetmek 2. Yönetim planının oluşması sürecinde ilgili idareler arasında eşgüdümü tesis etmek 3. İlgililerin dâhil olacağı toplantıları organize etmek 4. Yönetim planının yıllık hedeflerinin gerçekleşmesi programlarını hazırlamak 5. Hedeflerin gerçekleşmesi kaynak araştırması yapmak 6. Yıllık denetim raporlarını hazırlayıp Bakanlığa sunmak 7. Yönetim planlaması sürecindeki tüm raporların ve belgeleri saklamak 8. Alanın kültürel kaynaklarının yönetimi için ilgili kurum ve kişilerle iş birliğini sağlamak 9. Eşgüdüm ve denetleme kuruluna Başkanlık etmek 10. Eşgüdüm ve denetleme kurulunun gündemini belirlemek
Danışma Kurulu
Danışma kurulu (Aly.m.15) Bakanlıkça belirlenen beş üyeden oluşur. Beş üye alanda mülkü olanlar, alanın bulunduğu yerdeki meslek odalarının temsilcileri, sivil toplum örgütleri temsilcileri, üniversitelerin ilgili bölüm temsilcileri arasından seçilir. Danışma Kurulu’nun temel görevi, yönetim planını inceleyerek son hâlinin verilmesine ve bu planın uygulanmasına dair önerilerde bulunmaktır. Danışma Kurulu, görüştüğü hususları ve ortaya çıkan tavsiyelerini Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu’na bildirir.
Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu
Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu, Alan Yönetmeliği’nin 16. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kurul, yönetime ilişkin esaslara odak alarak süreci belirler ve uygulamaları inceler. Bu mahiyeti itibarıyla icrai bir görünüm arz eder. Kurul, yönetim planı taslağını inceleme ve onaylama yetki ve görevi vardır. Yönetim planının incelenme süresi, kurulun gündemine gelmesinden itibaren altı ayı geçemez. Ayrıca kurul, yönetim planın yürürlüğe girmesinden sonra uygulanmasını denetler.
Denetim Birimi
Denetim birimi, Eşgüdüm ve Denetleme Kuruluna yüklenmiş denetleme görevini ifa etmek üzere yine aynı kurulunun kararı ile kurulur. Alan Yönetmeliği’nin 17. maddesine göre bu konuda irade çıkması hâlinde bu birim Bakanlıkça belirlenir. En az beş üyeden oluşacak bu birim, yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması sürecinde görev alan denetim elemanları ve üniversitelerin mimarlık, şehir ve bölge planlama, sanat tarihi, arkeoloji, kamu yönetimi, ekonomi ve işletme bölümlerinden mezun uzman personel arasından seçilerek teşekkül ettirilir. Denetim birimi, yönetim planlarının uygulamasını denetler. Yönetim planıyla belirlenen yönetim, koruma, sunum, tanıtım ve ziyaretçi yönetimi stratejileri doğrultusunda denetim birimince alana yönelik yapılan çalışmaların yıllık performans değerlendirmelerini yapar ve bir sonraki yılın çalışma programını hazırlayarak Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu’na sunar.
Yönetim Planı
Yönetim planı, yönetim alanının korunmasını, yaşatılmasını, değerlendirilmesini sağlamak amacıyla işletme projesini, kazı planı ve çevre düzenleme projesi veya koruma amaçlı imar planını dikkate alarak oluşturulan koruma ve gelişim projesinin, yıllık ve beş yıllık uygulama etaplarını ve bütçesini de gösteren, her beş yılda bir gözden geçirilen planlardır (Aly m.4). Burada en önemli unsur, koruma yaklaşımı ile yararlanma dengesinin kurulmasıdır.
Plan Ekibi
Yönetim planı taslağı, Bakanlık tarafından atanan alan başkanının eş güdümünde, alanın niteliğine bağlı olarak farklı meslek gruplarına mensup uzmanlardan oluşturulacak bir ekip tarafından hazırlanır. Plan taslağının hazırlanması öncesinde ve hazırlanma sürecinde ilgili kurum ve kuruluşların, yerel halkın, ilgili sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının, üniversitelerin, gerekli görülecek özel sektör temsilcilerinin ve alanda mülkiyet hakkı bulunanların katılımı ile bilgilendirme ve yönetim planına veri oluşturacak konuların belirlenmesi amacıyla ilgili tarafların katıldığı asgari iki toplantı düzenlenir. Bu toplantılar halka, mahalli idarelerce panolara asılacak ilanlarla, mahalli idarelerin internet siteleri ve sosyal medya hesapları vasıtasıyla, diğerlerine yazı ile duyurulur.
Plan İçeriği
Hazırlanacak planın ve taslağın belirli şartları taşıması, yani içeriğinde belli unsurların olması kayıtlanmıştır. Plan mevcut durumu, alanın niteliğini, öngörüyü, programlamayı içermelidir. Yönetmeliğe göre alan yönetim planının aşağıdaki içeriklere, yani bölümlere sahip olması gerekir: • Birinci Bölüm; Mevcut durumun tespiti • İkinci Bölüm; Alan analizi • Üçüncü Bölüm; Alan politikaları • Dördüncü Bölüm; Eylem programı • Beşinci Bölüm; İzleme/Değerlendirme
Planın İncelenmesi
Hazırlanan yönetim planı taslağı, danışma kurulunca değerlendirilir. Kurulun değerlendirme toplantısında alan başkanı da hazır bulunur. Bu taslak, danışma kurulunca önerilen ve karara bağlanan hususlar dikkate alınmak üzere Bakanlığa iletilir. Bakanlık yönetim plan taslağına son hali verilerek yönetim planı tasarısı oluşturulur. Planın inceleme evresinde bu kontrol listesine dikkat etmek faydalı olacaktır: 1. Ekibin yeterliliği ne düzeydedir? 2. Ekibe yeni uzmanlar eklenmeli midir? 3. Verilerin doğru ve yeterli toplanmış mıdır? 4. Verilerin toplanma biçiminde aksamalar ve hatalar olmuş mudur? 5. İtiraz edilen ve önerilen konular objektif ve bilimsel midir? 6. Risk analizi, fırsat değerlendirilmesi yapılmış mıdır? 7. Hedefler gerçekçi ve doğru mudur? 8. Koruma amaçlı imar planı dikkate alınmış mıdır? 9. İlke Kararlarına aykırı bir öneri var mıdır? 10. Bölge kurulunun yapı ölçeğindeki kararları taranmış mıdır? 11. Alana ilişkin envanter teşekkül etmiş midir? 12. Olası katılımcı listesi veya havuzu ortaya konulmuş mudur? 13. Mülkiyet analizi yapılmış mıdır? 14. Uygulama öngörüleri gerçekçi midir? 15. Bilimsel dayanaklar, akademik veriler doğru ve gerekli midir? 16. Alan ile ilgili çalışması olanlardan ile veya eserlerinden yararlanılmış mıdır?
Planın Onaylanması
Bakanlığa iletilen danışma kurulu inceleme raporundan sonra son hâlini alarak tasarıya dönüşen plan; yine Bakanlıkça Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu’na iletilir. Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu, planı inceler ve gerekirse plan hazırlama ekibine gerekli düzeltmeleri yaptırır. Yönetim planının onaylanabilmesi için toplantıya katılan kurul üyelerinin dörtte üçünün olumlu oyu gerekir.
Planın Uygulanması ve Denetlenmesi
Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, eşgüdüm ve denetleme kurulunca onaylanan yönetim planına uymak, plan kapsamındaki hizmetlere öncelik vermek ve bu amaçla bütçelerine gerekli ödenekleri koymakla yükümlüdürler. Yönetim planlarında tanımlanan görevlerin gerçekleştirilmesi sürecinde alan başkanı, uygulamadan sorumlu kurum ve kuruluşlar ile Bakanlık koordineli olarak çalışır. Bu koordinasyonu sağlamak alan başkanının görevidir.
Yönetim Örnekleri
Ülkemizde kültürel alanların yönetimine dair ana düstur, Alan Yönetmeliği olsa da bu yönetmeliğe tabi olan alan yönetim organizasyonlarına ek olarak bir kanunla teşekkül etmiş alan yönetimleri ve belediyelerin kendi bünyelerinde farklı kurallara tabi olarak teşekkül ettirdikleri yönetim biçimleri olduğunu da görürüz. Bu durum karşımıza meseleye dönük üçlü bir tasnif getirir: (i) Alan Yönetmeliğine göre kurulanlar, (ii) kanunla vücut bulanlar -ki bunlar istisnai düzenlemelerdir- ve nihayet (iii) diğer biçimde kurulanlar. Hepsinin ortak özelliği yönetimindeki hedefleri amaç edinmeleri ve bir plana ve bir organizasyona sahip olmalarıdır.
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alan Başkanlığı
Kanunla kurulan alan yönetimlerinin Türkiye’de bunun iki bariz örneği vardır. İlki 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı Hakkında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Dair Kanun (Çanakkale Alan Kanunu) ile ihdas edilen Çanakkale deniz ve kara savaşlarının meydana geldiği Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanının tarihî, kültürel ve manevi değerleri ile doğal dokusunun korunması, yaşatılması, geliştirilmesi, tanıtılması, gelecek kuşaklara aktarılmasına ilişkin hususları düzenlemek için ihdas olunmuş Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’dır.
Kapadokya Alan Başkanlığı
Kanunla kurulan alan başkanlığına bir başka örnek ise 7174 sayılı Kapadokya Alanı Hakkında Kanununu ile kurulan Alan Başkanlığıdır.