ARK101U-ANADOLU ARKEOLOJİSİ
Ünite 6: Anadolu’da Klasik Çağ
Giriş
Arkaik Çağ’da başlayan Perslerin Yunanistan’a karşı yürüttüğü sefer, MÖ 480 yılında Pers donanmasının Atinalılar tarafından Salamis Deniz Savaşı’nda yenilmesi ile sona ermiştir. Bölge tarihi ve kültürü açısından önemli sonuçlar doğuran bu gelişmeden sonra Anadolu’da ve Yunan dünyasında Pers egemenliğinin devam ettiği Klasik Çağ başlamaktadır.
Pers Yönetimi (Klasik Çağ)
Anadolu’da Pers kontrolü satraplıklar aracılığıyla devam etmektedir. Daskyleion ve Sardes, Anadolu’da bulunan satraplık merkezleri arasında başta gelmektedir.
Daskyleion
Bandırma’nın batısında yer alan Daskyleion şehri, adı antik yazarlar tarafından “Paradeisos” olarak anılan Manyas Gölü’nün yakınındadır. MÖ 546 yılında Persler tarafından işgal edilen şehir, Trakya, Orta Anadolu ve Kapadokya bölgelerini kapsayan bir bölgenin satraplık merkezi hâline getirilmiştir.
Sardes
Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Sart Mahallesi’nde yer alan Sardes, Lidya krallığının başkentidir. MÖ 546 yılında Pers kralı Kyros ile Lidya kralı Kroisos arasındaki savaşın ardından Pers yönetimine geçmiştir. Bölgedeki Pers hâkimiyeti ile Sardes, Anadolu’daki en önemli satraplık merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Burada görev yapan satrapların, doğrudan Pers krallığı ile kan bağı olan kişiler arasından seçilmesi, şehrin önemini göstermektedir.
Klasik Çağ Tarihi Coğrafyası
Pers kontrolü altındaki yerel yönetimler merkezî yönetime karşı giderek güçlenmeye ve giderek kendi başlarına karar almaya başlamaktadır. Bunun en dikkat çekici örneklerinin başında Attika-Delos Birliğidir.
Attika-Delos Birliği
Delos şehrinde Atina’nın liderliğinde MÖ 478 yılında kurulan birliğin üyeleri arasında Yunanistan, Batı ve Güney Anadolu’dan şehirlerde vardır. Birlik ayrıca Anadolu’da Pers ordusuna saldırılar düzenleyerek Pers kontrolünü zayıflatmaya çalışmıştır. Pers ordusunun en büyük bozgunlarından biri Eurymedon (Köprüçay)’da MÖ 468 yılında yapılan saldırıdır. Saldırıların ardından Persler Batı Anadolu’daki egemenlik haklarından MÖ 449 yılında imzalanan Kallias Barış Antlaşması’yla vazgeçmişlerdir.
Satrap Ayaklanmaları
Pers krallığında yaşanan iç çekişmelerin yarattığı sorunlar bölgede Pers otoritesini sarsan siyasi ve toplumsal karışıklıklara yol açmıştır. Bunun en önemli nedenleri arasında satrap ayaklanması gösterilebilir. Pers krallığında satrapların seçiminin genellikle merkezden yapıldığı bilinmektedir. Krallığın güvendiği kişilerden seçen satraplar arasında bazen kralın yakınlarının da bulunduğu görülmektedir. Bu kişilerin bazen devlet yönetiminde
tecrübe kazanmak bazen de çeşitli nedenlerle merkezden uzaklaştırılmak amacıyla uzak bölgelerdeki satraplıklara görevlendirildikleri anlaşılmaktadır. Pers Kralı II. Artakserkses ile kardeşi Kyros arasında yaşanan savaş sonucu diğer satraplarında ayaklandığı görülmektedir. Satrap ayaklanmasından sonra Anadolu, Büyük İskender’in (III. Alexandros) seferine kadar yaklaşık 30 yıllık bir süre boyunca zayıflamış bir Pers kontrolü altında kalmaya devam ettiği görülmektedir.
Büyük İskender’in Seferi
Babası II. Philip’in ölümünden sonra MÖ 336 yılında Makedonya Krallığının başına Büyük İskender geçmiştir. Arrianos, Plutarkhos, Sicilyalı Diodorus gibi Antik Çağ yazarlarının eserleri yoluyla hayatı ve yaptıkları konusunda kapsamlı bilgilere sahip olduğumuz Büyük İskender, Doğu Akdeniz’de gerçekleştirdiği sefer ile etkileri çok uzun bir süre hissedilecek gelişmelere yol açmıştır. Krallığın başına geçtikten sonra önce Yunanistan’daki Makedonya egemenliğini düzenledikten sonra doğu seferini planlamıştır. Bu seferin ana amacı, Yunanistan’ın doğusundaki Pers topraklarını ele geçirmek ve büyük bir imparatorluk kurmaktır. Sefere çıkarken beraberinde götürdüğü Makedonya ordusu, Makedonyalı ve Yunanlı askerlerden oluşan büyük ve güçlü bir ordudur. Bu ordu Büyük İskender’in babası II. Philip döneminde askerî sistem ve savaş tekniklerinde yapılan yenilikler ile dönemin en güçlü ordularından birisi hâline gelmiştir.
Büyük İskender’in Perslere karşı başlattığı doğu seferi, Gelibolu Yarımadası üzerinden Anadolu’ya geçişi ile MÖ 334 yılında başlar. Perslerin Makedonya ordusu ile ilk karşılaşması Granikos (Biga Çayı) kıyısında olmuştur. Perslerin sayıca üstün durumda olmasına karşın, Büyük İskender’in savaş taktikleri ile Granikos Savaşı, Makedon ordusunun Anadolu’da kazandığı ilk zaferdir.
Büyük İskender, Anadolu’daki ilerleyişi sırasında güneyde İonya ve Karia’ya doğru ilerlerken komutanı olan Parmenion’u ise Daskyleion’u alması için Hellespontos Phrygia’sına göndermişti. Batı ve Güney Anadolu’da birçok şehirde bir kurtarıcı gibi karşılanmış ve böylece doğuya doğru ilerleyişini hızlı biçimde sürdürebilmiştir. Bu bölgelerde dağlık arazi üzerine kurulu ve işgal etmesi güç olan Sillyon ve Termessos gibi bazı şehirlerin direnişi karşısında ise askerî gücünü Pers Kralı ile karşılaşıncaya kadar korumak isteyen Büyük İskender yoluna devam etmiştir. Büyük İskender, Güney Anadolu’nun ardından kuzeye Frigya bölgesine yönelmiş ve Gordion’u işgal ederek burada kış boyunca dinlenmiştir. Burada, Frig Kralı Gordios’un zamanında bir tapınağa adanmış olan at arabasının boyunduruğundaki düğümü (Gordios’un Düğümü) kendisinin çözdüğü aktarılmaktadır.
Gordion şehrinden sonra Galatia’ya sonra güneyde Kilikia bölgesine ve Kilikia bölgesindeki şehirleri ele geçirdikten sonrada güneye inen Makedonya (MÖ 333) ordusunun Pers ordusu ile Pinaros nehri yakınlarında büyük bir savaş gerçekleştirir. Doğu Akdeniz dünyasının tarihini temelden
değiştiren bu savaş İssos Savaşı olarak bilinmektedir. Savaş sırasında Pers kralı Darius, İskender’in kendisine yaklaşması üzerine savaş alanını bırakıp kaçmıştır. Bu savaş sonucunda İskender Pers Krallığı’na çok büyük bir darbe vurmuş ve Dareios’un karısı ve çocuklarını esir alarak kendi adını taşıyan Alexandreia (İskenderun) şehrini kurmuştur. İssos Savaşı’nın ardından Büyük İskender, Pers İmparatorluğu topraklarındaki ilerlemesine devam ederek Suriye, Filistin ve Mısır’ı kontrolü altına almıştır. Pers kralı Kral Darius ile yaptığı Gaugamela Savaşı’nın (MÖ 331) ardından bölgedeki kontrolünü pekiştirerek Asya’nın kralı ilan edilmiştir.
Anadolu Klasik Çağ Sanatı
Klasik Çağ’da Anadolu’da mimarlık alanında görülen yeniliklerin başında şehir planlaması gelmektedir.
Mimarlık ve Şehir Planlaması
Yunanistan ve Batı Anadolu’da MÖ 5. yüzyıldan itibaren daha planlı bir hâle gelmiş ve yaygınlaşmıştır. Bu şehir planında bütün bir şehrin düzenli bir sokak planı ile bunların arasında kalan eşit insulalardan (ada) oluşmaktadır. Kamu yapıları başta olmak üzere bütün önemli yapıların şehir merkezi ve çevresi gibi kolay ulaşılabilir yerler olduğu yeni şehirlerde insula alanları konut alanlarına ayrılmıştır. Şekli nedeniyle Izgara Planı olarak adlandırılan düzenli şehir planlamacılığı, Aristoteles gibi antik yazarların mimar Hippodamos’a atfetmesi nedeniyle Hippodamos Planı olarak da tanınmaktadır. Bu plana göre inşa edilen şehirlerin en önemli örnekleri arasında Miletos ve Priene sayılabilir.
Miletos: Bugün Aydın ili Söke ilçesi sınırları içinde bulunan Miletos, MÖ 2. bin yıldan itibaren yerleşimin görüldüğü bölgenin önemli şehirlerinden birisidir. Büyük Menderes nehrinin ağzında, o dönemde bir yarımada şeklinde olan alanda kurulmuştur. Sokakları yarımadanın genel doğrultusuna uygun olacak bir şekilde konumlanan ve dik açıyla kesişen şehrin güney ve kuzey kısımları evlere ayrılmış olup orta kısmı ise Stadion, Agora ve Meclis binası gibi kamu yapılarından oluşmaktadır.
Priene: Miletos’a yakın durumda olan ve bugünkü Aydın ili Söke ilçesi sınırları içerisinde yer alan Priene şehri şimdi bulunduğu yerde MÖ 4. yüzyılın ikinci yarısında yeniden kurulmuştur. Yolları dört ana yöne bakarak birbirini dik açıyla şehirde Agora şehrin merkezinde bulunmaktadır. Athena Polias Tapınağı ve Tiyatro agoranın kuzeyinde yer almıştır. Stadion gibi spor alanları ise şehrin güneyindedir.
Priene Athena Tapınağı
MÖ 4. yüzyılın III. çeyreğinde Pytheos tarafından inşa edilen tapınak Priene şehrinde Agora’nın kuzey batısında yer almaktadır. Dikdörtgen planlı olan Athena Tapınağı’nda bir ön oda (Pronaos) ve tanrıça Athena heykelinin yer aldığı bir ana oda (Naos) bulunmaktadır. Naos’un arkasında Pronaos benzeri bir kısım (Opisthodomos) bulunmaktadır. Sütun başlıkları, iki yana doğru kıvrılan volüt şeklindeki kısımları ile İon düzeni
olarak adlandırılan Batı Anadolu’ya özgü bir düzene sahiptir.
Ephesos Artemis Tapınağı
Ephesos kentinde Artemis inanışı Arkaik dönemden daha eskiye gitmektedir. Günümüzde Ephesos kentinin bulunduğu alanın dışında kalan Artemis kutsal alanında Arkaik öncesi dönemde bir kutsal alan bulunduğu saptanmıştır. Alanda Artemis’e adanmış ilk tapınak yapısı Arkaik Çağ’da yapılmıştır. MÖ 356 yılında Herostratos tarafından yakılmasının ardından bu alanda MÖ 4. yüzyılın II. yarısında yeni bir tapınağın inşaatına başlanmıştır. Artemis tapınağı Klasik Çağ’ın sonlarında yapılmış, Hellenistik dönem ve sonrasında uzun bir süre kullanılmıştır.
Heykeltıraşlık
Heykeltıraşlık açısından bu dönem Anadolu sanatında Greko-Pers stili devam etmiştir.
Likya Anıtları
Antik Çağ’da Likya bölgesi, Anadolu’nun güneybatısında Antalya ile Fethiye arasında kalmaktadır. r. Mezar yapıları bölge kültürünün en dikkat çekici anıtlarından birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Mezarların bir kısmı taştan oyularak yapılmış sandukası biçiminde olup kapak kısmı semerdam biçimindedir. Ayrıca kaya yüzeyine oyularak şekillendirilmiş anıt mezarlar da dikkati çekmektedir.
Nereidler Anıtı
Xanthos’un girişine yakın bir alanda yapılmış olan Nereidler Anıtında av, savaş ve armağan verme gibi konulara ilişkin sahnelerin görüldüğü kabartmalar Likya sanatının Klasik Çağ’daki en önemli heykeltıraşlık eserleri arasında sayılmaktadır. Doğu-batı sentezi şeklinde yapılmıştır. Anıta ismini veren Nereidler, ölen kişinin ruhunun ölüler dünyasına gitmek için Okeanos’tan geçerken eşlik etmektedirler.
Perikles Mezar Anıtı
Bu anıt, Likya bölgesinin doğusunda günümüzde Finike ilçesi yakınlarında bulunan, Pers satraplık merkezi Limyra şehrinde Akropolis’in güney yamacındadır. Anıtın dış yüzünde batı ve doğu duvarları üzerindeki kabartmalarda görülen sahnelerin Pers stilinde yapılmış olması anıtın en önemli özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır.
Trysa Anıt Mezarı
Bu anıt, bölgede günümüzdeki Gölbaşı kenti yakınlarında bulunan Trysa kentinde bulunmaktadır. Alanın etrafını çeviren duvarı süsleyen kabartmalar Anadolu’nun Klasik Çağ sanatında önemli bir yere sahiptir. Sahneler arasında Yunan mitolojisinin yanı sıra özellikle Troya Savaşı seçilmiştir.
Karia Anıtları
Karia Bölgesi, Anadolu’nun güney batı kesiminde; güneyinde Fethiye ile kuzeyinde Büyük Menderes’in arasında kalan kesimde bulunmaktadır. Bu bölgeye Ege
göçleri sırasında, Yunanistan’dan gelen Dor topluluklarının yerleştiği kabul edilmektedir. Adını, Dorlardan önce bölgede yaşayan Karlardan alan bölgede yerel Anadolu kültürü ile Yunan kültürünün etkileri görülebilmektedir. Pers kontrolü altındaki dönemde başlangıçta Mylasa (Milas) ardından Halikarnassos (Bodrum) satraplık merkezi olmuştur.
Mylasa (Milas) Hekotomnos’un Mezarı
Antik kaynaklara göre Hekatomnos, Karia krallığının kurucusudur. Persler tarafından bölgenin satrabı olarak atanan Hekatomnos’un krallık sülalesi Hekatomnidler olarak adlandırılır. Anıt mezar, etrafı kalın duvarlar ile çevrili bir alanda yer almaktadır. Girişi dor düzeninde olan anıtsal bir kapıdan (propylon) sağlanmaktadır.
Mausoleion
Karia’da Pers satraplığı, Kral Hekatomnos’un ölümünden sonra Mausollos tarafından yürütülmüştür. MÖ 4. yüzyılın II. çeyreğinde hüküm süren Mausolos, Yunan kültürünün bölgede yaygınlaşmasında rol oynarken aynı zamanda Pers krallığı ile ilişkilerini de sürdürmüştür. Kendisi adına yapılan ve Mausoleion olarak adlandırılan anıt mezarı Klasik Çağ’ın en önemli yapılarından ve aynı zamanda Antik Çağ’ın Yedi Harikasından birisi olarak kabul edilmektedir. Plinius’un bildirdiğine göre yapı, Satyros ve Pytheos’un eseridir.
Greko-Pers Sanatında Yapılmış Olan Kabartmalar
Daskyleion Stelleri
Bugün İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilenen steller Daskyleion yakınlarında Manyas Gölü doğu kıyısında ele geçmiştir. Eksik parçalardan oluşmasına karşın formları benzer olan steller, üstü büyük bir palmetle biten aşağıdan yukarıya doğru hafifçe daralan yassı bloklar şeklindedir. Üzerlerinde Sami dilinde yazıtların bulunduğu stellerden bazıları Babil tanrılarına adanmıştır. Stellerin üzerindeki betimlemelerde bazen bir cenaze töreni bazen de bir at arabası gösterilmiştir. Kabartmalarda yer alan betimlemelerde Pers giyimli, sakallı figürlerin yanı sıra İon başlıklarına benzeyen sandık gibi eşyalar bulunmaktadır.
Resim Sanatı
Kızılbel Tümülüsü
Kızılbel Tümülüsü Antalya’nın Elmalı ilçesinde bulunmaktadır. Bölgedeki soylulardan birine ait olan Tümülüs MÖ 5. yüzyılda Anadolu’da Greko-Pers sanatının önemli örneklerinden birisidir. Üzeri yığma toprak ile örtülen taş oda şeklindeki mezar anıtının üstü üçgen çatılıdır.
Karaburun Tümülüsü
Likya bölgesinde bu döneme ait bir diğer önemli anıt ise Karaburun Tümülüsü’dür. Antalya’nın Elmalı ilçesinde yer alan mezar anıtı, MÖ 5. yüzyılın II. çeyreğine tarihlendirilmektedir. Anadolu’da Greko-Pers sanatının araştırılmasında önemli bir örnek olan yapı, üstü yığma toprak ile kaplanmış kireç taşı bloklardan oluşan bir mezar
odasından meydana gelmektedir. Mezar odasındaki duvar resimlerinde mezar sahibinin yaşamı ve cenaze töreni betimlenmiştir.
Tatarlı Tümülüsü
Afyon’un Dinar ilçesinde bulunan Tatarlı Tümülüsü, 1970’li yılların başında yapılan kurtarma kazıları ile ortaya çıkarılan ve MÖ 5. yüzyıla tarihlendirilen bir mezar yapısıdır. Süsleme kuşaklarından oluşan frizler üzerinde cenaze ve adak törenleri, av sahneleri, aslan, kaplan ve sfenksler görülebilmektedir. Frizler arasında en dikkat çekici olanlardan birisi Persler ile İskitler arasındaki bir savaşı betimlemektedir.
Seramik Sanatı
Bu dönemde Anadolu’da seramik sanatının gelişmesinde İran etkisinin yeri görülmektedir. Pers seramik sanatında kaliteli seramik yerine çarkta üretilmiş kazıma ve kalıp yapımı bezemeler ile süslenmiş kapların yaygınlaştığı görülmektedir. Ayrıca tutamakları hayvan protomları ile süslenmiş sürahi ve riton gibi kap formları da mevcuttur. Anadolu’da bu dönemde görülen bir diğer seramik grubu ise Klasik Yunan boyalı kaplarıdır. Arkaik Çağ’dan itibaren Ege dünyasında yaygın olarak görülen bu kaplar Yunanistan’ın Attika bölgesinden yayılmıştır. Bu merkezde üretilen seramiklerde Klasik Çağ’ın başlarında “Kırmızı Figür Tekniği” olarak adlandırılan yeni bir tekniğin ortaya çıktığı dikkati çekmektedir.
Klasik Çağ seramiklerinin Anadolu’da çok sayıda örneği ele geçmiştir. Büyük oranda Attika üretimi olan bu seramiklerin yanı sıra Batı Anadolu’da İonya bölgesinde üretiminin olduğu bilinmektedir. Bu seramiklerin ele geçtiği en önemli merkezler arasında Xanthos, Gordion, Pitane ve Smyrna sayılabilir.
Edebiyat
Edebiyat alanında Anadolu’da Klasik Çağ’da eserler vermiş yazarlar arasında başta gelenlerden birisi Halikarnassoslu Herodotos’tur. Herodotos, MÖ 5. yüzyılda yaşamıştır. Doğu Akdeniz ve Pers dünyasını gezerek gördüklerini ve duyduklarını Historia adıyla bir kitapta toplamıştır. Dokuz bölümden meydana gelen Historia, Doğu Akdeniz toplumları ve onları kültürleri hakkında bilgiler içermektedir. Konusunda günümüze kadar ulaşan en eski kaynaklardan birisi olması nedeniyle önem taşımaktadır.