AÖF Soru Bankası

Anadolu ArkeolojisiÜnite 8 Özeti

Anadolu’da Roma Çağı

ARK101U-ANADOLU ARKEOLOJİSİ

Ünite 8: Anadolu’da Roma Çağı

Giriş

MÖ 282’de Roma Kuzey İtalya’ya boyun eğdirdi ve Pyrrhos Savaşı’nın (MÖ 280-MÖ 275) bir sonucu olarak Güney İtalya’daki Yunan kolonileri üzerinde üstünlük kurdu. Kısa bir süre sonra Roma Cumhuriyeti, Batı Akdeniz’de Kartaca ile MÖ 264-MÖ 146 Kartaca Savaşlarına karıştı. Kartaca mücadelesi sonucunda İtalya karası dışında eyaletlere sahip olan Roma bir emperyalist güç olmuştur.

Anadolu’da Roma Egemenliği

Roma’nın Anadolu’daki hâkimiyetinin başlaması, hükûmet ve teşkilat bakımından diğer bölgelerdeki eyaletlere benzemiyordu. Roma bölgedeki istikrarsız yaratan unsurları kontrol etmek yanına hem Pergamon hem de Bithinya’nın kralları tarafından topraklarının Romalılara miras bırakılması Anadolu’daki Roma egemenliğinin oluşması ve genişlemesini kolaylaştırmıştır. İkinci Kartaca Savaşı’nda sırasında Roma Kartacalı komutan Hannibal’in etkileyici stratejileri nedeniyle İspanya, Afrika ve İtalya’da güç anlar yaşamıştı. MÖ 251 yılında Hannibal’ın doğuda Makedonya kralı V. Philip ile anlaşması sonucunda, Roma Hannibal’ı bertaraf etmek için ve Makedonya’nın Batı Anadolu’da etkili olmasını engellemek amacıyla Aitolia Birliği ile ortak denizden onlara karşı saldırmıştır. Romalılarla güçlerini birleştiren Pergamonlular MÖ 189’da Magnesia Savaşı’nda Antiokhos’a karşı savaştı. Magnesia’da III. Antiokhos Romalılar ve Pergamonlular karşısında ezici bir yenilgi aldı. MÖ188 yılında yapılan Apamea Antlaşması ile Pergamon Toros dağlarının kuzeyindeki Seleukos topraklarının tamamı Pergamon ve Likya ve Karya’nın bir kısmı Rodos’a verildi.

Anadolu’da Roma Egemenliğinin Başlaması

Pergamon’un Anadolu’daki karşıtlarına Roma’nın desteklemek zorunda kalması ve gücü iyice kırılmış Makedonya için artık bu kadar güçlü bir Pergamon’a ihtiyaç duymuyordu. II. Eumenes’in yerine kardeşi II. Attalos geçtiğinde, Pergamon’un gücü düşüşteydi ve son hanedan III. Attalos (MÖ 138-MÖ 133) krallığını Roma’ya miras bıraktı. Aristonikos’un (MÖ 133-129) kısa bir isyanından sonra Anadolu’da ilk Roma Eyaleti olan Provincia Asia kuruldu.

Pontos ve Mithridates Savaşları MÖ 89-MÖ 63

Roma ordusu Makedonya’da Mithridates tarafından yenilmişti. İki ordu nihayet karşılaştığında, Sulla, Roma egemenliğini Yunanistan’a geri getiren Khaeronea (MÖ 86) ve Orkhomenos (MÖ 85) savaşlarında Pontos güçlerine iki yenilgi verdirdi. Pontos krallığı Anadolu’da peş peşe isyanlarla karşılaşınca barış istemek zorunda kaldı. Mithridates Anadolu ve Paphlagonya’dan çekildi, Roma’nın bir müttefiki olarak Pontos’ta hüküm sürmeye devam etmesine izin verildi. Mithridates, Roma’nın potansiyel bir tehdit olmaya devam edeceğini anladı, üçüncü bir savaş olasılığı için askerî hazırlıklar yaptı. Roma’nın bir sonraki adımı, birinci savaşta kaybettikleri güneydoğu bölgelerinin kontrolünü yeniden sağlamak oldu.

Lucullus’un Roma’yı Mithridates’ten kesin olarak kurtarma konusundaki başarısızlığı, büyük Roma konsolosu Pompeius tarafından körüklenen çok sayıda muhalefete yol açtı.

Anadolu’nun Yeniden Şekillendirilmesi MÖ 64-MS 114

Trumviratlar ve Cumhuriyetin Son Yılları MÖ 61-MÖ 27

Cumhuriyet’in Pompeius ile Caesar arasındaki iç savaşla (MÖ 49-MÖ 45) meşgul olması, Anadolu’da daha fazla istikrarsızlık için fırsat sağladı. Mısır seferinden dönen Caesar, MÖ 47’de Antakya’ya çıktı ve Pharnakes’in güçleriyle Zela’da karşılaştı ve Roma’ya dönmeden önce efsanevi Veni, vidi, vici’yi (Geldim, Gördüm, Yendim) söyleyerek ona ağır kayıplar verdirdi. Onun ölümüyle, Roma bir başka savaşa, Caesar katilleri iç savaşına (MÖ 43- MÖ 42) girdi.

İmparatorluk: Princeps MÖ 27-MS 193

Antonius’un ölmesi ve Lepidus’un farklılaşmasıyla, ikinci üçlü hükümdarlık etkili bir şekilde feshedildi ve Octavianus tek güç olarak kaldı. Böylece cumhuriyet sona erdi. Octavian’ın yetkileri kademeli olarak arttı, İmparator ve Roma İmparatorluğu’nun ilk aşaması olan Principate (MÖ 27-MS 284) doğdu. Uzun süren iç savaş sona erdi ve yerini Augustus Çağı aldı (MÖ 27-MS 14).

Iulius-Claudiuslar Hanedanı MÖ 27-MS 68

Augustus döneminde Galatya, MÖ 27’de Kilikya Suriye ile birleştirildi. Bu arada Kapadokya ve Armenya bağımlı devletler olarak devam ettiler. Augustus ve soyundan gelenler, Iulius-Claudiuslar hanedanını oluşturdu (MÖ 27- MS 68).

Dört İmparator Yılı ve Flaviuslar Hanedanı 69-96

Iulius-Claudiuslar hanedanı, Nero’nun intiharıyla sona erdi ve 69’da Vespasianus’un (69-79) yükselip Flaviauslar hanedanını kurmasına kadar bir istikrarsızlık dönemiyle sonuçlandı.

Nerva-Antoninler Hanedanı 96-192

Domitianus’un (81-96) öldürülmesinin ardından İmparatorluk Nerva’nın (96-98) eline geçti. Nerva- Antoninler, göreceli bir barış ve refah döneminin yaşandığı devirdir.

Beş İmparator Yılı ve Severuslar Hanedanı 193-235

Nerva-Antoninler hanedanı, Commodus’un öldürülmesiyle (177-192) sona erdi. Roma İmparatorluğu’nun gerileme ve çöküşünün başlangıcı olarak kabul edildi. Septimius Severus’un (193-211) İmparator olup Severuslar hanedanını (193-235) başlatana kadar, başka bir istikrarsızlık dönemi olan beş imparator yılı izledi.

İmparatorluk: Kriz Yılları 235-284, Bölünme 258-274 ve Gotik İstilası (255)

Severusların sonuncusu Alexander Severus’un (222-235) öldürülmesi, Augustus Prensliği’nin sonunu getirdi ve


imparatorluk, bu kez yaklaşık elli yıl süren üçüncü krizine girdi.

Geç Roma Çağı’nda Anadolu

Tetrarşi ve İlk Doğu İmparatorluğu 284-324

Diokletianus (284-305), son Kriz İmparatorları Numerian’ın (282-284) ölümünün ardından gücü ele geçirip kardeşi Carinus’u yenerek Roma İmparatorluğu’nun bir sonraki ve son aşaması olan Dominatus dönemi başlattığında düzen ve istikrar yeniden sağlandı.

Birinci Tetrarşi 293-305

293’te bir tetraşi oluştruldu ve imparatorluk dört kısma ayrıldı. Birinci Tetrarşi’yi (293-305) oluşturan Galerius ve Constantius ilk ortak imparatorlardı. Böylece Diokletianus ve Maximian Augusti (kıdemli imparatorlar), Galerius ve Constantius ise Caesares (küçük imparatorlar) oldular. Artık dört Tetrarşik Başkent vardı ve doğu kısmı başlangıçta Bithynia’daki Nikomedia’daki imparator tarafından yönetiliyordu.

İkinci Tetrarşi 305-308

305’te, her iki Augusti de istifa etti, bu eşi görülmemiş bir anayasal adımdı, anlaşma, her iki Caesar’ın da Augusti’ye terfi ettirilmesi ve yeni Caesar’ların atanmasıydı. Bu gerçekleşti ama beklenen yeni Caesares, beklendiği gibi eski imparatorların oğulları Maxentius ve Constantine değil, daha çok Flavius Valerius Severus ve Maximinus idi.

Üçüncü Tetrarşi ve İç Savaş 308-313

308’de Galerius ve Diokletianus bir imparatorluk konseyi topladı. Licinius’u Batı’nın Augustus’u olarak seçildi. Constantinus’u Caesar olarak belirlendi. Augustuslar Galerius ve Maximinus’tu. Augustus rolünü üstlenen Galerius, Maximinus’u Mısır ve Suriye’ye atadı. 311’de Galerius’un ölümü üzerine Maximinus, doğuyu Anadolu’yu ele geçirerek, Licinius’un batı Augustus olmasıyla imparatorluğu paylaştı.

Diarşi 313-324

Savaşların sonunda geriye iki imparatorluk ve iki imparator kaldı. Constantinus, 312’de Maxentius’u bertaraf etti. Batıda Constantinus ve Doğu’da Licinius olacak şekilde anlaşma sağlayarak devlet yeniden bölüşüldü.

Constantinus Hanedanı 324-363

I. Constantinus’un tahta çıktığı 324 yılından 363 yılında Iulianus’un ölümüne kadar, Constantinus Hanedanı imparatorluğu yönetti.

Iovianus ve Valentinianus 363-378

Iulianus’un ölümü üzerine ordusunda bir askerî komutan olan Iovianus (363-364) yeni imparator olarak seçildi.

Theodosius Hanedanı 378-455

I. Theodosius (379-395), Valentinianus’la yalnızca evlilik yoluyla akraba olduğundan, ayrı bir Theodosius Hanedanı’nın kurucusu olarak kabul edilir. Constantinus

gibi o da tarihte hem Büyük hem de Aziz olarak anılır. Aynı zamanda hem doğuyu hem de batıyı yöneten son imparatordu. Oğlu Arkadius’u eş hükümdar olarak atayarak (383-395) eş hükümdar geleneğini sürdürdü.

Roma Çağı’nda Anadolu Sanatı

Anadolu’da Roma Çağı Mimarlığı

Roma tapınağının formu esas olarak Etrüsk modelinden türetilmiştir ancak geç Cumhuriyet’te, formun temel özelliklerinde fazla bir değişiklik olmaksızın Yunan Klasik ve Helenistik stillerinin entegrasyonu ile yeni bir form oluşturulmuştur. Anadolu’da Roma mimarlığı başlangıçta tümüyle Helenistik geleneğin devamı niteliğinde olmuştur. Zamanla Etrüsk-Roma etkileri de mimarlığa kazandırılınca yeni karma bir model ortaya çıkmıştır.

Anadolu’da Roma Çağı Heykeltıraşlığı

Portre: Roma portre heykelciliği MS 5. yüzyıla kadar kırsal dâhil olmak üzere yontma veya döküm heykel olarak her yerleşimde görülmüştür. İşçiliği de başkent sanatı ile yarışır niteliktedir.

Aphrodisias heykeltıraşlık okulu: Helenistik sanatın devamı niteliğindedir. Pergamon heykeltıraşlık okulu geleneği Tralleis Okuluna aktarmıştır. Roma imparatorluk çağında Aphrodisias Okulu eski geleneği devam ettiren ve tüm Roma dünyasını etkileyen bir stil ve geleneğe sahiptir.

Ephesos Parthlar Anıtı: MS 2. yüzyıla tarihlenen bir yapıdır. Adını 1903 yılında Ephesos’taki Celsus Kitaplığının kalıntılarının önünde bulunan bazı kabartma panolardan alır.

Pamphylia Heykeltıraşlığı: Perge ve Side şehirlerinin heykeltıraşlığı tekil olarak birbirinden bağımsız ele alınmalıdır.

Boubon: Boubon Antik Kenti’nin Sebasteion yapısının bronz heykelleri oldukça dikkat çekicidir.

Roma Çağı’nda Anadolu’da Seramik

Helenistik Çağ’da itibaren metal ve cam eserler karşısında birincil önceliğini kaybetmiş olan seramik üretimi Roma Çağı’nda da gündelik ihtiyacı karşılamak için üretilmiştir. Roma seramik repertuvarına giren terra sigilata seramik üretimi öncelikle Arezzo merkezli olarak başlamıştır.

Roma Çağı’nda Anadolu’da Din

Anadolu’da Roma Çağı dini öncelikle Helenistik dinin değişmeden bir devamı olmuştur. Yerli ve köklü Anadolu tanrı ve tanrıçaları kendi özelinde tapınımlarını devam ettirmiştir. Artemis Ephesia, Karia Aphroditesi, Pesinus Kybele Kültü gibi Anadolu Ana Tanrıça kültü de devam etmiştir. Bunun yanında Helenistik Çağ’da Antiokheia Tykhesi gibi yeni oluşan dinlerde süre gelmiştir. Zeus Labrandos ve özellikle Zeus Dolihenus Kültü Anadolulu Baba Tanrı düşüncesinin bir yansıması olarak süreklilik göstermiştir. Köklü Anadolu dinlerinde Ana Tanrıça ve Baba Tanrı düşüncesi bazen doğrudan, bazen dolayı bazen de synkretize (birleştirilmiş) olarak devam ede gelmiştir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında